1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 529) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100036011

    Konu: AKLIMA DÜŞTÜN YİNE

    grup forumunda Hatice KATRAN

    neslihan
    Katılımcı

    Çok uzaklarda biri vardı
    Hatırlarmısın
    Kimi mi?
    Canım bitânem benim……..

    Belki gülüp geçeceksin
    Gül! Birtânem gül
    Ben senin gülüşünü sevdim…
    Belkide kim bilir?
    Aklına bile gelmem…
    Düşündükçe seni, sensiz gecelerde
    Yıldız olur, çakılırım karanlığa
    En ufak, olur olmaz her şeyde
    Un ufak olur kalırım
    Aklıma geldikçe gözbebeklerin..

    Ağlar, ağlarım
    Ben senin yağmur gibi tenime
    Dökülüşünü sevdim
    Ahhh, bu nasıl kader? !
    Bu, nasıl yaşamakk ki?
    Canımdan, yâni senden ayrı…
    Ben senin!
    Hasret kervanı gibi,
    Yollarda bükülüşünü sevdim

    Belki çok yakın!
    Yakınımdasın, can evimdesin
    Elini uzatsan, tutacağım elini

    Büyük aşkımızı düşünüpde
    Acaba, söyle bir içini çekipde
    Bir tânemmm!
    Diyip hatırlıyormusun arada bir?
    Yoksa!
    Evet yoksa unuttunmu? Canımmm!
    Boşver mi diyorsun? !
    Ben! Senin
    Kadere meydan okuyup,
    Dikilişini sevdim…

    Biliyorum!
    Hemde çok iyi biliyorum ki,
    Benim bir tânem unutmaz,unutmayacak…
    Bekleyeceğim
    Aylar, yıllarda geçse
    Dönecek bana! Dönecek…
    Ben! Senin
    Bana dönüşünü sevdim…

    Söz Yazarı:
    Hatice KATRAN


    dilek
    Katılımcı

    GİRİŞ:

    Öğretmen öğrencilerine selam verdikten sonra günlerinin nasıl geçtiğini sorar.Onların bilgilerini yoklamak için bir takım soru sormaya yönelmektedir.

    -Doğup büyüdüğümüz bu dünyada her günümüz birbirini kovalarken biz her güne yeniden merhaba deriz ancak en çok yanımızda uyandığımızda kimleri görmek isteriz?

    -Birilerini severiz ama hayat şartları bizleri onlardan ayırmak zorunda bırakabilir mi?

    -Sevdiğine şiirler yazan hangi şairlerimizin hangi şiirlerini biliyorsunuz?

    -Ömrümüzde kimleri unutmak durumunda kalırız?

    -Mutlak unutmak var mıdır?

    -Unutmak kavramı sizler için neyi ifade eder?

    KEŞFETME: UNUTURSUN (MİHRİBAN)

    Unutmak kolay mı? deme

    Unutursun Mihriban’ım.

    Oğlun, kızın olsun hele

    Unutursun Mihriban’ım.

    Zaman erir kelep kelep

    Meyve dalında kalmaz hep

    Unutturur bir çok sebep

    Unutursun Mihriban’ım.

    Yıllar sinene yaslanır

    Hâtıraların paslanır.

    Bu deli gönlün uslanır…

    Unutursun Mihriban’ım.

    Süt emerdin gündüz-gece

    Unuttun ya, büyüyünce…

    Ha işte tıpkı öylece

    Unutursun Mihriban’ım.

    Gün geçer,azalır sevgi

    Değişir her şeyin rengi.

    Bugün değil, yarın belki

    Unutursun Mihriban’ım.

    Düzen böyle bu gemide

    Eskiler yiter yenide.

    Beni değil, sen senide

    Unutursun Mihriban’ım.

    AÇIKLAMA:

    Şair bu şiirinde unutmadığı ve hiçbir zaman unutamadığı kişiyi hatırlamaktadır. Bu unutmanında birgün değil belki yarın olacağını söylemektedir.Şair şiirini Mihriban adlı bir kıza yazdığını bu kızın gerçek hayatta var olup olmadığını da kimsenin bilmediğini,şairin de buna hiçbir zaman bir açıklık getirmediğini bilmekteyiz.Bazı kişilerde bu şiiri kızına yazdığını söylemektedir.

    DERİNLEŞTİRME:

    1.DÖRTLÜK:Şiirin ilk dörtlüğünde şair sevgilisine öyle büyük konuşma unutursun beni diyor.Hele hele de bir evlen başkasının sevdiği ol ondan çocukların olsun bakalım.Ben o zaman aklına bile gelmem diyor.Şair sevgilisine sitem ediyor.Ben seni bu kadar çok severken sen beni nasıl unutursun beni nasıl yüreğinden söküp atarsın diye sitem etmektedir.

    2.DÖRTLÜK:Şair şiirinin bu bölümünde de zamandan dem vuruyor zamanın hızlıca akıp gitmesinden sevgilinin şairi bu zaman diliminde unutmasından şikayet ediyor. Zamanla birlikte değişen hayatlardan,hatta doğanın dengesinden bile bahsediyor.Meyvanın bile dalında durmadığından herşeyin aslında zamanla elimizden kayıp gitmesinden duyduğu öfkesini,sitemini bu sözcüklerle hayat buldurmaktadır.

    3.DÖRTLÜK:Şair sevgilisine sesleniyor zaman akıp giderken yıllar sinene bir ok gibi yaslanır,seninle yaşadığımız o güzel günler birgün aklına gelir ve beni hatırlarsın belki o zaman yanında ben olamam Mihriban’ım ama sen hep benim gönlümde yer edersin.Ben seni hiçbir zaman unutmam.

    4.DÖRTLÜK:Sevdiğim kadın sen de zamanında çocuktun annenden süt emerdin gündüz gece,zaman akıp gitti,biz büyüdük ve yollarımız ayrıldı seninle nasıl ki o küçüklük günlerini ilk günkü gibi hatırlayamıyorsan gün gelecek beni de tıpkı öyle unutacaksın benim güzel sarı saçlı Mihriban’ım.

    5.DÖRTLÜK:Hiçbir şey bıraktığımız gibi durmaz ne sevgimiz ne de özlemimiz zamanla unuturuz,köreliriz,hatırlamak istemeyiz aklımıza geldiğinde tebessümle yad ederiz.Günler birbirini kovalayacak,değişecek bu dünya da herşeyin rengi,tadı,tuzu bugün olmasa da Mihriban’ım birgün gelecek beni unutacaksın.Çünkü bu hayat dediğimiz yaşam bizi öyle bir koşuşturmacanın içine atıyorki zaman geliyor ne yaşadığımızı bile hatırlamıyoruz.

    6.DÖRTLÜK:Artık şair şiirinin son dörtlüğünde sevdiği kadın olan Mihriban’ına nasihatta bulunmaktadır.Bu fani olan dünya da bir düzen vardır.Bu düzene hepimizde uyarız.Yeni bir yere alıştığımızda eski yeri hatırlamayız,yeni birini sevdiğimizde eskiyi hatırlamayız.Sen gidince Mihriban’ım elbette yenisi gelecektir yanıma çünkü bu düzen böyle devam etmektedir.Bu düzen de sen beni değil gün gelir kendini bile unutursun Mihriban’ım demektedir.

    DEĞERLENDİRME:

    Öğrenciler bu şiirin sonunda şairin sevgilisini zamanla unutacağını bunun belli aşamalardan geçerek olacağını öğrenmektedir.Unutmanın şairde bıraktığı derin izlerini görmektedirler.Şairin şiirinde kullandığı edebi dili çözmeyi öğrenirler,şairin nasıl şiirler yazdığını öğrenirler.Edebiyatımızda Mihriban şairi olarak bilinen ve Mihriban’ı öksüz bırakan şair Abdurrahim Karakoç gibi Anadolunun telli coğrafyasını şiirlerine yansıtan bu güzel insanı tanımış olurlar.

    PINAR ŞİMŞEK

    #100034890

    Konu: ADINI ANDIKÇA

    grup forumunda Zahide Handan ERENGİL

    Bedriye
    Katılımcı

    Adını andıkca titrer yüreğim,
    Dünya gözüyle son kez göreyim
    Dönüş yoluna bakıp ta kaldım
    Gelirim demiştin yine aldandım.
    *
    Söyle son kararı bensiz mi aldın?
    Ah yarim gece gündüz hep bekledim
    Bekledim de gelmedin sen dönmedin
    Ben böyle vefasız,seven görmedim.
    *
    Seni düşünmekten gönlüm yoruldu
    Varlığın yaşama sebebim oldu
    Aramızda başka biri var ise
    Söyle bana söyle ben de bileyim
    *
    Sana olan sevdamı silip gideyim
    Akılda cevapsız sorular kaldı
    Gönül sonsuz kedere dertlere daldı
    Biten aşkı sorgulamak neye yarardı?
    *
    Kor ateşlere saldın yaktın beni
    Yaşam savaşından aldın beni
    Zaman zaman adını sayıklasam
    Baksam uzun uzun maziye dalsam
    Unutamadım ben seni ne yapsam

    Zahide Handan Erengil

    #100034900

    Konu: AYBALAM

    grup forumunda Zahide Handan ERENGİL

    Bedriye
    Katılımcı

    Hazanın bittiği yerde,
    Kış başlar gönüllerde
    Hep buz tutar duygular
    Nerde aybalam nerdesin
    Hiç bir yerden gelmez sesin.
    ***
    Gel de ısıt varlığınla
    O sıcacık bakışınla
    Nazlı nazlı gülüşünle
    Hayalin hep gözlerimde
    Gel diyorum özledim de
    ***
    Yıldızlar kadar parlaksın
    Güneş kadar da sımsıcak
    Bahar yüzlüm deniz gözlüm
    Düşünmeden geçmez günüm
    Nerde aybalam nerdesin
    Candan çağırdım bilesin.

    Zahide Handan Erengil

    #100034858

    Konu: AŞKOLSUN SANA

    grup forumunda Miyaser GÜLŞEN

    banucukk
    Katılımcı

    Aşıkların külü sönmez harlıdır
    Estikçe savurur ateşi cana
    Gönül dağım güneş bekler karlıdır
    Doğmadın vefasız aşkolsun sana

    Ömrümü ben sana armağan verdim
    Sen hasret zehrini içirdin bana
    Merhemi sendedir tükenmez derdim
    Sürmedin vefasız aşkolsun sana

    Çaldın yıllarımı harcadın yazık
    Siyahlar doladın bu seven başa
    Ayları günlere kattıkça azık
    Gelmedin vefasız aşkolsun sana

    Hasret tespihini çeker giderim
    Sonunda öğrettin sabrı sen bana
    Bir tek seni sevdim yemin ederim
    Bilmedin vefasız aşkolsun sana….

    #100034866

    Konu: NENE

    grup forumunda Ali İHSANOĞLU

    banucukk
    Katılımcı

    Beni bana bırakan, benle sınayan,
    Çoğulu olmayanın tekini seçmemi isteyen,
    Olmayanı bilmemi, bilinmeyeni yorumlamamı…
    Ah nenem güzel nenem, ağlayan, susan, seven…
    Geçmişi sorgulamak kadar, geleceği yorumlamak,
    Gündüzün ağlamak kadar, gece uyumakta zordur bir bilsen.
    İlkbahardan susuz, erimiş kardan öksüz gül,
    Yazı yaşar, sonbahara erişir mi sanırsın.
    Ağlıyorum, ağrıyorum, bekliyorum ki… işte
    Sonumun başını, başlangıcımın sonunu yaşıyorum.
    Çünkü seni seviyorum, seviyorum nene.
    Sitemin hak. Yalvarışın hak, bekleyişin, bilişin…
    Sen büyüttün beni, sevmeyi çünkü sen öğrettin.
    Seninle tattım sevilmeyi, anlamayı, anlaşılmayı.
    Dur anla. Anla ki susuzluğum dinsin, sensizliğim bitsin.
    Çünkü seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki anlamı olsun göz yaşımın, yaşamımın, yarınımın
    Anla ki anlamı olsun yağmurun, güneşin, gün yüzünün, gül yüzünün
    Zor anlarımda hep vardın çünkü, en derinimde, hislerimde…
    Sevgi ihtiyacım, tükenmeyen enerjim, bitmeyen türküm
    Gururum, şefkatim, onurum…
    Sen varken anlamı var ilkbaharla yağmurun,
    Hayatın cemresi, karın erimesi, toprağın canlanması nenem.
    Sen varken anlamı var gurbetin, uzaklığın, yakınlığın…
    Acı çekmenin, soğukta yatmanın, yumurta yemenin.
    Sen varken anlamı var sebepsiz beklemenin.
    Seninle anlam bulur, gökyüzünde rahmet taneleri, inci perileri.
    Seninle bir başka anlamı olur, köyün, dağların, çiçeklerin…
    Bir kuzunun dağda dolaşması annesiyle, özgürce.
    Dolaştıkça vardığı tek yerin annesi olması,
    Vakitsiz, kaygısız, korkusuz ve hesapsızca,
    En iyi sen anlarsın, kuzuların hasretini, otlaktan dönerken kavuşmasını.
    Yalnızlıklarını, bağırışlarını, çaresizliklerini sen bilirsin.
    İşte ben, yani o kuzun, kızgınlığın, susuzluğun. Ve sen…
    Sana çıkıyor gittiğim ve geldiğim tüm yollar, kurduğum hayaller.
    Bitirdiğim ve başladığım her şeyde, yorgunluğumda,
    Olduğum yerde sen varsın, yüzümdeki çizgilerde, gece iniltilerimde
    Dilimdeki nağmelerde, sözümdeki sadakatte,
    Sana çıkıyor bütün isteklerim, arzularım, ümitlerim,
    Anla işte, seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki, ben de anlamımı bulayım, ayağıma kavuşayım. Ellerimle tutayım.
    Anlamsızlığın ne anlama gelmediğinden kurtulayım.
    Anla, ki ben seni seviyorum, seviyorum nene.

    #100034819

    Pelin
    Katılımcı

    Kar kaplamış bedenimi
    Az biraz var örtmesine Üstümü Bu canım beyazın
    Onlarda acıyor elleri kurumuş gül yaprağında tutulu
    Gözleri gökyüzüne hakim
    Gözyaşları kurumuş duruşlarıma
    Hava soğudu yine bir anda
    Serpiliyor kar gövdeme dur diyemiyorum titrek gelişlere
    Ne bir çocuk sesi
    Ne bir haber var ellerden
    Saat gecenin yarısı oluverdi işte
    Bir gün sorarlarsa kim dir bu diye ?
    Dersin beyaz örtünün son çiçeği
    Saat ilerliyor içten içten
    Anlatamamışım derdimi çoktandır vefasıza
    Gün aydındır yakındır gecenin gündüze teslimi
    Söndü şehrin gece lambaları
    Okundu son sabah ezanı
    Rüzgarın sesi hakim koca şehre Kapanıyor gözlerim
    Aklımda kalan tek virane sözlerin
    Gelmesende gitdiğim yerde beklerim
    Ecel uğramassa yanına
    Uyanır Bu rüyadan ben gelirim …..

    #100034721

    Konu: YİNE SABRIM ÜSTÜNE

    grup forumunda Galip SERTEL

    kurtpinar
    Katılımcı

    Yine Sabrım Üstüne

    Sen
    her mevsim
    yaprağı yemyeşil sarısabır çiçeğim
    güzelsin de sabrım üzre söyleme
    söyleme bana bu şen şakrak Rumeli türkülerini
    böyle her seher vakti
    yitik sevdalar yığılır başıma
    Alişim umutsuz gezer Tuna yalısında
    ahı tutar da gözyaşlı göçlerin alay alay
    sırı dökülür
    kasvetten çatlar balkonunda saksılar
    sarı kavun dilimi bir ay
    dolaşıp durur baba yadigarı o evin
    cinnet geçiren çatısında.

    Ne aya
    ne güneşe
    ne günden artan geceye söylenir söz kalmadı
    ay ayazında haramilerin azdığı zamanlardı
    bir haç mevsimiydi
    ezanların an be an ağladığı kırk ikindi
    yangınlı dağlar koynunda
    kuytu koylarda kayalarla sevişirken su
    kayalarla çarpışırken su
    sabra sığmadı sağın sağın tahammüller
    seni çok bekledik
    neredeydin
    gelmedin ey Eyyüp
    yağmadı gönüllere sevda bulutların yaz yağmuru
    bir soykırım tuzağında gözyaşlar buz oldu.

    Sebebin sebebi
    suçlular
    zafer şölenlerinde sarhoş şimdi
    başıboş bütün cinler
    bütün günahlar mubah
    başımın ağrısı
    kıldan ince kılıçtan keskin bir göç kâbusu
    kemirip durur beynimi akşam sabah.

    Biliyorum
    yollarım değil tekin
    gökte yıldız tedirgin
    Necibe seni kimler avuttu böyle
    kimler öğretti bir soykırım sonrası
    gül gibi gülmeyi her seher vakti.

    N’olur
    Necibe söyleme
    söyleme bana bu şen şakrak Rumeli türkülerini
    böyle her seher vakti
    yığılır başıma
    yığılır yine o bin bir haraminin hain mahşeri.

    Galip Sertel

    #100034709

    Aysun
    Katılımcı

    karanlıkların kıyısına çekildi şehir
    tüm sesler toplandı kuş kanatlarına
    ne kadar renk varsa yokluğuna bulandı mevsimler
    kavgalar
    sevişmeler

    sığ gülüşlere avuç açtı derin bir yalnızlık
    bilirim hiç bir yıldız dokunmaz saçlarına
    hiçbir bulut çalmaz gözlerinden hüznü
    hiçbir şarkı bırakmaz seni koynuma
    oysa; en güzel eflatunları getirdim yorgun sularına

    ellerinde dokunuyorum mevsim beyazına
    nefesimde üşüyorsa kelebekler demem o ki baharlar hiç gelmeyecek
    çocuk yüzlerinde solacak uğur böcekleri
    yırtık kuyruklarıyla kırık gülüşler bırakacak uçurtmalar
    hiçbir serçenin ağırlığını kaldıramayacak bu ağaçlar
    hiçbir yeşil dokunmayacak çıplak ayaklarına
    bilirim; senin ayakların bile yok

    gülüşünde sarmaşık köprüler kurardım
    her çıkmaz sokağın başında ülkeler açardı gözlerin
    hırçın bir rüzgar olsam düşerdi boynunda kolum kanadım
    ihanetlerin çığlığına avuç açardı yüzümde ellerin

    ağlama derdin

    ağlamıyorum: kuraklaşan dünyanın tüm suları bende toplanıyor
    tüm depremlerin merkez üssü yüreğim
    tüm faili meçhul cinayetlerin katiliyim
    en büyük savaşlarda, en çok benim içimde ölüyor bütün çocuklar

    “hayat sana ne bırakırsa bıraksın, ağlama !
    her damla yaşın, kahır bırakır yüzüme” derdin
    hayat beni sensiz bıraktı bak

    a ğ l a y a m ı y o r u m…

    (annem…ağlamıyorum)


    kemaldogular
    Katılımcı

    Kirletme sevgili; o, eski aşk defterini,

    Bu defterin sen, kar beyaz sayfasındasın?

    İncinmenden korktuğum için, seni kaybettim,

    Bir ömür seninle hep gülelim istedim.

    Gecemde gündüzüm de, korkarken seni mutsuz etmekten,

    Unutuldun sandın; kendini, ellerin kollarına verdin,

    Anlıyorum seni; başka ellerde mutlusun şimdi,

    Sen çoktan kapattın, o eski aşk defterini?

    Olur mu be sevgili; insan sevmediğinin ismini!

    Kendi çocuğuna, isim verir mi?

    Yıllar sonra kanattın, yeniden yüreğimi,

    İsmimi gördün de, sahiden hatırlamadın mı beni?

    Unuttum diye, yalan söyleme sevgili?

    Mektupların, resimlerin, dudak izli mendilin,

    Korkma sana geri gelmez, yüreğimde saklı onlar benim,

    Hatırlamadım seni deyip; kirletme sevgili, o eski aşk defterimi?

    Kemal Doğular – ALANYA

    17.05.2009

    #100034650

    Ayser
    Katılımcı

    Yastığa baş koyup öyle dalınız,

    Uzayan geceler harbi saradır.

    İster kırk kişi ol, istersen yalnız,

    Gecelerin rengi yine karadır?

    Uzaklardan ses ver usulca çağır,

    Bir duyanın yoksa gelmez mi ağır,

    İstersen isyan et, istersen bağır,

    Tamamının adı yine naradır?

    Gözlerde bir tutam uykunuz yoktur,

    Gözükmez derinde, yaralar çoktur,

    İster hekim değsin, isterse doktor,

    Yüreğin köşesi yine yaradır?

    Ruhun enginlere kaymasın hele,

    Gücün yetmez olur en hafif yele,

    İster göz göze gel, ister el ele,

    Gönül vuslat bilmez yine aradır?

    Ayser ÖZBAKIR

    #100034621

    Hayat
    Katılımcı

    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı;

    iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de
    mutlu olamıyor.

    Önce yalnızdık.

    9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak
    geldik.

    Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi.

    Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi
    kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var dedik.

    Korktuk.

    ?Bunun sebebi ne?? diye sorduk kendimize. Cevabı yapıştırdık:

    ?Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var.

    O yüzden eksiklik hissediyoruz?. Peki, neye sahip olmamız gerekiyor?

    Çocukken ?yaşımız küçük? diye düşündük. Her istediğimizi yapamıyoruz.

    Kurallar, yasaklar var. Büyüyünce her şey yoluna girecek.

    Büyüdükçe bir şey değişmedi.

    Yine huzursuzduk. İçimizden bir ses aynı sözcükleri fısıldıyordu:

    ?Bir eksik var. Kafamız karıştı. Nasıl kurtulacağız bu iğrenç duygudan?

    Nasıl geçecek bu?

    Aklımıza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince geçecek. İşe girince geçecek.
    Para kazanınca geçecek. Tatile gidince geçecek. Okulu bitirdik. Diploma aldık.

    İşe girdik. Kartvizit aldık. Çalıştık. Para kazandık. Taşındık. Araba aldık.
    Çalıştık. Eve yeni eşyalar aldık. Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik.
    Kartviziti değiştirdik.

    Daha çok çalıştık. Daha çok para kazandık. Çalıştık. Çalıştık.

    Geçmedi.?Bir yerde bir eksik var? hissi, hala orada duruyordu.

    Bu sefer de ?Sevgilimiz olunca geçecek? dedik. ?Yalnızlığımız sona erince bu
    illetten kurtulacağız.

    ?Beklemeye başladık.

    Derken, biri çıktı karşımıza aşık olduk. Ve anında başka biri olduk.

    Daha güçlü, daha güzel, daha akıllı biri. Hesap cüzdanları, kartvizitler,

    hatta ilaçlar bile böyle hissetmemizi sağlamamıştı.

    Sevgilimizin gözlerinde, daha önce bize verilmemiş kadar büyük sevgi ve
    hayranlık gördük.

    Sevgilimizin gözlerinde Tanrı? yı gördük.

    Işığı gördük.?Tünelin ucundaki ışık b u olmalı? diye düşündük ?kurtulduk?.

    Sonra bir gün, daha dün bize deli gibi aşık olan insan çekip gidiverdi.

    Ya da artık eskisi gibi sevmediğini söyledi. Ya da başka birine aşık olduğunu
    söyledi.

    Ya da daha kötüsü, başka birine aşık oldu ama söylemedi.

    Telefonu açmamasından, elimizi tutmamasından, sevişmemesine bahane bulmak
    zorunda kalmamak için biz uyuduktan sonra yatağa gelmesinden anladık, bir
    terslik olduğunu.

    Belki de sevmekten vazgeçen veya terk eden sevgilimiz değildi, bizdik.

    Fark etmez. Sonuçta aşk bitti.

    Şimdi her yer bomboş. Şimdi tekrar yalnızız. Başladığımız yere döndük.

    Yıllarca uğraştık, eksiğin ne olduğunu bulamadık. Halbuki her şeyi denedik, her
    yere baktık.

    Öyle mi? Bakmadığımız bir yer kaldı.

    İçimize bakmadık.

    Eksik parçayı dışarıda aradık ama içimizde saklı olabileceğini akıl etmedik.

    Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye uğraştık ama kendimizi sevmedik.

    Şaşıracak bir şey yok, tabii ki sevmedik.

    Kendimizi sevsek bu kadar koşturur muyduk? Canımız yanmasın diye duvarların
    ardına saklanır mıydık?

    Kendimizi boş sanıp doldurmaya uğraşır mıydık? Terk edilmekten korkar mıydık?

    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.

    Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.

    İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.

    ?Herkes beni sevsin? diye uğraşınca kimse gerçekten sevmiyor, herkes sevgisine
    şart koyuyor, sınır koyuyor.

    Oysa ?kendime duyduğum sevgi bana yeter? diye düşününce, kendimizi olduğumuz
    gibi kabullenince yarım tamamlanıyor.

    Her şey bir oluyor. İşte o zaman perde aralanıyor.

    Acı diniyor.

    İşte o zaman başka `bir`i bir araya gelerek, hesabın kitabın, korkunun kaygının
    hüküm sürdüğü sahte bir sevgi yerine, gerçek bir sevgi yaratılabiliyor…

    #100034571

    Konu: AŞK BU!…

    grup forumunda Abdulhamit GÜLLÜK

    Hayat
    Katılımcı

    Denizlerin dalgalı, fırtınaların sert,
    Yüreğin mert olacak!
    Başın dumanlı, dağların karlı,
    İçin hüzün, gönlün matemlidir sevgilim…
    Fırtınalı zamanlarda sığınacağın
    Barınağın bile olmayacak…
    İsyan edeceksin gecelere
    Gökteki yıldızlar ümidin olacak,
    Karlı dağlar gibi sevdayı yaşayacaksın,
    Bazen kızgın çöllere düşeceksin,
    Kerbelayı ruhunda yaşatacaksın,
    Bir damla suya hasret kalacaksın,
    Aktığında gözyaşların dinmeyecek,
    Çiçeklerden bir buket olacaksın,
    Açan bir gonca gülü bekleyeceksin,
    Ayaz gecelerinde,
    İliklerine kadar hissedeceksin soğuğu,
    Buz kesilecek terleyen dudakların,
    Dizlerinin bağı çözülecek,
    Vuslata kavuştuğun an,
    İçin ürpermeyle dolacak, titreyecek dalgalarda,
    Yakamozlardan iz süreceksin,
    Sevgiliye giden yollara…
    Deniz fenerleri gibi bekleyeceksin günlerce,
    Belki hiç gelmeyecek sevdiğin,
    Şarkılardan türkülerden kısmet arayacaksın,
    Gittiği gün matemlere bürüneceksin,
    Gördüğün an, çocuklar gibi ağlayacaksın,
    Bir gülüşüne, bir bakışına,
    Hayat bahşedeceksin dostum
    Aşk beklemektir sevgiliyi
    Gelmese bile…
    Karşılıksız sevmeyi bileceksin,
    Diz çöküp önünde af dileyeceksin,
    Yağmurlar yağdığında
    Onu hatırlayacaksın belki
    Gözün yollarda olacak bir süre
    Bir kere sevdim dese,
    Ölümsüz aşkı buldum diyeceksin,
    Ölüm bile sana vız gelecek,
    Bir ceylan bakışlıyı seveceksin,
    Belki O sevmeyecek…
    Anlayacaksın ki aşk bu, aşıksın! …


    Hayat
    Katılımcı

    Her gece hüznün yakar kalbimi,
    Nereden çıktı bu ayrılık?
    Ben öpmeye kıyamazken,
    Ansızın karşıma çıktı dargınlık…
    Şiirlerim ağlar sana her gece,
    Alsın benide götürsün yarin gittiği yere,
    Bir kere olsun üzmedim, canım dedim sadece,
    İsyanlarda neyin nesi bir tanem,
    Ömür baharım kışa döndürme benim…
    Yıldızlarda ağlarmış,karanlıklara, vefasızlıklara,
    Ay koşmuş geceye, sen yoksun diye yanımda…
    Saba rüzgarı düşmüş yollara döndürmek için seni…
    Dayanmış dalgalar giden gemiye bulmak için seni…
    Gel etme ne olur, karanlıkların sabahı olmuyor…
    Yetim kalıyor sevdalar…
    Baykuşlar sevinir elemimize,
    Gönlümüze figan düşmesin yeter,
    Bir güvercinin kanadıyla muştu gönder yeter ki,
    Senin olsun rüyalar…
    Bitsin özlemim…
    Bilirim dayanamazsın yetim oluşuma…
    Sevgi kuşumuzu içimizde büyüttük,
    Nöbet bekledik her gece ayazlarda,
    Üşümesinde ellerimizi kenetlerdik,
    Bak sema bile ağlar halimize…
    Toprak bekler tenimizi,
    Sen gelmezsen ahdımı bozacağım,
    Gireceğim koynuna toprağın, en derinine,
    Güller yeşerecek, ayrılık gülleri…

    #100034605

    Hayat
    Katılımcı

    Zaman durdu,ömre yazık değil mi?
    Ne olur gel,bitir bu hasretliği,
    Herkes seni sordu,yazık değil mi?
    İnsaf et,gel,bitir bu hasretliği…

    Virane olmuş,gönlüm yine hasta,
    Ümitlerim soldu,bülbüller yasta,
    Suç benim mi söyle bana be usta! ..
    Gecem dertli,bana yazık değil mi?

    Suçumu sormadan,kurşunsuz vurdu,
    Sevmek için birçok hayaller kurdu,
    Aşkımı beklemem yıllar sürdü,
    Sen gelmezsen,bana yazık değil mi?

    Yalnız ölmeye razıydım o bıktı,
    Bir sözün benim can evimi yıktı,
    Neylersin aşk güneşi gitti,ay çıktı,
    Sabah oldu,bana yazık değil mi?

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 529) görüntüleniyor