You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 41) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034819

    Pelin
    Katılımcı

    Kar kaplamış bedenimi
    Az biraz var örtmesine Üstümü Bu canım beyazın
    Onlarda acıyor elleri kurumuş gül yaprağında tutulu
    Gözleri gökyüzüne hakim
    Gözyaşları kurumuş duruşlarıma
    Hava soğudu yine bir anda
    Serpiliyor kar gövdeme dur diyemiyorum titrek gelişlere
    Ne bir çocuk sesi
    Ne bir haber var ellerden
    Saat gecenin yarısı oluverdi işte
    Bir gün sorarlarsa kim dir bu diye ?
    Dersin beyaz örtünün son çiçeği
    Saat ilerliyor içten içten
    Anlatamamışım derdimi çoktandır vefasıza
    Gün aydındır yakındır gecenin gündüze teslimi
    Söndü şehrin gece lambaları
    Okundu son sabah ezanı
    Rüzgarın sesi hakim koca şehre Kapanıyor gözlerim
    Aklımda kalan tek virane sözlerin
    Gelmesende gitdiğim yerde beklerim
    Ecel uğramassa yanına
    Uyanır Bu rüyadan ben gelirim …..


    Pelin
    Katılımcı

    I

    Bugün de suskun başlıyorum geceme
    Dilimin kilidiyle yüklendiğim
    Dayanılmaz acıları
    Geleceğimin diliyle çözüyorum
    Yarının umuduyla yaşadığım gerçeği
    Bu gecenin anısına çiziyorum
    Alnımın en eskimez yerine.

    Yorgun bir zamansa yaşadığım
    Yüreğim ağırlaşmış,
    Koyamazken bir yerlere
    Sığmazken zamana ağlayışlarım
    İki yüzlü,
    Nefret dolu insanları görüyor
    Ve susuyorum
    Tüm gerçeklere nanik atarcasına
    ZAMAN GİBİ

    II

    Düşlerimin dostluğuyla yaşıyorken hayatı
    Gerçeklerin imbiğindeki yalnızlığa
    Dönüşüyorken zaman
    Özgürce bir başına
    Hiç kimsesiz yüzlerinde insanların
    Bir köz gibi yanan yüreğimi
    toprağa bulamaksa
    özgürlüğü duyumsamak.

    Benim düşlerimin
    gerçeğe dönüşen sancısı
    bir avuç dolusu düşüncem
    ve yokluğun kederiyle
    ürkütürüm uyuyan suları
    tıpkı insanlardan, düşünmekten
    konuşmaktan ve gerçeklerden
    korkup kaçtığım gibi.
    insanca yaşama istemine çektiğim yabancılık
    BEN GİBİ

    III

    Yüzümüze savrulan her şeye
    Aldırmadan yaşamaksa hayat kanım.
    Ezilmenin tadına nanik atmaksa düşüncem.
    İnsanlardan nefret etmek gibi adice gerçeklere
    “hayır” diyebilmek gibi
    Yalnızca hayat damarlarımızda
    Dönmek aynı noktaya
    Ve yürümek sonsuzla
    Gerçeğin ta kendisidir işte
    Biz sevmesekte;
    yalnız yaşar,
    ölürüz çünkü
    Ama yine de bitmek bilmez hiçbir şey
    HER ŞEY GİBİ

    IV

    Yüzümde yıkanabilse şu sabahlar
    Kalbim simsiyah olmaz aynalarda
    Ve zorlu acılarla yatan benliğim
    Beynimdeki afakanlar gibi.
    Gerçeklerle sarar,
    İlk ışıkta her yeri
    Yeryüzü ateş kesilir
    Hiç kimse anlamaz
    Bir şeyleri nedense
    Hiçbir şey
    ONLAR GİBİ

    V

    Akşamlarca yıkık,
    Yazılmamış senfoniler kulaklarımda
    Ipıslak bir çizgi
    Gözlerimden ellerime
    Ellerimden yüreğime
    Hayatım bir manastırın kadehinde
    Eskimiş bir şarap kadar yorgun
    Sadece gecenin avutkanlığında
    Sabahı anımsamak
    Kötü geçen saatlerin
    KELEĞİ GİBİ

    VI

    Yüzler yorgun
    Ve beynimce zerrelerim
    “Bulduklarım gerçek mi yoksa”diyerek
    Kendimce hüzünlenip,sustuğum
    Kabuğuma çivileyip tüm hayatı
    gerçekler gibi
    Geçen saatleri,
    zamanı, yaşadıkça
    Suskuluğuma yüklemiştim
    HERŞEY GİBİ

    VII

    Bir geceyi yüklerken,
    Hasretin küfesine
    Omuzlarım çökmüş,
    Dudaklarım çatlamışsa susuzluktan
    Hayalleri getiren geceler
    Bir günahın sıcaklığıysa
    Yüzümde yanıp sönen karanlık renkler
    Hala eskimemişse yüreğim
    Sesi geliyorsa uzaktan
    Çarklar dönüyorsa,
    Durgun sularda
    Ve Odamın duvarları hala
    Aynı yankıyla fısıldıyorsa yüzyıl
    İşte orada bir ben
    SENSİZ GİBİ

    VIII

    Bir sigara yanmış ellerimde
    Önümde kağıtlardan mezeler
    Elimde demlice bir çay
    Sarhoşsam bir şeylere
    Kapımda asılı duran bir çivi üzerinde
    Çakılmış bir resimse duygularımla ben
    Gece boyu dört duvar
    Suretlerle karşımda
    Sisli bir odada hep yanımda
    Yüreğimse kelepçe
    Sessiz voltalardan sonra
    Adımlarım meydan okuyorsa mahkumluğa
    Sensiz gürültülerde
    Yürek kesilir gümbürtüler
    Her şeyin odağında,
    yalnızca kaybolurum
    Yüreğimde paramparça bir mavzer
    sevdalar
    HEP BİZ GİBİ

    IX

    Tütündür ellerimde yüzyıllarca
    Çıkmayan isi karanlığın
    Senin pembe dudaklarındır
    Paramparça eden gecelerimi
    Bir kabrin karanlığındadır
    Gündüzüm, gecem ve ben
    İşte o öyküdür yazdıklarım
    O karanlıkta parlayan yıldızlar benim
    Sadece ve sadece avutan
    Mezar taşlarını
    Senin hayalindir sevdiğim
    Yani benim hasretim
    Ebediyete kurulmuş bir köprü
    SANA GİBİ

    X

    Sana hiç hoşçakal demişmiydim bilmiyorum
    Zaman bir cendere
    Ve biz kaybolmuş paradokslarız
    Sonsuzun izinde
    Ve tüm yazılanların
    ANISINA

    (12.12.1988-30.011989)


    Pelin
    Katılımcı

    Yokluğunla dolar avuçlarım
    Gözlerimde bir hasret
    Mutlu şafaklarda gözlerim
    Gözlerim ellerimde
    Ellerim yüreğimde

    Bir sabah okunur hükmüm
    Nabzıma zincir vururlar
    Hece hece
    Sesime
    Başıboş rüzgar
    Ilgıt ılgıt çeker perdesini
    Keser sesimi

    Ağaçlarda yaprak yaprak
    Dökülür
    Karlar gibi üzerime
    Damla damla
    Sonra……………..
    Bir ayak sesi duyulur
    Bir kapı açılır
    Sessizce yüreğime
    Sevgi söyler

    Bir balık çırpınır suda
    Bir çocuk doğar karanlıkta
    Tekerlek sesleri kaldırımlardan
    Çığlıklar konuşurken duvarlardan
    Esir alır gecenin düşlerini
    Ve beni

    Konuşamam
    Konuşamaz ellerim
    Dudaklarım,gözlerim
    Susarım duvarlar gibi
    Göz yaşlarım kısık bir ses
    Konuşur sensizliğe
    Geceler boyu

    Ellerim uzatırım gökyüzüne
    Yıldızlar ellerimde
    Yüreğim ay parçası
    Işır sabaha kadar

    Sabahlarım sensizliğe bürününce
    Donar kalırım
    Yaz güneşinde
    İnsan soluğuyla

    Yalnızlığım sırdaş olur
    Yalnızlığım şarkım
    Yalnızlığım aşkım
    Sever dururum sen gelene dek

    Ve yine bir gece vakti
    Kaybolur gider umudumun şafağı
    Varlığım silinir yeryüzünden yokluğunda
    Bir şiirim kalır belleklerde
    Bir de ıslak mendilim ve telefonum

    Ağlarım gündüz gece
    Ağlarım hece hece

    Hasrete bürünür saatler
    Şarkılar hasret çalar
    Gözlerim,ellerim
    Hasret kokar dudaklarım

    Bir karanlık gecede gelirim yine
    Bir sabah gün ağarırken şiirim
    Uzanır ellerine
    Beni söyler sayfalar
    Beni çalar heceler
    Benliğimdeki hasreti koklar

    Ama
    Sakın ağlama
    Üzülmesin yüreğin

    Ben her gece
    Küçük bir yıldız ellerinde
    Yüreğinde ay
    Damarında kanım
    Akar dururum sonsuza dek

    Ve unutma
    Geceler benim
    Ben gecelerdenim.

    #100034553

    Hayat
    Katılımcı

    Güneş her gün sensiz bu şehirde batıyor,
    Ayazlar, akşam hüzünlerime,
    Kederlerime nağmeler söylüyor
    Yine sen varsın kimsesizliğimde bu gece…
    Poyrazlar bir başka, rüzgarlarda hoyratça esiyor…
    Gecenin sessizliği, içimi ürpermeyle dolduruyor..
    Sızlıyor kalbim, buz tuttu yüreğim…
    Yine geldi geçti yıllar…
    Karlı dağlar geçit vermiyor, gel gör ki…
    Gönlüme tutku, gözlerime kar düştü…
    Bekle beni tez geleceğim gittiğim yerden demiştin…
    Günler aylar geçti…
    Hasret gemisi yolda, bir de göçmen kuşlar…
    Ufukta yolcu hala bekliyor sevenini…
    Tüm yolcular geldi… Sen gelmedin!
    Buz kesti kalbim, saçlarıma aklar,
    Aklıma yar düştü…
    Bilirim yollarda karlar, arada engeller var,
    Haberin var mı? Kar yağmış oralara,
    Aman dinlemez
    Bilmez ki ruhumda, gönlümdeki intizarı..
    Sineme ateş düştü, aklıma sen düştün…
    Vedalaşmayı sevmezdin, bekletmezdin çaresiz beni
    Saçlarıma kar düştü, aklıma sabır düştü…
    Banada ayrılık düştü.. Haberin var mı?
    Hicran ateşiyle yalnız elveda düştü! ..
    Unuttum diyince,
    Kalbime gece düştü….


    Hayat
    Katılımcı

    Sen bilmezsin,
    Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi.
    Uzaktın bana
    Duymazdın o yüzden
    Yokluğuna derlenmiş türküleri.

    Oysa sen varken,
    Kanayan gecelere merhem olurdu sesin
    Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu
    Ara sıra gelirdin ya?
    Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu.

    Seninle başlayan bir gün
    Yine seninle biterdi.
    Gecenin bir yarısı
    Şehrin yollarını adımlarken
    Ve bağlarken o geceyi sabaha
    Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi.

    Bakışlarında mahsur kaldığımda,
    Deli gibi akardı zaman.
    Ara sıra hüzünler karışsa da sesine
    Gecemizi karartmaya yetmezdi.
    Ve ben ne zaman değsem dudaklarına,
    Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi.

    Sonra gittin…
    Her gün bir takvim yaprağı,
    Düştü umutlarımın arasından…
    Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman!
    Başkalarına,
    Adınla seslendiğim günlerim oldu.
    Gelmedin…
    Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu…

    #100034270

    Konu: YOK OLMA

    forumda YOK OLMA

    Hayat
    Katılımcı

    Kimsenin yokluğu bu kadar korkutmazdı beni Kendimi zor günlerin adamı görürdüm ya, hiçbir güçlüğün beni, bırak yıkmayı sendeletmeyeceğini bile düşünürdüm

    Oysa şimdi yarımım Ve sen böylesine uzakken benden, hiçbir zaman tam olamayacağımı da biliyorum

    `Tasalanma` diyeceksin, tasalanmayayım ama kendime bakıyorum da bir kaç umut kırıntısı dışında hiç bir şey göremiyorum

    Nerede olduğunu bilmek ya da döneceğin umuduyla yaşamak da kandırmıyor beni

    Her sabah sensiz uyanmaktan, her günün sensiz geçmesinden korkuyorum artık Bu yüzden uyanmak istemiyorum `uyuduğum uykuları`

    Ve geceler ne yıldızları görüyorum ne gecenin sesini duyabiliyorum Saniyelerin ne kadar uzun, ne kadar bitmez olduğunu görüp şaşırıyorum Zamanı bu kadar geçmez kılan sensizliği lanetliyorum Bir maraton koşucusu gibiyim Ama finişe ulaşamıyorum bir türlü

    Bildiğim bütün hasret şarkılarını ard arda ekleyip söylüyorum Sesimi kendim bile duymuyorum Ertesi gece bir kez daha Her gece aynı hüzün

    Senden bir iz göreceğim diye sokaklara çıkmıyorum artık Bu kentin her yerinde sen varsın biliyorum Ve hiçbir köşe başından çıkmayacaksın üstelik

    Yaşamaksa yaşıyorum elbette Şairin dediği gibi `senden uzak olduktan sonra nerde olsa yaşıyor insan`

    Yokluğunu kabul etmek böylesine zorken hiç olmama ihtimalini düşünemiyorum bile

    Bekleyeceğim seni Zor olacak, çok zor olacak ama bekleyeceğim

    Bu yarım yüreğin diğer yarısı, yani sen

    Geleceksin değil mi?

    #100034220

    Kaptan
    Yönetici

    Ben her gece
    Uzaklardan gelen sesini dinliyorum
    Bana yüreğinden gelen şiirleri okuyorsun
    Gecenin koyu karanlığında önce gülümseyen yüzünü,
    Sonra sevgi dolu bakan gözlerini görüyorum
    Uzanıyor ellerim ellerine dokunuyorum
    Sıcacık sevginle ısınıyor yüreğim
    Ben artık hiç üşümüyorum
    Ben her gece
    Gecenin karanlığında
    Çok uzaklardan sana ulaşıyorum
    Seni dinliyorum sessizce
    Yürek vuruşlarında vuruyor kalbim
    Gözlerinin yanındaki iki damla yaşı siliyorum
    Üşümeyesin diye üzerini örtüyorum sevgimle
    Alnına bir buse bırakıp
    Yalnızlığını kovuyorum ben her gece
    Uzak diyarlardan sana sevgimi veriyorum
    Ve sevginle dolu yüreğimi
    Koyuyorum yüreğinin taa içine
    İkimizin kalbi bir olup atıyor her gece
    Ben yıldızlarla kapına geliyorum
    Gönül bahçende güller çiçekler topluyorum
    Yeni yeni sevgi fideleri ekip gidiyorum
    Ben her gece
    Sana çok uzaklardan geliyorum
    Bazen rüzgarlar getiriyor beni yanına
    Düşlerine giriyorum
    Yorgun başımı yaslayıp omuzuna
    Huzur buluyorum sana her sığındığımda
    Ellerimle ellerini sımsıkı tutuyorum
    Asla bırakmamacasına
    Ben seni seviyorum
    Ve seveceğim sonsuza dek daima..

    3 Haziran 2004

    #100033870

    Konu: ZAMBAK

    forumda ZAMBAK

    Hazini
    Katılımcı

    01.05.2010

    Ey zambak,
    Belini büken neydi?
    Sormazsam vicdanım rahat olmazdı
    Hazinsin, acayip bir halin vardı
    Fil-hakika yüzün güleç değildi

    Ey zambak,
    Sararmış yaprakların nedendi?
    Sormazsam nefsim rahat olmazdı
    Narinsin, elimden bir şey gelmedi
    İnzivaya çekilmiş bir halin vardı

    Ey zambak,
    Şimdi boynun bükük, nedendi?
    Sormazsam kendimi affetmezdim
    Ev dışına çıkarıldığını duymuştum
    Öyle alışmıştın ki, güzelliklerle büyümüştün
    Güneş dokunurdu aşina yapraklarına
    Ezan sesi ulaşırdı köklerine

    Ey zambak,
    Şimdi merdiven boşluğuna atıldın
    Habbe habbe büyümen sınırlandı
    Karanlık içini kara bulut gibi kaplardı
    Güneş azar azar seni koklar geçerdi
    Ne gündüzün ne de gecenin geldiğini anlardın
    Mahkûmsun ama ilelebet değilsin

    Ey zambak,
    Büzülmemek için bir neden yoktu
    Her keresinde yenik de düştün
    Ne ezan, ne dua işittiğin oldu
    Bu sebepten belini bükük buldum

    Ey zambak,
    Üzülme, mahcup etmem seni
    Her an konuşurum rab-bul baytına
    Belki kavuşturur eski yerine
    Tespihle kavuşursun sıhhatine

    Şiir:İbrahim Hazini

    #100033293

    coabnyildizi
    Katılımcı

    Yüreğini yüreğimde
    Gözlerini gözlerimde
    Ellerini ellerimde
    Bırak bırak da git
    Giderken son bir defa
    Veda busesini esirgeme
    Git selametle git
    Git uğurla git
    Git yolun açık olsun

    Ben içimdeki korla kalayım
    Hüzünlü şiirlere konu olan ben olayım
    Sen sağlam adımlarla yürürken
    Meçhule
    Yıkılan
    Kırılan
    İncinen
    Ben olayım
    Gülen sen ol
    Ağlayan ben
    Sana uğramasın kötülükler
    Geride kalsın
    Kötüye dair ne varsa
    Benim avuçlarıma bırak
    Acıyı ızdırabı elemi kederi hicranı
    Dua dua ak kanatlı kumrular uçurayım
    Yedi kat göklere
    Sen bana bırak geçenleri

    Geldi çattı ayrılık vakti
    Gecenin en karanlık
    En zifiri anı
    Vakit tamam
    Gitme vakti
    Al bu heybe senin
    Sol yanımdan
    Canımdan can kopardım
    Azık yaptım
    Git bakma öyle
    Git gideceksen
    Gidemeyeceksin birazdan….

    Necmiye Sarpkaya


    Ogniela
    Katılımcı

    Pencerene konan bir şarkı aşk
    Odanın buğulu camına yağan
    Silik? Adı yitik bir düş
    Geceye sözlendi öksüz gözlerim
    -ki köksüz sevinçlerim
    Gözü yaşlı, başı duvaklı sevdam
    Pembe düşlerim gurbete gelin.

    Kelimeler aciz kaldığında
    Yetmedi heybemdeki gülüşlerim
    Issız bin gecenin içinde yarsız
    Kimsesiz, şiir yüzlü nazendeyim?

    Ah, içimin bahçesiydi
    Şarkımın nağmesiydi yar
    Laleler, papatyalar, güller
    İlkbaharlıklarını giyinmiş ukdeler?
    Gonca gözlerimde hüzzam nağmeler
    Silin eksilmeyen vedaları ellerimden.
    Tanıdığım sandığım yaralı uzaklar
    Tek taraflı güzleri alın üzerimden.
    Kanata kanata yazın yüreğime
    Vedalarla filizlensin sevdalarım

    Gece yutarken küskün güneşi
    Süzülür dudağımdan uçurumlar
    Adın dilimden düşer
    Çelimsiz bayram sevinçlerim
    Kor olur bağrımı deşer
    Tazelenen yaramda kısalır ömür
    Küçülür med-cezirler
    Yitirilen gecenin mateminde
    Bir yığın öteki?

    Aslına döner kısacık sevinçlerim
    Büyür karşılıksız yüreğim
    Saplanır yalandan bir ok
    Eteğimde tembihli yıldızlar
    Sabah uyanmak yok?

    Olsun be sevgili?
    Gündüzün ortasına göm sen de beni
    Bakışlarının uzağında yaşarken
    Yüreğinde ölmek bile güzel?

    Mart 2008

    Ayşegül TEZCAN


    Ogniela
    Katılımcı

    Bir yanım gül
    bir yanım uçurum
    şimdi ben ömrümü
    hangi seherlere bırakıp giderim sen yoksan
    gazel düşmüş yapraklar gibi

    gün olur anılarda ararım belki
    solmuş çiçeklerde, incecık gülücüklerde
    öksüz çocuklar gibi bükerim boynumu gün olur
    yağmur olur dökülürüm sokaklara
    hüzünlenirim belki dumanlı bir dağ gibi

    nerden bileceksinki
    kayıp sevdaların yurdu olduğunu yüreğimin
    acıyıp durduğunu bu yüzden
    kanayıp durduğunu bir ömür

    ben ki hayatın solgun gülü
    gözleri öksüz çocuğuyum dünyanın
    güvendiğim bütün dağlara kar düştü

    nerden bileceksinki
    ruhumun zindanda soluduğunu
    zifiri bir gecenin uğultusu olduğunu ömrümün
    kısılmış sevdaların sesinde unutulduğumu
    yaşlandığını dudağımdaki bütün imgelerin
    ve beni hiç bir aşk şiirinin kabul etmediğini artık

    nerden bileceksinki
    kalbinin orta yerinden
    ihanet kurşunları yemiş
    bir tarihi taşıdığımı içimde
    vurulduğunu sevdiğim bütün seslerin
    ihanetin kol gezdiği sokaklarda
    …/
    sen en sevdiğim serçe kuşusun
    en sevdiğim dağ kırlangıcı
    al götür buralardan uzaklara sesimi
    rüzgarlara götür, dağlara, baharlara götür kırılgan yanımı
    gülüşünü ver bana gülüşüm olsun
    üşümesin dudağımdaki gelincikler

    #100031298

    buket12
    Katılımcı

    Akşam vakti olduğunda,
    Koyu kahverengi çökmeye başladığında,
    Issız gecenin,
    Güzergah kurmuş gündüzün üstüne,
    Dağılırken avuç avuç tüm kasvet,
    Hıçkırık sesi duyarlar,
    Uzaktan geçenler.
    Olmaz ki, olmaz ki o an,
    Tutabileyim kara renkli eteğinden,
    Göğsünden koparayım meyvasını,
    Ve siteme dönüşen uğultusunda rüzgarının,
    Boğulayım dipsiz derinliğinde,
    Seni kaybettiğim gecenin.

    Özden Şanlıtürk

    #100029607

    umutvapuru
    Katılımcı

    Vedalaşıyor gün batımıyla liseli aşıklar
    Şehirde bir koşuşmaca çok telaşlı kaldırımlar
    Vitrinler müşterinin peşinde çınlıyor sokaklar
    Kese kağıdında uslu uslu duruyor lüferler
    Gecenin en güzel saati bu ayakta saatler

    Git gide azalıyor gündüzün sesi bedenlerde
    Söndürüyor şehir ışıklarını vitrinlerinde
    Turluyor süslenmiş hayat kadınları caddelerde
    Bekleşiyor soğumuş bademler buzların üstünde
    Gecenin en benim saatleri bu yalan saatler

    Sarhoş olunmuş çoktan içilmiş mezeli içkiler
    Son şarkılarını söylüyor kalanlara fasıllar
    Sabahın ikisi olmuş uyuyor evde insanlar
    Sarı takside müşteri bekliyor yorgun şoförler
    Gecenin en bitkin saati bu sabahlı saatler

    #100029586

    umutvapuru
    Katılımcı

    Karanlığını severim bana dost gecenin
    Uykuya doyar gece en derin saatinde
    O an en parlak anıdır artık dolunayın
    Sessizliğin sesini dinlerim gözlerimle

    Görmek istediklerim görünür karanlıkta
    Kötülük yok olur gider acı gerçeklerle
    Hayallerim canlanır dans ederler ruhumda
    Sessizliğin sesini görürüm gözlerimle

    Tırtılın ağaçta yolculuğunu andıran
    Rüzgarın ahengini dinlerim yapraklarla
    Bir arabadır sesiyle beni uyandıran
    Sessizliğin sesini duyarım gözlerimle

    Ruhumun öbür yarısı yıldızlarda kalır
    Yüzünü gösteren günün ilk ışıklarıyla
    Hüzün çöker içime gerçekler çıkagelir
    Sessizliğin sesini beklerim gözlerimle

    nisan 2007, İzmir

    #100029389

    Sema
    Katılımcı

    I

    Tek yürek atımı olmak
    Ve sobeleyen olmak ölümü..
    Beraberce..
    Yasaklı olan diyarın en gizemli yerlerinde..
    Yaşayamadıklarımıza duyduğumuz öfkeyi
    Uysallaştırabilmek seninle…
    Hem de tek bir kelimeyle..
    Ben sevmek için doğarken her yeni güne,
    Sen sevilmek için doğuyorsun
    Seninle sensizliğin olduğu yerlerde…
    Çelişkiler son bulsun dedikçe,
    Kendi çelişkilerimize yenilenlerdik aslında..
    Uzaklıklara bakmaktan gözleri acıyanlardık.
    Sevmek yaşam olgusuyken bizde,
    Ölümü bile göze alanlardık sevgimiz uğruna..
    Yaşayandık sevdayı..
    En farklı, en doğal, en biz olan haliyle.
    Yarım kalmışlıklara inat,
    Tamamlayandık birbirimizdeki kayıp parçaları.
    Sevdayı en doğan haliyle yaşayanlardık.
    Bendim… sendin.. biz olduk,
    Yasaklı olan ama her tadıyla
    Her nefesiyle biz kokan sevdanın minik busesinde..
    Senin olmak vardı..
    Sen olmak vardı..
    Gözlerinin taaa içlerine bakıp
    Seni seviyorum diyebilmek vardı….

    II

    Her doğan güne birlikte gözlerimizi açmak
    Ve merhaba demek vardı…
    Teninin sıcaklığını hissederken erimek vardı
    Adı bilinmez olan diyarların en köhne yalnızlığında..
    Dilime yerleşen nihavent ezgiler eşliğinde
    Adımlarken çılgınlığın dikey boyutlarını,
    Yanmak vardı aşkına üşüyen yanımdan soyutlayarak kendimi..
    Asırlar öncesine dayanan yokluğundu bugünlere ulaşmamı sağlayan.
    Sendin.. belki de bendim.. ne zaman biz olduk…
    Yoksa hep biz miydik doğduğumuzdan beri..
    Tüm kırılganlıklarıma rağmen sevebilmek seni..
    Kendi parantezimizde yaşamak özgürce..
    Adı aşk olan.. tadı tuzu sen olan sevdaya yanmak alabildiğince..
    Umut olmayan bugünlere inat
    Eldeki yarınlarla mutlu olabilmek senin gölgen altında..
    Ve sana seni seviyorum diyebilmek…
    Tüm gökyüzüne yazmak adını..
    Gökkuşağının renklerinde dansetmek seninle
    Sana aşığım diyerek…

    Seni seviyorum sevgili.. seni seviyorum…

    III

    Sevdalara açılan bir yelkendi sonsuzluğun ….
    Gecenin kokusu sinerken üzerine kelimelerin ,
    Kelimelerden önce harflerle dans edenlerdik..

    İzlemek vardı seni derin bir boşlukta…
    Sadece bakmaktı uzaklardan, dokunamamaktı..
    Sen vardın…ben hep fakirdim senden uzakta…
    Ağlardım bakmadığında delirdiğim bakışlarınla…
    Bahar olmak vardı tapılası gözlerinde…
    Sevgilim diyebilmekti en güzeli…
    Sevgilim dediğini duymaktı…
    Tek yürek atımı sevdamızın karanlık dehlizlerde
    Kaybolmasına izin vermemekti.
    Geçmişe duyulan kin gerilerde kalırken yaşamaktı sevdayı,
    Yaşanmamışlıkların ruhumuzda yarattığı sergüzeştlikte…

    Adım hüzündü benim…
    Gözlerinin alabildiğince
    Ama yüreğinin göremediğince
    Hüznündüm ben ruhundan dökülen…

    Adım aşktı benim…
    Hiç görmediğin, hiç tanımadığın bir tattım senin dilinde…
    Seviyorum diyebildiğimce özgür olmak
    Ve özgürlük kanatlarını sevdana yükleyebilmekti
    Akreple yelkovanın peşine takılarak..

    Zaman durdu sevgili…
    Bundan sonra ve bundan evvel…
    Senin zamanın benim…

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 41) görüntüleniyor