1 ile 2 arası 2 sonuç (toplam 2) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100031533

    karcocuk
    Üye

    I.

    Ulu kavmin
    Asil Türk evlatları
    Ebedi İstiklal uğrana koş yarınlara
    Koş yarınlara yüksel arş?a

    Silkin ölü toprağı üzerinden
    Muhtaç olduğumuz kudret
    Damarlarımızdaki asil kanda mevcut
    Bunu biliyorsunuz!
    Asil evlatlar?

    ****

    II.

    Sapına kadar Atatürkçüyüm
    İngiliz, Fransız, Amerikan
    Ve diğer adını anmadığım
    Kukla milletler?
    Yüce Türk milleti sizi yine gömecek
    Lozan?a?

    ****

    III. -Onun istediği genç –

    ?Türk genci, devrimlerin ve rejimin sahibi ve bekçisidir.
    Bunların gerekliliğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır.
    Bunları güçsüz düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı duydu mu?
    Bu memleketin polisi vardır, adliyesi vardır demeyecektir.
    Hemen müdahale edecektir.
    Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla
    Yine düşünecek, demek adliyeyi de düzeltmek gerekir, diyecektir.
    Onu hapse atacaklar.
    Yasal yoldan itirazlarını yapmakla birlikte;
    Bana, İsmet Paşa?ya, meclise telgraflar yağdırıp,
    Haklı ve suçsuz olduğu için serbest bırakılmasını, korunmasını istemeyecek,
    Diyecek ki: Ben kanaatimin gereğini yaptım.
    Müdahale ve eylemimde haklıyım.
    Eğer buraya haksız olarak gelmişsem,
    Bu haksızlığı oluşturan nedenleri düzeltmek de benim görevimdir.
    İşte, benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği…?

    ****

    IV.

    Ulu önderin Samsun?a çıktığı çizmenin çamuru olamaz
    Vatanı satan vatansız topraklarda yatan hainler
    Biz de bu yoldan gidip yolsuz olmayalım
    Türk milletini aziz ve üstün kılalım.

    Kahraman ordumuz gerecek gözlerini
    Ateş püskürecek
    Bayrağa uzanan ellere
    Türk?e kefen biçenin
    Kellesini biçelim!
    Hep beraber?

    Bu topraklar dikenin üzeri gibidir
    Ya istiklal bizim olmalı yâda ölüm!

    Sezer Çalışkanoğ

    #100020972

    tatlibela
    Katılımcı

    Bitmişse
    Kızıllığını avuç avuç içtiğimiz şafaklar
    Öğleler, ikindiler çoktan geçmişse
    Bir akşamüstü garipliği
    Sarmışsa her yeri
    Güneş devrilmiş
    Renkler solmuş
    Sesler kesilmişse
    Son kuşlar da geçip gitmişlerse ufuktan
    Ve çiçekler
    Bükmüşse boyunlarını dalgın dalgın
    Bil ki ölüm saati gelmiştir
    Senden uzak, kendimden uzak
    Tüm umutlardan ve her şeyden uzak
    Ben ölmüşümdür uzaklarda bir yerde
    Gövdesini kurtların oyduğu
    Bir ağaç gibi devrilmişimdir
    O anı sen bileceksin herkesten önce
    Herkesten iyi sen anlıyacaksın
    Çaresizliğini, yıkılmışlığını
    Sevdiğin adamın
    Ve seni nasıl sevdiğini
    Duyacaksın derinden derine
    Belli belirsiz
    Bir gölge düşecek gözlerine
    Fakat ağlamıyacaksın, ağlamıyacaksın
    Sen tek gelinim, sen tek kadınım
    Sen güzelim, nazlım, bebeğim
    Kadersizim sen
    Gülerken ağlayanım, ağlarken gülenim
    Varlığım, nedenim, alınyazım benim
    Elbette ağlamıyacaksın
    Çünkü sonsuzluklar
    Sonsuz sevenler içindir
    Çünkü ölüm
    Sevmeyi ve ölmeyi bilenler içindir.

1 ile 2 arası 2 sonuç (toplam 2) görüntüleniyor