1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 63) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100036003

    Konu: CANIŞIĞIM

    grup forumunda Oğuzkan BÖLÜKBAŞI

    Şule
    Katılımcı

    canışığım
    ben sana aşığım
    bir hançer gibi saplısın yüreğimde
    çıkarmak istemediğim
    seni ıssız bir gecede
    sokak lambalarının altına
    terketmeye çalışıyorum
    kıyamıyorum
    sensiz de olsa
    seni yaşamaya doyamıyorum

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtın mı gözlerini canışığım
    şehrin ışıkları sönüyor

    saçlarını tarıyorum usuldan
    gözlerinde baharlar açıyor
    güvercinler su içerken ellerimden
    haberler bekliyorum
    yagmur kokulu seher yellerinden
    gelmiyor
    hüznümü gülüşlerimde gizliyorum

    kaç bahar kaldı ömrümüzde
    kaç gece düş görebileceğimiz
    hasrete katmışız günlerimizi
    gün diyebileceğimiz

    canışığım
    bu akdeniz ikliminde
    rüzgara verdim ömrümün yelkenini
    o yüzden dalgalı
    o yüzden karışığım
    her yönden geliyor kokun, sesin, nefesin
    ne tarafa gideceğim
    karar veremiyorum
    gökkuşağının arkasındasın
    ufuk çizgisindesin
    gemiler yaklaştıkça uzaklaşan limanlardasın

    biliyor musun
    aslında yalnızca benim söylediğim şarkılardasın
    bir anlasam
    kaç ışık yılı uzaktasın
    bu yollar hiç bitmiyor
    ben sana hiç ulaşamıyorum
    ben hep başındayım yolların
    hep sarılmaya açık kollarım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtınmı gözlerini canışığım
    gökte yıldızlar sönüyor

    canışığım
    bu yaşadığım
    bitmesidir kocaman bir kalabalık yalnızlığın
    çiçeklerin açması
    yağmurların yağmasıdır
    ve yansıyan sulardan, pırıl pırıl
    senin aydınlığın
    ellerini uzat al beni, götür
    nereye diye sormayacağım
    sen durmadan
    ben durmayacağım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renge çalıyor
    hüzün varsa gözlerinde canışığım
    aklım sende kalıyor

    sesini duymaya koşuyorum
    şarkılar çalıyor sanki
    sanki düğün var, coşuyorum
    geceyi içmiş bir sarhoşun yorgunluğunda
    son sigaramı yakıyorum gün doğarken
    karşımda kızıl bir tanyeri
    yakamozlar çekilmiş sulardan
    düşüyor toprağa yavaşça
    güneşin renkleri

    canışığım
    sen uykudasındır şimdi
    öperek çıktığımı hissettin mi odadan
    bin yıllık geleneği hiç bozmadan
    bu masalı kim taşıyacak yarına
    bu güzelliği kim anlatacak çocuklarına
    bu şiirlerde kim anacak beni

    sabah bir renkte açarken gözlerini
    akşam bir başka renkte görüyorum
    sen güldün mü gözlerini canışığım
    bir derviş gibi etrafında dönüyorum

    kolay mı sanıyorsun
    gecede yıldız, yürekte ateş olmak
    kolay mı sanıyorsun
    çiçeği soldurmadan,
    ateşi söndürmeden yaşamak
    kolay mı karanlıkta yol bulmak
    canışığında saklanmak
    gözyaşı dökmeden ağlamak
    hayatın manasını bir su damlasında bulmak
    bir su damlasında
    ruhunu yıkamak
    tertemiz kalmak

    inanki meleğim
    sakındığım, esirgediğim
    sevdiğim, gözbebeğim
    en güzel baharlarda hep seninleyim

    sabah renklerini ışıtırken gözlerin
    akşam yıldızları yansıtıyor
    sen yumdun mu gözlerini canışığım
    karanlık beni korkutuyor

    içimden hazanları silip de atıyorum
    hayatın akışına kendimi bırakıyorum
    bir mahcup duyguydun bende
    bir dışa çıkmaz sevgi
    patlamaz volkan gibi gizli gizli yanarak
    yağmayan yağmur gibi bulutlarda kıvranarak
    geçen zamana ah edip de dağılarak
    yaşamak pek anlamsız
    yaşamayı yok edip
    elimde kalan ömrüm nerde bitecek bilmem
    mutluluk varsa eğer
    bil ki artık kaçırmam
    alev alev yanacak içimde canışığım
    hayat ne kadar güzel
    ben hayata aşığım

    sabah tenime değince gözlerin
    akşam ruhumu coşturuyor
    sen baktın mı gözlerinle canışığım
    içimi sevdan dolduruyor

    #100034768

    kulhilmi
    Katılımcı

    Ölüm dediğin kaç kez gelir İnsan başına
    Günde Bin kez öldürür, Yardaki kaşlar beni.
    Derdimi gizlemeye Çalışırım boşuna
    Ele Aşikar eder. döktüğüm yaşlar beni..

    Bazen Dağlar tepeler, bazen çöller mekanım
    Hangi yönüme dönsem. dertle dolu her yanım.
    Eller gibi dört değil. iki mevsim her Anım
    Bir yanım zemheridir. bir yanım haşlar beni…

    Sanki bir tesellidir. gece hayat durunca
    Senin ile mutluluk, Hayalleri kurunca.
    Sabahın ilk ışığı pençereme vurunca
    Hasretliğin içimden, yemeye başlar beni…

    Kulhilmi hiç uğraşma, bu sevda bitmez derler
    Bir girdimi o gönle, kovsanda gitmez derler.
    Sanki o Zalim yardan çektiğim. yetmez derler
    Bir elim yakamdadır, bir elim Taşlar beni..

    #100034685

    Konu: DUY BENİ…

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Ah bir duyabilsen sevdiğim
    Bir duyabilsen beni
    Haykırmak geliyor içimden
    Sevgimi aşkımı haykırmak
    Bütün dünya duysun dercesine
    Yüreğim kanatlanıp uçarcasına
    Haykırmak sadece sevgimi haykırmak
    Bir korkulu rüya görürsünde
    bağıramazsın ya…….
    Hani kaçmak istersinde
    Ama birtürlü kaçamazsın ya
    İşte öyle birtanem!
    İşte öyle….
    Ben yüreğime haykırıyorum
    Seni seviyorum diyorum
    Hemde milyonlarca defa
    Seni seviyorum.. seni seviyorum…
    İçtiğim suda aldığım solukta
    Sen varsın hep sen olacaksın
    Baktığım,gördüğüm,duyduğum,
    Herşeyde sen varsın hep sen….
    Yüreğimde sevgin gözlerimde hayalin
    Dudaklarımda ismin var
    Ben yine söylüyorum
    Seni seviyorum..seni seviyorum…
    Ama sen duymuyorsun
    Bu büyük aşkımı bilmiyorsun
    Bir ben biliyorum birde allah
    Seni ne çok sevdiğimi…
    Seni seviyorum ne olur duy artık beni….

    asla duymayacağını biliyorum……

    Filiz Turan

    #100034356

    Hayat
    Katılımcı

    Öyle bir özlemdin içimde,

    Nice saatler uykusuz,

    Küf tutan yokluğun efkarlı,

    Oturup en uzun gecelerde,

    Suskun bekledi sarhoşluğum seni,

    Gelirsin diye sabaha belki de,

    Ellerinde elma şekerleri,

    Çocuklar yürüdü şafaktan,

    Uçurtmalarında gökyüzü nefes,

    Sonu gelmez bir alışkanlıktı,

    Dağıldı buluşmadan aşkta,

    Aşkı yaşamayan herkes,

    Öncesi yok,

    Sonrasına gündüz bile karanlıktı,

    Yağmur getirdi akşamlarım,

    Büyüdümü ne çabuk,

    Hayatta kalan yanlarım,

    Düşündürdün beni,

    Oysa,

    Ben seni düşlerimde saklardım,

    Öyle bir özlemdin içimde işte,

    Bitti mi ne yazık,

    Öpemediğim zaman gözlerini,

    Ben aynada yansırdım,

    Aynalarda ağlardım,

    Yani,

    Umurunda mı meselesi,

    Yollara düştü hüznün cazibesi,

    Kıyılarında emanet avcısı,

    Yitik bakışlar donuklaştı,

    Sonsuzluk mu dersin buna,

    Aşk bir yalanmış ey sevdalı,

    Denizlerim tükendi,

    İçimdeki çöplüğe kaldı martılar,

    Yüreğim boğuk,yüreğim senden saklı,

    Öyle bir özlemdin içimde,

    Günahsız,

    İçimden bana yasaklı…

    #100034306

    Hayat
    Katılımcı

    Git.Yüzüme öyle bakma git.Hiç durma, bir gidenin bir daha asla giremeyeceğini kapı orada git.Hiçbir şey açıklamak zorunda değilsin.Giderken söyleyecek şey bulamaz insanlar.
    Sen bahanelerin arkasına sığınanlardan olma, git.

    (Oysa daha doyamadım sana?.Kokunun yeterince çekmedim içime? Yapacağımız ne çok şey vardı?Neler planlamıştık.Şimdi ne yapacağım ben?Nasıl duracağım ayakta? ‘Kal’ dersem kalır mısın yar?Nasıl istiyorum
    Yalan bile olsa ‘Bu gidiş sadece zorunluluktan, bekle beni döneceğim’demeni)
    Her aşk biter, sen de git.Hem zaten biteceği daha baştan belli bir aşktı bizimkisi.Sen gitmesen belli ki bir gün ben gidecektim.Herkes kendi tercihini
    yaşar ve sen tercihini yaptın.Rahat ol, git.Aklın kalmasın burada.Dramatik vedaların kahramanları olmayalım git.

    (Benim aklım sende kalacak.Sadece aklım değil yüreğim de?Bitmezdi bizim aşkımız.Asla terk etmezdim seni.
    Benliğimi, varlığımı, hayatımı adamıştım ben bu aşka.Beni tercih etmeni isterdim, benimle yaşamanı isterdim.
    Şimdi kimi ya da neyi seçtiğinin ne önemi var artık¿ Ağlayacağım ardından, kahretsin ağlayacağım?)
    İstersen dost olabiliriz, haberleşiriz birbirimizle.Mutlu olmanı isterim.Sen mutluluğu hak eden bir insansın.Elbette bende mutlu olacağım merak etme,git.Hayatımızda başkaları girecek ve biz belki de birlikte yaşadıklarımızı bir
    süre sonra hatırlayamayacağız bile, git.Hangi yara kabuk bağlamamış ki bugüne kadar?Hangi ateş sönmemiş ki?Yapman gerekeni yap, git !

    (Sensiz mutlu olabilir miyim be yar? Unutulabilir misin bu kadar kolay? Yaşadığımız onca şeyi silebilir miyim? Mümkün değil, seni içimden çıkartıp atmam mümkün değil.Biliyorum hiçbir ilaç iyileştirmeyecek senin açtığın yarayı.
    Senin yaktığın sevda ateşi hiçbir zaman sönmeyecek.Senin
    mutlu olmanı istediğimde de yalan.Mutlu olma yar, benim gibi sen de mutlu olma.Belki o zaman, yeniden dönersin bana?)
    Haydi zaman geçiyor artık, git.Hem neden suratın asık? Sevinmelisin gittiğine.Aslında sana teşekkür etmeliyim.Beni bu aşkın yükünü taşımaktan kurtardığın için.
    Rahatladım biliyor musun¿ Bende kalan birkaç para eşyanı da gönderirim ardından.Fırsat buldukça ararım seni, haydi git…

    (Gitme benim güzel sevdalım, gitme.Beni bu aptal dünyada bir başıma bırakıp gitme.Gidip de yüreğimi öldürme.İçim acıyor, kalbim sıkışıyor.Ben asıl sensizliğin yükünü taşıyamam gitme.Ne olur, gitme?)

    #100034240

    Konu: ÖZLEME DAİR

    forumda Can DÜNDAR

    Hayat
    Katılımcı

    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir?

    Beynimi uyuşturuyor özlemin?

    Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

    Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.

    Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü?

    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken? ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken?

    Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında? o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek?

    “Atlattı” müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:

    “Yaşayamaz artık bu evde? yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde” dedi, “O gitmeli? ve kendine yeni bir hayat çizmeli?”

    Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile “Kal” demek sana?

    Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek?

    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden “Git artık” demek?

    “Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa” demek sana ne zor?
    Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken?

    ? seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden?

    ? yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek?

    ? ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor?

    ? ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre “Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git” demek?
    ? yokluğunu beklemek, ne zor?

    Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden?

    Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.
    Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüreğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve “Geri dön bebeğim” demek istiyorum:”Geri dön? kulüben seni bekliyor?”

    #100034242

    Hayat
    Katılımcı

    Fırtınadan sırılsıklam bir geceye uyuyup, ışıl ışıl bir bahar güneşine uyanınca insan, uzun sürmüş bir kış uykusunun mahmurluğundan silkinmişcesine diriliyor ruhu?

    Yorgun bir yılın sonunda, denizin tuzlu dudaklarından öpmeye koştuğum bir sahil kasabasında, elektronik posta kutuma düştü “kırlangıcın öyküsü”?
    Öyle güzel, öyle yalındı ki, yazarını da, kaynağını da bilmemenin riskine rağmen, o 8 ? 10 satırdan çocuksu bir masal yapıp, bu yılbaşı, hediye sepetinize koymak geldi içimden?
    * * *
    “Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş.
    Cesaretini toplayıp penceresine konmuş.
    Önce olabildiğince dik durmuş,
    Sonra gagasıyla cama vurmuş.
    ?-Tık? tık tık??
    Çok meşgulmüş adam? öfkeyle cama dönüp bakmış:
    ?-Kimmiş onu işinden alıkoyan??
    Kırlangıcın minik kalbinde amansız bir heyecan
    Kırık sözcükler dökülmüş gagasından?
    ?-Hey adam, seni nicedir izliyorum.
    Sorma nedenini, niçinini,
    Ama galiba seni seviyorum?.
    * * *
    Şaşırmış adam,
    ?-Sen de nerden çıktın şimdi,
    Tam aklımı toplayacakken bozdun işimi??
    Şöyle bir tüylerini kabartmış kırlangıç,
    ve aklındaki planı çıtlatmış:
    ?-Aç pencereyi beni içeri al sen,
    birlikte yaşayalım ebediyen?
    hem sofrada ortağın olurum,
    hem evde eğlencen?.
    Parlamış adam:
    ?-Şuna da bakın neler diyor bu?
    Haddini bil, hiç kuş insana aşık olur mu??
    ?-Soğuklar başladı bak, üşüyorum dışarda.
    Alırsan içeri, deva olurum yanlızlığına da??
    Hepten kızmış adam, kovmuş kırlangıcı camın önünden
    ?-Yürü git işine, yalnızlığımdan memnunum ben”
    Bükmüş gagasını zavallı kırlangıç,
    Uçmuş semaya doğru, kanadı kırık?
    * * *
    Gel zaman git zaman,
    kırlangıçın hemen ardından,
    bizim adamı pişmanlık basmış:
    ?-Hay aptal kafam, ben ne halt ettim,
    ayağıma gelen fırsatı teptim?.
    Sonra teselli etmiş yalnız kalbini:
    ?-Sıcaklar başlayınca gelir kırlangıcım.
    Onu içeri alır yalnızlığımı paylaşırım”.
    Kış geçip de yaz gelince, yalnız adam başlamış beklemeye?
    Ama sevdalısı uğramamış bile bir kere?
    Akın akın gelen sürülere sormuş,
    Onun kırlangıcından eser yokmuş.
    Öyle üzülmüş ki, gidip bilge kişiye danışmış.
    Hem kırlangıcı, hem kendi eşekliğini anlatmış
    Bilge kişi almış adamın mesajını,
    Lakin üzüntüyle sallamış başını:
    “A benim yalnız oğlum. Ne kadar efkarlansan azdır.
    Çünkü kırlangıçların ömrü 6 aydır”.
    * * *
    Sırılsıklam bir geceye uyuyup, güneşli bir sabaha uyanınca insan, kabus gibi geçmiş bir yılın, ışıltılı yeni yıllara gebe olduğuna dair inancı tazeleniyor.
    Hele yorgun bir yılın sonundaysanız,
    denizin tuzlu dudaklarından öpmeye koştuğunuz şirin bir sahil kasabasında, dostların arasındaysanız?
    Ve hele, posta kutunuza atılan mektuplar size “Bulduğun aşkların kıymetini bil” diyorsa?

    #100033512

    neizm
    Katılımcı

    Yaşadıkça
    Hiç unutma ”’Dalgın Bakışlım”

    Sevdamıza
    Alkış tutarken benim ellerim
    Söylediğin ilk ve tek bir yalanın ile
    Yumruk oldu /senden bana…
    Yüreğime vurdu /sözlerin.
    İnan ki,
    Ben bunu hak etmedim.

    Bugün
    Bu son buluşmamız olacak.
    Birazdan yanında olacağım..
    Sana gelmeden önce
    Bir kez daha düşündüm.
    Yüreğim için için yansa da..
    Bu aşk böyle sürüp gidemez…
    Yazık olur,
    Günah olur ,
    Sana da /bana da…
    En güzeli,
    Şimdi ayrılsın yollarımız..
    Sonradan acılara,
    Hüzünlere dönüşmesin yıllarımız…

    Birazdan yanında olacağım.
    Sana gelmeden önce
    Bir kez daha düşündüm.
    İçimde çığlıklar kopuyordu oysa..
    Ne desem..
    Nasıl desem..
    Nasıl anlatsam..
    Bir çıkar yolunu bulamadım.
    Son bir kez olsun
    Cüzdanımdan resmini çıkarıp,
    Sana doya doya bakamadım..
    İçimden gelmedi
    Yapamadım…

    Sana gelmeden bir kez daha düşündüm..
    Aklım karıştı..
    Elim ayağım birbirine dolaştı.
    Kirpiklerim ıslandı..
    Belki de bu son ağlayıştı…

    Sakın şaşırma !
    Bir damla gözyaşı olarak düşersem gözlerinden..
    Ya da /sen/
    Bugünden sonra
    Baktığın her yerde..
    Baktığın her şeyde..
    Beni görürsen..
    Beni özlersen…
    Şikayet etme çaresizliğini kendine
    Ya da bir başkasına.
    Yalnız kendin bil.
    Böyle olmasının nedeni sensin
    Ben değil.

    Biliyorum
    Hayat belki de bana bir daha
    Böylesine sımsıcak gülmeyecek..
    Varsın gülmesin.
    Seninle var olmuşken
    Sevinçler, güzellikler,
    Mutluluklar koşarak gelirdi.
    Varsın gelmesin.

    Nasıl olsa
    Böyle bir sevdayı
    Bir daha
    Bir başkasıyla yaşamaz bu yürek.
    Varsın yaşamasın.

    Yine de
    Senli günlerimi unutmam gerek.
    Sen olmadan da
    Sensiz yaşamayı öğrenmem gerek..
    Yürekli olmam,
    Dayanmam derek.
    Çünkü hayat devam ediyor…
    Günler
    Gözünün yaşına bakmadan
    Koşar adım geçip gidiyor…

    Evet..
    Bu son buluşmamız olacak .
    Bıçak gibi kesip attın her şeyi
    Bir kez yalan çıktı sözlerinden…
    Anlamalıydım dalgın bakışlı gözlerinden.

    Bugünden sonra…
    Her söylediğin kelimelerin doğruluğuna
    Her gülüşün içten olup olmadığına..
    Kuşkularım da olmayacak..
    En azından kendime geleceğim.
    Bir yalana kurban giden bu sevda sonrası
    Kendimi yeniden bulacağım.

    Oysa
    Yürekten inandığım bir şey var ki,
    O da :
    Sesin, nefesin
    Aynı tazeliğinde..
    Aynı sıcaklığında
    İçimde kalacak /bilesin..

    Bu son buluşmamız olacak ”’Dalgın bakışlım”’
    Bugün sonumuz olacak.
    Biraz sonra yanında olacağım.
    Bugün son günümüz olacak.
    [font=Arial]

    Yaşadıkça
    Hiç unutma ”’Dalgın Bakışlım”

    Sevdamıza
    Alkış tutarken benim ellerim
    Söylediğin ilk ve tek bir yalanın ile
    Yumruk oldu /senden bana…
    Yüreğime vurdu /sözlerin.
    İnan ki,
    Ben bunu hak etmedim.

    Ben sana hiç yalan söylemedim ki…
    Ben sana hiç ..
    Ben sana. ..
    Sana…
    Ben sana hiç yalan söylemedim ki..

    Necdet GÖKNİL

    #100033461

    Konu: ALLAH AŞKINA

    grup forumunda Ayser ÖZBAKIR

    Ayser
    Katılımcı

    Yeter! canım sıkıldı hayatıma hükmetme,
    Nefes alamıyorum, çık git Allah aşkına.
    Kirlettiğin sevgiyi omuzuma yük etme,
    İçimdeki köşkünü yık git Allah aşkına…

    Dolaşma civarımda ruhum hasta oluyor,
    Bakan gözler benimdir görünen sen oluyor,
    Aklıma düşmeyiver gözlerim yaş doluyor,
    Bir tel saçım kalmışsa yak git Allah aşkına…

    Beni benden edişin ne dün, ne de bugündü,
    Zamanımı şaştım ben, günüm geceye döndü,
    Gökyüzünde aradım, bir bir yıldızlar söndü,
    Tahammülüm tükendi çek git Allah aşkına…

    Koca dünya dar geldi, gönül bağıma daldın,
    Saltanat sürüyorken hesapsız karar aldın,
    Sevgi tohumu ekip, nefret filizi saldın,
    İçimden köklerini sök git Allah aşkına…

    Aklınla zarar verdin kendin bindiğin dala,
    Hatrı için merhaba, sevgi var ise hala,
    Ben musalla taşında kulağında ses sala,
    Gözünde ki yaşları dök git Allah aşkına…

    Ayser ÖZBAKIR

    #100033415

    Aysun
    Katılımcı

    Bir nağme takılır suskun dilime,
    Susar söyleyemem bir tek kelime,
    Birde sıkıntılar çöker üstüme,
    İçimden ne geçer ah bir bilsen sen…

    Benimki çiçeği burnunda sevda,
    Kaç akşamdır bilsen gözlerim yolda,
    Uykusuz her gece sen hiç yoksunda,
    İçimden ne geçer ah bir bilsen sen…

    Gün gelir kabarır birden yüreğim,
    Gün gelir maziye dalıp özlerim,
    Sensiz yaşadığım her gün sevgilim,
    İçimden ne geçer ah bir bilsen sen….

    Hayal değil gönlümdeki sevgiler,
    Yeni doğan aşkın çiçeğidirler,
    Umut dolu sensiz geçen geceler,
    İçimden ne geçer ah bir bilsen sen…

    Ali Aksoy

    #100033267

    Konu: HAKTAN YANA OLDUM

    grup forumunda Oguz AKTAS

    Yorgun_sair
    Katılımcı

    “İsyanlarım,belki içimdeki isyanları”.
    Haksızlığa,uğradığım zamanlar hep o isyanları dışa vurdum.
    Bağırmak,geldi içimden istediğim gibi bağırdım.
    Taşmak,geldi içimden istediğim gibi taştım.

    “Belki,günü geldi mağlup oldum”.
    Belki,günü geldi galip.
    Belki,günü geldi ağladım.
    Belki,günü geldi sustum.

    “İçimden,gelenleri belki söyledim”.
    Belki de,söylemediğim günler de oldu.
    Haksızlığa,direndim.
    Hakkımı,çiğnettirmedim.

    “Çok,kavgalar götürdüm kendimle birlikte”.
    Hepsi,bende kaldı gömülü bir hazine.
    Gömdüm,toprağa hiç çıkmamacasına kapattım o sayfayı.
    Sildim,defterden.

    “Kapanacak,sayfalar değildi aslında yaşadıklarım”.
    Kapanacak,sayfalar değildi aslında gördüklerim.
    Kapanacak,sayfalar değildi aslında bildiklerim.
    Kapanacak,sayfalar değildi aslında tanıdıklarım.

    “Sayfalar,dolu kelimelerim ve cümlelerim boşa kaldı”.
    Birileri,belki beni duydu.
    Belki de,tanıdı.
    Ama,ben kimseyi tanımadım tanımakta zorunda değildim aslında.

    “Tanıdıklarıma,eyvellahımı çektim”.
    Selamımı,verdim.
    Sohbet ettim ve oturdum.
    Tanımadığıma da,eyvellah çekmedim.

    “Biz,sevdiğimiz dostu yüreğimizde taşırız”.
    Sevmediğimizi de,bir kalemde söküp atmasını da biliriz.
    Hainlere ve İki yüzlerin,benim kitabımda yeri kalmaz.
    Unutulur,gider toprağa karışır.

    “Sabrımı,hep tuttum”.
    Boşa,yoruldum.
    Doluya,tutuldum.
    Ama,yıkılmadım ayaktayım.

    “Her,zaman haktan yana oldum”.
    Hakkımı,korudum.
    Haksızlığa,hiçbir zaman boyun eğmedim.
    Başkasına,yapılan haksızlıktada susmadım konuştum.
    Kendimin hakkı gibi,kendimin hakkı gibi savundum.

    Yazan:Oğuz Aktaş

    #100033149

    Konu: UTANMADIN MI

    grup forumunda İdris ÇAĞLAR

    idriscaglar
    Katılımcı

    Sahte tebbesümle, yalan sözlerle
    Beni aldatırken utanmadın mı
    Kapına gelirken yaşlı gözlerle
    Halime bakarken utanmadın mı

    Ansızın bu aşka veda ederken
    Hiç mi üzülmedin bitmli derken
    Beyazlar içinde elle giderken
    İhanet etmeye utanmadın mı

    Demek ki kolaymış bu aşka kıymak
    Demek ki kolaymış biranda caymak
    İçimden gelmiyor zulmünü saymak
    Gölümü yakarken utanmadın mı

    Neler yaşamışız dönüp de bir bak
    Seninle yaşanan anıları yak
    Haram artık bana bu kentte durmak
    Yıllara bakarken utanmadın mı

    Duvarda asılı resimlerimiz
    Hatıra banklara isimlerimiz
    Ya o hasret dolu gecelerimiz
    Aklına gelince utanmadın mı

    Çıkar elbet senden bu aşkın ahı
    Sevmek miydi şu gönlümün günahı
    Bir haziran ayı, Salı sabahı
    Bu aşka kıyarken utanmadın mı
    Bu aşktan cayarken utanmadın mı

    #100032921

    Konu: AYRILIK…

    forumda AYRILIK…

    newbahar
    Katılımcı

    Ayrılık tescil edildi…
    Kalemi kırıldı hayallerin
    Dokunuyor içime yavaşça, sadakatsizliğin
    Kapıları kapattım, betondan bu şehrin sokaklarında
    Bir var bir yok işte yaşamak dediğin.
    Hem acı, hem senden bir parça yanımda.
    Taşınıyorum içimden ve bedenimden
    Damlayarak akıyorum yüreğime.
    Gittiğim bugünün yarını olmayacak
    Fotoğraflar yalan, renkler yalan
    Beyazlar siyaha mahkum
    Sevmeler yalan.
    Hayat çok acımasız
    Tanıdığım en sıcak ellerle
    Beni vuracak kadar…

    “Bir anlık cennetti, yakaladığın
    İçimde mavi sevdalardan kalma…
    İstanbul’a dair.”

    #100032937

    newbahar
    Katılımcı

    Bildiğin gibi…
    Haziran’ın son haftası.
    Şimdilerde hakikatin demir perdeleri sensizliğe açılıyor.
    Bir yerlerde herşeyin bitmeden kaldığı,
    Beni kuşatan varlığının olduğu yerde
    Keşfedilmeyi bekleyen gizli birşey olduğu hissini yaşıyorum…
    Bu tıpkı seni yeniden yaşamak gibi birşey işte…
    Bu en dayanılmaz gerçek!
    Yüzümüze kapandı mektuplar…
    Sözler…
    Yarıda kaldı. Yetişemedik sana En Sevgili…
    Ayrı bir yaşam verir hayat zaman zaman
    Kaybolduğun İstanbul gibi…
    Ne uğursuz gibi görünen gecelerin karanlığı
    Nede üst üste yığılmış hüzünlerin çokluğu
    Seni özlemiş olmamı hiç şaşırtmıyor…
    Ama bu benim kalbimdeki yoksulluğun etkisine bir açıklama getirmiyor.
    Yaz esintileri ile beraber sana dair bir işaret daha gözlerimde belirdi.
    Belki de hasretini çektiğim sen hala ordasındır…
    Bir Yerlerdesindir…
    Yada yerle bir…
    Son kahkahamız nerde kesilmişti kimbilir.
    Artık birçok şeyi yeniden hatırlıyorum.
    Belki de olanları hatırlayan bir ben kalmışımdır. Yada kısmen hatırlayan.
    Etrafımızda olan herşey,
    Bir umutsuzluk kadar yakın duran bu Metropol günleri,
    En tatlı ve baştan çıkarıcı kokusuyla ayrılığımızın üzerini örtüyor.
    Bu bir sonbahar olmalı…
    Ama üşümemeliyim sevgimi giyinmeliyim…

    Şimdi Ben;

    Sımsıcak bedeninden ve sevginden yoksun
    Ve hayalinin kanatları altında o güzel gülümseyişlerine dair
    Ve sana ait…
    En hisli en tatlı günlerin rüyalarını görüyor
    Ve içimden kopup gelen ilahi bir sesi dinliyorum…

    Seni Seviyorum…

    “O”na ithafen…

    #100032731

    Hazini
    Katılımcı

    Kapımın çalmasını beklediğim bir lahza
    Pencere camından tık tık sesler geldi.
    Mükerrer tıkırtılarla kırık kalbime nota düştü.
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    1
    Düşüne düşüne neredeyse gelen gitmiş olmalıdı.
    Misafir erken mi geldi diye aklımdan geçti
    Yoksa kuşlar diyardan haber mi getirdi.
    Tıkırtılar kesilmeyince heyecan sardı beni
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    11
    Kim o demeden kendimle biraz oyalandım
    Acaba kapının zili bozuk diye mi camı tıkladı
    Yoksa gelen kişi gizliliğe bürünmek mi istedi
    Perdeyi aralayıp camdan bakmaya yöneldim
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    111
    Uzağı göremeyince içimden sakin olmak geldi
    Dışarıda ninni söyleyen nağmeler yayılıverdi
    Çiyle kaplı camları elimle çabucak siliverdim
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.
    Allah Allah bu yağmur sesi! Ne diye telaşlandım!
    1V

    Bu yağmur, bu yağmur Yüce Rabbime hamdolsun
    Tatlı tatlı, peş peşe damlalar yere değip tokalaştı.
    Sanki hasret gidererek muhabbetlerini tazelendi
    Onların muhabbetlerine her şey candan katıldı
    V
    Böyle manzarada yürekler destan gibi şenlendi
    Camı açtığımda pırlanta tanesi gibi yüzüme serpildi
    Yüzüme fazlaca damlayıp vurunca dem çekti
    İnci tanesi gibi yere düşerek müjdeler verdi
    V1
    Güzel sesiyle, yumuşak nakaratları okuyuverdi
    Âşıklar gibi damlalar birbirlerine sarılıp keyiflendi
    İtilmiş gibiyim, muhabbetlerine ben de ahladım
    Böyle rahmetli yağmurun altında yürüyüp ıslandım
    V11
    Islana ıslana, yolumu uzatarak eve geç dönebildim
    Bol bereketliliğiyle herkesi ülfetle sarıverdi
    Öyle yağıyordu ki güzel damlalarıyla ferahlattı
    Güldürmeleriyle herkes sevinip çoğu da şükür etti
    V111
    Öyle güzel yağıyordu ki yerde halay çekip oynadı.
    Böyle misafir bereketliliğinden peşkeş çekti.
    Biraz sevinç, biraz muhabbet içime şifa düştü.
    Kısa misafirperverliğiyle özleyişleri yüreklere yazdı
    1X
    Bakayım mı bakmayım mı diye tereddütte kaldım.

    Camı örtmeden veda öpücükleriyle diniverdi
    Yağan damlacıklarıyla dertlerimi silip süpürdü
    Hüzünler uçarak yerine esenler bıraktı
    Böyle bir yağmur yağmasını ister oldum
    X

    Beklemekle birlikte kendime derman buldum
    Bu yağmur, bu yağmur Allah’tan bir rahmettir.
    Bu yağmur, bu yağmur hayatın bir can damarıdır
    Bu yağmur, bu yağmur dünya için bir berekettir.

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 63) görüntüleniyor