You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 649) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100036011

    neslihan
    Katılımcı

    Çok uzaklarda biri vardı
    Hatırlarmısın
    Kimi mi?
    Canım bitânem benim……..

    Belki gülüp geçeceksin
    Gül! Birtânem gül
    Ben senin gülüşünü sevdim…
    Belkide kim bilir?
    Aklına bile gelmem…
    Düşündükçe seni, sensiz gecelerde
    Yıldız olur, çakılırım karanlığa
    En ufak, olur olmaz her şeyde
    Un ufak olur kalırım
    Aklıma geldikçe gözbebeklerin..

    Ağlar, ağlarım
    Ben senin yağmur gibi tenime
    Dökülüşünü sevdim
    Ahhh, bu nasıl kader? !
    Bu, nasıl yaşamakk ki?
    Canımdan, yâni senden ayrı…
    Ben senin!
    Hasret kervanı gibi,
    Yollarda bükülüşünü sevdim

    Belki çok yakın!
    Yakınımdasın, can evimdesin
    Elini uzatsan, tutacağım elini

    Büyük aşkımızı düşünüpde
    Acaba, söyle bir içini çekipde
    Bir tânemmm!
    Diyip hatırlıyormusun arada bir?
    Yoksa!
    Evet yoksa unuttunmu? Canımmm!
    Boşver mi diyorsun? !
    Ben! Senin
    Kadere meydan okuyup,
    Dikilişini sevdim…

    Biliyorum!
    Hemde çok iyi biliyorum ki,
    Benim bir tânem unutmaz,unutmayacak…
    Bekleyeceğim
    Aylar, yıllarda geçse
    Dönecek bana! Dönecek…
    Ben! Senin
    Bana dönüşünü sevdim…

    Söz Yazarı:
    Hatice KATRAN

    #100036003

    Konu: CANIŞIĞIM

    grup forumunda Oğuzkan BÖLÜKBAŞI

    Şule
    Katılımcı

    canışığım
    ben sana aşığım
    bir hançer gibi saplısın yüreğimde
    çıkarmak istemediğim
    seni ıssız bir gecede
    sokak lambalarının altına
    terketmeye çalışıyorum
    kıyamıyorum
    sensiz de olsa
    seni yaşamaya doyamıyorum

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtın mı gözlerini canışığım
    şehrin ışıkları sönüyor

    saçlarını tarıyorum usuldan
    gözlerinde baharlar açıyor
    güvercinler su içerken ellerimden
    haberler bekliyorum
    yagmur kokulu seher yellerinden
    gelmiyor
    hüznümü gülüşlerimde gizliyorum

    kaç bahar kaldı ömrümüzde
    kaç gece düş görebileceğimiz
    hasrete katmışız günlerimizi
    gün diyebileceğimiz

    canışığım
    bu akdeniz ikliminde
    rüzgara verdim ömrümün yelkenini
    o yüzden dalgalı
    o yüzden karışığım
    her yönden geliyor kokun, sesin, nefesin
    ne tarafa gideceğim
    karar veremiyorum
    gökkuşağının arkasındasın
    ufuk çizgisindesin
    gemiler yaklaştıkça uzaklaşan limanlardasın

    biliyor musun
    aslında yalnızca benim söylediğim şarkılardasın
    bir anlasam
    kaç ışık yılı uzaktasın
    bu yollar hiç bitmiyor
    ben sana hiç ulaşamıyorum
    ben hep başındayım yolların
    hep sarılmaya açık kollarım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtınmı gözlerini canışığım
    gökte yıldızlar sönüyor

    canışığım
    bu yaşadığım
    bitmesidir kocaman bir kalabalık yalnızlığın
    çiçeklerin açması
    yağmurların yağmasıdır
    ve yansıyan sulardan, pırıl pırıl
    senin aydınlığın
    ellerini uzat al beni, götür
    nereye diye sormayacağım
    sen durmadan
    ben durmayacağım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renge çalıyor
    hüzün varsa gözlerinde canışığım
    aklım sende kalıyor

    sesini duymaya koşuyorum
    şarkılar çalıyor sanki
    sanki düğün var, coşuyorum
    geceyi içmiş bir sarhoşun yorgunluğunda
    son sigaramı yakıyorum gün doğarken
    karşımda kızıl bir tanyeri
    yakamozlar çekilmiş sulardan
    düşüyor toprağa yavaşça
    güneşin renkleri

    canışığım
    sen uykudasındır şimdi
    öperek çıktığımı hissettin mi odadan
    bin yıllık geleneği hiç bozmadan
    bu masalı kim taşıyacak yarına
    bu güzelliği kim anlatacak çocuklarına
    bu şiirlerde kim anacak beni

    sabah bir renkte açarken gözlerini
    akşam bir başka renkte görüyorum
    sen güldün mü gözlerini canışığım
    bir derviş gibi etrafında dönüyorum

    kolay mı sanıyorsun
    gecede yıldız, yürekte ateş olmak
    kolay mı sanıyorsun
    çiçeği soldurmadan,
    ateşi söndürmeden yaşamak
    kolay mı karanlıkta yol bulmak
    canışığında saklanmak
    gözyaşı dökmeden ağlamak
    hayatın manasını bir su damlasında bulmak
    bir su damlasında
    ruhunu yıkamak
    tertemiz kalmak

    inanki meleğim
    sakındığım, esirgediğim
    sevdiğim, gözbebeğim
    en güzel baharlarda hep seninleyim

    sabah renklerini ışıtırken gözlerin
    akşam yıldızları yansıtıyor
    sen yumdun mu gözlerini canışığım
    karanlık beni korkutuyor

    içimden hazanları silip de atıyorum
    hayatın akışına kendimi bırakıyorum
    bir mahcup duyguydun bende
    bir dışa çıkmaz sevgi
    patlamaz volkan gibi gizli gizli yanarak
    yağmayan yağmur gibi bulutlarda kıvranarak
    geçen zamana ah edip de dağılarak
    yaşamak pek anlamsız
    yaşamayı yok edip
    elimde kalan ömrüm nerde bitecek bilmem
    mutluluk varsa eğer
    bil ki artık kaçırmam
    alev alev yanacak içimde canışığım
    hayat ne kadar güzel
    ben hayata aşığım

    sabah tenime değince gözlerin
    akşam ruhumu coşturuyor
    sen baktın mı gözlerinle canışığım
    içimi sevdan dolduruyor

    • Bu konu 3 hafta 2 gün önce önce  admin tarafından değiştirildi.

    Şule
    Katılımcı

    Kelimeler eskiyor neyi nezaman söylesem,
    hepsi sensin
    aklıma senden başka birşey gelmiyor,
    desem ki gurbetteyim
    türküler uzun, gurbet sensin türküler sen,
    desem ki yalnızım dağlarda
    günler bitmiyor, yalnızlık sen,
    dağlar sen, günler sensiz. Aklıma senden başka birşey gelmiyor. Aklımsende, sen yüreğimde,
    yüreğim temaşada gözlerini,
    gözlerin üzüm bağlarında temmuz ayında
    bağbozumuna zaman var.

    Gözyaşlarımı topluyorum şimdi, üzümler toplanırken şaraba katacağım, en tatlı şaraba senin adını koyacağım ve sarhoş olacağım daha içmeden bir yudum.

    Ben böyle bir sevdayı binlerce yıl önce bir kitapta okumuştum, lakin unutmuştum, yaşarken aklıma geldi, oysa yaşanılması mümkünsüz bir masal demiştim okurken o destanı,
    yaşamayan bilemez bu yaşananı, aklıma senden başka bir şey gelmiyor.

    Güzellik için sözler arıyorum, aklıma senden başka birşey gelmiyor, konuşacak konular şuradan buradan geçmiş ve gelecekten, aklıma senden başka birşey gelmiyor.Şiir yazmak için oturuyorum,
    içimde coşkular taşıyor,
    kağıtlara dökeceğim duygularımı kalemim hazır yazacağım ne yazacağım,
    aklıma senden başka birşey gelmiyor.

    Bayram yaklaşıyor şehir cıvıl cıvıl,
    kalabalıklar sevinçli, hediyeler alacağım bu bayram sevdalarımı giydireceğim,
    aklımda kalanlara kartlar göndereceğim
    aklıma senden başka kimse gelmiyor.

    Bir şarkı dinlerken hayal kuruyorum, sigaramı çekiyorum derinden, gözlerim dalıyor, ufukta gün batıyor, biriyle gidip konuşsam diyorum
    aklıma senden başka kimse gelmiyor.

    Canım sıkıldığında, efkar bastığında beni, yapayalnız yürümek istemiyorum, birini arıyorum yanımda,
    aklıma senden başka kimse gelmiyor.
    Ve yüreğinde papatyalar açan kız yaşamamın sebebini arıyorum
    aklıma senden başka birşey gelmiyor.

    #100034974

    Konu: AŞK GELECEK

    forumda AŞK GELECEK

    GULCENAZ
    Katılımcı

    Hiç sızlanmayacaksın arkadaş
    Hiç yüz dökmeyeceksin aşka
    Hep bal baklava bekleme
    En kırmızısından en acısından
    Acı biber sürecek yüreğine
    Şifadır diyeceksin yardan

    Bazen gül bahçesine düşecek yolun
    Bazen çıkmaz sokak en karanlığından
    Elim sende diyecek gönlüm kim de?
    Şaşıracaksın şüpheye düşeceksin
    Beter bir ateş yükselecek bağrından

    Sadakat titreyecek vefa ağlayacak
    Bin türlü vesvese geçecek aklından
    Aşk kapıyı çaldığında seni eşikte bekler bulmalı
    İçin kıpır kıpır gözlerinde kıvılcımlar
    Her ah edişinde dilinde yar adı
    Çek silahı vur diyeceksin
    Vur beni kalbimin tam ortasından.

    Şükran Gülcenaz AYDOĞAN


    gulbeyaz
    Katılımcı

    Aşk bu
    Kanatları yıldırımlanmış katı boğalar
    Ateşin saydam gövdesini kırarak
    Yatarak hayat dolu sarnıçların karnına
    Sıkı sıkıya kapalı sivri ve kıvrak gaga

    Delip geçecek dalıp yeryüzünü
    Bak istersen avuçlarıma
    Küçük parmağın hizasında o derin havzada
    Göğüs göğüse iken ikimize
    İki ayrı kadeh gibi doldurulmuş yudum kat’i
    Sesin
    Sırrım
    Gözüm palaspandıras çehremde

    Aşk bu
    Çölün sarı sofrasında atlılar
    Hepsinde
    Gererken parçalanan elimde
    Çelik yay parçaları
    Ağızlarımız kum rüzgarlarıyla yanık
    Yiyip içmezik acıkmazık

    :Başkanları
    Uyutmasın vahalar diye
    Koynuna doldurmuş yılanları:

    /çocuk
    Bir tane.Dayanmış yanağını cama
    Karşı evin balkonuna bakıyor
    Orada bir çocuk
    Tutunmuş demirlere../

    İki kadeh arasında ufak kara nehrim
    Beni senden bölen.Suyu yakut de ki kafur
    Çölün arı çehrenin gamsız ölümün uzakça olduğu bir demde

    Diz çökeyim söyle
    Tahtın nerede
    Bende kaynayan sende kaynak
    Tıpatıp iki kristal küre

    Aramızda ceylanımsı bir sıçrama
    Çalkalanır sonsuzca.Şöyle irice
    Bir kelime bul ok atsın döş kemiğime

    Öfkemi iyi belesin öfken

    Aşk duraksar ve yara alır
    Uçak çelik rengi göğü sesiyle sokunca
    Alçalarak yemyeşil ekinlerin arasına
    Kuru ekmek yiyen üzgün köylüleri bombalamaya

    İlkin küçük nir göl kan dolu ağzı
    /hava nasıl da yeşil/
    Su mu yoksa o katı ışık mı yanakların taşıdığı
    Nilüferler isteklerkoca bir dev

    Aşk bu çiğnenmiş kırbaçlanmış alta alınmış
    Tanıyıp tutunacak bir insan arayan
    Gördükçe çelik kazanlarının iç kaynamasını
    Kaliforniyadaki silah fabrikalarını

    /Doların egemenliğ halkın refahı:
    Depolar boşalmalı/

    Aşk aşk bir şehir harabesi daha kazandın
    Kurşun kanatları gergin
    Fosforlu mermiler yine taze
    Yıldırımlanmış boğalar
    Havanın katı gövdesini kırarak
    Yararak hayat dolu sevdanın karnını
    Pilot ağzı zehirli bir dil
    Kentelenmiş çeneler arasından
    Gözler ovaya başını çıkaran insanları

    Haydi aşk aşk
    De ki dağları delerim senin için
    Yıldızlar yakarışlar açık kartlar
    Ve haydi hoşçakal

    Kilimin üstünde
    Bir ampül
    Bir kırbaç bir ayakkabı

    Cahit Zarifoğlu

    #100034918

    Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
    Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
    _________________________bekçi gizleri.

    Ne zamandır ertelediğim her acı,
    Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
    -bu şiir –
    Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
    Dost kalmak zorunda bana ve
    _______________________sizlere!

    Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,
    uykusunu bölen derin arzudan.
    Büyüsünü bir içtenlikten alırsa
    Kendi saf şiddetini yaşar artık,
    _______ -bu şiir –
    Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,
    ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,
    Sevda ile seslenir sizlere!

    Şubat, ’82

    Nilgün Marmara

    #100034846

    Konu: A SULTANIM

    forumda A SULTANIM

    banucukk
    Katılımcı

    Gözlerinde yeniden gözlerimi bir görsem
    Ah bir görsem yeniden gözlerinde yüzümü
    A Sultanım karanlık dağılır can evimden
    Tutulur hemen dilim unuturum sözümü

    Sende tenim can bulmuş, ruhum senle doğmuştu
    Aşkının küllerinde bulmuştum ben özümü
    A Sultanım açmaz mı vuslatın tomurcuğu
    Baharı yaşamadan yaşıyorum güzümü….

    #100034850

    banucukk
    Katılımcı

    Sen ki, aziz İstanbulun göz nurusun Üsküdar
    İstabulun gözbebeği uğurusun Üsküdar

    Suyun billur billur akan altın nehir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Çamlıca başında tacın erguvanlar ziynetin
    Tarih seninle övünür ölçülemez kıymetin

    Sensiz soluduğum hava bana zehir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Katibim faytona binmiş geziniyor mazimde
    Karacaahmet’teki taşlar asude ve tazimde

    Tükenmez sendeki efsun, tatlı sihir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Sen ve Kızkulesi sanki iki nazlı sevgili
    Sana değmiş İstanbulun kutsal sihirli eli

    Sen bende ebedimsin, bende ahir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Lalem, erguvanım, gülüm, mor menekşem, sümbülüm
    Hakk’ın armağanı olur sende gelirse ölüm

    Senden güzel bir kent var mı, senden cehir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar.

    Miyaser GÜLŞEN


    banucukk
    Katılımcı

    Sevgiden sellerin sesidir senden gelen
    Dağ delen susuşumu duysan tanıyacaksın
    Seni kavgaların içi gibi sıcak buldumsa
    Saf dışında kalmak nedir anlayacaksın

    Düşlerimde yüzü kaldı küçük hayvanlara özgü
    Yüreğimde közü ılıtır içerim
    Aşktır bu derdin dermanı aşktır bu dağların kızı
    Sarar durur dört yanımı yunus gibi bir sızı

    Hüzünlü bir denizde yıkıyorum gözlerini
    Sesini düşlemiyorum kimi zaman teller kopuk
    Tanrının tanrılığını bir kenara bırakıp
    Öznel güzelliklerimi kendim yaratıyorum

    Küçük kavgalarda yenilmelerle yıkılmıyorum
    Küçük yeniklerin büyük savaşına duruyor gücüm
    Yüreğimi dağlayıp dağlayıp çoğalıyorum
    Varlığımı sonsuz sevgilere adıyorum adsız sevgilere


    Pelin
    Katılımcı

    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Zaman sensin
    Kadındır zaman sevilmek özlemi duyar
    Aşıklar eteğinde otursun ister
    Bozulacak bir entaridir zaman
    Perçemdir sonsuz
    Taranmış
    Bir aynadır buğulanan buğuları dağılan
    soluklarla
    Zaman sensin uyuyan uyandığım şafakta
    Sensin bıçak gibi geçen boynumu
    Geçmek bilmeyen zamanın işkencesi oy
    Mavi damarlardaki kan gibi durmuş zamanın
    işkencesi oy
    Hep doyumsuz arzudan daha da beterdir bu
    Daha da beterdir bu
    Sen odada yürürken gözlerin susuzluğundan
    Korkarım hep bozulur diye büyü
    Daha da beterdir bu senle yabancılaşmaktan
    Başın
    Kaçak dışarda ve yüreğin başka bir çağda oluşu
    Sözcükler ne ağır Tanrım anlatırken bunları
    Arzunun ötesinde erişilmez yerlerde bugün aşkım
    Sen şakağımda vuran duvar saatisin
    Sen solumazsan eğer ben boğulurum
    Duraksar ve tenime konar adımın

    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Dudağımdaki
    Her söz dilenen bir yoksulluktur
    Bir yoksulluktur ellerin için bakışında kararan
    bir şeydir
    Bundandır sana sık sık seni seviyorum demem
    Boynuna takacağın bir tümcenin saydam
    kristalinden yoksunum
    Şu sıradan sözlerimi hor görme Onlar
    sade bir sudur ateşte o sevimsiz gürültüleri
    yapan

    Bir büyük sır söyleceğim sana Beceremem ben
    Sana benzer zamandan sözetmeyi
    Senden sözetmeyi beceremem ben
    İnsanlar vardır hani istasyonlarda
    El sallayan tren kalktıktan sonra
    Yani ağırlığıyla göz yaşlarının
    Kolları yana düşer onlara benzerim ben.
    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Korkuyorum
    senden
    Korkuyorum ikindilerde seni pencerelere götüren
    şeyden
    Korkuyorum davranışlarından söylenmedik
    sözcüklerden
    Hızlı ve usul geçen zamandan korkuyorum
    senden
    Bir büyük sır söyleyeceğim sana kapıları ört
    Ölmek sevmekten daha kolaydır
    Bundandır yaşamanın sancılarına yönelmem
    Sevgilim.

    #100034788

    Pelin
    Katılımcı

    Baharın tortusu yapışmış ellerimize, yüreğimizin resminde düşler kurar,
    Mutluluğun binlerce tonunu acıtır zaman, olduğun mekân zamanda yağar,
    Gülün adına, ibadetin mihrabına ve sevgilinin lütfüne erdikçe pınar
    Kaynağında gizemdir dudaklarının kıvrımından içildikçe gönül kanar

    Ey sevgili
    Sensin serseri
    Bende hem deli
    Sende seferi.

    Bir okun sadağında saklanır savaşın hırçın naralarındaki korkular
    Olgunlaşıyor zaman, bekledikçe büyüyor içimizde sana dair tutkular
    Aşkının derin girdapları, gözlerinin renginde başlayıp biten aydınlıklar
    Ellerin sonra, dokunulası ve hatta kaybolası ellerinden tutan rüyalar

    Ey sevgili
    Sensiz matemi
    Sendedir emeli
    Bendedir alemi

    Yüreğim uzak denizlerde, tenim senin varlığında hayata dokunuyor
    Aşkımın çığlığı çığlığında, sevgimin zehri kanayan sözcüklerde anlamlanıyor
    Yağmurun vedası, gülümsemenin salası yaklaşıyor kapına, büyülüyor
    Kışın cefası, kokunun sefası yürüyor yolların kıvrımlarında içimizi sarıyor

    Ey sevgili
    Sensin gizemi
    Bende temeli
    Sende merhemi

    Uzun yolculuklardan geldim sana, hasretinden çatladı zaman ve mekânlar
    Şehirler geldi kapına sana ulaşmanın zor anlarında, kapında kapılar
    Evlerin odalarında yalnızlık ve yalnızlıktan izlere tutundu şarkılar
    Sade ve duruydu yanında tüm öyküler oysa sesinde anlaşılır sensiz anlar

    Ey sevgili
    Sen hem peri
    Bende cemali
    Sende zemheri

    Ey sevgili günüme sen dokun, geceme sen doğ aydınlansın karanlıklar
    Bulutlar yağsın en mahrem anlarına ve anılarına kavuşsun ayrılıklar
    Bir gelincik dokunsun tenine, mor yıldız çiçeklerinde karşılansın baharlar
    Gel işte gel uykulardan uyanıp, sarsılsın izleri zamanın gerçek olsun masallar

    Ey sevgili
    Sen serseri
    Bende deli
    Sende peri.

    #100034800

    Pelin
    Katılımcı

    Bir şeylerin tükendiği
    Noktadır adın
    Bir şeylerin başladığı
    Bakışlarında olağan öykülerin.

    Yaşam sinmiştir satırlarına
    Kelimelerin anlatır görünmezliğimizi
    Karanlıklarımız sende
    Sen ise tutkulu yalnızlıklarda.

    Adın zamana sinmiştir
    Silip atamazsın yüreğindekileri
    Atsan unutturamazsın
    Aşkın kol gezdiği kapılardaki hüznü.
    Unutulmuş zamanların
    Anlaşılmaz kelimelerine
    Bir ad bile bulamazsın.

    Omuzlarında bir yaşam taşıyorsundur
    Karanlık kaldırımların gizlerini
    Ve ayrılıklar sırdaştır gölgelerine.

    Bir gün yaşamdır
    Elini uzatır tutarsın; kaybolur
    Bir gün ise ölüm
    Soluğunu hisseder
    Ulaşamaz, ama kopamazsın.

    Kimseler bilmez
    Anlayamazlar içinin fırtınalarını
    Bir gölge gibi süzülen hissedişleri.

    Bilirsin ve yanı başındadır anlamları
    Elini uzatır tutamazsın
    Haykırsan duyuramazsın.

    Bazen anılar
    İnsanlardan bile güzeldir
    Bu yüzdendir ölüleri sevişin.

    Sendedir gizemi yaşamların
    Bakışlarındadır doğan çocukların elleri
    Gözleri, dudakları
    Adları geleceğe adanmış
    Kaç öyküyle anlatılmış kimbilir
    Sımsıcak sevgisi yüreklerinin

    Bir gün karanlığa boyanmış
    Karanlığın bedeni kesilmişsindir
    Ne aydınlığından yüzümüz
    Ne beyazlığından ellerimiz
    Görünür yokluğunda zamanın

    Seni karanlık bir sokakta
    Karanlık sözlerde alçakça yargılar
    Ama asla anlatamazlar acısını
    Kurtulamadığın ayrılıkların.
    Yine de dimdik başın
    Yaşam bu dersin içten içe.

    Çiğ damlası olmuş
    Bir çiçeğin yüreğine düşmüşsündür
    Her şafağın ışıltısıyla
    Yüreklenip büyümedesindir
    Ne yaşamlar sorgular seni
    Ne sen sorgularsın yaşamın anlarını.

    Berrak ve ışıltılı yüreğin
    Bir gözyaşı kadar içten ve saf
    Kalırsın belleklerimizde.

    Anlamadan sorgular
    Ve asla anlatamazlar
    Anlık unutkanlıkların içinde
    Milyonlarca yıllık koşularımızdan
    Döndüğümüz insanlığımıza.

    Çağlar açar umutlarımız
    Öfkemiz yüzyıllara bedel
    Dokunuşlarımız aşk
    Yüreklerimiz gelecek yağar
    Görünmezliğimize.

    #100034659

    Konu: ANNEME…

    forumda ANNEME…

    ebruli40
    Katılımcı

    Canım Anneciğim
    Gül kokulu tatlı yanaklarından öpüyorum
    Anneler günün kutlu olsun!

    Öyle özledim ki sıcacık kucağını
    Keşke küçücük bir çocuk gibi
    Yine yatsam kucağına
    Uyusam korkusuzca, gül kokulu koynunda
    Sen saçlarımı okşasan sevgiyle
    Doyamadığım sana sıkıca sarılsam
    Aklıma senden ayrılışım geliyor
    Beni bırakıp da gidişin
    Çocuk kalbimde ilk kez
    Tohumları atılmıştı hasret çiçeğinin
    O gece yastığım sırılsıklam olmuştu göz yaşlarımdan
    Kimseler duymasın diye sessizce ağlamıştım ardından
    Rüyalarımda görürdüm seni
    Düşlerimde hep öperdin beni
    Ve öyle özlerdim ki..
    Annem şiiri vardı,
    Onu her okuduğumda
    Yüreğime bir hançer gelir sokulurdu..
    Hasretinle acır yanardı küçücük yüreğim..
    Sonrasında sana kavuştum.
    Ama çok da bir şey fark etmedi yokluğundan
    Yanında olsam da yine yoktun sen
    Saçlarımı okşayacak
    Beni öpüp koklayacak
    Zamanın hiç olmadı senin
    Hep yetiştirmen gereken işlerin vardı
    Hep koşturup duran bir annem
    Ve onu hasretle bekleyen ben
    Sabırla büyüttüm hasret çiçeğimi yüreğimde
    Büyüdü büyüdü ve büyüdü
    Ben hala hasretim sana anne
    Kucağına hasretim
    Fırsat bulup gösteremediğin sevgine hasretim
    Büyüdüm kocaman bir insan oldum
    Çocuklarım var bende anne oldum
    Ama hala hasretim sana annem
    Aramızdaki duvarı aşıp
    Bir türlü sana söyleyemediğim
    Sevgimi söylemek istiyorum
    Çok geç olmadan
    Anneciğim seni çok seviyorum
    Hem de canımdan çok
    Beni bırakıp tekrar gitmenden
    Seni kaybetmekten çok korkuyorum
    Bana verdiğin her şey için
    Teşekkür ederim anneciğim
    Verdiğin ve vermeye çalıştığın her şey için..

    Seni Çok Seven küçük kızın..

    Filiz Turan

    #100034678

    ebruli40
    Katılımcı

    Sen!
    deli esen
    hırçın ve asi yelim
    fırtınalı, dalgalı denizim
    bazen bu yorgun gönlümü
    savurur durursun oradan oraya
    incitirsin ve acıtırsın da yüreğimi
    hatta gözlerimden yaşlarda döktürürsün
    ama yinede ne sevdandan ne de senden
    asla vazgeçemem ben..
    gönlümde ki deli sevdamsın sen!
    Kara gözlüm gül yüzlüm
    her fırtına sonrası
    sokulman yok mu sessizce
    şu acıyan göğsüme
    hele de o karşı koyamadığım busene
    ne kırgınlığım kalır ne de öfkem
    içimi ruhumu sarar tüm sıcaklığın
    sinemde öpüp kokladığım ipek saçların
    ah benim deli esen hırçın rüzgarım..
    elbet bir gün gelir durulursun
    biter hoyrat esen fırtına ruhunda
    durgun bir deniz bir gün doğumu olursun
    işte o zaman varıp ak saçlı anacığının koynuna
    yine sessizce sokulur musun?
    yıllar önceki gibi başını koyup dizlerime
    okşayarak saçlarını bakarım gözlerinin içine
    sevgiyle hasret dolu göz yaşlarım değer belki
    o güzeller güzeli gülümseyen yüzüne..
    sakın unutma anacığının yüreğinde
    sıcacık kocaman bir sevgin var
    unutturmasın bunu sana sakın ha! başka sevdalar
    ne esen deli yeller nede fırtınalar
    asla soğutmaya yetmez
    bu yürek seni sevmekten
    asla vazgeçemez
    ta ki ölüm bizi ayırana dek..
    canım!
    yüreğimin parçası
    karagözlü gül yüzlü oğlum..
    hep mutlu ol ve daima gülümse..

    27 ocak 2003

    Filiz Turan

    #100034681

    Konu: DEPREM..

    forumda DEPREM..

    ebruli40
    Katılımcı

    yüreğimde depremler oldu bugün
    umutlarım hayallerim sarsıldı önce
    sonra büyük bir çatırtıyla
    yerle bir oldu gönül sarayım
    etraf toz duman kapkara bir bulut göğümde
    enkaz altında sevdam
    can çekişiyor duygularım
    yüreğimde depremler oldu bugün
    sarsıldı ruhumun her bir zerresi derinden
    bir fırtına koptu deprem sonrası
    bir bir gömüldü toprağa
    senden arta kalan güzel olan her ne varsa
    savruldu hoyratça esen rüzgarda anılarım
    dağıldı her bir yana hatıralar
    göz yaşlarım taş oldu kaldı gözlerimde
    yüreğimde sessiz çığlıklar
    ruhumda depremler oldu bugün
    öldü güzel olan ne varsa içimde
    soldu gönlümün açan tüm çiçekleri
    viran oldu gönül bahçem
    derin bir sessizlik sardı her yanımı
    boğazımda kocaman bir düğüm
    konuşamıyorum ağlayamıyorum
    lal oldu ağzım dilim
    öylece yüreğimdeki enkaz yığınına bakıyorum
    yüreğimde depremler oldu bugün
    ve güzel olan her şeyle birlikte
    bende öldüm?

    2 mayıs 2005

    Filiz Turan

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 649) görüntüleniyor