You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 751) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034975

    GULCENAZ
    Katılımcı

    zaten ayrılıkmış
    aşkın diğer adı
    gözlerini
    bir başka göz de unutmakmış
    ne varsa sevdadan yana
    iyi ve güzel
    hepsini kara bir deftere
    karalamakmış

    gönül işi bu demişler
    ne suç var ne suçlu
    kimse giymemiş kabahat kürkünü
    bütün yürekler itirafa kapalı, kaçakmış

    kavuşmak yazmıyormuş ki
    aşk kitabında
    yolu uzun yolcusu yorgun
    sevda ağır yük
    yalanda söylermiş
    seviyorum diyen diller
    meğer ateşte kor imiş aşk,
    maksadı yakmakmış.

    Şükran Gülcenaz AYDOĞAN

    #100034880

    Bedriye
    Katılımcı

    Biri var hep alkımda
    Yaşıyor her anımda
    Nerde olsam ne yapsam
    Adım adım ardımda

    Galiba aşık oldum
    Seviyorum ben onu
    Düşünmeden sonunu
    Oynuyorum oyunu

    Kazanıp kaybetmekte
    Var bu oyun sonunda
    Biri var hep aklımda
    Gözü gönül tahtımda

    Düşünüp duruyorum
    Kurulsa mı tahtıma
    Mutluluk getirir mi
    Şu gülmeyen bahtıma

    Düşüncelere daldım
    Ben bu gönül işinde
    Kararı çoktan aldım
    Bunca zaman içinde
    Hep kadere inandım

    (Bu şiirim bestelendi)

    Zahide Handan Erengil

    #100034882

    Bedriye
    Katılımcı

    Dalıp dalıp gitsem de
    Aklım,fikrim hep sende
    Beklenmedik bir anda
    Buldum seni yanımda
    ***
    Aklım Firarda
    Gönül hovarda
    Görmek isterdim
    Seni rüyamda
    *****
    Geçiverdin önümden
    Yaktın beni gönülden.
    Aşık oldum yeniden
    Anlasana halimden
    ***
    Duygu firarda
    Gönül hovarda
    Görmek isterdim
    Seni rüyamda
    ***
    Hep böyle başlar
    Plotonik aşklar
    Kaçamak bakışlar,
    Gizemli gülüşler
    ****
    Hayallere dalıp ta
    Kurduğumuz düşler
    Zamanla kaybolur
    Acıdır hep dönüşler
    ****
    Duygu firarda
    Gönül hovarda
    Görmek isterdim
    Seni rüyamda
    ****
    Plotonik aşkım
    Şaşkınım ben şaşkın
    Sen benim başıma
    Bak ne işler aştın
    ****
    (Bu şiirim bestelendi)

    Zahide Handan Erengil

    #100034889

    Bedriye
    Katılımcı

    Hayalin gözümden gitmiyor bir an
    Ayrıldık ayrılalı halim perişan
    Gel gör beni ne hallerdeyim
    İnanmıştım aşka şimdi biçareyim
    *******
    Adın yazılı kalbimde silemedim
    Sevdanın zorluluğunu bilemedim
    Bu sevda başıma ne dertler aştı
    Gönül dertlerimle dolup da taştı
    *******
    Dön yarim artık naz etme
    Bana hayatı zindan etme
    Bak yine geçiyor ömürden yıllar
    Değişen mevsimlerin ardından hızla
    *******
    Bize vedalaşmak yakışmaz
    Haydi gel yarim barışalım
    Sen de adımı yaz kalbine silinmesin
    Sevdaya dair ayrılıklar bilinmesin
    *******
    Adımız yazılı kalplerimizde
    Bak çok mutluyuz ikimizde
    Şİmdi bütün güzellikler bizimle
    Yürüyoruz aşkımızın gizeminle

    Zahide Handan Erengil

    #100034890

    Bedriye
    Katılımcı

    Adını andıkca titrer yüreğim,
    Dünya gözüyle son kez göreyim
    Dönüş yoluna bakıp ta kaldım
    Gelirim demiştin yine aldandım.
    *
    Söyle son kararı bensiz mi aldın?
    Ah yarim gece gündüz hep bekledim
    Bekledim de gelmedin sen dönmedin
    Ben böyle vefasız,seven görmedim.
    *
    Seni düşünmekten gönlüm yoruldu
    Varlığın yaşama sebebim oldu
    Aramızda başka biri var ise
    Söyle bana söyle ben de bileyim
    *
    Sana olan sevdamı silip gideyim
    Akılda cevapsız sorular kaldı
    Gönül sonsuz kedere dertlere daldı
    Biten aşkı sorgulamak neye yarardı?
    *
    Kor ateşlere saldın yaktın beni
    Yaşam savaşından aldın beni
    Zaman zaman adını sayıklasam
    Baksam uzun uzun maziye dalsam
    Unutamadım ben seni ne yapsam

    Zahide Handan Erengil

    #100034900

    Konu: AYBALAM

    forumda AYBALAM

    Bedriye
    Katılımcı

    Hazanın bittiği yerde,
    Kış başlar gönüllerde
    Hep buz tutar duygular
    Nerde aybalam nerdesin
    Hiç bir yerden gelmez sesin.
    ***
    Gel de ısıt varlığınla
    O sıcacık bakışınla
    Nazlı nazlı gülüşünle
    Hayalin hep gözlerimde
    Gel diyorum özledim de
    ***
    Yıldızlar kadar parlaksın
    Güneş kadar da sımsıcak
    Bahar yüzlüm deniz gözlüm
    Düşünmeden geçmez günüm
    Nerde aybalam nerdesin
    Candan çağırdım bilesin.

    Zahide Handan Erengil

    #100034904

    Bedriye
    Katılımcı

    Burası ondört şubat sokağı,
    Sevdalıların ne ilk,ne son durağı
    Sevgililer günü yaklaşıyor
    Sevdalılar hasretle vedalaşıyor..
    ***
    Kurulan düşlerin gerçek yeri
    Birleştirsin gökkuşağı gönülleri
    Sevdanın esen güçlü yeli
    Ayırmasın aşkla tutuşan gönülleri.
    ***
    Sevda var müjganın gölgesinde
    Gamze is handenin özleminde
    Gel gönül arayalım birlikte.
    Ben se kaybolan yılların izinde
    ***
    Haydi sevdalılar kucaklaşın
    Kırgınlığı,dargınlığı aşın
    Hüznü yaşamasın gönüller
    Bu gün çoğalsın hoşgörüler.
    ***
    İşte ondört subat önemlidir
    Şevgiliye sunulan gonca gülde
    Masumane bir buse gizlidir.

    Zahide Handan Erengil

    #100034843

    banucukk
    Katılımcı

    Ey sevgili…
    Yoklugu matem karasi huzzam
    Varligi dikenli telli
    Cabucak gitmelere meyilli
    Ucurum elli…
    Kalmaktan nasipsiz korkak
    Soguk nefesli..
    Bilki tanrinin gazabi degildir bu
    Akil ve sevgi Tanrinin hediyesi
    Gel gorki insanoglu
    Gonul icten tecritli…

    #100034858

    banucukk
    Katılımcı

    Aşıkların külü sönmez harlıdır
    Estikçe savurur ateşi cana
    Gönül dağım güneş bekler karlıdır
    Doğmadın vefasız aşkolsun sana

    Ömrümü ben sana armağan verdim
    Sen hasret zehrini içirdin bana
    Merhemi sendedir tükenmez derdim
    Sürmedin vefasız aşkolsun sana

    Çaldın yıllarımı harcadın yazık
    Siyahlar doladın bu seven başa
    Ayları günlere kattıkça azık
    Gelmedin vefasız aşkolsun sana

    Hasret tespihini çeker giderim
    Sonunda öğrettin sabrı sen bana
    Bir tek seni sevdim yemin ederim
    Bilmedin vefasız aşkolsun sana….

    #100034788

    Pelin
    Katılımcı

    Baharın tortusu yapışmış ellerimize, yüreğimizin resminde düşler kurar,
    Mutluluğun binlerce tonunu acıtır zaman, olduğun mekân zamanda yağar,
    Gülün adına, ibadetin mihrabına ve sevgilinin lütfüne erdikçe pınar
    Kaynağında gizemdir dudaklarının kıvrımından içildikçe gönül kanar

    Ey sevgili
    Sensin serseri
    Bende hem deli
    Sende seferi.

    Bir okun sadağında saklanır savaşın hırçın naralarındaki korkular
    Olgunlaşıyor zaman, bekledikçe büyüyor içimizde sana dair tutkular
    Aşkının derin girdapları, gözlerinin renginde başlayıp biten aydınlıklar
    Ellerin sonra, dokunulası ve hatta kaybolası ellerinden tutan rüyalar

    Ey sevgili
    Sensiz matemi
    Sendedir emeli
    Bendedir alemi

    Yüreğim uzak denizlerde, tenim senin varlığında hayata dokunuyor
    Aşkımın çığlığı çığlığında, sevgimin zehri kanayan sözcüklerde anlamlanıyor
    Yağmurun vedası, gülümsemenin salası yaklaşıyor kapına, büyülüyor
    Kışın cefası, kokunun sefası yürüyor yolların kıvrımlarında içimizi sarıyor

    Ey sevgili
    Sensin gizemi
    Bende temeli
    Sende merhemi

    Uzun yolculuklardan geldim sana, hasretinden çatladı zaman ve mekânlar
    Şehirler geldi kapına sana ulaşmanın zor anlarında, kapında kapılar
    Evlerin odalarında yalnızlık ve yalnızlıktan izlere tutundu şarkılar
    Sade ve duruydu yanında tüm öyküler oysa sesinde anlaşılır sensiz anlar

    Ey sevgili
    Sen hem peri
    Bende cemali
    Sende zemheri

    Ey sevgili günüme sen dokun, geceme sen doğ aydınlansın karanlıklar
    Bulutlar yağsın en mahrem anlarına ve anılarına kavuşsun ayrılıklar
    Bir gelincik dokunsun tenine, mor yıldız çiçeklerinde karşılansın baharlar
    Gel işte gel uykulardan uyanıp, sarsılsın izleri zamanın gerçek olsun masallar

    Ey sevgili
    Sen serseri
    Bende deli
    Sende peri.

    #100034806

    Konu: SANA DAİR

    forumda SANA DAİR

    Pelin
    Katılımcı

    I

    Yaşamı geçmişi yarınlara kurgulu yaşlı bir bebeğin gözlerine bıraktım.
    Anadolunun içlerinde, gri tonları insanların yüzlerine yansımış
    bir dağın eteklerine kurulmuş onlarca şehirden birinde başladı hikayem.
    İçimin gemilerinde başladığım seyahatte
    sadece sana dokunmak için vermiştim tüm molaları yaşama dair.
    Ne denli gerçek olduğuna inanmaya çalışarak.
    Sana dair her mucizenin gölgesinde dinlenip
    yine yaşlı şehir hikayeleriyle büyüyen,
    efsanelere gönül vermiş kalabalıkları unutarak.
    Seni unutamadığım anların tadında yeni efsaneler kurgulayarak.
    Uğruna ağıtlar yakılan bir karanlık sokakta
    yeniden yürümenin tadında.
    Dağların ihtişamına kurulu
    dağ çiçekleri nefasetindeki güzelliğine tutuklu
    ve rüzgarın dokunuşlarını bile kıskanan bir harislikte.
    Sana dair kelimeler hiç bitmedi hafızalarımızda
    tüm zamanların surlarında savaşlarımızın
    döküldükçe yeşerir kırmızısı duvarların
    senin varlığın biometrik güllelerdir insanlığa dair
    Sessizce büyür anılarında
    Tutuklanır anlamsızlık
    Gülümser cümlelerin kırılganlığına

    II

    Paylaşımsız ve bencildir aslında zaman
    İçimde her anı yürür sonbaharın
    Anılar koşar adım sanrılar görür, görünmez olur bebek karanlığı
    Aşk gibidir anlamı ya hep ya hiç kısmı sonbaharların
    Her mevsim aşk karışır çorbasına karanlık kaldırımların
    Hüznünden çok ruhumdaki izlerinin kalıcı olan yanlarını severim
    Sensizliğin acıtan duvaklarını.
    Aslında birbirinden değerli yüzlerce an var sana dair
    Bazen hüzün bazen gözyaşı bazen yok olmak gibi şeyler

    III

    Susmak travmatik bir geminin feryadı.
    Boğaz karanlık batıkların çamurunu silkeliyor.
    Mor çiçeklerin kasımı, bataklık kokusu bir sensizlik sunuyor
    İçim karanlık bir sis sen olmayınca

    IV

    Sustum.
    Sessizliğim kaç yüz yıldır sürdüğünü anımsayamadığım bir kayboluşa dair. Bana dair.
    Sokaklarında yürüyen, düşünmeden sürüklenen zamana dair.
    İnsanlı, insansız tutkulara dair.
    Kaybettiklerime dair.

    Konuşamadım.
    Yalnızlığımın, üstatların sözcüklerinde efsaneleştiğini
    ve tutkulu romanlara dönüştüğünü bilerek.
    Gülümsemene buluşan saflığı keşfederek.
    Hücrelerimde gelgitler yaşayan deli dolu bir anlamsızlığın gölgesinde.

    V

    Görünmez olabildiğim anları anımsayabilecek kadar çok yaşadım
    Her birimiz için.

    Hepimizin kendine dair öykülerini
    Sıradan olamayacak kadar gizli kalmaya değer tecrübelerini taşıdım
    Korkularımın.

    Bir asır süren yalnızlığımın izlerini hatırladıkça
    Ne denli kendime düşman olduğumun küskünlüğü içinde geçirdiğim
    Huzursuz gecelerin unutulmuş karanlığında
    Susturuldum.

    VI

    Sana dair
    Upuzun bir kervan çizdim
    Tuale.
    Nefesler kesildi
    Bitti zaman.
    Sen gelinceye dek.

    #100034762

    Kaptan
    Yönetici

    Ateş böceğim ol gecelerime
    Gel ay ışığında dolaşalım
    Kulağına aşk sözcükleri fısıldayayım
    Gecelerimde senle olayım

    Bu yürek senin için atar her gün
    Aldığım nefesimde sen varsın
    Ne zaman seslensem gönül sesimle
    Beni duyarsın
    Hasretin her yanımı sardı yar

    Ateşten gömlektir gurbet denen diyar
    Sensiz gecelerde üşürüm
    Yüreğim sızlar ismin düştüğünde aklıma
    Sevgim senin korkma
    Aşkımla beslenecek sevdaların
    İkimize doğacak güneş
    Ufkun derinlilerinde

    Gülşen Sarıoğlu

    #100034764

    Kaptan
    Yönetici

    Biliyorum ki şu an
    Yatağına uzanmış beni düşünüyorsun
    Yüreğin kıpır kıpır
    Yüreğin sevda dolu
    Bedenin beni arzular
    Dudaklar alev alev aşk ateşinden
    Sanma ki ben farklıyım
    Ben de seni özlüyor ve seni istiyorum

    Karadeniz şarkı söyler martılarla
    Sevdalı gönüllere ilaç olur serinliği
    El ele tutuşmuş iki sevgili
    Sıcak kumlarda kalan çıplak ayak izleri
    Nasıl da umursamadan öpüşüyorlar
    Karadeniz’in hırçınlığını
    Ve ellerim uzanıyor sana doğru tut ellerimi
    Martılar kıskansın, sevgililer kıskansın
    Yaşadığımız aşkı

    Aşkın içimde kor, gözlerimde fer
    İçtiğim su, yediğim aş, aldığım nefes
    Damarımda akan kan, yüreğimde ses
    Sevdalım, vebalim, edalım
    Biliyorsun ki bu yürek senin
    Sarsın bedenimi o sımsıcak ellerin

    Gülşen SARIOĞLU


    Orhan
    Katılımcı

    Ansızın boğaza canın gelince
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?
    Ölüm durumunu aklın bilince
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    Eşin, yavrun, dostun çoğu başında.
    Dua yarışında, su telaşında.
    Bir hareket yok gözünde, kaşında.
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    Gözlerin tekbir yere odaklanmış,
    Aradığın neyse sanki saklanmış
    ?İyileş ?diye çok şey adaklanmış
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    Geçtimi aklından hayat filimin
    Faydası yok, gördün gücün, ilimin.
    Orhan zamanıdır gönül dilimin.
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    ORHAN AFACAN
    İZMİR-VAKİA SUR. AYET-83

    #100034752

    kurtpinar
    Katılımcı

    bir İsa’dan mı önce
    bir İsa’dan mı çoook sonra
    bir kalubelâdır burası bir Tuna yalısı
    ve evrilen bir zamandır bir yüzkarası
    bu bir kış bozgunu ve sen bir âdemoğlu
    bir hava ki sıfırın altı onaltı
    köyü sarmiş birebir kâfirin hınzırım tankları
    tanklara bakıyor üzgün üzgün bir köy halkı
    ve sen bir âdemoğlu
    bir orman bekçisi Salih Korucu
    uykusuz bir koca hacıyatmaz
    bir ormanın bir tilkisi kadar kurnaz
    bir dem,bir kıdem demli demli
    bir bir döküyorsun kara kara kar üstüne
    bir kar kadar beyaz
    bir kar kadar saf saf bildiklerini…

    “Komşular,diyorsun, bir beni işidin
    burası bir köy meydanı komşular
    unutmayın ki, ben bir birim
    benim de ezanlı bir adım var
    siz, siz olun gene bir bir
    bir benden duymuş olmayın
    bir Salih Korucu dedi demeyin sakın
    bu bir kıyım
    ağacın bile bir adı değişmez böyle rastgele
    çün Tanrı “Kün”dedi
    yarattı ağacı bir adı ile”
    ve bakire eller bir bir çırılçıplak
    bakire göklerde birebir çoğalıyor ulak ulak
    bir ağıttır şimdi kiliseden gelen çifte çan sesi
    gönüllerde gurur boyun eğmiş bir bir
    bir sürgünlerdedir bir ezanlar nağmesi
    gümüş kakmalı bir haç gelmiş oturmuş
    oturmuş bir dal yeşil gözlere haraç mezat
    bu bir kış bozgunu
    ve sen bir âdemoğlu
    delik deşik bir karlı gece kan ter içinde
    bir soykırım sırıtıyor haince
    namluları bir uzun bir uzun
    birtakım zalim tanklar içinde…

    Galip Sertel

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 751) görüntüleniyor