1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 452) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034944

    oslem
    Katılımcı

    Gözlerine hasret kaldığım,
    Gül yüzünü mumla aradığım,
    Sesiyle hayallere daldığım,
    Sen değil miydin sevgili!!!

    Aklıma düşünce iki damla yaş ile
    Heyhat! Bu şiirde de yapılmaz ki hile,
    Sen her zaman aklımdasın desem bile
    İnanır mısın bana sevgili!!!

    Sekiz şubat iki bin altı
    Henüz vakit gece yarısı
    Attığın dört-beş mesaj tam bir kalp yarası
    Sen beni böyle üzer miydin sevgili!!!

    Uykularım kaçtı, geceler karanlık
    Sanma ki hatırlarım seni anlık
    Daima kalbimdesin fakat kalbim kırık!
    Bir gün bana gelir misin sevgili!!!

    Ümit son buldu yetişsin artık ölüm
    Senin yaptığın değil mi bana zulüm?
    Bırakıp gitsen de beni be gülüm
    İyi dualarım her zaman seninledir sevgili…

    #100034899

    Konu: ADALAR VAPURU

    grup forumunda Zahide Handan ERENGİL

    Bedriye
    Katılımcı

    Bir akşam üstü gördüm onu,
    Düşünceli,Adalar vapurunda
    Dalmış denizi seyrediyordu,
    Beyaz bir ceket vardı sırtında
    ******
    Masum bakışları dikkatimi çekti
    Utangaç bir o kadar hüzünlü
    O kalabalıktan çıkıp karşıma geçti
    Bir an gözlerimiz karşılaşmıştı
    ******
    Yüreklerimizi de bir telaş almıştı
    Kirpiklerinin ucunda yakaladım
    Kaçamak,ürkek bakışlarını
    Bakınca çatmıştı kaşlarını
    ***
    Kaçırıyordu gözlerini benden
    Başını eğdi,bir suçlu gibi
    Ayıramıyordum gözlerimi bir türlü
    Ne yaptıysam da senden
    ***
    Gülümsüyordu belli etmeden
    Sonunda nasıl oldu bilmiyorum
    Tutamadık kendimizi,boşaldık
    İkimiz birden gülmeye başladık
    ***
    Sinirlerimiz bozulmuştu aniden
    Kahkahamızdan vapur çınlıyordu
    Gülmenin biri bitmeden biri geliyordu
    Vapur iskeleye yanaşırken birden
    ***
    Nasıl oldu,kucaklaştık bilemeden
    O günden sonra hiç ayrılmadık,
    Tek yürek olmuş iki arkadaştık
    Kim derdi bir gülmeyle gelecek
    Bu arkadaşlık ömür boyu sürecek

    Zahide Handan Erengil

    #100034850

    banucukk
    Katılımcı

    Sen ki, aziz İstanbulun göz nurusun Üsküdar
    İstabulun gözbebeği uğurusun Üsküdar

    Suyun billur billur akan altın nehir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Çamlıca başında tacın erguvanlar ziynetin
    Tarih seninle övünür ölçülemez kıymetin

    Sensiz soluduğum hava bana zehir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Katibim faytona binmiş geziniyor mazimde
    Karacaahmet’teki taşlar asude ve tazimde

    Tükenmez sendeki efsun, tatlı sihir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Sen ve Kızkulesi sanki iki nazlı sevgili
    Sana değmiş İstanbulun kutsal sihirli eli

    Sen bende ebedimsin, bende ahir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar

    Lalem, erguvanım, gülüm, mor menekşem, sümbülüm
    Hakk’ın armağanı olur sende gelirse ölüm

    Senden güzel bir kent var mı, senden cehir Üsküdar
    İstanbulun göz nurusun altın şehir Üsküdar.

    Miyaser GÜLŞEN

    #100034874

    banucukk
    Katılımcı

    –Cemal Süreya için-

    Yine avlusundayız
    Güvercin göklerinin
    Mor ayazlar avlusu
    Günlerden pazartesi

    Mahmur sevda yorgunu
    Çıkmıyor sabahlara
    Ey cinayet vurgunu
    O dalgın gülümseyiş

    Masalarda çizilmiş
    Bir resim terkisinde
    Söylenmemiş acılar
    Hiç yaşanmamış gibi

    Hem tende duymak teni
    Canı candan saymamak
    Vermek her isteyene
    Tabaktaki bozukluk

    Nerde bardaklar nerde
    Nerde sevgi pınarı
    Alazı vurdu geçti
    Yaktı cemalin narı

    #100034774

    Konu: ADI OLMASIN

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Sen buradasın ya içim dolunay
    Yokluğunda tutulur kalbim
    Yoksul bir karanlık sanrısı besler
    Akışkan günlerin korkusunu
    Yitik kalabalıkların yürüyüşleri,
    İçinin işaret levhası.
    Kıbleyi örten dağları şehrin,
    Toprağı besleyen sensizlik yalnızlığı.

    Suskunluğun engel değil
    Ellerini okşayan dualarıma
    Ve sana dair anların nefasetine
    Şimdi karanlık sokakların kokusunda
    Bulduğum taş gövdeli insanların ateşi
    Tutmama engel değil
    Sisten kuklalarını görünmezliklerin

    Şimdi tutku büyümede burada bebeğim
    Dudaklarını kucaklayan serin rüzgârlar
    Sarmakta görüntüsüz duyumsamaları
    Yer titremekte
    Gök yanma zamanında
    Dualar senin esirinde
    Meleklere gülümsemede şehir
    Sana dair her düşüncede

    18 Mayıs 2006

    #100034776

    Konu: DÜŞ PERİSİ

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Terk edişlerle başladı şehrin kurşungeçirmez öyküleri
    Sıradanlaşmış karanlığın buluştuğu ruhlarda
    Tanelerce dökülen uçurumlar akıyordu
    Susmuş her kalabalığın inatla yürüdüğü
    Beyinlerimize asılı kalmış birçok yaşamlarımız
    Yaşama asılmış karmaşık adımlarımız
    Adımlarımızda yürüyense insansı masallar
    Ve sen düş perisi NEOLATİA
    Ruh ateş, kan ışık, dönüştükçe birbirine dönüyor
    Büyüyor izlerin hiçliği anlaşılmazlara rağmen
    Buğulanıyor metafizik metanetle
    Yaşamlarımıza hükmettikçe korkularımız sürgün
    Sensizliğe kurşunlar, kadehleniyor düş perisi
    Ellerlinden yakalayabildiğimce dokunuyor
    Teninden süzülürken değerleniyorum
    Düş perisine şarkılar adıyorum

    Tutkular nereden başlar yaşlanmaya
    Ne zaman avuçlayabilsem sevgimi
    Özgürlüğüm bedel ödüyor
    Düş perisi gülümsüyor
    Reveransı adımlarımın seninle anımsıyor geçmişi
    Gölgen ürktükçe grisinden bulutun
    Bulutlanan sen olur yağarsın
    Yağdıkça yeşillenir gözlerin
    Serinlenir düşlerin düş perisi
    Bakışlarına perdelenmiş sağanak
    Gizemin derinlere mavilenmiş
    Fırtınana dek düş perisi.

    #100034778

    Pelin
    Katılımcı

    dün gece düşümde
    bir kadın gördüm
    ötelerde rakseden bir yüreği
    ve karanlığı aydınlatan gözleri vardı.
    elini uzattıkça kayboluyordu
    umut namına bıraktığı ne varsa
    bilmem kaç bin öykünün
    alacakaranlığı çökmüş yüzüne.

    dün gece düşümde
    teni saçlarına boyanmış bir kadın
    kimbilir nasıl yalın türküler dizmiş dudağına
    bir solukta ardında bırakmış ne varsa
    dünyadan kalma kırıntıları
    yaklaştıkça eriyen anlamı
    uzaklaştıkça büyüyen dünyayı
    ve başdöndüren gülümsemesi yüzünde.

    dün gece düşümde
    yürüyordu geceye inat
    bir dostun omuzlarında konaklayıp.
    zamanın tüm kelimelerine yükleyip yüreğini
    anlamları eriterek
    zamana sığmayan düşüncelerin.
    alnında dualar birikmiş
    ve aydınlık öfkeler dizmiş düşüncelerine

    dün gece düşümde
    inciler dökülmüş dudağına
    terkisinde bir umudun yalnızlığı
    aşk alev gibi yakmış göklerini
    yıldız yıldız büyütmüş düşlerini
    uyansa hep aydınlık
    belki aydınlık bile tutsak
    dudağından dökülen gülümsemesine

    dün gece düşümde
    ölümden öte bir sessizlik
    umutların ilk başladığı
    ve asırlardır nakşedilip yüreğine
    insana ölümsüzlük kattığı
    tıpkı sana benzeyen
    bir genç kız gördüm
    yeryüzü boydan boya bembeyaz.

    #100034784

    Konu: GÜNE GÜL DEĞSİN

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    güne gül kokusu değsin
    geceye gülümsemen
    denizlerce özgürce kanatlansın
    rüzgarına kapılıp yansın
    güne aşk kokusu değsin
    geceye sen.

    Gözlerine samyeli değsin
    Gülümsemene sözcükler
    Zamanın izinde gizemin kalsın
    Tutkulu yolculuklarla yağsın
    Aşka sensizlik korkusu değsin
    Ruhuna gülümsemen

    Yalnızlığa gözyaşı değsin
    Karanlığa gözlerin
    Hırçın dalgaları kucaklasın suskunluğun
    Ellerinde okyanuslar durulsun
    Evrene bahar çiçekleri değsin
    Yaşama sevinçlerin

    Çığlıklarıma rüzgarın değsin
    İklimime suretin
    Renklerinde vuslata ersin özlemlerimiz
    Teninde kahkahadır çığlıklarımız
    Varlığına aşk gülümsemesi değsin
    Yokluğuna korkularım

    Güle güneşin ışıltısı değsin
    Güne gül.

    #100034788

    Konu: İLHAM VE PERİ

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Baharın tortusu yapışmış ellerimize, yüreğimizin resminde düşler kurar,
    Mutluluğun binlerce tonunu acıtır zaman, olduğun mekân zamanda yağar,
    Gülün adına, ibadetin mihrabına ve sevgilinin lütfüne erdikçe pınar
    Kaynağında gizemdir dudaklarının kıvrımından içildikçe gönül kanar

    Ey sevgili
    Sensin serseri
    Bende hem deli
    Sende seferi.

    Bir okun sadağında saklanır savaşın hırçın naralarındaki korkular
    Olgunlaşıyor zaman, bekledikçe büyüyor içimizde sana dair tutkular
    Aşkının derin girdapları, gözlerinin renginde başlayıp biten aydınlıklar
    Ellerin sonra, dokunulası ve hatta kaybolası ellerinden tutan rüyalar

    Ey sevgili
    Sensiz matemi
    Sendedir emeli
    Bendedir alemi

    Yüreğim uzak denizlerde, tenim senin varlığında hayata dokunuyor
    Aşkımın çığlığı çığlığında, sevgimin zehri kanayan sözcüklerde anlamlanıyor
    Yağmurun vedası, gülümsemenin salası yaklaşıyor kapına, büyülüyor
    Kışın cefası, kokunun sefası yürüyor yolların kıvrımlarında içimizi sarıyor

    Ey sevgili
    Sensin gizemi
    Bende temeli
    Sende merhemi

    Uzun yolculuklardan geldim sana, hasretinden çatladı zaman ve mekânlar
    Şehirler geldi kapına sana ulaşmanın zor anlarında, kapında kapılar
    Evlerin odalarında yalnızlık ve yalnızlıktan izlere tutundu şarkılar
    Sade ve duruydu yanında tüm öyküler oysa sesinde anlaşılır sensiz anlar

    Ey sevgili
    Sen hem peri
    Bende cemali
    Sende zemheri

    Ey sevgili günüme sen dokun, geceme sen doğ aydınlansın karanlıklar
    Bulutlar yağsın en mahrem anlarına ve anılarına kavuşsun ayrılıklar
    Bir gelincik dokunsun tenine, mor yıldız çiçeklerinde karşılansın baharlar
    Gel işte gel uykulardan uyanıp, sarsılsın izleri zamanın gerçek olsun masallar

    Ey sevgili
    Sen serseri
    Bende deli
    Sende peri.

    #100034802

    Konu: ÖNCE SEN VARDIN

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Önce sen vardın
    Sadece sen
    Ellerin sonra
    Gözlerinde zaman vardı.

    Bir kahkaha tarlası bedenim içinde ruhlar zamana, zaman evrene söyleşir.
    Eski evlerin pencerelerindeki yoksulluk yürür gider hafızalarımızdan.
    Demir korkuluklarda çoktan beridir bedenlerimiz bir genç kızın anılarıyla tazelenir.
    Kapılar açılır arşivler kurulur medeniyet içimizde seyahattedir geçmişle.

    İçinden açılır geçmişin kapıları, kuyruklu yıldız gülümsemesi dokunur tenine.
    Söz efendisi gecenin gündüzün, yalnızlık yürek avuntusu.
    Tarihin evlere tutunduğu yerde umuda döner geleceğe bakan gözler.
    Dağların ihtişamlı gösterisi sarmalar, içimde körükleşir denizin kuytu mavilikleri.

    Hayallerin beslediği okyanustur gelecek umuttur biraz da içinde geçmiş tortusu.
    Suskundur akan su kızgındır güneş çoktan beridir yalnız tutkularda.
    Sessizlik kapladıkça içimizde yaşam şarkıları bazen söz bazen melodi.
    Zor günlerin sancısı yakar kavurur sözleri yarına dair söylenecek ne varsa.

    Kavuşmaların yabancı cümlelerinde kuruldu sevinç çığlıkları.
    Bir duvara sırtını vermiş sarmaşık kuşatması gibi titriyor gözyaşları.
    Bir kâbus gibi sarıyor rüyaların eski moda tabirleri.
    Güzelliğinin dokunulası taciridir ellerim her ilkbahar kavuştuğunda ağlayan.

    Sorular vardı
    Cevaplara tutunurdu
    Ellerin sonra
    Gözlerinde zaman vardı

    Beyaz örtülerin dumanıdır aşklarımız dostlarla söyleşir zamanda.
    Evlerin saçaklarında tutunan yalnızlıkları dağıtır bir eli tutabilme tutkusu.
    Meyve ağaçlarının dalları arasında uzanır geceye,
    Gece anlaşılmaz sorular besler karanlığa.
    Bakışına imarettir yeryüzü korur gözetir sessizde.
    Çatlamış toprak yanmış beden kuytunun yeşilliğinde.
    Aşk bizi bize anlatır mı bu yalnız gecelerden birinde.

    #100034804

    Konu: SADECE SEN

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Karanlıktı
    Rüzgâr uğulduyor
    Kuşlar terk ediyordu
    Şehrin yabancılığını
    Sessize yolculanıyor
    Sezgilerinde
    Mekâna hükmeden
    Anlamlar içindeler.

    Sadece sen varken
    Gözyaşlarına dokunabilen
    Geceye yürüyen
    Seslerine tutsak
    Gülüşüne yabancı
    Tutabildiğince gerçek
    Sezinlemende
    Karanlıktı

    Karanlıktı
    Denizden yürüyen
    İskelelerde küf
    Tahtasında neft
    Yaban zamana
    Öfkene tutku
    Sözüne iyot
    Yakamoz gülümsemene

    Önce tutkuydu
    Sonrasız
    Anlamsız sesinde
    Kalabalık gövdende
    Yosun tadında
    Rüyanda gelin
    Kavuşmana özgürlük
    Karanlıktı

    Karanlıktı
    Sessizce yağıyor
    Renklere adak
    Tutkuya anlam
    Şafağa adımlıyor
    Bulutlanmış
    Parıldıyor yalnızlık
    Beyazında gözbebeğinin.

    Sadece sen
    Aşk ellerine
    Kokuna çiğ
    Nefasetine
    Kahramanlar
    Hüzün sessizliğine
    Duana gelecek
    Aydınlanmıştı çoktan.

    #100034806

    Konu: SANA DAİR

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    I

    Yaşamı geçmişi yarınlara kurgulu yaşlı bir bebeğin gözlerine bıraktım.
    Anadolunun içlerinde, gri tonları insanların yüzlerine yansımış
    bir dağın eteklerine kurulmuş onlarca şehirden birinde başladı hikayem.
    İçimin gemilerinde başladığım seyahatte
    sadece sana dokunmak için vermiştim tüm molaları yaşama dair.
    Ne denli gerçek olduğuna inanmaya çalışarak.
    Sana dair her mucizenin gölgesinde dinlenip
    yine yaşlı şehir hikayeleriyle büyüyen,
    efsanelere gönül vermiş kalabalıkları unutarak.
    Seni unutamadığım anların tadında yeni efsaneler kurgulayarak.
    Uğruna ağıtlar yakılan bir karanlık sokakta
    yeniden yürümenin tadında.
    Dağların ihtişamına kurulu
    dağ çiçekleri nefasetindeki güzelliğine tutuklu
    ve rüzgarın dokunuşlarını bile kıskanan bir harislikte.
    Sana dair kelimeler hiç bitmedi hafızalarımızda
    tüm zamanların surlarında savaşlarımızın
    döküldükçe yeşerir kırmızısı duvarların
    senin varlığın biometrik güllelerdir insanlığa dair
    Sessizce büyür anılarında
    Tutuklanır anlamsızlık
    Gülümser cümlelerin kırılganlığına

    II

    Paylaşımsız ve bencildir aslında zaman
    İçimde her anı yürür sonbaharın
    Anılar koşar adım sanrılar görür, görünmez olur bebek karanlığı
    Aşk gibidir anlamı ya hep ya hiç kısmı sonbaharların
    Her mevsim aşk karışır çorbasına karanlık kaldırımların
    Hüznünden çok ruhumdaki izlerinin kalıcı olan yanlarını severim
    Sensizliğin acıtan duvaklarını.
    Aslında birbirinden değerli yüzlerce an var sana dair
    Bazen hüzün bazen gözyaşı bazen yok olmak gibi şeyler

    III

    Susmak travmatik bir geminin feryadı.
    Boğaz karanlık batıkların çamurunu silkeliyor.
    Mor çiçeklerin kasımı, bataklık kokusu bir sensizlik sunuyor
    İçim karanlık bir sis sen olmayınca

    IV

    Sustum.
    Sessizliğim kaç yüz yıldır sürdüğünü anımsayamadığım bir kayboluşa dair. Bana dair.
    Sokaklarında yürüyen, düşünmeden sürüklenen zamana dair.
    İnsanlı, insansız tutkulara dair.
    Kaybettiklerime dair.

    Konuşamadım.
    Yalnızlığımın, üstatların sözcüklerinde efsaneleştiğini
    ve tutkulu romanlara dönüştüğünü bilerek.
    Gülümsemene buluşan saflığı keşfederek.
    Hücrelerimde gelgitler yaşayan deli dolu bir anlamsızlığın gölgesinde.

    V

    Görünmez olabildiğim anları anımsayabilecek kadar çok yaşadım
    Her birimiz için.

    Hepimizin kendine dair öykülerini
    Sıradan olamayacak kadar gizli kalmaya değer tecrübelerini taşıdım
    Korkularımın.

    Bir asır süren yalnızlığımın izlerini hatırladıkça
    Ne denli kendime düşman olduğumun küskünlüğü içinde geçirdiğim
    Huzursuz gecelerin unutulmuş karanlığında
    Susturuldum.

    VI

    Sana dair
    Upuzun bir kervan çizdim
    Tuale.
    Nefesler kesildi
    Bitti zaman.
    Sen gelinceye dek.

    #100034808

    Konu: SESSİZ SEDASIZ

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Denizin gölgesinde ümide
    Toprağın bağrında ekmeğe kandım
    Işıklarda söyleşen şehrin gizine
    Ve karanlıkta gözlerine yandım
    Öylece denizler boyu uyuyup uyandım
    Sessiz sedasız yürüdüm
    Sessiz sedasız anladım yokluğunu

    Göğün tenindeki anlama
    Güneşin batındaki ahenge kandım
    Bir bebeğin hayalsi gülümsemesinde
    Sevgiye dönüşen aydınlığa yandım
    Seni aramışım aslında sessiz sedasız
    İçimizden yürüyen zamana dayanmış yüreğimiz
    Kelimelerimizin her biri yeni gelincikler
    Güzelliğine esir kalmış yüreğinin toprak

    Ve biliyor musun?
    Anladım ki sen hep vardın
    Anladım ki sen hep burada
    Yanı başımdaydın
    Sessiz sedasız.

    #100034710

    Aysun
    Katılımcı

    ölüm ve sensizlik kırar kolumu kanadımı
    soluksuzsam bil ki kent yangındadır
    kuruduysa dudaklarım Marmara çekmiştir mavisini
    güz sonrası sancılar yabancı değil
    dudaklarında idam sehpası kurulu
    boğazıma yapışan suskunluğum boşuna değil

    kalemin ucunda aşk dilenen bir şiir
    kirpiklerimde uykusuz üç gece ağırlığı
    kaç ayrılığı taşıyabilir bu kalp, daha kaç vedayı
    ellerinde yürür içimdeki çocuk
    uykunda seni izler nefesindeki kadın
    boğazıma yapışan suskunluğum boşuna değil

    onca savaşın içinde sarmışken yaraları
    onca dilin izini silmişken gülüşler
    her defasında silbaştan etmişken kavgaları
    halâ tutuyorsa aşk ince yerinden
    ve kıvranıyorsak yakıp yıkmamak için gemileri
    bu sessizlik boşuna değil
    bırak,aşk kazansın be gülüm
    kim ne kaybeder …


    kemaldogular
    Katılımcı

    Seni gördüm dün gece:
    Tarumar olmuş bahçelerde!
    Rüyamda, yirmi yıl sonra…
    Seni son gördüğümde, İstanbul?da:
    Zeytinburnu tren istasyonunda,
    Unuttun mu bilmem aynı durakta!
    Seni anacağım demiştim, elli yıl sonra…
    Gülümsemiştin bana tavşan dişlerinle,
    Şimdi sen anımsıyor musun?
    Unutursun demiştin, üç yıl sonra…
    Seni gördüm dün gece, yıllar sonra!
    Rüyamda; senin ismini yazdığım,
    Beşevlerde,fakültenin bahçesindeki o çamın altında,
    Hala son tuttuğum gibi ellerin,
    Can verdi bedenime hala o sıcaklığı,
    Rüyamda bile ellerini tutunca! …

    Kemal Doğular-2004-Alanya

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 452) görüntüleniyor