You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 29) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034255

    Hayat
    Katılımcı

    Bir şey var sende bir şey, bulamıyorum. Beni nasıl bu hale getirdin, anlamıyorum. Yüzümde bir gülücük, içimde sonsuz enerji, güne keyifle başlayıp, keyifle bitiriyorum. Aşka küskün yüreğimde yeniden kelebekler uçuyor. Neredeyse yaz bitecek ama ben sanki baharı daha yeni yaşamaya başlıyorum.
    Bir şey var sende adını koyamıyorum. Nereye baksam seni görüyorum. Kiminle konuşsam sen oluyorsun. Sen olunca, başka hiçbir şey umurumda olmuyor. Senin adını heceliyorum. Yanımdasın, değilsin fark etmiyor. Her anımda seni yaşıyorum.
    Bir şey var sende, nedir bilemiyorum. Seninleyken bile seni özlüyorum. Yollarım hep sana çıkıyor, ben sana yürüyorum. En güzel çiçekleri toplayıp demet demet sana vermek istiyorum. Gök kubbenin en hoş sedası olup dünyaya sadece senin adını haykırmak, sadece sana duyduğum hayranlığı anlatmak istiyorum.
    Bir şey var sende, bir türlü anlayamıyorum. Uçsuz bucaksız, masmavi bir deryasın sanki ve ben yüzlerce fırtınayla savaşmış geminin yorgun kaptanı gibi senin kıyılarına vuruyorum. Maviyi bir tek sana yakıştırıyorum. Sen mavi oluyorsun, ben sana bakarken kendimi kaybediyorum. Sessizlik dağılıyor, sesin kulaklarımdan yüreğime akıyor, bütün şarkıları sana armağan ediyorum.
    Bir şey var sende, dilimin ucunda, söyleyemiyorum. Yalnız gecelerime inat, şimdi karanlığı milyonlarca yıldızla aydınlatıyorum. Her yıldız sensin, gecemin yıldızı, kalbimin yıldızı, sevdamın yıldızı, ömrümün yıldızı oluyorsun. Yoksan, kaldırıyorum başımı göğe, senden milyonlarcasını görüyorum. Her gece yıldızlarla sevişiyorum.
    Bir şey var sende, soramıyorum. Seni kimse görmesin, kimse bilmesin istiyorum. “Bana kal, benim ol” diye adaklar adıyorum. Yalancı aşkları, tükenmiş sevdaları kendi tarihimin sayfalarına gömüp yeni bir defter açıyorum, bir tek seni yazıyorum. Yaz yaz bitmez öykülerin kahramanı oluyorsun, senin maceralarını anlatıyorum.
    Bir şey var sende, tanımlayamasam da işte ben o şeyi arıyorum. Seni, nefes nefese gecelere, deli sevişmelere, sevdaya uyanan sabahlara, bitimsiz günlere davet ediyorum. Gel benimle, aşkın da, tutkunun da en koyusunu yaşayalım. Bir kalbi keşfetmenin hazzına yeniden varalım. Bir tende erimek neymiş, hatırlayalım. Menzilimiz olmadan, nereye varacağımızı sormadan, aşkın rehber olduğu bir yolculuğa çıkalım. Buradayım, yolun başında…. Bekliyorum…

    #100034276

    Hayat
    Katılımcı

    Şimdi sen gideceksin ve ben arkandan bakakalacağım
    Dur diyemeyeceğim, sesim çıkmayacak
    Susuşlarımda saklı kalacak duygularım ne kötü Söz geçiremeyeceğim gözyaşlarıma akacak Saklayacağım görmeyesin diye, beceremeyeceğim “Ağlama” diyeceksin bana, seni dinlemeyeceğim İçimde biriken ne varsa gözlerimden taşacak dışarı Dokunmak isteyeceksin, başımı geri çekeceğim öfkeyle Kızgınım gidişine çünkü, öfkem bir dağ gibi büyük Ne varsa hayata dair alıp götürüyorsun benden farkında değilsin Ya da farkındasın ama değilmiş gibi davranıyorsun Sen kendi yolunu çiziyorsun şimdi ve doğru bildiğini yapıyorsun Bense binlerce yanlışın ortasında tek başınayım

    Oysa beklediğim sevgiliydin sen Yorgun günlerden damıtılmış, kimliksiz sevdalardan süzülmüş aşkımın tek sahibi Sanki seni aramıştım yıllarca da, ararken aşk niyetine yabancı kollarda uyumuştum Bu yüzden kimse kandırmadı beni, dindirmedi aşka susamışlığımı Hep eksikti hep yarım Ne yazık ki “Bu kez tamam” dediğimde de yarım kaldığını görüyorum Belki de sevmeyi beceremiyorum ben

    Öyle ya, deli sevdalar bana göre değil belkide Dümdüz, heyecansız, içimdeki kuşlar kanat çırpmadan ve tutkuyu kanımda hissetmeden yaşamalıyım aşkı Buna aşk denilirse tabii Bu yarım kalmışlık duygusu yok olur mu o zaman?

    Peki sen biliyor musun bu acıya katlanmanın ilacını? Bu yürek sancısını ne dindirecek? Bu geceler nasıl geçecek? Söyle yar, içimi kor gibi yakan bu ateş nasıl sönecek?

    Acelen var biliyorum Gideceksin, yaşanmamış zamanları da beraberinde götüreceksin Bunu hiç istemiyorum Ne berbat bir duygu bu

    İstemediğim bir şeyi yaşıyorum ve buna engel olamıyorum Benden bağımsız gelişiyor her şey Çarpmanın etkisiz elemanı gibiyim Ya da bir savaş filminin daha ilk karesinde atılan ilk kurşunla düşüp ölen ve bir daha da hiç görünmeyen figüran

    Haydi git, bu yol senin yolun Dilediğince özgür at adımlarını Kendin için iyi olanı yapıyorsun ya ne önemi var gerisinin Yaşadığımız kısa günlerin anısına sığınır, atlatmaya çalışırım bu acıyı Sensiz olmaktan daha kötü ne olabilir bu hayatta ki? Bir insanın başına en kötü şey gelmişse başka hiçbir şeyden korkmuyor Bir tek seni kaybetmekten korkuyordum, onu da yaşadım zaten Haydi git, merak etme, yaşayacağım Sensiz olsam da bu sevdayı yaşatacağım…


    safir
    Katılımcı

    Penceremin açık köşesinden tutsak Özlemlerin giriyor içeri.
    Üşüyorum, tenime tokat gibi çarpıyor soğuk sensizlik.
    Yapraksız dallara büyük bir dikkatle çakılıyor gözlerim,
    Çığlık oluyor sesime değen sessizlik… Yoksun işte.
    Penceremden giren kar tanesindede yoksun,eriyorsun…
    Ellerimde eriyor sensizlik,kar tanesi soğuk,soğuk sensizlik.
    Öyle özledim ki seni, yoksun işte.
    Pencerem buğulanmıyor hayli zamandır,ellerim kaybetmiş yeteneğini.
    Gözlerini çizemiyorum, gölgeni göremiyorum,yoksun işte…
    Penceremden giren kar tanesinde yoksun,eriyorsun,ellerimde eriyor sensizlik.
    Soğuk kar tanesi, soğuk sensizlik, yoksun işte…
    Ben tükendim gücüm yok,bir eksiklik var yüreğimde.
    Ufukları seyre dalıyorum arada,ufuktada yoksun.
    Bir demli çay gibi içmek seni, şimdi ne çaylar yudumluyorum ama yoksun işte.
    Yerde sen gökte sen varsın, aldığım nefessin ama yoksun.
    Sen, çoban yıldızına binen peri,yanağına damlayan her yağmur tanesi benim gözyaşlarım…
    Üzerime çöken her hüzün,senin hasretin…..
    Odama çöken soğukluk,senin yokluğun.
    Dilimden dökülen her söz,sana olan tutkum, vazgeçilmezliğin,ama yoksun…
    Dalgaların kumsalla birleşmesini, toprağın suya doymasını kıskandım.
    Dalından kopan bir yaprak gibi yanımdaki boşluğun,ama sen yoksun.
    Gülüşüm yok artık,yoksun,sesin çınlıyor sadece kulaklarımda.
    Geceye anlatıyorum seni, sabaha kadar ağlıyor gece benimle.
    Bakıyorum ıslak gözlerle cama, belki gelirsin diye…
    Gece gündüze yine küskün, sabah gün doğarken yalnız kalıyorum.
    Gece sıyrılıp gidiyor düşlerimde olduğu gibi, ama yoksun işte.
    Günün hiç doğmamasını düşünerek başlıyorum geceye.
    Ama oda bırakıyor beni sensiz sabahların koynuna senin gibi.
    Ama seslenen sen değilsin sanki,aslında bende yokum.
    Bedenim bıraktığın yerde, ruhum bilinmezlerde.
    Aslında özlem değil bendeki, belki acı, biraz sitem, birazda kahır…
    Veya neyse işte adını sen koy, kalbime koyduğun acı gibi..

    #100030827

    ahmtdgr
    Katılımcı

    1)
    Biz denk değiliz
    Bunu kabul etmek zorundayım
    Sana karşı olan sevgimin karşısında
    Gözlerim körelmemeli
    Körelirse sana bağnazca tutulurum
    Diye düşünüyorum son birkaç gündür
    Bu düşünceler arasında şunu da kabul etmek zorundayım
    Güzel gözlü
    Sana bağnazca tutulmuş haldeyim
    Seni düşünmeden duramıyorum
    Her yanımdasın
    Hayatımı kuşatmış haldesin
    Aldığım nefestesin
    Seni inanamayacağın kadar çok seviyorum
    Ve bu tutkum bana acılar yaşatıyor
    Sana kavuşamazsam yıkılırım aldığım son nefesim olursun
    Bunun farkında bile değilsin
    Seni bir daha göremezsem acılara
    Mahkum olurum
    Sevdan karşısında
    Bitap haldeyim
    Ama biz denk değiliz

    2)
    Artık nesnel düşünüyorum
    Zifiri karanlıklardan benliğimi çekerek
    Seni ciddi ciddi düşünmeye başladım
    Düşüncelerini duygularını okuyorum
    Ve seni düşünüyorum
    Kendimi ve sevgini bir kenara atarak
    Seni düşünüyorum
    Ve denk olmayan yönlerimiz beliriyor bir anda karanlıklardan
    Senin de düşündüğün farkları buluyorum

    Gözlerindeki anlam belki bir şey ifade etmiyor
    Beni sevmiyorsun bile aklından bile geçmiyorum
    Belki
    Yani anlayacağım gibi biz denk değiliz galiba
    Ben boşuna sana bu kadar bağlandım
    Doğrusu içinde bulunduğum sıkıntılı dönemden
    Kurtuluş için bir nebze olsun soluk almak gibi
    Bir şey galiba sana karşı beslediğim sevda
    Ama şundan eminim ki
    Seni ölümüne seviyorum
    Seni seviyorum
    Beni sevmeme ihtimaline rağmen
    Seni ölümüne seviyorum ÇİĞ tanesi
    Ömrümün son DEMİM
    Tüm dengesizliklere rağmen
    Seni seviyorum?.

    #100030847

    ahmtdgr
    Katılımcı

    1)
    Adın dilimden düşmez oldu
    Geceleri rüyalarımdan eksik olmuyorsun
    Gece uyduğumda yastığımın altında
    Sabah uyandığımda karşımda
    Gece karanlığında yolumu aydınlatan ışıkta
    Gündüz ruhuma huzur veren gökyüzünün maviliğinde
    Adını arıyorum belirsiz adreslerde
    Sana ulaşabileceğim bir yolu bulabilirim diye
    Adını arıyorum adreslerde
    Ama yok sana ulaşabileceğim bir adres yok
    Yok bir çıkış yolu

    Sana aşık olduğumu artık kabul ediyorum
    Hem de ölürcesine aşığım sana
    Seni sevdiğimi inkar edemem
    Sana kör kütük aşığım
    Seni görmediğim günler inan ızdıraplarla dolu
    Seni görebileceğim günleri iple çekiyorum

    O kadar güzelsin ki sana bakmaya kıyamıyorum
    Gözlerin o kadar güzel ki gözlerine bakamıyorum
    Ruhunda sakladığın o dinginlik beni eritiyor.
    Seni gördüğümde eriyor kalbim
    Ruhumla
    Eriyorum

    Aradaki mesafe ve acılarım sana doğru bir adım atmama engel
    Güzelim sana mahkumum sana aşığım her şeye rağmen her şeye inat
    Seni seviyorum

    Sana bir de açılabilsem
    Açabilsem kalbini
    Dalıp boğulabilsem gözlerinde
    İnan hayata yeniden başlamış gibi olacağım.

    2)
    Senin de bana karşı boş olmadığını biliyorum
    Yaşadıklarımı hissettiklerimi senin de yaşadığını hissettiğini biliyorum
    Hayatın bana verdiği kazandırdığı nimetlerden
    Biri de insanların düşüncelerini ve duygularını okuyabildiğimi bilmiyorsun
    Duyguların beni etkiliyor
    Adım kadar eminim ki
    Sen de beni seviyorsun
    Ama duygularımdan emin değilsin
    Seni sevdiğimi tahmin edip duruyorsun
    Sevdan karşılıklı sevdan yalnız değil
    Ay parçası kadar güzel
    Ruhumu bedenimi hayatımı her şeyimi sana adıyorum
    Gerçekten seviyorsan
    Benim toprağa gömdüğüm ve ben da artık olmayan cesarete
    Sahipsen gel kendimi sana adıyorum
    Sana bir şey sormak isteyip istemediğimi sordun
    İşte sana sorum
    Beni sen de seviyorsan
    Gelir misin
    Kalbimde açan son gül olur musun
    Dikenleri ellerimi kanatan güllere
    Acılarıma dertlerime
    İnat baki gülüm olur musun
    Kalbimde açan son çiğdem olur musun
    İşte sana sorularım
    Güzel kız
    Tüm varlığımla seni ve yanıtlarını beklemekteyim
    Uçurumlarda?.
    Seni sevdiğimi haykırıp durduğum uçurumlarda seni ve yanıtını bekliyorum
    Ay parçası kadar güzel
    Bakmaya bile kıyamadığım
    Çiğ tanesi

    28.05.07
    AHMET DOĞRU


    Sema
    Katılımcı

    Henüz doğmadan sonsuz ışığa kavuşan yavruma ithafımdır.

    Tam 10 yıl oldu senden ayrılalı
    İçimdeki sonsuz acıyı anlatamam bebeğim
    Annem derdi sende anne olunca anlarsın diye
    Ama sen hiç anne olamayacaksın ki anlayasın beni bebeğim
    Tüm bunları senin o güzel gözlerine bakarak
    Öperek koklayarak anlatmak isterdim
    Yazarak değil sana sarılarak,
    Kokunu içime çekerek
    Dinlemeni isterdim
    Biliyorum ki duyuyorsun beni
    Sonsuz nurla dolu ışığın içinde
    Beni duyuyorsun
    Bu sana yazdığım ilk mektubum bebeğim
    Tam 10 yıl gecikmiş olan bir mektup

    Bir bebeğin olacak dediğinde doktor
    Ne çok sevinmiştim bi bilsen
    Canımdan bir can,
    Kanımla besleyeceğim bir varlık..
    Seninle neler yapacağımızı anlatırdım geceleri
    Şimdiki gibi o zamanda duyardın beni
    Biliyorum..
    Cinsiyetini bilmiyordum o zamanlar
    Ne fark ederdi ki
    Sen benim bebeğimdin
    Canımdan bir parçaydın
    Kız yada erkek..
    Benimdin sen..
    İçimde büyüdüğünü hissettikçe
    Dünyalar benim olurdu bebeğim
    Müzik dinlerdik seninle birlikte
    Benimle mutlu olurdun sende
    Bilirdim ki ağladığımda sen de ağlardın benimle
    Seni üzmemek için ağlamazdım hiç bebeğim
    Sana bir an önce kavuşmak için
    Hiç durmasın zaman hızla geçsin isterdim
    Oysa öyle yavaş geçerdi ki zaman
    Heyecanla bekliyordum anne olacağım günü
    Bana minik gözlerinle bakacağın o anı..
    Minicik ellerin ve ayakların olacaktı
    Bakmaya bile kıyamayacaktım belki sana
    Öpmelere doyamayacaktım
    Anne diyecektin o masumane sesinle
    Yavrumm diye sarılacaktım bende sana
    Koynumda uyuyacaktın mışıl mışıl
    Belki?
    Hiç öğrenemedim bu ?belki?leri seninle bebeğim.

    Acılar içinde uyandığım o sabah
    Anlamıştım bu ?belki?lerin ?asla? olacağını
    Hastaneye gidene kadar bir işaret bekledim senden
    Buradayım anne korkma demeni bekledim
    Ama demedin.. bir işaret bile göndermedin..
    Çektiğim acılar korkumun yanında çok azdı bebeğim
    Hastaneye ulaştığımızda ise korkularım
    Dayanılmaz derecedeydi artık
    Çığlıklar atıyordum, ?kurtarın bebeğimi lütfen kurtarın?
    İlk muayenede kalp atışlarını duyamadığını söyledi doktor
    Ne hissettiğimi anlayabilirmisin o anda bebeğim..
    İri iri açılmış gözlerimle
    ?Ne diyorsun doktor, bebeğim yaşıyor
    o içimde hala kurtarın onu? diyebildim sadece
    Kendime geldiğimde her şey için çok geçti artık
    Beni bırakıp gitmiştin sen sonsuz ışığa
    Doktor ?Kızınızı kaybettik çok üzgünüm? dediğinde
    Beynimdeki uğultularla birlikte ağladım bebeğim
    Ağladım..ağladım..
    Bir kız.. Kızım olacaktı demek ki
    Bir kız olacağını o an öğrenmiştim
    Bir anne için bu ne demek bilemezsin bebeğim
    İçimden parçalarcasına aldıklarında seni
    Hissettiğim boşluğu da bilemezsin
    Canım acılardan değil seni kaybetmekten yandı bebeğim
    Seni unuttum sanıyorlar ama seni hiç unutmadım ki bebeğim
    Bazı geceler görürüm rüyamda seni
    Kocaman bir kız olmuşsun
    Omuzlarından dökülen ipek gibi saçların
    Özlemle anneciğim diyip sarılışın
    Kokunu içime çekerek seni öpüşüm
    O kadar gerçekti ki..
    O günün sabahı hiç uyanmamak isteği olurdu içimde
    Senelerin özlemi bir rüyayla geçer mi sanki
    Ahh be bebeğim ne olurdu sanki
    Yüzünü yüzüme sürseydin
    Bana bir kez ?anne? deseydin..

    Seni hiç unutamadım bebeğim
    Şu anda da seni ilk günkü kadar çok seviyorum
    Her gece annene gelmeyi unutma olur mu yavrum
    Bir gün ben de sana geleceğim
    O güne kadar, sana özlemimi anlatan mektuplar yazacağım
    Hiç postalamasam bile yerine ulaşacağından eminim
    Burada değilsin belki ama
    Beni duyuyorsun biliyorum.
    Seni çok seviyorum yavrum
    Allah?a emanet ol..

    Bana bir kez anne deseydin
    1.Mektup

    #100030048

    Aysun
    Katılımcı

    Birgün yanında ben olmayacağım…
    Sana dokunuşlarımı özleyeceksin.
    Seni sevişlerimi,
    Sevgi dolu seslenişlerimi,
    Üşüme diye üzerini örtüşlerimi…

    Uyandığında benden izler bulmak isteyeceksin.
    Günaydın aşkım deyişimi,
    Sen ayılmaya çalışırken ki gülümseyişimi,
    Uykudan kurtulma çabanı izleyişimi…

    Mutsuzluğunda beni aklına getireceksin.
    Mutsuzluğunla acı çekişimi,
    Gözyaşlarını elimle silişimi,
    Sana sımsıkı sarılıp teselli edişimi..

    Mutlu olduğunda; ‘neden yanımda değilsin’ diyeceksin.
    Arayacaksın çocuksu gülüşlerimi.
    Gülünce yanaklarımın pembeleşmesini,
    El ele sekerek yürüyüşlerimizi.

    Birgün yanında ben olmayacağım.
    Arayacaksın her an’ında beni
    Gözlerinin önüne getireceksin silüetimi
    Sana gülümsüyor olmayacağım…

    Unutma aşkım;
    Çok güzel anılarımız var
    Her yer senle,benle dopdolu….

    Taa ki sen sen bunları hiçe sayıp,
    Özgürlük sevdana düştüğün;
    Macera arayışına kapılıp,
    Yaşamı maceradan sayıp,
    Yuvadan uçtuğun an’a kadar…
    (04.10.2006)

    Birgün anlayacaksın.
    Ama bil ki,
    O gün yanında ben olmayacağım…..

    Hatice Ay

    #100028837

    Konu: BİLME

    forumda BİLME

    Bülent
    Katılımcı

    Sıyrılıp çırılçıplak herşeyimden
    Okşarken ürperiyorum,
    Ürküyorum ellerinden.
    Sarılıp bağrına basarken
    Kırıyorsun korkuyorum
    Gitme n’olursun yalvarıyorum!

    Karnımda yediveren güllerim
    Kırılır, kırılır ellerim
    Daralır, daralır yüreğim, gitme!
    Hep aynı, yine, yeniden
    Kanarım, dolarım, boşalırım, eririm
    Bir fiske yeter, vurma paramparçayım!
    Arsız bir böcek gibi
    İnadımdan ayakta
    İnatla güzel
    İnadımdan bal akar hala dudakta, gitme!

    Hüzünlerim erir, kurur gözyaşlarım
    Kokuları köpük köpük denizlerim
    Sıcacık parlak güneşlerim
    Sabahlarım ne güzel, gitme!
    Gelsin iblislerin en hayasızı gece,
    Hadi hazırım herşeye
    Oyun, oyun, oyun
    Körebeyim ben
    Çıldırtan sen, kışkırtan sen,
    Kudurtan sen, saklanan sen…
    Görüyorum, biliyorum
    Orda bir yerdesin
    Çıplak, çırılçıplak
    Gerçek!

    Yarısı sen, yarısı ben
    Yarısı kanat, yarısı yürek
    Dışı kabuk, içi parlak
    Akar irin akar,
    Bağırır ses cırlak!
    Tanrım!
    Tanırım!
    Erkek!

    Aynam sana bakar
    Saçım sana taranır
    Gözüm sana kayar
    Etim ister canım çeker.
    İnce belli bardak
    Gerdan kıran kaltak
    Kaypak şeytan ben miyim, bak?

    Tüllerin ardında sen ve ben
    Buğulu sisli aynıyız.
    Üşürüz sabahları ayazda
    Yanarız ateşlerde
    Kanarız kırmızı
    Güler, oynar, söveriz
    Ağlarız acılarda
    Görmek istiyorum aç içini, gitme!

    Yaraların?
    Hep bildik yaralar
    Gül basarım, öperim
    Ya ötesi?
    Ötesinde ne var?
    Gitme, konuş yalvarırım!
    Bu öfke, korkun neden?
    Ölüm?
    Birlikte ölelim hadi!
    Ya da tutma uçsun kelebekler!
    Gel yere inelim beraber
    Kaf dağının ardındaki güzele
    Mağaradaki cine, hadi!
    Aç bakmak istiyorum içine, gitme!

    Mis kokum hanımellerim yetmez mi?
    Dayanırım, hala kanar yürek
    Kuşlarım göçtü, hala kıpırdar içim
    Denizlerim bitti
    Boşa çekerim, gitmez kürek!
    Gitme yoruldum!

    Gitme dur!
    Neydi bana diyeceğin
    Neydi, neydi?
    Haykır hadi, söyle!
    Kuşlar, karıncalar bile sırdaş
    Saklanma, kaçma, yaklaş
    Hep esrarlı, kaypak
    Bu kadar içimdeyken
    Bu kadar uzak!
    Yanıyorum ateşlerde
    Yalınayak
    Gitme, kavruldum!
    Yüreğim yüreğinde atar,
    Kanım kanına ateş salar,
    Yarılır çatlarım damar damar
    Yine uzak, yine uzak!

    Boşa koştun, yorulmadın mı?
    Bağlasam durmaz dalaşın
    Hırsından zincirleri kırarak,
    Avlanacak av kalmadı, bırak!
    İstemem, okşa saçımı
    Dizimde uyu, kokla koynumu
    İstemem gitme, bırak oyunu
    Gitme yoruldum!
    Gitme yoruldun!

    Hep tetikte yürek, gitme
    Tüm yollar bildik
    Sular hep aynı
    Heryerde aynı güneş
    Aynı soğuk, aynı sıcak, gitme.
    Kurudu toprağım
    Çatladı dudaklarım
    Susadım…
    Avutmuyor rüzgarın sesi
    Aksa da boş çağlayanlar, çeşmeler
    Kırıldı testim…
    Yitirdim seni, biliyorum
    Anladım…
    Aynı güneş değil doğan
    Aynı soğuk değil üşüdüğümüz
    Aynı yağmur değil yağan
    Aynı yolcu değiliz giden
    Anladım…

    Senin gözlerinden baktım içine
    Oradasın hep gitsen de
    Burada değilsin gelsen de
    Gördüm…
    Sorma gördüklerimi
    Bildiklerimi sorma
    Duyma dayanamam, işitme.
    Sen öyle kal.
    Git.
    Bilme…

    19.03.2005 Ankara

    #100028308

    Aysun
    Katılımcı

    Birgün sende anlayacaksın..
    Kalabalıklardan kaçıp,
    Dizlerini karnına kadar çekip ağlayacaksın!
    İşte o an özleyeceksin..
    Eski sevgilini değil,
    Pili bitmiş oyuncak ayını..
    Yanından ayırmadığın saflığını..
    Sen de birgün anlayacaksın
    Dizlerini karnına kadar çekip,
    Çocukluğuna ağlayacaksın..
    O küçük kız çocuğu değilsin artık..
    Tel sarar kızıma tel sarar diyen babana
    Benzemeyecek bazı erkeklerin gözleri
    Ve özleyeceksin kendini
    O küçük kız çocuğu değilsin artık..
    Ama birgün sende anlayacaksın
    Kenarları dantelli elbisesiyle
    Saçlarını özene bezene
    Yanlara ördüğün bez bebeğini
    Nereye koyduğunu
    Hatırlaman gerektiğini..

    Ceyhun Yılmaz

    #100027770

    Aysun
    Katılımcı

    Sen sen diye yazdıklarım sen değilsin
    Yanlış anlama…
    Ağlamalarım sana değil
    Sen üstüne alınma…
    Ben seni yazmakla
    seni yazıyor değilim
    Senmişsin gibi algılama…
    Sen demelerim lafın gelişi
    Sen sen olmaktan çıktın çoktan
    Ben’im bu aşk artık anla…

    Nurdan Ünsal

    #100027328

    Ogniela
    Katılımcı

    Bu gün de sensizim
    Hasret günlüğümün son sayfasına,
    Bu gün de sensizim diye başladım.
    Oturdum resminin tam karşısına,
    Sensizim yalnızım diye ağladım.

    Satırlar yetmedi benim derdime,
    Yetmedi kalemler bitmez sevgime.
    İç çekip bakarken solmuş resmine,
    Bu gün de sensizim diye ağladım.

    Yanımda değilsin artık bellidir,
    Sonunda gerçeği elbet anladım.
    Ne çare bendeki sonsuz sevgidir,
    Sevgiler kadersiz deyip ağladım.

    Yarın da sensiz bir gün başlayacak,
    Yarın da gönlüme huzur dolmayacak.
    Ne yazık bu beden sensiz yaşayacak,
    Sensizlik kaderim deyip ağladım.

    #100027125

    Bülent
    Katılımcı

    Sevgilim seni unutmam mümkün mü?
    Her mektubunla vurma yerden yere
    Hiç yazmayanlar yarine küskün mü?
    Verme kendini sitemkâr sözlere

    Sanmaki zaman vuslata akıyor
    Bitmez hasretin güne gün takıyor
    Ne yana dönsem bir resmin bakıyor,
    Öyle hasretim ki senli günlere

    Gamlı yaşantım sürse de sürgünde;
    Düşünme beni mutlu ol köşkünde.
    Garip sevdiğin ilk gün ki sözünde
    İnanma sakın gelmez diyenlere

    Hep bekleyecek değilsin sevdiğim;
    Elbette bir gün çıkıp geleceğim.
    Her seven gibi bende güleceğim
    Dolaşacağım göğsüm gere gere

    20.11.2004

    #100026585

    Bülent
    Katılımcı

    Sana böyle gelmeyecektim İstanbul! …
    Bir başıma,yüzümde anlamsız bir ifadeyle değil,
    Seninle yaşamaya,seni tatmaya,
    Koşar gibi,
    Sarılır gibi sana,
    Umut dolu,hiç görmemiş olsak da birbirimizi,
    Hasretle gelecektim…
    Olmadı…
    Tutamadım sözümü,
    Yalnızlığımı da alıp geldim sana.
    Ki sen,yalnızlık nedir bilmezsin de,
    O en kalabalıklarda,
    Yine de bir medet umma,
    Giden gider,terkedilirsin sen de…
    Ben yalnızlığımı da vermem sana,
    Yalnızlığımı alıp gideni sen aldın,
    Yalnızlığımı da vermem sana…
    Öyle mahsun bakma Kız Kulesi,
    Bir başkasını da arama yanımda,
    Sana onunla gelecektim,
    Onunla…
    Senden gelenle,
    Benden gidenle ve yine sana dönenle…
    Öyle bakma ne olur,
    Sen de yalnızsın,hüzünlüsün,
    Ama burdasın…
    Bense çok uzaklarda…
    Yalnız başıma dolaşmayacaktım kalabalık kaldırımlarda,
    Hayaller kuracaktık onunla,boğazda martılarla,
    Böyle hüzünlere boğulmayacaktım,
    Onu aramayacaktım her baktığım yerde,
    Uğruna yazılan şarkıları bir bir söylemeyecektim sana,
    ‘Ah İstanbul! ‘ diye diye gözyaşımı akıtmayacaktım boğaza,
    Yabancı olmayacaktım sana,
    O benden gitmeseydi,
    Soğumayacaktım insanlarından.
    Hayallerimi gerçekleştireceğim yer burası olacaktı çünkü,
    Sevdiğim insanla,senin olanla! …
    Senin benden tekrar çaldığınla!
    Sen çaldın işte İstanbul,
    Nasıl da kandırdın,
    Çok mu yalnızdın,
    Ona çok mu muhtaçtın,
    Ben kadar çok mu sevmiştin? …
    Ki beni,
    Yersiz yurtsuz bıraktın! …
    Onu sen çaldın…
    Sen! …
    Buralara kadar geldim,
    O kadar da mükemmel misin diye,
    Ki umrumda da değilsin artık,
    Bir kere görebilseydim benden çaldığını,
    Yanımda olması gerekirken,olmayanı…
    Hangi tepenin ardına sakladın onu,
    Onu ben kadar çok mu sevdin sanki,
    Çok mu muhtaçtın ona,
    Benden mi kıskandın,
    Eksildin mi ki onun yokluğunda,
    Kolumu kanadımı kırdın da…
    Öyle gözü yaşlı bakma bana Kız Kulesi!
    Sen bari konuş,anla beni…
    Neleri susuyorsun içinde kimbilir ki.
    Ama anlıyorsun ya sevdanın,sevdalının halinden…
    Ben yokken bir başkasıyla onu gördün mü?
    Hayallerimde yalnız kaldım ben,
    Sana da yetim bir sevdayla geldim ben,
    O, seni bir masal gibi anlatırken bana,
    O zaman aşık oldum sana ben…
    Bir senin için geldim buralara,
    Bir de seni masal yapan için…
    O en kalabalığı da,o da,
    İstanbul’un olsun…
    Anladım ki…
    İstanbul sevdadan yoksun…
    Gözün yaşlı Kız Kulesi…
    Bak…
    Sen de ağlıyorsun…

    13.02.06

    #100026241

    Ogniela
    Katılımcı

    Tutuklu Mektup
    Gecenin bir yarısı,ben yine uykusuz,ben yine anılarla başbaşayım.
    Sağ elime uykularım birikmiş.
    Sol elimde senin okuyacağını umduğum kelimeler saklı.
    Senin beni duyacağını umduğum tutuklu cümleler…
    Sırf ellerin değdi diye o mektupları yırtıp atamıyorum.
    Sırf birlikte güzel çıkalım diye poz verdiğin için o resimlere kıyamıyorum.
    Ne de güzel bakmışsın öyle,ne de güzel yazmışsın ey benim kalp ağrısı yarim.
    O ellerinle tutupta bana verdiğin güle senin kokun sinmiş.
    Sen benim gül kokulu yarim değilsin,o gül benim özlem kokan çiçeğim…
    Masama senin su içtiğin bardağı kalemlik yapıp koymuşum.
    Doğum günümde aldığın o tişörtü bile daha yıkayamadım.
    Korktum ellerinin dokunuşuyla bedenime işleyen büyü kaybolacak diye.
    Ya o deniz kabuğu…
    Ellerime her alışımda,bir eşinin sende olduğunu bilerek ellerine dokunuyorum sanki,seni hissediyorum.
    Sırf sen beğendiğin için hep aynı parfümü kullanıyorum.
    Ellerinin nemi bulaşmıştır diye,o kitapları okumaya kıyamıyorum,bir gün yıpranıpta eskiyecek diye.

    Senin,seni bulmasını istediğin hayallerin
    benimse,peşinden koşmayı beklediğim hayallerim vardı.
    O hayal gelip seni buldu,bende hayalimin peşinden gitmeyi başardım.
    Yani bizim hayallerimiz gerçek oldu.
    İşte o hayal ki beni sana,seni bana emanet etti.
    İşte bu yüzden ki ne geceler düşünmeye yetiyor,nede içimizdekiler tükeniyor.
    İşte bu yüzden anılar hiç rahat durmuyor.
    İşte bu yüzden dillerimiz yalan söylemeyi hiç beceremiyor.
    Aslında çözüm sandığımız şeyler, sırf bu yüzden yüreğimize aşk acısını ekip duruyor.
    Sana olan sevgimdendir konuşmadan seni çağıran bu tutuklu kelimeler.
    Hala yanımdasın her an.
    Ah sevgilim,işte bu yüzden her yerde sen,her yerde hatıran…

    (O’na)

    Serkan Er


    Ogniela
    Katılımcı

    şimdi burda değilsin….
    ama beni duyuyosun…biliyorum…
    kapat gözlerini benim için ve dinle n’olur…
    bak yoksun…
    bunun anlamını biliyomusunn….
    yokluğun
    yüreğimmdeki bu yıldızsız,
    bu dipsiz, karanlık gece…
    yokluğun, odamın duvarlarına astığım suretlerine bakarken,
    unuttuğum dalgın gözlerim….
    yokluğun yastığımda bıraktığın bu kimsesiz saç telleri…
    sırf kalemini değdirdiğin için atmaya kıyamadığım bu kağıtlar…
    her an gözümün önünde sakladığım mektupların,
    peçetelere yazdığın şiirlerin,
    hediyelerini sardığın paket kağıtların…
    sen gidince,
    hala sen kokuyodur, diye üzerime giydiğim
    ve derinn derinn
    soluduğumm giysilerin….
    bu yarı deli…
    bu hayattan kopuk ruhum…
    kapat gözlerini ve bana baak….
    ben ne diye varsa gördüğün, işte o senin yokluğun….
    söyle.!
    sana neyi anlatayımm…
    sabaha karşı çalan telefonumun ucunda,
    n’luuur bana hayattan kötü davranma diyen…sayıklayan..
    o kırgın, o kendine çarpan sesini mi..! !

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 29) görüntüleniyor