You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 48) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100019606

    Aydın Yaman
    Katılımcı

    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
    azıcık okşasam sanki çocuktular
    bıraksam korkudan gözleri sislenir
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    böyle bir sevmek görülmemiştir

    hayır sanmayın ki beni unuttular
    hala arasıra mektupları gelir
    gerçek değildiler birer umuttular
    eski bir şarkğ belki bir şiir
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    böyle bir sevmek görülmemiştir

    yalnızlıklarımda elimden tuttular
    uzak fısıltıları içimi ürpertir
    sanki gökyüzünde bir buluttular
    nereye kayboldular şimdi kimbilir
    ne kadınlar sevdim zaten yoktular
    böyle bir sevmek görülmemiştir.


    Hayat
    Katılımcı

    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı. Hayatın matematiği farklı;

    iki yarımı toplayınca bir etmiyor. İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de
    mutlu olamıyor.

    Önce yalnızdık.

    9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak
    geldik.

    Pişman gibiydik. Ya da mecburen gelmiş gibi.

    Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi
    kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var dedik.

    Korktuk.

    ?Bunun sebebi ne?? diye sorduk kendimize. Cevabı yapıştırdık:

    ?Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var.

    O yüzden eksiklik hissediyoruz?. Peki, neye sahip olmamız gerekiyor?

    Çocukken ?yaşımız küçük? diye düşündük. Her istediğimizi yapamıyoruz.

    Kurallar, yasaklar var. Büyüyünce her şey yoluna girecek.

    Büyüdükçe bir şey değişmedi.

    Yine huzursuzduk. İçimizden bir ses aynı sözcükleri fısıldıyordu:

    ?Bir eksik var. Kafamız karıştı. Nasıl kurtulacağız bu iğrenç duygudan?

    Nasıl geçecek bu?

    Aklımıza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince geçecek. İşe girince geçecek.
    Para kazanınca geçecek. Tatile gidince geçecek. Okulu bitirdik. Diploma aldık.

    İşe girdik. Kartvizit aldık. Çalıştık. Para kazandık. Taşındık. Araba aldık.
    Çalıştık. Eve yeni eşyalar aldık. Tatile gittik. Dans ettik. Terfi ettik.
    Kartviziti değiştirdik.

    Daha çok çalıştık. Daha çok para kazandık. Çalıştık. Çalıştık.

    Geçmedi.?Bir yerde bir eksik var? hissi, hala orada duruyordu.

    Bu sefer de ?Sevgilimiz olunca geçecek? dedik. ?Yalnızlığımız sona erince bu
    illetten kurtulacağız.

    ?Beklemeye başladık.

    Derken, biri çıktı karşımıza aşık olduk. Ve anında başka biri olduk.

    Daha güçlü, daha güzel, daha akıllı biri. Hesap cüzdanları, kartvizitler,

    hatta ilaçlar bile böyle hissetmemizi sağlamamıştı.

    Sevgilimizin gözlerinde, daha önce bize verilmemiş kadar büyük sevgi ve
    hayranlık gördük.

    Sevgilimizin gözlerinde Tanrı? yı gördük.

    Işığı gördük.?Tünelin ucundaki ışık b u olmalı? diye düşündük ?kurtulduk?.

    Sonra bir gün, daha dün bize deli gibi aşık olan insan çekip gidiverdi.

    Ya da artık eskisi gibi sevmediğini söyledi. Ya da başka birine aşık olduğunu
    söyledi.

    Ya da daha kötüsü, başka birine aşık oldu ama söylemedi.

    Telefonu açmamasından, elimizi tutmamasından, sevişmemesine bahane bulmak
    zorunda kalmamak için biz uyuduktan sonra yatağa gelmesinden anladık, bir
    terslik olduğunu.

    Belki de sevmekten vazgeçen veya terk eden sevgilimiz değildi, bizdik.

    Fark etmez. Sonuçta aşk bitti.

    Şimdi her yer bomboş. Şimdi tekrar yalnızız. Başladığımız yere döndük.

    Yıllarca uğraştık, eksiğin ne olduğunu bulamadık. Halbuki her şeyi denedik, her
    yere baktık.

    Öyle mi? Bakmadığımız bir yer kaldı.

    İçimize bakmadık.

    Eksik parçayı dışarıda aradık ama içimizde saklı olabileceğini akıl etmedik.

    Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye uğraştık ama kendimizi sevmedik.

    Şaşıracak bir şey yok, tabii ki sevmedik.

    Kendimizi sevsek bu kadar koşturur muyduk? Canımız yanmasın diye duvarların
    ardına saklanır mıydık?

    Kendimizi boş sanıp doldurmaya uğraşır mıydık? Terk edilmekten korkar mıydık?

    Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.

    Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.

    Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.

    İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.

    ?Herkes beni sevsin? diye uğraşınca kimse gerçekten sevmiyor, herkes sevgisine
    şart koyuyor, sınır koyuyor.

    Oysa ?kendime duyduğum sevgi bana yeter? diye düşününce, kendimizi olduğumuz
    gibi kabullenince yarım tamamlanıyor.

    Her şey bir oluyor. İşte o zaman perde aralanıyor.

    Acı diniyor.

    İşte o zaman başka `bir`i bir araya gelerek, hesabın kitabın, korkunun kaygının
    hüküm sürdüğü sahte bir sevgi yerine, gerçek bir sevgi yaratılabiliyor…

    #100034515

    Hayat
    Katılımcı

    Sen uzaktan daha güzelsin sevdiğim
    Tıpkı İstanbul gibi…
    Sabahı başka, gecesi başka
    Yaşıyorum yokluğunda ben bu şehri
    Sen varlığımdan habersiz
    Geceleri sabaha bağlıyorsun?
    Oysa ben yanıbaşında adımlıyorum sahilleri……..

    Gecenin ikisi şimdi….
    Elimde şarap şişesi avare dolaşıyorum
    Ve yalan söylüyor tüm falcı kadınlar
    Oysa ben,
    Sadece seni istiyorum!
    Nerede olduğunu bilmiyorlar……

    Nasıl olur bilir misin sana erişememek?
    Kayalıklarda laf olsun diye olta atıyorken denize
    Arkamdan usulca yaklaşıp,
    Omzuma dokunabilmeni düşlemek?
    Biraz hayal…..
    Biraz umut…..
    İşte böyle bir şey seni sevmek…

    Üç vakte kadar gelir dedi gariban kadın
    İnanmasam da verdim son paramı……
    Amansız bir bekleyiş bu benimki
    Falcılar bir kenara sevdiğim;
    Kaç mevsim geçti de, kapatamadı yaramı……


    Serkan
    Katılımcı

    Senin ucuz bir fahişe olduğunu biliyordum Bana söylediğin tüm yalanları da Ben sarı yapraklı yollarda dolaşırken marinada denizi izlerken sen ucuz barlarda kahkahalar atıyordun Şimdi her şey bitti ağır ağır Yok oluyordu hüzünlerde Sevgilerde bitiyormuş İnsan geç anlıyor bazen geç kalıyor yüzüne tükürüyor gerçekler şiddetle Seni sevmek bir hata değildi insan bir fahişeyi de sevebiliyordu Sözler aşkta tutmuyordu laf geçmiyordu doğru yanlış yoktu aşkta, kalbinin ardından sürükleniyordun uzunca Ve bitmeyen yollara rehber oluyordun karşına çıkacaktan habersiz Gidiyordun yol iz bilmeden
    Şimdi sus sesini duymak istemiyorum aynı kaldırımlarda karşılaşmak bile İçimdeki ses sadece iyi ol diyordu fahişe Bir gün sende anlayacaktın ama, zamana kurban gitmiş eskimiş bir eski eşya gibi görünmek istenmeyen bir yere konulacaktın sonra unutulacaktın orda İşte o zaman anlayacaksın beni Eski bir eşya gibi unutulduğunda Sigaralara ve şarap kadehlerine sarılacaksın ucuz şaraplar içeceksin Renkli dünyandan sana bi bok kalmayacak?
    Ben aynı adam yeşil gözlerinde umutlar saklayan belki canım çok yanacak seni böyle görünce Ama ben yine o sarı sararmış yaprakları toplayacağım denizi izleyeceğim Hiçbir şey değişmeyecek, belki acılarım dinecek, biraz daha büyüyeceğim? Yerine bir başkasını sevmek belki zor Sana bakıyor gibi bakmak sana dokunur gibi dokunmak ellerini hissetmek Ve yüzümde tebessüm oluşturan her şeyi bir başkasında aramak Mümkün değil biliyorum o yüzden sana kızgınlığım, kırgınlığım İnsan bir fahişeyi de sevebiliyormuş Bir daha asla geri dönmeyecek mucizeyi?
    Gidiyorsun, gitmek kolaydır, elinden tutarsın gözyaşlarının yürürsün artık sana ait olmayan kaldırımda Kapattığın kapının ardında bıraktığını düşünerek tüm yaşanmışlıkların bakire bir bahar ısmarlarsın tanrıya Sonra çok sonra anlarsın elinden tuttuğun sadece göz yaşlarının olmadığını, tüm yaşadıklarında senle gelmiştir, bunu en çok uykusuz gecelerde kabusla uyandığında anlarsın? Şimdi gidiyorsun demek Gitmelisinde ardına bakmadan Ağlamayacağım, kapattığın kapının ardında bıraktığın adam yolunu gözlemeyecek Hatta artık daha iyi görünmeye çalışacağım Gözlerimin altındaki kırışıklıklarla ilgileneceğim daha çok bakacağım aynaya
    Bir fahişeyi seviyordum biliyordum Hayatımda ki her şeyin boynuna kemendi takarak asıyordum bana ait ne varsa düşünmeden Aşk böyleymiş, gözün kör kulağın sağır olurmuş İlacı olmayan bir hastalık gibi yapıştın kalbime hiç gitmeyecekmiş gibi, canımı acıtıyorsun Duyuyor musun canımı acıtıyorsun Ben seni sevmeyi sevdim beklide yerini bir başkasının dolduramayacağı bir fahişeyi sevdim Ve şimdi her şey daha ağır geliyor Daha çok canım yanıyor Yanık ağrılarıyla kıvranıyorum abdessiz gecelerde? Geceye sessizliğe yarım kalmış her şeye ağzımda uygun küfürler var
    Yaz geldi ben evimde bıraktığın odada aynı koltuktayım Brahms ve Jazz dinliyorum Tecavüz ediyorum tüm iyi niyetlerime Seri bir katil olma isteği canlanıyor içimde, türlü türlü işkenceler yapma istediği Ellerim titriyor daha fazla içmemem gerektiğini anımsıyorum Olmuyor kanla boyanmış gözlerim intikam diyor Seni hala seven inatçı yorgun kalbimse merhamet et diyor Sürgün ediyorum kendimi senden çok uzakta, merhametim kalıyor baş ucunda?
    Son gece ateşlenmiştim dudağımda uçuk çıkmıştı terlemiştim çok yorgun bitkin hissediyorum kendimi Gidişin ağır geliyordu Sen hüznümün gülümseyen yüzüydün çünkü Yirmi bir gün oldu tam yirmi bir gün ateşler içinde yanıyorum Sense sevişiyorsun sana ait olmayan tenlerde Bir fahişeyi sevmek bu kadar ağır olamaz Tanrım sen şahitsin, sen biliyorsun her şeyi Takvimden yapraklar söküldükçe unuturum diyordum, insan sevince unutamıyormuşAğlatan filimler seyrediyorum şarap içiyorum midem ağrıyor her yeri dağıtıyorum Her şey bildiğin gibi, paramparçayım Kitaplarım ve boş kağıtlar yerde duruyor düzenli değilim artık? Şimdi sarılıyorum kendime uyurken sabaha kadar buz tutuyor vücudum İçimdeki tüm imgeleri boş sokaklara attım Neşter vurup kalbime söküp atamam ki seni Biliyorsun, ben bir mucizeyi seviyorum?

    #100033243

    Ayser
    Katılımcı

    Kendini parçalayan yüreğime sordum da,
    Sevmek nedir bilmeden, azanlara kırgınım.
    Aldığım bir yanıtın, karşısında durdum da,
    Sevginin mezarını kazanlara kırgınım…

    Gün görmemiş sözleri söyletir anasına,
    Sevgiden tek bir damla katmamış mayasına,
    Varamadan sevginin, o derin manâsına,
    Sevginin izahını yazanlara kırgınım…

    Gönül gözü kararmış duyguları zifiri,
    Yüreğine bulaşmış sahte dünyanın kiri,
    Lâkin görenler desin, budur sevdânin piri,
    Sevginin dergâhına sızanlara kırgınım…

    Sevginin lezzetine, şehveti katanlara,
    Çekilen emeklerin üstüne yatanlara,
    Yüreğin metâhını bir hiçe satanlara,
    Sevginin kanadında tozanlara kırgınım…

    Şaşırır sevdâ ehli, sevgi bu imiş demek,
    Ömrünü törpüleyip sevgiye vermiş emek,
    Câhil cesaretidir böylesi haltı yemek,
    Sevginin yuvasını bozanlara kırgınım…

    Ayser ÖZBAKIR


    newbahar
    Katılımcı

    Aylardan Sonbahar…
    Saat 22:47
    Yer Üsküdar/İstanbul
    Issız bir kalabalığın ortasında yapayalnızım…
    Yani sensizim bütün mesele bu…
    Normal olarak evimden en az bana olduğun kadar uzaktayım.
    Bir yürek kadar yakın olsanda bana Hayatım sensiz, sevgisiz!
    İşte böyle geçiyor zaman.
    Buralarda her sabah gün sensiz başlıyor sensiz bitiyor.
    Sen Duymasanda görmesende gözlerinin baktığı her yerdeyim.
    Gidecek yerim olsaydı inan giderdim…
    Tutsak olduğum senli zamanlarımın edasıyla sensiz geçen ömrümün gözlerini arıyorum.
    Ne varım nede yokum ortalarındayım hayallerimin.
    Ne geri dönüşü var nede gözlerimin gördüğü bir ışık.Her yer karanlık…
    Birgün daha seni özlemekle geçti.
    Sen ki istanbul kadar büyülü, yaz akşamları kadar sıcak,Rüyalarım kadar sade ve güzeldin.
    Gücümün yettiği tek şey seni sevmekti oysa…
    Gözlerim gene ışıltılı baksada boğaza her seferinde içimdeki güzelliklerin bir bir kopup gidişini seyrediyor yüreğim.
    Senle ördüğüm o gizemli saatlerim nerede?
    Nerede benim için ağlayan gözlerin?
    Şimdilerde Hüzün kokuyor her bir yanım.
    Titrek bir gölgeyim artık öptüğün yerde.
    Yavaş yavaş tükeniyorum.Bozuk bir plak gibi aynı şeyleri çalmaktan bıktı bu sürgün hayatım.
    Kendimi biraz daha yaşlanmış hissediyorum.Bir lahza daha kopmuşum hayattan.
    Yeniden başladığım noktadayım. Zamanı aşmış bir adamın hayatını oluşturan insanları, anıları, benliği oluşturan ayrıntıları…
    Bir hiç olmanın ve bunu hatırlamanın günleri…
    Herkes biraz yalan kokuyor…Zamanın hangi yaprağında gittin hatırlamıyorum
    Adını bile koyamadığım bu sensizliğin tam ortasındayım.
    İstanbulun ışıkları aydınlatmaz hayatımı bilirim…
    Zaman hızla akıp gidiyor..
    Yüz eskitiğim gidişlerinde sensizlikle yaşlanan bu yürek çok şeyi unuttu.
    Halimi sorma! Çünkü artık soruların cevabı yok bende
    Bütün mesele seni anlamaktı.
    Artık anladım.
    Ben artık yokum Sevgili.
    Umudunu Hasretine yenik düşürme sakın
    Umarım sende beni anlamışsındır…


    bilga
    Katılımcı

    Sen Unuttur Tanrım Bu Aşkı Bana
    Faniyi yaşarken ölümsüz sevmek,
    Kime nasip olmuş yalan dünya da
    Bir can taşıyorken,bin defa ölmek
    Sen unuttur tanım bu aşkı bana

    Yalan dünya gibi sende yalansın
    Sen bende hiç bitmez sandığım ansın.
    İçmden çıkmayan bende bir cansın,
    Sen unuttur tanrım bu aşkı bana

    Hep böyle avuttuk bu gönülleri
    Açarken soldurduk gonca gülleri,
    Şimdi ötmez oldu aşk bülbülleri
    Sen unuttur tanrım bu aşkı bana

    Dilek Bilga

    Günler geçmek bilmiyor bu diyarda,
    Gökyüzü inadıma gülümsüyor,
    seven bilmiyor derdimi ana,
    yıllara küstüm,kader yüzüme bakmıyor.

    Ne yaşammış bendeki,
    Kimsede yokmuş böylesi,
    Aşkım benim ölesi,
    SENİ SEVİYORUM BİRTANESİ

    Hayat denen bir sınavmış,
    Doğru yaptım seni sevmekle,
    Gönül işte oda sevdalanmış,
    ömrüm tükendi yolunu beklemekle.

    Anam bana ağlar ben kendime
    Yüreğim aşkı dağlar,zor geldim kendime,
    Gurbet yara açar,dayanamam gidişine,
    Yol ver kavuşayım dağlar tektanemin şehrine,

    Küçük bir umut idi aşkımız,
    Şimdi ise bir çarpar kalbimiz,
    özler durur,gurbette ağlarız,
    Yol ver kavuşayım dağlar tektanemin şehrine.


    yavuzkorkmaz
    Katılımcı

    Tadı yok sensiz geçen
    Ne hayatın kış yazın
    Kalmadı pul değeri
    Ne sevgi aşkımızın

    Nasılsa yemin ettim
    Bir daha sevmelere
    Ağlamam git sevgilim
    Kal demem sen ol yazım

    Ne küsüm ne dargınım
    Böyleymiş benim yazım
    Sevmekmiş neme lazım
    Sensizlik benim yazım

    Tadı yok sensiz geçen
    Ne hayatın kış yazın
    Kalmadı pul değeri
    Ne sevgi aşkımızın

    İsyanım ne kadere
    Ne beni üzenlere
    Sende çek git sevgilim
    Dur demem sen ol yazım

    Ne küsüm ne dargınım
    Böyleymiş benim yazım
    Sevmekmiş neme lazım
    Sensizlik benim yazım

    16 Temmuz 2004

    #100031779

    Konu: ZAMANIDIR

    forumda ZAMANIDIR

    İdris
    Katılımcı

    Dışarıda hafiften bir rüzgar
    Ve yağmur yağar bir yandan
    Çocuklar neşe içinde
    Bilye oynuyorlar sokakta
    Onlar mutlu
    Biz mutlu
    Dünya mutlu
    Zamanı gelmiştir artık sevgilim
    Öpüşmelerin?

    Şiddetlendi yağmur
    Sırılsıklam olmuş çocuklar
    Bak yinede bırakmıyorlar oyunu
    Ne güzel kararlı olmak böylesine
    Ve böylesine sevmek bir şeyi
    Yağmur mutlu
    Rüzgâr mutlu
    Gün mutlu
    Zamanı gelmiştir artık sevgilim
    Sevişmelerin?

    #100031636

    Konu: AYRILMALIYIZ

    forumda AYRILMALIYIZ

    Bülent
    Katılımcı

    Zamanlar fazlaydı paylaşmak için
    Bir bakış yeterdi anlatmaya
    Anlamaya yeterdi bir tek kelime
    Alışmak sevmekten daha beterdi
    Ve zamansız gelen yarınsız bir sevgi
    Bi gün bi yerde ansızın biterdi

    Biterdi hiç bitmeyecek sandığımız sevdalar
    Çekip giderdi anılar,
    Fotoğraflar yakardı kendi kendini;
    Simsiyah, duman duman…
    Artık, artık hiçbir vazoya sığmazdı ayrılığın çiçekleri
    Sevişen geceler çekip giderdi
    Susardı şarkılar, çalmazdı kemanlar
    Şiirler yazmazdı bu kırık hikayeyi
    Bu sevda bi gün bi yerde ansızın biterdi
    Biliyorum; biterdi, biterdi…

    Oysa ne kadar güzel başlamıştı herşey
    İlk buluşmaların heyecanı, yetmeyen zamanlar
    Kararan akşamlarla gelen ayrılma faslı
    Eve uydurduğumuz yalanlar
    Gözlerime dalıp dalıp gitmelerin
    Salaş bir çay bahçesinde iki demli çay
    Ve ucu ucuna eklediğimiz sigaralar;
    Sevdamız gibi içimize çektiğimiz.
    Bitmesin diye hayallerimiz
    Hep o şarkıyı dinlemelerimiz.
    Yine elimde resimlerimiz
    Yarın hepsi acı tatlı anılar olacak hayatın ırmağında
    Gidiyorum…

    Sevdim seni, çok sevdim, hep böyle kalıcam
    Senin mutluluğuna uzaktan bakıcam
    Ayrılmalıyız artık, gitmeliyim bu yerden
    Saadet diliyorum, saadet diliyorum sana beyaz güllerden.

    Gidiyorum…
    Gözüm arkada kalsada güçlüyüm
    Güçlüyüm ayakta duracak kadar
    Yarınlara bakacak, yeni sevdalara doğacak,
    Ve bu aşkı vuracak kadar
    Ben bu aşkı vuracak kadar güçlüyüm…


    safir
    Katılımcı

    Kendimi çok kötü hissediyorum bugünnn acayip bunalımdayım …
    ALLAHIM bana neler oluyorr.. kendine hakim olamaz hale geldim.zaman durduu gökyüzünde, içimdeki fırtına büyüyorr yorulmadım ama aslada yorulmayacağım….
    Yaşamak buysa eğer;sevmek böle bişeyse sonuna kadar varım ben bu sevgideee…
    Yüreğim kabarsada ,gözlerim ağlasada,içim yansada varım ben bu yolculukta…
    Son sigaram diyorum çünkü; sonun bi sonu yokkk kelimeler bile yetmiyor bazan anlatmaya herşeyiii.
    Gözlerin nerde anlatabilirlerdii belkiii beniiii..şimdi sensizim yada nefessizz..
    İçim daralıyorr..Sen hiç nefessiz kaldınmıı bebeğimm demek isterdim ama bebeğim yok artık dostum varrr!!
    SEN HİÇ NEFESSİZ KALDINMI DOSTUM?????…………………………………
    Yazamıyorum ,konuşamıyorum,anlatamıyorum, ölüyorum, sensizim çok özledimm dayanamıyorum!!!!!!!!!!!!!!

    Saçlarımı bırakıyorum lavabona, yatağına, yastığına… terinle yapışmış bir tanesi omzunla boynunun kesiştiği kıvrımda.

    Göz yaşlarımı bırakıyorum avucuna, göğsüne yattığımda tenine yağdırdığım göz yaşlarımı bırakıyorum sana. Nefesini, atışı varlığının en büyük kanıtı olan kalp sesini dinlerken, gidecek olmanın yaşını bırakıyorum tişörtüne. Buharlaşıp kuruyacak daha ben gitmeden! Taze anılar bırakıyorum sana. Kokusu beynimize kıvrılan yeni anılar. Ve güzel güneşli günler bırakıyorum ardımda. Mutluluğu yansıtmanın çok yakışacağı çakmak gözlerine…

    Bitmeye başlayalı çok olmadı. Görmüş, beğenmiş, sevişmiştik

    Kar ayaza kesiyor içim üşür
    Vur yüreği zalimce aşka düşür
    Meşk nerede sevdiğim sen söyle
    Az gelir yaşamak bana söyle

    Sonra acımasızca saldıran yalnızlığımıza karşı ittifak oluşturduk. Güçlenmeye ihtiyacımız vardı, ayakta kalmaya, yalnızlığa dayanabilmek için bir süre daha. Çıkıp geldim peşinden. Çağır istedim. Gel de istedim, dedin sende. Biteceğini, bitmesi gerektiğini biliyorduk. Hatta pek de gizli olmayan bir övünç duyuyorduk ezberletilmiş sevgilerin dışına taşabilmenin, biteceğini bilmenin yaralamasına izin vermeyişine. Sonsuzluk işaretinin kesişim noktasıydık biz sadece. Sen beni şimdiki zamana bağlıyordun. Geleceğin ne olacağı umurumuzda bile değildi. Ben hazırdım sonsuzluğun sonunda damarlarıma verilecek acıya.
    Şimdi yavaş yavaş geliyorum kendime. Dün gece verilmeye başlandı zehir damarlarıma. Acı eşiği aşıldığından sadece çenemi kasıyorum. Artık sıkı değil yumruklarım, direnmiyorum. Sonsuzluk bitiyor. Ayrılıp kesişim noktamızdan, hızla devineceğiz ters istikametlere.

    Yar yüreğinin deli bekçisiyim
    Sevdanın kapında nöbetteyim

    Her saat sesinde gitmelerin korkusu
    Her günün sonunda birikir yokluğunu tortusu

    Ben çelindim. Çalındım bir rüyanın, insanların sevgi kalıplarının birine itildim, birşey yapmamanın güçlüğünde. Tam kaybediyordum ki kendimi o ezberin içinde, tutup çıkardın beni, çektin yine… İnişe geçmeye henüz başlamış olan bir su kuşu gibiydim, sanki kırıldı kanadım ve çakıldım yere! Sonsuzluğun bitecek olduğunun gerçekliğine! Konuşamıyor, inliyordum ama duymuyordun beni, O an sessizliğimden korkuyordun! Bir rüyanın en güzel yerinde uyandırılmış gibi oldum. Bir rivayete göre insan beyninin kaldığı yerden devam edebilmesi için uyanınca iki soruya yanıt bulması gerekirmiş:Burası neresi ve saat kaç?& Sonsuzluğun sonunda ve sensizliğe üç kala buldum kendimi. Üstelik bunun beni bu denli sarsacağından senin de benim de haberimiz yoktu ve işte bu yüzden yaptığın suç değildi.

    Kar beyazı düşüyor saça
    Yar adını koyuver ölüm kaça
    Bir iptir bedeli çok deme sakın
    An gelir ödenir..

    Böyle olsun istemezdim. Kurallara sokamadığımız, sokmayı da denemediğimiz ilişkimize böyle bir sonu layık görmedim ama oldu bir kere. Belki bir gün yine bir şekilde, bir flaş patlaması kadar süren koca bir zaman diliminde yine geleceğiz göz göze. Ama şimdi gitmeliyim zira emir büyük yerden!

    Sana saçlarımı bırakıyorum, göz yaşlarımı bırakıyorum. Kapının üzerine,ilacını içmeyi unutma yazılı bir not, ayakkabılığa bir bardak su bırakıyorum. En derin yerinden kalbimin, en derin yerine kalbinin, sevgimi bırakıyorum! Öyle çok seviyorum ki seni, işte o yüzden gidiyorum!

    Dilimden düşmüyor kolaysa gel de al
    İçimden söküp aşkını
    Çektiysen kahrımı helal et hakkını
    ZORLU SEVDAM hoşçakal..

    …:::::HOSCAKAL:::::…

    #100031082

    Ogniela
    Katılımcı

    Aşksız ve paramparçaydı yaşam
    bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Aşk demişti yaşamın bütün ustaları
    aşk ile sevmek bir güzelliği
    ve dövüşebilmek o güzellik uğruna.
    işte yüzünde badem çiçekleri
    saçlarında gülen toprak ve ilkbahar.
    sen misin seni sevdiğim o kavga,
    sen o kavganın güzelliği misin yoksa…

    Bir inancın yüceliğinde buldum seni
    bir kavganın güzelliğinde sevdim.
    bin kez budadılar körpe dallarımızı
    bin kez kırdılar.
    yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz
    bin kez korkuya boğdular zamanı
    bin kez ölümlediler
    yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri
    suyun ayakları olmuştur ayaklarımız
    ellerimiz, taşın ve toprağın elleri.
    yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık
    törenlerle dikilirdik burçlarınıza.
    türküler söylerdik hep aynı telden
    aynı sesten, aynı yürekten
    dağlara biz verirdik morluğunu,
    henüz böyle yağmalanmamıştı gençliğimiz…

    Ne gün batışı ölümlerin üzüncüne
    ne tan atışı doğumların sevincine
    ey bir elinde mezarcılar yaratan,
    bir elinde ebeler koşturan doğa
    bu seslenişimiz yalnızca sana
    yaşamasına yaşıyoruz ya güzelliğini
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

    Saraylar saltanatlar çöker
    kan susar birgün
    zulüm biter.
    menekşelerde açılır üstümüzde
    leylaklarda güler.
    bugünlerden geriye,
    bir yarına gidenler kalır
    bir de yarınlar için direnenler…

    Şiirler doğacak kıvamda yine
    duygular yeniden yağacak kıvamda.
    ve yürek,
    imgelerin en ulaşılmaz doruğunda.
    ey herşey bitti diyenler
    korkunun sofrasında yılgınlık yiyenler.
    ne kırlarda direnen çiçekler
    ne kentlerde devleşen öfkeler
    henüz elveda demediler.
    bitmedi daha sürüyor o kavga
    ve sürecek
    yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!


    temptation
    Katılımcı

    Sen varsın;
    Aç kaldığım sofralarda,
    Öptüğüm dudaklarda.
    Sen varsın günün her saatinde.
    Seni sevmek var,
    Unutmam gerektiği halde.

    Bir de ben varım;
    Deli, divane.
    Ne yaptığımı anlatmaya utanırım.
    Nasıl derim unutamadım seni,
    Özledim çocuksu gözlerini,
    / ki… onlar çıldırtan /
    Anlamalısın beni
    Hiç öylesine,
    Duygularımı gizleyecek kadar aciz,
    Dönmektense,
    Ölmeyi isteyecek kadar cesur,
    Olmamıştım ki
    Hiç böylesine,
    Çaresiz kalmamıştım ki.

    Aklımı karıştıran bir bilmece gibisin.
    Ve
    Her bilmece gibi
    Çözülmeye mahkum.
    Bu gün değilse bile,
    Bir gün mutlaka çözeceğim.

    Biliyorum özlediğini,
    Özlediğini biliyorum.
    Ancak,
    Vakit çok erken.
    Sana, seni anlayabildiğim gün
    Geleceğim.
    Çaresizlik ve pişmanlık
    Seni boğarken.
    Çarelerle geleceğim,
    Sevgimle geleceğim.
    Ayrılığa bir nokta koyup,
    Sana sevmeyi öğreteceğim.

    Bahar Ş. GÜLŞEN

    #100030482

    Konu: UNUTTUM

    forumda UNUTTUM

    Bülent
    Katılımcı

    Kalbime vurduğun kilit
    Pas tuttu açılmaz artık
    Geçmişi bir kalemde silip
    Unutmak imkansız artık

    Dünyamı bir karabulut
    Gölgeledi gitmez artık
    Satırlarda unutulup
    Tekrar sevmek olmaz artık

    Bak açılmaz gönül sayfam
    Göz yaşlarım dindi artık
    Böyle ömür boyu susup
    Af dilemek olmaz artık

    Duygular karmakarışık
    Barışmak mı olmaz artık
    O sayfalar hepsi yırtık
    Maziyi unuttum artık

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 48) görüntüleniyor