1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 93) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100036012

    Konu: BAYRAM YÜREKTE KÖZÜM

    grup forumunda Hatice KATRAN

    neslihan
    Katılımcı

    Siz ana, babaya giderken,
    Söyleyin ben nereye gideyim
    Ben yine dört duvar arasındayım,
    Yalnızım… Dinmez ki yürek sızım
    Analı babalı bayramları bilmem
    Hiç bayramda anam olmadı ki

    Bayramlar analı babalı olacak ki
    Bayram o zaman bayram ola…

    Ana oldum
    İki canım var
    Canlarımdan kopardılar
    Onlarla da bayram görmedim
    Bayram bilmem bu yüzden

    Onlarda analı bayram bilmez,
    Bayramlar yürekte közüm

    Bayramlar analı babalı olacak ki
    Bayram o zaman bayram ola…

    Çıkmam evimden
    Yani hapishanemden
    Görmek istemem
    Analı babalı bayramları,
    Kıskanırım…
    Kahrolur ağlarım…

    Ana yok, baba umarsız,
    İki oğlum, bensiz anasız…
    Yar desen,çaresiz..

    Bayramlar analı babalı olacak ki
    Bayram o zaman bayram ola…

    İşte bir bayram daha düşüyor kapıma
    Bayramlarım var… Ağıtlar düşen
    Bayramlarım var… Hüzünler harmanı
    Bayramlarım var… Gözyaşımda boğulan

    Ve… Bayramlar yürekte közüm

    Hatice Katran

    #100035999

    Şule
    Katılımcı

    Kelimeler eskiyor neyi nezaman söylesem,
    hepsi sensin
    aklıma senden başka birşey gelmiyor,
    desem ki gurbetteyim
    türküler uzun, gurbet sensin türküler sen,
    desem ki yalnızım dağlarda
    günler bitmiyor, yalnızlık sen,
    dağlar sen, günler sensiz. Aklıma senden başka birşey gelmiyor. Aklımsende, sen yüreğimde,
    yüreğim temaşada gözlerini,
    gözlerin üzüm bağlarında temmuz ayında
    bağbozumuna zaman var.

    Gözyaşlarımı topluyorum şimdi, üzümler toplanırken şaraba katacağım, en tatlı şaraba senin adını koyacağım ve sarhoş olacağım daha içmeden bir yudum.

    Ben böyle bir sevdayı binlerce yıl önce bir kitapta okumuştum, lakin unutmuştum, yaşarken aklıma geldi, oysa yaşanılması mümkünsüz bir masal demiştim okurken o destanı,
    yaşamayan bilemez bu yaşananı, aklıma senden başka bir şey gelmiyor.

    Güzellik için sözler arıyorum, aklıma senden başka birşey gelmiyor, konuşacak konular şuradan buradan geçmiş ve gelecekten, aklıma senden başka birşey gelmiyor.Şiir yazmak için oturuyorum,
    içimde coşkular taşıyor,
    kağıtlara dökeceğim duygularımı kalemim hazır yazacağım ne yazacağım,
    aklıma senden başka birşey gelmiyor.

    Bayram yaklaşıyor şehir cıvıl cıvıl,
    kalabalıklar sevinçli, hediyeler alacağım bu bayram sevdalarımı giydireceğim,
    aklımda kalanlara kartlar göndereceğim
    aklıma senden başka kimse gelmiyor.

    Bir şarkı dinlerken hayal kuruyorum, sigaramı çekiyorum derinden, gözlerim dalıyor, ufukta gün batıyor, biriyle gidip konuşsam diyorum
    aklıma senden başka kimse gelmiyor.

    Canım sıkıldığında, efkar bastığında beni, yapayalnız yürümek istemiyorum, birini arıyorum yanımda,
    aklıma senden başka kimse gelmiyor.
    Ve yüreğinde papatyalar açan kız yaşamamın sebebini arıyorum
    aklıma senden başka birşey gelmiyor.

    #100034654

    Ayser
    Katılımcı

    Manevi boyutu yok, bayram etmeyeceğim,
    Haksızlık Hak getire, bütün yürekler kısır.
    Hazzına hasret kalıp yansam tütmeyeceğim,
    Yaşanmıyorsa eğer bayramlara münhasır?

    Herkes kendine göre bir yol tutturmuş gider,
    Göz görmez, kulak duymaz kalkmış tatile gider,
    İşte tam bu nokta da ?insanım? deme yeter!
    Düşünmemiz gereken âzamız tutmuş nasır?

    Yalnız özel gün değil ?kimine? her gün bayram,
    Adresini verseniz nerde ?samanlık seyran?,
    Gücü yetmeyen vardır, bakıyor garip, hayran,
    Çamur üstünde yatar, olsa altında hasır?

    Zaaflarımız taşkın, bundan hâlimiz yaman,
    Siyonist?ler pür-neşe kan ağlıyor Müslüman,
    ?Son gülen iyi güler? bekle! Gelecek zaman,
    Bayram edersem eğer, ağlar Suriye Mısır?

    Ayser ÖZBAKIR

    #100034643

    N.GOKHANSONSEL
    Katılımcı

    Bizim için ayrılık, birkaç soru ve nida,
    Kısa,kısa buluşmalar, sonra tekrar elveda.
    Hayallerimde süslü, bir gelecek yok artık,
    Anılarımda yüklü, geçmiş güne elveda?

    Bana uzun gelirdi, ayrı geçse tek günüm,
    Seninle başlıyordu, bayramlarım düğünüm.
    Elbetteki bu aşkın, bitişine üzgünüm,
    Aşk dolu şiirlere, şarkılara elveda?

    Ben değildim o güzel, aşka ihanet eden,
    Belki sen de değildin, kaderimizdi neden.
    Uykusuz gecelerde, beni terk edip giden,
    O renkli rüyaların, sahibine elveda?

    Hep hayranın olduğum, gülüşün ve gözlerin,
    Yüreğimi yakardı, o sımsıcak ellerin.
    Seninle ayrılmamız, oyunuymuş kaderin,
    O tatlı bakışına ve sesine elveda?

    Neden bu ayrılığı, yıllarca uzattık biz,
    Neydi iyileşmez yara, neydi altındaki giz.
    Sevgilerden sevgimize, bir teselli katalım,
    Ve geçmişi unutup, yeni güne merhaba?

    N.Gökhan SONSEL

    #100034379

    Konu: MEVSİMSİZ

    grup forumunda Birkan AŞKAN

    Hayat
    Katılımcı

    Kapandı şehrin kapısı,

    Soluksuz gecede, /Hiçbir günahta eskitilmeyen,

    Işıkları yandı kaldırımların,

    Göç zamanı,

    Sevdiklerim durur karşıma,

    Avare ruhun çıkmaz sokakları,

    Yasaklanmış aşkların,

    Sonsuz geçitlerinde kayıp,

    Olasılık bayramları, /Yortulan sessizlik,

    Tuvalde renksiz,

    Yakamoz vurgunu,

    Cümleler tutulması, /Serin sularında,

    Yelkensiz,

    Bir nefeslik düş kaldı içimde,

    Gelişimde utangaç,

    Gidişimde mevsimsiz…

    #100034148

    geceninkizi
    Katılımcı

    Keşke gitmeseydin.
    Aşıkları aşka kırdırıyorlar sen yokken.
    Kalpleri taş olmuş insanlar
    O taşlarla eziyor sevdaları
    Şen kahkahaları çınlıyor her yerde.
    Her yerde sahte bir bayram havası.
    Kan gölüne dönmüş sevdaları
    Hiç sevemedim oldum olası.

    Keşke gitmeseydin.
    Gitmeseydin de
    Dur deseydin bu cinayete.
    Bak?
    Elleriyle öldürüyorlar aşkı.
    Ve kanıyla yıkıyorlar ellerini.
    Kurban ediyorlar masumiyeti ihanete..

    Keşke gitmeseydin.
    Gidişlerini sevemedim bir türlü.
    Bu sıralar
    Daha bir dokunuyor yokluğun
    Kara şövalyeler katlederken kara sevdaları
    En çok sevdana?
    En çok sana ihtiyacım var bu savaşta.
    Unutma?
    Bir ikimiz kaldık aşkın kahramanları

    #100034059

    Konu: FOTOĞRAFLAR

    grup forumunda Serkan KURT

    ddnzsk
    Katılımcı

    Çocukluğumdan kalan birkaç fotoğraf var beni heyecanlandıran. Kırmızı bir bisiklet, babamın bana alması için ağladığım, küstüğüm kırmızı bisiklet. Selesinde o güneş saçlı yüzü kirli çocuğu taşıyan. Bir de bayramlıklarım var benim, pabucum, pantolonum, kazağım. Bayramın erken olması için uyuduğum akşam güneşi. Çocukluğumdan kalan birkaç fotoğrafım var benim.
    Şimdi sen heyecanlandırıyorsun beni, yeleleri rüzgâra sığmayan, ruhu bedenine dar gelen. Her şey normal, her şey hayat içindir senin için. Sevdiğini bir çırpıda buruşturup atabilen. Kendine güveniyorsun, güvenmelisin elbet. Tüm kapıları açık bırakan sen, hayatını fallarda arkadaş masallarında harcayan sen. Umudumu törpülerken senin hayallerin sığmıyordu bu kente. Yaşamak azgın bir nehirde duru bir su gibi, yaşamak dikenlerin olduğu bir bahçede asil bir gül gibi…
    Ben de çıkarım hayatından, elbet sen de gidebilirsin. Başka kentlerde başka insanlar, kirli çarşaflar, yine gidersin başka kentlere, nasıl olsa hayat yeniler kendini, kirlenen beden değil hayattır deyip aldanırsın. Oysa hayatı kirleten bizleriz. Sonra, çok sonra aynaya baktığında o parlayan gözlerin artık yoktur. Arkana dönüp bakmaya korkarsın, bedenin tükenir. Artık parlayan gözlerle “Seni seviyorum,” diyen de kalmaz. Özlersin seni sevenleri, çocukluğunda bıraktığın oyuncaklar gibi. Şarap içersin, dağınık evine girip sevişirsin, sabah mutsuz bir kadın bakar aynaya, yorgun bir kadın. Kenti alt üst edip alışveriş yaparsın. Sonra yine bir barda alkol kurbağalar ve sen…
    Mutsuz olma kadın, bir rüyadır bu hayat, karabasan olmasın hiç bir şey. Ve bu adam gidecekse senden, hiç almadığı o renkli dünyanı sana geri verip siyah beyaz dünyasında yaşayacak. Küçük teknesinde şarabını yudumlayacak hiçbir zaman geçmiş diyemediği seni geleceğim diyerek yakamozlar düşürecek yüreğine. Birkaç damla gözyaşı süzülecek yanaklarından, yalnızca senin gördüğün o gözyaşlarını bir daha göremeyeceksin. O yeşil gözlerimden dökülen gözyaşlarını da özleyeceksin. Kim bilir umurunda olmayacak belki de. Sen başka tenlerde yaşarken ben siyah beyaz dünyamda balık tutacağım. Ki bu gidiş diğerlerinden uzun olacak hiç gelmeyeceksin belki de. Ama ben bekleyeceğim. Şimdi gidiyorsan, bil ki ağlamayacağım, hiç dokunmayacağım başka tenlere, öpmeyeceğim dudaklarından, bu kenti diğerlerine bırakıp anamın huzurlu dizlerinde uyuyacağım. Biliyorsun ondan daha büyük sevgiyle dokunan yoktur, yalan yoktur sevgisinde, durudur. Ve inan yatağım boş kalacak.
    Ve sen, her şeyim; gözlerinde çocuklar misket oynuyor, hiç gördün mü onları? Bıraktığın bu eller ve yeşil gözlerim hiç unutmayacak, yanılma!
    Gidiyorsan her şeyini al ve git. Seni çocukluğumdaki kırmızı bisiklet gibi hiç unutamayacağım, yırtık sararmış bir fotoğraf olarak kalacaksın. Baktığımda beni yaralamayan huzurlu bir deniz olacaksın.
    Şimdi git, fotoğraflar bende kalsın…

    #100033908

    Konu: CİVANMERT…

    grup forumunda Selim EMRE

    Kaptan
    Yönetici

    PARAYI, HAYATA; AŞKA; HAYSİYETE TERCİH ETMİŞ,
    HANIMEFENDİ KILIKLI BİR ZALİME YAZILMIŞ, MEKTUPTUR BU…

    KÜÇÜKLERİN GÖZLERİNDEN,
    BÜYÜKLERİN ELLERİNDEN ÖPÜLEN KÜLTÜRDEN GÖÇMÜŞ,
    PARANIN ADAMI SATIN ALDIĞI ŞEHİRLERDE DÜŞMÜŞ
    BİR CİVANMERTİN SATIRLARIDIR BU…

    SEVİYORUM DERKEN KORKMUŞ, GÖZ GÖZEYKEN TERLEMİŞ,
    KONUŞURKEN YUTKUNMUŞ
    CİVAN MERT’İN YOK OLUŞUDUR BU.
    VUSLAT NAMINA BİR GECENİN HAYALİYLE TUTUŞMUŞ,
    EN GÜZEL BAKIŞINI AVUÇLARINDA TUTMUŞ,
    KİMSELER İNANMASA DA ON YEDİ YIL AŞKA ORUÇ TUTTURMUŞ
    BİR CİVANMERTİN SATILIŞ HİKÂYESİDİR BU.

    BİR KULA OLSA DA AŞKLAŞMIŞ BİR EFSANEDİR BU…

    CİVAN MERT’İN, LİSE YILLARINDA
    SADRİ ALIŞIK TADINDA AĞLAYIŞIDIR BU.
    AYHAN IŞIK TADINDA KAVGASI,
    TATAR RAMAZAN’LA NARA ATIŞIDIR BU…
    BU, BEYOĞLU SOKAKLARINDA SALINA SALINA, ADAM KALIBINDA,
    VAY ANAM DEDİRTİRCESİNE ADIM ATIŞIN SATIRLARA ENDAM SALIŞIDIR.

    BELKİ BİR FUKARANIN, YENİ BİR MİNTANA TAMAHI TADINDA,
    BELKİ ÇOCUKLARIN BAYRAMLIK HAZZIYLA
    YILLARCA YASTIK ALTINDA SAKLANMIŞ
    BİR SİYAH BEYAZ FOTOĞRAFIN,
    YIRTIK YANLARINA BAKA BAKA AĞLAYIŞIN
    BELKİ DE ÇARESİZLİĞİN VE YAKARIŞIN
    BİR ORHAN GENCEBAY ŞARKISI TADINDA,
    BİR ÇOCUĞU ADAMCA BÜYÜTÜŞÜDÜR BU…

    #100033805

    yaparkaleli
    Katılımcı

    Hayal bahçesine umut ekilmiş
    İşte her şey çırılçıplak, sır değil
    Sevgi nerededir, nere çekilmiş?
    Güzel seni kovalayan er değil

    Özündeki dere tepe yar ağlar
    Heba olmuş ömre bin ağyar ağlar
    Bağban feryat eder bağda bar ağlar
    Pazarları geçen sade Bor değil

    Hayatın cilvesi bağrını yakar
    Feryadı gönülden gözüne çıkar
    Gözlerinden iki ırmak gür akar
    Çok zenginin akıttığı ter değil

    Düşler ülkesinde sabah yükselir
    Beton duvarlara ervah yükselir
    Umut dağlarına bir ah yükselir
    Duyanlar da doğrusunu der değil

    Hülyalar kör kütük, umutlar çatlar
    Çakal kucağında buluşur zıtlar
    Hissiz, hareketsiz, duygusuz otlar
    Kulak duyar, bakan görür, kör değil

    İnançlar dünyevi, kitap semavi
    Göğsü hışırtılı , inadı kavi
    Taş sert olur, toprak esmer, su mavi
    Kuşlar kara, beyaz değil, mor değil

    Anlayana her saniye ibretse
    Nefes almak nefes vermek devletse
    Devletin çarkını bozan rüşvetse
    Varoşları anlaması zor değil

    Ne bayramı, ne seyranı, ne kutlu?
    Ne bu gün hoş, ne de yarın umutlu
    Geceler hep ayaz, gündüz bulutlu
    Yürek sönük, küle dönmüş, kor değil

    Uykusuz geceler geceye ekli
    Şafağı kuyrukta bekler emekli
    Kimin top, kiminin çöp ile nakli
    Ölülerde bu şehirde bir değil

    Gönül postasında hayalle selam
    Yolladıkça artar gam ile elem
    Töre mi, kanun mu, velhasıl kelam
    Memurunun sesi kısık gür değil

    Buğulu gözleri takılı çarka
    Çark döner yaratır etiket, marka
    Bir başı paradır bir başı arka
    Ki bu şehir yaşanacak yer değil

    İşçide, işsizde, memurda hayat
    Yekpare yaşanır, serüven berbat
    Hayali suç olur, düşü kabahat
    Ve insanlar bu şehirde hür değil

    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100033851

    Konu: KURTULSUN

    grup forumunda Zülfikar Yapar KALELİ

    yaparkaleli
    Katılımcı

    Gönlümü post gibi yerlere serdim
    Konan huzur bulsun uçan kurtulsun
    Muhabbet cemine sevgimi verdim
    Gelen mesut olsun geçen kurtulsun

    Ölüm yok mu makamların sonunda?
    Paşa ne ki padişahın yanında
    Çarşıda, pazarda, Hak divanında
    Gönül örtüsünü açan kurtulsun

    Düşüncem başımı alır mı ipten
    Yükselmek olur mu gidecek dipten
    Bir bayram yaşamak haramsa hepten
    Bırak ömrü ölsün göçen kurtulsun

    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100033612

    yaparkaleli
    Katılımcı

    Maluma İlandır…

    Serince sevdalar sulara yansır.
    Gönül ki kardan ak, kışlamamız var
    Yürek ki, sorgusuz taşıdığı sır
    Ta ana rahminde başlamamız var

    Dağa sis düşende, kurt uluyan da
    Çakallara bayram olur o anda
    Hakikat biçare, vefa bir yanda
    Yılanı, çıyanı haşlamamız var

    Sevdamız üstüne atışma olsun
    Erenler, yarenler kendini bulsun
    Bırakın lağıma sinekler dolsun
    İkiyüzlülüğü taşlamamız var…

    Ağzıyla kuş tutsa çalan kişiyi
    Zırh edip kendine yalan kişiyi
    Alnı terlemeden bulan kişiyi
    Hint kumaşı olsa, dışlamamız var

    Hasım olan zevat şer meclisinde
    Dalkavuk güruhun her meclisinde
    Destanlar söylenir er meclisinde
    Eğlen, iki çaylık dişlememiz var

    Vuslat tamam olur dosta erince
    Cevaplar istenir yerli yerince
    Can selamet bulur hesap verince
    On iki yöreden aşlamamız var

    Soru gerekçeyi sormak değil mi?
    Vuslat sevgiliye varmak değil mi?
    Marifet ahdinde durmak değil mi?
    Hakikat şerhini tuşlamamız var.

    Sultan otağında durulur saf saf
    Eyvah! Başımıza taş attık, insaf
    Sonra da bekledik bağış ile af
    Malum meydanları boşlamamız var…

    Kabrin yüzü soğuk kabir derince
    Sıkar mı dersiniz kabre girince?
    Hal beyan edilir inceden ince
    Sol elden eğriyi dışlamamız var
    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100033623

    Konu: BİLMEDEN

    grup forumunda Zülfikar Yapar KALELİ

    yaparkaleli
    Katılımcı

    Bilmeden

    Davete icabet sünnet diyerek
    Arkanızda yürüyorum bilmeden.
    Rıza-i Bari?ye boyun eğerek
    Sizi burçta görüyorum bilmeden.

    Sefalet kapıyı çalıyor tık tık
    Gönüller fukara, akıllar yırtık
    Bayramlara bayram demek zor artık
    Bayramlıklar örüyorum bilmeden.

    Başı hep önüne eğikleri var
    Ahular, ceylanlar, geyikleri var
    Gölgesi kendinden büyükleri var
    Selamımı veriyorum bilmeden.

    Her mecnunun bir Leyla?sı var ama
    Güne sığmaz dünya ona dar ama
    Bu ortamda yaşaması zor ama
    Hala ayak sürüyorum bilmeden.
    Mürşidin arzusu yönü değişti
    Kâhinin söylemi, cini değişti
    Başların devleti dini değişti.
    Okudukça eriyorum bilmeden.
    Zülfikar Yapar Kaleli

    #100033277

    Ayser
    Katılımcı

    Trabzon-Sürmene-Yeniay
    Su İmparatorluğu
    Dağlar denize dikine keza insanlarda öyle
    Horon’da teşvik ifadesi ‘dik oyna uşağum’
    Yada; -Emice Kambo ne tarafta ?
    -Ne yapacasun, niye sordun ?..gibi dikine cevaplar.
    Bitki örtüsü de dikine. Ağaçlar, ifteriler.
    Vel hasılı bir ‘dik’ duruş söz konusu. Hem de ibadet edercesine. Kıyam, secde kadar kıymetli hatta arkadaş.

    Geleli 6 gün oldu.
    Bir Bayramdı ve yağmur sadece bir gün müsade verdi ‘dik insanlar kabilesine’.
    Hayat suya göre şekillenmiş tamamen. Suyun taleplerinin hiçbirine muhalefet edilemez.
    O dilediği yerden akar, dilediği kadar akar.Türküde ki gibi.

    “Ben su olur akarum, nazli yarim benden içerse”

    Derken, dik dağların ve dik denizin arasında yaşamlarını sürdüren dik insanların kabile erkekleri bayram namazını eda etti.
    Cami içerisinde daire olundu ve tek tek bayramlaşıldı.
    Belirtmek durumundayım ki dik insanlar kabilesinin ilginç bir İslam anlayışı var. İmam olmak zordur dik insanlar kabilesine.
    Yaranması zordur.
    Vaaz ettiği cümlelerin herbiri bir kulaktan girer diğerinden çıkar.
    Şu kısacık sürede bu yazıyı yazan kanı bozuk bile iki eleştiriye sahip oldu, hem de nurtopu gibi.
    “Bu kadar hızlı teravih mi kılınır kardeşim!”
    “Niye azarlar gibi vaaz ediyorsun kardeşim!” gibi..

    Feodalizmin tek bir kırıntısının hiçbir dönem olmadığı bu dik insanlar kabilesinde, yani Hamandoz’da insan bayramlaşmak direk bu kültürel yapyıya bağlı olarak öyle zor ki.
    Anti-feodal ve hatta ucundan azıcık anarşist bir ruha sahip olduklarından evler anadolunun diğer yörelerinden farklı olarak araziye serpilmiş vaziyetteler.
    Her Hamandozlu kendisinin ağası sözün özü.

    Sağlam bir yağmur altında bayram ziyareti başlamıştır artık.
    Kazmaz’lar, Uzumet’ler, Telesmanoğulları, Zorba’lar, Dinga’lar vesaire vesaire..
    “Hoş geldunuz”, “Çok bayramlara gidesunuz”, “Tatli yeyun yüreğunuze sarilsun” gibi klasikleşmiş diyaloglardan sonra evin en yaşlısının monoloğu başlar.
    O konuşur ama kimseyi dinlemez.
    Yaşı kaç olursa olsun ‘dik’ duruş yerli yerindedir evelallah.
    Herkes gibi yaşlılarda sadece suya boyun eğmişler.

    Bu dik insanlar topluğunun en aykırı iki ismi Ankaralı Mahmut amca ve Kabaoğli Aydın (eski muhtar).

    Fakat Kabaoğli Aydın değişik model.
    Hiçbir kıstası kabul etmez.
    Bir nevi Milenyum Koçerosu, bir nevi fikri patlama ve hatta dik insanlar kabilesinin Diyojeni.
    Sanki gerçekten elinde gündüz vakti fenerle dolaşıyor ve sesleniyor “Adam arıyorum”.
    “Sizun camelere kılduğunuz namazi Allah kabul etmez”, diyerek cesaretin anasını ağlatan.
    Veya “tebarekte ya-zel celal vel ikram” diyen imama doğru camide “kılduk daa ne ikrami?” şeklinde seslenerek ümmetin hakkını terstende olsa arayan.
    Neşet Ertaş denildi mi akan sular durur onun nezdinde, zira ona göre Neşet baba ‘beddiüzzaman’dır. Daha ileri gidiyorum Kabaoğli Aydın hakkında ve iddia ediyorum ki o yaşayan bir Melamet temsilcisi, bir Kalender Meşreb bayii gibidir.

    Böyle saymakla bitiremiyeceğim çokça karakter veya enstantane yazabilirdim.
    Cami cemaatinin namaz vakitleri arasında avludaki gıybet kokan sohbetleri, ya da komşuların bir araya geldiklerinde ki;
    Veya kendimi bildim bileli “sen kimun kizisun” sorusunun rüyalarıma girecek kadar bir ‘dejavu ihtilali’ gibi hem de aynı kişi tarafından tekrarlanması.
    Nihayetinde bitmek bilmeyen ve bitecek gibi görünmeyen Türk müyüz?-Rum muyuz? tartışmasının yarattığı ‘Pontus dilemması’.(Sülale lakabımız Kondofos olduğundan bu dilemmayı hiç yaşamadım elhamdulillah)

    Dik insanların kabilesi Hamandoz köyü nacizane fikrim çok enteresan bir yer.
    Yeşilin ve mavinin her tonunu bulabileceğiniz, insanlığı ararcasına, bolca susup çokça dinleyeceğiniz, havası suyu tertemiz, ölmeden görülesi yer.
    Annemin ve Babamın köyü, dik insanlar kabilesi.

    Bir Bayram Gününden Yansımaydı…

    Bu defa “Siyah Türk” Ayser ÖZBAKIR

    #100033157

    serefkosker
    Katılımcı

    Ne hayaller kurardım
    Onlarla ben yaşardım
    Kendi dünyam içinde
    Mutluluktan uçardım

    Annem benim yoldaşım
    Hem annem hem arkadaşım
    Yoktu başka sırdaşım
    Hep yanında coşardım

    Bir soysuza rastladım
    Her sözünden hoşlandım
    Annem seni boşladım
    Kandım gittim ben annem

    Türlü hayal peşinde
    Renkli dünya içinde
    Onlar gibi yaşamak
    İstiyordum ben anne

    Sokağa attı beni
    Bir pula sattı beni
    Sonunda yaktı beni
    Öldüm bittim ben anne

    Sokaklarda çaresiz
    Bir başıma kimsesiz
    Gurbette savunmasız
    Kaldım bittim ben anne

    Türlü hayal peşinde
    Renkli dünya içinde
    Onlar gibi yaşamak
    İstiyordum ben anne

    Uçurum kenarında
    şimdi yol ayrımında
    İşte filmin sonunda
    Öldüm bittim ben anne

    Son bir kez göremedim
    Pişmanım diyemedim
    Ellerinden öpemedim
    Bir veda edemedim
    Özür dilerim annem

    bayramoglu_seref@hotmail.com

    Şeref Köşker

    #100033155

    Konu: NASIL SEVDİM ZALİM

    grup forumunda Şeref KÖŞKER

    serefkosker
    Katılımcı

    Aşk masallarda mıydı
    Yoksa hayallerdemi
    İnancım kalmadı aşka
    Senin yüzünden zalim

    Nasıl sevdim bilmeden
    Sevipte sevilmeden
    Sevdama ihanet eden
    Senin gibi zalimi

    İnancımı yitirdim
    Ben kendimi bitirdim
    Başıma ne getirdin
    Bilmiyorsun sen zalim

    Gitki gözüm görmesin
    Bir haberin gelmesin
    Görmek istemiyorum
    Senin gibi zalimi

    Giderken hiç arama
    Geriye dönüpte bakma
    Bir daha karşıma çıkma
    Duyuyormusun zalim

    Sayende hiç gülmedim
    Kıymetimi bilmedin
    Senden başka sevmedim
    Yaktın sen beni zalim

    Sakın beni arama
    Birdaha karşıma çıkma
    Bu aşk bitti sonunda
    Anlıyormusun zalim

    bayramoglu_seref@hotmail.com

    Şeref Köşker

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 93) görüntüleniyor