You cannot copy content of this page

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 23) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034966

    Konu: senin sesin

    forumda senin sesin

    Haydar
    Katılımcı

    sesinde ne var biliyor musun
    süt beyazı bir çığlıkta kaybolmak
    çay buharında sessizce yunmak
    maviyle küsüp küsüp barışmak
    ve beyaz tül örtülerinde,
    en sevdiğin ölüyü ağırlamak

    sesinde ne var biliyor musun
    çınarlara su vermek bir akşamüstü
    ve örtmek üstünü kedilerin
    sokaklar yorulmadan soğuktan

    sesinde ne var biliyor musun
    melodilerin tınısında haz bahçeleri
    ve barış mektupları taşıyan elçilerin gözleri
    kar içinde çalı diplerine tutunan dağ kekliği

    sesinde ne var biliyor musun
    bin rengiyle güneşi kutsamış umut
    gülüş ve öpüş gibi bir pencereden gece
    gelip geçenlere aşk dağıtan hece hece
    ve dinmiş bir susuşun avuçlarında izi

    sesinde ne var biliyor musun
    bir şey var tarifi külfet aşka yakın
    fesleğen kiraz biraz naz
    denizden toprağı döven meltem ve yaz

    sesinde ne var biliyor musun
    ateşi suda ısıtan yağmur
    buğday tarlalarında beyaz bir düş
    ay ışığında büyümüş masal var,
    salıncaklarında çocuklar uyutan

    aşk var sesinden de öte gülüşünde
    çiçek vadilerinde boy veren kardelen
    kelebek var cemreden erken gelen
    abı hayat var bende ölümü öteleyen

    //haydar şahinbay//

    #100034894

    Bedriye
    Katılımcı

    Aşk ateşi alevlendi yeniden
    Gel başlayalım kaldığımız yerden
    Bir adım senden bir adım benden
    Haydi yaşayalım bu aşkı yeniden
    *
    İşte sevmek sevilmek budur
    Aşk kırgınlıkları unutturur
    Razıyım bu ateşle yanmaya
    Sana yeniden aşık olmaya
    *
    Gel koy kalbime elini
    Duy aşkımın sesini
    Aşk ateşimiz sönmesin
    Dünya tersine dönmesin…
    *
    Var mısın aşk ateşiyle yanmaya
    Yeniden bu aşkı, var mısın yaşamaya
    Bir adım senden bir adım benden
    Söz ver bana yaşam sona ermeden

    Zahide Handan Erengil

    #100034896

    Bedriye
    Katılımcı

    Aşk ateşi alevlendi yar yeniden
    Gel başlayalım kaldığımız yerden
    Bir adım senden bir adım benden
    Haydi yaşayalım bu aşkı yeniden
    *
    Aşkın yoktur ne yeri ne zamanı
    Aşk yaşamın en güzel yanı
    Razıyım bu ateşle yanmaya
    Sana yeniden aşık olmaya
    ***
    Koy kalbime elini,duy aşkın sesini
    Aman aşk ateşimiz sönmesin
    Sakın aşkımıza nazar değmesin…
    Var mısın aşk ateşiyle yanmaya
    ***
    Yeniden bu aşkı, var mısın yaşamaya
    Bir adım senden bir adım benden
    Oynama aşk ateşiyle yanarsın
    Sonunda pişman olur ağlarsın

    Zahide Handan Erengil

    #100034416

    Hayat
    Katılımcı

    Demek gidiyorsun?
    Ben bunu hakketmedim!
    Ne varsa aşka ve cesarete dair
    Sırtlayıp o büyük yangınınla gidiyorsun demek!!
    Git??..
    Oysa
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Vurup alnıma kavgayı
    Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı
    Akşamlarım olmuştu ve kuduz gecelerim
    Göz yaşlarım ağlarken
    Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
    O gün bugündür tetikte bir ömrün son kurşunusun
    Hiç aklıma gelmezdi gülüm
    Buda bana ders olsun!!!!
    Demek gidiyorsun?
    Böyle olsun istemezdim oysa!!
    Hazin vedaların bu baş dönmesi
    Cellat kırmızısı bir hüsrandı yollarda.
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler
    Eyvahhhhh??.
    Esmer bir ağadı bileylemişsem
    Cinnetin ucunu yakmışsam bir kez
    Cehennemin nizamiye kapısındaysam
    Ateşten bir nehre dönen bu isyan
    Hep o gül yangınına kanat çırpar
    Ve en korsan şarkılar yüzünü şarapla yıkar.
    Gidiyorsun demek?
    Ben bunu hakketmedim!!
    Ne varsa aşka ve cesarete dair
    Sırtlayıp o büyük yangınınla git.
    Hadi durma,gençliğimin vebalini,
    Ve sevgisiz hayatımızın bedelini ödemeden git..
    Bu şiiri sana armağan ettim
    Yanına almayı unutma sakın
    Issız gecelerde okur ağlarsın
    Kimseler görmese de kanarsın gülüm
    Neler çektiğimi o gün anlarsın!!!
    Sonbahar yağmuruyla ıslandım sokaklarda
    Ağladım ikimize senden çoook uzaklarda.
    Şimdi hüzün makamında bütün şarkılar
    Bu yorgun ses,bu kör lamba,bu ateşi sönmüş soba
    Tanığıdır yanlızlığın,pişmanlığın tanığıdır.
    Çünkü,çünkü benim kitabımda, aşk bir defa yaşanır..
    Demek gidiyorsun?
    Git????????..
    Bir yanda ölümün alnındaki ter
    Bir yanda suya düşen sardunya
    Ve sabahın saçlarındaki kırağı kadar ışıyorsun
    Hadi durma,
    Sırtlayıp o büyük yangının vebalini
    Ve sevgisiz bir hayatın bedelini ödemeden git.
    Bilirsin,gecenin en karanlık olduğu an
    Sabahın en yaklaştığı zamandır
    Ve hiç bir şey hakkında bildiğimiz her şey
    Aslında YALANDIR?.
    Demiştim ya?
    Sen öğretmen çıktığın yıl
    Vurup alnıma kavgayı
    Simsiyah bir süt gibi yaprak dökmüştü dar ağacı,
    Hüzün sarısı yapraklarını
    Akşamlarım olmuştu,kuduz gecelerim
    Göz yaşlarım ağlamıştı
    Bir uzun yolculuk düşmüştü peşime
    Çırılçılgın bir ağaca soyunmuştu vişneler.
    Demek gidiyorsun?
    Git?
    Bu şiiri sana armağan ettim
    Yanına almayı unutma
    Belki soban sönmüş,kitabın bitmiş,dizlerinde battaniye
    Yanlızlığın iç çekişini duyarsın
    Paketteki son sigaran
    Ve titrek bir mum alevi hüznüyle geçmişe dalarsın
    Kimseler görmese de kanarsın gülüm.
    Sende yanarsın?

    #100033025

    Şükrü
    Katılımcı

    Ne güzel ne tatlısın
    Aman nazar değmesin
    Pek muntazam hatlısın
    Aman nazar değmesin

    Şekerden tatlı dilin
    Pamuk gibidir elin
    Sarabilsem o belin
    Aman nazar değmesin

    Sanki keman kaşları
    Öldürür o bakışları
    Baharları kışları
    Aman nazar değmesin

    Seni yaramaz seni
    Deli ediyor beni
    Mis gibi kokar teni
    Aman nazar değmesin

    Boy pos yerinde endam
    Görünce artar sevdam
    Seninle olsun yuvam
    Aman nazar değmesin

    Fısıldarken kulaktan
    Buse alsam yanaktan
    Öpsem..Öpsem dudaktan
    Aman nazar değmesin

    Öylesine şirinsin
    Kadir kıymet bilinsin
    Güzelim sen benimsin
    Aman nazar değmesin

    Gözlerin bana baksın
    Sevgin gönlüme aksın
    Aşkın ruhumu yaksın
    Aman nazar değmesin

    Sevgini saçma bol bol
    Hep benim gönlüme dol
    Her zaman benimle ol
    Aman nazar değmesin

    Beni düşün beni an
    Sevda ateşimle yan
    Göğsümde uyu , uyan
    Aman nazar değmesin

    Sana sevgiler kat kat
    Elleri , kenara at
    Başın koy dizimde yat
    Aman nazar değmesin

    Utanma , hiç düşünme
    Girersen sen düşüme
    Üşüme , gel düşüme
    Aman nazar değmesin

    Gel gir gönlüme saklan
    Eller baksın uzaktan
    Emir böyleymiş Hak’tan
    Aman nazar değmesin

    Hep aşkınla olayım
    Hasretinle yanayım
    Sararayım solayım
    Aman nazar değmesin

    Yeter bu işve , bu naz
    Gel gönlüm eğle , biraz
    Ne söylesem sana az
    Aman nazar değmesin

    ssyrsln@hotmail.com

    #100032839

    Konu: SEVEN OLMADI

    forumda SEVEN OLMADI

    serefkosker
    Katılımcı

    SeVeN Olmadı

    Benide bir defa seven olmadı
    Dilendim sevgiyi veren olmadı
    Diz çöküp yalvardım tüm sokaklara
    Aşkıma bir cevap veren olmadı

    Döndürdü başımı sevdanın seli
    Gözlerim kimseyi göremez oldu
    Yaktı kavurdu bu ateş beni
    Bir damla su bile veren olmadı

    Kapıldım bir kere sevda seline
    Sarı yapraklar gibi savruluyorum
    Eylül rüzgarları sardı dört bir yanımı
    Oradan oraya dağılıyorum

    Sardı tüm benliğimi aşkın ateşi
    Gözlerim kimseyi göremez oldu
    Yaktı kavurdu bu ateş beni
    Bir damla su bile veren olmadı

    Şeref Köşker


    Aysun
    Katılımcı

    ‘Kaldıysa içinde zerre kadar ben
    Bırak kendimi yaratayım küllerimden ‘ dedin ya!
    Sustum…

    Bir an; seni ilk gördüğüm merdivenler dizildi gözlerime
    Mayısın ikisiydi, saat yine yalnızlığımın üstündeydi.
    Çapraz düştüğünde ellerimiz, avucumuzdaydı mevsim çiçeği.
    İsmin bile hatırımda değildi elini elimden ayırırken.
    Zaman aktı geçti…

    Bir deniz kenarında bekliyordun beni.
    Maviye düşen portakal çiçeğiydi duruşun
    ve gülüşün…gülüşün şu an bile aynı sıcaklık içimde.
    İsmi bile hatırımda değil o günün, mayısın ikisiydi…
    Zaman aktı geçti…

    İstanbul’a deniz ötesi bakıyorduk.
    Sokak kedilerinin gölgesine şahitti yıldızlar…
    Piyanonun başında bir adam, şarkısı hatırımda değil.
    Tenimin tenine ilk düştüğü andı şiirlerin tutuşması…

    Duymadığımız bir aşk şarkısı çalıyordu bir yerlerde
    Biliyorduk… bize gelene kadar bir bir sulara düşmüştü notalar
    Martılar çalıyordu…gülüyorduk.
    Aşkın çığlığı kilitli kaldı dudağımızda.

    Dönüşe doğdu güneş…
    Islak otobana vurdu sarısı.
    Üzerinde leyleklerin uçuşları
    ve içimdeki çocuğun kahkahaları…

    Ne kadar da yakınmış İstanbul!

    Her yıl bir taş daha koydu bu şehir önümüze
    ve her akşam iki ayrı yakada, yine de tek bedende besledik aşkı.
    Her şiirimizde biraz sen vardın, biraz ben
    Ama en çok aşk vardı.

    Mevsimi bilmem, yılı da!
    Hani şiirleri kuma gömdükleri gece
    Yumruk içindeydi ya öfken,
    cadde üstü düşmüştük kavgaya.
    Kollarımdan tutup da, ayaklarımı kesip yerden
    Ya sahip çık bana, ya çek git dedin ya!
    O an tutuştu mevsim, o an kavruldu akdeniz.
    Sustum…

    Taa ki;
    Eski sevgilin diğer yanımda
    Bir yanımda sen… o gece,
    O gece öyle yandım ki
    Aşk ne zor şeymiş.
    Dokunduğunda gözyaşıma
    Sahip çık aşkına dedin ya!
    Bu sahne bildikti aslında…
    güçsüz olan benmişim.

    Gamzene dayalıyken düşlerim
    Bir kez daha tazeledin içimde sevişleri
    Parmağımda özgürlük, içimde tutsak olan aşk.
    Sol elinden çaldığım anları helal et bana.

    ‘Az kaldı, döneceğim sana,
    Kaldıysa içinde zerre kadar ben
    Bırak kendimi yaratayım küllerimden ‘ dedin de;

    Bil ki; hep yangın yerisin içimde.
    Ne zaman sönerse ateşin, solar portakal çiçeklerim.
    Küllerinde düş kırıklarım…aşktan bizi silme.
    Aşk en çok adınla güzel.

    -Gamzen aşk kadar güzel-

    21 ocak 2007

    Arzu Altınçiçek

    #100032153

    Sevgi
    Katılımcı

    Adamın kararsızlığında kalmış bir kadın
    Kadının duyarsızlığına lanet etmiş bir adam
    İkisi de elim ikisi de bir o kadar gururlu
    İkisi de hayatın kırılganlığında seyrediyor

    Günahlarının bedelini ödemiş bir kadın
    Şimdi aşktan alabildiğine kaçıyor
    Aşk ona intihar etmek gibi geliyor
    Ve o ölmek değil yaşamak istiyor

    Yalnızlıktan bıkmış usanmış bir adam
    Defalarca Galata Kulesi’nden atlamak istemiş
    Bir şairin oğlu gibi ölmek istemiş
    Onu engelleyen cehennem ateşiymiş

    Dünyanın ölümsüzlüğüne inanmış bir kadın
    Ölümün soluğunu ensesinde hissetmiş bir adam
    Yaşamak dediğin iki satır şiir
    İnanmayacaksın ama
    Tanrı bu dörtlükleri her gün yazıyor

    #100031572

    Konu: ASİ DESTANI

    forumda ASİ DESTANI

    – I.KIVILCIM –

    1

    Ve sakalım battı rahat olduğum cana
    Bedenim kustu ruhumu bu odada
    Can verdim her sabah ezanında
    Şahadetsiz şahadetsiz

    Şans diledim her dirilişimde
    Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?
    Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime
    Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ?asi? ye
    Süt yılana kucak açtı,

    Oklar bitişti,karanlık saman alevi bedenlere
    Laf kemik etmedi, üstü karayılan derisi
    Özlem duydum kızıl imam ve şehir
    Ne sakalım kalmıştı ne de can
    Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?

    2

    Mazgal incelendi hepten yekvücut oldu
    İhtiyar dede kalleş yavru bebe aç
    Gaip adaletinde kim müebbet?
    Kafatasım eridi boşluğunda hakikatin
    Ram oldum deliler köyünden bir deliye
    Zamanı tek kuruşa sattım

    Yalvardım katillere bakmayın bana
    Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?
    Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime
    Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ??asi?? ye
    Süt yılana kucak açtı,

    Öd ağacı çoktan yandı bitti
    Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi
    Bedenim artık vakumlu
    Ruhum artık kızıl imam gibi nurlu
    Ben sarardım ıslak tahtamda
    Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim?

    3

    Avam sayıldım zorlanmadım hiç
    Duymadım yıllardır o ruh kokan sesten
    Ve yıprandı çatışmalarım açlığında
    Morg soğuk morg sıcak ne fark eder

    Öd ağacı çoktan yandı bitti
    Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi
    Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime
    Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ??asi?? ye
    Süt yılana kucak açtı,

    Ve beş vakit geçti ilkinden habersiz
    Çatışma bitti! silahlar teslim edildi
    Öd ağacı çoktan yandı bitti!
    Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi

    Artık kaçış yok!
    Öpme asinin ellerini!

    – II. Sinsi –

    Sinsi yolları bürüdüğünden beri
    Kaldırımlarda yürüdü sinsi ins
    Asi çiselemez olsu bugünlere
    Kesik güneşin renksiz metali
    Adı ne? Asi mi? Sinsi mi?
    Robot süvari nerede?
    Gel Asi gel
    Yoksa Kızıl İmam çok ağlayacak

    – III. Gün Doğmadan –

    Kızıl İmamın duası kabul oldu
    Ezanlar artık daha güzel okunacak!
    Birlik içindeki ulu süvari
    Bağırdı gün doğmadan!
    ? Allah Allah?
    Şimdi uğruna savaşılacak ne bir çöl
    Ne de bir gök kubbesi kaldı

    – IV. Kale –

    Sadece dişleri ruhunu zehirlemedi asi-nin
    Kalesinde bombaladı robot dünya
    Baktı gözlerine Kızıl imam
    Asi-nin tahta kanatları artık tamam

    Ahlat gölgesinde ısırıldı nanköre
    Kale içeriden yıkıldı tıpkı putlar gibi
    Dere yatakları yaltaklıkta yarıştı
    Fitne gün yüzüne büründü

    Asi yağacak Kızıl imam el açacak
    Kale secdeye yatacak
    Gün artık batıdan doğacak
    Asi yağacak, Kızıl imam el açacak

    – V. Ayağa Kalk Asi –

    Ruh ayaklanma çıkardı
    Kızıl imam ağladı hıçkıra hıçkıra
    Ruhumun kalp atışı gözüküyordu
    Zarf atıyordu uluyan kurtlara
    Rüyalardı çözemediğim sadece

    Mısır?a gittim!
    Nil?den bir damla su içtim
    Ölümsüzlük kuşandım
    Ruhen ebedi?

    Mehdi emir verdi
    Kızıl imam biat etti
    Rüyalardı çözemediğim sadece

    İstila günü geldi!
    – Ayağa Kalk Asi! ?

    – VI. İki Başlı Küflü Yaratık –

    Sen
    Ruhuna bile kinini belli etmeyen
    Aklındakini bile kalbine demeyen
    İki başlı küflü yaratık
    Çepeçevre kuşatıldığın gün
    Bulmacan çözülecek
    O zaman öpemeyeceksin
    Ne Kızıl İmamın eteğini
    Ne de Asinin ellerini

    – VII. Ölü Sanılan Askerler –

    Özgürlük uğruna
    Ne kadar kan döktünüz?
    Biz bu uğur da
    O bayrağı kırmızılatana kadar
    Yüz üstü sürünen nehrimi
    Kırmızıya boyanana kadar

    Kızıl imam önde
    Biz eteklerinin dibinde
    Ölülerimizle beraber
    Savaştıkça o tada vardık!
    Ölü sanılan askerler korur
    Kendi gök kubbemizi…

    – VIII. Evlat –

    Kimyası ölümsüzlüktü
    Savaşın galibi evlat
    Neydi gerçek nerde ceset
    Ceplerimdeki hep kokmuş et

    Evlat koş yedi düvelle savaş
    Ki sevilesin ateşin bağrında
    Ruhun bir değil dokuz
    Ver evlat şimdi ülkene omuz…

    – IX.Kızıl İmam –

    Süpürge altı
    Çeşit çeşit urgan
    Eğe değdi!
    Karanlıktan gelen gaibe
    Çengel, çan, beşik iç içe
    Ve ışığında açan gül
    Kepenk kapattı?

    Kızıl İmam Susacak
    Susayana Su Satacak
    Allah rızasına Asi Öpecek
    Sadece Ellerini

    – X Ruh. Süvarileri –

    Mantık çatışmasında
    Sona erdi zaman!
    Gözle görünmeyen sözler!
    Ruh süvarilerine yem oldu!

    Gökte dalgalananların ordusu
    Artık mağlup!
    Şimdi zeka ürünü idoller
    Yaralı ruhların ardında
    Komple çarçur oldu…

    – XI.ŞEHİD –

    Tek bir şeytani düşman kalmıştı.
    İran?da
    Büyük mabedin arkasında

    Kör olası deccal soysuzu Asiyi deşti
    Oysa ASİ benim kardeşimdi

    Şimdi kanını akıtacağım.
    Asi – min kanını akıtanın,
    Oysa onun kanı masmavi

    Ulu süvariler kükredi Asinin ölümüne.
    Kızıl imam en önde kıldı namazını
    Bir bayrak için savaşan
    Bir vatan için çarpışan bu yiğide
    Yazık oldu?

    Artık gözler gök kubbenin altında
    Dirlik içindeki birlikte?
    Tarihe yansımayan ruhani Asi?ye selamlar olsun….

    – XII.SON MEVSİM –

    Ve ahir zamanın son mevsimi
    Azgınların yuvarlanacağı
    Gayya vadisi
    Böngürmekte

    Kardeş Mehdi
    Bayrağı dikti
    Dikilmesi gereken mevziiye

    Şimdi Asi
    Semanın arşa değen burçlarında
    Derin bir oh çekiyor…

    Sezer Çalışkanoğ

    #100031632

    Konu: YOKSUN

    forumda YOKSUN

    Aysun
    Katılımcı

    Üzerime devirip dağ gibi hüzünleri
    böyle çekip gitmek var mıydi?
    var miydi böyle bitirmek?
    hani söz vermiştik birbirimize
    kaç zaman geçti aradan
    sen yoksun
    sana sığındığım geceler
    alevleri gökyüzünde
    bir kumsal ateşiydi günahları yaktığımız.
    ve kan rengi şarapla yıkanmış
    bir hasret şimdi göğsümüze taktığımız.
    bilirim dönmeyeceksin artik
    uzun zaman oldu
    belki çoktan unuttun.
    adin kaldı soğuk duvarlarında odamın
    sigara paketlerinde şiirlerin
    resimlerin bana gülen
    cüzdanımda saç telin
    bir veda o geceden aklımda kalan
    kekremsi bir tat
    bir med cezir yüreğimde
    ben vurgun yemiş bir yarali
    gemiler bana taşır bütün aşk yorgunlarını
    sen yoksun….
    hayatımın ilkbaharında tanısaydim seni
    yasak umutlara ve acılara inat
    buruk bir sarap tadında olsaydi sevdamız
    yıllandıkça güzelleşen
    ve sen şiirler okusaydın geceleri
    saçlarımı okşarken
    ellerimi tutsaydın ansızın
    yüreğim eriseydi gözlerinde
    yansaydım ateşinden
    sen ağlasaydın mutluluktan
    ben ölseydim
    yalnızca beni sevdiğini bilseydim.
    seviyorum deseydin
    bir kere söyleseydin
    yanmazdim
    yanmazdim böyle çekip gitmeseydin…
    bir veda o geceden aklımda kalan
    bir günah belki yasak
    yanimda olsan şimdi hiç konuşmasak
    ağlasak bin kere pişman olsak
    sonra yine bozsak yeminleri
    sarılsak sımsıkı
    öylece kalsak…
    gittin..
    kim bilir kaç deli sevda sığdırdin yüreğine
    ışığa üşüşen pervaneler gibi sardılar seni
    körkütük aşklarin ortasına düştün
    yalanların pençesine
    belki bir gün bir gece
    dar bir vakitte belki
    hiç beklemezken seni gelirsin diye
    ben hala buradayım
    sen yoksun
    lanet olsun.

    #100029029

    Konu: ATEŞ VE SU

    forumda ATEŞ VE SU

    Aysun
    Katılımcı

    ATES BIRGUN SUYU GORMUS YUCE DAGLARIN ARDINDA
    SEVDALANMIS ONUN DELI DALGALARINA
    HIRCIN HIRCIN KAYALARA VURUSUNA
    YUREGINDEKI DURULUGA
    DEMIS KI SUYA
    GEL SEVDALIM OL!
    HAYATIMA ANLAM VEREN MUCIZEM OL
    SU DAYANAMAMIS ATESIN GOZLERINDEKI SICAKLIGA
    AL DEMIS;
    YUREGIM SANA ARMAGAN…
    SARILMIS ATESLE SU BIRBIRLERINE
    SIKICA,KOPMAMACASINA
    ZAMANLA SU , BUHAR OLMAYA
    ATES,kÜL OLMAYA BASLAMIS
    YA KENDISI YOK OLACAKMIS,YA ASKI..
    BASTAN ALINLARINA YAZILAN KADERIDE
    YÜREGINDEKI KADERIDE
    ALIP GITMIS UZAK DIYARLARA SU…
    ATES KIZMIS,ATES YAKMIS ORMANLARI
    ARAMIS SUYU DIYARLAR BOYU
    GUNLER BOYU,GECELER BOYU
    BIRGUN GELMIS SUYA VARMIS YOLU
    BAKMIS O DURU GOZLERINE SUYUN
    BIRAZ KIRGIN BIRAZ HIRCIN
    VE O ZAMAN ANLAMIS KI ;
    ASKIN BAZEN GITMEK OLDUGUNU
    AMA GITMENIN YITIRMEK OLMADIGINI…
    ATES DURMUS ,SUSMUS,SONMÜS ASKIYLA
    ISTE O ZAMANDAN BERIDIRKI ;
    ATES SUDAN
    SU ATESTEN KACAR OLMUS…
    ATESIN YUREGINI SADECE SU
    SUYUN YUREGINI
    SADECE ATES ALIR OLMUS

    #100027988

    Konu: KADINSAN

    forumda KADINSAN

    Aysun
    Katılımcı

    Kadınsan kadın gibi olacak,
    Adam gibi adamı seveceksin…

    Yürüyünce güller açacak önünde,
    Ağlayınca inciler dökülecek.
    Güneş seninle doğup seninle batacak.
    Vermeyi de almayı da
    Bileceksin doyuncak…
    Sert olacaksın yerinde,
    Yerinde yumuşacık…
    Söz dinleyip susmayı da
    Bileceksin usulcacık…

    İşveyi, nazı, cilveyi de
    Gülüp eğlenip raksetmeyi de.
    Oyun bileceksin kadınsan…
    Süründürüp yalvartmayı,
    Tutsak edip bağlamayı,
    Kaçmayı, kovalamayı,
    Av olup avlamayı,
    Gözlerinden niyetini,
    İstemez görünüp istemeyi
    Bileceksin kadınsan…

    Akıllı olacaksın kadınsan.
    Leb demeden leblebiyi,
    Nerden gelinip nereye gidildiğini.
    Rüzgarın nerden estiğini bilecek
    Çevirip yelkenleri
    Çekmeyeceksin boşa kürekleri…
    Anlatınca dinlemeyi,
    Konuşunca dinletmeyi,
    Sorulunca söylemeyi
    Bileceksin kadınsan…

    Doğurgan olacaksın kadınsan.
    Çatır çatır sancılı olsa da analık,
    Adam edip adamı,
    Birlikte büyüteceksin
    Onu da kendini de…
    Gıkın çıkmayacak nankörlüğe
    Bağrına taş basıp
    Elin öpüldüğünde
    Öğüneceksin kadınsan…

    Sefil etmeyeceksin kocanı, evladını,
    Aşını, ekmeğini kotaracak
    Gözünü budaktan sakınmayacak
    Sözünü kimseden esirgemeyeceksin…
    Yoku yaratmayı,
    Tozu kiri paklamayı,
    Lafı sözü aklamayı,
    Kusurları saklamayı,
    Karanlığı dağıtmayı
    Bileceksin kadınsan…

    Kırılgan olmayacaksın kadınsan.
    Ağlatanı ağlatacak,
    Kapılarını kapatacaksın…
    Diz çöküp yalvaranı da
    Affedip okşayacaksın…
    Basan olursa damarına,
    Çattın mı hele kaşlarını,
    Ateşle oynayacak
    Bir koyup bin almayı
    Bileceksin kadınsan…

    Sabırlı olacaksın kadınsan.
    Ateşin suyun keyfini beklemeyi,
    İlmek ilmek üretmeyi,
    Bazen önde olup bazen çekilmeyi
    Düğümleri çözmeyi bileceksin…
    Derin tasasız uykuları özleyecek,
    Açlığa yokluğa katlanacak,
    Alnının terini biriktirecek,
    Kan tükürüp kızılcık şerbeti içtim
    Diyeceksin kadınsan.

    Ağlamayı öğreneceksin,
    Çareler tükendiğinde.
    Yırtınıp dizlerini döverek,
    Başını taşlara vurarak
    Burnunu çekip için için de…
    Elin kolun bağlandığında
    Tuz bassalar yarana
    Sessiz çığlıklar atmayı da
    Bağırmayı, isyanı da
    Öğreneceksin kadınsan…

    Yılmayacaksın kadınsan.
    Zalimse kocan,
    Nankörse bir de evladın
    Ardından gideceksin yazgının…
    Yıkılsa da evin ocağın
    Kesseler akmayacak kanın.
    Taş taş üstüne koyup yeniden
    Sarıp yaralarını
    Başlayacaksın en baştan…

    Dayanacaksın kadınsan.
    Ateşlerde yanmaya
    Rüzgarlarda savrulmaya,
    Köpek olup yalvarmaya,
    Dolmaya boşalmaya…
    Sözün ağırına,
    Sevginin arsızına…
    Kurtlar kemirse de içini,
    Kudursan da ihtirastan
    Dayanacaksın ihanete, yalana…

    Alışacaksın kadınsan.
    Bahara kışa,
    Gündüze geceye,
    Çevrime döngüye,
    Erimeye çürümeye…
    Gidip te dönmeyene,
    Kadir kıymet bilmeyene
    Alışacaksın…
    Ateşin sıcak,
    Suyun soğuk,
    Taşın sert,
    Bıçağın keskin olduğuna
    Alışacaksın…
    Aşkın yalan,
    Sevginin gerçek,
    Sevmenin alışmak olduğuna…
    Kollarında olanınsa yanında olmadığına
    Alışacaksın kadınsan…

    Kadınsan kadın gibi olacak,
    Adam gibi adamı seveceksin…

    Nurdan Ünsal
    Ankara-23.03.2005


    Ogniela
    Katılımcı

    Gönül Yorgunu + Gönül Gazeli
    gözkapaklarım demir kütledir
    eklemler fersiz anlamıyorsun
    isyanlarda kaslarım beni dinlemiyor
    uyurum bıraksalar diyorum
    bin yıl kesintisiz

    bu yorgunluk ne senden ne sevdadan
    değil vadilerde koşmaktan
    hayatla çarpışmaktan/çatışmaktan değil..
    bin yıl uyurum bıraksalar diyorum
    çünkü gönül yorgunuyum

    bana verilmiş bir hazineyken aslında
    haddini aştı kendini yordu gönül
    her güzele koştu her lezzeti tatmak istedi
    coştu her müzikle gönül

    şeytanla satranç oynadı
    sevapta veliyle yarıştı
    her zaman nefsime kandı
    dünyanın tadına daldı
    pişmanlıktan yandı gönül

    bundandır yorgunluk
    bundandır uyku anlamıyorsun
    örtseler üstümü bir
    bin yıl uyurum diyorum..
    çünkü gönül yorgunuyum..

    Image Hosted by ImageShack.us

    Gönül Gazeli

    her gördüğün güzele aldanma gönül
    seni sevdalardan bezdiren olur

    insan bir sevdi mi kul olur aşka
    kendini kullara kaptırma gönül

    ayrılık ateşi yakar kavurur
    buna hazır mısın söyle be gönül

    yüzüne bakar da gülücük atar
    gözlerinden ateş ateş ok çıkar

    aşkın kıvılcımı dünyanı yakar
    takatin var mı yanmaya gönül

    salim hele evme gönül evin dar
    en büyük sevdaya hazır mı gönül

    Salim Kanat

    #100024949

    Konu: ANLADIM Kİ

    forumda ANLADIM Kİ

    Bülent
    Katılımcı

    Nerde o eski günler, nerde o heyecan
    Adını duyduğumda titrerdi her noktam
    Sadece düşte derdin parçasın canımdan
    Yinede mutlu etti beni düşsel yaşam

    Özlemenin hazını tatmadan özledim
    Özlersin umudu hiç bükmedi boynumu
    Ayaz gecelerde hep üşürdü yüreğim
    Gelip ısıtmadın yok ettin umudumu

    Uzattım avucuna bir çare sevgimi
    Yüreğinde yaşatıp büyütürsün diye
    Geri bıraktın oldum ben sevgi yetimi
    Yalnızlığı öğrettin günahımsın diye

    Yanarken ateşinde acırdı çok canım
    Benzemez başka acı sevda acısına
    Sen hiç aldırmayınca öyle kaldım yarım
    Yine kalan benle can veririm canına

    Sevgim koyduğun yerde bekledi bir derman
    Çare olmadı susman kanadı hep yaram
    Birde yenik çıkınca bu son savaşımdan
    Anladımki olmaza imza atmış sevdam.

    #100024395

    simpsonsoner
    Katılımcı

    Son çocukluk da bitmişti ömrümde
    Düşlerim belki kış ölüsü belki yaz
    Kırlara bahar yetmese de içimde
    Yüreğim nar çatlamasıydı sana kadar
    Dilimde sözcüklerin çelik dinerci
    Sesimde ölüm rengine inat aşklar

    Mavilikler yasaklandı gökyüzünde
    Özgürlüğü kuş kanatlarında bekledim
    Doğduğum gün adına “imge” dedim

    Sevdim bütün insanları insan yanlarını
    Sen de seveceksin
    Dallarına su yürümüş ağaçlara güleceksin
    Kar yağsa da yaktığn ateşler üstüne
    Ateşi yüreğinle körükleyeceksin
    Kuş sesleri de ertelenebilir güne karşı
    Çiy de düşebilir anıların üstüne
    En güzel ezgileri nehirağzı denizlerde
    Hep kendi sesinle türküleyeceksin
    Hüzün ağaçlarının sevinç açtığını
    Adının sonsuz anlamında göreceksin

    Sevdim soluğunu rüzgar kılan insanları
    Soluğumu soluklarına kattım
    Bir damla uğruna gökyüzünü omuzladım
    Bir çocuk ölümleri ağlattı beni
    Bir de türkülerde kalabalık ihanetler
    Gülüp geçtim yalan iktidarlar görkemine
    Aşk adına sesimi sürdüm namlulara
    En büyük eylemleri söz eyledim
    Doğduğun gün adına “imge” dedim

    Sen elbette sen olacaksın biliyorum
    Sesinde yirmibirinci yüzyılı dinliyorum ..

1 ile 15 arası 15 sonuç (toplam 23) görüntüleniyor