You cannot copy content of this page

1 ile 12 arası 12 sonuç (toplam 12) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100031808

    Bülent
    Katılımcı

    söylesene şimdi
    soruyorum işte
    tüm dürüstlüğümle
    erkeklik nedir sence?

    bir cinsiyet mi
    kuru soğuk ve somut
    kavram mıdır yoksa
    insancıl,sıcak ve soyut…

    ve söylesene gene
    hangimiz daha erkeğiz?

    mazisini yok sayıp
    sözlerini unutan sen mi?
    sevdasına saygılı
    sözünün eri ben mi ?
    hangimiz söyle!

    ben desen de şaşırmam ki
    ne yakışmazları yakıştırdın ya kendine
    bir fazla ne fark eder
    susma söyle,buda yakışır
    eyvallah…

    ama kalma kusura küçük bey
    demagojiye de sığınma
    erkeklik sen ise?
    sen erkek isen?
    meydan okurum sana
    sen gibilere…

    hele birde duyarım ki gururu
    kadınlığımdan
    buyrun derim, hodri meydan!

    ve haykırırım inadına,
    erkeklik yüreklilik
    erkeklik mertlik
    erkeklik cesarettir ki,
    yoksa biri bile özünde
    geçmemişse kapısından hele
    çıkıp ta adem içine
    demesin o kimse
    erkeğim ben diye

    yuhalarım!
    kınarım!
    üstüne birde
    söverim yedi ceddine
    yapmam mı?
    yaparım be yaparım
    birde cıgara yakarım ki ardından
    sorarım cümlenize
    aslanın erkeği var da
    yok mu dişisi?
    tanışalım mı?
    memnun oldum
    ben aslanın dişisi!

    #100030573

    Konu: GELİN

    forumda GELİN

    Bülent
    Katılımcı

    Gelin birlik olalım yarın çok geç olmadan,
    Gelin dirlik bulalım vazgeçin öç almadan.

    Nefreti yok edelim gel sen de katıl bize,
    İntikam eşkıyası sevgiyle gelir dize.

    Yedi düvel elinden kim kurtardı bu yurdu?
    Mehmetçik değil miydi Lâzı, Çerkezi, Kürdü?

    Hangimizin ecdadı feda olmadı yurda?
    Hangi bahçeden bir gül solmadı bu uğurda?

    Düne kadar Bosna’da kırılırken soydaşın,
    Sana senden başka dost çıktı mı düşün, taşın!

    Asırlardır dinmedi bir bölücü ninnisi,
    Aynı dinden değil mi Alevisi Sünnisi?

    Bin kere lânet olsun Yezit denen deliye!
    Muhabbetle bağlıyız Muhammed’e Ali’ye.

    Duyulmuş mu dünyada böyle oyun havası?
    Bize mi kalmalıydı komşunun kan dâvâsı?

    Siyah-beyaz kavgası nasıl, ilginç değil mi?
    Bizim mezhep kavgamız daha gülünç değil mi?

    Geçin o sınıfları, geçin kardeşim, geçin,
    Barışta buluşalım mutlu Türkiye için!

    Düşman sevindirmenin ne âlemi var şimdi?
    Milletçe kenetlenip sarılmamız kâr şimdi!

    Başka ulus var mı böyle temiz, böyle saf?
    İnsaf edelim dostlar, insaf edelim, insaf!

    #100029157

    Bülent
    Katılımcı

    Yolunu gözlüyorum dört gözle sabah akşam
    Hayat ebedi değil sürüp gitmez bu yaşam
    Kalbim duracak sanki adını andığımda
    Bırak artık gurbeti olursun ağam paşam

    Yıllar oldu gideli beni hiç özledinmi
    Gözü yaşlı resmime bakıp yol gözledinmi
    Alay edip aşkımla unuttum mu diyorsun
    Seni şımartan nedir benim bu sözlerimmi

    Elbet günün birinde göz göze geleceğiz
    Hangimiz suçlu ise özür dileyeceğiz
    Benim saçlarımda ak senin elinde baston
    El ele kıyamete böyle yürüyeceğiz

    Ektiğimiz tohumlar bir anda yeşerecek
    Ne fırtına ne de kar alıp götürmeyecek
    Rengarenk çiçeklerle süslenecek aşkımız
    Bunu sadece sen ben bir de rabbim bilecek

    Dünyayı çiğnemişiz bugüne dek biz boşa
    Değer verememişiz kalbimizdeki aşka
    Ömrümüzü çalıp da alıp giderken yıllar
    Akıl yaşta değilmiş yazılan gelir başa

    #100028552

    Konu: TERAZİ

    forumda TERAZİ

    Bülent
    Katılımcı

    Terazinin bir kefesine seni koydum.
    Diğerine kendimi,
    Bir bakayım dedim;
    Hangimiz daha deli? ..
    İbre ortada kilitlendi kaldı.
    Ne ileri,
    Ne de geri! ..

    #100028270

    Konu: HANGİMİZ ?

    forumda HANGİMİZ ?

    Bülent
    Katılımcı

    Yalnızlığım ve sensizlik, dün gece köşe başında buluşmuşlar.
    Birer sigara yakıp, bizden konuşmuşlar.
    İleri geri çekiştirip, hatalıyı aramışlar.

    Kim kimi terketmiş, kim daha suçlu? ..
    Hangimiz üzgün, hangimiz daha mutlu? ..

    Onlar da bizim gibi, bir çıkar yol bulamamışlar.
    Ne seni, ne de beni suçlayamamışlar?

    #100026393

    Konu: SUÇLU KİM

    forumda SUÇLU KİM

    Bülent
    Katılımcı

    Ben bilmiyor muydum sanki,
    Sana güvenilmeyeceğini…
    Bu yürek öyle ki ben de,
    Ne zaman yanıldı ki…
    Hep kaçırırken senden gözlerimi,
    ‘Bak yüzüme’ dedin,
    Baktım…
    ‘Bana neden güvenmiyorsun? ‘ dedin,
    Sustum…
    ‘Güven bana’ dedin,
    Güvendim…
    Vedasız çekip gittin…
    Şimdi ben hangimize kızayım? …

    #100023626

    afflicted_
    Katılımcı

    Yine Ölüme Dair

    Zevcem,
    ruhu revanım
    Hatice Pîrâyende,
    ölümü düşünüyorum,
    demek ki arteryo skleroz
    başlıyor bende…
    Bir gün
    kar yağarken,
    yahut
    bir gece,
    yahut
    bir öğle sıcağında,
    hangimiz ilkönce,
    nasıl
    ve nerde öleceğiz?
    Nasıl
    ve ne olacak
    ölenin son duyduğu ses,
    son gördüğü renk,
    kalanın ilk hareketi
    ilk sözü
    ilk yediği yemek?
    Belki de birbirimizden uzakta öleceğiz.
    Haber
    çığlıklarla gelecek,
    yahut da ima edecekler,
    ve kalanı yalnız bırakıp
    gidecekler…
    Ve kalan
    karışacak kalabalığa.

    Yani efendim, hayat…
    Ve bütün bu ihtimâlât
    1900 kaç senesinin
    kaçıncı ayı
    kaçıncı günü
    kaçıncı saatinde?

    Zevcem,
    ruhu revanım
    Hatice Pîrâyende,
    ölümü düşünüyorum,
    geçen ömrümüzü düşünüyorum.
    Kederli
    rahat
    ve hodbinim.
    Hangimiz ilkönce
    nasıl
    ve nerde ölürsek ölelim,
    seninle biz
    birbirimizi
    ve insanların en büyük dâvasını sevebildik
    – dövüştük onun uğruna -,
    «yaşadık»
    diyebiliriz.

    #100021862

    Konu: GENÇLİK

    forumda GENÇLİK

    cicceekk
    Katılımcı

    Gençlik; insana bir kerrecik konan
    Bir; ümit, hayal, aşk ve şans kuşudur
    Aldanır, onu hiç bitmeyecek sanan
    Onun rüzgarıyla hep koşar duru

    Ama hangimiz aldanamyız ki
    Onun mutluluğu başı döndürür
    Verdikleri atomda yoktur belki
    O sonsuz ateşi kışı dindirir

    Olur her şey bir başka güzel ve hoş
    Gözlerde kor bir pırıltı belirir
    İçten bir ses emreder hiç durma koş
    Bitmek bitmeyen bir kuvvet verir

    Dağları da kucaklayası gelir
    Rüzgarlarla uçmak başka yerlere
    Bir zaman sonra sonsuz ateş ölür
    Çıkar yollar dağlık ve boş bir yere

    Anlarsın artık değer başın taşa
    Gerçekler, önüne seriliverir
    Dayanabilirsen ölüce yaşa
    Pembe iner siyah geriliverir

    Sen ne kadar bulunmaz bir şeysin
    Ne olur bitma, ey güzel gençlik!
    Aşk..ümit…hayal.. herşey,herşeysin
    Ne olur gitme hiç, ey güzel gençlik

    Sensiz yaşamak başlıca bir acı
    Yaşarken ölmektir,binlerce kere
    Yitirmek istemiyorum gör! acı!
    Çıkarma yolumu çıplak bir yere

    Biterken sen ne olur beni de bitir
    Istırap çektirme bana boş yere
    Gittiğin yere al benide götür
    Aşk dolu Rüya dolu alemlere

    #100021058

    tatlibela
    Katılımcı

    Sende Kİ Sen 1

    Biraz zamansız oldu gidişin!
    En zor durumda gittik birbirimizden ,
    Oysa söz vermiştik ayrılmamaya,
    Zor günleri beraber omuzlamaya,
    Beraber ağladığımız gibi gülmeye hatta filmlerden kıskanıp beraber ölmeye söz vermiştik
    Sen uzak bir şehrin havasından mı, suyundan mı etkilendin bilmiyorum.
    Ama zamansız oldu bu ayrılık.Ve yine zamansız…
    Hiç bir şey bilmeden ani bir telefon bir sanal ortam aracılığıyla bu ayrılık istemin ruhumu bedenimden ayırdı.
    Sebepsiz ve zamansızdı çünkü
    Ya da en azından ben sebebini bilmiyordum.
    Alışmak zor ama alısmak istiyorum artık,
    Bu acılara zoru basarmayı…
    Sensizlige alısıyorum sanki,yanlıs anlama sevgili zorlu basarıyorum.
    Yeni yılda akan göz yaşların,bu yıldada zamansız ıslattı beni,
    Sırıl sıklam bir yağmur misali ve benim çaresiz kacısım gerceklerden.
    Tutunca ellerini ve sıcaklığını hissedince gönlümde bu sevdaya ayrılığı haram kılmıştım.
    Fakat oldu işte! Şimdi hangimiz haram bir şeyi yapmakla cehennemde yanacağız bilmiyorum.
    Sen yanma sevgili! Ben yanarım. Bazen göz yaşlarım akar içime kanarım.
    Gecen günlerin yasını tutarım artık sevgili,
    Artık kendimle hesaplaşırım,
    Falakaya yatırırım sevgimi gönlüme verdiği o umuttan ötürü…
    Kime küstün niye küstün, neden ayrılık kustun miden bulanmazken?
    Bilmiyorum Ama şimdi hiç sırası değildi sevgili.
    Yolunu gözlerken, özümle beraber ,ayrılığın çıkageldi!
    Oysa en güzel kıyafetlerimi giyinecektim,
    Saçlarımı bile senin istediğin gibi tarayacaktım seni karşılarken.
    Ama sen ayrılığı getirdin gelirken,
    Beynimde geçen günlerin hatırası canlanırken, her hatırada bir hücremi öldürdüm ben.
    Seni beklerken dört gözümün yarenliğinde ,ayrılığın çıkagelmesi!
    Ne acayip, ne anlatılmaz bir durum tahmin bile edemezsin.
    Bilemezsin terkedilmişliğe yapılan haykırısı.
    Yanlızsın çünki kimse yok sesini duyan!
    Yar senden geçmiş zaten,kendine hayrı yok!!!
    Yani sen şimdi yoksun öyle mi?
    Yani bir daha ellerini tutamayacak mıyım?
    Bir daha bakamayacak mıyım gözlerine?saramayacak mı bu can seni?
    Hadi canım!
    Yoksa şaka mı yapıyorsun, böyle zamansız,böyle sebepsiz bitmemiştir herhalde.
    Konuş hadi yalan de şaka yaptım de………
    Demek gidiyordun ve beni götürmüyorsun.Şimdi içimde alevlenen yakıcı bir korsun.
    Artk dört mevsimide yasadık seninle.
    Sanırım artık senli tüm cümlelerim geçmiş zamanla çekimlenecek.
    Ve sanırım her gece beni daha da içine çekecek.
    Dört mevsimin yüzlerce günü, karı kışı güzü hatta yazı yaşamıştık.
    Upuzun günleri, sonra karanlık geceleri, sonra, hep sonra deyip mutluluğumuzu ertelemiştik.
    Hayaller kurmuştuk oysa uykusuzlugu paylastığımız her gece,
    Sen ben ve gerçekleşmemiş onca hayal.
    Belkide rüyalarla yetinmektir çaresi,ardı ardına görülen bizli rüyalar,hepsi bende kaldı.
    Bende kalsın ne olur birer birer yansın gönlümde ve canı yansın.
    Yetmemiş bu acı ona ve boğulsun, amansız yaralarda sızlasın.
    Ama şimdi yoksun öyle mi? Olsun. Bende ayrılığını takarım koluma.
    Sırf senden geldi diye ayrılığı bile sevmeye çalışırım (beceremesem de).
    O şehrin suyu yaramadı sana,
    isteseydin eğer oksijen ve hidrojenin içinden elektrik geçirip sana aşka mayalı su bile yapardım.
    Zamansız oldu gidişin, beni terk edişin, ayrılığı tüm çıplaklığıyla bana gönderişin…
    Yoksa aramızda ki kilometreler mi sebep oldu? Ama olamaz herhalde!
    Çünkü ben orada mıydım bilmiyorum ama, sen uzakta da olsan hep benim yanımdaydın
    Hoşcakal diyorsun ya bana ,sende güle güle git.
    Ama biliyorum ve sende biliyorsun, uzun bir süre ne ben hoş kalabileceğim, ne de sen gülebileceksin.
    Bir elveda bile demeden gidiyorsun ya!
    Neyse suçlamıyorum seni, ne olduysa, başımıza ne geldiyse o şehrin suyundan oldu.
    Ne olduysa seni sana bırakmayan o sen deki sen oldu,o sen senide benide sevemedi zaten..

    #100020068

    Bülent
    Katılımcı

    Sensin tertip eden bu çilegâhı
    Sensin tercih eden aşka nikâhı.
    Yanlış mı sevgilim, yalan mı söyle?
    İyi mi bir tanem, iyi mi böyle?…

    Hangimiz gafilmiş, hangimiz şaşkın?
    Hangimiz kanına girdi bu aşkın?
    Giden mi günâhkar, kalan mı söyle?
    İyi mi nur tanem, iyi mi böyle?…

    Neden bunca hasret, neden bu keder?
    Sen benden derbeder, ben senden beter.
    Suçlu kim! Kalbim mi, çalan mı söyle?
    İyi mi nar tanem, iyi mi böyle?…

    Zaman aynasında görürsün yarın,
    Hangimiz helâlin, hangimiz yârin.
    Seni kaybeden mi, bulan mı söyle?
    İyi mi kor tanem, iyi mi böyle?….

    #100026853

    Konu: YOLCULUK

    forumda YOLCULUK

    Aydın
    Katılımcı

    Akıp gidiyor hayat…
    Farketmeden götürüyor bizleri de…
    Hangimiz kaldık ki bir yerlerde…
    Dağıtılan rolleri paylaşamadık bile…
    Her geçen gün daha da titriyor ellerim…
    Arasıra ardıma dönüyorum…
    Özlüyorum…
    Özlüyorum…
    Ağlamayan bir çift göz kaldı mı ki birimizde,
    Ağlıyorum sessiz hıçkırıklar düğümlü kalıyor,
    Bağırmak istiyorum…
    Bağırmak istiyorum…
    Kimse duymayacak biliyorum…
    Duysalar da susacaklar,
    Herkes birbirine yabancı aslında,
    Umursamayacak ki kimse…
    Herkes kendi derdinde…
    Belki de onların içinde olan,
    Bastırılmış isyanları bağırmak istiyorum ben de…
    Kim durabiliyor,
    Kim durdurabiliyor…
    Kim istemezdi ki karşılaştığı en güzel günde asılı kalmayı…
    Kim bilebildi bir günde de ummadıklarını kaybetmeyi…
    Kim isterdi ki! …
    Hayat akıp gidiyor…
    Bizi de yanında götürüyor…
    Ne sana soruyor,
    Ne bana…
    Bir anda savuruyor,
    Bir anda yıkıyor,
    Bir anda oluyor herşey…
    Bize de şaşırmak kalıyor…
    Hani bir gülsem,
    Ardında bir hüzün beni bekliyor…
    Oysa batan güneş bile,
    Elbet doğuyor…
    Kanmamak gerekmiş bu hayatta,
    Herşey yalan aslında…
    Hayat akıp gidiyor…
    Bizi de yanında götürüyor…
    Hayat akıp gidiyor…
    Şimdi hangimizi nerelere götürüyor? …
    Hangimiz biliyor? …

    #100034741

    Konu: MEKTUP

    forumda MEKTUP

    Bülent
    Katılımcı

    Balkız? dan mektup

    Delinin biri yazmış dersin ya
    Bir diyeceğim var yine de…

    Kerpiç duvar arasında
    Açtım gözümü dünyaya
    Dokuz çocuk
    Üç öküz, dört inek
    Yirmi de koyunu vardı babamın

    Anama hasret büyüdüm
    Koca gün tarlada ırgat
    Akşam babama kadın
    Dedemle, nineme gelin
    …Eli hiç değmedi saçıma
    Ya çamaşır leğeninde
    Ya da sarı kızın memesinde

    Elleri nasır, Topukları çatlak
    Bildim bileli al basmalı bir entari üstünde
    Bir de kiraz oyalı yazması
    Kınalı saçlarını soluklayana kadar
    Kokusunu toprak bildim yıllarca

    Hasan?mış ilk oğlu babamın
    Okul yolunda
    Dayanamamış soğuğa
    Kar düşmüş üzerine
    Kırmızı yanakları
    Cam gibiymiş
    Buzdan heykelmiş bedeni bulduklarında

    En büyüğümüz Ayşe ablam
    Onüçünde vermişler muhtar oğluna
    Onbeşinde bir oğlu vardı dizinde
    Bir de kızı karnında

    Ne yoklukla okuttu babam
    Mehmet abimi
    Kasabaya gönderdi
    Öğretmen çıkacaktı
    Köy çocuklarını okutacaktı
    Sarhoş bir şöförün tekeri
    Kestirdi ayaklarını

    Ali, yağız delikanlı
    Keskin nişancı
    Ağanın çiftliğinde
    Dayımın adını vermiş dedem ona

    Deli Osman dedikleri ortancamızdır
    Traktörden düştü sünnet düğününde
    Tezek toplar, balya yapar
    Öyle mutludur ki dolarsa o gün çuvalı

    Bağdagül
    Mayıs ayında açmış gözlerini
    Gül kokulusu ninemin
    Yanağında gamzesi
    Yüzü nur, sesi billur

    Topraktan iyi anlıyor kardeşim Umut
    Adı gibi ekiyor tarlamızı
    Elleri bereketli
    Yüreği kadar verimli hasad zamanı

    Yaşar okudu, adam oldu
    Şimdi mahkeme salonlarında
    Üç kuruş maaşla
    Kürsüde adalet için direniyor
    Düzeni bozuk ülkemde

    Aydın?la dört yaş var aramızda
    Çoban oldu komşu köyde
    Dağlarını gezer sabahtan akşama
    Kaval yerine saz vardır elinde
    Yanık yanık türkülerinde
    Buram buram tüter Anadolu

    Ben en şanslısıymışım bizim evin
    Balkız demiş rahmetli babam
    Daha doğmadan adıma

    Hepimiz bir bahçedeydik bir zamanlar
    Sabah çilli horozun sesiyle uyanır
    Bir siniye onüç kaşık dalardık
    Sarı kızın sütünü içerken
    Ciğerlerimize dolardı Ilgaz

    İlk papatyayı hep babam söylerdi
    Baharı da gördük bu yıl diye
    Ama bu kez sondu baharı
    Başakların arasında
    Saplanmıştı sol göğsüne
    Kan davalı kör bir kurşun

    Anamın ciğerleri kanamaya başlamış
    Son bir kaç gündür
    Sağlık ocağında, yeni yetme bir hekim
    Demiş ki -Şehirde kolay tedavisi
    Yola çıkacak bu hafta
    Mehmet abimin yanına
    Yengem bakarmış elbet
    İnanmam ya…neyse

    Şehir bozuyor adamı
    Kim gitse gelirim diye
    Dönmedi

    Bir kaç evlat gitti komşularda
    Para yolladı bir kaç ay
    Sonra sırra kadem bastı

    Okumaya gidenler
    Unuttu köy yolunu
    Çelik çomak oynadıkları
    Okulun bahçesinde
    Yeni derslik yaptıracaklardı
    Zengin olunca

    Şimdi televizyonda
    Çok meşguller belli de
    Kırmızı koltuklarda
    Gülüşüyle saklıyor
    Manasını unuttuğu utanmazlığı

    Bense bir yatakhanede
    Daraldığım gecede yazıyorum bu satırları
    Düşlerim kadar çıplak uykularım
    Köyümün ekmeği kokar bu satırlar

    Memleket koca şehirler değil ki sadece
    Adı olmayan köyler var
    İsimsiz gömülen bebeler
    Öğretmeni olmayan okullar
    Ya da öğrencisi olmayan sıralar

    Siz renklerini beğenmezsiniz kalemlerin
    Bizim avucumuzda kaybolur kurşun kalem
    Etiketi olmayan kazağı giymezsiniz
    Büyüse de abi, ablamız
    Bize kalsa deriz giysileri,
    Altında bir deliği olan ayakkabı bayram bekler

    Soğukta kızarır burnumuz, ellerimiz buz
    Sıcak suyun kokusunu
    Bahçede, tezek ateşinde
    Çamaşır kazanında biliriz
    Bir leğende on maşrapa sudur banyomuz
    Yemeğimiz tek tencerede
    Siz tadını bilmezsiniz
    Biz lezzetine doymayız yayıktaki ayranın

    Hangimiz şanslı bilinmez…
    Siz daha zenginsiniz dünya malında
    Biz daha doymuşuz çocukluğa

    Adım köy çocuğu aranızda
    Oysa Balkızıyım köyümün
    Uğramazsa göğsüme
    Bir şehir magandasının
    Maç sonrası kurşunu

    Yarının öğretmeniyim
    Memleketin bir ucunda

    Bir kaç satır karaladım uyksuz saatimde
    Sen deli saçması de

    Yolunu bilmediğiniz
    Köyümü özledim sadece.

1 ile 12 arası 12 sonuç (toplam 12) görüntüleniyor