16 ile 30 arası 15 sonuç (toplam 502) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları

  • Hayat
    Katılımcı

    Zavallı bir kedi yavrusundan farkımız yok aşkın karşısında?

    Karikatürist Necdet Şen?in kedisi Melek?i zehirlediler geçen hafta?
    Necdet, bu sevimli sarmanı Yavuz Gökmen?in öldüğü günlerde bulmuş ve ona Yavuz?un dilinden düşürmediği büyükannesinin adını koymuş.
    3.5 yıl hayatını paylaşmış Melek?

    Sonra geçen hafta, kaldırım kenarında derin bir uykuda bulunmuş. Dili dışardaymış. Ağzında kan varmış?

    Necdet Şen, kucağına alınca kedisinin zehirlendiğini anlamış.

    İnternet sitesindeki ?Güle Güle Meleğim? başlıklı yazısında ?Sırtı hardal turuncusu, karnı krem karamel sarısıydı kızımın? diyor; ??kuyruğunun ucu rakun gibi çizgiliydi, patilerinin içi pembe pembe? Bana öyle bir sıcaklık ve sevgi sundu ki, tüm yaralarımı sağalttı neredeyse??

    Bu duygusal satırlar arasında küçük bir ayrıntıya takıldım. Necdet, kedisini şişmiş bedeniyle yatarken bulduğu anı tanımlarken, ?Tıpkı kanepenin üstünde mutlu mutlu uyuduğu anlardaki gibi patilerinin ucu içeri kıvrıktı yine? diyordu.

    Demek sevmişti katilini?

    * * *

    Kedilerle ilgili bu durumu yeni öğrenmiştim:

    Normalde sokak kedisi kendini saldırgan köpeklere karşı koruyabilirmiş.

    Bu direnci kıran tek şey neymiş biliyor musunuz:

    Sevgi?

    İnsanoğlu, eğer bir sokak kedisinin başını okşar ve ona şefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altında olduğunu zanneder ve sivri tırnaklarını içeri çekermiş.

    Ve vahşi köpeklerin azgın dişlerini gırtlağında veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmuş.

    Nedense Melek?in bahtsız yazgısı gibi bu bilgi kırıntısı da bana pek hazin göründü.

    Küçücük bir dokunuşta gardı düşen ve ölümcül yaralara açık hale gelen sarmanların kaderinde kendi aşk hayatımızın hülasasını buldum.

    Biz de Eros?un şefkatine sığınıp, sevdalanınca en mahrem zaaflarımızı ele vermiyor muyuz?

    Yıllar yılı ardına sığındığımız barikatların anahtarını gönüllü teslim edip, tırnaklarımızı içeri çekmiyor muyuz?

    Sevginin bizi kollayacağına, sarıp sarmalayacağına dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarımızı gönüllü kaldırıp, yaralarımızı açık hale getirmiyor muyuz?

    Sonra ne oluyor?

    Sevdamız en büyük zaafımıza dönüşüyor.

    Saçımızı okşayan elin bizi ilelebet kollayacağına inanıyor, tatlı sözlere kanıyoruz. Taklalar atıp, cilveler yapıyoruz.

    Ve en ummadığımız anda, en korunaksız halimizle yakalanıyoruz aşkın hoyrat yüzüne?

    Şefkatimiz katilimiz oluyor.

    Ders almak mı?

    Ne münasebet!..

    Daha son ihanetin yarası kabuk bağlamadan, yeni yaralar için aralıyoruz kalbimizin kapılarını?

    Zavallı bir kedi yavrusundan farkımız yok aşkın karşısında?

    Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sıcak dokunuşta çocukça uysallaşıp, her hayalkırıklığında ?köpek gibi? pişman olarak, her terkedişte acı çekip her dönüşte biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, ?Bir daha asla?larla ?Daima?lar arasında yalpalayarak yara bere içinde yaşıyoruz.

    O yüzden ?Melek?ler, içe kıvrık patilerle gömülüyor.

    Ve hayata ?Şeytan?lar hükmediyor.

    Belki de en iyisi kuyruğu her daim dik tutmaktır?

    Şefkate kanmış mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardını almış hayta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir…

    #100034629

    Hayat
    Katılımcı

    ?kuşlar toplanmış göçüyorlar
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?seni o kadar yakından görünce,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?hızla geçen otobüslerin ardından benzeşmek?
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?senaryocu bayanla bir bankta oturuyoruz
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?iyi anlarında sesin kalınlaşıyor.
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?baktım yeri toparlıyor ayak izleri
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?eşiklere oturmuş bir dolu insan
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?fazıl hüsnü diyor ki, ne diyor fazıl hüsnü?..
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?ortaoyunumuzun dekoru bir kağıt mendil
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?ve konsolun üstünde noksan bir gümüş kutu
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?uzaklardaydın, oracıkta öbür kıtada,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?ikinci bir parıltı var senin bakışlarında
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?kehanet adlı kısacık bir şiir buldum
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?yürüyoruz bütünlemeye kalmış bir sessizlikte
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?iki çay söylemiştik orda, biri açık,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?bir şey var, ancak makilerin orda söyleyebilirim,
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    ?an ki fıskiyesi sonsuzluğun
    keşke yalnız bunun için sevseydim seni?

    #100034631

    Konu: SENİ SEVİYORDUM

    grup forumunda İclal AYDIN

    Hayat
    Katılımcı

    Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi?
    Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
    İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri
    SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu
    Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte?
    Güldüğün zaman yukarıya bakardın;
    Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı?
    Ne güzeldiler sen bilmiyordun?
    BEN SENİ SEVİYORDUM?
    Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler
    Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu
    Geri dönüyordu, çoğalarak
    Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun
    Kalp ağrısı oluyordun,
    Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,
    Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,
    Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk
    Cesurduk?
    Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller?
    Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun?
    Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun
    Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra
    Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamlarıDerken bir gün uzaktan gördüm seni?
    Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı
    Kalbimi acıttı her zamanki gibi?
    Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun
    Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi?

    #100034607

    Hayat
    Katılımcı

    Ben seni yağan her yağmurda bekledim
    Üşüdüğün her anında yanında olayım diye
    Yalnızlıktan teni üşüyen kedi misali
    Bekledim sahillerde seni..
    Ben seni her yağan yağmurda bekledim
    Üşenmedim,şehrin gecelerinden bıkmadım
    Her istasyonda,her durakta,her ıssız sokakta
    Bekledim canım seni
    Çıkıp gelirsin ansızın diye
    Ben seni ağustos sıcağında kavrulurken,
    Çiçekler hasretle beklerken yağmuru
    Özlemle bekledim
    Bir damlaya susamış serçe misali
    Kanatlarıma binmişken elemin yükü
    Ben seni öyle bekledim
    Gelirsin diye..

    #100034475

    Konu: ANLASANA BEBEĞİM

    grup forumunda Okan SAVCI

    Hayat
    Katılımcı

    Sonra sen geldin…
    Bir yerlerden çıkıp doğdun ansızın
    Gözlerin sürgünüm oldu o anda
    Bunca zaman nerelerdeydin?

    O ilk anı aklımda tutuyorum
    Yüzünün saflığında kayboluşumu
    Ellerinin beyazlığında aklanışımı
    Ve hiçbir şey onu silmesin istiyorum.

    Gitme olur mu hep yanımda kal.
    Uykumda yanımda ol konuş benimle.
    Sesinin buğusunu bozmasın zaman
    Sana temiz bir yer açtım… Oraya dal!

    Ve hiç çıkma dinlen. Başını omzuma yasla.
    Kapa gözlerini düşlerde gezin.
    Bir şeyler ümit et içinde ben olayım.
    Küçücük yüreğimi al avuçlarına sakla!

    Yağmurlar altında çılgınca dans edelim.
    Dağılsın saçların bu şehrin en kuytusuna.
    Bursa rengini gözlerinden almış.
    Sevda diyorum… Anlasana!

    Her sokakta sen kokmalısın.
    Tenin sinmeli bütün caddelere.
    Oksijen gibi solumalıyım saflığını
    Son sevdiğim sen olmalısın.

    Şimdi geç kalmışlığın burukluğu içimde
    Ve rastlantıdan doğan aşkımsı yakınlık.
    Ne oldu bana hangi ormana düştüm? Ipıssız…
    Yemyeşil gözlerin büyüyor git gide!

    Seni sevmem an meselesi inan!
    Sende bir şeyler var? Bir öncekine benzemeyen.
    Sesine tutuldum… Gülüşüne…
    En güzel geçmişler bile, seninle yalan…

    #100034401

    Hayat
    Katılımcı

    Nisan yağmurlarıyla ıslandım sokaklarda
    Ağladım ikimize, senden çok uzaklarda
    Evim barkımdın benim, en son şarkımdın benim
    Gözlerinden içtiğim mavi rakımdın benim

    Bu dağ ne rüzgarlar gördü
    Ne çığlar, ne karlar gördü
    Beni hiç tanımamışsın
    Kaç yağmurda ıslanmışım
    Ne alevlerde yanmışım
    Beni hiç tanımamışsın
    Hadi git, bir ihanet borcum olsun
    Hadi git, anılar sende kalsın
    Hadi git, senin canın sağolsun
    Hadi git, sen de git…

    Düşümde yarattığım hayale sen demiştin
    Oysa ben seni değil, o hayali sevmişim
    Evim barkımdın benim, aşkta korkumdun benim
    Gözlerinden içtiğim yeşil (siyah) rakımdın benim

    Hadi git, bir ihanet borcum olsun
    Hadi git, bu şarkım senin olsun
    Hadi git, senin canın sağolsun
    Hadi git-me… n’olursun!

    #100034409

    Konu: MOR SALKIMLI SOKAK

    grup forumunda Fatih KISAPARMAK

    Hayat
    Katılımcı

    Seni düşündüm yine bu akşamüstü
    Gelmedin mor salkımlar sana küstü
    Umutsuz bekledim sabaha kadar
    O çok sevdiğin yağmurlar bile sustu
    Seni düşündüm de çıldırdım yine
    Kahrettim seni benden çalan geceye
    Seni sordum yastığıma
    Seni sordum boş odama
    Hesap sordum yumrukladığım duvarlara
    Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
    Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
    Ne çok severmişim
    Gidince anladım…
    Bu serseri gecelerde sana ağladım
    Bu akşamda sensizliği anılara sarıp içtim
    Kaybettikten sonra anlıyor insan
    Meğerse hiçkimseyi senin kadar sevmemişim
    Bir dönsen
    En güzel yerinde biten o rüya
    Yeniden yaşanır istesen
    Yıldızları sermez miyim ayaklarına
    Geldiğin yollara toz olmaz mıyım
    Yine şafak söküyor
    Uykuların unuttuğu gözlerim yine tavanda
    Ne vardı diyorum
    Ah bir dönseydin son anda
    Şarjörüme hasret sürdün sazımın
    Şimdi hüzün işgalinde yüreğim
    Ve ben hala
    Mor salkımlı o sokakta
    Bıraktığın yerdeyim
    Ekmeğimi sen bölersen çoğalırdım
    Kaçıp sana sığındığım geceler
    Pazarlıksız düşlerimdin
    Gel de
    Yine bir kuş dirilsin küllerimizden
    Ekmekle tuz olsun yeter ki sen ver
    Türküler kondurayım dudaklarına
    Karımsın
    Öteki yarımsın
    VE DE SEVMEK KADARIMSIN
    Mor salkımlı o sokakta ellerimi tut
    Okşa yine saçlarımı dizinde uyut
    Ne çok severmişim
    Gidince anladım
    Bu serseri gecelerde sana ağladım…

    #100034416

    Konu: DEMEK GİDİYORSUN

    grup forumunda Fatih KISAPARMAK

    Hayat
    Katılımcı

    Demek gidiyorsun?
    Ben bunu hakketmedim!
    Ne varsa aşka ve cesarete dair
    Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek!!
    Git??..
    Oysa
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Vurup alnıma kavgayı
    Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı
    Akşamlarım olmuştu ve kuduz gecelerim
    Göz yaşlarım ağlarken
    Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
    O gün bugündür tetikte bir ömrün son kurşunusun
    Hiç aklıma gelmezdi gülüm
    Buda bana ders olsun!!!!
    Demek gidiyorsun?
    Böyle olsun istemezdim oysa!!
    Hazin vedaların bu baş dönmesi
    Cellat kırmızısı bir hüsrandı yollarda.
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler
    Eyvahhhhh??.
    Esmer bir ağadı bileylemişsem
    Cinnetin ucunu yakmışsam bir kez
    Cehennemin nizamiye kapısındaysam
    Ateşten bir nehre dönen bu isyan
    Hep o gül yangınına kanat çırpar
    Ve en korsan şarkılar yüzünü şarapla yıkar.
    Gidiyorsun demek?
    Ben bunu hakketmedim!!
    Ne varsa aşka ve cesarete dair
    Sırtlayıp o büyük yangınınla git.
    Hadi durma,gençliğimin vebalini,
    Ve sevgisiz hayatımızın bedelini ödemeden git..
    Bu şiiri sana armağan ettim
    Yanına almayı unutma sakın
    Issız gecelerde okur ağlarsın
    Kimseler görmese de kanarsın gülüm
    Neler çektiğimi o gün anlarsın!!!
    Sonbahar yağmuruyla ıslandım sokaklarda
    Ağladım ikimize senden çoook uzaklarda.
    Şimdi hüzün makamında bütün şarkılar
    Bu yorgun ses,bu kör lamba,bu ateşi sönmüş soba
    Tanığıdır yanlızlığın,pişmanlığın tanığıdır.
    Çünkü,çünkü benim kitabımda, aşk bir defa yaşanır..
    Demek gidiyorsun?
    Git????????..
    Bir yanda ölümün alnındaki ter
    Bir yanda suya düşen sardunya
    Ve sabahın saçlarındaki kırağı kadar ışıyorsun
    Hadi durma,
    Sırtlayıp o büyük yangının vebalini
    Ve sevgisiz bir hayatın bedelini ödemeden git.
    Bilirsin,gecenin en karanlık olduğu an
    Sabahın en yaklaştığı zamandır
    Ve hiç bir şey hakkında bildiğimiz her şey
    Aslında YALANDIR?.
    Demiştim ya?
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Vurup alnıma kavgayı
    Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı,
    Hüzün sarısı yapraklarını
    Akşamlarım olmuştu,kuduz gecelerim
    Göz yaşlarım ağlamıştı
    Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
    Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler.
    Demek gidiyorsun?
    Git?
    Bu şiiri sana armağan ettim
    Yanına almayı unutma
    Belki soban sönmüş,kitabın bitmiş,dizlerinde battaniye
    Yanlızlığın iç çekişini duyarsın
    Paketteki son sigaran
    Ve titrek bir mum alevi hüznüyle geçmişe dalarsın
    Kimseler görmese de kanarsın gülüm.
    Sende yanarsın?

    #100034369

    Konu: AKŞAMÜSTÜ

    grup forumunda Birkan AŞKAN

    Hayat
    Katılımcı

    Severdim kentlerin yağmuru bekleyişini

    Eskimiş bir limana sarılan çocuksu bulutların bıraktığı hüzünleri,

    Ayaküstü yaşama bağlanan yüreklerin çığlığında yazılan

    Kayıp şiirlerin gözyaşlarında kaybolan

    Yalnızlık bekleyişlerini

    Korkuyla bir olup uçan kuşların kanatlarına

    Ve bambaşka bir dünyanın bambaşka yaratıklarına,

    Bıraktığım bir iz gibi sis dolu gecelerin karanlığında,

    Severdim,

    Ellerine sımsıkı sarılırken umut dediğim yarınlarına

    Umutsuzluk içinde diz çökerken

    Ve bir hüznü getirip boynuma dolarken,

    Kimsesizce yaşadığım ve yaşlandığım çıkmaz sokakların

    Takvim yapraklarına yenik kıyılarından sessizce geçerken,

    Ağladığım sayfalarda,bir oyun gibi çocukluğumu karalarken

    Severdim elbet yağmurların kentimi özleyişini,

    Denizde kaybolan ayışığının renginden kaçarken gölgelerim,

    Ve ben insan olduğumu anlamışken,anlatamamışken sana

    Yazamamışken,

    Dokunamamışken böylesine özgürce ellerinin sessizliğine

    Öpememişken dudaklarının sınırlarıma vuran kıyılarından

    Özleyememişken,

    Ve şafak rüzgarlarında,

    Hiçbir düşünceye yakalanmamışken bir başıma,

    Severdim derdim,öncesi olmayan öfkelerime bıçaklanıp

    Dönerdim yalınayak çıplak yalnızlığıma,

    Bomboş bir sayfada aranan küçük bir nokta gibi

    Ötesinde ne sırların saklandığı batık bir kalyon pasında,

    Çürümemişken daha ayaklarım,

    Ve koparılmamışken kollarım,

    Dinlemekten yorulmayacağım sevda şiirlerini

    Hep severdim,

    Hep özlerdim,gözlerim önüne bir bir sıralanan

    Bir bir kaybolan gölgelerin matlaşmış ayrıntılarını

    Ve ben

    Senin olduğumu gecelerce

    Sana böylesine kolay anlatamamışken,

    Severdim çıkmaz sokaklara yağan yağmurların sesini

    Dinlerken sessizce,

    Ve ben,adammışım insanmışım kendimce,

    Yarına bugünden daha yakın,

    Bugüne yarından daha uzak,

    Küçücük bir noktaymışım,yalnızlığın ıssız caddelerinde

    Bu kentte,

    Yağmurlu bir çıkmaz sokakta,

    Son kez bakarken gözlerine,yüreğimin donukluğundan

    Tanıştığımız gibi bir akşamüstü kaldırılmışım….

    #100034370

    Konu: ALIŞIYORUM GALİBA

    grup forumunda Birkan AŞKAN

    Hayat
    Katılımcı

    Bakıyorum,

    Vakit geceden çıkmaktadır yollarıma,

    Gözyaşı dökülürken sonbahardan uykularıma,

    Bekliyorum yalnızlığı bir köşebaşında,

    Yalnızım diyorum kendime,yalnızlık bile değil,

    Görüyorum,

    Aşkım boğuluyor yüreğimin sığ sularında,

    Hayallerim bembeyaz bir duman,sigaramda,

    Alışıyorum galiba yavaş yavaş bu hayata da,

    Alıştım diyorum kendime,kendimden bile değil,

    Sonra,

    Bu şehrin dışında mantar gibi bitiyor zenginler,

    Şehrin dışına aşık,şehrin dışında sürgün,

    Koskoca bir şehri tüketerek,

    Büyüyor sevdaları sinemalarda,

    Öpüyor kalabalığı ayakları,

    Ölüme kadar aşk nedir,

    Sevda nedir bilemeyerek,

    Bakıyorum,

    Saçları marley cilasından filintalar dolanıyor ortalıkta,

    Öylesine seviyorum ki cakalı gülüşlerini,

    Zamana zamansız kalan havalı yürüyüşlerini,

    Bir kez olsun anlayamıyorum,yaşayamıyorum

    Ama yaşamadım demiyorum,diyemiyorum

    Hep aynı bankanın önünde oturuyor sakız satan dede,

    Kimse bakmıyor belkide yüzüne,

    Sakız satıyor,dilenmiyor,selpak satıyor

    Bu şehirde çürüyen gençliğine,

    Gözlerim ıslanmış sokaklarında arıyor seni,

    Ey imgesi parçalanan yalnızlık,

    Bir gerçek gibi,bir gerçekten yalanlanır gibi,

    Teknoloji muhtırası,

    Poz keserken nice sahte yüzlerde,

    Aşk’ı,sevdayı anlamadan kaldırımlarda öldürür gibi,

    Seni gökyüzünde suskun bir bulut,

    Yeryüzünde olmayan bir umut gibi,

    Arıyorum ey yalnızlık,

    Gece oluyor,saatim hep rölanti,

    Alışıyorum galiba,

    Yüreğime tenha vurgunu yağmurlarıma,

    Alışıyorum diyorum hep,

    Bu şehirdeki aynı kaldırımlarıma,

    Sonra,

    Yaşadım demiyorum,

    Diyemiyorum içimden geldiğince,

    Düşmüşken bu şehrin,

    Dışında kalan nice sevdalarıma…

    #100034379

    Konu: MEVSİMSİZ

    grup forumunda Birkan AŞKAN

    Hayat
    Katılımcı

    Kapandı şehrin kapısı,

    Soluksuz gecede, /Hiçbir günahta eskitilmeyen,

    Işıkları yandı kaldırımların,

    Göç zamanı,

    Sevdiklerim durur karşıma,

    Avare ruhun çıkmaz sokakları,

    Yasaklanmış aşkların,

    Sonsuz geçitlerinde kayıp,

    Olasılık bayramları, /Yortulan sessizlik,

    Tuvalde renksiz,

    Yakamoz vurgunu,

    Cümleler tutulması, /Serin sularında,

    Yelkensiz,

    Bir nefeslik düş kaldı içimde,

    Gelişimde utangaç,

    Gidişimde mevsimsiz…

    #100034313

    Hayat
    Katılımcı

    Bir yalnızlık büyütürdüm saksıda
    kalandı çok eski günlerden
    bir bana yetsin, hıncımı arttırsın
    aşkımı pekiştirsin diye sevince.
    Günüydü, gelip durdu hüznümün önünde
    gidilmemiş bir saklı deniz sandım.

    Kıpırdamazdı yapraklar geceyle
    tüketirdi çiçeği, kuşu sevdiremeyen konyak
    bana neydi gülmeler, şarkılar
    otobüs durakları, alandaki kalabalık
    geldi durdu, alana merhaba dedim.

    Bir göz bozgundur yerine göre
    vururdu pencereme rüzgâr,
    ben hep öyle bir gözdüm
    çığlığını kendine saklayan.
    Düş kurmazdım, beklemezdim şurda burda,
    çiçek demetleri, bisikletler geçmezdi
    apansız geliverdi sokağıma.

    Hıncım bana kalsın gayrı
    sen yalnızlığımı götür.
    Bana çay demlemeyi öğret
    elimi yüzümü yıkamayı,
    ağzıma rakı koydurma.
    Hıncım bana kalsın diyorum
    çünki ben bu kenti kendimde büyüttüm
    bir barbarın vahşi ateşiyle,
    çünki yapılarının taşında onulmazlığım
    çünki şarkılar kanımın bedeli.

    En sevdiğim kelimeler gibisin
    örneğin öfke gibi
    hani bir zamanlar
    dağda ve sokakta açan.
    Örneğin umut gibi
    günde, gecede yitip durduğumuz
    zeytin dalını dal eden.
    Örneğin aşk gibi
    denizlerin üzerinde yürüten.
    Örneğin kavga gibi
    yüreğimi sıkı, saçlarımı kara tutan
    kayaları yumuşatan kavga gibi.

    Denizler benim kadar kıpırdayamaz
    bak şimdi parklardayım
    bir çocuğun menevişli gözlerinde.
    Hüzünleri bırakmanın günü
    günü çığlığı olmak dünyanın,
    hüznümü iki kat ediyor ama
    gecede alnıma dayalı alnın…

    #100034309

    Hayat
    Katılımcı

    Yağmur da var
    Çok sevdiğim rüzgar da
    Bugün Pazar
    Daha uyanmadı komşular
    Damların üzerinde kuşlar
    Daha rahatlar
    Radyolarda eski şarkılar çalıyorlar bu saatlerde
    Gönül penceresinden ansızın bakıp geçenlere doğru
    Yağmur da var
    Çok sevdiğim rüzgar da
    Daha uyanmadı komşular
    Bugün Pazar ve ben seni çok özledim

    Dışan çıkmak istiyor canım
    Tek başına haytalık etmek
    Islanmak Pazar sabahında yağmurda
    Boş caddelerde dolaşmak
    Vitrinlerine bakmak mağazaların
    Sinemaların afişlerine
    Sokakların isimlerine

    Telefon kulübelerinde uyuyan çocuklara
    Bir merhaba demek sessizce
    Sahilde martılara simit atmak
    Otobüslerin ilk seferlerine binmek
    Gitmek istiyor canım
    Hayatın gittiği yere?

    Islık çalıp şarkılar uydurmak kendi kendine
    Fırından taze ekmek alıp
    Buğusunu çekmek içine
    Ve ben seni çok özledim

    Tam böyle bir şey
    Çiçeğe su yürümesi
    Bebeğin ağlaması
    Toprağın uyanması
    Yağmurun yağması
    Ateşin sıcağı
    Bu Pazar sabahı

    Tam böyle bir şey
    Bir sabahçı kahvesine uğramak
    Bir bardak çay
    Taze dem kokusu
    Hayatın atardamarlarında dolaşmak
    Bölmeden şehrin uykusunu
    Bir siir yazmak

    Pazar bulmacasının boş karelerine
    Şiirde tam da bunu anlatmak delice
    Tam böyle bir şey
    Hesapsız gölgesiz bedelsiz kimsesiz
    Bir şiir yazmak
    Bir bardak çay içmek
    Sokaklarda gezmek
    Yağmurda ıslanmak
    Ve ben seni çok özledim!.

    #100034240

    Konu: ÖZLEME DAİR

    forumda Can DÜNDAR

    Hayat
    Katılımcı

    Ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir?

    Beynimi uyuşturuyor özlemin?

    Çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.

    Yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor.

    Sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü?

    Nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken? ya da kolyeni çözdüğümde kollarıma atlarken?

    Hasta olduğunda, o korkunç kriz gecelerinde günler, geceler boyu nöbet tuttuk başında? o şen kahkahalarına yeniden kavuşabilmek için sessiz dualar ederek?

    “Atlattı” müjdesini kutlarken yorgun bedenindeki yaraları okşayarak, doktorun böldü sevincimizi:

    “Yaşayamaz artık bu evde? yüksek binalar ve beton duvarların gri kentinde” dedi, “O gitmeli? ve kendine yeni bir hayat çizmeli?”

    Bilsen, ne zor gitmen gerektiğini bile bile “Kal” demek sana?

    Ne zor, senin için ebedi mutluluğun beni unutmandan geçtiğini bilmek?

    Gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğumuzu görmek ve sana bunları söyleyemeden “Git artık” demek?

    “Beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa” demek sana ne zor?
    Sesimi, kokumu çekip alıvermek beyninden, sesin, kokun hâlâ beynimdeyken?

    ? seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden?

    ? yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek?

    ? ve sonra kendi ellerimle bindirip seni yabancı bir arabanın arka koltuğuna, birlikte güneşlendiğimiz onca yazı, yanyana titreştiğimiz onca kışı, paylaştığımız bunca acıyı, onca kahkahayı ve bütün o uzak yeşillikleri katıp yorgun bedeninin yanına, arkandan pişmanlık gözyaşları dökmek ne zor?

    ? ne zor hiç tanımadan seni emanet ettiğim bir şoföre “Hızla uzaklaş buradan ve gidebileceğin kadar uzağa git” demek?
    ? yokluğunu beklemek, ne zor?

    Bunları düşündükçe, şu anda uzakta bir yerlerde üşüdüğünü sezinleyerek panikliyorum. Bütün engelleri aşıp terkedilmiş caddeleri, kimsesiz sokakları. yalnız bulvarları arşınlayarak sana ulaşmak, sessizce başını okşamak, kulağına sevgi sözcükleri fısıldamak ve yavaşça üzerini örtmek geçiyor içimden?

    Paylaştığımız bir mazinin, yitirdiğimiz bir geleceğe dönüşmesinden hicran duyuyorum.
    Gizli gizli hüzünlendiğim akşamlardan birinde, terketmişlere özgü bir terkedilme korkusunu da yüreğimin derinlerinde duyarak sana koşmak, yaptıklarım ve daha çok da yapamadıklarım için özür dilemek ve “Geri dön bebeğim” demek istiyorum:”Geri dön? kulüben seni bekliyor?”

    #100034257

    Hayat
    Katılımcı

    İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam…
    Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam…
    Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam…
    Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa…
    İçtiğim çayın şekeri, sigaramın dumanı, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan…
    Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa…
    Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam…
    O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam…
    Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam…
    Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam…
    Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam…
    Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam…
    Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp ‘Neden geçmiyor bunlar’ diye hayıflanıyorsam…
    Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam…
    Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam…
    Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam…
    Seninle ilgili planlar yapıyorsam…
    Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam…
    İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup ‘Biz olsaydık böyle yapardık’ diyorsam…
    Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam…
    Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam…
    Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam…
    Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam…
    ‘Hayatının en anlamlı şeyi ne’ diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam…
    Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir…

16 ile 30 arası 15 sonuç (toplam 502) görüntüleniyor