1 sonuç görüntüleniyor (toplam 1)
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100021858

    likevoyager
    Katılımcı

    Şurada bir kapı olmalı
    Senin ölümsüzlüğüne açılan
    Bir kapı olmalı şurada
    Bulabilsem
    Kollarımın bütün gücüyle vuracağım
    Er geç sesimi duyuracağım sana
    Başımı soğuk demirlere dayayıp
    Adını söyleyeceğim mahşer gününe kadar
    Dağlara taşlara güzelliğini haykıracağım
    Ve bütün yaratıklara
    Rüzgarın söylediği bir masal gibi
    Seni anlatacağım
    Dünyaya ilk gelişimiz değil bu
    Yüz binlerce yıl önce
    Bir de taş devrinde gelmiştik
    Senin için vahşi hayvanlar vurmuştum o zaman
    Pars dişlerinden bir gerdanlık yapmıştım boynuna
    Nice mağara duvarlarına güzelliğini kazımıştım
    Nasıl hatırlamazsın
    O zaman da gökyüzü bu kadar mavi
    Ormanlar yemyeşildi
    O zaman da
    Yalnız karanlıktan korkar
    Güneşi tanrı bilirdik
    Bunca yüzyıllardır
    İnan
    Hiçbir şey değişmedi yeryüzünde
    Belki biz değiştik
    Sevgilerimizi söyleyemez olduk
    Göremez olduk nice güzellikleri
    Yalanı öğrendik
    Utanmayı öğrendik
    İnandık sonraları
    Bütün yaratıklardan üstün olduğumuza
    Büyük zekamız
    Önce kafesi, zinciri, zulmü icat etti
    İyilik güzellik ve doğruluk adına
    Hiçbir şey kalmadı inandığımız
    Aradan bin yıllar geçip
    Atom parçalanıncaya kadar
    Zaten paramparça olmuştu insanlığımız
    Böylece bir karanlığa düştük
    Karanlık bizi başka bir karanlığa götürdü
    Sarnıçlardan, dehlizlerden, girdaplardan geçtik
    Sana yaklaşmak için
    Dallarından gün ışığı geçmeyen ormanlara düştük
    Aramızdaki demir kapı belki hiç açılmayacak
    Senin ışığını görmeden kapanacak gözlerimiz
    Karanlık aman vermiyor
    Hangi kapıyı aralasak gece
    Ne yapsak çaresiz
    Kokunu getiren rüzgar da olmasa
    Bir manası kalmayacaktı yaşamanın
    Şimdi hiç değilse
    Hayaliyle avunmadayız
    Zaman içinde bir başka zamanın
    İnsan çırpındıkça bir bataklığa saplanıyor
    Yaşadıkça ölüme
    Çaresiz olmak bir şey değil
    Çaresizliğini kabullenmek zor geliyor insana
    Aynaya bakıyorum
    Bir beyazlık, bir boşluk
    Hani benim yüzüm
    Dudaklarım, ellerim hani
    Halbuki gözlerim de görüyor
    Kör değilim
    Fakat sen varsın içimde
    Yakan, kör eden bir karanlığın var senin
    Nefes, nefes yaşadığımız
    Avuç, avuç içtiğimiz bir karanlığın var
    Kahrolası zamanın ortasında
    Büyük bir fırın yanıyor besbelli
    Alevleri asırlık çınarlar gibi
    Büyük bir fırın yanıyor
    Görüyor musun
    Şimdi bütün ihtirasların sustuğu saatteyiz
    Elini sürdüğün her şey yok olabilir
    Her şey eriyebilir şu anda
    Bu varlığın yokluğa yaklaştığı andır
    Zayıf ellerin bu anda bütün yaratıklardan güçlü
    Bu an iri gözlerinde her şey yüce
    Ne insanlar fani
    Ne dünya ölümlü
    Al beni de erit ateşinde gözbebeklerinin
    Erit beni
    Ruhumu aşkının potasında yak
    Kahrolsun bu karanlıklar
    Bu mesafeler
    Bu zaman
    Ben seni istiyorum
    Ya seninle yaşamak
    Ya da sende yok olmak

1 sonuç görüntüleniyor (toplam 1)