Şiirname – Kültür – Sanat – Edebiyat – Şiir – Şairler ve Şiirleri Forumlar Arama 'bir baska seviyorum seni' için arama sonuçları

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 60) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034866

    Konu: NENE

    grup forumunda Ali İHSANOĞLU

    banucukk
    Katılımcı

    Beni bana bırakan, benle sınayan,
    Çoğulu olmayanın tekini seçmemi isteyen,
    Olmayanı bilmemi, bilinmeyeni yorumlamamı…
    Ah nenem güzel nenem, ağlayan, susan, seven…
    Geçmişi sorgulamak kadar, geleceği yorumlamak,
    Gündüzün ağlamak kadar, gece uyumakta zordur bir bilsen.
    İlkbahardan susuz, erimiş kardan öksüz gül,
    Yazı yaşar, sonbahara erişir mi sanırsın.
    Ağlıyorum, ağrıyorum, bekliyorum ki… işte
    Sonumun başını, başlangıcımın sonunu yaşıyorum.
    Çünkü seni seviyorum, seviyorum nene.
    Sitemin hak. Yalvarışın hak, bekleyişin, bilişin…
    Sen büyüttün beni, sevmeyi çünkü sen öğrettin.
    Seninle tattım sevilmeyi, anlamayı, anlaşılmayı.
    Dur anla. Anla ki susuzluğum dinsin, sensizliğim bitsin.
    Çünkü seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki anlamı olsun göz yaşımın, yaşamımın, yarınımın
    Anla ki anlamı olsun yağmurun, güneşin, gün yüzünün, gül yüzünün
    Zor anlarımda hep vardın çünkü, en derinimde, hislerimde…
    Sevgi ihtiyacım, tükenmeyen enerjim, bitmeyen türküm
    Gururum, şefkatim, onurum…
    Sen varken anlamı var ilkbaharla yağmurun,
    Hayatın cemresi, karın erimesi, toprağın canlanması nenem.
    Sen varken anlamı var gurbetin, uzaklığın, yakınlığın…
    Acı çekmenin, soğukta yatmanın, yumurta yemenin.
    Sen varken anlamı var sebepsiz beklemenin.
    Seninle anlam bulur, gökyüzünde rahmet taneleri, inci perileri.
    Seninle bir başka anlamı olur, köyün, dağların, çiçeklerin…
    Bir kuzunun dağda dolaşması annesiyle, özgürce.
    Dolaştıkça vardığı tek yerin annesi olması,
    Vakitsiz, kaygısız, korkusuz ve hesapsızca,
    En iyi sen anlarsın, kuzuların hasretini, otlaktan dönerken kavuşmasını.
    Yalnızlıklarını, bağırışlarını, çaresizliklerini sen bilirsin.
    İşte ben, yani o kuzun, kızgınlığın, susuzluğun. Ve sen…
    Sana çıkıyor gittiğim ve geldiğim tüm yollar, kurduğum hayaller.
    Bitirdiğim ve başladığım her şeyde, yorgunluğumda,
    Olduğum yerde sen varsın, yüzümdeki çizgilerde, gece iniltilerimde
    Dilimdeki nağmelerde, sözümdeki sadakatte,
    Sana çıkıyor bütün isteklerim, arzularım, ümitlerim,
    Anla işte, seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki, ben de anlamımı bulayım, ayağıma kavuşayım. Ellerimle tutayım.
    Anlamsızlığın ne anlama gelmediğinden kurtulayım.
    Anla, ki ben seni seviyorum, seviyorum nene.

    #100034824

    Pelin
    Katılımcı

    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Zaman sensin
    Kadındır zaman sevilmek özlemi duyar
    Aşıklar eteğinde otursun ister
    Bozulacak bir entaridir zaman
    Perçemdir sonsuz
    Taranmış
    Bir aynadır buğulanan buğuları dağılan
    soluklarla
    Zaman sensin uyuyan uyandığım şafakta
    Sensin bıçak gibi geçen boynumu
    Geçmek bilmeyen zamanın işkencesi oy
    Mavi damarlardaki kan gibi durmuş zamanın
    işkencesi oy
    Hep doyumsuz arzudan daha da beterdir bu
    Daha da beterdir bu
    Sen odada yürürken gözlerin susuzluğundan
    Korkarım hep bozulur diye büyü
    Daha da beterdir bu senle yabancılaşmaktan
    Başın
    Kaçak dışarda ve yüreğin başka bir çağda oluşu
    Sözcükler ne ağır Tanrım anlatırken bunları
    Arzunun ötesinde erişilmez yerlerde bugün aşkım
    Sen şakağımda vuran duvar saatisin
    Sen solumazsan eğer ben boğulurum
    Duraksar ve tenime konar adımın

    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Dudağımdaki
    Her söz dilenen bir yoksulluktur
    Bir yoksulluktur ellerin için bakışında kararan
    bir şeydir
    Bundandır sana sık sık seni seviyorum demem
    Boynuna takacağın bir tümcenin saydam
    kristalinden yoksunum
    Şu sıradan sözlerimi hor görme Onlar
    sade bir sudur ateşte o sevimsiz gürültüleri
    yapan

    Bir büyük sır söyleceğim sana Beceremem ben
    Sana benzer zamandan sözetmeyi
    Senden sözetmeyi beceremem ben
    İnsanlar vardır hani istasyonlarda
    El sallayan tren kalktıktan sonra
    Yani ağırlığıyla göz yaşlarının
    Kolları yana düşer onlara benzerim ben.
    Bir büyük sır söyleyeceğim sana Korkuyorum
    senden
    Korkuyorum ikindilerde seni pencerelere götüren
    şeyden
    Korkuyorum davranışlarından söylenmedik
    sözcüklerden
    Hızlı ve usul geçen zamandan korkuyorum
    senden
    Bir büyük sır söyleyeceğim sana kapıları ört
    Ölmek sevmekten daha kolaydır
    Bundandır yaşamanın sancılarına yönelmem
    Sevgilim.

    #100034247

    Hayat
    Katılımcı

    Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu… Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen, bütün yıldızlar sen… Bir sanat eserisin, bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın, ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar, gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki…
    Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen… Hiç bitmeyen serüven… Günümün en keyifli anı, uykumun en tatlı rüyası… Seni soluyorum, havadasın. Seni kokluyorum, doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar. Seni yaşıyorum, canımdasın. Canımsın… Sarılsam sana, bin yıl geçse, bir an bile ayrılmasak… Ten tene, yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak… Ağaç ağaç gezip, yeşersek, açsak. Yere düşsek, kalksak… Seni bilsem, bir tek seni. Seni görsem, bir tek seni… Sesin sarhoş etse beni… Öyle içimdesin ki…
    Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim, veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman, istemem. Seninle yeniden doğdum, yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı, sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim, kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti, artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim, hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun, aşk dolu bir yol… Öyle aklımdasın ki…
    Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi, zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa, bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor, kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak… Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor, ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki…
    Sen ol, hep ol, benimle ol, bende ol… Sendeyim ben, yüreğimi koydum yüreğinin üzerine. Aşk bu, başka isim arama. Hem de en koyu, en deli, en tutkulu… Öğreneceğim çok şey var sana dair. Bilmediğim çok şey var. Ama bir şeyi öyle iyi biliyorum ki… Seni öyle çok seviyorum ki…

    #100034248

    Hayat
    Katılımcı

    Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın.
    Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
    Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim.
    Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
    Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
    Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
    Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
    Sevdim işte ötesi yok…

    #100034261

    Hayat
    Katılımcı

    Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına! Ya hep kal benimle yada söz etme gidişlerden, yada silinsin isminde cismin de Oynama benimle, dengemi bozuyorsun Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin sen
    Bittiyse heyecanın bileyim ben de ‘seni çok seviyrum’ diye başlayan ve ‘Ama’ ile devam eden cümleleri duymakan bıktım Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin Üstelik bir cümlede ‘Ama’ varsa bir önceki yargının hiç bir hükmü yoktur ‘Seni çok seviyorum ;ama, birlikte olmamız imkansız İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir Bahanelerin arkasına sığınma
    İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonra da hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum
    Böylemisin sen de? Gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz, hadi konuş Söylemek istediğin ne varsa
    İki çift sözü haketmedimi bu aşk? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok?
    Ah ben, niye yanılıyorum hep? Niye tam “işte bu” dediklerim sömürüyor aşkımı? Biraz daha mı katı olmalıyım? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum Bu devrin insanı değilim ben Oyun çeviremiyorum,hesap yapamıyorum Ban ait olmayan kişilere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, ve hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz İyide hep beni mi bulacak bunlar?
    Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiç bir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşe bileceğini
    Sen gözlerini kapıyorsun, sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun Her şey senin çevrende şekillenmeli, ve herşey sana göre düzenlenmeli Beceremiyorum, kusura bakma
    Aşk, tam teslimiyet ister, Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın “Bir yanım dışarda kalsın” dediğin noktada aşkı boğarsın Yok edersin o güzelim duyguyu Bu yüzden hep cesurların işidir aşk Kaşışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez Aşk; saf, duru insanları sever Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamaz Arınmalısın En saf, en duru halinle dönmelisinki yaşaya bilesin aşkı Kısacası sevgilim, sana göre değil bu iş SENİN YOLUN AÇIK OLSUN, BIRAK AŞK BANA KALSIN…

    #100034295

    Konu: TEDİRGİN

    grup forumunda Mehmet COŞKUNDENİZ

    Hayat
    Katılımcı

    Belli ki çok beklemişiz birbirimizi.
    Belli ki acıların süzgeçinden geçip öyle damlatmışız sevda damlalarını
    birbirimizin üzerine.
    Şimdi bundandır tedirginliğimiz.
    Ama bilirsin, aşk sevmez tedirginliği.
    Ya tam açacaksın yüreğini, ya hiç yeltenmeyeceksin. Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin.
    Bambaşka diyarların sakini, başka başka yolların yolcusuyken nedir bizi karşılaştıran şey?
    Nedir bir anda hayatımızı değiştiren şey? Aşk elbette…

    Aşkı bulmak zordur yar…
    Öyleyse kıymetini bileceğiz aşkın. Bir kez buldun mu yapışacaksın yakasına.
    Ellerini bir saniye bile ayırmayacaksın aşkın üstünden. Bir çiçek gibi sulayacaksın. Büyüteceksin.
    Öyle uzaktan bakmayla yaşanmaz aşk. Ruhunu adayacaksın. Beni düşündüğünde bedenin titreyecek,
    ellerin titreyecek, yutkunamayacaksın. Ayrılık fikri deli edecek seni. Yokluğum aklına geldiğinde
    bir taş gelip yüreğine oturacak, ağırlığının altında ezileceksin.
    Yerinden kalkamaz hale geleceksin.
    Düşünemeyecek, konuşamayacak hatta ağlayamayacaksın.

    “Seni Seviyorum” dediğinde bunu sadece dilinle değil, yüreğinle, gözlerinle de söyleyeceksin.
    Ben, beni sevdiğini senin söylemenle değil gözlerine baktığım zaman anlayacağım. Ancak o zaman inanacağım.
    Birlikteyken unutacaksın dünyayı.
    Sadece bana ait olacaksın, ben de sana…
    Birbirimizden başka hiçbir şeyin
    önemi olmayacak. Sana dokunduğumda kanın hızlı hızlı akacak. Yüreğin deli gibi çarpacak.
    Nefes nefese kalacaksın. Ve sanma ki senden farklı olacağım ben de… Bin kilometre ötede olsan “gel” dediğinde,
    koşacağım sana, merak etme.

    Bir tek gün bile bırakmayacağım elini.
    Yanımda olmasan aklımda olacaksın,
    baktığım her yerde seni göreceğim.
    Ben aşktan bunu anlıyorum işte. Sıradan olamadım hiç.
    Birkaç sevgi sözcüğüyle geçiştirilecek aşklar bana göre değil. Yaşayacaksam, doya doya yaşamalıyım aşkı.
    Her hücreme girmelisin. Aşk kaçağı değil, aşk mahkumu olmalısın. Şimdi bırakalım tedirginliği bir kenara.
    Kenetlensin ellerimiz ve aşk bizi alsın kollarına…

    #100034168

    Konu: AFFEDİN BENİ

    grup forumunda Serkan KURT

    ddnzsk
    Katılımcı

    Kırmızı bir şarap, ayaklarımı ıslatan dalgalar ılık esen rüzgâr. Sessizlik, bir tek yoksun. Şikâyetçi değilim ayrılığın o vahşi tadını seviyorum. Çünkü ayrılık olmasa kaçacağım bir deniz kıyısı olmayacak ve ben ruhumu dinlendiremeyeceğim. Bekli de kimsenin hayatına dahil olmak istemiyorum, yeterince çaba göstermiyorum. Hayallerime sığdıramıyorum kimseyi atımın arkasına bindireceğim siyahlara bürünmüş, siyah ojeli bir prenses yok sanırım.
    Ve ardımda bıraktığım kadınlar, küfredebilirsiniz bana, sokakta beni gördüğünüzde elinizde başka bir elle hiçbir şey yaşanmamış gibi davranabilirsiniz, kırılmam.

    Ya da yıllar sonra ?Serkan tanıdın mı beni?? diye sorduğunuzda pardon sizinle yatmış mıydık dediğimde o? çocuğu diyebilirsiniz hakkınız.
    Ya da hiç bunları düşünmeden benim aşktan bir bok anlamayan adam olduğumu düşünüp affedebilirsiniz beni?

    #100034059

    Konu: FOTOĞRAFLAR

    grup forumunda Serkan KURT

    ddnzsk
    Katılımcı

    Çocukluğumdan kalan birkaç fotoğraf var beni heyecanlandıran. Kırmızı bir bisiklet, babamın bana alması için ağladığım, küstüğüm kırmızı bisiklet. Selesinde o güneş saçlı yüzü kirli çocuğu taşıyan. Bir de bayramlıklarım var benim, pabucum, pantolonum, kazağım. Bayramın erken olması için uyuduğum akşam güneşi. Çocukluğumdan kalan birkaç fotoğrafım var benim.
    Şimdi sen heyecanlandırıyorsun beni, yeleleri rüzgâra sığmayan, ruhu bedenine dar gelen. Her şey normal, her şey hayat içindir senin için. Sevdiğini bir çırpıda buruşturup atabilen. Kendine güveniyorsun, güvenmelisin elbet. Tüm kapıları açık bırakan sen, hayatını fallarda arkadaş masallarında harcayan sen. Umudumu törpülerken senin hayallerin sığmıyordu bu kente. Yaşamak azgın bir nehirde duru bir su gibi, yaşamak dikenlerin olduğu bir bahçede asil bir gül gibi…
    Ben de çıkarım hayatından, elbet sen de gidebilirsin. Başka kentlerde başka insanlar, kirli çarşaflar, yine gidersin başka kentlere, nasıl olsa hayat yeniler kendini, kirlenen beden değil hayattır deyip aldanırsın. Oysa hayatı kirleten bizleriz. Sonra, çok sonra aynaya baktığında o parlayan gözlerin artık yoktur. Arkana dönüp bakmaya korkarsın, bedenin tükenir. Artık parlayan gözlerle “Seni seviyorum,” diyen de kalmaz. Özlersin seni sevenleri, çocukluğunda bıraktığın oyuncaklar gibi. Şarap içersin, dağınık evine girip sevişirsin, sabah mutsuz bir kadın bakar aynaya, yorgun bir kadın. Kenti alt üst edip alışveriş yaparsın. Sonra yine bir barda alkol kurbağalar ve sen…
    Mutsuz olma kadın, bir rüyadır bu hayat, karabasan olmasın hiç bir şey. Ve bu adam gidecekse senden, hiç almadığı o renkli dünyanı sana geri verip siyah beyaz dünyasında yaşayacak. Küçük teknesinde şarabını yudumlayacak hiçbir zaman geçmiş diyemediği seni geleceğim diyerek yakamozlar düşürecek yüreğine. Birkaç damla gözyaşı süzülecek yanaklarından, yalnızca senin gördüğün o gözyaşlarını bir daha göremeyeceksin. O yeşil gözlerimden dökülen gözyaşlarını da özleyeceksin. Kim bilir umurunda olmayacak belki de. Sen başka tenlerde yaşarken ben siyah beyaz dünyamda balık tutacağım. Ki bu gidiş diğerlerinden uzun olacak hiç gelmeyeceksin belki de. Ama ben bekleyeceğim. Şimdi gidiyorsan, bil ki ağlamayacağım, hiç dokunmayacağım başka tenlere, öpmeyeceğim dudaklarından, bu kenti diğerlerine bırakıp anamın huzurlu dizlerinde uyuyacağım. Biliyorsun ondan daha büyük sevgiyle dokunan yoktur, yalan yoktur sevgisinde, durudur. Ve inan yatağım boş kalacak.
    Ve sen, her şeyim; gözlerinde çocuklar misket oynuyor, hiç gördün mü onları? Bıraktığın bu eller ve yeşil gözlerim hiç unutmayacak, yanılma!
    Gidiyorsan her şeyini al ve git. Seni çocukluğumdaki kırmızı bisiklet gibi hiç unutamayacağım, yırtık sararmış bir fotoğraf olarak kalacaksın. Baktığımda beni yaralamayan huzurlu bir deniz olacaksın.
    Şimdi git, fotoğraflar bende kalsın…


    ddnzsk
    Katılımcı

    Senin ucuz bir fahişe olduğunu biliyordum Bana söylediğin tüm yalanları da Ben sarı yapraklı yollarda dolaşırken marinada denizi izlerken sen ucuz barlarda kahkahalar atıyordun Şimdi her şey bitti ağır ağır Yok oluyordu hüzünlerde Sevgilerde bitiyormuş İnsan geç anlıyor bazen geç kalıyor yüzüne tükürüyor gerçekler şiddetle Seni sevmek bir hata değildi insan bir fahişeyi de sevebiliyordu Sözler aşkta tutmuyordu laf geçmiyordu doğru yanlış yoktu aşkta, kalbinin ardından sürükleniyordun uzunca Ve bitmeyen yollara rehber oluyordun karşına çıkacaktan habersiz Gidiyordun yol iz bilmeden
    Şimdi sus sesini duymak istemiyorum aynı kaldırımlarda karşılaşmak bile İçimdeki ses sadece iyi ol diyordu fahişe Bir gün sende anlayacaktın ama, zamana kurban gitmiş eskimiş bir eski eşya gibi görünmek istenmeyen bir yere konulacaktın sonra unutulacaktın orda İşte o zaman anlayacaksın beni Eski bir eşya gibi unutulduğunda Sigaralara ve şarap kadehlerine sarılacaksın ucuz şaraplar içeceksin Renkli dünyandan sana bi bok kalmayacak?
    Ben aynı adam yeşil gözlerinde umutlar saklayan belki canım çok yanacak seni böyle görünce Ama ben yine o sarı sararmış yaprakları toplayacağım denizi izleyeceğim Hiçbir şey değişmeyecek, belki acılarım dinecek, biraz daha büyüyeceğim? Yerine bir başkasını sevmek belki zor Sana bakıyor gibi bakmak sana dokunur gibi dokunmak ellerini hissetmek Ve yüzümde tebessüm oluşturan her şeyi bir başkasında aramak Mümkün değil biliyorum o yüzden sana kızgınlığım, kırgınlığım İnsan bir fahişeyi de sevebiliyormuş Bir daha asla geri dönmeyecek mucizeyi?
    Gidiyorsun, gitmek kolaydır, elinden tutarsın gözyaşlarının yürürsün artık sana ait olmayan kaldırımda Kapattığın kapının ardında bıraktığını düşünerek tüm yaşanmışlıkların bakire bir bahar ısmarlarsın tanrıya Sonra çok sonra anlarsın elinden tuttuğun sadece göz yaşlarının olmadığını, tüm yaşadıklarında senle gelmiştir, bunu en çok uykusuz gecelerde kabusla uyandığında anlarsın? Şimdi gidiyorsun demek Gitmelisinde ardına bakmadan Ağlamayacağım, kapattığın kapının ardında bıraktığın adam yolunu gözlemeyecek Hatta artık daha iyi görünmeye çalışacağım Gözlerimin altındaki kırışıklıklarla ilgileneceğim daha çok bakacağım aynaya
    Bir fahişeyi seviyordum biliyordum Hayatımda ki her şeyin boynuna kemendi takarak asıyordum bana ait ne varsa düşünmeden Aşk böyleymiş, gözün kör kulağın sağır olurmuş İlacı olmayan bir hastalık gibi yapıştın kalbime hiç gitmeyecekmiş gibi, canımı acıtıyorsun Duyuyor musun canımı acıtıyorsun Ben seni sevmeyi sevdim beklide yerini bir başkasının dolduramayacağı bir fahişeyi sevdim Ve şimdi her şey daha ağır geliyor Daha çok canım yanıyor Yanık ağrılarıyla kıvranıyorum abdessiz gecelerde? Geceye sessizliğe yarım kalmış her şeye ağzımda uygun küfürler var
    Yaz geldi ben evimde bıraktığın odada aynı koltuktayım Brahms ve Jazz dinliyorum Tecavüz ediyorum tüm iyi niyetlerime Seri bir katil olma isteği canlanıyor içimde, türlü türlü işkenceler yapma istediği Ellerim titriyor daha fazla içmemem gerektiğini anımsıyorum Olmuyor kanla boyanmış gözlerim intikam diyor Seni hala seven inatçı yorgun kalbimse merhamet et diyor Sürgün ediyorum kendimi senden çok uzakta, merhametim kalıyor baş ucunda?
    Son gece ateşlenmiştim dudağımda uçuk çıkmıştı terlemiştim çok yorgun bitkin hissediyorum kendimi Gidişin ağır geliyordu Sen hüznümün gülümseyen yüzüydün çünkü Yirmi bir gün oldu tam yirmi bir gün ateşler içinde yanıyorum Sense sevişiyorsun sana ait olmayan tenlerde Bir fahişeyi sevmek bu kadar ağır olamaz Tanrım sen şahitsin, sen biliyorsun her şeyi Takvimden yapraklar söküldükçe unuturum diyordum, insan sevince unutamıyormuşAğlatan filimler seyrediyorum şarap içiyorum midem ağrıyor her yeri dağıtıyorum Her şey bildiğin gibi, paramparçayım Kitaplarım ve boş kağıtlar yerde duruyor düzenli değilim artık? Şimdi sarılıyorum kendime uyurken sabaha kadar buz tutuyor vücudum İçimdeki tüm imgeleri boş sokaklara attım Neşter vurup kalbime söküp atamam ki seni Biliyorsun, ben bir mucizeyi seviyorum?

    #100034030

    ddnzsk
    Katılımcı

    Bir fahişe telefon bekliyordu benden Tanrı temizlik yaptırıyordu meleklerine; yağmur yağıyordu, temizleniyordu tüm sokaklar Cam kıyısında kahvemin son yudumunu içiyordum Sigaramı çay bardağında söndürdüğümde annem kızardı Yine korkuyorum kızar diye Uzun zamandır ıslanmamıştım yağmurda; çıkmalıydım, sırılsıklam olmalıydım hem de yalınayak Sigara yakıp çıktım dışarı, ne güzelmiş ıslanmak haziranın son haftasında, böyle bir yağmur şükürler olsun sana Tanrı?m Gök gürültüsünden korkuyordum, çocukluğumdan kalan bir korkuydu bu Gök gürledikçe adımlarım hızlanıyordu Sonra alıştım, insan her şeye alışıyor bazen kaçtıklarına bile Yine uyuyorsun sevgilim, bu adamdan habersiz başka kentte Nasıl da doldurmuşsun bu kenti bilemedim; ben de terk ettim o kenti; annemdeyim, yağmurda yürüyorum ve bir fahişe benden ısrarla telefon bekliyor Bir mazeret uydurmalı mıyım; elektrik kesik, yağmur yağıyor, sevgilimi seviyorum, beni arama, sorma demeli miyim?
    Benim sana hiçbir sözüm yok, sevişmek tende başlamıyor Önce yüreğim, beynim sevişmeli; şarap içebilmeliyim, sigaramı iyi bir bokmuş gibi ciğerime çekebilmeliyim Bak yağmura, nasıl da sevdi; bütün bedenimi kuşattı ıslaklığıyla
    Sevgilim, çocukluğumun geçtiği sokaklarda ıslanıyorum; aklımda sen varsın ve jazz dinliyorum Fahişeler beni aradıkça seni ne kadar çok sevdiğimi anlıyorum Anladığım çok şey var sevgilim, insanları tüketenler siniyor dokularıma Kan tutuyor bunları düşününce beynimi Umurumda değil artık yaratıklarKorku filmini andıran sahnelere alıştım Sahneye koyulan bir tiyatro ve ben kısa bir tirad oynuyorum Rolüm; anlamak, dinlemek ve çözüm bulmak Kimse sormadı bana, kimse görmedi karanlık odalarda akıttığım göz yaşlarımı Tanrı tanığımdır, yastığım ıslaktır her gece Yaralıyım, her sabah uyandığımda aynada şişmiş gözlerime bakarak ?Seni seviyorum,? dedim gülümseyerek Yeni bir gün ne götürecekti benden, kimin umurundaydı benim rolüm?
    Kediler yağmurdan sığınmışlar saçak altlarına; bense tam ortasındayım yağmurun ve şarkı söyleyebiliyorum ne güzel! Kanımı akıtmak, kendime çevirebilmek namluları Korkum yok ölümden, bunu biliyorsun, yazmıştım Ölüm dediğin açtığın gözü kapatmaktır Hele böyle bir toplumda yaşıyorsan bunun hiç önemi yok
    Bir fahişe benden ısrarla telefon bekliyordu; mazeretim yoktu, aramadım, aradığında açmadım Çünkü seni seviyordum, senin sevdiğin gibi?

    #100033998

    ddnzsk
    Katılımcı

    gecikmiş zamanlar kenti burası
    yaralarını kaşıyan
    kaşıdıkça kanatan insanların kenti
    usulca geçiyorum geçmişe
    ve sen öpüyorsun uçuklu dudaklarımı
    kaşıdıkça kanıyor yaralarım
    paslı bir kılıç çıkıyor kınından
    boynumda hissediyorum
    derin bir yara gibi
    kanıyorum
    her gece bu kabusla uyanıyorum
    tanrıya ısmarlıyorum seni
    keşkelerim içimde bir kurt gibi kemiriyor
    kayıp ruhlar otelinde
    ucuz aşk romanları okuyorum
    daha sıradan yaşıyorum
    daha az seviyorum
    yalnız yatıyorum
    uzun zaman oldu gözlerinde yanmayalı
    sen başka bir evde
    başka bir kalpte
    bense cüzamlı bir hasta gibi hala geçmişte

    #100032781

    serefkosker
    Katılımcı

    Aklımda Kalbimde Ruhumda Sensin

    Aklımda kalbimde
    Ruhumda sensin
    Seni benden başka
    Kimse sevmesin

    Yazdığın mektubu
    Yeni okudum
    Beni bir kez daha
    Kalbimden vurdun

    Ellerini başka
    Bir el tutmasın
    Gözlerine sakın
    Bir göz bakmasın

    Benim yüreğimi
    Kimse yakmasın
    Seni herşeyden çok
    Çok seviyorum
    Seni herkesten çok
    Çok kıskanıyorum

    Şeref Köşker

    #100032685

    Kaptan
    Yönetici

    Gün yavaş yavaş batarken ,
    Seni izliyorum.
    Sessiz
    Yorgun
    Kırgın
    Hatta ;
    Sevgiye muhtaç,sevmeye hazır!
    Sen de her güzel şeyin
    Kaçınılmaz sonunu yaşıyorsun
    Alışkanlık olmuşsun belli
    Çok az insan fark ediyor güzelliğini
    Çok az insan ilgileniyor seninle
    Herkes düşmüş bir telaşa!
    Bir koşuşturmaya..
    Teleşla yürüyorlar,
    Telaşla eve dönüyorlar
    Ve inanmayacaksın telaşla sevişiyorlar
    Günaydın bile demiyoruz birbirimize
    Çünkü daha gün ağmadan başlıyoruz yaşamaya
    Dedimya telaş işte!
    Sen neden durgunsun
    Eski kokunu da alamıyorum
    Hergecen gün kokunu kaybedıyorum.
    Hastamıyım yoksa burnum kokunu mu almıyor.
    Geçen annemle seni konuştuk kulaklarını çınlattık
    Eski hallerinden eser yokmuş çok değişmişsin neymişsin
    Ne olmuşun…
    Bence,
    Hala güzel, hala havalısın…
    Havandan geçilmiyor
    Meraklısına; merak konususun hala
    Biliyorum gereken değeri vermiyorlar sana .
    Üzülme !
    Şairler adına hala şiir yazıyor
    Güzelliğinden ilham alarak.
    En güzel şiirler sana yazıldı
    Sevgililer kıskandı seni.
    Çok kırgınsın yorgunsun dimi
    …………………………………..

    Ben de kalkayım artık istanbulum
    seni gece izlemek başka olurdu
    Meşke getirirdi de bakma iste
    Vakit geç oldu
    Tekin olmaz buralar bu vakitten sonra
    Dolmuşlar da kalktı biliyorsun!
    Otobüs, sonrasında dolmuş yapıyorum
    Birazda yürüyorum.
    Korkuyorum karanlıkta yürümekten,
    Senin cilven deyip
    Aşkınla yürüyorum işte!
    Ne demişti sana aşık olanlardan biri
    İstanbulu sevmeyen gönül aşkı ne anlar.
    Ben seni çok seviyorum İSTANBUL’UM

    FULDEN ÇAKMAK

    #100032637

    safir
    Katılımcı

    Seni elinin tersiyle degil
    avucunun iciyle kavrayacak.
    Bileceksin ki
    emin ellerdeyim,
    baskasi tutamaz elimi boyle.
    Rahat olacaksin yaninda,
    cok konusmayacak,
    beynini didiklemeyecek.
    ince olacak;
    seni senin kadar dusunecek.

    Erkek dedigin,
    Sen onu merak ettiginde
    kendisine hesap soruluyor
    havalarina girmeyecek.
    Senin inceligine karsi
    umursamaz sozler sarf etmeyecek.

    Erkek dedigin,
    Kadinin sinirini bozmayacak,
    cinlerini tepesine cikarmayacak,
    sanki sen onun icin varmissin
    her ne zaman istese emrine amadeymissin,
    o ne yaparsa yapsin
    her istediginde yaninda
    elinin altinda olacakmissin
    triplerine girmeyecek.

    Erkek dedigin,
    Sen ona sevgini hissettirdiginde,
    sen ona kayitsiz sartsiz
    asIkmissin gibi havalara girmeyecek.

    Erkek dedigin
    ilgi gordugunde ilgiyle,
    sevgi gordugunde sevgiyle
    karsilik verecek.

    Erkek dedigin,
    sen onun icin kendine baktiginda,
    sirf ona daha guzel gorunmek icin
    giyinip kusandiginda
    hicbir sey olmamis gibi
    davranmayacak.
    Erkek dedigin,
    Ruhunu oksamasini bilecek.
    Romantik olacak
    kimi gun habersizce kucaginda
    ciceklerle cikip gelecek.
    Ozel gunleri unutmayi
    marifet sanmayacak.

    Erkek dedigin,
    Kayitsiz olmayacak
    senin butun zerafetine karsi.
    Gercekten seven bir kadin
    sevgi ve ilgi bekler,
    erkegine verdigi askin karsiliginda
    kucuk bir tatli soz,
    kisa bir mesaj,
    bir cagri bile onu mutlu edebilir.

    Erkek dedigin
    butun bunlari
    cebinden para harciyormus gibi
    cimrilikle yapmayacak.

    Erkek dedigin,
    Ben aranmayi,
    cok aramayi
    sevmem demeyecek.

    Erkek dedigin,
    Her sey kendi istedigi gibi
    olsun istemeyecek.
    Sadece kendi caninin
    istemesine baglamayacak
    her Şeyi.

    Erkek dediginin,
    hissettigiyle
    yaptigi sey arasinda ucurum
    olmayacak.

    Erkek dedigin,
    Cesur olacak cesur.
    Seni seviyorum derken
    korkmayacak,
    baska seylerin
    arkasina gizlenmeyecek.
    Seviyorum deyip
    bir sonraki perdede kacmayacak,
    ozluyorum diyorsa gelecek,
    kaybetmek istemiyorum diyorsa
    kaybetmeyecek.

    Erkek dedigin
    askina sahip cikacak.
    Korkak olmaz erkek
    dedigin.

    Erkek dedigin
    iyi sevisecek.
    Koyun gibi yatmayacak,
    bir an once su is bitse demeyecek.
    Asksiz yatmayacak yataga ve
    sen bunu bileceksin.
    Bir baba sefkatiyle
    seni alnindan optugunde
    bileceksin ki
    sevgisi gecici ve zayif
    degildir.

    Erkek dedigin,
    Ve sevgiyle optugunde
    dudaklarindan
    bileceksin ki
    Opusun tek sebebi
    sehvet degildir.

    Erkek dedigin
    aldatmayacak.
    Aldatmak basitliktir.
    Seviyorum diyorsa
    aldatmaz erkek dedigin.

    Aldatiyorsa
    sevmiyor demektir.

    Erkek dedigin
    yakisIkli olacak,
    cekici olacak ama
    bundan cok daha ote bir sey…

    Erkek dedigin,
    Zeki olacak.
    Kadinin kucuk yalanlara,
    bahanelere inanmayacagini,
    kendisini kendi gibi
    tanidigini bilecek.
    Kadinin zekasini
    kucumsemeyecek kadar
    zeki olacak.
    Zeki olacak,
    seni bir hamur gibi
    karmasini bilecek,
    o hamura kendisini katmasinida.

    Erkek dedigin,
    Degerlerini bir anlik hevesler ugruna
    satmayacak.
    Namussuzlugunu, ahlaksizligini
    ancak ve ancak seninle yataktayken
    kullanacak.
    Yan gozle hatun kesmeyecek,
    ustune sevgili edinmeyecek.

    Erkek dedigin
    once sevecek.
    Kendini sevmeyen erkekten
    kimseye hayir gelmez.
    Bir bakarsin ki
    yillar sonra bu adamla
    ne yataga sigiyorsun,
    ne topraga…
    Koluna girip
    gezmesini bileceksin gururla
    koynuna alip
    sevismesini de.

    Erkek dedigin,
    Babaligini da bilecek,
    ana-babaya hurmet etmeyi,
    kadir kiymet bilmeyi,
    vefakarligi, fedakarligi. ..

    Erkek dedigin
    seni koruyacak,kusatacak .
    O nerede olursa olsun
    seni koruyacagini bileceksin.

    Pisirik olmayacak
    erkek dedigin.

    Erkek dedigin
    erkek olacak guzelim.
    Seni sadece sen oldugun icin sevecek.
    Parayla pulla,
    kariyerle, gucle,
    kimin ne dedigiyle
    hareket etmeyecek.
    Hem sevgilin,
    hem arkadasin,olacak ………………………………

    can dündar

    #100034352

    safir
    Katılımcı

    Bir başka seviyorum seni,

    Gündüzün geceyi sevdiği,

    Balıkların denizi,ayrılığın kavuşmayı,

    Bulutların yağmurları sevdiği gibi,

    Sonra dalında yaprakları ağaçların,

    Sonbaharı beklediği gibi,

    Bambaşka seviyorum seni,

    Şairin şiiri,

    Hasretin yüreği özlediği gibi,

    Bir başka seviyorum seni,

    Çiçeklerin fotosentezi,

    Dağların rüzgar’ı beklediği gibi,

    Bambaşka bekliyorum seni,

    Uykunun yatağı,

    Sabahın uyanmayı öğrettiği,

    Kitabın okunmayı,

    Kalemin yazmayı bildiği gibi,

    Bir başka seviyorum seni,

    Bambaşka yaşıyorum bilemezsin,

    Yüreğimi benden çalan,

    Delicesine kapıldığım yüreğini…..

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 60) görüntüleniyor