1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 26) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034866

    Konu: NENE

    grup forumunda Ali İHSANOĞLU

    banucukk
    Katılımcı

    Beni bana bırakan, benle sınayan,
    Çoğulu olmayanın tekini seçmemi isteyen,
    Olmayanı bilmemi, bilinmeyeni yorumlamamı…
    Ah nenem güzel nenem, ağlayan, susan, seven…
    Geçmişi sorgulamak kadar, geleceği yorumlamak,
    Gündüzün ağlamak kadar, gece uyumakta zordur bir bilsen.
    İlkbahardan susuz, erimiş kardan öksüz gül,
    Yazı yaşar, sonbahara erişir mi sanırsın.
    Ağlıyorum, ağrıyorum, bekliyorum ki… işte
    Sonumun başını, başlangıcımın sonunu yaşıyorum.
    Çünkü seni seviyorum, seviyorum nene.
    Sitemin hak. Yalvarışın hak, bekleyişin, bilişin…
    Sen büyüttün beni, sevmeyi çünkü sen öğrettin.
    Seninle tattım sevilmeyi, anlamayı, anlaşılmayı.
    Dur anla. Anla ki susuzluğum dinsin, sensizliğim bitsin.
    Çünkü seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki anlamı olsun göz yaşımın, yaşamımın, yarınımın
    Anla ki anlamı olsun yağmurun, güneşin, gün yüzünün, gül yüzünün
    Zor anlarımda hep vardın çünkü, en derinimde, hislerimde…
    Sevgi ihtiyacım, tükenmeyen enerjim, bitmeyen türküm
    Gururum, şefkatim, onurum…
    Sen varken anlamı var ilkbaharla yağmurun,
    Hayatın cemresi, karın erimesi, toprağın canlanması nenem.
    Sen varken anlamı var gurbetin, uzaklığın, yakınlığın…
    Acı çekmenin, soğukta yatmanın, yumurta yemenin.
    Sen varken anlamı var sebepsiz beklemenin.
    Seninle anlam bulur, gökyüzünde rahmet taneleri, inci perileri.
    Seninle bir başka anlamı olur, köyün, dağların, çiçeklerin…
    Bir kuzunun dağda dolaşması annesiyle, özgürce.
    Dolaştıkça vardığı tek yerin annesi olması,
    Vakitsiz, kaygısız, korkusuz ve hesapsızca,
    En iyi sen anlarsın, kuzuların hasretini, otlaktan dönerken kavuşmasını.
    Yalnızlıklarını, bağırışlarını, çaresizliklerini sen bilirsin.
    İşte ben, yani o kuzun, kızgınlığın, susuzluğun. Ve sen…
    Sana çıkıyor gittiğim ve geldiğim tüm yollar, kurduğum hayaller.
    Bitirdiğim ve başladığım her şeyde, yorgunluğumda,
    Olduğum yerde sen varsın, yüzümdeki çizgilerde, gece iniltilerimde
    Dilimdeki nağmelerde, sözümdeki sadakatte,
    Sana çıkıyor bütün isteklerim, arzularım, ümitlerim,
    Anla işte, seni seviyorum. Seviyorum nene.
    Anla ki, ben de anlamımı bulayım, ayağıma kavuşayım. Ellerimle tutayım.
    Anlamsızlığın ne anlama gelmediğinden kurtulayım.
    Anla, ki ben seni seviyorum, seviyorum nene.

    #100033991

    Konu: SOKAK ÇOCUĞU

    grup forumunda Galip SERTEL

    kurtpinar
    Katılımcı

    kapında can
    gönülde sevda
    yüreğinin yoludur
    İstanbul’da bir sokak çocuğudur
    yollara düşmüş masumiyeti çer çöp olmuş lif lif
    ucu yanık sıla mektubu kadar nahif
    zarif zarflarla postalanmış bile bile bilcümle
    çıkmaz sokakların bilinmeyen adreslerine
    ne kaloriferli akşamları orada
    ne yatağında çarşafları gül kokulu bir oda
    Fırat boylarından horoz sesli sabahları
    haykırıp durur merdiven altı rüyalarında…

    candır sevdadır yoldur
    İstanbul’da sokak çocuğudur
    gazel olmuş masumiyeti savrulurken
    hovarda rüzgârında Haliç’in
    beni kahreden
    kahreden beni değildir
    kalem tutmayan ellerinin su görmemiş karası
    ezelden sürme deyip çekilmiş keman kaşa
    beriden taç deyip giydirilmiş yiğit başa
    ezeldendir beridendir bizdendir
    gelip gidendir akıp gidendir
    bir demokrasiler havası…
    Galip Sertel

    #100033821

    Konu: TECRÜBE

    grup forumunda Zülfikar Yapar KALELİ

    yaparkaleli
    Katılımcı

    Aşk ehlinin idamlığı
    Öncelerden öğrenmişim
    Beğenilmiş adamlığı
    İncelerden öğrenmişim

    Elem ile sarmaş dolaş
    Can pazarında pişen aş
    Beni yiyor yavaş yavaş
    Cücelerden öğrenmişim

    Titretir dağ ile taşı
    Aşk ile dökerse yaşı
    Hayaldir gerçeğin başı
    Yücelerden öğrenmişim

    Bilinmeyen yerse alem
    Bırak aşık çeksin elem
    Çözülmemiş sırdır kalem
    Hecelerden öğrenmişim

    Umuda kaygı bulaştı
    Feryadım arşa ulaştı
    Hayat ipliği dolaştı
    Nicelerden öğrenmişim

    Alınmadan verilişi
    Kutlu yola girilişi
    Sabahlarda dirilişi
    Gecelerden öğrenmişim
    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100032283

    Konu: BİLMEDİĞİM

    grup forumunda Murat SERÇEK

    sevgiden
    Katılımcı

    En tutkulu rüzgarsın yüreğimde,delice savuruyorsun,
    bilmediğim en güzel gökyüzüne…
    Kollarım yakarırcasına açık bilinmeyen maviliğe;
    götür beni, benim bile bilmediğim sevgiye…
    gücüm rüzgarın, rüzgarın sevgim
    sevgim sen
    sen, ben
    ……..

    MURAT SERCEK

    #100032097

    Konu: BİLİNMEYEN

    grup forumunda Cahit KÜLEBİ

    sevgiden
    Katılımcı

    O ki bardağa dökülen seraptır
    (Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır)

    O ki sabah erken bir bahçedir
    (Çayir kokusudur, serinliktir, muttur)

    O ki esen yeldir kar erirken
    (Çigdemdir, agaç çiçeğidir, okşayıstır)

    O ki içilen sudur kana kana
    (Özlemdir, doymayıştır, kardeştir)

    O ki bir yüce ırmaktır akar
    (Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir)

    O ki maviliği belirsiz denizdir
    (Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür)

    O ki bir ince kızdır ak tenli
    (Yaşamdır, umuttur, gözyaşıdır)

    #100031472

    Ogniela
    Katılımcı

    ölümün hasretle kavuştuğu vakit,
    seni almaya geleceğim..
    bekle sevdiğim!
    kapı kapansada umut ekle..
    nefesimi zorlayıp geleceğim sevdiğim…

    bilinmeyen acılar olmayacak yaşamı hüzünlerle kısıtlanmış umutsuz dünyamızda..
    öyle bir sen olacak ki
    ve öyle bir ben olacak ki;
    vazgeçecek ölüm,
    pes diyecek artık…
    PES ETTİM SİZDEN…
    EBEDİ BİR ÖLÜM SUNUYORUM SİZE BU HAYATTA..
    ve öyle bir an gelecek ki;
    hasret bitecek..
    ışıklar yanmaya başlayacak karanlığa hapsedilmiş yuvamızda..
    ben geleceğim ve seni alıp gideceğim!
    son olacak bu acı içerisinde kıvranışımızın..
    yasaklar kapanacak..
    bir mutluluk olacak adına bir ömür yemin ettiğimiz,
    bir de biz olacağız herşeye inat birleştiğimiz..

    elbet bu hasret bitecek..
    toprakta bile seni sevmeye and içmişken
    ebediyen senin olmak için geleceğim..
    sen yeterki bekle sevdiğim…

    #100030628

    Konu: YARIM KALDI SON SERÜVEN

    grup forumunda Ahmet UYSAL

    temptation
    Katılımcı

    Sen öyle düş içindeyken
    Silindi suda sureti
    Yarım kaldı son serüven
    Döndü durdu rus ruleti

    Söz eskidi su bulandı
    Nasıl bulmalı yeniden
    Ki birbirine karıştı
    Bilinenle bilinmeyen

    Sendin o yaz parıltısı
    Yörüngesiz bir gezegen
    Yalnız, umarsız, bulutsu
    Karanlık sularda yüzen

    Bitti mi o mahur faslı
    Ay ışığında söylenen
    Ateşin suyla dansıydı
    Yarım kaldı son serüven

    Ahmet UYSAL

    #100030089

    Konu: AŞK İKİLEMİ

    grup forumunda Zehra ÖCAL

    Aysun
    Katılımcı

    Sevdiğim biri vardı
    Bir zamanlar
    Ölesiye sevdiğim
    Şimdi ben artık neyim
    Nerdeyim
    Seviyor muyum
    Beni seviyor mu
    Bilinmiyor

    Bilinmeyenler ülkesi burası
    Sevdiğim kim
    Çözümü olmayan
    Çok bilinmeyenli
    Ben kimi seviyorum
    Beni kim seviyor

    Hayat karmaşık
    Bilinmeyenler çok
    Kimi sevmem gerekir
    Kim beni daha çok sever
    Cevapsız sualler
    Sonsuz yarınlar
    Aşkı kucaklamış gelen
    Yüzsüz aşıklar

    Can veren toprağa
    Havaya suya
    Bir sevgi tohumu serp yüreklere
    Sonu olmayan aşklara
    Sonsuzluğu öğret
    Kalplere sevda ateşini
    Baharla gelen sıcaklık gibi
    Serp,öyle bir serp ki
    Dönüşler sonsuz
    Sevdalar kinsiz olsun

    Zehra Öcal

    #100029620

    umutvapuru
    Katılımcı

    Denizle gökyüzünün arasında sınır olan
    Ortadaki çizgi var ya dümdüz ufuk çizgisi
    Koskoca gemileri içine alıp yok eden
    Her gün güneşin dokunduğu o ufuk çizgisi
    ?.

    Şimdiyle gelecek arasında bir çizgi sanki
    Sahnelenen büyük oyunda sınırı sahnenin
    Bilinmeyen arkasında neyin konuşulduğu

    #100028467

    Konu: NE OLURSUN GİTME!

    grup forumunda Sibel UYGUN

    likevoyager
    Katılımcı

    Gercekten gidebilir misin beni umursamadan?
    Geriye dönüp bakmadan kaybolur musun karanlığın boşluklarına?
    Böylesine sevda dolu bir bakışı ortalarda bırakıp,
    Bilinmeyen mekanlara süzülür müsün gizliden?
    Gidersen eğer, ben ne yaparım?

    Sana olan hasretimle yaşadım hep,
    Çünkü biz seninle hiç bir olamadık
    Hayaline sarılıp uyudum geceleri,
    Üşüdüğümde, senin yüreğin ısıttı beni.
    Korktugumda, içime sıcacık bir sevgi doldurdun.
    Yoktun, ama bir o kadar da benimle yaşıyordun.

    Ben ölürsem ne yaparsın diyorsun? ..
    Sen yokken ben nasıl nefes alırım? ..
    Sensiz yaşar mıyım sanıyorsun? ..
    Ne olur gitme, ne olur? ..
    Beni yalnızlığıma mahkum edip de gitme birtanem…


    likevoyager
    Katılımcı

    Yuvarlağın Köşeleri-Akıldan, Okuldan Yana-Etika-Birinci Bölüm-121

    Öğrendiklerimi ikiye ayırıyorum..
    Önünde durduğum parçası bilgimdir. Önüme alabildiğim parçası kişiliğim..
    Beni bilinmeyenlere hem götüren hem de direndiren gücüm.

    #100027317

    Konu: BENDE VARSIN

    grup forumunda Orhan ÖZÇELİK

    Ogniela
    Katılımcı

    Bende varsın her zaman,
    Ellerimin yandığında varsın,
    Nabzımın attığında varsın.
    İçimde heyecanımsın her gün,
    Mutluluk arayışım,doğru yolum,
    Canima can veren güzel duygum.
    Acılarımın başladığı,
    Nedenlerimin beni zorladığı.
    Ilık meltem kokulu güzelim,
    Meçhule giden serüvenim.
    Nereye gideceği bilinmeyenim,
    İnanılmaz anlaşılmaz kaderim,
    Leylak menekşe kokan güzelim.
    İçimde hasretim, benim her şeyim,
    Mutlu olmanı ne kadar çok isterim.

    Orhan Özçelik

    #100026861

    Konu: YILGINIM

    forumda YILGINIM

    Ogniela
    Katılımcı

    ılgınım

    Arzularım prangalı sanki
    Duygularım meçhulün pençesinde.
    Paslanmakta düşlerim
    Amaçsız boş bir hayat endişesinde.
    Nedenini haykıracak gücüm yok tüm bunların.
    Bitmiş arayışım yitik sevgilerde.
    Benliğimi noktalayıp karanlıklara,
    Gideceğim bir bilinmeyene.
    Arkadaş olmayacağım artık yıldızlarla
    Dinlemeyeceğim trenlerin sesini gecelerde,
    Dinlemeyeceğim yağmurları bir şarkı gibi.
    Sen yeşerinceye dek bir çöldü içim
    Diye seslenmeyeceğim bir sevgiliye.
    Kah fırtınalı, kah sütliman bir deniz
    Olmayacak bu gönlüm.
    Ne bir küskünlük bu sevgiye,
    Ne de yeni bir arayış sevgiyi.
    Öylesine bezgin, öylesine yorgunum ki,
    Başbaşa kalmak istiyorum benle.
    Görmek istiyorum benliğimde,
    Sevgiden, sevgililerden gayrı,
    Sinmiş duyguları özgürce.

    #100025135

    Ogniela
    Katılımcı

    Yaşadığımı işitmek istiyorum
    Bir ses uzaktan yakından ya da içimden
    Düşen yaprak örneğin
    Kağıt hışırtısı olsun
    Ya da eski tahtaları içten kemiren bir kurdun çıtırtısı
    Bir inilti derinden
    Damlayan su
    Bir elektrik düğmesi çıt diye
    Çok uzaklardan yankılanan duyulur duyulmaz
    İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir ses
    Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

    Yaşadığımı görmek istiyorum
    Bir ışık uzaktan yakından ya da içimden
    Sesindeki pırıltıya
    Gözündeki ışıltıya benzer
    Bir kibrit çakımı
    Bir yanıp sönse yeter
    Sabahın yağan toz mavisi göğsünde çıplak
    Ya da gün batımı pembesi dudak
    Bir yıldırım hızında çizilsin
    Bir şimşekçe yazılsın karanlığım
    Bir fener ki uzaklığı bilinmeyen
    Bir yıldız parlayıp sönen
    Dişlerinin aydınlığını
    İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir ışık
    Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

    Yaşadığımı duymak istiyorum
    Bir ısı uzaktan yakından ya da içimden
    Tenine ilk dokunduğum zamanki
    Elini ilk tuttuğum
    Yüreğimi kanatlandıran o titreşim
    Kanı geçiyor kanıma sandığım
    Öyle bir değdin ki varla yok arası
    Ve yanarken ateşten ellerim
    Yatak çarşafının apaklığında duyduğum serinlik
    Ve sevgiyi sende bulduğum ilk
    O ılıklığa değinmek yerine
    Uzak düşlerde olsa da yeter
    İçindeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir değini
    Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

    Yaşadığımı koklamak istiyorum
    Bir koku uzaktan yakından ya da kendimden
    Kulak memelerinde şebboy
    Saçlarında o koku
    Ki öptükçe öpüldükçe büyüyen
    Her yel estikçe getirir düşlerime
    Koklarım çok uzaklardaki anılardan seviyi
    Bir yel esmiş mi esmemiş mi
    Bir kıpı dal oynasa
    Bir yaprak kıpırdasa
    Duyulur duyulmaz olsa da
    İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir koku
    Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

    Yaşadığımı tatmak istiyorum
    Bir tat ki uzaktan yakından ya da kendimden
    Ağzımda dilimde damağımda
    Bir buruksu mutluluk sandığım
    Salt benim diye aldandığım
    Kendi yalanlarıma kandığım
    Arttı yaşadıkça duyduğum acı
    Yitirmemek için o acıyı çoğaltırım
    İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
    Her ne olursa olsun bir tat
    Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

    #100024937

    labirent
    Katılımcı

    Tendeki tuz yüreklere dökülünce,
    Yüreğin bedendeki gizli ayinidir.
    Aşk, bütün sınırların kesiştiği,
    Tanımlanamaz, suskun bir ilahidir?

    Köpükten kulelerim vardı benim, toprakla örttüm üstünü, sevgileri aldım bir tek içinden. Duygularımı, sezgilerimi, korkularımı ve inançlarımı tıktım kafeslerine. Göğsünün çatal başlarında şehveti duyumsamak isterken gözlerinin bozkırlarında yittim.
    Saçlarının dalgakıran uçlarında zemheriler doldu içerime. Serseri bir mayıncasına dolaştım çevrende. Gecelerden tuzaklar kurup, gündüzlerin ufkunda sevdalarımı sundum yüreğine. Hiç sorulmamış nice sorular üretip, hiç söylenmemiş kelimeleri türettim senin için. Mutun ve mutsuzluğun en çözülmez bozgunlarında yaşayıp, yalnızlığın kocaman halkasında günün kederlerinden içtin.
    Sevinç bizim için güneşte dinlenen üzümlerin mahzende beklemesidir. Düş diye gördüğümüz nice güzellikler çağlayan bir ırmağın denize dökülüşüdür. Aşk güzelim, o asla tatmadığın aşk, her dokunuşta ölü bir beden gibi durduğun, anlamına ve tadına asla ulaşamadığın suskun bir ilahidir.
    Beni iyi anlaman, ya da anlamaya çalışman, ara sıra gözlerini iri iri açman, asla büyüyemeyen çocuk yüreğinle sevdama kafa tutman, yeni bir tutkunun mozaik ışıltılarından başka bir şey değil. Sevdalar hep böyle başlar, ama hep böyle bitmez anlayacağın. Uzun bir kervan gibi güneşte yol almak, yasak sevişmelerin ininden uzak kalmak, bütün zamanların en denklemsiz sevgilerini bir kuşun kanadığını okşar gibi sevmek senin işin değil.
    Böylesi bir dostluğun son nefesinde, bir kayığa binmiş kürek çekiyordum aşka. Buncadır hep ayrı dilleri konuşmuş, aynı düşünceleri tatmıştık belki de. Bundan böyle, adını asla koyamadığın ayrılıkların kentinde yaşayacak, geriye asla bakamayacağın yalnızlık yollarının kilometrelerinde aynalar arayacaksın kendine bakacak. Sorgularını yorumlayan dostlar gün inince denizlere, kaçacaklar senden birer birer.
    Akrepler kemirirken yüreğini, yeryüzünün bütün tahta köprülerinden geçeceksin sen de gizemin kızı. Yıldızların dansa durduğu karanlık sokaklarda, elindeki kör bıçaklarla saldıracaksın özüne. Sevdanın püfür püfür rüzgarlarında saçların dağılacak, tüm giysilerin savrulacak şafağa doğru koşacaksın. Kelimeleri yıldızlarına yükleyerek nostalji faytonunda dolaşacak, geçmişte kalan bir muhallebicide aşkı arayacaksın.
    Çok sır verdim dağlara ben. Acılarımı ağaçlar dinledi toprağa söyledi, toprak kızdı, yıldızlara müjdeledi, yıldızlarıma sor söylesinler sana. Küskün geçen her sabahımda, gecelerin beni saran hüzün yağmurlarında ıslanma bir daha. Birazdan gün yepyeni elbisesini giyer penceremden içeri girer. Beni besleyen acılarımı çekip çıkarırım fırınımdan ve karalarım kahır defterimi.
    Evet küçüğüm. Sabredersen büyür yüreğin senin de. Özlemlerinden yeni yarınlar yaratırsın kimbilir. Duvarlarını yıkar, yıkılmış kentlerinden kaçar, düşlerinin bilinmeyen iksirlerini sunarsın seni sevenlere. Bölüşülmüş tüm acılarından kurtulur, aynalarda asla göremediğin gerçeklerle nöbet pansumanlarına durursun.
    Kim bilir bir gün, el değmemiş karalarında korsanlar cirit atar, ruhunu dizginleyen, aklını sürükleyen, yüreğini titreten özgür mavilerde kaybolursun belki de. Mantığının köhne duvarlarında kaybettiğin anahtarları aramaktan bitap düşersin. Naftalin sürdüğün mendillere gözyaşlarını silerken aynalara gözün ilişir, masallar ülkesindeki o yaşlı balıkçıya bahçendeki yetiştirdiğin fesleğenleri sunar, sevda sularından hep boş çıkan oltanı denizlere hışımla atarsın?

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 26) görüntüleniyor