1 ile 3 arası 3 sonuç (toplam 3) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100028193

    Konu: GECE YARASI

    grup forumunda Ceyhun YILMAZ

    gunluk
    Katılımcı

    Ağrılarım ağrıyor bu gece yarısı
    Dertlerim öksüz sahibi yok.
    Sensizliğimin yeri boş
    Bir kez daha gömdüm, bin kez dahaöldüm
    bu gece yarısı
    Geçmedi sensizliğim, geçmedi bu gece yarısı
    Ve içimde bitmiyor bu gecenin yarası

    #100021376

    Konu: SON KONUGUMA MEKTUP

    grup forumunda Aziz NESİN

    veilchen
    Katılımcı

    Canalıcıma,
    Uykumdayken, kancikçasina baskin verme! Gelince de,
    saygisiz konuklar gibi oturup,
    yerlesip, siftinip çöreklenme! Seni bir müzmin
    tedirginlik olarak derime yapismis,
    canima sivismis olarak kendimde duymayayim.
    Düsün ki ben seni, varligimin bilincine vardigimdan
    beri beklemekteyim.
    Bunca zamandir beklenen bir konuga yarasir bir
    sayginlikla gel!
    Sana olan saygimi yitirtme bana.
    Gürültülü patirtili gelme! Kimseler duymasin
    geldigini.
    Bir sen bil, bir de ben bileyim, yeter.Gelisin,
    herkesleri ayaga kaldirmasin.
    Tam bana göre, bana uyan bir davranisla gel.
    Sessiz, sürdügüm bunca yillik yasamima yarasacagi üzre
    suskun, gel.
    Çünkü benim için geleceksin, beni almaya geleceksin,
    baskalarini tedirgin etmeye degil.
    Uykumda birden bastirma ki, bunca yildan beri gelisini
    gözledigim en gerçek
    ve en son konuguma göstermem gereken saygida bir
    eksikligim olma-sin.
    Saygiyla ayaga kalkip seni buyur edeyim.
    Almak istedigini, sana onurla kendim sunarak vereyim.
    Bir yasam boyu çektiklerimi az bulup, bana bir de sen
    çektirmeye kalkma!
    Her ne çektimse hepsine güleryüzle katlandim, onlari
    salt kendim bildim.
    Üzünçlerimi kendime sakladim, sevinçlerimi el’le
    bölüstüm.
    Sonum da böyle olsun isterim. Bilirim güçlüsün.
    Kimselere egilmemis basim,
    senin önünde egilebilir, ama bunu bana yaptirtma! bana
    yasamimi yadsitip,
    sonumda beni kendimden utandirtma!
    Senin amasizligindan böyle bir yigitlik bekliyorum,
    bana önünde bas egdirtme.
    Güleryüzle gel, gülümseyerek karsilayayim seni…
    Dimdik yasadim, sen de beni dimdik kucakla, al götür.
    Pusu kurma, arkadan vurma.
    Ayakta karsilasalim soylucasina… Öyle çelebicesine
    gel ki,
    seninle gitmek için istekleneyim.
    Senin gelisinle ikimizin birden gidisi bir olsun.
    Simdi var, simdi yok olalim.
    Bekletme beni.
    Elini çabuk tut.
    Her sey birdenbire olsun.
    Sen öyle bir kesin gerçeksin ki, sana yalan da
    söylenemez.
    Bütün yasamimda çagdaslarimdan hiçbirini
    kiskanmadigimi bilirsin;
    iyi yürekliligimden degil, hiçbirini kendimden büyük
    görmedigimden…
    Yine bilirsin, yaptiklarimla da, yapmayi tasarlayip
    dahaca yapamadiklarimla da böbürlenirim.
    Bana verdigin mühlet içinde, tasarladiklarimi
    yapamadimsa, evet, suç kim-senin degil, benim…
    Bu ceza yeter bana; çünkü acisini duyanlar için
    cezalarin en agindir.
    Herkes gibi ben de seninle ilk ve son olarak yalniz
    bikez karsilasacagim.
    Bu karsilasmamiz, nerede, ne zaman, nasil olsun diye,
    zaman zaman çok degisik istekler geçirdim
    içimden.Kahraman olmak istedigim dönemlerim
    oldu.Kahramanlar ilk savaslarinda ölmeyen,
    son savaslarinda sag çikmayanlardir.
    Seninle son savasimda karsilasmayi istedim bir
    zamanlar.Savasin bir yasam boyu sürdügünü,
    yasadikça sonu olmadigini bilmiyordum.
    Sonsuzca süren bu savasimin öyle bir yerinde gel, öyle
    bir güzel gel ki,
    sana gülümseyerek elimi uzatip, ‘Merhaba! ‘
    diyebileyim.
    Bir zamanlar da, uzun uzun yasayip bitkisellige
    dönüsmeyi, bitkisel yasamimda gelisini bile bilmemeyi
    istedim. Simdiyse, ne kahramanlik gösterisinde, ne
    bitkisel bitikligimde gelmeni istiyorum. Dilersen, en
    beklemedigimi sandigin zaman gel. Beni hiç
    sasirmayacaksin, çünkü hep aklimdasin, beynimde bir
    kiyma gibi… Korkmadan bekliyorum, gel!
    Nice yasadimsa, seninle basbasa, disdise dögüstüm.Pek
    çok kez yen-digim de, yenildigim de oldu.
    Canim ki en kutsal olan her seyim benim, onu elbet
    bana yakistigi gibi, ayakta, saygiyla,
    yigitçe vermek isterim; teslim olmadan…
    Bir armagan gibi vermek canimi!
    Sen de yenigin kalemini ki o kalem hep kiliçti-
    teslim alirken iki elinle basinin üstüne saygiyla
    kaldirarak al beni!
    Lekesiz, ariduru, yasami süresince hep kendi kendini
    aritan bir cana,
    saygili ol, benim sana saygili oldugum gibi.
    Kimselere demedim, sen de kendine of dedirtme bana.
    Ne kahramanlikta, ne bitkisellikte, iste simdi oldugum
    gibi bir sira, elimde kalem,
    önümde kâgitla daktilom, böyle bir zamanimda gel!
    Istersen gece, istersen gündüz, istersen yazin,
    istersen kisin gel; kapim da,
    yüregim de her zaman açik sana!
    Yeter ki, kendi gözümde kendimi küçültme bana,
    kimseden su istetme, yardim diletme bana…
    Seninle yigitçesine dögüsmedim mi? Bunlari istemeyi
    haketmedim mi?
    Bana ille de of dedirtecek isen, hiç olmazsa bunu
    ikimizden baskasi duymasin.
    Bunca yil durmaksizin karsi karsiya savasmis iki
    savasçiyiz.
    Üstelik benim savasim, seninkinden çok daha
    yüceydi.Çünkü sen, sonunda nasil olsa utkunun
    senden yana olacagini biliyordun.Oysa ben, sonunda
    nasil olsa yenik düsecegimi biliyordum.
    Yenilecegimi bile bile, ama hiç yenilmeyecekmisim
    gibi, beni yenecek olanin üstüne üstüne
    varmadim mi? Bir an olsun korktum mu ya da kaçmayi
    düsündüm mü?
    Birazcik daha yasayabilmek için, birazcik daha iyi
    yasayabilmek için, bunca güzelim
    bu yeryüzü ugruna bile, sana bir kirpi ödün verdim mi?

    Yasamayi haketmeye çalistigim gibi, ölümü de haketmek
    istiyorum
    Bu hakki bana tani? Çünkü, bu sonsuz güzellikler açan
    güzelim dünyaya;
    ben de gücümce güzellikler katmaya çalistim.Bir güzel
    ada, atlasta görünmeyecek denli
    küçük diye yok sayilabilir mi?
    Benim katkim da atlasta görünmeyecek denli küçücük
    olsa da var.
    Ne mi yaptim?
    Ortaçag simyacilari tasi altina çeviremedi.Ama ben bir
    simyaciyim,
    gözyaslarimi gülmeceye çevirerek dünyaya sundum.
    Saygiyla gel, bekliyorum

    #100020232

    Konu: AKDENİZ YARAŞIYOR SANA

    grup forumunda Can YÜCEL

    yakamoz
    Katılımcı

    Akdeniz yaraşıyor sana
    Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun
    Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında
    Hiç dinmiyor motorların gürültüsü
    Köpekler havlıyor uzaktan
    Demin bir çocuk havladı
    Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine
    Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir
    Denizi tokmaklıyor balıkçılar
    Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak
    O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği …
    Hayatta yattık dün gece
    Üstümüzde meltem
    Kekik kokuyor ellerim hala
    Senle yatmadım sanki
    Dağları dolaştım …
    Ben senden öğrendim deniz yazmayı
    Elimden düşmüyor mavi kalem
    Bir tirandil çıkar gibi sefere
    Okula gidiyor öğretmenim
    Ben de ardından açılıyorum
    Bir poyraz çizip deftere
    Bir ada var sırf ebabil
    Dönüyor dönüyor başımda
    Senle yaşadığım günler
    Gümüş bir çevre oldu ömrüm
    Değince güneşine …
    Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını
    Gözlerim kamaşınca senden
    Ölüm belki sularından kaçırdığım
    O loş suda yıkanmaktır
    Durdukça yosundan yeşil
    Kulaç attıkça mavi …
    Ben düzde sanırdım yıkıntım
    Örenim alkolik asarım
    Mutun doruğundaymışım meğer
    Senle çıkınca anladım …
    Eski Yunan atları var hani
    Yeleleri bükümlü
    Gün inerken de öyle
    Ağaçtan izdüşümleriyle
    Yürüyor Balan tepeleri
    Yürüyor bölük bölük can
    Toplu bir güzelliğe doğru
    Kadınım yaraşıyorsun sen Akdenize …

1 ile 3 arası 3 sonuç (toplam 3) görüntüleniyor