1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 536) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034880

    Bedriye
    Katılımcı

    Biri var hep alkımda
    Yaşıyor her anımda
    Nerde olsam ne yapsam
    Adım adım ardımda

    Galiba aşık oldum
    Seviyorum ben onu
    Düşünmeden sonunu
    Oynuyorum oyunu

    Kazanıp kaybetmekte
    Var bu oyun sonunda
    Biri var hep aklımda
    Gözü gönül tahtımda

    Düşünüp duruyorum
    Kurulsa mı tahtıma
    Mutluluk getirir mi
    Şu gülmeyen bahtıma

    Düşüncelere daldım
    Ben bu gönül işinde
    Kararı çoktan aldım
    Bunca zaman içinde
    Hep kadere inandım

    (Bu şiirim bestelendi)

    Zahide Handan Erengil

    #100034889

    Bedriye
    Katılımcı

    Hayalin gözümden gitmiyor bir an
    Ayrıldık ayrılalı halim perişan
    Gel gör beni ne hallerdeyim
    İnanmıştım aşka şimdi biçareyim
    *******
    Adın yazılı kalbimde silemedim
    Sevdanın zorluluğunu bilemedim
    Bu sevda başıma ne dertler aştı
    Gönül dertlerimle dolup da taştı
    *******
    Dön yarim artık naz etme
    Bana hayatı zindan etme
    Bak yine geçiyor ömürden yıllar
    Değişen mevsimlerin ardından hızla
    *******
    Bize vedalaşmak yakışmaz
    Haydi gel yarim barışalım
    Sen de adımı yaz kalbine silinmesin
    Sevdaya dair ayrılıklar bilinmesin
    *******
    Adımız yazılı kalplerimizde
    Bak çok mutluyuz ikimizde
    Şİmdi bütün güzellikler bizimle
    Yürüyoruz aşkımızın gizeminle

    Zahide Handan Erengil

    #100034890

    Konu: ADINI ANDIKÇA

    grup forumunda Zahide Handan ERENGİL

    Bedriye
    Katılımcı

    Adını andıkca titrer yüreğim,
    Dünya gözüyle son kez göreyim
    Dönüş yoluna bakıp ta kaldım
    Gelirim demiştin yine aldandım.
    *
    Söyle son kararı bensiz mi aldın?
    Ah yarim gece gündüz hep bekledim
    Bekledim de gelmedin sen dönmedin
    Ben böyle vefasız,seven görmedim.
    *
    Seni düşünmekten gönlüm yoruldu
    Varlığın yaşama sebebim oldu
    Aramızda başka biri var ise
    Söyle bana söyle ben de bileyim
    *
    Sana olan sevdamı silip gideyim
    Akılda cevapsız sorular kaldı
    Gönül sonsuz kedere dertlere daldı
    Biten aşkı sorgulamak neye yarardı?
    *
    Kor ateşlere saldın yaktın beni
    Yaşam savaşından aldın beni
    Zaman zaman adını sayıklasam
    Baksam uzun uzun maziye dalsam
    Unutamadım ben seni ne yapsam

    Zahide Handan Erengil

    #100034843

    banucukk
    Katılımcı

    Ey sevgili…
    Yoklugu matem karasi huzzam
    Varligi dikenli telli
    Cabucak gitmelere meyilli
    Ucurum elli…
    Kalmaktan nasipsiz korkak
    Soguk nefesli..
    Bilki tanrinin gazabi degildir bu
    Akil ve sevgi Tanrinin hediyesi
    Gel gorki insanoglu
    Gonul icten tecritli…

    #100034788

    Konu: İLHAM VE PERİ

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    Baharın tortusu yapışmış ellerimize, yüreğimizin resminde düşler kurar,
    Mutluluğun binlerce tonunu acıtır zaman, olduğun mekân zamanda yağar,
    Gülün adına, ibadetin mihrabına ve sevgilinin lütfüne erdikçe pınar
    Kaynağında gizemdir dudaklarının kıvrımından içildikçe gönül kanar

    Ey sevgili
    Sensin serseri
    Bende hem deli
    Sende seferi.

    Bir okun sadağında saklanır savaşın hırçın naralarındaki korkular
    Olgunlaşıyor zaman, bekledikçe büyüyor içimizde sana dair tutkular
    Aşkının derin girdapları, gözlerinin renginde başlayıp biten aydınlıklar
    Ellerin sonra, dokunulası ve hatta kaybolası ellerinden tutan rüyalar

    Ey sevgili
    Sensiz matemi
    Sendedir emeli
    Bendedir alemi

    Yüreğim uzak denizlerde, tenim senin varlığında hayata dokunuyor
    Aşkımın çığlığı çığlığında, sevgimin zehri kanayan sözcüklerde anlamlanıyor
    Yağmurun vedası, gülümsemenin salası yaklaşıyor kapına, büyülüyor
    Kışın cefası, kokunun sefası yürüyor yolların kıvrımlarında içimizi sarıyor

    Ey sevgili
    Sensin gizemi
    Bende temeli
    Sende merhemi

    Uzun yolculuklardan geldim sana, hasretinden çatladı zaman ve mekânlar
    Şehirler geldi kapına sana ulaşmanın zor anlarında, kapında kapılar
    Evlerin odalarında yalnızlık ve yalnızlıktan izlere tutundu şarkılar
    Sade ve duruydu yanında tüm öyküler oysa sesinde anlaşılır sensiz anlar

    Ey sevgili
    Sen hem peri
    Bende cemali
    Sende zemheri

    Ey sevgili günüme sen dokun, geceme sen doğ aydınlansın karanlıklar
    Bulutlar yağsın en mahrem anlarına ve anılarına kavuşsun ayrılıklar
    Bir gelincik dokunsun tenine, mor yıldız çiçeklerinde karşılansın baharlar
    Gel işte gel uykulardan uyanıp, sarsılsın izleri zamanın gerçek olsun masallar

    Ey sevgili
    Sen serseri
    Bende deli
    Sende peri.

    #100034806

    Konu: SANA DAİR

    grup forumunda Latif MEMİŞ

    Pelin
    Katılımcı

    I

    Yaşamı geçmişi yarınlara kurgulu yaşlı bir bebeğin gözlerine bıraktım.
    Anadolunun içlerinde, gri tonları insanların yüzlerine yansımış
    bir dağın eteklerine kurulmuş onlarca şehirden birinde başladı hikayem.
    İçimin gemilerinde başladığım seyahatte
    sadece sana dokunmak için vermiştim tüm molaları yaşama dair.
    Ne denli gerçek olduğuna inanmaya çalışarak.
    Sana dair her mucizenin gölgesinde dinlenip
    yine yaşlı şehir hikayeleriyle büyüyen,
    efsanelere gönül vermiş kalabalıkları unutarak.
    Seni unutamadığım anların tadında yeni efsaneler kurgulayarak.
    Uğruna ağıtlar yakılan bir karanlık sokakta
    yeniden yürümenin tadında.
    Dağların ihtişamına kurulu
    dağ çiçekleri nefasetindeki güzelliğine tutuklu
    ve rüzgarın dokunuşlarını bile kıskanan bir harislikte.
    Sana dair kelimeler hiç bitmedi hafızalarımızda
    tüm zamanların surlarında savaşlarımızın
    döküldükçe yeşerir kırmızısı duvarların
    senin varlığın biometrik güllelerdir insanlığa dair
    Sessizce büyür anılarında
    Tutuklanır anlamsızlık
    Gülümser cümlelerin kırılganlığına

    II

    Paylaşımsız ve bencildir aslında zaman
    İçimde her anı yürür sonbaharın
    Anılar koşar adım sanrılar görür, görünmez olur bebek karanlığı
    Aşk gibidir anlamı ya hep ya hiç kısmı sonbaharların
    Her mevsim aşk karışır çorbasına karanlık kaldırımların
    Hüznünden çok ruhumdaki izlerinin kalıcı olan yanlarını severim
    Sensizliğin acıtan duvaklarını.
    Aslında birbirinden değerli yüzlerce an var sana dair
    Bazen hüzün bazen gözyaşı bazen yok olmak gibi şeyler

    III

    Susmak travmatik bir geminin feryadı.
    Boğaz karanlık batıkların çamurunu silkeliyor.
    Mor çiçeklerin kasımı, bataklık kokusu bir sensizlik sunuyor
    İçim karanlık bir sis sen olmayınca

    IV

    Sustum.
    Sessizliğim kaç yüz yıldır sürdüğünü anımsayamadığım bir kayboluşa dair. Bana dair.
    Sokaklarında yürüyen, düşünmeden sürüklenen zamana dair.
    İnsanlı, insansız tutkulara dair.
    Kaybettiklerime dair.

    Konuşamadım.
    Yalnızlığımın, üstatların sözcüklerinde efsaneleştiğini
    ve tutkulu romanlara dönüştüğünü bilerek.
    Gülümsemene buluşan saflığı keşfederek.
    Hücrelerimde gelgitler yaşayan deli dolu bir anlamsızlığın gölgesinde.

    V

    Görünmez olabildiğim anları anımsayabilecek kadar çok yaşadım
    Her birimiz için.

    Hepimizin kendine dair öykülerini
    Sıradan olamayacak kadar gizli kalmaya değer tecrübelerini taşıdım
    Korkularımın.

    Bir asır süren yalnızlığımın izlerini hatırladıkça
    Ne denli kendime düşman olduğumun küskünlüğü içinde geçirdiğim
    Huzursuz gecelerin unutulmuş karanlığında
    Susturuldum.

    VI

    Sana dair
    Upuzun bir kervan çizdim
    Tuale.
    Nefesler kesildi
    Bitti zaman.
    Sen gelinceye dek.

    #100034754

    Orhan
    Katılımcı

    Ansızın boğaza canın gelince
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?
    Ölüm durumunu aklın bilince
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    Eşin, yavrun, dostun çoğu başında.
    Dua yarışında, su telaşında.
    Bir hareket yok gözünde, kaşında.
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    Gözlerin tekbir yere odaklanmış,
    Aradığın neyse sanki saklanmış
    ?İyileş ?diye çok şey adaklanmış
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    Geçtimi aklından hayat filimin
    Faydası yok, gördün gücün, ilimin.
    Orhan zamanıdır gönül dilimin.
    Nereye bakarsın, neler yaparsın?

    ORHAN AFACAN
    İZMİR-VAKİA SUR. AYET-83

    #100034752

    Konu: BİR KIŞ BOZGUNU

    grup forumunda Galip SERTEL

    kurtpinar
    Katılımcı

    bir İsa’dan mı önce
    bir İsa’dan mı çoook sonra
    bir kalubelâdır burası bir Tuna yalısı
    ve evrilen bir zamandır bir yüzkarası
    bu bir kış bozgunu ve sen bir âdemoğlu
    bir hava ki sıfırın altı onaltı
    köyü sarmiş birebir kâfirin hınzırım tankları
    tanklara bakıyor üzgün üzgün bir köy halkı
    ve sen bir âdemoğlu
    bir orman bekçisi Salih Korucu
    uykusuz bir koca hacıyatmaz
    bir ormanın bir tilkisi kadar kurnaz
    bir dem,bir kıdem demli demli
    bir bir döküyorsun kara kara kar üstüne
    bir kar kadar beyaz
    bir kar kadar saf saf bildiklerini…

    “Komşular,diyorsun, bir beni işidin
    burası bir köy meydanı komşular
    unutmayın ki, ben bir birim
    benim de ezanlı bir adım var
    siz, siz olun gene bir bir
    bir benden duymuş olmayın
    bir Salih Korucu dedi demeyin sakın
    bu bir kıyım
    ağacın bile bir adı değişmez böyle rastgele
    çün Tanrı “Kün”dedi
    yarattı ağacı bir adı ile”
    ve bakire eller bir bir çırılçıplak
    bakire göklerde birebir çoğalıyor ulak ulak
    bir ağıttır şimdi kiliseden gelen çifte çan sesi
    gönüllerde gurur boyun eğmiş bir bir
    bir sürgünlerdedir bir ezanlar nağmesi
    gümüş kakmalı bir haç gelmiş oturmuş
    oturmuş bir dal yeşil gözlere haraç mezat
    bu bir kış bozgunu
    ve sen bir âdemoğlu
    delik deşik bir karlı gece kan ter içinde
    bir soykırım sırıtıyor haince
    namluları bir uzun bir uzun
    birtakım zalim tanklar içinde…

    Galip Sertel

    #100034721

    Konu: YİNE SABRIM ÜSTÜNE

    grup forumunda Galip SERTEL

    kurtpinar
    Katılımcı

    Yine Sabrım Üstüne

    Sen
    her mevsim
    yaprağı yemyeşil sarısabır çiçeğim
    güzelsin de sabrım üzre söyleme
    söyleme bana bu şen şakrak Rumeli türkülerini
    böyle her seher vakti
    yitik sevdalar yığılır başıma
    Alişim umutsuz gezer Tuna yalısında
    ahı tutar da gözyaşlı göçlerin alay alay
    sırı dökülür
    kasvetten çatlar balkonunda saksılar
    sarı kavun dilimi bir ay
    dolaşıp durur baba yadigarı o evin
    cinnet geçiren çatısında.

    Ne aya
    ne güneşe
    ne günden artan geceye söylenir söz kalmadı
    ay ayazında haramilerin azdığı zamanlardı
    bir haç mevsimiydi
    ezanların an be an ağladığı kırk ikindi
    yangınlı dağlar koynunda
    kuytu koylarda kayalarla sevişirken su
    kayalarla çarpışırken su
    sabra sığmadı sağın sağın tahammüller
    seni çok bekledik
    neredeydin
    gelmedin ey Eyyüp
    yağmadı gönüllere sevda bulutların yaz yağmuru
    bir soykırım tuzağında gözyaşlar buz oldu.

    Sebebin sebebi
    suçlular
    zafer şölenlerinde sarhoş şimdi
    başıboş bütün cinler
    bütün günahlar mubah
    başımın ağrısı
    kıldan ince kılıçtan keskin bir göç kâbusu
    kemirip durur beynimi akşam sabah.

    Biliyorum
    yollarım değil tekin
    gökte yıldız tedirgin
    Necibe seni kimler avuttu böyle
    kimler öğretti bir soykırım sonrası
    gül gibi gülmeyi her seher vakti.

    N’olur
    Necibe söyleme
    söyleme bana bu şen şakrak Rumeli türkülerini
    böyle her seher vakti
    yığılır başıma
    yığılır yine o bin bir haraminin hain mahşeri.

    Galip Sertel

    #100034717

    Ayser
    Katılımcı

    Acıları unutup kulak vermeden zevke,
    Merhametli yürekte yakut yüklü taç gördüm.
    Yükseliş ötesinde vardım diyerek fevke,
    Ben kendi arşivimde türlü türlü suç gördüm.

    Amacımdan, arzumdan artık feregat edip,
    Yenibaştan açılan kapıya konuk gidip,
    Yaş toprağın karnında sınanmak için yitip,
    Böylece giderayak gönüllerde öç gördüm?

    Üç-beş günlük han için nafile yordum kafa,
    Nerede acı vardı, neresindeydi sefa,
    Çaktırmadan ardımda kalanlara son defa,
    Dönüp bakayım derken son gidişi güç gördüm?

    İhtiyarı, körpesi koşarken akın akın,
    Bu gidişin dönüşü yoktur, aldanma sakın!
    Dedim kendi kendime ?yıllar önceye bakın?,
    Bu âlemden ebede katar katar göç gördüm?

    Ayser ÖZBAKIR

    #100034715

    Konu: OKUDUĞUN HÂL BENDE

    grup forumunda Ayser ÖZBAKIR

    Ayser
    Katılımcı

    “Aşk” diyerek tükensin ömrümüzün son faslı,

    Her nefes alışımda “Ya Aşk“ diyen dil bende.

    “Leyla” diyorsun kolay,    özümde duran Aslı,

    Tüm aşk romanlarında,    okuduğun hâl bende…

    Kurtul yalan dünyadan, gönül tahtımda otur,

    Dağları, taşları del, aşkın gereği budur,

    Çiçek aç katmer katmer, istersen meyveye dur,

    Neyin varsa yüklen gel kaldıracak dal bende…

    Aşk yolunda can fedâ, nedir bundan şâhâne,

    “Katli vaciptir” densin, bundan öte daha ne!

    “Geç oldu de, korkarım” uydur başka bahane,

    Yahût masum bir yalan söyleyiver kal bende…

    Gecenin ayazında soğuk dokunmaz bize,

    İtiraf ediyorum, ya gelirsek kem göze!

    Açıkcası razıyız bir omuza, bir dize,

    Yum gözlerini uzan, şakacıktan öl bende…

    Ayser ÖZBAKIR

    #100034665

    Konu: BAHAR…

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Bir bahar sabahıdır
    Uyan artık ey gönül!
    Sil gözlerinden yaşları
    Aç pencereni yok olsun hüznün siyahı
    Bak çiçekler açmış rengarenk
    Bırak kokuları sarsın ruhunu
    Ger yelkenini rüzgara karşı
    Açıl uçsuz bucaksız semalara
    Rüzgar essin alsın götürsün
    Eskiden kalan acıtan her ne varsa
    Bir tatlı buse gelip konsun yanağına
    Çok uzaklardan gelen rüzgarla
    Bırak artık
    gidenlerin ardından ağıtlar yakmayı
    Çıkar üzerine büründüğün karayı
    Bu bahar başka bahar olmalı
    Tüm acıların artık bir son bulmalı
    Ömür geçti gidiyor
    Ne çare hayat yolun bitiyor
    Bırak coşsun yüreğin çocuklar gibi
    Çağlayıp aksın deli ırmaklar gibi
    Baharın tadını olabildiğince çıkar
    Önünde seni bekleyen
    daha çok zorlu kara kışlar var

    15 Mart 2003

    Filiz Turan

    #100034667

    Konu: BİLMEM..

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Karlı Kaf dağının ardında kaldım
    Seslensem kimse duyar mı bilmem
    Yürek çırpınır durur biçare
    Bu koca dağ nasıl aşılır bilmem

    Hayat yükü sırtımda oldukça ağır
    Seslen uzaklardan beni yanına çağır
    Belki o zaman karlı dağlar aşılır
    Mesafeler tükenir de dosta varılır

    Ah ne çare keşkelerin faydası yok
    Ne geriye dönüş ne ileri gidiş yok
    Gönlüm hüsran dolu keder çok
    Kadere boyun eğerim başka çare yok

    Hayat çarkını döndürür durur
    Döndükçe her bir parçamı ayrı yere savurur
    Düşmüş vuslat ateşi gönüle yakar kavurur
    Geçen zamanı sayıp yürek kendini avutur

    Ne baharın tadı kaldı artık ne güzün
    Sardı ruhumu bir türlü dağılmaz hüzün
    Bu yaralı gönlüme deva olur her sözün
    Anılarda saklı durur gülümseyen o güzel yüzün..

    1 mart 2003

    Filiz Turan

    #100034681

    Konu: DEPREM..

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    yüreğimde depremler oldu bugün
    umutlarım hayallerim sarsıldı önce
    sonra büyük bir çatırtıyla
    yerle bir oldu gönül sarayım
    etraf toz duman kapkara bir bulut göğümde
    enkaz altında sevdam
    can çekişiyor duygularım
    yüreğimde depremler oldu bugün
    sarsıldı ruhumun her bir zerresi derinden
    bir fırtına koptu deprem sonrası
    bir bir gömüldü toprağa
    senden arta kalan güzel olan her ne varsa
    savruldu hoyratça esen rüzgarda anılarım
    dağıldı her bir yana hatıralar
    göz yaşlarım taş oldu kaldı gözlerimde
    yüreğimde sessiz çığlıklar
    ruhumda depremler oldu bugün
    öldü güzel olan ne varsa içimde
    soldu gönlümün açan tüm çiçekleri
    viran oldu gönül bahçem
    derin bir sessizlik sardı her yanımı
    boğazımda kocaman bir düğüm
    konuşamıyorum ağlayamıyorum
    lal oldu ağzım dilim
    öylece yüreğimdeki enkaz yığınına bakıyorum
    yüreğimde depremler oldu bugün
    ve güzel olan her şeyle birlikte
    bende öldüm?

    2 mayıs 2005

    Filiz Turan

    #100034657

    Konu: FARK ETMEYECEKLER

    grup forumunda Betül KASAPOĞLU

    geceninkizi
    Katılımcı

    Fark etmeyecekler bile bir gün gittiğimi.
    Ne izimi, ne sızımı fark etmeyecekler.
    Ve yine gülecekler?
    Ve yine sevecekler.
    Alkış tutacak yalancı eller yalan gönüllere.
    Bilmeyecekler.

    Fark etmeyecekler bile bir gün gittiğimi.
    Belki bir duvar dibinde susacağım yapayalnız?
    Ya da bir çocuğun kalbinde çığlık çığlığa.
    Çiçekler olmayacak etrafımda?
    Her yan kuru toprak
    Görmeyecekler.

    Fark etmeyecekler bile bir gün gittiğimi.
    Kimin kahkahası umursamayacak beni kim bilir
    Ya da?.
    Kimin gözyaşından süzüleceğim usulca?
    Çevirecekler yüzlerini
    Gizleyecekler.

    Fark etmeyecekler bile bir gün gittiğimi.
    Unutulacak acılarım.
    Unutulacak sancılarım?
    Artık yüzüme yalandan gülmeyecekler.
    Unutacak beni dost sandıklarım.
    Adım hatırlanmayacak meclislerinde
    Umursuzca ?O kimdi? ? diyecekler.

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 536) görüntüleniyor