1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 60) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034667

    Konu: BİLMEM..

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Karlı Kaf dağının ardında kaldım
    Seslensem kimse duyar mı bilmem
    Yürek çırpınır durur biçare
    Bu koca dağ nasıl aşılır bilmem

    Hayat yükü sırtımda oldukça ağır
    Seslen uzaklardan beni yanına çağır
    Belki o zaman karlı dağlar aşılır
    Mesafeler tükenir de dosta varılır

    Ah ne çare keşkelerin faydası yok
    Ne geriye dönüş ne ileri gidiş yok
    Gönlüm hüsran dolu keder çok
    Kadere boyun eğerim başka çare yok

    Hayat çarkını döndürür durur
    Döndükçe her bir parçamı ayrı yere savurur
    Düşmüş vuslat ateşi gönüle yakar kavurur
    Geçen zamanı sayıp yürek kendini avutur

    Ne baharın tadı kaldı artık ne güzün
    Sardı ruhumu bir türlü dağılmaz hüzün
    Bu yaralı gönlüme deva olur her sözün
    Anılarda saklı durur gülümseyen o güzel yüzün..

    1 mart 2003

    Filiz Turan

    #100034599

    Hayat
    Katılımcı

    Bahar gelince, dağda erir karlar,
    Coşar deli gönlüm, gözlerim çağlar,
    Sevenler, sevdasına her gün ağlar,
    Her ayrılık bir hüzündür sevdiğim! …

    Güneş batar yürekten yara gitmez,
    Ayrılık, hasret, köz olur dert bitmez,
    Bülbüller seherde, güllere ötmez,
    Her bahar müjde, hasrettir sevdiğim! …

    Coşkun suların, acep nedir derdi?
    Aşk ehlinin vuslatıdır tek derdi,
    O yar yüzüne kara peçe serdi,
    Sırdır gülmesi, hüzündür sevdiğim! …

    Dön gel artık, sevdiğini bekletme,
    Gamı, kederi, sineme yükletme,
    Gönlü ele verip, sabrı tüketme,
    Bana ayrılık hüzündür sevdiğim! …

    #100034553

    Hayat
    Katılımcı

    Güneş her gün sensiz bu şehirde batıyor,
    Ayazlar, akşam hüzünlerime,
    Kederlerime nağmeler söylüyor
    Yine sen varsın kimsesizliğimde bu gece…
    Poyrazlar bir başka, rüzgarlarda hoyratça esiyor…
    Gecenin sessizliği, içimi ürpermeyle dolduruyor..
    Sızlıyor kalbim, buz tuttu yüreğim…
    Yine geldi geçti yıllar…
    Karlı dağlar geçit vermiyor, gel gör ki…
    Gönlüme tutku, gözlerime kar düştü…
    Bekle beni tez geleceğim gittiğim yerden demiştin…
    Günler aylar geçti…
    Hasret gemisi yolda, bir de göçmen kuşlar…
    Ufukta yolcu hala bekliyor sevenini…
    Tüm yolcular geldi… Sen gelmedin!
    Buz kesti kalbim, saçlarıma aklar,
    Aklıma yar düştü…
    Bilirim yollarda karlar, arada engeller var,
    Haberin var mı? Kar yağmış oralara,
    Aman dinlemez
    Bilmez ki ruhumda, gönlümdeki intizarı..
    Sineme ateş düştü, aklıma sen düştün…
    Vedalaşmayı sevmezdin, bekletmezdin çaresiz beni
    Saçlarıma kar düştü, aklıma sabır düştü…
    Banada ayrılık düştü.. Haberin var mı?
    Hicran ateşiyle yalnız elveda düştü! ..
    Unuttum diyince,
    Kalbime gece düştü….

    #100034559

    Hayat
    Katılımcı

    Al tut yüreğimi, bitsin hüzün
    Biter mi bilmem, sevdalarla
    Yoldaş olmuş
    Her şeyin bittiğini
    Anla artık ey gönlüm…
    Onun sana ait olmadığını
    Kabullen artık…
    İsyan etme boşuna ne olur
    Bu aşkın sonunu sen istedin…
    Tükenmez sandığın sevginin
    Biteceğini beklemiyordun
    Bitti bak…
    Tuz buz oldu herşey…
    Ağlamaların gönül hüzmelerine yetmiyor
    Bil ve anla ki o sana ait değil
    Gönlü, ruhu karma karışık
    Boşuna avutma kendini
    Yeşermez sevda çiçekleri
    Solan bahçede
    Çözüldü düğümler, ipler koptu
    Ağlama, gamlanma olan oldu
    Sevdiğin gün kıyamet kopmuştu zaten
    Anla artık duygular değişti
    O sevgili yar, senin değil,
    Anla artık….

    #100033757

    yaparkaleli
    Katılımcı

    Sicim gibi yağmur hafif güneş var
    Hafif bir sarhoşluk sarar ya dağı
    Gönlümde gam ile kedere eş var
    İçimde kırılır aşkın bardağı

    Bir tuhaflık olur, burkulur içim
    Ölümün kokusu sarar ovayı
    Gözümle gönlüme yapamam seçim
    O anda terk eder kuşlar yuvayı

    Bulutlar sildiler yüzünü ayın
    Ağlaması bitmiş bir çocuk gibi
    Yıkadılar on dördünde bir ayın
    Gülümsedi gökyüzünün habibi

    Tatlı bir kokuyla ortalık güldü
    Bir hüzün çöktü ki yürek başına
    Bu koku ruhumu ikiye böldü
    Bakmadı gönlümün tıfıl yaşına

    Bir ürperti aldı içimi birden
    Ebem kuşağını görmedim bile
    Bir sevda yükseldi yedi kat yerden
    Gönlüme yüklendi bir kutlu çile

    Dağa gölge düştü tepe terledi
    İçimdeki bir el beni burgular
    Bir yitik ses işte onu birledi
    Bırakın yakamı sisli duygular
    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100033497

    yaparkaleli
    Katılımcı

    _?Acımıdır, tatlımıdır bilemem.
    Takdir bağcının olsun.?

    Sevda çorbasını sevgi köşkünde
    İçmeye yeltendim hüzünlü günde
    Sevda yaralıda, sevgi düşkünde
    Ben nasıl arayım, solmadan götür.

    Gözümü alamam yaşın içinden
    Baharı gelmeyen kışın içinden
    Haydı şimdi gel çık işin içinden
    Sen sel, ben dereyim, dolmadan götür.

    Şiirimi seven sever mi bilmem
    Her zaman selamsız döver mi bilmem
    Beddua etmekte ever mi bilmem?
    Gönülde yarayım, olmadan götür.

    Her gülün yanında varsa bir diken
    Suçlu mu bahçeye o gülü eken?
    Dertlinin halini bilir dert çeken
    Sineme sarayım, yılmadan götür.

    Güzelim kulak ver sözün hasına
    Duyurma yerleştir sır bohçasına
    Sonradan düşmeden sözün yasına
    Sırrına ereyim, gelmeden götür.

    Takdiri bağcıya bırakan güzel
    Ne tatlı gönlüme şu akan güzel
    Bal gibi süzülen ve yakan güzel
    Bir devran süreyim, gülmeden götür.

    Gam ile doluyum, ağlar efkârım
    İçimde bir ben var, gelmez baharım
    İstemem halimi bilmesin yârim
    Yüzdeki karayım, silmeden götür.

    Nefret dolu sitemleri gizlerim
    Boyun büker, yenisini gözlerim
    Kaynayan yüreğim, nemli gözlerim
    Kimlere sorayım, bilmeden götür.

    Sonbahar, bağlarım döküyor gazel
    Beni sevmek için geç kaldın güzel
    Kurumuş dalımı sallıyor bir el
    Orada sarayım, ölmeden götür.
    Eylül 2004
    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100033362

    neizm
    Katılımcı

    Bütün gemileri yaktım.
    Birbirimize ulaşan
    Ne kadar köprü varsa
    Hepsini yıktım…
    Ölümden bile güçlü dediğim aşkım
    Beni bıraktı sahilde /kumlar üstüne..
    Balıklar bile güldü halime
    Senin yüzünden..
    Anla işte
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye…

    Martılar baka kaldı.
    Düşe kalka anılar içinde süründüğüme.
    Yine de
    Sen bakma böyle göründüğüme..
    İzmir’in imbat rüzgarları yüzüme vurduğunda
    Kendime gelirim sonunda…
    Yine bulurum kendimi Bornova sokaklarında
    Yine yalnız..
    Yine sensiz.

    Doğru da olsa..
    Yanlış da olsa.
    Madem gittin..
    Benim için sen bittin.
    Şiirlerim bitmese de
    Kahır yüklü düşüncelerim de bitti..
    Hüzün dolu gecelerim de…

    Öyle her gece
    Apansız gözlerimin önüne gelemezsin artık.
    Bütün ışıklarını yaktım yürek odalarımın.
    Gözlerimden kaçamazsın köşe bucak..
    Sen duymadın..
    Bu yüzden bilmezsin
    Gönlüme söyledim
    Seni benden hep uzak tutacak.
    Her zaman benden uzak kalcaksın

    Hele bir gelmeye çalış..
    Hele çat kapı girmeyi dene kalbime..
    Göreceksin:
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye…

    En iyisi
    Bensiz olmaya şimdiden alış..
    Beni sorma…
    Bağrıma taş basacağım.
    Kendimi yeniden tanıyacağım /karış karış..
    Maziden kalan ne varsa.
    Hepsini kesip
    Darağacında asacağım.
    Benden başka
    Kimseler bilmeyecek.
    Kimseler görmeyecek…

    Sen gittikten sonra
    Anılarımızın hepsini
    Dalgalara bıraktım
    İçim yana yana…
    Kendimi kapattım sana
    Suskunluğum bu yüzdendir
    Anlasana…
    Gör işte..
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye

    Unuttun mu
    Yanımda olduğun zaman
    Her günüm bahardı…
    Gözlerim masum
    Bebek gülüşleri kadardı.
    Gözlerim papatyalara benzerdi /öyle derdin..
    Her gülüşümde
    Başka bir kır çiçeği açardı /öyle derdin..
    Köşe bucak kaçmazdım
    Köpekler yalnızlığımdan.
    Dilimden hiç düşürmezdim adını /unuttun mu?
    Dedim ya
    Ölümden bile güçlüydü aşkım
    Bu yüzden bütün hüzünleracılar
    Korkar kaçardı…
    Oysa şimdi
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye…

    Körü körüne
    Yürekler acısı bırakıp gittin
    Gerçek olan bu..

    Duydum ki
    Beni perperişan ettikten sonra..
    Sus pus olmuşsun.
    Kilitler vurmuşsun dudaklarına.
    Denizlere atmışsın anahtarlarını !
    Kendini onulmaz yaralar içinde bulmuşsun..
    Bin pişman olmuşsun /sözde
    Çok geç..
    Dönsen de
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye…

    Bu gidiş
    Nedenini bilmediğim
    Bir gidişti.
    Bu gidiş
    Eşi benzeri olmayan bir gidişti..
    Sonunda yapacağını yaptın işte..
    Beni yalnız
    Beni öksüz
    Beni sensiz bıraktın.
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye

    Bir gün apansız
    Martıların kanatlarına konup
    Denizin dalgalarında
    Geri dönülmez yollara
    Uzaklara..
    Çok uzaklara gittin…

    Sahi
    İçin hiç mi sızlamadı mı?
    Hiç mi değerim yoktu sende?
    Ne çok çay bahçelerinde çaylar
    Kahveler içtik seninle..
    Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var derler…
    Ben vaz geçtim kırk yıldan kırk günden
    Kırk dakika da hatırım yok muydu?
    Kırk dakika bile düşünmedin mi?
    Hiç mi geçmedi içinden
    Hiç mi gelmedi aklına
    Vazgeçmek ?

    Olanlar oldu artık..
    Gidene dön demenin hiç bir anlamı yok.

    Bundan sonra
    Bana sakın gelme..
    Aklının ucundan bile geçirme..
    Gelip de
    Kabuklaşmaya başlayan
    Yaramı deşme artık !!!
    Usandım yıldım..
    Yoruldum artık
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye….

    Sen gittin /ben bittim.
    Sen gittin
    Hem bana /hem sana
    Yazık ettin..yazık ettin.

    Seni bilmem amma..
    Benden hiç bir şey kalmadı geriye…

    Necdet GÖKNİL

    #100033297

    Konu: AYNI ŞARKIDA BULUŞMAK

    grup forumunda İhsan TURHAN

    safir
    Katılımcı

    “Kaçmaya çalışırken hayatın kısır döngülerinde
    Umutlarım bir bir öldü, dost sandıklarımın süngülerinde
    Gece gündüze inat karanlığı verdi hep yüreğime
    Sus pus oldu aydınlık hiç çıkamadı önüme
    Oysa fanusta yakmıştım
    Yürekleri aydınlatsın diye mumları
    Hesap edememişim dikine esen fırtınaları”
    Diyordu… O mağrur ve onurlu kadın

    Nedenlerini gördüm toprağın bağrına mezar eşerken
    Akmayan akamayan gözyaşlarını seyrettim kaç kez
    Bir martı gibi süzülüp…
    Yüreğimin deryasına hüzünle düşerken…

    Siz hiç, aklanmış bir yüreğin
    Karanlığa yürüdüğünü gördünüz mü?
    Ben gördüm!
    Bir kadının onurlu gözlerinde gördüm.
    Uzattım ellerimi, önce korktu sonra tuttu ellerimden
    Hissettim. Beklediği sadece ama sadece umuttu.

    Kalkanlarını dövmüştü yıllarca acılar
    Ve en çok sevdikleri sevilmeyi hak etmemişti
    Dokunduğumda parmaklarımı ateşe verdi
    Yüreğindeki kesif sancılar…
    Yüreğindeki cam kırıklarında yürüdüm
    Canım yandı en az onun kadar
    Belki de ondan bile fazla.

    Sonra bir şarkı söyledim usulca kulağına
    Gülümsedi!
    Gözlerinde belki de ilk kez güneş belirdi
    Bu çok güzel bir şarkı dedi ve eşlik etti
    “Bende seni, bende seni”
    Bakışlarında okumuştum o an her şeyi.
    Diyorduk ki, işte gönlüm ve kulağım yıllarca bu şarkıyı bekledi
    Anladık ki, aynı şarkıda buluşmuş
    Yeniden oluşmuştuk yüreklerimizin içinde
    Ve anladık ki, vuslat saklıdır yaşanılan her hasretin içinde
    Bir gün yeniden aynı şarkıda buluşmak üzere

    Tanıdığım en onurlu ve en gururlu
    Saygının bile saygısını kazanmış kadına, sevgilerimle…

    İHSAN TURHAN

    #100032747

    Hazini
    Katılımcı

    Seni sevmemi,
    Çoktan unutturdular.
    Sözlerinden belli ki,
    Düşman olmuşlar.
    Arayıp sorunca,
    Sebepsiz ayıp ettiler.
    Uzaktasın diye,
    Düşmanca konuştular.

    Yoksa başka nedenle,
    Dürttüler beni.
    Nerdesin evlat,
    Çık karşılarına….
    Bitsin,
    Kem küm etme sözcüklerine.
    Gel de bak,
    Maraz halime.

    Halimi görsen,
    Boğulursun ağlamaya.
    Hüzünler peş peşe,
    İçime sinmişti.
    Seni koklamaktan,
    Hepten büzüldüm.
    İçim yanınca,
    İyice süzüldüm.

    Bekleyişlerim yetmedi mi?
    Dönüşüne.
    Rüyalarım girmedi mi?
    Gözlerine,
    İlletlerim ulaşmadı mı?
    Kulağına,
    Feryatlarım gitmedi mi?
    Senin kanına.

    Böyle ayrılış olmaz,
    Uzattın hasretini.
    Dinle evlat,
    Kırdın kalbimi.
    Hâlbuki biliyorsun,
    Kırık kalbimi,
    Onarmak için,
    Yetmez bahane.

    Dırdır etmekten,
    Kurudu ağzım.
    Bilmeni isterim ki,
    Herkesle tutuştum.
    Güzelleşmek isterim ki,
    Gönlüm yanmış.
    Senden uzak olunca,
    Cemreye dönüştü.

    Hasretler uzadıkça,
    Yüreğime vurdu.
    Halimi sorsaydın,
    Üzülürsün ömür boyu….
    Milletten bıktım ki,
    dediklerine…..
    Senin validene,
    Nasıl kıydın evlat!.

    Bekle anne,
    Döneceğim diye söz verdin.
    Beklemekten,
    Çökerttin moralimi.
    Çözümleyemediğim,
    Bir tek şey var!
    Nasıl, çekip dayandın,
    O kadar gurbete.

    Şair: İbrahim HAZİNİ

    #100032621

    Konu: ANNEM.

    grup forumunda M.Levent ÖZGEÇ

    leventozgec
    Katılımcı

    Not ; Bu şiir canım annemin vefatı üzerine gözyaşlarımla
    kaleme alınmıştır.
    Mekanın cennet olsun anneciğim.

    Sevgi ve saygılarımla?

    – – – ANNEM – – –

    Gönül sarayımdan bir yıldız kaydı
    Buralar hiç sensiz olmuyor annem !
    Yüreğim baharı kara kış saydı
    Gönlümde bu yerin dolmuyor annem !

    Anılar aklıma gelince hele,
    Takılır kalırım çıkmaz bir yere,
    Mutluluk peşimden gelse de bile,
    Yüreğim huzuru bulmuyor annem !

    Bak çaresiz kaldık sensiz olunca
    Gönüllerde hüzün adım boyunca
    Kimlere ne desem seni sorunca
    Söylemeye dilim varmıyor annem!
    Kimseler yaramı sarmıyor annem..!
    Annem?

    M.Levent ÖZGEÇ

    #100032521

    Konu: ALLAHIM (TUTKU)

    grup forumunda Yavuz KORKMAZ

    yavuzkorkmaz
    Katılımcı

    Ben ki

    Bir kul için candan geçtim
    Meyve vermez dala döndüm
    Geçti hasretiyle ömrüm
    Suya hasret çöle döndüm

    Sen ki Yarap

    Kimde haldin kimde hitap
    Kime baksam seni gördüm
    Sen dedikçe yüce kitap
    Suya düşmüş cana döndüm

    Bildim ki

    Üç gülük han git gel yaya
    Düşündükçe deli oldum
    Hele bi düş ölüm haya
    Günden güne küle döndüm

    Ben ki

    Kimi sevem kimi Yarap
    Kimi görsem kalp der Serap
    Gönlüm hüzün halim harap
    Ne yüz ile sana döndüm

    Neyleyim

    Geçit vermez dağ taş kaya
    Hele bakın bende haya
    El diz sökük halde yaya
    Yetmiş yıllık kula döndüm

    24 Ağustos 2008

    #100032528

    yavuzkorkmaz
    Katılımcı

    Bir Erzurum sedası bakışlarım
    Soğuk buz gibi gönlüm ardarası
    Her tanesi o ahenkte saçlarım
    Aka boğuk kalmamış hoş edası

    Şehrin kalesinden bakınca şehre
    İsli bacalardan tüten dumana
    Hüzünlü yüreğim daha da kara
    Geçit vermez sor şu palandökene

    Yalnızlığa oynuyorum şimdiler
    Nasıl ki her sevdiğim çekip gitti
    Her canlı da ölecek birer birer
    Neyi sevsem baktım hüzünle bitti

    17 AĞUSTOS 1998

    #100032547

    Konu: MANOLYAM (TUTKU)

    grup forumunda Yavuz KORKMAZ

    yavuzkorkmaz
    Katılımcı

    …Ve yüzyıllık bir çınar gibi durmak zor şimdi karşında
    birşeylere tutunmadan dim dik
    …Ve boyun bükmeden yokluğuna
    …Ve kolay değil yokluğuna alışmak
    yokluğunu damarlarında kanı kurumuş bir ölü gibi
    bir daha olmayacak saymak
    Çaresizliği buram buram ciğerlerine almak solumak
    …Ve sen manolyam
    Kolay değil seni kaybetmeyi göze almak
    Yufka yüreğine hüzünler ekmek
    …Ve manolyam alışık olmayan masum yüreğine taş gibi yürekli olmak
    Sırt dönüp kavurucu sıcağa karşı yürümek
    Her şeye küserek karanlıklarda kaybolmak
    …Ve sen manolyam gittin ve kolay değil
    Kemiksiz dilin yalansız dönmediğini
    Bir daha bir daha anlamak.
    Zor manolyam yeni doğan bir hüznün
    Yeniden doğuşunu seyrinde kalmak
    …Ve asırlık çınarların devrilmeden öldüğünü sana duyurmak
    Hasretinin göğüste sayısız acılarla gürlediğini sana
    İsmini dağa taşa bağırmak
    Haydi git manolyam ne gönlüme yakın ol ne yüreğime ırak…

    MONAOLYAM ŞİMDİLER DAHA DA ZOR SENSİZ YAŞAMAK.

    #100032465

    safir
    Katılımcı

    Sudaki ay gibi gönlüme düştün
    Senden başkasına bakmayacağım
    Karanlık ruhuma bir ışık saçtın
    Gayrı hüzünleri takmayacağım

    Elinde mahkuma dönse de canım
    Azapla hicranla dolsa her yanım
    Gözümden süzülüp aksa da kanım
    Ben seni sevmekten bıkmayacağım

    Sevda yağmurları yağsa üstüme
    Gökteki yıldızlar kaysa gözüme
    Sel olsa dağların karı gönlüme
    Artık yüreğinden akmayacağım

    İçimdeki dertler şavkınla dindi
    Kararan geceler mehtaba döndü
    Seninle kalbimin hicranı söndü
    Bir daha gönlümü yakmayacağım

    Mürsel Gündoğdu

    #100031454

    Konu: AH SEHER YELİ

    grup forumunda Nuri CAN

    Ogniela
    Katılımcı

    Çekip gittin
    çiçeklerin döllendiği bir mevsim.
    bir daha
    dönmedin geri…

    yarısı sende kaldı kalbimin
    yarısı bende ezgili…

    ah! Seher yeli…

    bir bulut gibi
    nehirler gibi
    akıp gitti saçların elimden
    bir yanım yaslı hazanda kaldı
    bir yanım deli boranda
    savrulup gitti ömrümün gazeli…

    gülüşün bir çiçekti
    güğümlenirdi içimde her bahar
    gittin
    hayallerimde gitti
    kar yağdı kirpiklerime
    umutlarıma ağrılar birikti

    gittin
    güz geldi
    yitirdi sevincini ağaçlar
    ardında sarı yapraklar ve hüzün kaldı
    bulutlar arasında kaybolan ay gibi
    yitirdim seni
    denizler suskun
    maviler küs
    gökyüzü yaralı şimdi
    gittin
    deprem olur her gece denizlerde
    başını taşlara vurur dalgalar

    gittin
    göçüp gitti ardından
    gönlümün kuşları uzak diyarlara
    bir yanı aşk acısı kıyılarımın bir yanı özlem
    şimdi yokluğundur içime yağan her gece suların ötesinde

    şimdi su gibi yudum yudum
    şimdi hava gibi nefes nefes
    seni özlerim karşı kıyılarda…

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 60) görüntüleniyor