16 ile 30 arası 15 sonuç (toplam 653) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034735

    Konu: SEVGİLİ BEN !

    grup forumunda Arzu ALTINÇİÇEK

    Kaptan
    Yönetici

    Sevgili ben;

    kaç mevsimlik suskunluğu vardı arzuların, saymadım
    Yıldızlı gecelerde bile yönümü bulamazdım
    çünkü; her yanım dört duvar yalnızlık

    oysa sevmeye açtım, sevilmek kadar sevişmeye de
    akşamları kısık sokak lambalarının ışığı öperdi bedenimi
    kuytularda kendi dokunuşlarıma ses olurdu o saçma sapan şiirlerim
    an gelir öfkem olurdu
    yeri gelir en büyük çığlığım

    her defasında bir kadehle başlardı boşalmaya gözlerimden acizliğim
    ve titrek dudaklarımdan keskin bir şarkı düşerdi
    her şey susardı sanki
    her şey donardı.

    renkler silinirdi, bilinirdi sebebi
    siyah beyaz resimler keşkeli cümlelerle süslenirdi
    ne kadar saklasam da ele verirdi kırılganlıklarım saçlarımda kendini

    uykusuz saatler bir çizik daha atardı yüzüme
    bilirdim
    ama yapacak bir şey yok

    erguvanlara bulansa da, anıların hep üşüten bir yanı vardı
    ve mavilerin buz kesikleri
    ne bedenim
    ne ellerim…yüreğim titrerdi
    yüreğim tir tir

    herkese bir aşk düşer mi? cevabını kim bilirdi?

    tek korkum y a l n ı z l ı k…

    kalabalıkların uğultusunda bir cümle yakalamaya çalışıyorum
    sıcak
    sadece bana öze
    ya da tensel açlıktan uzak bir el uzansın elime yeter, bir “merhaba” için
    gidişlere alışkın gönlüm nasılsa ama
    gelişler önemliymiş asıl
    b i l i y o r u m

    turuncuların içinden kırmızıları çektim
    mevsim sapsarı

    tarihler değişse de takvimler hep yedi güne gebe
    temmuz nisan çamurlarına bulanık ama o halinden memnun
    batak gülleri süslerken yaz düşleri
    lacivertler hep kıskançsa
    kime ne !

    aşk; kaç yıldır suskunluğumsun
    bir ben biliyorum bunu.

    sesimden düşen kahkalarıma kanmışlarsa benim suçum değil bakıp da görmeyişleri

    aşk; her halimi saklayan siyah bir elbisesin üzerimde…renklerime sırdaş

    oysa ne kadar da net ortada duruşum,
    ne kadar da kollarım savruk
    hangi yana çekseler giderim zannedenler
    ne kadar da haksız

    kilitleri vurmuşum bir kez
    ne öncesi ne sonrası
    hep o andayım

    sana tutsağım a ş k, sana niyetli ama sen y o k s u n.

    aşk;
    tütsülü gecelerin kokusunda terli şiirsin sabaha
    rengin kırmızı…
    utanmak mı gerekir koynunda uyurken ya da vaftiz mi gerekir su akışında sevişleri

    dar sokaklarda düşer yasaklı adın
    ya ihanettir gölgen, ya gölgende ihanetler.
    her türlü yapış yapışsın ama her türlü kapış kapış

    sağ koluma takmışım denizi sınırlar çiziyorum
    ağırlaşıyor ihanet kokuları şehrin
    git gide yamacıma geliyor ayrılık
    ötesinde
    zamana vuran metal kurşunlarda yalnızlığım

    bir ben yakınım kendime
    sonra
    yine ben
    yine ben

    en çok da kendimle konuşmalarımı sever oldum ayrılıklar üstüne.
    bu sabah yabancı olsam aynaya
    hiçbir kıyafet olmasa üzerime
    adımı unutmuş olsa çevremdekiler ve ben hatırlamasam düne aitleri

    çocukluk kumbaramda biriktirdiğim dünlerle
    günleri harcıyorum
    elim açık
    avucumda o kadar çok bozuk günler var ki
    var mı aranızda bütünleyecek yıllarımı?
    üstü sizde kalsın !
    nasılsa aşk herkese lazım

    yalnızlıktan başka kuruşum yok…

    aşk; seninle dolu nice yıllarım olsun.

    Sevgiler
    Sen


    kemaldogular
    Katılımcı

    Seni gördüm dün gece:
    Tarumar olmuş bahçelerde!
    Rüyamda, yirmi yıl sonra…
    Seni son gördüğümde, İstanbul?da:
    Zeytinburnu tren istasyonunda,
    Unuttun mu bilmem aynı durakta!
    Seni anacağım demiştim, elli yıl sonra…
    Gülümsemiştin bana tavşan dişlerinle,
    Şimdi sen anımsıyor musun?
    Unutursun demiştin, üç yıl sonra…
    Seni gördüm dün gece, yıllar sonra!
    Rüyamda; senin ismini yazdığım,
    Beşevlerde,fakültenin bahçesindeki o çamın altında,
    Hala son tuttuğum gibi ellerin,
    Can verdi bedenime hala o sıcaklığı,
    Rüyamda bile ellerini tutunca! …

    Kemal Doğular-2004-Alanya

    #100034659

    Konu: ANNEME…

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Canım Anneciğim
    Gül kokulu tatlı yanaklarından öpüyorum
    Anneler günün kutlu olsun!

    Öyle özledim ki sıcacık kucağını
    Keşke küçücük bir çocuk gibi
    Yine yatsam kucağına
    Uyusam korkusuzca, gül kokulu koynunda
    Sen saçlarımı okşasan sevgiyle
    Doyamadığım sana sıkıca sarılsam
    Aklıma senden ayrılışım geliyor
    Beni bırakıp da gidişin
    Çocuk kalbimde ilk kez
    Tohumları atılmıştı hasret çiçeğinin
    O gece yastığım sırılsıklam olmuştu göz yaşlarımdan
    Kimseler duymasın diye sessizce ağlamıştım ardından
    Rüyalarımda görürdüm seni
    Düşlerimde hep öperdin beni
    Ve öyle özlerdim ki..
    Annem şiiri vardı,
    Onu her okuduğumda
    Yüreğime bir hançer gelir sokulurdu..
    Hasretinle acır yanardı küçücük yüreğim..
    Sonrasında sana kavuştum.
    Ama çok da bir şey fark etmedi yokluğundan
    Yanında olsam da yine yoktun sen
    Saçlarımı okşayacak
    Beni öpüp koklayacak
    Zamanın hiç olmadı senin
    Hep yetiştirmen gereken işlerin vardı
    Hep koşturup duran bir annem
    Ve onu hasretle bekleyen ben
    Sabırla büyüttüm hasret çiçeğimi yüreğimde
    Büyüdü büyüdü ve büyüdü
    Ben hala hasretim sana anne
    Kucağına hasretim
    Fırsat bulup gösteremediğin sevgine hasretim
    Büyüdüm kocaman bir insan oldum
    Çocuklarım var bende anne oldum
    Ama hala hasretim sana annem
    Aramızdaki duvarı aşıp
    Bir türlü sana söyleyemediğim
    Sevgimi söylemek istiyorum
    Çok geç olmadan
    Anneciğim seni çok seviyorum
    Hem de canımdan çok
    Beni bırakıp tekrar gitmenden
    Seni kaybetmekten çok korkuyorum
    Bana verdiğin her şey için
    Teşekkür ederim anneciğim
    Verdiğin ve vermeye çalıştığın her şey için..

    Seni Çok Seven küçük kızın..

    Filiz Turan

    #100034685

    Konu: DUY BENİ…

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Ah bir duyabilsen sevdiğim
    Bir duyabilsen beni
    Haykırmak geliyor içimden
    Sevgimi aşkımı haykırmak
    Bütün dünya duysun dercesine
    Yüreğim kanatlanıp uçarcasına
    Haykırmak sadece sevgimi haykırmak
    Bir korkulu rüya görürsünde
    bağıramazsın ya…….
    Hani kaçmak istersinde
    Ama birtürlü kaçamazsın ya
    İşte öyle birtanem!
    İşte öyle….
    Ben yüreğime haykırıyorum
    Seni seviyorum diyorum
    Hemde milyonlarca defa
    Seni seviyorum.. seni seviyorum…
    İçtiğim suda aldığım solukta
    Sen varsın hep sen olacaksın
    Baktığım,gördüğüm,duyduğum,
    Herşeyde sen varsın hep sen….
    Yüreğimde sevgin gözlerimde hayalin
    Dudaklarımda ismin var
    Ben yine söylüyorum
    Seni seviyorum..seni seviyorum…
    Ama sen duymuyorsun
    Bu büyük aşkımı bilmiyorsun
    Bir ben biliyorum birde allah
    Seni ne çok sevdiğimi…
    Seni seviyorum ne olur duy artık beni….

    asla duymayacağını biliyorum……

    Filiz Turan

    #100034654

    Ayser
    Katılımcı

    Manevi boyutu yok, bayram etmeyeceğim,
    Haksızlık Hak getire, bütün yürekler kısır.
    Hazzına hasret kalıp yansam tütmeyeceğim,
    Yaşanmıyorsa eğer bayramlara münhasır?

    Herkes kendine göre bir yol tutturmuş gider,
    Göz görmez, kulak duymaz kalkmış tatile gider,
    İşte tam bu nokta da ?insanım? deme yeter!
    Düşünmemiz gereken âzamız tutmuş nasır?

    Yalnız özel gün değil ?kimine? her gün bayram,
    Adresini verseniz nerde ?samanlık seyran?,
    Gücü yetmeyen vardır, bakıyor garip, hayran,
    Çamur üstünde yatar, olsa altında hasır?

    Zaaflarımız taşkın, bundan hâlimiz yaman,
    Siyonist?ler pür-neşe kan ağlıyor Müslüman,
    ?Son gülen iyi güler? bekle! Gelecek zaman,
    Bayram edersem eğer, ağlar Suriye Mısır?

    Ayser ÖZBAKIR

    #100034621

    Hayat
    Katılımcı

    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı;

    iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de
    mutlu olamıyor.

    Önce yalnızdık.

    9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak
    geldik.

    Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi.

    Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi
    kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var dedik.

    Korktuk.

    ?Bunun sebebi ne?? diye sorduk kendimize. Cevabı yapıştırdık:

    ?Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var.

    O yüzden eksiklik hissediyoruz?. Peki, neye sahip olmamız gerekiyor?

    Çocukken ?yaşımız küçük? diye düşündük. Her istediğimizi yapamıyoruz.

    Kurallar, yasaklar var. Büyüyünce her şey yoluna girecek.

    Büyüdükçe bir şey değişmedi.

    Yine huzursuzduk. İçimizden bir ses aynı sözcükleri fısıldıyordu:

    ?Bir eksik var. Kafamız karıştı. Nasıl kurtulacağız bu iğrenç duygudan?

    Nasıl geçecek bu?

    Aklımıza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince geçecek. İşe girince geçecek.
    Para kazanınca geçecek. Tatile gidince geçecek. Okulu bitirdik. Diploma aldık.

    İşe girdik. Kartvizit aldık. Çalıştık. Para kazandık. Taşındık. Araba aldık.
    Çalıştık. Eve yeni eşyalar aldık. Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik.
    Kartviziti değiştirdik.

    Daha çok çalıştık. Daha çok para kazandık. Çalıştık. Çalıştık.

    Geçmedi.?Bir yerde bir eksik var? hissi, hala orada duruyordu.

    Bu sefer de ?Sevgilimiz olunca geçecek? dedik. ?Yalnızlığımız sona erince bu
    illetten kurtulacağız.

    ?Beklemeye başladık.

    Derken, biri çıktı karşımıza aşık olduk. Ve anında başka biri olduk.

    Daha güçlü, daha güzel, daha akıllı biri. Hesap cüzdanları, kartvizitler,

    hatta ilaçlar bile böyle hissetmemizi sağlamamıştı.

    Sevgilimizin gözlerinde, daha önce bize verilmemiş kadar büyük sevgi ve
    hayranlık gördük.

    Sevgilimizin gözlerinde Tanrı? yı gördük.

    Işığı gördük.?Tünelin ucundaki ışık b u olmalı? diye düşündük ?kurtulduk?.

    Sonra bir gün, daha dün bize deli gibi aşık olan insan çekip gidiverdi.

    Ya da artık eskisi gibi sevmediğini söyledi. Ya da başka birine aşık olduğunu
    söyledi.

    Ya da daha kötüsü, başka birine aşık oldu ama söylemedi.

    Telefonu açmamasından, elimizi tutmamasından, sevişmemesine bahane bulmak
    zorunda kalmamak için biz uyuduktan sonra yatağa gelmesinden anladık, bir
    terslik olduğunu.

    Belki de sevmekten vazgeçen veya terk eden sevgilimiz değildi, bizdik.

    Fark etmez. Sonuçta aşk bitti.

    Şimdi her yer bomboş. Şimdi tekrar yalnızız. Başladığımız yere döndük.

    Yıllarca uğraştık, eksiğin ne olduğunu bulamadık. Halbuki her şeyi denedik, her
    yere baktık.

    Öyle mi? Bakmadığımız bir yer kaldı.

    İçimize bakmadık.

    Eksik parçayı dışarıda aradık ama içimizde saklı olabileceğini akıl etmedik.

    Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye uğraştık ama kendimizi sevmedik.

    Şaşıracak bir şey yok, tabii ki sevmedik.

    Kendimizi sevsek bu kadar koşturur muyduk? Canımız yanmasın diye duvarların
    ardına saklanır mıydık?

    Kendimizi boş sanıp doldurmaya uğraşır mıydık? Terk edilmekten korkar mıydık?

    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.

    Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.

    İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.

    ?Herkes beni sevsin? diye uğraşınca kimse gerçekten sevmiyor, herkes sevgisine
    şart koyuyor, sınır koyuyor.

    Oysa ?kendime duyduğum sevgi bana yeter? diye düşününce, kendimizi olduğumuz
    gibi kabullenince yarım tamamlanıyor.

    Her şey bir oluyor. İşte o zaman perde aralanıyor.

    Acı diniyor.

    İşte o zaman başka `bir`i bir araya gelerek, hesabın kitabın, korkunun kaygının
    hüküm sürdüğü sahte bir sevgi yerine, gerçek bir sevgi yaratılabiliyor…

    #100034627

    Hayat
    Katılımcı

    Karanlıktaymışlar. İki embriyo, bir ana rahminde?
    Her şeyden habersiz bekleşiyorlarmış, sudan bir beşiğin içinde?
    Sarılıp birbirlerine, karanlıkta uyumuşlar öylece?
    Haftalar geçmiş, ikizler gelişmiş.
    Elleri, ayakları belirginleşmiş.
    Gözleri çıktıkça meydana, Ikisi de çevrede olup biteni fark etmiş?
    Ne rahat, ne güvenli bir dünyaymış bu?
    Sıcak, ıslak, sevgi dolu?
    ?Öyle güzel bir dünyada yaşıyoruz ki? demişler, ??bize ne mutlu??
    Gel zaman git zaman, çevreyi keşfe girişmişler.
    Bu karanlık dünyayı ve hayatın kaynağını deşmişler.
    Onları besleyip büyüten kordonu fark edince O kordonla kendilerini var eden Anne?lerine şükretmişler.
    Sonra başlamış bir var oluş tartışması:
    ?Buraya nereden geldik, biz nasıl olduk? diye sormuş ikizler?
    ?Annemiz? demiş biri, ?O bizi var etti, bize can verdi.?
    ?Ne biliyorsun? diye itiraz etmiş öteki, ?Sen hiç Anneni görmedin ki??: ?Belki de o sadece zihnimizdedir. Anne inancı bizi rahatlattığı için uydurduğumuz bir şeydir.?
    Süredursun ana rahmindeki tartışma, ikizler büyüyüp gelişmişler.
    Rahme sığmaz olup tekmeleşmişler.
    Artık parmakları ve kulakları varmış kerataların?
    Büyüdükçe anlamışlar ki, yolun sonu yakın?
    Gün gelecek, bu güzelim hayat bitecek;
    Karanlık bir yolculuk, onları bir başka diyara çekecek.
    ?- Buradaki hayatımızın sonuna yaklaşıyoruz? diye fısıldamış ikizlerden biri efkarla?
    ?- Ben gitmek istemiyorum? diye diretmiş öteki; ?doyamadım ki daha hayata??
    ?- Ama mukadderat alnına yazılandır; dua et, belki doğumdan sonra hayat vardır.? Sormuş karamsar olan:
    ?- Bir gün bize hayat veren kordon kesilecek. Ondan sonra başımıza neler gelecek??
    Şiirle cevaplamış iyimser olan: ?Birçok giden/ memnun ki yerinden/ çok seneler geçti/ dönen yok seferinden??
    Ve günlerden bir gün, yer sarsılmış, duvarlar kasılmış.
    Dayanılmaz sancılarla ikizler beklenen günün geldiğini anlamış.
    Buruşuk kollarıyla birbirlerine son kez sarılıp vedalaşmışlar.
    Ve
    ?ömrümüz bitti? diye çığlık çığlığa ağlaşmışlar.
    Azrail sandıkları bir el kesmiş onları hayata bağlayan kordonu,
    Ağlaya ağlaya karanlık bir koridordan öbür hayata çıkmışlar…

    #100034631

    Konu: SENİ SEVİYORDUM

    grup forumunda İclal AYDIN

    Hayat
    Katılımcı

    Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi?
    Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
    İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri
    SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
    Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte?
    Güldüğün zaman yukarıya bakardın;
    Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı?
    Ne güzeldiler sen bilmiyordun?
    BEN SENİ SEVİYORDUM?
    Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
    Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
    Geri dönüyordu, çoğalarak
    Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun
    Kalp ağrısı oluyordun,
    Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
    Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
    Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
    Cesurduk?
    Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller?
    Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun?
    Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
    Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
    Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamlarıDerken bir gün uzaktan gördüm seni?
    Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
    Kalbimi acıttı her zamanki gibi?
    Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
    Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi?

    #100034571

    Konu: AŞK BU!…

    grup forumunda Abdulhamit GÜLLÜK

    Hayat
    Katılımcı

    Denizlerin dalgalı, fırtınaların sert,
    Yüreğin mert olacak!
    Başın dumanlı, dağların karlı,
    İçin hüzün, gönlün matemlidir sevgilim…
    Fırtınalı zamanlarda sığınacağın
    Barınağın bile olmayacak…
    İsyan edeceksin gecelere
    Gökteki yıldızlar ümidin olacak,
    Karlı dağlar gibi sevdayı yaşayacaksın,
    Bazen kızgın çöllere düşeceksin,
    Kerbelayı ruhunda yaşatacaksın,
    Bir damla suya hasret kalacaksın,
    Aktığında gözyaşların dinmeyecek,
    Çiçeklerden bir buket olacaksın,
    Açan bir gonca gülü bekleyeceksin,
    Ayaz gecelerinde,
    İliklerine kadar hissedeceksin soğuğu,
    Buz kesilecek terleyen dudakların,
    Dizlerinin bağı çözülecek,
    Vuslata kavuştuğun an,
    İçin ürpermeyle dolacak, titreyecek dalgalarda,
    Yakamozlardan iz süreceksin,
    Sevgiliye giden yollara…
    Deniz fenerleri gibi bekleyeceksin günlerce,
    Belki hiç gelmeyecek sevdiğin,
    Şarkılardan türkülerden kısmet arayacaksın,
    Gittiği gün matemlere bürüneceksin,
    Gördüğün an, çocuklar gibi ağlayacaksın,
    Bir gülüşüne, bir bakışına,
    Hayat bahşedeceksin dostum
    Aşk beklemektir sevgiliyi
    Gelmese bile…
    Karşılıksız sevmeyi bileceksin,
    Diz çöküp önünde af dileyeceksin,
    Yağmurlar yağdığında
    Onu hatırlayacaksın belki
    Gözün yollarda olacak bir süre
    Bir kere sevdim dese,
    Ölümsüz aşkı buldum diyeceksin,
    Ölüm bile sana vız gelecek,
    Bir ceylan bakışlıyı seveceksin,
    Belki O sevmeyecek…
    Anlayacaksın ki aşk bu, aşıksın! …

    #100034548

    Hayat
    Katılımcı

    Sen gittiğinde,
    Aklım hep sende kalacak..
    Düşüneceğim seni
    Geceler boyu..
    Uykularım kaçacak
    Yastığından gidecek kokun
    Yağmurlar yağacak sabahlara değin
    Bir kabus gibi,
    Çökecek yüreğime acılar..
    Silinmeyecek gözlerimde hayalin
    Saatler yetmeyecek cevapsız sorulara
    Aklımı başımdan alacak,
    Tüm olup bitenler..
    Zırdeli diyecekler görenler,
    Acıyacaklar halime..
    İçimde kopan fırtınaları bilmeyecekler
    Aklım sende kalacak bilirsin
    Senin umurunda olmayacak belki
    Yaşadıklarımı hatırlarsan,
    Anlarsın beni..
    Bulacaksın gizemli soruların cevabını bir bir
    Beni,aklımı yitiren sendin
    Yüreğimi hançerleyen sendin..
    Çevirsen yüzünü,
    Dönüp baksan geriye bir kere
    Görürsün aklımın sende kaldığını
    Kendinde bulacaksın,
    Yaşamanın sensiz olmayacağını
    Ama şimdi haydi git
    Yalnız aklım sende kalacak..

    #100034551

    Konu: AKLIMA GELMEMELİ

    grup forumunda Abdulhamit GÜLLÜK

    Hayat
    Katılımcı

    Yüreğim burkulur, tükenir çaylar,
    Ağlar yakamoz da biten sevdalar,
    Canlanır hatıralar birer birer,
    İstanbul’da aklıma gelmemeli.

    Sitemler kalmıştı yalnızca elde,
    Kaybettim seni gidince, o yerde
    Gülün solunca görmüştüm o yerde
    Gülüşlerin aklıma gelmemeli!

    Sormayın bana dostlar yaram derin,
    Hesabı görülmez, geçen günlerin,
    Esir oldum, vicdansız sitemlerin,
    Aklıma adın biran gelmemeli…

    #100034436

    safir
    Katılımcı

    Güneşin doğuşuyla beraber,
    sebepsiz hikâyeler başlar ardımızda.
    Hayat tozpembedir diyenlere inat,
    zaman geçtikçe pembesi gidip,
    geriye sadece tozu kalıyor her şeyin?
    ***
    Artık sabahları erken uyanıyorum.
    Kadife sesli imamlar, ezanlar okuyor göbeğinde şehrin.
    Arka mahallede çan sesleri kulaklarımı çınlatıyor.
    Balat kıyılarını soracak olursan, bugünlerde inadıma durgun.
    İlk defa çay içtiğimiz o medrese parkına ne zaman gitsem;
    Yokluğuna kokuyor simitler, poğaçalar?
    ***
    Gittiğinden beri,
    yokluğunu direklere çekiyorum.
    Sensiz akşamların imbatlarından sonra,
    okşayarak uyuduğun, sarıldığın yorganımla,
    gitmişliğine ısmarlanmış zamanları yaşıyorum.
    Ara sıra, cumbalı pencere kenarlarından
    sokağın suskunluğuna dalıp gidiyorum.
    Yarınların umutlarına ömür verdiğimiz,
    gönülden gönül?e yaşlandığımız o yerde,
    yokluğuna alışmayı deniyorum?
    ***
    Çocuksu öyküler gibi,
    hüzünlü bir sayeye duruyor mahrem yüzler.
    Eskiden bizim diyebildiğimiz şarkılar,
    şimdi kim bilir nerelerde söyleniyor?
    Ve kim bilir
    hangi denizin kıyısında,
    hangi akşamların sabahında,
    rıhtımlara kelepçeleniyor?
    ***
    Senin için sakladığım umutlar,
    geçmişe gömdüğüm tüm yaşanmışlıklar,
    her gün yavaş yavaş öldürüyor beni.
    Nemli kıyıların hüzünlü dalgaları hala kulağımda.
    Vanilya kokulu sevdalar semtimize uğrayalı beri
    sen başka bir memleket, ben başka bir manzara!?
    ***
    Bakıyorum da,
    her şey bir toz şeridi gibi.
    O zamanların üzerinden bir yığın zaman geçmiş.
    Yaşam kılık değiştirdiğinden beri,
    hepsi çok gerilerde kalmış?
    ***
    Sen ve ben,
    hasımız artık?
    Okunan şiirlerin, yürünen yolların,
    otantik aşkların, soylu bakışların
    onurlu sonrasıyız?
    Bütün ikiyüzlü öyküler gibi,
    kitabın son sayfasıyız?
    ***
    Şimdi ben;
    Hep severek ve hep yücelerek,
    yalnızlığa doğru çoğalmakta
    sana doğru ufalmaktayım?
    Dile düşmüş yarınların,
    yarım kalmış zamanların,
    ve bütün terk edilmiş anıların
    kana bulaştığı yerde,
    bir rüya görmüşüm!
    Bizi bekleyen gün ışığında,
    uyanmışım?

    Ve sen,
    hep oradaymışsın?

    ?Aʟoηє мαη?

    Ergin BOROBEY

    #100034460

    Konu: AMANSIZ EYLÜL

    grup forumunda Okan SAVCI

    Hayat
    Katılımcı

    Hatırla o ilk günkü heyecanı,
    Ürkek bakışlarını getir aklına sonra.
    Kaçışını
    Sevdadan ayrılığa umarsız akışını düşün
    Ve şimdiki ayrılığa ekle her birini.
    Ne kadar zamansız bu kopuş
    Ne kadar da anlamsız öyle değil mi?

    Oysa sevda avucundaydı
    Gözbebeklerin büyüyordu aynalarda
    Sen, sen olmaktan çıkıyordun
    Bir sevmek geliyordu aklına,
    Bir de sevilmek…
    Yüreğimin mührünü görüyordum bakışlarında.

    Neden sonra ayrılık geldi
    Şaşırmadım,
    Mevsim sonbahardı.
    Sabaha karşı diline vurdu elveda
    Soluksuz kaldım, sustum
    Sonra birden bir yağmur başladı.

    Ben bu ağrıyı iyi bilirim
    Islanırım ayrılığın ilk saatlerinde
    Alışkınım.
    Saatler tüm gücüyle vurduğunda geceye
    Kendimi caddelere bırakırım.

    Gidiyordun sonunda.
    Bulutlar,
    Ayrılığın sancısını bırakıyordu şehre.
    Hatırlarsın,
    Amansız bir eylüldü.
    Ve güzün bütün yaprakları
    Sen gidince döküldü…

    #100034493

    Hayat
    Katılımcı

    İnsan bir kere sevmeye görsün,
    Bir kere dalmayıversin,
    Sevdiğinin gözlerine…
    Unutur dünyayı.
    Aşk sarınca içini, aklını yolcu eder…
    Çocuk olup, konuşur kendi kendine…

    Bırakır işi gücü bir yana
    Varsa yoksa aşk…
    Düşünür de düşünür….
    Zerre kadar önemli değildir,
    Bugün….
    Yarın….
    Öbür gün…

    Kulak asmaz kimseye
    Bütün uyarılar gereksiz,
    Bütün kaygılar boşunadır…
    Oysa;
    Aşk yasasının son maddesinde yazar;
    Hakimiyet acının,
    Teslimiyet;
    Kayıtsız şartsız aşığındır…..

    #100034513

    Konu: BENİ UYURKEN ÖP

    grup forumunda Okan SAVCI

    Hayat
    Katılımcı

    Bana dokunma,
    Yarama denk geliyor her seferinde…
    Kalkıyor kabuğum.
    Ve sana geçiyor kırılganlığım.
    Yüzüme bakıp bakıp susma!
    Görüyorsun işte,
    Sızızı bol bir adamım…

    Beni uyurken öp sadece.
    Uyandığımda hatırlamak olmasın.
    Yeni bir sızı daha eklenmesin yüreğime
    Yüzümde eski terlerin tuzu kalmış.
    Ne olur silme…

    Kanatmadan git olur mu?
    Bir buz kütlesi olmuşum,
    Hangi çöl çözebilir ki beni…
    Söyle hangi yanardağ!
    Bakışlarınla erirsem,
    Boğulursun sularımda…
    Dokunma ne olur,
    Yarama denk geliyor her seferinde…..
    Beni uykularımda öp sevdiğim,
    Kıyamam sana…..

16 ile 30 arası 15 sonuç (toplam 653) görüntüleniyor