You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 306) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034866

    Konu: NENE

    forumda NENE

    banucukk
    Katılımcı

    Beni bana bırakan, benle sınayan,
    Çoğulu olmayanın tekini seçmemi isteyen,
    Olmayanı bilmemi, bilinmeyeni yorumlamamı…
    Ah nenem güzel nenem, ağlayan, susan, seven…
    Geçmişi sorgulamak kadar, geleceği yorumlamak,
    Gündüzün ağlamak kadar, gece uyumakta zordur bir bilsen.
    İlkbahardan susuz, erimiş kardan öksüz gül,
    Yazı yaşar, sonbahara erişir mi sanırsın.
    Ağlıyorum, ağrıyorum, bekliyorum ki… işte
    Sonumun başını, başlangıcımın sonunu yaşıyorum.
    Çünkü seni seviyorum, seviyorum nene.
    Sitemin hak. Yalvarışın hak, bekleyişin, bilişin…
    Sen büyüttün beni, sevmeyi çünkü sen öğrettin.
    Seninle tattım sevilmeyi, anlamayı, anlaşılmayı.
    Dur anla. Anla ki susuzluğum dinsin, sensizliğim bitsin.
    Çünkü seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki anlamı olsun göz yaşımın, yaşamımın, yarınımın
    Anla ki anlamı olsun yağmurun, güneşin, gün yüzünün, gül yüzünün
    Zor anlarımda hep vardın çünkü, en derinimde, hislerimde…
    Sevgi ihtiyacım, tükenmeyen enerjim, bitmeyen türküm
    Gururum, şefkatim, onurum…
    Sen varken anlamı var ilkbaharla yağmurun,
    Hayatın cemresi, karın erimesi, toprağın canlanması nenem.
    Sen varken anlamı var gurbetin, uzaklığın, yakınlığın…
    Acı çekmenin, soğukta yatmanın, yumurta yemenin.
    Sen varken anlamı var sebepsiz beklemenin.
    Seninle anlam bulur, gökyüzünde rahmet taneleri, inci perileri.
    Seninle bir başka anlamı olur, köyün, dağların, çiçeklerin…
    Bir kuzunun dağda dolaşması annesiyle, özgürce.
    Dolaştıkça vardığı tek yerin annesi olması,
    Vakitsiz, kaygısız, korkusuz ve hesapsızca,
    En iyi sen anlarsın, kuzuların hasretini, otlaktan dönerken kavuşmasını.
    Yalnızlıklarını, bağırışlarını, çaresizliklerini sen bilirsin.
    İşte ben, yani o kuzun, kızgınlığın, susuzluğun. Ve sen…
    Sana çıkıyor gittiğim ve geldiğim tüm yollar, kurduğum hayaller.
    Bitirdiğim ve başladığım her şeyde, yorgunluğumda,
    Olduğum yerde sen varsın, yüzümdeki çizgilerde, gece iniltilerimde
    Dilimdeki nağmelerde, sözümdeki sadakatte,
    Sana çıkıyor bütün isteklerim, arzularım, ümitlerim,
    Anla işte, seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki, ben de anlamımı bulayım, ayağıma kavuşayım. Ellerimle tutayım.
    Anlamsızlığın ne anlama gelmediğinden kurtulayım.
    Anla, ki ben seni seviyorum, seviyorum nene.


    Pelin
    Katılımcı

    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Zaman sensin
    Kadındır zaman sevilmek özlemi duyar
    Aşıklar eteğinde otursun ister
    Bozulacak bir entaridir zaman
    Perçemdir sonsuz
    Taranmış
    Bir aynadır buğulanan buğuları dağılan
    soluklarla
    Zaman sensin uyuyan uyandığım şafakta
    Sensin bıçak gibi geçen boynumu
    Geçmek bilmeyen zamanın işkencesi oy
    Mavi damarlardaki kan gibi durmuş zamanın
    işkencesi oy
    Hep doyumsuz arzudan daha da beterdir bu
    Daha da beterdir bu
    Sen odada yürürken gözlerin susuzluğundan
    Korkarım hep bozulur diye büyü
    Daha da beterdir bu senle yabancılaşmaktan
    Başın
    Kaçak dışarda ve yüreğin başka bir çağda oluşu
    Sözcükler ne ağır Tanrım anlatırken bunları
    Arzunun ötesinde erişilmez yerlerde bugün aşkım
    Sen şakağımda vuran duvar saatisin
    Sen solumazsan eğer ben boğulurum
    Duraksar ve tenime konar adımın

    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Dudağımdaki
    Her söz dilenen bir yoksulluktur
    Bir yoksulluktur ellerin için bakışında kararan
    bir şeydir
    Bundandır sana sık sık seni seviyorum demem
    Boynuna takacağın bir tümcenin saydam
    kristalinden yoksunum
    Şu sıradan sözlerimi hor görme Onlar
    sade bir sudur ateşte o sevimsiz gürültüleri
    yapan

    Bir büyük sır söyleceğim sana Beceremem ben
    Sana benzer zamandan sözetmeyi
    Senden sözetmeyi beceremem ben
    İnsanlar vardır hani istasyonlarda
    El sallayan tren kalktıktan sonra
    Yani ağırlığıyla göz yaşlarının
    Kolları yana düşer onlara benzerim ben.
    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Korkuyorum
    senden
    Korkuyorum ikindilerde seni pencerelere götüren
    şeyden
    Korkuyorum davranışlarından söylenmedik
    sözcüklerden
    Hızlı ve usul geçen zamandan korkuyorum
    senden
    Bir büyük sır söyleyeceğim sana kapıları ört
    Ölmek sevmekten daha kolaydır
    Bundandır yaşamanın sancılarına yönelmem
    Sevgilim.

    #100034659

    Konu: ANNEME…

    forumda ANNEME…

    ebruli40
    Katılımcı

    Canım Anneciğim
    Gül kokulu tatlı yanaklarından öpüyorum
    Anneler günün kutlu olsun!

    Öyle özledim ki sıcacık kucağını
    Keşke küçücük bir çocuk gibi
    Yine yatsam kucağına
    Uyusam korkusuzca, gül kokulu koynunda
    Sen saçlarımı okşasan sevgiyle
    Doyamadığım sana sıkıca sarılsam
    Aklıma senden ayrılışım geliyor
    Beni bırakıp da gidişin
    Çocuk kalbimde ilk kez
    Tohumları atılmıştı hasret çiçeğinin
    O gece yastığım sırılsıklam olmuştu göz yaşlarımdan
    Kimseler duymasın diye sessizce ağlamıştım ardından
    Rüyalarımda görürdüm seni
    Düşlerimde hep öperdin beni
    Ve öyle özlerdim ki..
    Annem şiiri vardı,
    Onu her okuduğumda
    Yüreğime bir hançer gelir sokulurdu..
    Hasretinle acır yanardı küçücük yüreğim..
    Sonrasında sana kavuştum.
    Ama çok da bir şey fark etmedi yokluğundan
    Yanında olsam da yine yoktun sen
    Saçlarımı okşayacak
    Beni öpüp koklayacak
    Zamanın hiç olmadı senin
    Hep yetiştirmen gereken işlerin vardı
    Hep koşturup duran bir annem
    Ve onu hasretle bekleyen ben
    Sabırla büyüttüm hasret çiçeğimi yüreğimde
    Büyüdü büyüdü ve büyüdü
    Ben hala hasretim sana anne
    Kucağına hasretim
    Fırsat bulup gösteremediğin sevgine hasretim
    Büyüdüm kocaman bir insan oldum
    Çocuklarım var bende anne oldum
    Ama hala hasretim sana annem
    Aramızdaki duvarı aşıp
    Bir türlü sana söyleyemediğim
    Sevgimi söylemek istiyorum
    Çok geç olmadan
    Anneciğim seni çok seviyorum
    Hem de canımdan çok
    Beni bırakıp tekrar gitmenden
    Seni kaybetmekten çok korkuyorum
    Bana verdiğin her şey için
    Teşekkür ederim anneciğim
    Verdiğin ve vermeye çalıştığın her şey için..

    Seni Çok Seven küçük kızın..

    Filiz Turan

    #100034685

    Konu: DUY BENİ…

    forumda DUY BENİ…

    ebruli40
    Katılımcı

    Ah bir duyabilsen sevdiğim
    Bir duyabilsen beni
    Haykırmak geliyor içimden
    Sevgimi aşkımı haykırmak
    Bütün dünya duysun dercesine
    Yüreğim kanatlanıp uçarcasına
    Haykırmak sadece sevgimi haykırmak
    Bir korkulu rüya görürsünde
    bağıramazsın ya…….
    Hani kaçmak istersinde
    Ama birtürlü kaçamazsın ya
    İşte öyle birtanem!
    İşte öyle….
    Ben yüreğime haykırıyorum
    Seni seviyorum diyorum
    Hemde milyonlarca defa
    Seni seviyorum.. seni seviyorum…
    İçtiğim suda aldığım solukta
    Sen varsın hep sen olacaksın
    Baktığım,gördüğüm,duyduğum,
    Herşeyde sen varsın hep sen….
    Yüreğimde sevgin gözlerimde hayalin
    Dudaklarımda ismin var
    Ben yine söylüyorum
    Seni seviyorum..seni seviyorum…
    Ama sen duymuyorsun
    Bu büyük aşkımı bilmiyorsun
    Bir ben biliyorum birde allah
    Seni ne çok sevdiğimi…
    Seni seviyorum ne olur duy artık beni….

    asla duymayacağını biliyorum……

    Filiz Turan


    Hayat
    Katılımcı

    Dün seni yolda gördüm
    Elin ayağın titredi, nemlendi gözlerin,
    Bilipte söyleyemediğin vardı dudaklarında,
    Yüreğin yangın yeri gibiydi…
    Dağılmıştı saçların rüzgarda…
    Hayal gibi çıkmıştım karşına
    Beklemiyordun beni
    Yağmura karıştı özlemin, hüznün
    Kanadı kırık kuş misali,
    Koştun bir çatı altına…
    Belli ki bu şehir sana dar geliyordu
    Ümitlerimi tüketmiştin sensizliğinde
    Hüznün son bulmuştu bir anda…
    Hatıralar canlandı birden…
    Gözlerin pırıl pırıl baktı yüzüme
    Hayret ettin ak düşen saçlarıma…
    Okşadığım, öptüğüm yüzde senin değildi…
    Bir öfkeye kurban ettiğin,
    Sevginde uçmuştu avuçlarından…
    Kanadı kırık bir kumru gibiydin yarınlarda
    Bilipte söyleyemediğin vardı dudaklarında
    Boğazın kurumuş, dilin lâl kesilmişti
    Ela gözlerin yalvarır gibiydi
    Aşkının dünü, yarını yoktu
    Kalbin durunca son bulurdu hasret…
    Çıka gelmiştim ben yeniden
    Affetmiştim seni…
    Seni yolda gördüm…
    Elin, ayağın titredi, nemlendi gözlerin…
    Bilipte söyleyemediğini, ben haykırdım
    ‘Seni seviyorum ceylan gözlüm’…
    Sen yalnızca ağlıyordun….

    #100034458

    Hayat
    Katılımcı

    İçmeden yazamam sana, bilirsin.
    Kadeh diplerinde seni ararken,
    Ağzımdan dökülür dizelerim.
    Sarhoşken daha çok seviyorum seni.
    Niye mi?
    Terk ettiğinde ayıktım
    Sevdana lanet etmemek içindir
    Bu deli gibi içmelerim.
    Ve hatırlamamak içindir o kahreden geceyi…

    #100034469

    Konu: ANKARALIM

    forumda ANKARALIM

    Hayat
    Katılımcı

    Sen miydin yüreğime kor düşüren
    Sen miydin içkiye çelen aklımı
    Yıllar boyunca uğruna ağladığım
    Sen miydin Ankaralı…

    Seni sevdiysem suçlu ben miyim?
    Namert değil mi sırtıma saplayan bıçağı
    Senin sevginle hergün doğan ben?i
    Kalleşce vuran sensin Ankaralı…

    Kış geldi aşkım üşürsün bu mevsimde
    Unutma giymeyi sana aldığım hırkayı
    Sırtını kalbimi yaslamak yerine
    İhanete dayanan sensin Ankaralı…

    Beni meyhanelerde unutup
    Siyaha sen çevirdin bu masalı
    Kadehlerin dibinde sevgimi kurutup
    Yudumlayıp giden sensin Ankaralı…

    Son veda yaklaşınca o saatte
    Aklına gelmeyen umutlarımı duygularımı
    Üstümden geçen o otobüsle birlıkte
    Çiğneyip giden sensin Ankaralı…

    Kendini düşmandan da yabancı gösterip
    Yüreğime kazıyan sensin yalanları
    Zalimlere karşı seni koruyan yüreğime
    Kurşunu ilk sıkan sensin Ankaralı…

    Kursağımda bıraktın en güzel geceyi
    Ve zindana çevirdin o son sabahı
    Can vermeden diri diri
    Beni mezara koyan sensin Ankaralı…

    Şimdi bana halimi hatrımı sorma sakın
    Doğan güneş aydınlatmıyor karanlığımı
    Yokluğun bana varlığından da yakın
    Son vefasız sensin Ankaralı…

    Sonbaharda öldüm ben
    Çiçek arama hayırsızım
    Gözyaşını dök mezarıma yeter!
    Seni seviyorum Ankaralım…

    #100034518

    Hayat
    Katılımcı

    Gülleri sen al…
    Razıyım ben dikenlere.
    Sabahlar senin olsun,
    Varsın akşamlar yağsın üstüme…..

    Çıkarsızdır sevgi…
    Her şartta dimdik ayaktadır.
    Hak etmeyen, gidenlerdir…
    Geride kalıp üzülenler ise
    Günü geldiğinde bahtiyardır…..

    Bizimkisi buna benziyor biraz.
    Yani sen gidiyorsun,
    Ben kalıyorum…
    Yollarına dualar ektim, açık olsun!
    Kayıtısız- şartısızdır sevgim…
    Canın sağolsun ey giden!
    Seni hala seviyorum…..

    #100034370

    Hayat
    Katılımcı

    Bakıyorum,

    Vakit geceden çıkmaktadır yollarıma,

    Gözyaşı dökülürken sonbahardan uykularıma,

    Bekliyorum yalnızlığı bir köşebaşında,

    Yalnızım diyorum kendime,yalnızlık bile değil,

    Görüyorum,

    Aşkım boğuluyor yüreğimin sığ sularında,

    Hayallerim bembeyaz bir duman,sigaramda,

    Alışıyorum galiba yavaş yavaş bu hayata da,

    Alıştım diyorum kendime,kendimden bile değil,

    Sonra,

    Bu şehrin dışında mantar gibi bitiyor zenginler,

    Şehrin dışına aşık,şehrin dışında sürgün,

    Koskoca bir şehri tüketerek,

    Büyüyor sevdaları sinemalarda,

    Öpüyor kalabalığı ayakları,

    Ölüme kadar aşk nedir,

    Sevda nedir bilemeyerek,

    Bakıyorum,

    Saçları marley cilasından filintalar dolanıyor ortalıkta,

    Öylesine seviyorum ki cakalı gülüşlerini,

    Zamana zamansız kalan havalı yürüyüşlerini,

    Bir kez olsun anlayamıyorum,yaşayamıyorum

    Ama yaşamadım demiyorum,diyemiyorum

    Hep aynı bankanın önünde oturuyor sakız satan dede,

    Kimse bakmıyor belkide yüzüne,

    Sakız satıyor,dilenmiyor,selpak satıyor

    Bu şehirde çürüyen gençliğine,

    Gözlerim ıslanmış sokaklarında arıyor seni,

    Ey imgesi parçalanan yalnızlık,

    Bir gerçek gibi,bir gerçekten yalanlanır gibi,

    Teknoloji muhtırası,

    Poz keserken nice sahte yüzlerde,

    Aşk’ı,sevdayı anlamadan kaldırımlarda öldürür gibi,

    Seni gökyüzünde suskun bir bulut,

    Yeryüzünde olmayan bir umut gibi,

    Arıyorum ey yalnızlık,

    Gece oluyor,saatim hep rölanti,

    Alışıyorum galiba,

    Yüreğime tenha vurgunu yağmurlarıma,

    Alışıyorum diyorum hep,

    Bu şehirdeki aynı kaldırımlarıma,

    Sonra,

    Yaşadım demiyorum,

    Diyemiyorum içimden geldiğince,

    Düşmüşken bu şehrin,

    Dışında kalan nice sevdalarıma…

    #100034242

    Hayat
    Katılımcı

    Fırtınadan sırılsıklam bir geceye uyuyup, ışıl ışıl bir bahar güneşine uyanınca insan, uzun sürmüş bir kış uykusunun mahmurluğundan silkinmişcesine diriliyor ruhu?

    Yorgun bir yılın sonunda, denizin tuzlu dudaklarından öpmeye koştuğum bir sahil kasabasında, elektronik posta kutuma düştü “kırlangıcın öyküsü”?
    Öyle güzel, öyle yalındı ki, yazarını da, kaynağını da bilmemenin riskine rağmen, o 8 ? 10 satırdan çocuksu bir masal yapıp, bu yılbaşı, hediye sepetinize koymak geldi içimden?
    * * *
    “Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş.
    Cesaretini toplayıp penceresine konmuş.
    Önce olabildiğince dik durmuş,
    Sonra gagasıyla cama vurmuş.
    ?-Tık? tık tık??
    Çok meşgulmüş adam? öfkeyle cama dönüp bakmış:
    ?-Kimmiş onu işinden alıkoyan??
    Kırlangıcın minik kalbinde amansız bir heyecan
    Kırık sözcükler dökülmüş gagasından?
    ?-Hey adam, seni nicedir izliyorum.
    Sorma nedenini, niçinini,
    Ama galiba seni seviyorum?.
    * * *
    Şaşırmış adam,
    ?-Sen de nerden çıktın şimdi,
    Tam aklımı toplayacakken bozdun işimi??
    Şöyle bir tüylerini kabartmış kırlangıç,
    ve aklındaki planı çıtlatmış:
    ?-Aç pencereyi beni içeri al sen,
    birlikte yaşayalım ebediyen?
    hem sofrada ortağın olurum,
    hem evde eğlencen?.
    Parlamış adam:
    ?-Şuna da bakın neler diyor bu?
    Haddini bil, hiç kuş insana aşık olur mu??
    ?-Soğuklar başladı bak, üşüyorum dışarda.
    Alırsan içeri, deva olurum yanlızlığına da??
    Hepten kızmış adam, kovmuş kırlangıcı camın önünden
    ?-Yürü git işine, yalnızlığımdan memnunum ben”
    Bükmüş gagasını zavallı kırlangıç,
    Uçmuş semaya doğru, kanadı kırık?
    * * *
    Gel zaman git zaman,
    kırlangıçın hemen ardından,
    bizim adamı pişmanlık basmış:
    ?-Hay aptal kafam, ben ne halt ettim,
    ayağıma gelen fırsatı teptim?.
    Sonra teselli etmiş yalnız kalbini:
    ?-Sıcaklar başlayınca gelir kırlangıcım.
    Onu içeri alır yalnızlığımı paylaşırım”.
    Kış geçip de yaz gelince, yalnız adam başlamış beklemeye?
    Ama sevdalısı uğramamış bile bir kere?
    Akın akın gelen sürülere sormuş,
    Onun kırlangıcından eser yokmuş.
    Öyle üzülmüş ki, gidip bilge kişiye danışmış.
    Hem kırlangıcı, hem kendi eşekliğini anlatmış
    Bilge kişi almış adamın mesajını,
    Lakin üzüntüyle sallamış başını:
    “A benim yalnız oğlum. Ne kadar efkarlansan azdır.
    Çünkü kırlangıçların ömrü 6 aydır”.
    * * *
    Sırılsıklam bir geceye uyuyup, güneşli bir sabaha uyanınca insan, kabus gibi geçmiş bir yılın, ışıltılı yeni yıllara gebe olduğuna dair inancı tazeleniyor.
    Hele yorgun bir yılın sonundaysanız,
    denizin tuzlu dudaklarından öpmeye koştuğunuz şirin bir sahil kasabasında, dostların arasındaysanız?
    Ve hele, posta kutunuza atılan mektuplar size “Bulduğun aşkların kıymetini bil” diyorsa?


    Hayat
    Katılımcı

    Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu… Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen, bütün yıldızlar sen… Bir sanat eserisin, bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın, ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar, gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki…
    Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen… Hiç bitmeyen serüven… Günümün en keyifli anı, uykumun en tatlı rüyası… Seni soluyorum, havadasın. Seni kokluyorum, doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar. Seni yaşıyorum, canımdasın. Canımsın… Sarılsam sana, bin yıl geçse, bir an bile ayrılmasak… Ten tene, yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak… Ağaç ağaç gezip, yeşersek, açsak. Yere düşsek, kalksak… Seni bilsem, bir tek seni. Seni görsem, bir tek seni… Sesin sarhoş etse beni… Öyle içimdesin ki…
    Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim, veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman, istemem. Seninle yeniden doğdum, yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı, sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim, kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti, artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim, hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun, aşk dolu bir yol… Öyle aklımdasın ki…
    Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi, zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa, bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor, kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak… Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor, ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki…
    Sen ol, hep ol, benimle ol, bende ol… Sendeyim ben, yüreğimi koydum yüreğinin üzerine. Aşk bu, başka isim arama. Hem de en koyu, en deli, en tutkulu… Öğreneceğim çok şey var sana dair. Bilmediğim çok şey var. Ama bir şeyi öyle iyi biliyorum ki… Seni öyle çok seviyorum ki…

    #100034248

    Hayat
    Katılımcı

    Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın.
    Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
    Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.
    Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
    Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
    Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
    Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
    Sevdim işte ötesi yok…


    Hayat
    Katılımcı

    Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına! Ya hep kal benimle yada söz etme gidişlerden, yada silinsin isminde cismin de Oynama benimle, dengemi bozuyorsun Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin sen
    Bittiyse heyecanın bileyim ben de ‘seni çok seviyrum’ diye başlayan ve ‘Ama’ ile devam eden cümleleri duymakan bıktım Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin Üstelik bir cümlede ‘Ama’ varsa bir önceki yargının hiç bir hükmü yoktur ‘Seni çok seviyorum ;ama, birlikte olmamız imkansız İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir Bahanelerin arkasına sığınma
    İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonra da hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum
    Böylemisin sen de? Gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz, hadi konuş Söylemek istediğin ne varsa
    İki çift sözü haketmedimi bu aşk? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok?
    Ah ben, niye yanılıyorum hep? Niye tam “işte bu” dediklerim sömürüyor aşkımı? Biraz daha mı katı olmalıyım? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum Bu devrin insanı değilim ben Oyun çeviremiyorum,hesap yapamıyorum Ban ait olmayan kişilere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, ve hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz İyide hep beni mi bulacak bunlar?
    Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiç bir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşe bileceğini
    Sen gözlerini kapıyorsun, sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun Her şey senin çevrende şekillenmeli, ve herşey sana göre düzenlenmeli Beceremiyorum, kusura bakma
    Aşk, tam teslimiyet ister, Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın “Bir yanım dışarda kalsın” dediğin noktada aşkı boğarsın Yok edersin o güzelim duyguyu Bu yüzden hep cesurların işidir aşk Kaşışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez Aşk; saf, duru insanları sever Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamaz Arınmalısın En saf, en duru halinle dönmelisinki yaşaya bilesin aşkı Kısacası sevgilim, sana göre değil bu iş SENİN YOLUN AÇIK OLSUN, BIRAK AŞK BANA KALSIN…

    #100034263

    Hayat
    Katılımcı

    Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum Üşüyorum Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki?

    Burada mısın değil misin belli değil Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun?

    Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne?

    Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü? Yokluğunu yürüyorum sokaklarda Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek? Anlamlı olan bir şey yoktur onlar içinBelki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye?Bu yokluk hissi öldürecek beni?

    Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy Gelmek iste bana Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana?

    Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak Ben o gönlü genişlerden değilim Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok

    Şimdi yalnız geceleri seviyorum Seni yıldızlarda buluyorum Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama? BİR TEK SENİ UNUTAMAM…

    #100034264

    Hayat
    Katılımcı

    Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum Üşüyorum Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki?

    Burada mısın değil misin belli değil Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun?

    Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne?

    Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü? Yokluğunu yürüyorum sokaklarda Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek? Anlamlı olan bir şey yoktur onlar içinBelki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye?Bu yokluk hissi öldürecek beni?

    Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy Gelmek iste bana Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana?

    Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak Ben o gönlü genişlerden değilim Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok

    Şimdi yalnız geceleri seviyorum Seni yıldızlarda buluyorum Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama? BİR TEK SENİ UNUTAMAM…

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 306) görüntüleniyor