You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 80) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100036003

    Konu: CANIŞIĞIM

    forumda CANIŞIĞIM

    Şule
    Katılımcı

    canışığım
    ben sana aşığım
    bir hançer gibi saplısın yüreğimde
    çıkarmak istemediğim
    seni ıssız bir gecede
    sokak lambalarının altına
    terketmeye çalışıyorum
    kıyamıyorum
    sensiz de olsa
    seni yaşamaya doyamıyorum

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtın mı gözlerini canışığım
    şehrin ışıkları sönüyor

    saçlarını tarıyorum usuldan
    gözlerinde baharlar açıyor
    güvercinler su içerken ellerimden
    haberler bekliyorum
    yagmur kokulu seher yellerinden
    gelmiyor
    hüznümü gülüşlerimde gizliyorum

    kaç bahar kaldı ömrümüzde
    kaç gece düş görebileceğimiz
    hasrete katmışız günlerimizi
    gün diyebileceğimiz

    canışığım
    bu akdeniz ikliminde
    rüzgara verdim ömrümün yelkenini
    o yüzden dalgalı
    o yüzden karışığım
    her yönden geliyor kokun, sesin, nefesin
    ne tarafa gideceğim
    karar veremiyorum
    gökkuşağının arkasındasın
    ufuk çizgisindesin
    gemiler yaklaştıkça uzaklaşan limanlardasın

    biliyor musun
    aslında yalnızca benim söylediğim şarkılardasın
    bir anlasam
    kaç ışık yılı uzaktasın
    bu yollar hiç bitmiyor
    ben sana hiç ulaşamıyorum
    ben hep başındayım yolların
    hep sarılmaya açık kollarım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtınmı gözlerini canışığım
    gökte yıldızlar sönüyor

    canışığım
    bu yaşadığım
    bitmesidir kocaman bir kalabalık yalnızlığın
    çiçeklerin açması
    yağmurların yağmasıdır
    ve yansıyan sulardan, pırıl pırıl
    senin aydınlığın
    ellerini uzat al beni, götür
    nereye diye sormayacağım
    sen durmadan
    ben durmayacağım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renge çalıyor
    hüzün varsa gözlerinde canışığım
    aklım sende kalıyor

    sesini duymaya koşuyorum
    şarkılar çalıyor sanki
    sanki düğün var, coşuyorum
    geceyi içmiş bir sarhoşun yorgunluğunda
    son sigaramı yakıyorum gün doğarken
    karşımda kızıl bir tanyeri
    yakamozlar çekilmiş sulardan
    düşüyor toprağa yavaşça
    güneşin renkleri

    canışığım
    sen uykudasındır şimdi
    öperek çıktığımı hissettin mi odadan
    bin yıllık geleneği hiç bozmadan
    bu masalı kim taşıyacak yarına
    bu güzelliği kim anlatacak çocuklarına
    bu şiirlerde kim anacak beni

    sabah bir renkte açarken gözlerini
    akşam bir başka renkte görüyorum
    sen güldün mü gözlerini canışığım
    bir derviş gibi etrafında dönüyorum

    kolay mı sanıyorsun
    gecede yıldız, yürekte ateş olmak
    kolay mı sanıyorsun
    çiçeği soldurmadan,
    ateşi söndürmeden yaşamak
    kolay mı karanlıkta yol bulmak
    canışığında saklanmak
    gözyaşı dökmeden ağlamak
    hayatın manasını bir su damlasında bulmak
    bir su damlasında
    ruhunu yıkamak
    tertemiz kalmak

    inanki meleğim
    sakındığım, esirgediğim
    sevdiğim, gözbebeğim
    en güzel baharlarda hep seninleyim

    sabah renklerini ışıtırken gözlerin
    akşam yıldızları yansıtıyor
    sen yumdun mu gözlerini canışığım
    karanlık beni korkutuyor

    içimden hazanları silip de atıyorum
    hayatın akışına kendimi bırakıyorum
    bir mahcup duyguydun bende
    bir dışa çıkmaz sevgi
    patlamaz volkan gibi gizli gizli yanarak
    yağmayan yağmur gibi bulutlarda kıvranarak
    geçen zamana ah edip de dağılarak
    yaşamak pek anlamsız
    yaşamayı yok edip
    elimde kalan ömrüm nerde bitecek bilmem
    mutluluk varsa eğer
    bil ki artık kaçırmam
    alev alev yanacak içimde canışığım
    hayat ne kadar güzel
    ben hayata aşığım

    sabah tenime değince gözlerin
    akşam ruhumu coşturuyor
    sen baktın mı gözlerinle canışığım
    içimi sevdan dolduruyor

    #100034904

    Bedriye
    Katılımcı

    Burası ondört şubat sokağı,
    Sevdalıların ne ilk,ne son durağı
    Sevgililer günü yaklaşıyor
    Sevdalılar hasretle vedalaşıyor..
    ***
    Kurulan düşlerin gerçek yeri
    Birleştirsin gökkuşağı gönülleri
    Sevdanın esen güçlü yeli
    Ayırmasın aşkla tutuşan gönülleri.
    ***
    Sevda var müjganın gölgesinde
    Gamze is handenin özleminde
    Gel gönül arayalım birlikte.
    Ben se kaybolan yılların izinde
    ***
    Haydi sevdalılar kucaklaşın
    Kırgınlığı,dargınlığı aşın
    Hüznü yaşamasın gönüller
    Bu gün çoğalsın hoşgörüler.
    ***
    İşte ondört subat önemlidir
    Şevgiliye sunulan gonca gülde
    Masumane bir buse gizlidir.

    Zahide Handan Erengil

    #100034690

    Ayser
    Katılımcı

    Birlik için nen varsa, avucuna koy da gel,
    Geç kalmış sayılmayız hâlâ zamanımız var.
    İçinde hissettiğin duyguları duy da gel.
    Sevgi, saygı eşittir dingin limanımız var.
     
    Tüm renklerin içinde özlem kokan moru var,
    Hayat iniş, çıkışlı kolayı var, zoru var,
    Yaktığımız ateşin közleri var, koru var,
    Bulutlarla yarışan ılık dumanımız var.
     
    Kin denen hastalığın pençesinden kurtul gel,
    Dün şöyle, bu gün böyle artık kalmasın engel,
    Dizinde derman varsa ardına bakmadan gel,
    Nefes alıp verdikçe elbet imkânımız var.
     
    Sar sarmala sevdayı sonra gönlüne dola,
    Sorgu-sual etmeden tut elinden gir yola,
    Sakın şeytana uyup, bir yerde verme mola!
    İçinde sevgi gizli süslü imanımız var?
     
    Ayser ÖZBAKIR

    #100034419

    Hayat
    Katılımcı

    Seni yağmalamışlar kuytularda
    Korkuların nefes nefese
    Yüreğinden bıcaklanan sevdalarda

    Pişmanmısın kendine

    Hep yanlış sevdalara çiçeklenmiş
    Kuruyup savrulmuşsun
    Özlemin çıldırıyor anılara
    Gecelere sığmıyorsun

    Ağlıyorsun
    Ağlıyorsun
    Artık gülüp geçiyorsun aşklara inanmıyorsun

    inanmıyorsun?.

    Yorgunsun biliyorum
    Oysa bir tek sözcük yeterdi anlatmaya
    Saçlarım o elleri özlüyor
    Çığlar yuvarlanıyor ömrümün uçurumlarında
    O en saklı yerinde ağlayan kahkahalar
    Hangi yasak umudun ihanetidir
    Birer birer koparmışlar büyük büyük çiçekleri

    Birer birer koparmışlar anlıyormusun

    Su soğuk duvarların dili olsa
    Anlatsa neler çektiğini
    Buz gibi yastıklara sarılıpta sabahı zor ettiğini
    Ağlıyor
    Ağlıyorsun
    Artık gülüp geçiyorsun aşklara inanmıyorsun

    inanmıyorsun?

    Yaprak döken gençliğimin satırlar aralarında
    Altı kırmızı ile çizilmiş
    Ve tırnak içine alınmış
    Suskunluğun baş harflerisin
    Şehirler uyurken
    Boğazına sarılırken öfkeler
    Bu gizli gülmelerin
    Bu sessiz ağlamaların nedir anlamı
    Sen hangi mevsimin yağmurusun
    Ağlıyor

    Ağlıyorsun
    Ağlıyorsun?
    Artık gülüp geciyorsun aşklara inanmıyorsun..

    Hep yanlış sevdalara çiceklenmis
    Kuruyup savrulmuşsun
    Hasretin çıldırıyor gecelere
    Anılara sığmıyorsun

    Ağlıyor ağlıyorsun
    Ağlıyor ağlıyorsun
    Artık gülüp geciyorsun aşklara inanmıyorsun…

    #100034240

    Hayat
    Katılımcı

    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir?

    Beynimi uyuşturuyor özlemin?

    Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

    Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.

    Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü?

    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken? ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken?

    Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında? o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek?

    “Atlattı” müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:

    “Yaşayamaz artık bu evde? yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde” dedi, “O gitmeli? ve kendine yeni bir hayat çizmeli?”

    Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile “Kal” demek sana?

    Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek?

    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden “Git artık” demek?

    “Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa” demek sana ne zor?
    Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken?

    ? seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden?

    ? yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek?

    ? ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor?

    ? ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre “Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git” demek?
    ? yokluğunu beklemek, ne zor?

    Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden?

    Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.
    Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüreğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve “Geri dön bebeğim” demek istiyorum:”Geri dön? kulüben seni bekliyor?”

    #100034259

    Hayat
    Katılımcı

    Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi…
    Kaç gece beklemiştim seni. Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum. Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum. Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim.
    Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum.
    Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken.
    Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu.
    Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp “Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin” demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum.
    Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu.
    Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum.
    Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık.
    İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum.
    Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum. “Ya sen olmasaydın” diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın.
    Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim…

    #100033874

    İdris
    Katılımcı

    Vurup yaralıyor gördüğü anda
    Bir zalim silahtır siyah gözlerin
    Böyle bir devirde böyle zamanda
    Ne büyük günahtır siyah gözlerin

    Tükenip giderken bir bir emekler
    Sevdalı gönüller vuslatı bekler
    Ayrılık ateşi doldu yürekler
    Gelmeyen sabahtır siyah gözlerin

    Ne ateşler yaktın gönül yurdumda
    Bazen tam karşıma geçip durdun da
    Kaç kere sırtımdan beni vurdun da
    Sinemde bir ahtır siyah gözlerin

    Gamın da çok, kederin de, tasan da
    İnsaf yazılmaz mı senin yasanda
    Yüzünü çevirip hiç bakmasanda
    Dilde bir eyvahtır siyah gözlerin

    Bazen bir şarkısın uşak tadında
    Ne sırlar gizlidir senin adında
    Başımı döndürdün her baktığında
    Ömrüme semahtır siyah gözlerin

    Anlatılmaz cümlelerle cemalin
    Kusursuz bakışın, gülüşün, halin
    Kırıp parçalıyor beni celelin
    Katlime mübahtır siyah gözerin

    Neler-neler geldi şu garip başa
    Aşk yüzünden kaç kez tutular taşa
    Vallahi sözümde yalan yok haşa
    Gönlüme ilahtır siyah gözlerin

    #100033315

    Konu: ELLER SELLER

    forumda ELLER SELLER

    kurtpinar
    Katılımcı

    Hani benim civan Alişim
    Tuna boyunda mı hep daha?
    Emine’min su testisi elinde
    şimdi nerelerde?

    Çıkar gelir
    eser gelir
    bir kara yel aman aman
    vuran vurana
    kıran kırana
    göç rüzgârları sevdalanır uçsuz yollara
    bir kara toprak değildir uzaklarda kalan
    hasretidir tenhalarda gizli gizli ağlatan
    offf be Rumeli
    gide gide
    evsiz barksız gitmelerle avutma beni
    gide gide hayda bre
    cemre düştü yorgun sulara
    biz sevdik
    el aldı sel aldı
    kara sevda kök saldı telek telek
    esmerim ağlamasın
    biz ektik
    yel esti el biçti
    oyun etti çarkıfelek
    eken eller bizim olsun…

    Mostarlar,Dramalar bizimdir
    bizmdir iki yakayı bir eden köprüler
    ya Silistre’de bayraklı Camii’yi
    bir gecede yerle bir eden eller!

    Galip Sertel

    #100033171

    Kaptan
    Yönetici

    Həyatı

    Tahir Maşayev (Talıblı) 1948-ci il fevralın 22-də Ermənistanın Kalinino rayonunun Evli kəndində anadan olmuşdur. Burada kənd orta məktəbini bitirmişdir. Sonra təhsilini APİ-nin fılologiya fakültəsində davam etdirmişdir (1968-1972). Həmin ildə əmək fəaliyyətinə doğma kəndində dil-ədəbiyyat müəllimi kimi başlamış, sonra isə orta məktəbin direktoru işləmişdir (1972-1988). Erməni ekstremistlərinin təhdid və təzyiqi üzündən dədə-baba yurdunu tərk etməyə məcbur olmuşdur (1988). Həmin ildən Bakı şəhərində yaşayır.Ailəlidir,3 övladı var.

    Yaradıcılıgı

    1970-ci ildən poetik əsərlərini, dövri və publisistik yazılarını mətbuatda çap etdirmişdir. İlk şeirləri “Azərbaycan gəncləri” qəzetinin səhifələrində dərc olunmuşdur. “Yeni fikir” qəzetinin əməkdaşı, sonra həmin qəzetin baş redaktoru işləmişdir (1992-1993). Azərbaycan Dövlət Televiziya və Radio Verilişləri Şirkətində Radio verilişləri redaksiyasının Güney Azərbaycanı şöbəsində redaktor vəzifəsində çalışmışdır (1993)

    1993-cü ildən isə Azərbaycan radiosunda “Xalq yaradıcılığı” redaksiyası yaradılıb.Redaksiya iki şöbədən: “Xalq yaradıcılığı”, “Sənət və etnoqrafıya'” şöbəsindən ibarətdir. Xalq yaradıcılığı redaksiyasında müxtəlif tədqiqat xarakterli verilişlər efirə çıxır. “Bulaq”, “Gündoğandan günabatana”, “Yazıya pozu yoxmuş”, “Xeyrə qənşər”, “Aşıq gördüyün çağırar” ,”Yerin-yıırdun adın andım”, “İlmə”, “Şirvan nəfəsi”, “Divani saz-söz moclisi”, “Dastan saatı”, “Qərib axşamlar”, “Şirvan şikəstəsi”, “Tərəkəmə” folklor rəqs toplusu, “Yurd yeri”, “Soyumuz-soykökümüz” Irəvan Cuxuru kimi verilişləri yarandığı gündən dinləyicilərin diqqət və marağını qazanıb.

    1969-cü ilin noyabrında ilk dəfə efirə çıxan “Bulaq” verilişi istedadlı yazıçı Mövlud Süleymanlı tərəfindən yaradılıb, araya-ərsəyə gəlib. 32 illik bir ömrü yaşayan “Bulaq” verilişi 1993-cü ilə qədər “Ədəbiyyat” redaksiyasının tərkibində fəaliyyət göstərib.Artıq 15 ilə yaxındırki Tahir Talibli “Bulaq” verilişinin ssenari müəllifidir.

    Azerbaycan radiosu “Xalq yaradıcılığı” redaksiyasının verilişlərində xalq yaradıcılığının müxtəlif sahələri araşdırilir, etnoqrafiyamızla, soykökümüzlə, toponimlərimizlə, tarixi adlarımızla, qədimliyimizlə bağlı araşdırmalar səslənir.Azərbaycan radiosıınun “Xalq yaradıcılığı” redaksiyasının verilişlərində dünyaya səpələnən ayrı-ayrı türk xalqlarının, türk soylarının folklor niimunələrindən geniş söhbət açırlar. Üzü Şumerdən bəri gələn Şu, Bilqamış, Dədə Qorqud, Koroğlu, alpamış Koblantı Batır, Ural-Batır, Altun Arıq, Manas kimi dastanlar ümumtürk varlığının dünya üstündəki varlığı kimi verilişlərin əsas mövzusudur.”Ustad nəfəsi”, “Divani saz söz məclisi”, “Dastan saatı”Irəvan Çuxuru,Yurd yeri verilişlərində aşıq sənətimiz yaradıcı şəkildə araşdırılır.

    “Xalq yaradıcılığı” redaksiyasının baş redaktoru Tahir Taliblıdır.

    Əsərləri
    1.Sevgi harayı. Yerevan: Sovetakan qroğ, 1982, 36 səh.
    2.Yazılmamış şerlər. Yerevan, Sovetakan qroğ, 1984, 80 səh.
    3.Yollara çıxmışam. Bakı: Yazıçı, 1986, 45 səh.
    4.Bizi yurd saxlar. Bakı: Yazıçı, 1992, 120 səh.
    5.Əziz Əliyev. Bakı: Azərnəşr, 1996, 352 səh.
    6.Bu tale dediyin (şerlər). Bakı: Azərbaycan Türkiyə Birgə Poliqrafiya Şirkəti, 125 səh.

    Yaradıcılığı
    ===========================
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ***

    Qəmnən dogulacaq şairlər hələ,
    nə qədər dünya var,pərti olacaq
    bəlkədə dünyada sonuncu şair,
    dünyanın sonuncu dərdi olacaq
    2002

    ***
    Gündə sərdənər sürünər,
    anasız quzular mələr
    köç qalxar,yurdu görünər
    sinəm bir arxac yeridi

    bitdim yolların boyunca
    getdim bir xəyal olunca
    könlüm köç eylər dalınca
    yönüm mövlanə piridi

    hər sevdada ayrılıq var
    ayrılıqda sarılıq var
    bu çəkdiyim ayrılıqlar
    mənnən qəribdi,diridi
    2000
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ==========================

    SİRR
    (Atillanın kiçik toyunda söylənən şer)

    Bir sirr gəlir içimiznən
    kökdə kökümüznən gəlir,
    yerdə suyumuznan axır
    göydə göyümüznən gəlir

    sürür,südnən,sümüknən
    çərtir,qannan iliknən,
    yol gəlir elnən,elliknən
    gələn,hamımıznan gəlir,

    açılmır neçə qat söznən,
    görünmür ikicə göznən,
    ölən ölür ölümüznən,
    qalan dirimiznən gəlir,

    nədisə şirin duygudu,
    pirrər yozdugu yuxudu,
    sirr olan,sirrər oxunmur-
    biznən gedir,siznən gəlir

    30.12.2002
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =======================
    BU TALE DEDİYİN…

    Bu tale dediyin nədi,
    bir əlcə varagdı,yoxsa?!
    bir üzü qara yazılı,
    o bir üzü agdı,yoxsa?!

    gedən yollar uzaqdımı,
    gələn günlər sazaqdımı,
    mənimki yaşamaqdımı,
    adicə maraqdı yoxsa?!

    ömürdə bir ömür deyil,
    səbirdə bir səbir deyil,
    son yerimiz qəbir deyil,
    bir qızıl otaqdı yoxsa?!

    iyun 2002
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ==========================
    Dərd tək gizlincə gəlirsən
    gəlirsən dəmin yerinə
    bəxtdi girov saxlamışam,
    yüz bəxti kəmin yerinə

    ya ömrə,ya ya yaşa köçsən,
    ya gözə,ya qaşa kəçsən
    ürəyimdə başa köçsən,
    buyur,keç qəmin yerinə,

    insan olmagımnan bezdim,
    tanrım,yellerinnən gəzdir,
    atıb sularında üzdür,
    bir taxta gəmin yerinə,

    öldüyüm günü bilirəm,
    ölümün üstə gəlirəm,
    yoxsa əcəlsiz ölürəm,
    görəsən kimin yerinə,

    01.02.2001
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ==========================
    DƏRBƏND

    Uzaqdı özümüz qədər,
    yaxın da dərbənddi bizə
    könül qarabaqdan keçər
    dərbənd də bir dərddi bizə

    gözümüz odu yandırar,
    agzımız dadı yandırar,
    çölümüz yadı yandırar,
    içimiz qürbətdi bizə

    gəldik, gedirik,yürüdük,
    gəldik özümüzü gördük,
    yarı agrı,yarı dərdik,
    dərd olan şöhrətdi bizə
    2001
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    -============================
    Gəzirsən təkcə,tənhaca
    bütün hamılardan uca,
    baxışım üstündən uçar,
    bürüncəyin şalın olsun

    neçə dildə adın hallanır,
    arxanca gölgəm səslənir,
    gülürsən yanagın allanır,
    o allanan xalın olsun,

    şalı salıb geyinirsən,
    gözəlsən haqqı öyünürsən
    bilmirəm gecələr neynirsən,?
    neynirsən halalın olsun
    Bilgəh, iyun 2002
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ——————
    Agrı təlaşdı çəkdiyin,
    deyirsən necə,bilmirəm
    sən elə keçə bilmirsən,
    mən belə keçə bilmirəm,

    hər gələn yaz da qismətdi
    pay bir də, yüz də qismətdi,
    beş arşın bez də qismətdi,
    sovqatdı seçə bilmirəm,?

    sevgidi,dərddi,nahaqdı,
    nahaqda özü bir haqdı,
    dərddisə üzü boyaqdı,
    nədisə,içi bilmirəm
    2002

    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    (Akif Səmədə)

    Köhnə yurdlara bənzəyir,
    dag aşır,düzü gəzdirir,
    çölündə tufanlar gəzir,
    içində sözü gəzdirir,

    yosma kişidi yapagı
    can bilir ana torpaqi,
    qaragüldəndi papaqi,
    başında quzu gəzdirir,

    daglara sarıdı yönü
    bir yol tutub,yoxdu sonu,
    ürək gəzdirmir,ha bunu
    ürəyini özü gəzdirir

    birimiz deyirik çəkmə,
    birimiz deyirik içmə,
    orda durma,burdan keçmə
    dalınca bizi gəzdirir

    hər gün axtarır neçəsi,
    dördcə balaca qönçəsi,
    güldü,ləçəkdi İNcəsi,
    Bakıda tozu gəzdirir,

    heç vaxt.,heç zaman nədi,
    əsirgərməz al qan nədi,
    fərqinə varmaz can nədi,
    candı da,yüzü gəzdirir
    2002
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ———————
    (saz üstündə)
    Nə canı cannan ayırır,
    nədə ki,cana doyurur,
    külək qalxir,qar sovurur,
    gur yagışlar yagır sənnən

    dərd beləcə sözdümü ki,
    birdimi ki,yüzdümü ki,
    təkcə bir cüt gözdümü ki,
    əzrayıldı baxır sənnən

    bil mövlam haqqı işiyəm
    yerin,göyün gərdişiyəm
    mən könüllər dərvişiyəm
    gedəsiyəm axır sənnən
    2001
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ————————————-
    MƏN YENƏ SƏNİ SEVİRƏM

    Həsrətin yasıdı gulən,
    Omrumun qısıdı gələn
    Kimin qargısıdı gorən
    Mən yenə səni sevirəm

    Sacımda dəni sevmirsən
    Gozumdə çəni sevmirsən
    Sən yenə məni sevmirsən
    Mən yenə səni sevirəm

    Kimə varsan, kimə yoxsan
    Nə qədər sevgisən, haqsan
    Nə qədər məndən uzaqsan
    O qədər səni sevirəm
    2002
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ———————————-
    (saz üstündə)
    Butalıdı yar yuxusu
    yastıgın ənbər qoxusu
    mənim həsrətim oxusun,
    sənin hicranın var olsun,

    buludlar uddu tüstümü,
    yagışlar aldı üstümü,
    gəlsədə əcəlim kimi,
    gəlsin, o anın var olsun,

    olacaqlar önə gəlsin,
    gələcəklər yenə gəlsin,
    yüz qanmazın dinə gəlsin,
    bircə qananın var olsun
    2001
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    —————————————-
    AYRILIQLAR TANRILIQDI

    gözünnən aydın görürəm,
    qəmin-göyərən yeridi,
    deməsəndə mən bilirəm,
    dərdin-dərdindən yeyindi

    nə buludsan,nə yagırsan
    nə axan selnən axırsan,
    de niyə belə baxırsan,
    bu uçuq sənin evindi,

    sevdalar bir yara yeri,
    yarı göyün,yarı yerin,
    ürəyimiz ura yeri,
    əllərimiz kösöv yeri,

    bu nə sondu,ayrılıqdı,
    ayrılıqlar tanrılıqdı,
    içim şüşədi,sınıqdı
    məni qarga,söy indi
    2000
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ———————————————–
    -Bir yalquzaq təki sınan təklənən,
    hövsələm,mən səni saxlayammıram,
    yaşaya bilmirəm yorgun ürəknən,
    bu çixiq gözlərnən aglayammıram

    kimdədi dolaşıq ucu kələfin,
    hardadı,tapmaga ümid yox az-maz
    gedib o dünyanı görüb gələnin,
    daha bu dünyada qorxusu olmur,

    bu qədər təzadlar,bu qeylu qallar,
    Allahın özünü başdan çıxarır,
    mənim bu qılıqsız,köntöy inadım,
    bir parça çörəyi daşdan çıxarır,

    sən uzaq ulduzum,yovuş mənimlə
    daha kimsənəyə yovuşammıram,
    sən cırnıq taleyim,barış mənimlə
    yox,daha səninlə barışammıram

    bu sinəm bir qara arxac yeridi,
    ürəyim qəfildən atlana bilər,
    nə yalvara bilər kösöv əllərim,
    nə sınıq dizlərim,qatlana bilər

    kimdədi dolaşıq ucu kələfin,
    hardadı,tapmaga ümid yox az-maz
    gedib o dünyanı görüb gələnin,
    daha bu dünyada qorxusu olmur,
    1992
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ———————————-
    Heç kəs öz dərdini götürə bilmir
    Heç kəs öz dərdini,vallah dünyada
    hələ əlləriylə üzəngi basan,
    hələ ayaqları sallaq dünyada

    mürgülü başlarla ayılmır bəşər,
    özünü aldadır,başını qatır
    insan ipəkləşir yuxularında
    insan yuxularda tanrıya çatır

    elə ki,elə ki,qarnına yeyir
    elə ki,elə ki,əyninə geyir
    dönü başqalaşır,özünün olmur,
    dönüb qaşqalaşır,özünün olmur

    eldən çıxannarda
    çıxmaz yolundan
    yol tutar qolunnan yolunu azsa
    dünya peygəmbərlər dünyası olar
    oturub hər şair özünü yazsa

    dünyanı pay kimi dartın özünə
    bir bəxti kəm oglu özünü dartır
    özünə bənzəyir hər kəs qəbirdə
    ölülər qəbirdə özünü yatır

    diriynən diridi qəbirstanlıqlar
    fikir çözələyir hüzur yerləri
    allah,and yeridi qəbirstanlıqlar
    ən təmiz yerlərdi məzar yerləri

    hərə öz dərdini götürüb gedir,
    hərə öz dərdini vallah dünyada
    hələ əlləriylə üzəngi basan,
    hələ ayaqları sallaq dünyada
    1990
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ———————————————
    ŞAMAXI QIZLARI ŞAİR SEVƏNDİ
    (M.Ə.Sabirin ruhuna)

    Dünən bir məşədi bogaz yırtırdı,
    bogaz yırtırdı ki, qəzet alamyın,
    qəzetdə kitabda çoxlu yalan var,
    şairə,şeirə heç inanmayın
    şairdən millətə ancaq ziyan var,
    çoxda ki,qızların şair sevəndi,
    şamaxı,şairə allergiyan var,

    bir cansız böcəyə can isindirir,
    sıgınır bir çimdik ota,əncərə
    dünya Şamaxıya yıgışa bilir,
    Sabir Şamaxıya sıgışa bilmir,

    tacirlər,karvanlar,Şamdan qayıdır,
    Nəsimi soyulur,gedib Hələbdə
    Şamaxı qurtarmır şair əlindən,
    şairlər qurtarmır şərdən,kələkdən

    bir dəli maraga gedib ölən var,
    fərqi nə,qarşıda dumandı,çəndi
    Vallah yuxusunda şair görən var,
    Şamaxı qızları şair sevəndi.
    1992
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ———————————————
    ƏLLİ YAŞIMA

    Hardan yol gəlirsən,hardan bilinmir,
    qəbrin düşəcəyi yer bəllidimi?!
    gəlib əlli yaşa çatdın birtəhər,
    çatdıgın əlli də,bir əllidimi,

    Tanrım,bu necə ömürdü?
    yaşadım kirayə kimi,
    yürüdüm cəsədim üstə
    çatım bir ürəyə kimi,

    ölümsə son ucu ömrün,
    çoxdan keçdim bu son ucu,
    bir yoldu tutub gəlirəm,
    uzun,əzablı,yorucu

    İti sellərnən gurlaşan,
    dəli yellərnən kürləşən,
    qat-qat dərdlərnən dilləşən
    agrılarnan bışən canım

    yuvası uçuq quşlarnan
    göz üstə çatıq qaşlarnan,
    itib qarışıq başlarnan,
    qurdlarnan ulaşan canım,

    öz-özünə yoxuş olub,
    əzablardan bihuş olub,
    gecələri bayquş olub,
    yurdları dolaşan canım
    2000
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    —————————————
    Yenə o daglar başında
    lalə,nərgiz bitərmi ola?
    mənim həsrətlərim ola,
    ömrüm başa yetərmi ola?

    şimşəkləri,gurşadları,
    qılınc yerinə qurşadım,
    sevdim,köhnəldim,korşaldım,
    sevdalar bir xətərmi ola?
    2000
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =================
    DÜNYA UCUZUNA GEDİR

    Ömür – bir bağlı sandıqca,
    Qiymətdə qara fındıqca,
    Sağım, solum bulandıqca,
    İçimdə uçunma gedir.

    Mənimki söz söyləməkdi,
    Sözdən-sözə bəylənməkdi,
    Bu necə nəf eləməkdi?
    Ziyanın içinnən gedir.

    Keçmir kimsənin suçunnan,
    Qalmır öz köhnə köçünnən,
    Dünya elə bir ucunnan,
    Tutub ucuzuna gedir.
    1991
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =============================
    BU NƏ KÖÇHAKÖÇDÜ, A TALIF OĞLU

    Kimə çörək verib,kələk görübsən,
    neçə diz qatlayıb,bilək görübsən,
    hər qarış torpaga kürək veribsən,
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu?

    geyib ayagına dəmir çarıgı,
    çatıb bir-birinə aranı-dagı,
    axirət əyyamı,ixtiyar cagı,
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu?

    yaxşıdan keçirsən,pisdən keçirsən,
    keçilməz yolları,hirsnən keçirsən,
    Altaydan adlayıb,Qarsdan keçirsən,
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu?

    nə əvvəlin bəlli,nə sonun bəlli,
    sürülü yaylaqlı,naxırlı,kəlli,
    zəmili,xırmanlı,sünbüllü,vəlli
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu

    bir yurd Canbaxcadı,bir yurdda Şıxlı,
    alnın düyünlüdü,yolun açıqmı?
    zurna-balabanlı,toylu-aşıqlı
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu

    comərd yaşayıbsan,mərd dolanıbsan,
    elə yurd deyibsən,yurd dolanıbsan
    nədi,bu dünyanı dörd dolanıbsan,
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu

    gör necə bürüdü duman dagları,
    yaman daglanıbdı şaman dagları
    Vallah əridəcək güman dagları
    Bu nə köçhaköçdü,a Talıf oglu
    Bu nə köçhaköçdü,
    Bu nə köçhaköç
    1989
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ===========================
    AY USUF DAYI
    (Saraclı Usuf aganın ruhuna oxunan şer)

    Ömür dognaqda ikən
    doganaqdan keçmr örkən,
    daha «Molleyvə»* göy ürgən
    burulmur,ay Usuf dayı,

    haqqın çəpəri kələkdən
    ələdi,keçdik ələkdən,
    fələk pislik eləməkdən,
    yorulmur ay Usuf dayı,

    nə deyr sözün qərəzi,
    əyrinin,düzün qərəzi,
    qurulmur mizan-tərəzi,
    qurulmur,ay Usuf dayı,

    Canbaxcanın baxtı yatıb,
    baxtsız yatıb,baxttı yatıb,
    sosorulmur nə vaxtdı yatıb,
    sorulmur,ay Usuf dayı

    yol itib arannan daga,
    daglar qalıb baxa-baxa
    ag sürülər göy yaylaga
    sürülmür ay Usuf dayı,

    Qəflə karvanlar boşalıb,
    iti qılınclar korşalıb,
    gərilən simdi Borçalı,
    qırılmır,ay Usuf dayı,

    gedər-gəlməzdimi yollar?
    qurdnan qalıb yurdlar ular,
    elə bulanıb ki,sular,
    durulmur,ay Usuf dayı

    xəyalım didərgin quşdu,
    başımda huşum dolaşdı,
    Saraclısız da Saraclı,
    olurmu,ay Usuf dayı,?!
    Molleyvə-
    -*(Ermənistanda Molla Eyyublu kəndi)
    1990
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ==========================

    ALLAH VERGİSİ
    (Sona bülbüllər, QƏdirin səsi)

    Oy,məni bu səsin qargışı tutub,
    dikələ bilmirəm,belim əyildi
    yoxsa ki,bir qızın qargışı tutub,
    işim düz gətirmir iyirmi ildi,

    bülbül fəryadımı,şir qəzəbimi,
    can qurtara bilmir qəfəsdən Allah!
    de,durub çırpımmı özümü yerə,
    asımmı özümü bu səsdən Allah?!

    kim qıyar canına,günah götürüb,
    kim qıyar canına öz xoşluguyla,
    bir yaşıl budaga pənah gətirib,
    dərdini oxuyur quş quşluguyla,

    yara işləyirsə,dərd hoylanıbsa,
    səsin nə günahı,allah bəndəsi?
    mənim dərdlərimlə bir boydadısa,
    bir buxundadısa,elə bilirsən,
    Allah vergisidi Qədirin səsi,

    nə deyim,nə deyim,nə deyim indi
    bir verib,beş qırtıb,beş aparanlar,
    mənim gözlərimi yaş aparanda,
    nə çoxdu oxuyub baş aparanlar,

    agız dinazından,söz dinazından,
    sən özün hifz elə mərdləri,tanrım!
    bir yurd daşı üstə tənha,kimsəsiz,
    oturub aglayan bir kor qocanın
    Allah vergisidi dərdləri,tanrım
    1989
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =========================
    BİR KƏNDİN ÜSTÜNƏ PAYIZ ENİRDİ

    Yarpaqlar yaralı əsgərlər kimi,
    səngərə yatırdı,yerə sinirdi,
    ixtiyar dagları,qübar alırdı
    Bir kəndin üstünə payız enirdi,

    bəlkə də qızılı rəngdən qızınıb,
    qəlbimdə qəriblik gümüldənirdi,
    sevincdən yazınıb,qəmnən yazınıb,
    Bir kəndin üstünə payız enirdi,

    şır-şır bulaqların gözü yol çəkər,
    bir də ki,borclunu,borclu sag istər,
    ürəyim bu payız bir vaqon təki,
    ötən qatarlara qoşulmaq istər,

    keçirdi gözlərim önündən bu an,
    neçə burulganlar,neçə axınlar,
    yadıma düşürdü yaxın uzaqlar,
    yadımdan çıxmırdı,uzaq yaxınlar

    …Toruna düşmüşdü söyüd küləyin,
    asıla qalmışdı gur saçlarından,
    bir kəndin üstünə payız enirdi,
    yapışa-yapışa agaclarından
    1974
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ========================
    BAKININ YAZI

    Bakının bahara çıxan cagıydı,
    qızların yndırıb yaxan çagıydı,
    sevgimin kükrəyib agan çagıydı,
    məni dəli etdi Bakının yazı,

    dünyada hamının birdi umudu,
    qış öz gözlərini yaza yumurdu,
    qızlar söz umurdu,sevgi umurdu
    məni silkələdi,Bakının yazı,

    qəlbimdə bir ilıq yaz havasıydı,
    söyüd tumurcugu çırtdayasıydı,
    ürəyim sevincdən partdayasıydı,
    məni xumarlandırdı Bakının yazı,

    Ünvan Üzeyirbəy küçəsi idi,
    enişdən-yoxuşdan keçəsi idim,
    mən də milyonlardan bircəsi idim,
    get,hec qorxma,- dedi Bakının yazı….
    1975
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ==========================
    ÜRƏK BİLƏR
    (saz üstündə)

    Baglayıb açanı sənsən,
    kilidi,açarı sənsən,
    bilmirəm haçandı sənsən,
    bu həyatın başbiləni,

    yüz biləni çaşdırıbdı,
    söz biləni çaşdırıbdı,
    düz biləni çaşdırıbdı,
    bir xəlvətin çaş biləni,

    meh titrədər,yarpaq bilməz,
    ildırımı hər dag bilməz,
    səma duymaz,torpaq bilməz,
    bu yollarda daş biləni,

    kimi tapar,kimi dilər,
    kimi sızlar,kimi gülər,
    bilsə təkcə ürək bilər,
    gözdə bilməz,yaş biləni
    1980
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ============================
    NİYƏ BELƏ TOZLU OLDU BU YOLLAR

    Ömür-gündü,gündən-günə azalan,
    xatirələr çözəyində çözələn,
    anam,sən də öz-özünə ozalan
    Niyə belə tozlu oldu bu yollar?

    dərdlərimi özüm çəkdim içimə,
    bənzəmək də istəmədim heç kimə
    ömrüm-günüm,sərt taledən incimə,
    demə: Niyə belə tozlu oldu bu yollar?

    belə gediş,gülünc gələr çoxuna,
    boş söz söhbət ürəyimə toxunar,
    baxışından çox gileylər oxunar:
    Niyə belə tozlu oldu bu yollar?
    1981
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ======================
    Kövrəkdimi,ya sərtdimi,bilmirəm
    incikdimi,ya pərtdimi bilmirəm,
    bir arzumu cücərtdimi bilmirəm,
    yüz arzumu heç eləyən dünyadı,

    at işləməz agır yollar yorandı,
    işıgı gur,boranıda borandı,
    birdə gördün mərd qolunu burandı,
    haqlı-haqsız güc eləyən dünyadı,

    agbirçəyin,birçəyindən çəkinməz,
    cavanından,göyçəyindən çəkinməz,
    təzə açan çiçəyindən çəkinməz,
    vaxtlı-vaxtsız köç eləyən dünyadı
    1988
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =========================
    MƏN BELƏ OLMAZDIM

    Səni məndən elədilər,
    qəlbimə qor ələdilər
    hisslərimi taladılar,
    yoxsa mən belə olmazdım,

    o alqışlar,bu qargışlar,
    taleyimə,nə bagışlar?
    quraqlıqda gur yagışlar,
    yagsa,mən belə olmazdım

    deyilməsə söz vaxtında
    agrısına döz vaxtında
    ildırımlar öz vaxtında,
    çaxsa,mən belə olmazdım
    1980
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =================
    DAĞLAR
    (sazda Asiq Rena Urud Quliyeva oxuyub)

    Şimşəyinin çaxışına,
    buludunun yagışına,
    sellərinin axışına,
    könlüm darılmaz,darılmaz

    odun mənim din-imanım,
    hər daşına qaynar qanım,
    yüz illər keçsə peymanım,
    əhdim qırılmaz-qırılmaz,

    o gözəlin,yaraşıgı,
    mat eləyib hər aşıgı…
    ilk sevgimin gur işigı,
    burda qaralmaz-qaralmaz.
    1981
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ======================
    Qarışdım suyuna büllur bulagın,
    durulub axmagı öyrətdi mənə,
    çinar,ucalardan uca durmagı,
    göylərə baxmagı öyrətdi mənə

    yolçusu oldugum çox səfərlərin,
    şeh damıb gözündən al səhərlərin,
    daglar,qoca daglar gur şəhərlərin,
    yoluna çıxmagı öyrətdi mənə

    palıdın meşədə duydum yaşını:
    sevdim çadar-çadar qaya daşını,
    vətən bu torpagın hər qarışıgını,
    sinəmə sıxmagı öyrətdin mənə
    1980
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ======================
    VƏTƏN SİLSİLƏSİNDƏN
    Boyat-boyat hicranınla,
    qarıdasan,Vətən məni,
    bir gün Araz qurumasa,
    qurudasan,Vətən məni

    kotanınam,hodagınam,
    hər dərdinə ortagınam
    görsən quru budagınam,
    arıdasan,Vətən məni,

    bagında gülşən olmaga,
    dagında yovşan olmaga,
    çölündə kövşən olmaga,
    yaradasan,Vətən məni
    1985
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ===========================
    Didik-didik torpagınam,
    külək deşmiş papagınam,
    güllə deşmiş bayragınam,
    vətən,vətən,vətən,sənin

    hər parçan bir bayraq boyda,
    Aran hayda,yaylaq hoyda,
    dogransam da qulaq boyda,
    ötəninəm,vətən sənin,

    nə gördün yad gəlmələrdə,
    köntöy,pəltək kəlmələrdə,
    dolu gedən,gəmilərdə
    itəninəm,vətən sənin
    1986
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    =============================

    Ürək sınan şüşəmi oldu?
    yerim oldu,guşəm oldu
    yol gözləmək peşəm oldu
    qəfil gələnim olmadı

    uzagımdan soy hayladım
    söz söylədim,boy boyladım,
    sevincimi pay-payladım,
    dərdi bölənim olmadı

    təkləndimmi tək qurd kimi,
    tüstüm keçdi bulud kimi,
    unuduldum bu yurd kimi,
    görüb bilənim olmadı,

    duruldummu,kövrək olub,
    coşdummu heç külək olub,
    dik başına çiçək olub
    vətən,ələnim olmadı
    1986
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ==========================
    Qışı,yazı yollar yoran,
    durnalardan xəbər alan,
    arasında sərhəd duran,
    ulusum, elim qarışıq

    göyümdən baxan ulduzum,
    salxım-salxım,düzüm-düzüm,
    daglarında qarım,buzum
    dərəmdə selim qarışıq

    Heydərbabam,Savalanım,
    gəlim başına dolanım,
    bir qıy çəkim havalanım,
    öləndə ölüm qarışıq
    1983
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ================================
    İçim dərdimnən gözənib,
    gözümdə tufan gizlənib,
    ulusum,yurdum düzdənib
    deyirsən ki,arxayınam

    nə yorub bezdirəsidi,
    nə də ki,göz görəsidi,
    nə dərviş gəzdirəsidi,
    bir daşlaşmış barxanayam,

    qurtarmaz gümanım mənim,
    əl çəkməz yamanım mənim,
    aman ver,amanım mənim
    agır yollar yorgunuyam
    1988
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ===========================
    YUXULARDA YURd

    Gedəmmirəm,gələmmirəm,ay Allah,
    nə ugrunda öləmmirəm ay Allah,
    gennənsədə görəmmirəm ay Allah,
    mən nə qədər yuxularda yurd görüm

    heç bilmirəm azmı çoxmu günahın ,
    yoxsa paksan,yoxsa yoxmu günahın,
    olacaqlar olacaqmı günahın?
    qoca dünya,günahını ört görüm

    ayılmıram bu nə agır yuxudu,
    bu qargışı ömrümə kim oxudu?
    bu fələyin atdıgı yay oxudu,
    qaldır görüm,tuşla görüm,dart görüm,

    dərviş ruhlar yalquzaq tək ulayar,
    yollar məni öz başına dolayar,
    daglar gennən dinazını yollayar,
    inanmıram,bunnan agır dərd görüm
    1980
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ============================
    DƏRD DƏRDƏ BƏNZƏMƏZ

    Dar ürəyə sıgınmaram,
    şen yurd qoyub darda,bala
    əl uzatma sarı simə
    aglayırsa pərdə,bala

    bir itgin gümanım yanıb,
    yanıb,din-imanım yanıb
    neçə arzumanım yanıb,
    axşamda səhərdə bala

    nə deyim aslan çaşanda,
    duru çaylar bulaşanda
    namərdin börkü başında
    olan oldu mərdə bala,

    çiynimdə bir yurd tükü var,
    nə mizan var,nə çəki var,
    bu dərdin dərin kökü var,
    dərd bənzəməz dərdə bala
    1989
    =======================
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    BİZİ YURD SAXLAYAR

    Kimsə nagdı bəyənmirsə,
    sözü söznən deyəmmirsə
    söyməlini sğyəmmirsən
    çaglaya,çaglaya könlüm

    köşə çəkib uzatdılar,
    şişə çəkib közərtdilər,
    dişə çəkib qocaltdılar,
    yoxlaya,yoxlaya, könlüm

    cana doyub yetərsənmi,
    əl yelləyib gedərsənmi
    de bərkiyib bitərsənmi,
    laxlaya-laxlaya könlüm,

    asanca sənnən keçərlər,
    əzabından gen keçərlər,
    bir gün üstündən keçərlər
    aglaya-aglaya könlüm

    bir gün bədxahın haqlasa,
    daş üstə daşın qalmasa,
    sənnən bir nişan saxalasa
    yenə yurd saxlayar,könlüm
    bizi yurd saxlayar könlüm
    1988
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com
    ===================

    Qolum ocaq kösüyüdü,
    yanıq əlimi neyləyim,
    torpagım daşım daşınıb,
    qırıb,belimi neyləyim

    darda bir küsülüm qalıb,
    ürəyim bükülü qalıb
    odum keçib,külüm qalıb,
    soyuq külümü neyləyim

    gözümün biri gülməmiş,
    gözümün bir aglayır,
    qəribin göyü hönkürər,
    qəribin yeri aglayar,
    qərib elimi neyləyim
    1989
    http://www.tahirtalibli.turkblog.com

    #100033005

    neizm
    Katılımcı

    Bir gün anlarsın herşeyin bittiğini…
    Kaynak : yorumla.net – Bir Sevda Sonrası Yüreğine sayısız bıçaklar saplanır, çıkar.
    Taş kesilir bütün vücudun.
    Oturup,
    Gizlice,
    Sessizce ağlarsın…
    Her yer, her şey anlamını yitirir
    Kahırlarla dolu,
    Onun resmine bakar, bakarsın…

    Bir acı şarkı söyler dudakların kendiliğinden
    Taa içinde duyarsın.
    Unutmak için
    Belki içmek gelir aklına..
    Kendini unuturun da
    O’nu unutamazsın….
    Aynanın karşısına geçip
    Yıkılmışlığına bakarsın.

    Ellerinde dolaşır elleri…
    Ürperirsin.
    Günler, haftalar, aylar geçer
    Yavaş yavaş tükenirsin.

    Bir dal kırılsa ağacından,
    Bir bardak düşse ellerinden..
    Kendini onların yerine koyarsın..
    Yüreğinin acısı dolar avuçlarına….
    Yitikliğini
    Her halinden anlarsın.

    Ayrılık acısı yakar içini
    Söndüremezsin bu ateşi…
    Kor olur,
    Yangınlar başlar da yüreğinde
    Kül olmaz bir türlü…

    Bir gün dinlersin
    Kalbinin nasıl yorgun attığını..
    Bitip, tükendiğini
    Perişan halinden anlarsın.

    Her şey anlamını yitirmiştir senin için…
    Geçen günlere yanarsın.
    Derdini anlatamazsın bir türlü
    Hiç kimselere…
    Ömür boyu silip atamazsın içinden.
    Gün olur unutur..
    Gün olur anar, anarsın.

    Necdet GÖKNİL

    #100032692

    safir
    Katılımcı

    Beni tanımadın mı dedi
    Bir sözcük bir sözcüğe
    Çevir zamanın sayfalarını
    Belleğini iyi yokla
    İyi bak gözlerimin içine
    Anılar devşir yüzümden

    Bir yağmur sonrasıydı
    Yan yana düşmüştük hani
    Bir şiirin ilk dizesinde
    Göz göze gelmiştik birden
    Bir şey kımıldamıştı içimizde
    Sonra sürülmüştük şiirden
    İzinsiz öpüştük diye

    Anımsadım dedi öbürü
    Elin elime değince
    Bindim sevdanın mor atına
    Gittim ta eski günlere
    Küçüldükçe büyüdü hüzün
    Adını bilmediğim bir şey
    Çıt diye kırıldı içimde

    Ne acılar çektim bilsen
    Nelere katlandım gurbette
    Senetlere tutanaklara
    Mahkeme kararlarına geçtim
    Yıllarca ad oldum bir kötüye
    Bir an bile unutmadım seni
    Göz göze gelmedim hiç
    Senden başka bir sözcükle

    Sesin sesime değince
    İçimdeki süt denizleri
    Köpürmeye başladı gene
    Öpüşe banınca dudaklarımızı
    Kendi kokusunu duydu yosun
    Şiirin gizli aynasında
    Kendi rengini gördü menekşe

    Haydi gel dedi
    Dişi sözcük erkek sözcüğe
    Başka bir şiire girelim
    Görünmeden ozan abiye

    ALİ YÜCE


    safir
    Katılımcı

    Sen gizlisin en aşikar varlıklarda, isimler farklı farklı olsa da,
    Sen işlenmişsin kalbimizin mahzenine, Sana çıkar bütün yollar, Sana açılır bütün kapılar, sevdalar Sende kemale erer. Adımlar hep Sana atılır.Şiirlerin kalbinde Senin adın saklıdır, nağmeler Sana bestelenir.
    Yelkovan askınla, akrep askınla döndürür zamanı, döndükçe, dünya döner askından, aktıkça, nehirler akar ardından?

    Hasret Senin adındır, özlem Sensin içimizde?

    Kandillerde ışıklar ansızın söndüğünde, Sensin en parlak Nur yüreğimizde.
    Seherin bağrına düşen gözyaşlarda aşkın gizlidir, aşkın gizlidir fecir vakti dualarda, yakarışlarda?

    Aksamların yalnızlığında, yalnızlığın bağrında Sensin görünen. Gariplerin yoldaşı,sırdaşı,arkadaşı, Sensin velisi, vekili kimsesiz kalmış gönüllerin?

    Seni konuşur hatipler, Seni susar evliyalar, Sana bakar aşıklar, Sana koşar sevdalılar. Secdeler Sana yükselir, dalga dalga Sana ulaşır zikirler.
    Bize kalem ile yazmayı ögrettiğinden beri, Sana yürür kelimeler.

    Sen deyince susar diller, yanardağlar kızsa da gönülde?

    Ferhat dağlar ardında aradı Seni, mecnun çöllerin bağrında. Masivayı seviyor görünse de gönül, sevmek, Seni sevmektir aslında. Yanmaktır, yanardağlar gibi içten içe ve susmaktır Seni sevmek, yalnız Seninle konuşmaktır, Seninle dertleşmektir, yandıkça susamaktır, susadıkça yanmaktır,Hak ile dolmaktır, ham iken olmaktır, hiçbir zaman solmamaktır seni sevmek?

    Aynalardakı pırıltıyı çözdük Rabbim, biz sonsuz Nur´unu diliyoruz?

    Yalnız seni, Yalnız sevgini diliyoruz?
    Yalnız sevgini, Yalnız seni diliyoruz?

    #100031905

    İklima
    Katılımcı

    Yağmur değil di beni ıslatan, sendin sevdiğim,
    Aşk katre katre yağmıştı yüreğime, izin almadan,
    Hayat bir hortumdu sanki, yutmuştu beni,
    Almıştı içine, kapalıydı tüm çıkış yolları,
    Kalmıştım hep derinlerde.

    Ümitler kör karanlıklara sığınmıştı.
    Zifiri gecelerdi kaybolduğum,
    Laciverte boyanmıştı yollar, engeldi ulaşmama,
    Fırtınalarsa kasırgaya dönüşmüştü umutlarımda,
    Sevmek, bir uçurum dibiydi, imkansızdı aşk da.

    Oysa rüyalarımda sevdiğim, okşadığım sendin.
    Saçlarıma değen ellerin, kulaklarımda sesin,
    Yüreğimden hiç gitmeyen, beni yakan ateşin.
    Ben hiçkimseye söylemedim seviyorum diye,
    Bir uçuruma düştüm ve sevdim seni, sevdim.

    Kar değildi beni üşüten, sensizlikti bebeğim,
    Yağmurlar gizliydi gözlerimde biriktirdiğim.
    Sesini özlediğimde, sakladığım yer yüreğim,
    Şarkılarda gizlenen duygularım, sevdam,
    Dizelerde bulduğum şairim, sensin sevdiğim.

    Düşüncelerim seninle özgür, umutlarım sana,
    Şimşekler çaktığında bembeyaz nursun odamda,
    Huzur ise yanında, göğsüne yaslandığımda,
    Acılar tatlıya dönüşüyor gözlerine baktığımda,
    Hayat üzüntüye boğsada, yaşamak güzel yanında.

    #100031731

    İdris
    Katılımcı

    Akşam olur gizli gizli ağlarım
    Yüreğimi ateşlerde dağlarım
    Geçti ömür, geçti gençlik çağlarım
    Gözler fersiz, saç beyaz, yüz çizgili?

    Gözler arar resimlerde bir şeyler
    Teselli etmez ne şarkılar ne neyler
    Hani nerde ağalar, nerede beyler
    Gözler toprak, saçlar toprak, yüz toprak?

    Bahar geçti mevsim kışa ulaştı
    Gönül gezdi, tozdu, dolaştı?
    En sonunda Azrail?e ulaştı
    Sevda bitti, sevgi bitti, aşk bitti
    Ömür geldi, ömür boş yere geçti

    #100031634

    Konu: AĞLIYORSUN

    forumda AĞLIYORSUN

    Bülent
    Katılımcı

    Seni yağmalamışlar kuytularda korkuların nefes nefese
    Yüreğinden bıçaklanan sevdalarda
    Pişman mısın kendine düşman mısın?
    Hep yanlış sevdalara çiçeklenmiş kuruyup savrulmuşsun
    Hasretin çıldırıyor anılara gecelere sığmıyorsun
    Şu soğuk duvarların dili olsa anlatsa neler çektiğini
    Buz gibi yastıklara sarılıp da sabahı zor ettiğini
    Ağlıyorsun…
    Ağlıyor ağlıyorsun
    Artık gülüp geçiyorsun aşklara inanmıyorsun
    Yorgunsun biliyorum oysa birtek sözcük yeterdi anlatmaya
    Saçların o elleri özlüyor
    Çığlar yuvarlanıyor ömrünün uçurumlarında
    O en saklı yerinde ağlayan kahkahalar hangi yasak umudun ihanetidir
    Birer birer kopartmışlar büyüttüğün çiçekleri
    Anlıyor musun?
    Yaprak döken gençliğinin satır aralarında
    Altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğun başharflerisin
    Şehirler uyurken boğazına sarılırken öfkeler
    Bu gizli gülmelerin bu sessiz ağlamaların nedir anlamı
    Sen hangi mevsimin yağmurusun
    Ağlıyor musun?

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 80) görüntüleniyor