1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 62) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034756

    Orhan
    Katılımcı

    Saymakla bitmez ki etnik bahane
    Aldığın nefeste olur, daha ne..
    Her evde sorunlar kaş çatıyor anne
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Yaşı küçük diye sürülür öne
    Üç, beş kuruşla çevrilir her yöne,
    Çok yazık ediyor sana, kendine
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Allaha, resule vardır inancın
    Çocuğun hali olmalı sancın.
    En yakın dostun, en içten yalancın
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Terörist için vatan, din, iman ne.?
    Dökülen kan ne, yakılan can ne.?
    Seni cehenneme baş yapıyor anne

    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    ?’Demokratik hakkı ?’diyor tahrikçi
    Taşı verip onaylıyor, tasdikçi.
    Sonra, ya canlı bomba, ya tetikçi
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Üstüne sürülen neden panzermiş
    Suyla ıslatır, bazen ‘de ezermiş.
    Filin, çimi ezmesine benzermiş
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    ?’Taş atacak kadar ?’özgürlüğü var
    Yarını görmez, akıl körlüğü var
    Vaatlerle örgüt arada duvar
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Geçim için su,mendil’mi satıyor.?
    Altında başka sebeb’mi yatıyor.?
    İlgisiz çocuğu örgüt kapıyor
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Ekonomi, huzur hep tahrip olur
    Devlet bu, elbette tek galip olur.
    Sen evde, oğlun mahkûm garip olur
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Barışçıl eylemmiş toplanmaları
    İnsanlık suçuymuş coplanmaları.
    Taş atmakmış meğer savunmaları
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Dönmesin olaylar bir çatışmaya,
    Çocuğunu al, başlar yatışmaya.
    ?’Taş” çok ağırdır kalk hele tartmaya.
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Orantısız bir güç kullanılırmış
    İnsan hakları tekel sanılırmış
    Çocukmuş hata yapar, yanılırmış-
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Şiirim ne tehdit ne bir şikâyet
    Anlamı, anlayana açık gayet.
    Taşın değdiği her şey, yer ?’cinayet’-
    Çocuğun devlete taş atıyor anne.

    Orhan Afacan

    #100034685

    Konu: DUY BENİ…

    grup forumunda Filiz TURAN

    ebruli40
    Katılımcı

    Ah bir duyabilsen sevdiğim
    Bir duyabilsen beni
    Haykırmak geliyor içimden
    Sevgimi aşkımı haykırmak
    Bütün dünya duysun dercesine
    Yüreğim kanatlanıp uçarcasına
    Haykırmak sadece sevgimi haykırmak
    Bir korkulu rüya görürsünde
    bağıramazsın ya…….
    Hani kaçmak istersinde
    Ama birtürlü kaçamazsın ya
    İşte öyle birtanem!
    İşte öyle….
    Ben yüreğime haykırıyorum
    Seni seviyorum diyorum
    Hemde milyonlarca defa
    Seni seviyorum.. seni seviyorum…
    İçtiğim suda aldığım solukta
    Sen varsın hep sen olacaksın
    Baktığım,gördüğüm,duyduğum,
    Herşeyde sen varsın hep sen….
    Yüreğimde sevgin gözlerimde hayalin
    Dudaklarımda ismin var
    Ben yine söylüyorum
    Seni seviyorum..seni seviyorum…
    Ama sen duymuyorsun
    Bu büyük aşkımı bilmiyorsun
    Bir ben biliyorum birde allah
    Seni ne çok sevdiğimi…
    Seni seviyorum ne olur duy artık beni….

    asla duymayacağını biliyorum……

    Filiz Turan

    #100034261

    Hayat
    Katılımcı

    Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına! Ya hep kal benimle yada söz etme gidişlerden, yada silinsin isminde cismin de Oynama benimle, dengemi bozuyorsun Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin sen
    Bittiyse heyecanın bileyim ben de ‘seni çok seviyrum’ diye başlayan ve ‘Ama’ ile devam eden cümleleri duymakan bıktım Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin Üstelik bir cümlede ‘Ama’ varsa bir önceki yargının hiç bir hükmü yoktur ‘Seni çok seviyorum ;ama, birlikte olmamız imkansız İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir Bahanelerin arkasına sığınma
    İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonra da hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum
    Böylemisin sen de? Gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz, hadi konuş Söylemek istediğin ne varsa
    İki çift sözü haketmedimi bu aşk? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok?
    Ah ben, niye yanılıyorum hep? Niye tam “işte bu” dediklerim sömürüyor aşkımı? Biraz daha mı katı olmalıyım? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum Bu devrin insanı değilim ben Oyun çeviremiyorum,hesap yapamıyorum Ban ait olmayan kişilere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, ve hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz İyide hep beni mi bulacak bunlar?
    Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiç bir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşe bileceğini
    Sen gözlerini kapıyorsun, sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun Her şey senin çevrende şekillenmeli, ve herşey sana göre düzenlenmeli Beceremiyorum, kusura bakma
    Aşk, tam teslimiyet ister, Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın “Bir yanım dışarda kalsın” dediğin noktada aşkı boğarsın Yok edersin o güzelim duyguyu Bu yüzden hep cesurların işidir aşk Kaşışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez Aşk; saf, duru insanları sever Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamaz Arınmalısın En saf, en duru halinle dönmelisinki yaşaya bilesin aşkı Kısacası sevgilim, sana göre değil bu iş SENİN YOLUN AÇIK OLSUN, BIRAK AŞK BANA KALSIN…

    #100034184

    Konu: İSTİYORDUM

    grup forumunda Ayser ÖZBAKIR

    Ayser
    Katılımcı

    Revamıydı böylesi sevimsiz bir nihayet,
    Başını önüne eğ, ben sana ne diyordum.
    Beni görünce değil, hislerinden hayâ et,
    İçimde ki köşkünde ölmeni istiyordum…

    Yürünmesi güç olan sevda bağında gezdik,
    Yatacağımız yerin üstüne basıp ezdik,
    Doyamadan öylece sevgiyi yazıp çizdik,
    Okunsa neye yarar, silmeni istiyordum…

    Divitsiz mürekkepsiz dile gelmişti kalem.
    Artık sabah olmuyor ışıksız kaldı halem,
    İçimdeki yangına delildi yer gök, âlem,
    Allah şahit senin de bilmeni istiyordum…

    Bakınma göremezsin bizden kalan izleri,
    Kör olmuş göremiyor yüreğinin gözleri,
    Söylemek için sana can alıcı sözleri,
    Ölmeden bir gün evvel gelmeni istiyordum…

    Ayser ÖZBAKIR

    #100034090

    Konu: ANNE!

    forumda ANNE!

    alem-isir
    Katılımcı

    Anne!

    Sen aylarca karnında taşıyan
    Evlâdın olarak dünyaya getiren
    Besleyip severek bizi büyüten
    Cennet ayaklarının altında anne!

    Her nefesin sesin bize hayat veren
    Ayaklarının üstünde sallayıp uyutan
    Geceleri ninni söyleyen o sendin anne!
    Gece gündüz başımızda bekleyen anne!

    Biz senin kucağında uyurken
    Sen uyuyamaz bizi beklerdin
    Biz ağlar sen olurdun tedirgin
    Acıktın mı deyip emziren anne!

    Altımızı temizleyip bizi yıkayan
    Evlâdım yavrum deyip bağrına basan
    Saymakla bitmez senin yaptıkların
    Biz karşılığını nasıl öderiz bunların anne!

    Anne! Anneciğim! Şimdi sen yoksun
    Bu mübarek gecede sen cennettesin
    Özledim nefesini ninni söyleyişini…
    Başımı koyduğum o dizlerini anne!

    Göğsüne yaslanıp senin o kalp atışlarını
    Her atışı bir; Sevgi! Sevgi! Diye çarpan sesini
    Şimdi ben muhtacım bunlara inan ki…
    Sensiz yaşamak çok zor nerdesin anne?

    Geçen gün mezarına geldim ben
    O güzel mezar taşına bakarken
    Üzerindeki o güllerini sularken
    Seslendin bana “sağ ol yavrum” dedin anne!

    Öyle tatlı ve sıcaktı ki senin sesin
    Sanki yanı başımda benimleydin
    Tutup ellerinden senin öpebilseydim
    İnan seni çok ama çok özledim anne!

    Dertlerim çok kiminle paylaşayım
    İçimdeki dertleri kime dökeyim
    Yine senden bir ses geldi işittim dedin
    Neden hıçkırıklarla doluydu o senin anne?

    Bir daha geldiğimde sana dert yanmayacağım
    Çünkü senin üzülüp ağladığını hissediyorum
    Sen rahat uyu yerin nur mekânın cennet olsun
    Evlâdından bir (Fatiha!) sana Allah Rahmet eylesin anne!

    Alem-i Sır

    #100033876

    Konu: RECEP AYI

    grup forumunda Ayser ÖZBAKIR

    Ayser
    Katılımcı

    Allah`ın bir tek ayı, rahmeti bol Regaip
    İdrakine vararak ihya ediyormuyuz.
    Bencilliği unutup el açıp garip garip
    Bütün masumiyetle, O`ndan istiyormuyuz…

    Buyuruyorken Mevla benim ayımdır Recep
    Uyarak bu buyruğa emri dinliyormuyuz
    Ağlayarak secdede duyarak biraz hicap
    Bu ayın Rahmetini cidden biliyormuyuz…

    Cehaletin içinde hep dalmışız küfüre
    Bu kurtuluş ayına biz inanıyormuyuz
    Rahmetiyle yıkanıp dalarak tefekküre
    Huşu içinde durup içten ağlıyormuyuz…

    Bu aylar bizler için gani gani fazilet
    Sararak pişmanlıklar tövbe ediyormuyuz
    Yağıyor üstümüze gece gündüz bereket
    Bu ay bir daha gelmez dendi duyuyormuyuz…

    Yaptığımız her şeyi sanıyoruz marifet
    Hepsi boş fani şeyler deyip gülüyormuyuz
    Her an O`ndan dileyip her nefeste mağfiret
    Gaflet uykularını uhren bölüyormuyuz..

    Ayser ÖZBAKIR

    #100033872

    Konu: EV

    grup forumunda Galip SERTEL

    kurtpinar
    Katılımcı

    Bu ev!!!
    Sabahtan beri bu evin içine
    bir ihanettir akan sarı kara
    senin bildiğin yanık anızdan daha isli kara…

    Çocuklar yine hep öyle
    güle oynaya gül bağlamışlar uçurtmaya
    inip biniyor bulutlara
    “hayradır” diyor ihtiyarlar
    ve lâ illâhe illâllâh
    bu bir yağmur duası
    şimdi bulutların en alâsı
    mısır tarlasının başına konmalı
    yakarışlar su olmalı ey Fuzuli
    su kasidesi
    bol bol su…

    Ne oldu da yazılanlar hep oldu…

    Bir cennet yazılıydı o zaman evin kapısında
    avara tarlalar bile umutlanırdı yazdan yaza
    açtık
    çıplaktık
    soğuktuk
    kurtlar uluuur
    Türk’ü, Bulgar’ı birbirimize çoook
    çok sokulurduk…

    Gerçekten
    bir cennet yazılı mıydı o zaman kapılarda?

    Çocuktuk
    büyüdük
    kapıları kapattık
    göç gemileri gelir geçer
    biz hep geç kalırdık…

    Şimdi oralarda,
    Tuna Boyları’nda nekadar cehennem varsa
    sen yolla bana…
    Biz kıyametlere alışık
    soykırımlı sürgünlerde ölümleri aştık…

    Demokrasiler
    varsın ağlasın sular buz tutunca
    sevilen toprak aynı topraktı
    çok görüldü ömür boyu talihsiz özveriler
    acı sözlerle dağlandı dil yokuşlar burcunda
    yokuşları iniyorum
    yokuşlardan inenleri biliyorum
    sürü sürü
    çığlık çığlık
    renkleri biliyorum
    renkler solgun
    biraz daha sarı karaya çalık
    ve uzadıkça bu yağmur duası
    biraz daha uzaklaşıyorum bu evden
    daha birazcık…

    Bu evde her şeyimiz satıldı mezatla
    evin içi boş
    dolaplar,raflar,duvar yastıkları boş
    dışarıda tarlalar,başaklar,bulutlar boş
    bir uğursuz boşlukta
    oyalanıp duruyor çocukların uçurtması
    umut dolu
    gül kokulu…
    Nuh’un gemisi geldi gelecek
    kalk gidelim Necibe
    sen bilirsin
    zaman oyalanma zamanı değil
    hiç de değil bu evde…

    Galip Sertel

    #100033869

    Konu: GÖZÜN AYDIN

    grup forumunda İhsan TURHAN

    safir
    Katılımcı

    Eyvallah haklıymışsın doğruladım ben seni
    “Rüya gördün” diyordun uyandım gözün aydın
    Karanlık kaybedermiş içine her gireni
    Bir veda siyahına boyandım gözün aydın

    İtaat ettim artık söylediğin her söze
    “Arın benden” diyordun arındım gözün aydın
    Mecnunluğu bırakıp aşk-ı inkâr bir yüze
    Bilerek isteyerek büründüm gözün aydın

    Düşününce çok garip, sana “nefesim” derken
    “Büyütme” diyordun ya küçüldü gözün aydın
    Ardına bakmayınca bırakıp da giderken
    Bu aşk düştü gözümden alçaldı gözün aydın

    Gece gündüz ben seni düşünüp yaşatmaktan
    “Düşünme” deyişinle vazgeçtim gözün aydın
    Ki vazgeçtim dilimi adınla kuşatmaktan
    Bir daha anmamaya ant içtim gözün aydın

    Gerçeğin ta kendisi yaptığım bu itiraf
    “Bekleme” deyişini duydum ben gözün aydın
    Mekânım olsa Araf hatta yansa her taraf
    Nefret denen şeytana uydum ben gözün aydın

    Elimden almadığın o gülün soluşuna
    “Ağlama” diyordun ya bak güldüm gözün aydın
    İnanmazdım ben amma, uzakta oluşuna
    Sevinçten şafak şafak söküldüm gözün aydın

    Bu şiirle kapandı şairin sen sayfası
    “Yazma beni” diyordun bu sondu gözün aydın
    “Sözlerinde” boğuldu aşkın duygu tayfası
    Her birine Azrail dokundu gözün aydın
    Tüm dillerde salâsı okundu gözün aydın

    İHSAN TURHAN

    #100033277

    Ayser
    Katılımcı

    Trabzon-Sürmene-Yeniay
    Su İmparatorluğu
    Dağlar denize dikine keza insanlarda öyle
    Horon’da teşvik ifadesi ‘dik oyna uşağum’
    Yada; -Emice Kambo ne tarafta ?
    -Ne yapacasun, niye sordun ?..gibi dikine cevaplar.
    Bitki örtüsü de dikine. Ağaçlar, ifteriler.
    Vel hasılı bir ‘dik’ duruş söz konusu. Hem de ibadet edercesine. Kıyam, secde kadar kıymetli hatta arkadaş.

    Geleli 6 gün oldu.
    Bir Bayramdı ve yağmur sadece bir gün müsade verdi ‘dik insanlar kabilesine’.
    Hayat suya göre şekillenmiş tamamen. Suyun taleplerinin hiçbirine muhalefet edilemez.
    O dilediği yerden akar, dilediği kadar akar.Türküde ki gibi.

    “Ben su olur akarum, nazli yarim benden içerse”

    Derken, dik dağların ve dik denizin arasında yaşamlarını sürdüren dik insanların kabile erkekleri bayram namazını eda etti.
    Cami içerisinde daire olundu ve tek tek bayramlaşıldı.
    Belirtmek durumundayım ki dik insanlar kabilesinin ilginç bir İslam anlayışı var. İmam olmak zordur dik insanlar kabilesine.
    Yaranması zordur.
    Vaaz ettiği cümlelerin herbiri bir kulaktan girer diğerinden çıkar.
    Şu kısacık sürede bu yazıyı yazan kanı bozuk bile iki eleştiriye sahip oldu, hem de nurtopu gibi.
    “Bu kadar hızlı teravih mi kılınır kardeşim!”
    “Niye azarlar gibi vaaz ediyorsun kardeşim!” gibi..

    Feodalizmin tek bir kırıntısının hiçbir dönem olmadığı bu dik insanlar kabilesinde, yani Hamandoz’da insan bayramlaşmak direk bu kültürel yapyıya bağlı olarak öyle zor ki.
    Anti-feodal ve hatta ucundan azıcık anarşist bir ruha sahip olduklarından evler anadolunun diğer yörelerinden farklı olarak araziye serpilmiş vaziyetteler.
    Her Hamandozlu kendisinin ağası sözün özü.

    Sağlam bir yağmur altında bayram ziyareti başlamıştır artık.
    Kazmaz’lar, Uzumet’ler, Telesmanoğulları, Zorba’lar, Dinga’lar vesaire vesaire..
    “Hoş geldunuz”, “Çok bayramlara gidesunuz”, “Tatli yeyun yüreğunuze sarilsun” gibi klasikleşmiş diyaloglardan sonra evin en yaşlısının monoloğu başlar.
    O konuşur ama kimseyi dinlemez.
    Yaşı kaç olursa olsun ‘dik’ duruş yerli yerindedir evelallah.
    Herkes gibi yaşlılarda sadece suya boyun eğmişler.

    Bu dik insanlar topluğunun en aykırı iki ismi Ankaralı Mahmut amca ve Kabaoğli Aydın (eski muhtar).

    Fakat Kabaoğli Aydın değişik model.
    Hiçbir kıstası kabul etmez.
    Bir nevi Milenyum Koçerosu, bir nevi fikri patlama ve hatta dik insanlar kabilesinin Diyojeni.
    Sanki gerçekten elinde gündüz vakti fenerle dolaşıyor ve sesleniyor “Adam arıyorum”.
    “Sizun camelere kılduğunuz namazi Allah kabul etmez”, diyerek cesaretin anasını ağlatan.
    Veya “tebarekte ya-zel celal vel ikram” diyen imama doğru camide “kılduk daa ne ikrami?” şeklinde seslenerek ümmetin hakkını terstende olsa arayan.
    Neşet Ertaş denildi mi akan sular durur onun nezdinde, zira ona göre Neşet baba ‘beddiüzzaman’dır. Daha ileri gidiyorum Kabaoğli Aydın hakkında ve iddia ediyorum ki o yaşayan bir Melamet temsilcisi, bir Kalender Meşreb bayii gibidir.

    Böyle saymakla bitiremiyeceğim çokça karakter veya enstantane yazabilirdim.
    Cami cemaatinin namaz vakitleri arasında avludaki gıybet kokan sohbetleri, ya da komşuların bir araya geldiklerinde ki;
    Veya kendimi bildim bileli “sen kimun kizisun” sorusunun rüyalarıma girecek kadar bir ‘dejavu ihtilali’ gibi hem de aynı kişi tarafından tekrarlanması.
    Nihayetinde bitmek bilmeyen ve bitecek gibi görünmeyen Türk müyüz?-Rum muyuz? tartışmasının yarattığı ‘Pontus dilemması’.(Sülale lakabımız Kondofos olduğundan bu dilemmayı hiç yaşamadım elhamdulillah)

    Dik insanların kabilesi Hamandoz köyü nacizane fikrim çok enteresan bir yer.
    Yeşilin ve mavinin her tonunu bulabileceğiniz, insanlığı ararcasına, bolca susup çokça dinleyeceğiniz, havası suyu tertemiz, ölmeden görülesi yer.
    Annemin ve Babamın köyü, dik insanlar kabilesi.

    Bir Bayram Gününden Yansımaydı…

    Bu defa “Siyah Türk” Ayser ÖZBAKIR

    #100033070

    Konu: ALLAH DİYOR…

    grup forumunda Rıfat ARAZ

    kulum
    Katılımcı

    Bir sevdânın ocağında;
    Dilim Allah Allah diyor!..
    Kalbin vuslât durağında;
    Hâlim Allah Allah diyor!..

    Kim anlar ki bu şaşkını?
    Cana kurmuş aşk çarkını!..
    Çağladıkça gül aşkını;
    Selim Allah Allah diyor!..

    Garip kulum çok acım var;
    Kim sorar ki ne sancım var?!..
    Mevsim mevsim, diyâr diyâr;
    Gülüm Allah Allah diyor!..

    Hasret doldu aşk sarayım;
    İnler durur yanık nayım!..
    Bir ömürdür günüm, ayım;
    Yılım Allah Allah diyor!..

    Bende rüyâ, bende gerçek;
    Takvâ ister kutsal emek!..
    Seçtim, aldım çiçek çiçek;
    Balım Allah Allah diyor!..

    Yerler gökler dağlar, taşlar;
    Hakk’tan yana döner işler!..
    Ey sonsuza uçan kuşlar;
    Yolum Allah Allah diyor!..


    Havva
    Katılımcı

    Umutlarımı, hayallerim yıkacak kadar,
    Yürek siz misin?
    ’’ Benim!..
    Yüreğim kaya gibiydi, yıkılmaz kıyamazlardı,
    Sen ah sen çakıl taşına çevirdin,
    Her birine verdiğin acıları, dertleri yazdırdın…

    Ağlaya ağlaya gözyaşlarımı kuruttun,
    Bölük pörçük ettin düşlerim ,
    Sevdamızı kurban seçmişsin,
    Beş para etmez yüreğine, yüreğimi mahkûm ettim,
    Sendeki beni aldım, bendeki seni ’Allaha havale ediyorum…

    Sevgin değil ismin bile yer alamaz kelimelerimde,
    Harfler aşk diye sevgi diye haykırsa,
    Cümle oluşturamaz benim kalemimde,
    Yazdığım yazılarıma nokta olursun bundan böyle,
    Hataların denizi ………aştığın bilemedin mi?
    Çakıl taşlarında ismin karıştı başka bir isme yelken açtı…

    HAVVA KALKAN
    08.07.09

    #100032789

    Konu: YUMUŞAK YÜZLÜLER

    grup forumunda İbrahim HAZİNİ

    Hazini
    Katılımcı

    Yumuşak yüzlülere bakınca,
    Huzur doğuyor.
    Yüzlerinde ki tebessüm,
    Müjde veriyor.

    Hayatları akıp gidince,
    Eserleri sürüyor.
    Dudakları kımıldanınca,
    Misk gibi kokuyor.

    Dilleri konuşmaya başlayınca,
    Keder siliniyor.
    Dünya ve ahirette mekânları,
    Yüksekte oluyor.

    Sayıları azalıp sürünce,
    Gam kaplıyor.
    Dinleri yegâne Hanif’tir,
    Başkası tanınmıyor.

    Gönülleri hep yekparedir,
    Hiç dağılmıyor.
    Marazları kesin yoktur,
    Fesatçı olmuyor.

    Hataları makbuldür,
    Kimseye dokunmuyor.
    Yürekleri altın gibi zengindir,
    Gözleri yaşarıyor.

    Onları arayıp sorunca,
    Zor bulunuyor.
    Onları sevmeye kalkınca,
    Fitne bitiyor.

    Takvaları dürüsttür,
    Emelleri belli ediyor.
    Toprak üzerinde yaşayınca,
    Altını düşünüyor.

    Sevilenlerin en sevileni,
    Bunlar geliyor.
    Zebani onları görünce,
    Selam veriyor.

    Allah’ın sevgilileri denince,
    Bunlara deniliyor.
    Yumuşak yüzlülere bakınca,
    Huzur doluyor.

    Şiir: İbrahim HAZİNİ

    #100032786

    serefkosker
    Katılımcı

    ALLAH’ım Sahibimiz Sensin

    Sonsuz bir evrende,adına dünya dediğimiz bir gezegende yaşıyoruz
    Burada tüm canlıların yaşayabileceği çok güzel bir hayat var
    O kadar muhteşem bir hayat var ki hayret etmemek imkansız
    Böyle bir yaşamın tesadüfen olmasının imkanı ve ihtimali olamaz

    Allah(c.c) Bizlere herşeyiyle mükemmel,muhteşem,noksansız bir hayat sunmuş
    Bütün bu ahenk,uyum ve düzeneklerden birisi eksik olsaydı,
    Kesinlikle dünyada hayat olmazdı öyleyse
    Tüm noksanlıklardan münezzeh olan Allahın
    Yarattığı hiçbir şeyde noksanlık olamaz

    Alemleri yaratan yüce rabbim sen bütün noksanlıklardan münezzehsin
    Bizleri yoktan var eden esirgeyen,bağışlayan bol rızık verensin
    Sonsuz rahmet,merhamet,rahman,rahim,kerem ve kudret sahibi
    Yalnız sana inanır, yalnız sana ibadet eder
    Ve yalnız senden yardım dileriz

    Allahım yaratmış olduğun bu sonsuzluk denizinde yüzen bir gemideyiz
    Bir mechulden geldik bir başka mechule gidiyoruz
    Biliyoruzki buradaki hayatımız sadece bir imtihandan ibaret

    Bu dünyayı sonsuz rahmet ve bereketiyle donatıp
    Biz insanları diğer canlı varlıklardan üstün kılan
    Onu tanımamızı,bilmemizi isteyen bize büyük sorumluluklar yükleyen
    Allahım bize verdiğin sorumlulukları taşımayı nasip eyle…(AMiN)

    Şeref Köşker

    #100032767

    serefkosker
    Katılımcı

    Allahım bu nasıl vahşet

    Allahım bu nasıl insanlıktır bu nasıl vahşet
    Gözlerime inanamıyorum dehşet içinde kalıyorum dehşet
    Mazlum bir toplumu yok ediyorlarken
    Tüm dünya insanları seyrediyor hayret
    Yoklayın ey insanlar kendinizi
    Anlayın artık bu vahşeti
    Kalkın rahat yerinizden lütfen bir zahmet

    İnsanlık öldümü yoksa diyorum kendime
    Ama lütfen ölmesin insanlık hep yaşasın
    İnsanlar sevgiyi insanlar aşkı paylaşsın
    Savaşlar olmasın masumlar ölmesin
    Gülyüzlü çocukların tertemiz yüzleri solmasın

    Allahım bu nasıl insanlıktır bu nasıl vahşet
    Gözlerime inanamıyorum dehşet içinde kalıyorum dehşet
    Mazlum bir toplumu yok ediyorlarken
    Tüm dünya insanları seyrediyor hayret

    Allahım lütfen dünyayı zalimlere bırakma
    Kimse kimseyi öldürmesin ne filistinde ne ırakta

    Şeref Köşker

    #100032481

    Kaptan
    Yönetici

    Demeyin bana hainler demeyin sakin
    Hic olmadiki ALLAHa inanciniz
    Bizde diyorsunuz etten tirnaktan insaniz
    Ulan öyleydide kandil günü o kadar cana nasil kiydiniz.

    Hicmi ALLAH korkusu yok icinizde
    Sonu görülmeyen bir yolda gidiyorsunuz iste
    Lanetler olsun bizi ALLAH sizlara peskes cekenlere
    Niye kiydiniz lan kandil günü o kadar cana söyleyin hele?

    Kardeslik diyorsunuz kahpelik yapiyorsunuz
    Ulan ananizi avradinizi israile,amerikaya satiyorsunuz
    Kan akitmayi cok seviyor arada sirada iciyorsunuz
    Aklinizi basiniza alin dikenli yolda yürüyorsunuz.

    Aglamayin analar yavrulariniz birer sehittir ölmez
    Yetmis millet bir de olsa bu vatan bölünmez
    Ölen sehitlerimiz kardesimizdir fatihalarda bitmez
    Aglamayin analarim ne yigitler dogurur SEHITLER ÖLMEZ
    BU VATAN HIC BIR ZAMAN BÖLÜNMEZ:

    Yazar: xnihat34
    Şehir / Ülke: berlin / romantik/nihat

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 62) görüntüleniyor