1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 70) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034713

    Konu: DÜŞÜŞ

    grup forumunda Arzu ALTINÇİÇEK

    Aysun
    Katılımcı

    sabah olmak bilmiyor,
    öyle ağır bir gece bıraktın ki bana
    vakit; içimdeki derin acıya sızma vaktidir !

    nefesinde yükselen ormanlar yanıyor yâr
    geceye isini sürdüm ihanetin
    tam da ellerin gerek beni sarmaya
    oysa parmak uçlarında kavrulur kalbim

    duvarlarımda isyankâr bir şiir
    bu ev gibi, bu gece gibi, sen gibi susuyorsam, beni anla !
    bu vakitlerde sevmek yetmiyor yâr
    bundandır; şiirler bitmek bilmiyor

    ağırlığını sorma yokluğunun
    göğü yıkılmış bir şehir kadar soluksuzum
    mavisi çalınmış deniz kadar ruhsuz
    şiirsiz kalmış şair kadar acınası

    caddelerin yabancısıyım
    yankesici gölgelerin tanığı
    bütün sokak köpekleri sever beni
    oysa kedi leşlerine gözyaşım

    beyazına yüzünü çizdiğim dalgalar tuz tanesi avuçlarımda
    söküp atasım var beni uğurlarken sarıldığın iskele demirlerini
    biliyor musun ? sesine hüznünü yüklediğim martıları vurdular
    ipe dizili renkli balonları sapanlıyor içimdeki çocuk

    kumdan kaleleri dağıtır gibi baştan sona sildim sınırlarını ülkemin
    kız kulesi?ni akdeniz?e taşıdım
    anıtkabir? i bodrum?a
    hasankeyf?e gömdüm selimiye? yi
    yerebatan?ı ağrı? ya diktim
    tokat?ın içine sakladım beş minareyi
    istiklâl?de bir başımaysam, yalnızlığa düşmedim;
    kalabalığı çektim gözlerimden

    sus…
    el ele gülüşlerimiz geçiyor önümden, duyuyor musun ?

    vakit; şiire sığınma vaktidir
    sabahında yoksam bil ki acına sarıldım !
    ağırlığını sorma yokluğunun.

    Arzu Altınçiçek

    07 Ağustos 2010
    03.18 / kumbaramdaki harfler

    #100034404

    Konu: HÜZZAM SEVDA

    grup forumunda Fatih KISAPARMAK

    Hayat
    Katılımcı

    Sen baharı ertelenmiş boynu bükük karanfil
    Gücenmiş bir şarkısın sen yol ayrımında
    Sonuncu bahar olsaydın sonbahar değil
    Keşke böyle bitmeseydi bu hüzzam sevda

    Ansızın kapılar çarpar
    Duvardan bir resim düşer
    Merdivende bir an için titrenir
    sendelenir
    Dönsem dönsem mi denir
    Ağlamaklı bakışlardan sitemler yağar
    Çekip de gidenden fazla
    geride kalan tükenir

    O şiirler tek başına okunmuyor
    gel yalvarırım
    Ve o şarkı söylenmiyor sen olmayınca
    Dönüp de gelirsen diye herşeye rağmen
    huysuz bebek
    Anahtarın o paspasın altında hala

    Yine girdim bulutuna yalnızlığın sensizliğin
    Aç kurt gibi üzerime yine saldırır hüzün
    Karanlığın kollarında sayıklayan gece gibi
    Yine gizlenir ay,yine belirir güzel yüzün

    Dallarımı insafsızca
    Söküp kıran bu fırtına
    Sevdamıza çöken kışın
    çığ düşüren kar sesidir
    Eğer bir gün mezarda
    kırmızı bir gül açarsa
    Gözyaşlarım yaprağında
    çiy tanesidir …

    #100034263

    Hayat
    Katılımcı

    Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum Üşüyorum Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki?

    Burada mısın değil misin belli değil Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun?

    Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne?

    Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü? Yokluğunu yürüyorum sokaklarda Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek? Anlamlı olan bir şey yoktur onlar içinBelki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye?Bu yokluk hissi öldürecek beni?

    Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy Gelmek iste bana Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana?

    Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak Ben o gönlü genişlerden değilim Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok

    Şimdi yalnız geceleri seviyorum Seni yıldızlarda buluyorum Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama? BİR TEK SENİ UNUTAMAM…

    #100034264

    Hayat
    Katılımcı

    Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum Üşüyorum Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki?

    Burada mısın değil misin belli değil Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun?

    Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne?

    Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü? Yokluğunu yürüyorum sokaklarda Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek? Anlamlı olan bir şey yoktur onlar içinBelki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye?Bu yokluk hissi öldürecek beni?

    Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy Gelmek iste bana Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana?

    Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak Ben o gönlü genişlerden değilim Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok

    Şimdi yalnız geceleri seviyorum Seni yıldızlarda buluyorum Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama? BİR TEK SENİ UNUTAMAM…

    #100033301

    Konu: UYU BE İSTANBUL

    grup forumunda Ayser ÖZBAKIR

    Ayser
    Katılımcı

    Asırdır barışık yaşarken, aramızda alevlenen bir hicran girdi İstanbul
    sende bulduklarımı yine sende kaybetmenin yangınıdır bu.
    sende doğup, yine senin bağrında yatanlar için hararetlenirken sen,
    ya benim sende bulduklarım, benim sende keşfedip kaybettiklerim
    bitiş saatini sabahlara vardıramadığım geceler!
    yu be istanbul.

    Kifayetsiz sevmelerin devrini iç içe yaşamıştık oysa.
    hep gidiş, hep gitmeler makamında inleyen tamburların, mızrap vurgunu tellerinden kurtulup;
    ne sahillerinde, ne yedi tepende esmemi bekleme artık
    uyu be istanbul.

    Omuzlarım çok yorgun ve başımı duvarlarına yasladım
    koynumdan çaldıklarına küfreder oldum sayende
    işte bu hilekar edanla bitmek bilmez gecelerin voltasında
    uyku firari rüyalarım karmaşık teranelerde yazarım öykümü.
    varsın anlaşılamazlık çiğ tanesi düşmüş gözlere batsın
    sana münhasır bir onur
    miras kaldı bana şimdi, iç kanaması geçiren.
    uyu be istanbul.

    Alevimsi bir tes/elli dilendim
    şu fay kırığı yüreğimden bir dolu isyan bıraktım senin için,
    fecr ağarmadan kucağına alasın diye.
    bahtıma düşen keder sınavlarına girdim
    ve sayende sınıfta kaldım
    şaibelerim şiirim oldu bu sıralar,
    rihtimımdan koca bir gemi kalkti ambarı emeklerim yüklü,
    gözlerimden akan sellerimde kendimi boğmaya çalışıyorum.
    spekulatif duşlerin spazmi var.
    uyu be istanbul!

    Senin demi karnının içi yanıyor, sen demi keşfettiklerini, sende doğanları seni sen yapmak için sana ad koyanları arıyorsun,
    sen sokak lambalarında, ben kirpiklerimde idam ettik uykuları
    gözlerim kan çanağı,
    şiimdilerde alevler fışkıran denizinde ters dalgalara kürek çekiyorum mecalsizce.
    insan bozması birilerinin söylemiyle derd-i cefa yığını altında…

    Ayser ÖZBAKIR

    #100033191

    Konu: AŞKINLA KUTSA BENİ

    grup forumunda İhsan TURHAN

    safir
    Katılımcı

    Ey sultan-ı Leyla
    Ey uzun gecenin kızı
    Binlerce Mecnun’un kalbi ile
    Binlerce çöl geçerek geldim sana

    Ne ayaklarımın kumda yanması
    Ne yorgun düştüğümde şahdamarıma akreplerin dayanması
    Hiçbir şey durduramadı senin gözlerinle efsunlanan bedenemi
    Kutlu sarayının rengine göz sürmeye
    Saçlarından süzülen yağmur damlalarında yıkanmaya geldim

    Aşk seninle kutsanmış diyorlar
    Mecnun senin nefesinden çıkan rüzgârmış
    Öyleyse bir nefes ver çöl yorgunu yüreğime
    Ver ki dökülsün üstümdeki çöl kumları
    Ver ki suretim nefesinde yeni bir bahara uyansın

    Kutsanmışlığınla kutsanmaya
    Yeni bir tarih açmaya
    Yeni bir aşk-ı efsane olmaya geldim ben sana
    Aczimi bağışla…

    Tutabilseydim ve kudretim olsaydı eğer
    Yıldızları toplar, güneşi avuçlar
    Bırakırdım ayaklarının dibine
    Ben yapabileceğimi yapıyorum
    Yüreğimi bırakıyorum onların yerine

    Ey sultan-ı Leyla
    Ey uzun gecenin kızı
    Binlerce Mecnun’un kalbi ile
    Binlerce çöl geçerek geldim sana

    Attığım her adımda sen vardın
    Şahittir çöller, şahittir aşk-ı melekler
    Aşkın bir mahşeri varsa eğer
    O mahşerde anlatılacaktır sana…

    Hiçbir nefesim sensiz değildi
    Çünkü aldığım her nefeste çöller önümde eğildi
    Hiçbir gözyaşım sensiz değildi
    Çünkü düşen her damla çöl kumlarına değdi
    Değdiği her kum tanesi bir aşk-ı maviydi
    Kumları ehil eden gözyaşımla geldim sana

    Diyorlar ki!
    Aşkın dört mevsiminden biri seni aramak
    İkincisi seni bulmak
    Üçüncüsü sana beni sunmak…
    Dördüncüsü yaşanmamış,
    O Leyla’nın yüreğinde gizli,
    O sadece yüreği Mecnun’ların mevsimiymiş…

    Üç mevsimi geçip
    Dördüncü mevsiminle kutsanmaya
    Ben sana, beni bulmaya
    Ben sende, beni bulmaya
    Ben sende, Mecnun olmaya geldim
    Leyla’m ol, Mecnun’un eyle
    Aşkınla kutsa beni

    İhsan TURHAN

    #100032731

    Hazini
    Katılımcı

    Kapımın çalmasını beklediğim bir lahza
    Pencere camından tık tık sesler geldi.
    Mükerrer tıkırtılarla kırık kalbime nota düştü.
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    1
    Düşüne düşüne neredeyse gelen gitmiş olmalıdı.
    Misafir erken mi geldi diye aklımdan geçti
    Yoksa kuşlar diyardan haber mi getirdi.
    Tıkırtılar kesilmeyince heyecan sardı beni
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    11
    Kim o demeden kendimle biraz oyalandım
    Acaba kapının zili bozuk diye mi camı tıkladı
    Yoksa gelen kişi gizliliğe bürünmek mi istedi
    Perdeyi aralayıp camdan bakmaya yöneldim
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    111
    Uzağı göremeyince içimden sakin olmak geldi
    Dışarıda ninni söyleyen nağmeler yayılıverdi
    Çiyle kaplı camları elimle çabucak siliverdim
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    Allah Allah bu yağmur sesi! Ne diye telaşlandım!
    1V

    Bu yağmur, bu yağmur Yüce Rabbime hamdolsun
    Tatlı tatlı, peş peşe damlalar yere değip tokalaştı.
    Sanki hasret gidererek muhabbetlerini tazelendi
    Onların muhabbetlerine her şey candan katıldı
    V
    Böyle manzarada yürekler destan gibi şenlendi
    Camı açtığımda pırlanta tanesi gibi yüzüme serpildi
    Yüzüme fazlaca damlayıp vurunca dem çekti
    İnci tanesi gibi yere düşerek müjdeler verdi
    V1
    Güzel sesiyle, yumuşak nakaratları okuyuverdi
    Âşıklar gibi damlalar birbirlerine sarılıp keyiflendi
    İtilmiş gibiyim, muhabbetlerine ben de ahladım
    Böyle rahmetli yağmurun altında yürüyüp ıslandım
    V11
    Islana ıslana, yolumu uzatarak eve geç dönebildim
    Bol bereketliliğiyle herkesi ülfetle sarıverdi
    Öyle yağıyordu ki güzel damlalarıyla ferahlattı
    Güldürmeleriyle herkes sevinip çoğu da şükür etti
    V111
    Öyle güzel yağıyordu ki yerde halay çekip oynadı.
    Böyle misafir bereketliliğinden peşkeş çekti.
    Biraz sevinç, biraz muhabbet içime şifa düştü.
    Kısa misafirperverliğiyle özleyişleri yüreklere yazdı
    1X
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.

    Camı örtmeden veda öpücükleriyle diniverdi
    Yağan damlacıklarıyla dertlerimi silip süpürdü
    Hüzünler uçarak yerine esenler bıraktı
    Böyle bir yağmur yağmasını ister oldum
    X

    Beklemekle birlikte kendime derman buldum
    Bu yağmur, bu yağmur Allah’tan bir rahmettir.
    Bu yağmur, bu yağmur hayatın bir can damarıdır
    Bu yağmur, bu yağmur dünya için bir berekettir.


    kamilgenc
    Üye

    Günler geçmek bilmiyor bu diyarda,
    Gökyüzü inadıma gülümsüyor,
    seven bilmiyor derdimi ana,
    yıllara küstüm,kader yüzüme bakmıyor.

    Ne yaşammış bendeki,
    Kimsede yokmuş böylesi,
    Aşkım benim ölesi,
    SENİ SEVİYORUM BİRTANESİ

    Hayat denen bir sınavmış,
    Doğru yaptım seni sevmekle,
    Gönül işte oda sevdalanmış,
    ömrüm tükendi yolunu beklemekle.

    Anam bana ağlar ben kendime
    Yüreğim aşkı dağlar,zor geldim kendime,
    Gurbet yara açar,dayanamam gidişine,
    Yol ver kavuşayım dağlar tektanemin şehrine,

    Küçük bir umut idi aşkımız,
    Şimdi ise bir çarpar kalbimiz,
    özler durur,gurbette ağlarız,
    Yol ver kavuşayım dağlar tektanemin şehrine.

    #100032605

    temptation
    Katılımcı

    hiçbir bahar gözlerin kadar yeşil değildi
    ve hiçbir mevsim senin kadar beklenmedi
    uzak değildi hiçbir mesafe ellerimiz gibi
    dolunayda gözlerinin izinden bulurdum seni

    hiçbir gece hasretin kadar karanlık değildi
    ve hiçbir gün doğuşu senin kadar özlenmedi
    sahipsiz değildi hiçbir mezar yüreğimiz gibi
    yağmurlarda tenin kokusundan bulurdum seni

    hiçbir kar tanesi sevdam kadar beyaz değildi
    ve hiçbir lodos senin kadar istenmedi
    büyülü değildi hiçbir yakamoz aşkımız gibi
    buhranlarda ruhumun sancısından bulurdum seni

    Abdullah Abalı

    #100032528

    yavuzkorkmaz
    Katılımcı

    Bir Erzurum sedası bakışlarım
    Soğuk buz gibi gönlüm ardarası
    Her tanesi o ahenkte saçlarım
    Aka boğuk kalmamış hoş edası

    Şehrin kalesinden bakınca şehre
    İsli bacalardan tüten dumana
    Hüzünlü yüreğim daha da kara
    Geçit vermez sor şu palandökene

    Yalnızlığa oynuyorum şimdiler
    Nasıl ki her sevdiğim çekip gitti
    Her canlı da ölecek birer birer
    Neyi sevsem baktım hüzünle bitti

    17 AĞUSTOS 1998

    #100032343

    Konu: CANIM ANKARAM

    grup forumunda Döner ÖZEKE

    doner
    Katılımcı

    Eskiden dolmuşlar muavinler vardı
    Medeniyet geldi mazide kaldı
    Avrupa birliği kapıyı çaldı
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Ulusta Hisarı Kalesi ne hoş
    Anafartalardan adliyeye koş
    Atpazarı bakırcılar carşısı
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Hacıbayrama git yarı hacı ol
    Ahrete gideni bu camide gör
    Ölüm aklında mı bir kendine sor
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Gençlik parkı genç kalanlar gezmiyor
    Hergele meydanı neler gizliyor
    Ulus ta ATATÜRK bizi izliyor
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Dışkapı sırayla pavyonlar barlar
    Yıba çarşısında kaybolan canlar
    Meşhur benderesi ne sırlar saklar
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Dışkapıda Gülhanesi Gatası
    Etlik kavşağında S.S.K hastanesi
    Nerde yıkılmışmı halk pastanesi
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Etlik ayvalıdan çıkarsın yola
    Keçiören şelalede verirsin mola
    Aydınlıkevlerde Altınpark rüya
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Altındağı gelin gibi süzülür
    Ankaranın her yöresi gezilir
    Ankarayı görmeyen dostlar üzülür
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Aydınlık siteler altmmış evleri
    Saime kadında Şehitliği görmeli
    Çinçin bağlarında mezarlığı gezmeli
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Mamak Muhabere nöbette bekler
    Mamak yokuşunda motorun tekler
    Türk Askeri heran yasak bölge der
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Akdere deyince şaşırıp kalma
    İmrohol yolunda aşıklar turna
    Cebeci dört yolda tarih sorgula
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Demetevler karşıyaka mezarlık
    Ankara’ya göktaşından nazarlık
    Hayat ile etmeyin ha pazarlık
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Yenimahalle Demet Çiftlik kavşagı
    Hayvanat bahcesi ANKARA çayı
    Batıkent ostimi Sincan fatihi
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    ATATÜRK ormana kurmuş çitfliği
    Orada avlarmış yaban kekliği
    Hele birde verir isen tekliği
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Etimesgut aşti of aklım şaştı
    Emekten Bahçeli ANIT kabiri
    ATATÜRK’ü her fırsatta görmeli
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Akköprüsü Optimomu Armada
    Beş boyutlu sinemalar orada
    Fatihtedir harikalar diyarı
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Devletin sahipsiz insanlarından
    Hava kuvvetleri Genel Kurmayı
    Meclisin önünde soluk almayı
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Kızılaya indim şaşırdım kaldım
    Şapkamı kafamdan düşürdüm kaldım
    Kotlu,mini etekli kızlara daldım
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Sıhıyeye indim sekerek gittim
    Zafer carşısını ziyaret ettim
    Kültür,Sanat,Kitap,Kaset zebildi
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Gima’nın önünde randevu bana
    Sakarya başını sallatır sana
    Barlarda ozanlar dinletir bana
    Aman allah ANKARA ne harika

    Gimayı sollayıp Karanfile gir
    Her adım başında seyyarları gör
    Bilmesen adresi büfelere sor
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Konur sokak koçlar gibi bekliyor
    Bütün gençlik orda horan tepiyor
    Canlı müzik ruha neşe katıyor
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Harika camiyi görmek istersen
    Ruhuna cenneti sermek istersen
    Kocatepeye de hele bir gel sen
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Tunalının kibarlığı hoşluğu
    İçinizde dolduruyor boşluğu
    Dinlenmek için Kuğulu parkın hoşluğu
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Ataküle, Ankara’nın yüksek tepesi
    Çankaya yıldızda uydu sitesi
    Ne güzeldir şu botanik bahçesi
    Aman dostlar Ankara ne harika

    Hadi dostum ayağına paten tak
    Uçak gibi uçarsın nerde fark
    Ataküleye çık Ankaraya bak
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    Döner’im Dönüp de şaşırdım kaldım
    Ankaranın güzelliğine daldım
    Kendimi ankaranın bağrına saldım
    Aman dostlar ANKARA ne harika

    DÖNER ÖZEKE
    07.02.2005

    #100032299

    Ogniela
    Katılımcı

    Adını ne koyalım bunun,
    Haksız olan dünyada,
    Hak arama sakın,
    Görmeyen göze..! !

    Göz, gönül olma sakın,
    Kirli ağızlarda,
    Yudum yudum su,
    Olma sakın..! !

    Sen hele çiğnenen,
    Yada yutulan yada atılan,
    Sakız olma sakın,
    Canım cancağızım..! !

    Ne kirli hoyrat eller dokunsun sana,
    Nede bi çiğ tanesi bile düşmesin,
    Aydınlık gül yüzüne,
    Sen benim gönül kuşum..! !

    Sen benim ilk baharım,
    Sen benim,
    Vazgeçmek zorunda olduğum,
    Son heyacanım..!

    #100031861

    Konu: BİLEMEDİK

    grup forumunda Gülten KAHRAMAN

    likevoyager
    Katılımcı

    masumluğu kar tanesiydi
    hassaslığı
    serçe yüreği aşkımın
    söz vermişliğimiz vardı hani
    uzaktaki mavilere
    günler geceye benzedi gitgide
    israf ettik
    telaşla harcadık
    mutlulukları
    boş şimdi
    avuçlarımız
    imgelerde tükendi
    bilemedik kıymetini
    yolcu ettik
    el bile sallayamadan ardından
    zaman bulamadık
    buna bile…

    #100031488

    safir
    Katılımcı

    Penceremin açık köşesinden tutsak Özlemlerin giriyor içeri.
    Üşüyorum, tenime tokat gibi çarpıyor soğuk sensizlik.
    Yapraksız dallara büyük bir dikkatle çakılıyor gözlerim,
    Çığlık oluyor sesime değen sessizlik… Yoksun işte.
    Penceremden giren kar tanesindede yoksun,eriyorsun…
    Ellerimde eriyor sensizlik,kar tanesi soğuk,soğuk sensizlik.
    Öyle özledim ki seni, yoksun işte.
    Pencerem buğulanmıyor hayli zamandır,ellerim kaybetmiş yeteneğini.
    Gözlerini çizemiyorum, gölgeni göremiyorum,yoksun işte…
    Penceremden giren kar tanesinde yoksun,eriyorsun,ellerimde eriyor sensizlik.
    Soğuk kar tanesi, soğuk sensizlik, yoksun işte…
    Ben tükendim gücüm yok,bir eksiklik var yüreğimde.
    Ufukları seyre dalıyorum arada,ufuktada yoksun.
    Bir demli çay gibi içmek seni, şimdi ne çaylar yudumluyorum ama yoksun işte.
    Yerde sen gökte sen varsın, aldığım nefessin ama yoksun.
    Sen, çoban yıldızına binen peri,yanağına damlayan her yağmur tanesi benim gözyaşlarım…
    Üzerime çöken her hüzün,senin hasretin…..
    Odama çöken soğukluk,senin yokluğun.
    Dilimden dökülen her söz,sana olan tutkum, vazgeçilmezliğin,ama yoksun…
    Dalgaların kumsalla birleşmesini, toprağın suya doymasını kıskandım.
    Dalından kopan bir yaprak gibi yanımdaki boşluğun,ama sen yoksun.
    Gülüşüm yok artık,yoksun,sesin çınlıyor sadece kulaklarımda.
    Geceye anlatıyorum seni, sabaha kadar ağlıyor gece benimle.
    Bakıyorum ıslak gözlerle cama, belki gelirsin diye…
    Gece gündüze yine küskün, sabah gün doğarken yalnız kalıyorum.
    Gece sıyrılıp gidiyor düşlerimde olduğu gibi, ama yoksun işte.
    Günün hiç doğmamasını düşünerek başlıyorum geceye.
    Ama oda bırakıyor beni sensiz sabahların koynuna senin gibi.
    Ama seslenen sen değilsin sanki,aslında bende yokum.
    Bedenim bıraktığın yerde, ruhum bilinmezlerde.
    Aslında özlem değil bendeki, belki acı, biraz sitem, birazda kahır…
    Veya neyse işte adını sen koy, kalbime koyduğun acı gibi..


    Ogniela
    Katılımcı

    Bir elmanın yarısıydık ikimiz,
    Yüreklerimizde öyle coşardı ki sevgimiz,
    Kadınım derdin dilinden düşmezdi ismim,
    Yalanmıydı herşey, nerde güzel günlerimiz.
    Bu sahte hayatta bir sen vardın içimde,
    Yüreğimle taşıyordum seni her yere,
    Kilitliydin ruhumda özgürlüğüme inat,
    Kapalı kapılar ardında tek senindi kâinat.

    Hep mazeretler, sebeplerdi sıraya girenler,
    Bir yağmur tanesi kadar değersizdim gözünde,
    Yalanlar sıralanırdı seni gördüğümde,
    Sen kışı yaşardın bense bahardım bu sevgide,
    Karları yağdırdın üstüme, baharlar soldu yine,
    Tomurcuklar gül olacaktı kaldılar öylece,
    Bu aşk yasaktı ikimize de,
    Ama anlamadın yalanlara sığındın yine.

    Sözlerin bir tokat, gözlerin ise hayattı.
    Göktaşı gibi yağdım dünyam karardı.
    Parçalara ayrıldı bedenim, gelmedi biraraya,
    Herşeyi unutturdun sığmayan yaşamıma,
    Hâlâ bir şarkısın yüreğimden akıp giden,
    Tükenmeyen dizelere sığdırdığım aşkımsın.
    Mutluluğu gönlüne yağdıran bir yağmurdum oysa,
    Buz oldu aktı sevgime, dondu bulutlarda

    Görün kalbimde ki kara sevdayı,
    Görün Yüreğime gizlediğim duygularımı,
    İçimde biriktirdiğim özlemlerimi, hasreti,
    Unutabilseydim aklımda kalmazdı o güzel yüzün,
    Unutabilseydim yanmazdım bu kadar olmazdı hüzün,
    Bu şarkılar değil mi beni böyle hep ağlatan,
    Bu şiirler değil mi herzaman aşkı anımsatan,
    Kadersizliğimde, şarkılardı sevdayı anlatan.

    Hayalimde ne yüzün kaldı ne de güzel gözlerin,
    Bir bir silindiler umursamadan hep gittiler.
    Bir tek kalan sesin, o da unutulur bir gün,
    Ama yüreğim unutmuyor hâlâ acısı derin,
    Geceler boyu sürüyor bende ki sevgin,
    Sabahlar daha kara, aydınlatmıyor güneşin,
    Sensiz olmuyor Sensiz olunmuyor sevdiğim,
    Aşkınla yanan kalbim, hep hasretin.

    Menekşe Gülay

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 70) görüntüleniyor