1 ile 5 arası 5 sonuç (toplam 5) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100030428

    Konu: KIRIK KALP

    grup forumunda Şükran ÇAMOĞLU

    Bülent
    Katılımcı

    Neden nefretle dolu kalbin
    Bir türlü çözemedim bilemedim
    Oysa ki günahkar ben değilim
    Suçum suskunluğum sana olan sevgim

    El uzattım kucak açtım bunca yıl
    Kopup ta gidişinin nedenini bilemedim
    Sırılsıklam aşık seviyor kalbim
    Maziyi bir türlü aklımdan silemedim

    Pembe gülüm kendi gülüm diye severdin
    Okşayıp koklardın hiç incitmezdin
    Kimler aldı götürdü seni benden
    Kimlerin oyuncağı oldun bilemedim

    İstemezdim saçının teline zarar gelsin
    İstemezdim aşkımıza nazar değsin
    Sevmiştim alınyazımdın kaderimdin
    Bir türlü git artık diyemedim

    Soldu laleler sümbüller güller
    Aşk bu kadar nankörmüş meğer
    Ne kaldı elimizde sevilmeye değer
    Kırık bir kalp yarım kalan düşler

    #100025554

    Konu: SENİ DÜŞÜNDÜM

    grup forumunda M.Engin KARATAY

    Menekşe
    Katılımcı

    Bu gün seni düşünüp, daldım yine derine
    Hüzün tahtını kurdu, mutluluğun yerine
    Yillar geçti peşpeşe, senden hâlâ haber yok
    Beyhûde, rastlanmiyor, nedense benzerine…

    Unutmak kolay olsa, bunu her kes yapardi
    Avunmak çâre ise, gönül bir pay kapardi
    Silinmez izler mevcûd, yüregime naksolmus
    Öyle olmamis olsa, belki çoktan kopardi…

    Raftan aldim usulca, albümü karistirdim
    Hayâlinin ardindan, düsümü yaristirdim
    Çatmissin kaslarini, içli, küskün bakislar
    Yine senden habersiz, kalpleri baristirdim…

    Mor menekse elinde, ilk sayfada ki resmin
    Onun hemen üstünde, yaldizli yazan ismin
    Hâtirâlar vuruyor, çekemiyorum artik
    Kim bilir nerelerde, özlettirdigin cismin?..

    Son yazdigin mektubu, tuttum, aldim elime
    Okumayi istedim, ondan bir kaç kelime
    Olmadi, yapamadim, yutkundum da yutkundum
    Prangalar vuruldu, sanki bir an dilime…

    Orta sayfada bir gül, kurumus yillar önce
    Dayanamiyor artik, sizlatan bu dirence
    Hâlinden memnûn degil, mahzûn, boynu da bükük
    Besbelli ki aciyor, bana, benden çok bence…

    Ellerimin içine, koydum söyle basimi
    Tutamadim, koyverdim, gözlerimden yasimi
    Daha ne kadar sürer, yoklugunla dostlugum?
    Kendimi unutturdun, adim sabir tasi mi?

    Veremedigim yüksük, son sayfada duruyor
    Sanki o da kederli, sâhibini soruyor
    Hiçkiriklarim artip, yigiliyorum yere
    Tasan gözpinarlarim, zannetme ki kuruyor!..

    Kanepeye yaslanıp, hüngür-hüngür ağladım
    Erkekler ağlamazmış, seller gibi çağladım
    Verem olurcasına, ciğerimi dağladım
    Yoklugunda varligin, zâten tek avunduğum
    Bir gün dönersin diye, yine ümid bağladım…

    02.10.2000 Landsberg 03:50

    #100020824

    Bülent
    Katılımcı

    hızla gelişecek kalbimiz
    kalbimiz hizla.
    sürgünlerin umutsuzlugunda
    kirik kalpler, yaralilar, onulmazlar
    farksiz çarpanlarin umutsuzlugunda
    ve köprü başlarinin umutsuzlugunda
    ve köprü başlarinin umudunda.
    sular bitse bile, çiçekler atilirken oralara
    temiz bir ilişkinin bulutsuzlugunda
    ve eski daglarda, eski daglarda kiş
    kovalarken ülkesini
    hizla gelişecek kalbimiz.
    kendi öz hüznümüzün öz tarlasinda
    bozkir dayanikliligimizin tarlasinda
    kalbimiz
    ellerimiz ayaklarimiz arasinda
    ve kimsenin bölemedigi şarkiyi
    güllerin, bugdaylarin ve acinin şarkisini
    bir haziran uygulayacak sesimize.
    sütçünün sesiyle birlikte
    erkenci işçilerin sesiyle birlikte
    söförün sesiyle birlikte
    sabah baslamiş sarhoşlarin sesiyle birlikte
    yaman sarhoşlarin sesiyle birlikte
    ve yeni uyanişlarin ve yeni dogmuşlarin
    ve herkesin ve herkesin
    sesleriyle birlikte
    bir haziran uygulayacak
    kimse bölemiyecek ve kalbimiz
    hizla gelişecek.

    yikintilara karişan eski bir bahar
    büyük olmaya elverişli bir bahar
    eskiden yaşanilmiş ve her şeye ragmen
    insanlara göre bir bahar
    sularin kana kestigi yahut
    sularin kana kestigi bir bahar.
    hizla gelişecek kalbimiz
    bir mavilik kalibinda
    bir odada, en olagan bir odada
    en sade, en insanca bir odada
    bir kadinla bir erkegin oldugu bir odada
    bir kadin bir erkegin
    bir kadinla bir erkek oldugu
    ellerin ve omuz başlarinin
    birbirini buldugu.
    birden gerçekligini algiliyarak
    saat çalinca ve görünce güneşi
    birden vazgeçilmezligini algiliyarak
    önemli ve gerekli buluşunu kendini
    birden hatirliyarak
    gelecege hazirlayinca olanca gögüslerini
    ve herşeye ve ölüme.kalbimiz
    hizla gelişecek
    çagimiza pek uygun bir hizla
    gelişecek kalbimiz
    (…)kalbimiz
    yerin ve gögün altedilmez bir dirilikte oldugu
    tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz.
    kalbimiz
    kalbimiz hizla gelişecek.

    #100020338

    Bülent
    Katılımcı

    Elimde iğne iplik önümde dikiş kutusu
    Camda boyaları eskimiş kırık dökük bir yazı
    -tamirci terzi 24 saat açık-
    Akşam olunca kapatırsam dükkanı
    Örselenmiş bir aşkın kenar oyasını
    Kim tamir edecek acilen gece yarısı
    Bir gece tamir için bir kalp bıraktılar
    Çok yıpranmıştı ve kırk yamalıydı
    Kırkbirinci yama bir türlü tutmadı
    Bırakan kimse de birdaha uğramadı
    Kaldırdım unutulan eşyalar dolabına
    Eski dikişlerin arasından kan sızar hala

    #100034623

    Konu: AYRILIK

    forumda Can DÜNDAR

    Bülent
    Katılımcı

    ?İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır?, der Dostoyevski?
    Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yıldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer.
    Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları ayrılık sergiler.
    Bir ayrılık arifesinde helalleşilir ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleşilir.

    ?Ölene kadar? diye söz verilmiştir, ama ?ölüm yolunda? başka tercihler belirmiştir.
    Kararsız prensesin vicdani azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı ?aklini başına? al diye fısıldar kulağına; haytası ise ?kalbinin sesini? dinle diye çekiştirir eteğinden.

    Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar.
    ?Ama?yla biter alelade iltifat cümleleri: ?Sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü?,
    ?Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim?,
    ?Ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim? vs.vs.

    Sonra gelsin uykusuz geceler? Bir türlü karar verememeler?
    Ruhen gidip gelmeler?
    ?Hele biraz daha zaman geçsin? diye nikah ertelemeler?
    Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar.
    ?Aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için?e kendini kandırmalar.

    Sonrası hep aynı:
    Bekleyenin ?Hani sonbaharda buluşacaktık. Hazan geldi geçti, sen gelmez oldun? sızlanmaları?
    Bekleyenin ?Geliyorum az kaldı? oyalamaları?
    Bittiğini bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar?
    Terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar?
    Veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler?
    Üzgün görünmeler? Bağış dilenmeler???ama kaçınılmazdı? demeler?
    ?Sözünden caydın? yakınmalarını ?Sen de eski sen değilsin.
    Değişmişsin? diye göğüslemeler?
    ?asil kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler?
    Ve son sahne:
    Terk edenin o mahcup ?Gönlüm başkasında? itirafına karşılık terk edilenin kirik calimi:
    ?uğurlar olsun! Ben yoluma devam ediyorum?.
    İhanetler hep böyledir: ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir.
    Ondan sonra dur durak yoktur:
    Güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan bir dervişe döner.
    Artik acılara hapsolmuştur: Buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin ?ah?ı tutup terk edildiğinde mukadder yalnızlığına kapanacaktır…

1 ile 5 arası 5 sonuç (toplam 5) görüntüleniyor