1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 68) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034670

    ebruli40
    Katılımcı

    Artık veda zamanı geldi
    Acı tatlı her ne varsa yaşanan
    Bugün ben seni yolcu ediyorum
    Yüreğimin sığ limanından..
    Ardından yavaş yavaş
    Ufukta kayboluşuna bakıyorum
    Bir çift martı kanat çırpıyor gökyüzünde
    Süzülüp senin ardından onlarda kayboluyor
    Güzel olan ne varsa peşin sıra gidiyor
    Bir bir batıyor ufuk çizgisinde umutlarım
    Yüreğimin engin yamaçlarına kar yağıyor
    Buz gibi yüreğim ellerim,yokluğunla üşüyorum
    Sensizlik acıtıyor yakıyor canımı
    Bir yağmur başlıyor gözlerimde
    Önce çiseliyor sonra sağanağa dönüşüyor
    Bu gün ben seni yolcu ediyorum
    Gidiyorsun benden çok uzaklara
    Bilinmez ulaşılmaz diyarlara
    Çırpınıyor yüreğim ardından
    Boğazımda düğüm düğüm kelimeler
    Dur gitme diyemiyorum
    Bir çığlık kopuyor yüreğimin derinliklerinden
    Hiç kimsenin duyamayacağı
    Bilmeyeceği bir çığlık
    Sonra sessizliğe bürünüyor her yer
    Güneş batıyor gittiğin ufuktan
    Karanlığın ortasında yapayalnız kalıyorum
    Tüm hayallerim de batıyor güneşle birlikte
    Yüreğim gidişinle yorgun ve suskun
    Çaresiz bu ayrılığa mahkum
    Bu gün ben seni yüreğimden yolcu ediyorum

    16 mart 2005

    Filiz Turan

    #100034518

    Konu: CANIN SAĞ OLSUN

    grup forumunda Okan SAVCI

    Hayat
    Katılımcı

    Gülleri sen al…
    Razıyım ben dikenlere.
    Sabahlar senin olsun,
    Varsın akşamlar yağsın üstüme…..

    Çıkarsızdır sevgi…
    Her şartta dimdik ayaktadır.
    Hak etmeyen, gidenlerdir…
    Geride kalıp üzülenler ise
    Günü geldiğinde bahtiyardır…..

    Bizimkisi buna benziyor biraz.
    Yani sen gidiyorsun,
    Ben kalıyorum…
    Yollarına dualar ektim, açık olsun!
    Kayıtısız- şartısızdır sevgim…
    Canın sağolsun ey giden!
    Seni hala seviyorum…..

    #100034416

    Konu: DEMEK GİDİYORSUN

    grup forumunda Fatih KISAPARMAK

    Hayat
    Katılımcı

    Demek gidiyorsun?
    Ben bunu hakketmedim!
    Ne varsa aşka ve cesarete dair
    Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek!!
    Git??..
    Oysa
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Vurup alnıma kavgayı
    Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı
    Akşamlarım olmuştu ve kuduz gecelerim
    Göz yaşlarım ağlarken
    Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
    O gün bugündür tetikte bir ömrün son kurşunusun
    Hiç aklıma gelmezdi gülüm
    Buda bana ders olsun!!!!
    Demek gidiyorsun?
    Böyle olsun istemezdim oysa!!
    Hazin vedaların bu baş dönmesi
    Cellat kırmızısı bir hüsrandı yollarda.
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler
    Eyvahhhhh??.
    Esmer bir ağadı bileylemişsem
    Cinnetin ucunu yakmışsam bir kez
    Cehennemin nizamiye kapısındaysam
    Ateşten bir nehre dönen bu isyan
    Hep o gül yangınına kanat çırpar
    Ve en korsan şarkılar yüzünü şarapla yıkar.
    Gidiyorsun demek?
    Ben bunu hakketmedim!!
    Ne varsa aşka ve cesarete dair
    Sırtlayıp o büyük yangınınla git.
    Hadi durma,gençliğimin vebalini,
    Ve sevgisiz hayatımızın bedelini ödemeden git..
    Bu şiiri sana armağan ettim
    Yanına almayı unutma sakın
    Issız gecelerde okur ağlarsın
    Kimseler görmese de kanarsın gülüm
    Neler çektiğimi o gün anlarsın!!!
    Sonbahar yağmuruyla ıslandım sokaklarda
    Ağladım ikimize senden çoook uzaklarda.
    Şimdi hüzün makamında bütün şarkılar
    Bu yorgun ses,bu kör lamba,bu ateşi sönmüş soba
    Tanığıdır yanlızlığın,pişmanlığın tanığıdır.
    Çünkü,çünkü benim kitabımda, aşk bir defa yaşanır..
    Demek gidiyorsun?
    Git????????..
    Bir yanda ölümün alnındaki ter
    Bir yanda suya düşen sardunya
    Ve sabahın saçlarındaki kırağı kadar ışıyorsun
    Hadi durma,
    Sırtlayıp o büyük yangının vebalini
    Ve sevgisiz bir hayatın bedelini ödemeden git.
    Bilirsin,gecenin en karanlık olduğu an
    Sabahın en yaklaştığı zamandır
    Ve hiç bir şey hakkında bildiğimiz her şey
    Aslında YALANDIR?.
    Demiştim ya?
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Vurup alnıma kavgayı
    Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı,
    Hüzün sarısı yapraklarını
    Akşamlarım olmuştu,kuduz gecelerim
    Göz yaşlarım ağlamıştı
    Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
    Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler.
    Demek gidiyorsun?
    Git?
    Bu şiiri sana armağan ettim
    Yanına almayı unutma
    Belki soban sönmüş,kitabın bitmiş,dizlerinde battaniye
    Yanlızlığın iç çekişini duyarsın
    Paketteki son sigaran
    Ve titrek bir mum alevi hüznüyle geçmişe dalarsın
    Kimseler görmese de kanarsın gülüm.
    Sende yanarsın?

    #100034299

    Hayat
    Katılımcı

    Duymuyor musun sesini? Şşşşt? sessiz ol biraz.Kulak ver.Hala yok mu?O zaman önce yerini bulmalısın.Hayır ben yardım edemem, sen bulmalısın; ama tarif edebilirim.Önce tüm düşüncelerinden sıyrıl.Kendini sadece bu işe odakla.Kapat gözlerini.Bu arayışta gözlerin yardımcı olamaz sana.
    Elini göğsünün üzerine koy.Biraz bekle, sakince nefes al, heyecanlanma.Şimdi elini yavaşça sol tarafına doğru götür.Hayır, aşağı doğru değil, daha yukarıda.Sol koluna doğru götür.Evet iyi gidiyorsun, parmaklarının altında hisset.Bir değişiklik var mı? Elinin altında bir şeyin attığını hissetmiyor musun? Yanlış yerde olmalısın o zaman.Çok mu yukarılara çıktın yoksa?Biraz aşağı indir elini.Avucunu tam olarak aç.İyice yasla göğsüne.Ya şimdi?Çok hafif bir şey hissettin demek.Bu güzel,doğru yolda ilerliyoruz o zaman.
    Kapalı değil mi hala gözlerin?Şimdi parmakların koltuk altına doğru ilerlesin.Evet avucunun altında duruyor olmalı.Orada değil mi?Atışını hissediyorsun şimdi.Neden şimdiye kadar bulamadım diye hayıflanma, geçmiş geçmişte kaldı.Sen bundan sonrasına bak artık.
    Buldun ya yüreğini, bundan böyle hayattaki en iyi rehberin olacak.Sesini dinlersen ve kaybetmezsen onu, sana hep doğru yolu gösterecek.Evet bazen yanılıyor, bazen gittiği yolda tökezliyor; ama olsun.Sen yine de dinle yüreğinin sesini.Bugüne kadar başka şeyleri dinledin de ne oldu? Hangisi mutlu etti seni?Mutlu etseydi arıyor olur muydun bugün yüreğini?
    İyi bak yüreğine, oraya sadece senin izin verdiklerin girsin.Hoyrattır bazıları, kendi yürekleriyle yapamadıklarını senin yüreğinle yapmaya kalkarlar.Kullanırlar.Bu yüzden iyi korumalısın.Darbelere karşı güçlendirmelisin onu.Unutma, narindir yürek, çabuk kırılır.Başkalarının yüreklerinin de çabuk kırılacağını bilmelisin,kırmamalısın.Ve bir gün, o yüreğin gerçek sahibini bulduğunda ona tertemiz, saf, duru ve sevgi dolu bir yürek sunmalısın?.

    #100034212

    Konu: AŞK A?DIR

    grup forumunda İbrahim SADRİ

    safir
    Katılımcı

    Aşktır bu.
    Tutarsız kılandır.
    Hangi filme gidileceğine, hangi şarkının insanın içine işleyeceğine karar verendir.
    Bütün şarkıların adında, içinde, nakaratında, bestesinde, sebebinde yerini alandır.
    Gittiğiniz her yolun başında onu görürsünüz.
    Yolları kendine çıkarandır.
    Vurulduğunuz, yakalandığınız ya da tutulduğunuz ilk anda artık kuralları koyandır.
    Sizden yana gibi dururken, sizi en delik deşik yerinizden vurandır
    Yağmur yağar, o mu gelmiştir.
    Kapı çalar, onun sesidir.
    Radyoda şarkı duyarsınız, o söylemektedir.
    Gazetelerdeki resimler onun suretidir.
    Her gördüğünüz O dur.
    Her yemek onun en sevdiğidir.
    Yeni taşınan komşunuzdur.
    Bindiğiniz metro ona gitmektedir.
    Kediler onun dilinden konuşur.
    Giydiğiniz elbise onun, baktığınız aynada gördüğünüz kendisidir.
    Bu yüzden Aşk A dır.
    Neden korkuyorsanız artık korkmazsınız.
    Karanlık hoşunuza gider.
    Trafiğe gece yarılarında tersten girmeyi,
    bağırarak uluorta şarkılar söylemeyi,
    tanımadığınız insanlarla yarenlik etmeyi öğretir.
    İyi ki vardır.
    İyi ki öyledir.
    İyi ki yaşanmaktadır.
    Korkusuzluktur
    Bütün otobüslere son anda koşarak binebilirsiniz.
    Vapurlara iskeleden açıldıktan sonra atlayabilirsiniz.
    Trenlerden dışarı sarkabilirsiniz.
    Nasıl olsa bir şey olmayacaktır.
    Nasıl olsa Aşk A dır.
    Anne merhametinin ötesinde, firavun gazabının üstesindedir.
    Aşk dağlayandır.
    Aşk paramparçadır.
    Aşk için ağlanıyorsa gözyaşı ateştir, nardır.
    Aşk, annedir.
    Kıskançtır.
    Dağlıdır aşk, yalnız ve kimliksiz bir derviştir.
    Taşları kaynatıp çorba yapan, umudunu yitirmeyendir.
    Aşk, acımaktır.
    Dayanmaktır hep.
    Belkidir yani. Ya gelirsedir, daha çok da ya dönersedir.
    Bekleyen şarkıların öznesidir aşk.
    Madem ki gidiyorsunların tatlı telaşında son bir tesellidir.
    Pencere camlarının buğusuna çizilen ırmakların,
    büyük ağaçların, derin yağmurların resmidir.
    Aşk, kimsesizdir.
    Öksüzdür.
    Annesizliğin kırılganlığıdır.
    Dur gitmeleri aşmışlıktır aşk.
    Nasılsa gidecektiri bilmektir.
    Meryem dir aşk.
    Gözyaşı kurutandır.
    Sonsuz elemin, büyük nefretin, tam imanın, asıl gurbetin çetelesidir.
    Aşk, çocuktur.
    Asiliğin en yakışanı, hesapsızlığın en şövalyesidir.
    Şaşırtandır.
    Garip kılandır.
    Bağdatın gülü,
    Kahirenin avazı,
    İstanbulun duruşudur.
    Aşk, onbir yaşında Muhammed in annesidir.
    Derin acılar, olmayacak sınanmalar kapısını çaldığı zaman buyur etmesini bilendir.
    Aşk, böyledir.
    Dile kolay, hayata müşküldür.
    Aşk, Hacer dir.
    Kimsenin kimseye hayrı olmadığı yerde yine de ilk akla gelendir.
    Sonsuz karanlıkların ortasında vurgun yemiş bir çığlıkla çerağlar yakandır.
    Koşmaktır Aşk.
    Aşk, Safa ile Merve arasıdır.
    Ordadır ve o kadardır.
    Tutunmaktır.
    Nasıl olsa aşk A dır..

    İBRAHİM SADRİ

    #100034070

    Konu: GİDECEKSİN.

    grup forumunda Serkan KURT

    ddnzsk
    Katılımcı

    Yağmurlu bir gündü, gidecektin ertesi gün; ıslaktı, yağmurluydu kalbim. Nemli ellerini aramak olamazdı artık. Haritadan bir yer mi seçmeliydim seni soluyacağım? ?Geleceğim,? diyordun, beni inandırmaya çalışıyordun, olmuyordu.
    Yağmur yağıyordu ve keman sesi vardı. Ben bahçemde ıslanan ağaçlara, çiçeklere bakıyordum; boyunlarını büküşü tanıdık bir yüzü anımsattı; aynaya baktığımda hep gördüğüm. Gidişin yağmurluydu, ıslaktı sokaklar, boştu. Geceler yalnız kalacaktı biliyorum, yatağım, soğuk duvarlarım nemliydi. Şarkılarım sessizdi. Özlemekle ilgili bir şeyler mi karalayacağım ya da dinleyeceğim? Kalbim sıkışıyordu. Alışkanlık olamazdı bu. Hayır! Ben bu yamalı kentin tüm sokaklarında sana yürüdüm. Sen diye baktım her canlıya. Hiç bir şey dolduramıyordu yerini. Özlemek eksik kalmış bir şarkıdan ibaret değildi; söylenmemiş bir sözdü boğazımıza takılan. Eksik geceler yaşayacağım şimdi, daha zor uyuyacağım biliyorum. Eksilecek şarkılarım. Şimdi sen gidiyorsun, ardından yağmur yağacak. Birazdan en güzel yüzünle yanımda olacaksın. Gitmeden son bir kez daha yemek yiyeceğiz, sinemaya gideceğiz, bir şeyler içip geleceğe, mutlu günlere ilişkin konuşup sevişeceğiz.
    Gidiyorsun her şeyim, biliyorum geleceksin özlemlerim daha kısa sürecek, özlemeyi özleyeceğim belki de.
    Gideceksin sevgilim, sokakları bana bırakıp gideceksin. Ben keman dinleyeceğim, ıslık çalacağım yıldızlara. En çok da dolunaya…

    #100034054

    ddnzsk
    Katılımcı

    Barut kokan bir sokakta ilerliyordum, ayaklarım yerden kesilircesine yürüyordum. Soğuk bir rüzgâr esiyordu ve uğulduyordu kulaklarım.
    Bu karabasanla uyandım o sabah aynadaki yüzüm eskimişti biraz, daha yabancılaşmıştım kendime, bir kurt gibi açtım unuttuğum her şeye. Duyumsuyorum, evcil bir yalnızlık geliyor göçebe kentlerde bıraktığım. Sevgilim, çiçeklerim soldu; odam dağınık sen de gidiyorsun uzak kentlere. Ben alevden oyuncaklarla oynayacağım, karabasanlar bölecek uykularımı ve dudağımda fazlaca uçuk olacak biliyorum…
    Nasıl da eskiyor aşklar. Heyecanla, “Seni seviyorum,” dediğimiz anlardaki çocuk sevinçlerimiz yeniliyor yaşama. Paslı bir bıçak kesiyor dilimizi, kanımızla besleniyoruz yarasını yalayan bir hayvan gibi. Yalandır yalnızlığın güzelliği, kim uydurmuş bilmiyorum.
    Bir ceset taşıyorum sırtımda, ormanda bir yer arıyorum. Kurtlardan saklamalıyım onu, yorgunum her zamankinden çok; gökyüzünü rahatça görebileceği bir yere gömüyorum ve yanında uyuyorum. Uyuyorum, uyuyorum çok uzun uyuyorum.
    Bir cinayet işlemek istiyorum, kusursuz bir cinayet. Önce hazırlıklarımı yapıyorum, bira şişesi yapışıyor dudağıma, sonra tabancamı temizliyorum, eldivenlerimi takıyorum. Bana gerekli olan bir canlı bu, bir insan olmalı, hayvanlara kıyamam kan tutar beni. Bir uyuşturucu satıcısı ya da bir pezevenk bulmalıyım, silahı göğsüne dayayıp arabaya bindirmeliyim. İtlerin ve tel örgülerin olduğu tenha bir sokakta kafasına sıkmalıyım. Hayır hayır daha yavaş bir ölüm olmalı, izlediğim korku filmlerinde böyle olmuyor. Testere, balta, bıçak, bak işte unuttum bunları diyorum kendime. Ben o korku filmindeki kötü adamım bu gece, karanlık ve kan kokan. O filmlerde hep iyiler kazanıyor, bu gece kötüler kazanmalı, ben kazanmalıyım. İçimdeki kana susamış canavarı doyuracağım. Gözlerine bakıyorum bana hap satarken silahımı göğsüne dayayıp arabaya bindirdiğim ibne. Ter içinde yalvarıyor. Kafasına bir mermi sıkıyorum, yere düşüyor kan sıçrıyor yüzüme, bir insandan akan kan gibi değil bu, kirli. Bok çukuruna atıyorum, sonra üzerine işiyorum evime gedip bir sigara içiyorum.
    Sevgilim sen gidersen cinayetler işlerim, resim yaparım şarkı söylerim.
    Barut kokan bir sokakta ilerliyorum, ayaklarım yerden kesilircesine yürüyorum. Soğuk bir rüzgâr esiyor ve uğulduyor kulaklarım, sen bana otobüste el sallarken…


    ddnzsk
    Katılımcı

    Senin ucuz bir fahişe olduğunu biliyordum Bana söylediğin tüm yalanları da Ben sarı yapraklı yollarda dolaşırken marinada denizi izlerken sen ucuz barlarda kahkahalar atıyordun Şimdi her şey bitti ağır ağır Yok oluyordu hüzünlerde Sevgilerde bitiyormuş İnsan geç anlıyor bazen geç kalıyor yüzüne tükürüyor gerçekler şiddetle Seni sevmek bir hata değildi insan bir fahişeyi de sevebiliyordu Sözler aşkta tutmuyordu laf geçmiyordu doğru yanlış yoktu aşkta, kalbinin ardından sürükleniyordun uzunca Ve bitmeyen yollara rehber oluyordun karşına çıkacaktan habersiz Gidiyordun yol iz bilmeden
    Şimdi sus sesini duymak istemiyorum aynı kaldırımlarda karşılaşmak bile İçimdeki ses sadece iyi ol diyordu fahişe Bir gün sende anlayacaktın ama, zamana kurban gitmiş eskimiş bir eski eşya gibi görünmek istenmeyen bir yere konulacaktın sonra unutulacaktın orda İşte o zaman anlayacaksın beni Eski bir eşya gibi unutulduğunda Sigaralara ve şarap kadehlerine sarılacaksın ucuz şaraplar içeceksin Renkli dünyandan sana bi bok kalmayacak?
    Ben aynı adam yeşil gözlerinde umutlar saklayan belki canım çok yanacak seni böyle görünce Ama ben yine o sarı sararmış yaprakları toplayacağım denizi izleyeceğim Hiçbir şey değişmeyecek, belki acılarım dinecek, biraz daha büyüyeceğim? Yerine bir başkasını sevmek belki zor Sana bakıyor gibi bakmak sana dokunur gibi dokunmak ellerini hissetmek Ve yüzümde tebessüm oluşturan her şeyi bir başkasında aramak Mümkün değil biliyorum o yüzden sana kızgınlığım, kırgınlığım İnsan bir fahişeyi de sevebiliyormuş Bir daha asla geri dönmeyecek mucizeyi?
    Gidiyorsun, gitmek kolaydır, elinden tutarsın gözyaşlarının yürürsün artık sana ait olmayan kaldırımda Kapattığın kapının ardında bıraktığını düşünerek tüm yaşanmışlıkların bakire bir bahar ısmarlarsın tanrıya Sonra çok sonra anlarsın elinden tuttuğun sadece göz yaşlarının olmadığını, tüm yaşadıklarında senle gelmiştir, bunu en çok uykusuz gecelerde kabusla uyandığında anlarsın? Şimdi gidiyorsun demek Gitmelisinde ardına bakmadan Ağlamayacağım, kapattığın kapının ardında bıraktığın adam yolunu gözlemeyecek Hatta artık daha iyi görünmeye çalışacağım Gözlerimin altındaki kırışıklıklarla ilgileneceğim daha çok bakacağım aynaya
    Bir fahişeyi seviyordum biliyordum Hayatımda ki her şeyin boynuna kemendi takarak asıyordum bana ait ne varsa düşünmeden Aşk böyleymiş, gözün kör kulağın sağır olurmuş İlacı olmayan bir hastalık gibi yapıştın kalbime hiç gitmeyecekmiş gibi, canımı acıtıyorsun Duyuyor musun canımı acıtıyorsun Ben seni sevmeyi sevdim beklide yerini bir başkasının dolduramayacağı bir fahişeyi sevdim Ve şimdi her şey daha ağır geliyor Daha çok canım yanıyor Yanık ağrılarıyla kıvranıyorum abdessiz gecelerde? Geceye sessizliğe yarım kalmış her şeye ağzımda uygun küfürler var
    Yaz geldi ben evimde bıraktığın odada aynı koltuktayım Brahms ve Jazz dinliyorum Tecavüz ediyorum tüm iyi niyetlerime Seri bir katil olma isteği canlanıyor içimde, türlü türlü işkenceler yapma istediği Ellerim titriyor daha fazla içmemem gerektiğini anımsıyorum Olmuyor kanla boyanmış gözlerim intikam diyor Seni hala seven inatçı yorgun kalbimse merhamet et diyor Sürgün ediyorum kendimi senden çok uzakta, merhametim kalıyor baş ucunda?
    Son gece ateşlenmiştim dudağımda uçuk çıkmıştı terlemiştim çok yorgun bitkin hissediyorum kendimi Gidişin ağır geliyordu Sen hüznümün gülümseyen yüzüydün çünkü Yirmi bir gün oldu tam yirmi bir gün ateşler içinde yanıyorum Sense sevişiyorsun sana ait olmayan tenlerde Bir fahişeyi sevmek bu kadar ağır olamaz Tanrım sen şahitsin, sen biliyorsun her şeyi Takvimden yapraklar söküldükçe unuturum diyordum, insan sevince unutamıyormuşAğlatan filimler seyrediyorum şarap içiyorum midem ağrıyor her yeri dağıtıyorum Her şey bildiğin gibi, paramparçayım Kitaplarım ve boş kağıtlar yerde duruyor düzenli değilim artık? Şimdi sarılıyorum kendime uyurken sabaha kadar buz tutuyor vücudum İçimdeki tüm imgeleri boş sokaklara attım Neşter vurup kalbime söküp atamam ki seni Biliyorsun, ben bir mucizeyi seviyorum?

    #100033938

    Konu: BÜYÜYEREK NE GÜZEL

    grup forumunda Galip SERTEL

    kurtpinar
    Katılımcı

    Sen kitabını kısmışın koluna kızım aydınlığa revan
    Dershanene gidiyorsun büyüyerek ne güzel

    Şadırvan başında kuşlar elpençe durmuşlar dil şedaraban
    Hayranlıkları sularda büyüyerek ne güzel

    Eminönü’nden vapurlar,Sirkeci’den tren kalkar zaman zaman
    Yolcuların muhabbeti büyüyerek ne güzel

    Alibeyköy’ü sarsa da Haliç’in sisi bazen duman duman
    Şulelenir Eyüp Sultan büyüyerek ne güzel

    Ezan sesleri Şehzadebaşı’nda bir davettir muntazaman
    Kubbeler altında saflar büyüyerek ne güzel

    Dur durak nedir bilmeyen sen ey İstanbul dur şöyle, dur bir an
    Soykırımından arta kalan
    Gazaptan feyiz alan
    Bir evlâdın gelmiş Tuna boyundan
    Kul köle olmuş kapında büyüyerek ne güzel

    Galip Sertel

    #100032719

    safir
    Katılımcı

    Yağmur bana zamansız yağıyor
    bulutların soğuyor akasyalarımda
    sen gidiyorsun yüzüme dökülmeden saçların
    içime kurşuni bir yük vuruyor tutamıyorum
    serçemiz akasya beyazında diken saplıyor kanadına
    oysa yüzük parmağımda yuvası üşüyor
    daldan gök maviler düşüyor

    Yağmur sana yağıyor zamansız sevgilim
    aşka cam bir fanus olur sevenin kalbi girsen
    ne seni eskiten çürük hayaller
    ne sensiz bir soluk /ki beşinci bir iklimdir fanus
    gün güne girer aşkta asla yoktur dün
    geçmiş an ve gelecek sana sadece kollarım
    zamanın üç hâlinde ben sana sarılırım

    Yağmur bana sensiz zamansız yağar
    ne zaman ki yoksun dudaklarım kurur bu yüzden
    sen aklıma düşersin yağmur başlar dört mevsim
    çürüyüp eskir ruhumu örten ceket
    su toplar değdiğin her kaldırım taşım
    fanus kırılıverir/ bir aşk kimsesiz ağlar
    ellerin sesin gözlerin yağmurla yağar

    Yağmur gitmelerinde zamansız yağıyorken
    zehrimdir
    aklıma düşmeyigör
    bakırı yeşile döner kalaylı anıların
    veda vaktidir şimdi
    sana kurduğum düşlerimin en ucundan öp beni
    ıslansa da dönmez anıların soluk bedeni

    Yağmur bana zamansız yağsan da
    yeni düşlere gidiyorum
    eski hükümsüzdüm ben
    sıcaklığına sevginin / gülün içinde saklanan
    hangi tutku ve değişimse bilmeden tutunuyorum
    hani geçmiş ve gelecek / gerçek olan an
    terk eden gelmiyor /yalan Galile dünyası yalan

    Yağmur bize zamansız yağıyorsa
    neden aşkların günahını atıyor dudakların uçurumdan
    kıvrımında kaç kez tuttum
    sözün intiharını sarılıp
    içine sokuluyorum şimdi sımsıcaksın
    yine de üşüyorum ayrılıklar gecesinde/ sar beni
    sende kalsın bedenim /gideyim bensiz bırakma seni

    Sait Açıkgöz

    #100032651

    Konu: GİT.

    grup forumunda Mehmet BÜYÜKSARI

    Mehmet BÜYÜKSARI
    Katılımcı

    Dün gece, evet dün gece
    Seni rüyalarıma aldım
    Onlarla oyalandım..
    Sabahın erken saatinde uyandım.
    Kendimi kandırmanın hüznüyle,
    Oturup ağladım.
    Nerdesin?
    Madem gidiyorsun; Git!
    Sonunda bende gidiyorum
    Ardıma bakarsam namerdim.
    Beni öldürüyorsun
    Kalmasın bi yerde izin,
    Kalmasın git…

    Mehmet Büyüksarı

    #100032481

    Kaptan
    Yönetici

    Demeyin bana hainler demeyin sakin
    Hic olmadiki ALLAHa inanciniz
    Bizde diyorsunuz etten tirnaktan insaniz
    Ulan öyleydide kandil günü o kadar cana nasil kiydiniz.

    Hicmi ALLAH korkusu yok icinizde
    Sonu görülmeyen bir yolda gidiyorsunuz iste
    Lanetler olsun bizi ALLAH sizlara peskes cekenlere
    Niye kiydiniz lan kandil günü o kadar cana söyleyin hele?

    Kardeslik diyorsunuz kahpelik yapiyorsunuz
    Ulan ananizi avradinizi israile,amerikaya satiyorsunuz
    Kan akitmayi cok seviyor arada sirada iciyorsunuz
    Aklinizi basiniza alin dikenli yolda yürüyorsunuz.

    Aglamayin analar yavrulariniz birer sehittir ölmez
    Yetmis millet bir de olsa bu vatan bölünmez
    Ölen sehitlerimiz kardesimizdir fatihalarda bitmez
    Aglamayin analarim ne yigitler dogurur SEHITLER ÖLMEZ
    BU VATAN HIC BIR ZAMAN BÖLÜNMEZ:

    Yazar: xnihat34
    Şehir / Ülke: berlin / romantik/nihat

    #100032401

    Konu: KADER

    forumda KADER

    likevoyager
    Katılımcı

    Gidiyorsun işte yabancı gibi.
    Gidene ağlamak benim kaderim.
    Sustun işte yine.
    Susanı konuşturmak benim kaderim.
    Benim kaderim acıdan ibaret.
    Çeken benim çektiren ben gibi. Git sevgilim….

    Gidene ağlamak benim kaderim.
    Benim yüreğimde batar her güneş .
    Benim yüreğimde yanar her ateş.
    Kimseye dön demem bundan sonra.
    Kadere ağlamak benim kaderim…

    #100031598

    Konu: JİYAN

    grup forumunda Müsade ÖZDEMİR

    musadenizle
    Katılımcı

    son yolcu gitti, son yağmur yağdı
    sustu son şarkı
    bu ne ilk ne de son gece?
    soğuk sarılar içindeyim, boyun eğiyorum
    gidişin hangi tufanın gelişiydi
    boynumda muska gibi gezdirdiğim kasırgam
    kim var benden başka böyle bekleyen
    kimler senin kadrine kapanıktır benim kadar

    jiyan
    umuda buladığım
    hangi gülün bülbülüsün
    sevdayı yükledin yorgun kanatlarına
    söyle jiyan söyle
    göç etme zamanı gelmedi mi

    hangi dağı aşsam hangi dala tutunsam
    hasretin göğsüme değen taşkınlığında ateş
    yanarcasına
    eriyip giden bu zavallı bedenim, bir avuç küldür jiyan

    alışamadım yokluğuna ölüme alıştığım kadar
    gitme
    bırakma ellerimi demiştim
    gittin jiyan

    gittin gideli düşmelerdeyim
    sesinde gizlediğin neydi jiyan
    bedenimi parçalara bölen
    sırrın neydi jiyan acıyı dillendiren

    hecelerim yorgun
    haykırıyorum sensizliğe
    bir yanım düşer gibi toprağa
    jiyanım sıcaklığım
    jiyanım uysallığım
    yokluğunda yok olmuşluğum
    bin bir koku, bin bir renk, sokaklarımda izlerine kavuştuğum

    zaman eğiliyor yalnızlığa
    düşün jiyan
    tükenerek yenilmeyi düşün
    söyleyecek söz bulamıyor insan

    uzayan yolları dinamitliyorum
    sana erişilmezliği
    bağırıyorum sevdamın görkeminde
    gök yanıt vermiyor, yer yanıt vermiyor
    boşluklardayım
    sabaha düşman gecelerde buluyorum seni
    çiseliyorsun benliğime ılık ılık
    gün doğuyor
    yankılana yankılana gidiyorsun
    çekiliyor yüreğimin kanı jiyan

    kerpiç duvarlım, yıkık damlım, kapılarda meltemim
    saçları buğday başaklım
    odam soğuk, yatağım yorgun, inliyor pencerem
    nereye baksam sen, neye dokunsam sen
    ah bir bilsen jiyanım
    bilsen
    kuşlar deli deli uçuyor yörüngesiz

    gel kıralım feleğin çemberini
    gel bozalım ayrılığın hesabını
    gel jiyanım gel
    adınla gel toprağıma
    korkma kim kendi dağında düşebilir
    elini ver
    yanan parmakların ucunda kim üşüyebilir

    kurumuş dudaklarımda türkülerin en içlisi
    uzadıkça acının boyu düşlerimde
    gökler düşüyor üstüme
    çöl fırtınaları üstüme üstüme
    ateş topuyla geliyor düş avcıları
    ıssız zamanlarda yitip sana koşuyorum
    yıldızlarım sönüyor
    sönüyor jiyan ve kimse görmüyor

    kesiliyor elim ayağım, siliniyor yüzüm
    hayallerine sığındığım
    ateş bedenli tılsımım
    nice şehirler yıkıldı bir gecede
    sana hangisinden sesleneyim

    son şarkı kim içindi
    çanlar kime
    kimin bu nihayet
    sessiz – kimsesiz
    bu ceset
    ……..bu cinayet
    ………….kimin jiyan
    …………………..kimin

    Müsade Özdemir

    #100031474

    Konu: YASAKLIM

    grup forumunda SİZİN ŞİİRLERİNİZ

    Ogniela
    Katılımcı

    Gözyaşım içime aktı

    Niye mi?

    Sevdan bana yasaktı

    Git şimdi arkana bile bakmadan

    Acım da, aşkım da içim de saklı

    Sevmedim say

    Yıkılmadım,burkulmadım say

    Kına nefret et benden

    Umursama sakına

    Burkul sende ama arkana bile bakma

    Mutlu ol oralarda

    Ama unutma biri deli gibi aşık sana buralar da

    Bir o kadar da aptalda

    Gidiyorsun dön demiyor sana

    Çünkü elveda diyende o sana

    Aldırma kendi etti kendi katlanıcak yokluğuna

    Şimdi tek bişey yap benim için

    Çok mutlu ol benim adımada?

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 68) görüntüleniyor