1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 2,565) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100036011

    Konu: AKLIMA DÜŞTÜN YİNE

    grup forumunda Hatice KATRAN

    neslihan
    Katılımcı

    Çok uzaklarda biri vardı
    Hatırlarmısın
    Kimi mi?
    Canım bitânem benim……..

    Belki gülüp geçeceksin
    Gül! Birtânem gül
    Ben senin gülüşünü sevdim…
    Belkide kim bilir?
    Aklına bile gelmem…
    Düşündükçe seni, sensiz gecelerde
    Yıldız olur, çakılırım karanlığa
    En ufak, olur olmaz her şeyde
    Un ufak olur kalırım
    Aklıma geldikçe gözbebeklerin..

    Ağlar, ağlarım
    Ben senin yağmur gibi tenime
    Dökülüşünü sevdim
    Ahhh, bu nasıl kader? !
    Bu, nasıl yaşamakk ki?
    Canımdan, yâni senden ayrı…
    Ben senin!
    Hasret kervanı gibi,
    Yollarda bükülüşünü sevdim

    Belki çok yakın!
    Yakınımdasın, can evimdesin
    Elini uzatsan, tutacağım elini

    Büyük aşkımızı düşünüpde
    Acaba, söyle bir içini çekipde
    Bir tânemmm!
    Diyip hatırlıyormusun arada bir?
    Yoksa!
    Evet yoksa unuttunmu? Canımmm!
    Boşver mi diyorsun? !
    Ben! Senin
    Kadere meydan okuyup,
    Dikilişini sevdim…

    Biliyorum!
    Hemde çok iyi biliyorum ki,
    Benim bir tânem unutmaz,unutmayacak…
    Bekleyeceğim
    Aylar, yıllarda geçse
    Dönecek bana! Dönecek…
    Ben! Senin
    Bana dönüşünü sevdim…

    Söz Yazarı:
    Hatice KATRAN

    #100036003

    Konu: CANIŞIĞIM

    grup forumunda Oğuzkan BÖLÜKBAŞI

    Şule
    Katılımcı

    canışığım
    ben sana aşığım
    bir hançer gibi saplısın yüreğimde
    çıkarmak istemediğim
    seni ıssız bir gecede
    sokak lambalarının altına
    terketmeye çalışıyorum
    kıyamıyorum
    sensiz de olsa
    seni yaşamaya doyamıyorum

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtın mı gözlerini canışığım
    şehrin ışıkları sönüyor

    saçlarını tarıyorum usuldan
    gözlerinde baharlar açıyor
    güvercinler su içerken ellerimden
    haberler bekliyorum
    yagmur kokulu seher yellerinden
    gelmiyor
    hüznümü gülüşlerimde gizliyorum

    kaç bahar kaldı ömrümüzde
    kaç gece düş görebileceğimiz
    hasrete katmışız günlerimizi
    gün diyebileceğimiz

    canışığım
    bu akdeniz ikliminde
    rüzgara verdim ömrümün yelkenini
    o yüzden dalgalı
    o yüzden karışığım
    her yönden geliyor kokun, sesin, nefesin
    ne tarafa gideceğim
    karar veremiyorum
    gökkuşağının arkasındasın
    ufuk çizgisindesin
    gemiler yaklaştıkça uzaklaşan limanlardasın

    biliyor musun
    aslında yalnızca benim söylediğim şarkılardasın
    bir anlasam
    kaç ışık yılı uzaktasın
    bu yollar hiç bitmiyor
    ben sana hiç ulaşamıyorum
    ben hep başındayım yolların
    hep sarılmaya açık kollarım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renklere dönüyor
    sen açtınmı gözlerini canışığım
    gökte yıldızlar sönüyor

    canışığım
    bu yaşadığım
    bitmesidir kocaman bir kalabalık yalnızlığın
    çiçeklerin açması
    yağmurların yağmasıdır
    ve yansıyan sulardan, pırıl pırıl
    senin aydınlığın
    ellerini uzat al beni, götür
    nereye diye sormayacağım
    sen durmadan
    ben durmayacağım

    sabah bir renkken gözlerin
    akşam başka renge çalıyor
    hüzün varsa gözlerinde canışığım
    aklım sende kalıyor

    sesini duymaya koşuyorum
    şarkılar çalıyor sanki
    sanki düğün var, coşuyorum
    geceyi içmiş bir sarhoşun yorgunluğunda
    son sigaramı yakıyorum gün doğarken
    karşımda kızıl bir tanyeri
    yakamozlar çekilmiş sulardan
    düşüyor toprağa yavaşça
    güneşin renkleri

    canışığım
    sen uykudasındır şimdi
    öperek çıktığımı hissettin mi odadan
    bin yıllık geleneği hiç bozmadan
    bu masalı kim taşıyacak yarına
    bu güzelliği kim anlatacak çocuklarına
    bu şiirlerde kim anacak beni

    sabah bir renkte açarken gözlerini
    akşam bir başka renkte görüyorum
    sen güldün mü gözlerini canışığım
    bir derviş gibi etrafında dönüyorum

    kolay mı sanıyorsun
    gecede yıldız, yürekte ateş olmak
    kolay mı sanıyorsun
    çiçeği soldurmadan,
    ateşi söndürmeden yaşamak
    kolay mı karanlıkta yol bulmak
    canışığında saklanmak
    gözyaşı dökmeden ağlamak
    hayatın manasını bir su damlasında bulmak
    bir su damlasında
    ruhunu yıkamak
    tertemiz kalmak

    inanki meleğim
    sakındığım, esirgediğim
    sevdiğim, gözbebeğim
    en güzel baharlarda hep seninleyim

    sabah renklerini ışıtırken gözlerin
    akşam yıldızları yansıtıyor
    sen yumdun mu gözlerini canışığım
    karanlık beni korkutuyor

    içimden hazanları silip de atıyorum
    hayatın akışına kendimi bırakıyorum
    bir mahcup duyguydun bende
    bir dışa çıkmaz sevgi
    patlamaz volkan gibi gizli gizli yanarak
    yağmayan yağmur gibi bulutlarda kıvranarak
    geçen zamana ah edip de dağılarak
    yaşamak pek anlamsız
    yaşamayı yok edip
    elimde kalan ömrüm nerde bitecek bilmem
    mutluluk varsa eğer
    bil ki artık kaçırmam
    alev alev yanacak içimde canışığım
    hayat ne kadar güzel
    ben hayata aşığım

    sabah tenime değince gözlerin
    akşam ruhumu coşturuyor
    sen baktın mı gözlerinle canışığım
    içimi sevdan dolduruyor

    #100035100

    admin
    Yönetici

    ne tepeler tırmandık, ne tepeler seninle
    gecelere ıslıklarımızla meydan okuyarak…
    kırağılar buza dönüşmeye başladığında
    şafaklara yuva kurduk eteklerinle

    ne yokuşlar indik, ne yokuşlar seninle
    kaygan çamurlarda ayak sürüyerek
    başardık uçurumlara düşmemeyi
    yıldızlara tutunduk gözlerinle

    ne gazeller söyledik, ne gazeller seninle
    yüzümüze vurduğunda ormanların gazeli
    yaylalardan göç başladı katar katar ovaya
    ve gün geldi usandık yeşil çimen ovalardan
    kanat yaptık kollarımıza teleklerinle

    kanatlarınla uçmam,kanatlarımla uçman yahut
    yürümem ayaklarınla, ayaklarımla yürümen…
    meltemler estirmem nefesinle, nefesimle
    fırtınalar koparman, denizleri tehdit edercesine…
    ne kadar sürdü, vallahi farkında değilim…
    sonra, sakin bir liman bulamadan,
    bir virane kulubede soyunduk ikimiz de…
    teleklerinle kanat yaptığımız kollarımızdan

    ne yokuşlar indik, ne yokuşlar seninle
    kaygan çamurlarda ayak sürüyerek
    başardık uçurumlara düşmemeyi
    yıldızlara tutunduk gözlerinle…

    #100034950

    Konu: SANA UYANDIM

    grup forumunda SİZİN ŞİİRLERİNİZ

    dervis_zel_ali
    Katılımcı

    Ben ateşin suya berdelinde, gözlerine yandım
    Göğün kundağında, kuşları uçmadan sınadım
    Kara saçlarını, yıldızların yakamozuna saydım
    Hasretin suretini, yalnızlığın çıngısına yazdım
    Amansız bir anda, aysız gecenin tavanına asılı kaldım
    Mavi düş’lerden düştüm, adını adım sandım
    Ben seni gördüğüm gün, tende candan utandım
    Yağmursuz iklimde, bir tek sana inandım sana kandım
    Ve göz koydum ölüme, tarifsiz ecele kucak açtım
    Çevirdim ahın kirmenini, bin yılın sabahına uyandım

    #100032000

    admin
    Yönetici

    Gözlerin doğuyor zifiri gecelerime,
    Nasıl da ışıldıyorum bir görsen,
    Bütün yıldızlar avuçlarımın içinde,
    Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    Dudaklarımda sevdalılara ait
    Eski bir mehtap şarkısı..

    Ben seni unutmak için sevmedim
    İşte doğduğun o virane evdesin,
    Nasıl bakarsa su toprağa
    Öylece bakmaktayım sana,
    Yolunu gözlemekteyim senin, beklemekteyim?
    Gözlerin dalgalanmakta olan bir mavi deniz
    Ben dalgalı denizin kucağına aldığı
    Sabah Yıldızı,
    Denizin mehtap şarkısı güzel
    Gece yıldızları kıskanmakta bu Sabah Yıldızı?nı,
    Bütün balıklar mutludur denizlerde
    Bir deniz girdabı çeker beni içine,
    Çaresiz bir kuştur çırpınan ellerim
    Mavi denizinde gözlerinin,
    Bu tekne ben miyim mavi denizinde yüzen?
    Bu rüzgar ben miyim, sarı gök yüzünü dalgalandıran?

    Gözlerin doğuyor zifiri gecelerime,
    Nasıl da ışıldıyorum bir görsen,
    Bütün yıldızlar avuçlarımın içinde,
    Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
    Dudaklarımda sevdalılara ait
    Eski bir mehtap şarkısı,
    Ben Sabah Yıldızı.

    #100029975

    Konu: YAZIK

    forumda Levent KAPISIZ

    admin
    Yönetici

    Seni sevmek en çok bana yakıştı
    İtiraf ettim sana biliyordun
    Senin gönlünde buna alıştı
    Sevgi bende bir ürkek bakıştı
    Sende utangaç bir kaçış
    Seni sevmek en çok bana yakıştı
    Yanaklarının al aldı elma değil
    Dudakların kıpkırmızıydı kiraz değil
    Kaşların hilaldi keman değil
    Sana benzeyen hiçbir şey olamaz
    Neye baksam sensiz sen değil
    İtiraf ettim sana biliyordun
    Senin gönlünde buna alıştı
    Sevgi bende çaresiz bir yalvarıştı
    Sende umursamaz bir bakış
    Sen istemedin ama pişmansın
    Bensiz geçen günlere düşmansın
    Yoksun artık yanımda olamazsın
    Sen istesen de eski yerini dolduramazsın
    Sana sevmek yakışmadı yakışmazda artık
    Seni sevmek en çok bana yakışmıştı
    Senle geçen günlerime yazık etmişim yazık

    Çilimli 17.05.2006

    Levent Kapısız


    dilek
    Katılımcı

    GİRİŞ:

    Öğretmen öğrencilerine selam verdikten sonra günlerinin nasıl geçtiğini sorar.Onların bilgilerini yoklamak için bir takım soru sormaya yönelmektedir.

    -Doğup büyüdüğümüz bu dünyada her günümüz birbirini kovalarken biz her güne yeniden merhaba deriz ancak en çok yanımızda uyandığımızda kimleri görmek isteriz?

    -Birilerini severiz ama hayat şartları bizleri onlardan ayırmak zorunda bırakabilir mi?

    -Sevdiğine şiirler yazan hangi şairlerimizin hangi şiirlerini biliyorsunuz?

    -Ömrümüzde kimleri unutmak durumunda kalırız?

    -Mutlak unutmak var mıdır?

    -Unutmak kavramı sizler için neyi ifade eder?

    KEŞFETME: UNUTURSUN (MİHRİBAN)

    Unutmak kolay mı? deme

    Unutursun Mihriban’ım.

    Oğlun, kızın olsun hele

    Unutursun Mihriban’ım.

    Zaman erir kelep kelep

    Meyve dalında kalmaz hep

    Unutturur bir çok sebep

    Unutursun Mihriban’ım.

    Yıllar sinene yaslanır

    Hâtıraların paslanır.

    Bu deli gönlün uslanır…

    Unutursun Mihriban’ım.

    Süt emerdin gündüz-gece

    Unuttun ya, büyüyünce…

    Ha işte tıpkı öylece

    Unutursun Mihriban’ım.

    Gün geçer,azalır sevgi

    Değişir her şeyin rengi.

    Bugün değil, yarın belki

    Unutursun Mihriban’ım.

    Düzen böyle bu gemide

    Eskiler yiter yenide.

    Beni değil, sen senide

    Unutursun Mihriban’ım.

    AÇIKLAMA:

    Şair bu şiirinde unutmadığı ve hiçbir zaman unutamadığı kişiyi hatırlamaktadır. Bu unutmanında birgün değil belki yarın olacağını söylemektedir.Şair şiirini Mihriban adlı bir kıza yazdığını bu kızın gerçek hayatta var olup olmadığını da kimsenin bilmediğini,şairin de buna hiçbir zaman bir açıklık getirmediğini bilmekteyiz.Bazı kişilerde bu şiiri kızına yazdığını söylemektedir.

    DERİNLEŞTİRME:

    1.DÖRTLÜK:Şiirin ilk dörtlüğünde şair sevgilisine öyle büyük konuşma unutursun beni diyor.Hele hele de bir evlen başkasının sevdiği ol ondan çocukların olsun bakalım.Ben o zaman aklına bile gelmem diyor.Şair sevgilisine sitem ediyor.Ben seni bu kadar çok severken sen beni nasıl unutursun beni nasıl yüreğinden söküp atarsın diye sitem etmektedir.

    2.DÖRTLÜK:Şair şiirinin bu bölümünde de zamandan dem vuruyor zamanın hızlıca akıp gitmesinden sevgilinin şairi bu zaman diliminde unutmasından şikayet ediyor. Zamanla birlikte değişen hayatlardan,hatta doğanın dengesinden bile bahsediyor.Meyvanın bile dalında durmadığından herşeyin aslında zamanla elimizden kayıp gitmesinden duyduğu öfkesini,sitemini bu sözcüklerle hayat buldurmaktadır.

    3.DÖRTLÜK:Şair sevgilisine sesleniyor zaman akıp giderken yıllar sinene bir ok gibi yaslanır,seninle yaşadığımız o güzel günler birgün aklına gelir ve beni hatırlarsın belki o zaman yanında ben olamam Mihriban’ım ama sen hep benim gönlümde yer edersin.Ben seni hiçbir zaman unutmam.

    4.DÖRTLÜK:Sevdiğim kadın sen de zamanında çocuktun annenden süt emerdin gündüz gece,zaman akıp gitti,biz büyüdük ve yollarımız ayrıldı seninle nasıl ki o küçüklük günlerini ilk günkü gibi hatırlayamıyorsan gün gelecek beni de tıpkı öyle unutacaksın benim güzel sarı saçlı Mihriban’ım.

    5.DÖRTLÜK:Hiçbir şey bıraktığımız gibi durmaz ne sevgimiz ne de özlemimiz zamanla unuturuz,köreliriz,hatırlamak istemeyiz aklımıza geldiğinde tebessümle yad ederiz.Günler birbirini kovalayacak,değişecek bu dünya da herşeyin rengi,tadı,tuzu bugün olmasa da Mihriban’ım birgün gelecek beni unutacaksın.Çünkü bu hayat dediğimiz yaşam bizi öyle bir koşuşturmacanın içine atıyorki zaman geliyor ne yaşadığımızı bile hatırlamıyoruz.

    6.DÖRTLÜK:Artık şair şiirinin son dörtlüğünde sevdiği kadın olan Mihriban’ına nasihatta bulunmaktadır.Bu fani olan dünya da bir düzen vardır.Bu düzene hepimizde uyarız.Yeni bir yere alıştığımızda eski yeri hatırlamayız,yeni birini sevdiğimizde eskiyi hatırlamayız.Sen gidince Mihriban’ım elbette yenisi gelecektir yanıma çünkü bu düzen böyle devam etmektedir.Bu düzen de sen beni değil gün gelir kendini bile unutursun Mihriban’ım demektedir.

    DEĞERLENDİRME:

    Öğrenciler bu şiirin sonunda şairin sevgilisini zamanla unutacağını bunun belli aşamalardan geçerek olacağını öğrenmektedir.Unutmanın şairde bıraktığı derin izlerini görmektedirler.Şairin şiirinde kullandığı edebi dili çözmeyi öğrenirler,şairin nasıl şiirler yazdığını öğrenirler.Edebiyatımızda Mihriban şairi olarak bilinen ve Mihriban’ı öksüz bırakan şair Abdurrahim Karakoç gibi Anadolunun telli coğrafyasını şiirlerine yansıtan bu güzel insanı tanımış olurlar.

    PINAR ŞİMŞEK

    #100034987

    dilek
    Katılımcı

    hep uzakta sanırdım ölümü
    bizden çok uzakta…

    komşunun eşiğinde
    bir ülkenin beşiğinde
    bazen bir adımla sıyırdığım
    bomba gürültüsünde…

    elinde orağını görmesem de
    soluğunu hissettim kaç kere

    hani babama refakatte
    hemen her gece
    koridorda çınlayan ağıt sesinde…

    sonra süreyyapaşa’da
    karşı yatağımda
    astım krizinde çırpınan
    bir çift kadın gözünde…

    defalarca ürperdiysem de
    hep uzak bildim işte

    öyle de kalacaktı

    sen gitmedikçe

    emindim anne
    henüz küçücük ellerimi açmışken
    öyle anlaşmıştık yukardakiyle
    sen
    terk edemeyecektin bir daha
    bendeydi sıra…

    gittin ya
    hemen o gün kopardım
    aramızdaki pamuk ipliğini / onunla

    (şimdi o mermer buzulda
    “latife” yazıyor ya
    hani yirmi dört mart’ın altında
    ağız dolusu sövesim geliyor
    kelimelerin benle ettiği oyuna…)

    kızıyorum bazen sana
    sıcaklığına…
    gittin gideli
    sığamıyorum hiçbir kucağa
    laf aramızda
    acı bir tebessümle bakıyorum
    anne eli sıcakken
    dokunabilmek tercihken
    yalnızlıktan dem vuranlara…

    ben sen gibi değilim torununa
    kimse koşulsuz sevmiyormuş zira
    kim bilir belki haksızlık
    ona
    bana
    ama ne bileyim
    ben gibi canı yanmasın diyorum
    geldiğimde yanına…

    hani/ iğnesi kendine dönük
    akrep gibisin derdin bana
    üzerime titrerdin korkuyla…
    gidişinle tutuşturduğun
    bu hayat çemberinin ortasında
    dört dönüyorum umutsuzca
    iğnem yürek hizamda

    dokunacağım

    vazgeçtiğim anda

    #100034983

    dilek
    Katılımcı

    yağmur çinko damları gagalardı eskiden
    ki denize de martılar yağabilirdi gökten…
    hani masallar henüz saklanmamışken insan şerrinden

    yürekler yağmalanırdı o zamanlar
    geceleri esrik düşler elinden
    o zamanlar ki meali az evveli dünden…

    -güneş umut taşımaz ya her dem
    bazen
    insan ne çekerse hep kendi elinden…-

    işte o zamanlar dost meclislerinde demlenirdi riya
    postlar hakiki yalanlar söyleşirken
    sahici gülüşler damıtırdım sabırla
    bilmiş kahkahalar içinden…

    zeytin dalları düşerdi yerlere
    korkak şövalyeler şiirlerini çekerken
    kelimeler kanardı göz göre göre
    dişe diş savaşlara yenik düşerken…

    insan çekerdim bir zamanlar
    tespih tespih
    imamesi elimde
    tükürüyorum yalnızlığımın içine

    karıdan şair olmaz
    feylesof hiç
    bilmem ki neylesin bu başıbozuk piç…

    #100034974

    GULCENAZ
    Katılımcı

    Hiç sızlanmayacaksın arkadaş
    Hiç yüz dökmeyeceksin aşka
    Hep bal baklava bekleme
    En kırmızısından en acısından
    Acı biber sürecek yüreğine
    Şifadır diyeceksin yardan

    Bazen gül bahçesine düşecek yolun
    Bazen çıkmaz sokak en karanlığından
    Elim sende diyecek gönlüm kim de?
    Şaşıracaksın şüpheye düşeceksin
    Beter bir ateş yükselecek bağrından

    Sadakat titreyecek vefa ağlayacak
    Bin türlü vesvese geçecek aklından
    Aşk kapıyı çaldığında seni eşikte bekler bulmalı
    İçin kıpır kıpır gözlerinde kıvılcımlar
    Her ah edişinde dilinde yar adı
    Çek silahı vur diyeceksin
    Vur beni kalbimin tam ortasından.

    Şükran Gülcenaz AYDOĞAN

    #100034966

    Konu: senin sesin

    grup forumunda Haydar ŞAHİNBAY

    dervis_zel_ali
    Katılımcı

    sesinde ne var biliyor musun
    süt beyazı bir çığlıkta kaybolmak
    çay buharında sessizce yunmak
    maviyle küsüp küsüp barışmak
    ve beyaz tül örtülerinde,
    en sevdiğin ölüyü ağırlamak

    sesinde ne var biliyor musun
    çınarlara su vermek bir akşamüstü
    ve örtmek üstünü kedilerin
    sokaklar yorulmadan soğuktan

    sesinde ne var biliyor musun
    melodilerin tınısında haz bahçeleri
    ve barış mektupları taşıyan elçilerin gözleri
    kar içinde çalı diplerine tutunan dağ kekliği

    sesinde ne var biliyor musun
    bin rengiyle güneşi kutsamış umut
    gülüş ve öpüş gibi bir pencereden gece
    gelip geçenlere aşk dağıtan hece hece
    ve dinmiş bir susuşun avuçlarında izi

    sesinde ne var biliyor musun
    bir şey var tarifi külfet aşka yakın
    fesleğen kiraz biraz naz
    denizden toprağı döven meltem ve yaz

    sesinde ne var biliyor musun
    ateşi suda ısıtan yağmur
    buğday tarlalarında beyaz bir düş
    ay ışığında büyümüş masal var,
    salıncaklarında çocuklar uyutan

    aşk var sesinden de öte gülüşünde
    çiçek vadilerinde boy veren kardelen
    kelebek var cemreden erken gelen
    abı hayat var bende ölümü öteleyen

    //haydar şahinbay//

    #100034963

    Konu: Hare Hare

    grup forumunda Haydar ŞAHİNBAY

    dervis_zel_ali
    Katılımcı

    Gözlerin diyorum
    Hare hare yarıyor bedenimi
    Sana teslim olmaktan korkuyorum
    Yanında olmak değil büyük olan
    Saçlarında tel örgüler sıra sıra
    Gece sefasından ırak
    Ve bir girdapta boğulmadan çırpınmak
    Bütün korkum bu.

    Bir firkateyn den kalan
    Atık izmarit kokuları
    Sarsın istemem tenimi
    Kesik şiir döküntülerimde açar yara

    Yeter aşka zorlama
    Ne olur
    Zaman eskidi
    Aşk bitti bitti diyorum
    Büyüdüm ben

    Sakın sakin ol deme bana
    Sakince aşktan sakın de
    Sen de sakin sakin kaybol bende

    Akşam üstü fabrika bacaları duman
    Fırınlarda bir somun ekmek
    Uzaklara gitmek üzer
    Beni bırak…

    Sarı bir düşünce dolar içime
    Sonra hep sonra
    Kelebek düşlerine kapılırım
    Salıncaklar kurarım sana

    Zincirlerinden tutma ne olur
    Salıncakların
    Hiç düşmezsin gözlerimden çünkü

    Haydar Şahinbay

    #100034956

    Konu: Ay Sen Bu Gece

    grup forumunda Haydar ŞAHİNBAY

    dervis_zel_ali
    Katılımcı

    Ay beyaz, ay duru,
    Kentin ışıklarına bezeli
    Ay sen,
    Kati, keskin
    Ay mesnetsiz bir yalan
    Sahih,
    Güneş’in fıtratı
    Ay tarafsız
    Aydınlık
    Yıldızı doğuran ana ay
    Siyahın rahmini deşen uğultu
    Kırmızının alımı
    Çavdar tarlası
    Değirmen suyu
    Ay öpülesi sevgili
    Ay tutku
    Umut sabahına gebe
    Hercai,
    Kar çiçeği,
    Fesleğen bahçesi
    Ay geceye başkaldırı
    Mumun alevi
    Göğün göğsü
    Turuncu şafak
    Ağaç kovuğunda ebem böceği
    Ay şiir başlığı
    Tını,
    Ay kaval
    Neyin nefesi
    Kadehin şerefi
    Kamerin adaşı ay
    Ay bu gece nergis şıklığı
    Yonca döven
    Gül büyüten
    Ay sen
    Rıhtım
    Gemi rota
    Işık süzmesi hücreye
    Tohumun hası
    Avare seyyah
    Derman
    Ay sen
    Dudak
    Makara
    Ay çift mektup haberi
    Yaz öncesi meltem
    Pazar çantası
    Ay
    İskele
    Saat kulesi
    Çayda dem kokusu
    Çorbada kaşık sesi
    Ay su
    Ay sen
    Güverte
    Pusula
    Ay sen

    //Haydar Şahinbay//

    #100034952

    Konu: Aşk Aynalarda

    grup forumunda Haydar ŞAHİNBAY

    dervis_zel_ali
    Katılımcı

    Asırlardan geldim aynalar eskittim
    Yanar avuçlarım yoruldu mezhebim
    Babil’de bir kabile ateşi yanar
    Aşk kendine küser baş aşağı devrilir heyecan
    Irkçı bir yalnızlık konar pencereye
    On tekerlekli bir otobüs gidiyor
    Kuşlar gidiyor sancak boylarından
    Altılı vagonlarda kömür taşır trenler
    Borazan gibi çalıyor korna sesleri
    Raylara serilmiş güvercin ölüleri
    Ve yanında yatmış intihar girişimi
    Gül gözü entarisiyle bir gelin
    Ayrılık vakti birbirine düşer
    Asur tüccarları katar katar kanun taşır
    Yağmur taşır bulutlar
    İsyan taşır kadınlar
    Kara bir gecede gözlerim seni taşır
    Yasak çiğner adımlarım
    Telefon şarjına takılı akıllar
    Toynak başlarında gül bahçeleri kurulur
    Yüksekten atlayıp ölüme gülenlerin çağı
    İş yerinde zorunlu bir selamdır yârin
    Kentler yarar göğsünü havanın
    Gitarım imgesel bir şiir ve derin
    Notaları olası gözlerinde asılı
    Mızıka çalıyor plaza camlarında
    Kuşkular neşter vuruyor dilek fenerlerine
    Her gün yığınca yorgun
    Aç bir dilenci kirli gözlerinde
    Görmezden gelse ne olur
    Örselenmiş hisleri
    İlk seansta ölür hep umutlarım
    Sıcak asfalt zeminde kuşatılmış şehirler
    Apartman dairelerinde modern hücreler
    Devrik bir lider gözlerin
    Balkonlara ekilir fesleğen
    Kurulur tezgah bozulur oyun
    Amansız aşk pazarı kurulur
    Sevgiliye isyanım var
    Burjuva kanatları taktı kollarına
    Mahalle gevezesini alır yanına
    Haylaz çocuk ısrarına yol verir günler

    Haydar Şahinbay

    #100034948

    dervis_zel_ali
    Katılımcı

    Bu gökyüzü
    Şu toprağı yalayan rüzgar
    Bana göre değil
    Ateş su
    Gözlerinde uyumak bir akşamüstü
    Deniz kum güneş
    Ve çocuklar
    Bana göre değil umut
    Ve uçurtmalar yapmak tepelere layık
    Dilek fenerlerinden yıldızları yakmak
    Şiir yazmak ince parmaklarına
    Yalnızlığı övmek sensiz şarkılarda
    Bana göre değil
    Gece bulutlara uçmak
    Kuşlara kanat takmak beyaz kağıtlardan
    Maviyi baş üstünde tutmak ufukta
    Limanlara gemi bağlamak
    Pasından anılar pişirmek demirlerin
    Ağlamak köşe başlarında bana göre değil
    Baharı beklemek
    kar yağarken tepeden tırnağa
    Aşık olmak bana göre değil
    Yaşım kırkı geçmişken saçlarını taramak
    Ay ışığında yıkamak gözbebeklerini
    Yağmurdan vazgeçip bulutları sevmek
    Bana göre değil
    Karanlığın ihtişamında ölümü ötelemek
    Bana göre değil
    Korkuya ümidi değişmek
    Ve papuç bırakmak soysuza
    Masaya bırakıp anahtarları öylece gitmek
    Gölgesine sığınmak izbe sokakların
    Bana göre değil
    Karasında üşümek gözlerinin
    Üflemek fitilini lambaların
    Surat asmak yüzüne aynaların
    Bana göre değil
    Duldasına koymak başımı
    Ciğerimi bitiren ahının
    Bana göre değil

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 2,565) görüntüleniyor