You cannot copy content of this page

1 ile 2 arası 2 sonuç (toplam 2) görüntüleniyor
  • Yazar
    Arama Sonuçları
  • #100034076

    Serkan
    Katılımcı

    Ben karanlık bir adamım kendini aydınlatamayan.
    Kanayan yerlerimi sar diyorsun uçuklu dudaklarınla.
    Karanlık bir adamım saçlarını taramayan.

    Yaşlı bir sonbaharım yaprakları dökülmüş. Çocukluğumda bıraktım uçurtmalarımı, horoz şekerimi. Tenha sokaklarda geziyorum, yanıp sönen sokak lambası gibi ürkütücüyüm. Yaklaşma bana, sana da bulaşır damarlarımda dolaşan.
    Ben aşk yoksuluyum, kirlettiğim tenlerle karşılaşıyorum sokakta, tükürüyorum yüzüme. Ellerimde kan, yüzümde eskiden kalma bir çizgi. Sevmeden seviştiğim kadınlar, nede çoklar. Nede çok utançlarım. Ben aşk yoksuluyum.

    Bakma bana öyle hem karanlığım hem de kötüyüm, git sana da bulaşmadan içimdeki yoksulluk?

    Sandalyenin kırık ayağıyım, birazda serseri. Eski kaldırımlarda yürüyorum dilimde gözü nemli şarkılar. Aşklarım sizi eskiciye verip yerine mandal alıp asacağım kendimi o mandallarla.
    Ve bir daha içmeyeceğim.
    Küfretmeyeceğim geceye, sigarayı bırakacağım.
    Bir bok yapamayacağım?

    Yüzümüze vuran rüzgârın rengi olsaydı, mesela pembe estikçe boyansaydı tüm sokaklar. Ya aşk? onun rengi olsa. Kırmızı, mavi, mavi güzel olurdu ama nedense içimden siyah geçiyor. Siyah kadar masum, beyaz kadar kirli. Artık git kapıyı da kapat, pencereden sızan ışık yeter bana ışıkları yakma.
    Git tüm renklerini de al ve git.
    Ben karanlık bir adamım kendini aydınlatamayan. Lütfen git.

    #100031008

    Konu: ADAMIM

    forumda ADAMIM

    temptation
    Katılımcı

    geçen gün menekşe aldım pazardan
    ıssız bir koya düştü yolum
    kumsalında dolaştım yalınayak
    denizkestaneleri topladım kıyıdan
    midye kabuğu doldurdum ceplerime
    kimi sedefli kimi çizgili
    yarı gömülü olanlara gitti elim hep
    var mıdır sence bir sebebi
    güneş sen gibi yakmadı yine de
    denizin tuzu değildi
    yanaklarımdan dudağıma süzülen
    neden menekşeydi bilmiyorum

    Hanife nine seni sordu sabah
    kara gözlü yiğidim nerede dedi, diyemedim
    desem de anlayabilir miydi?
    yaz güze döndü de soframda hala eksik tabağın
    o günden beri yatağın sen tarafında yatmıyorum
    çektiğimiz zulüm yetmedi mi adamım
    neden menekşe aldım bilmiyorum

    kedimizin yavruladığını söylemiş miydim
    hepsini dağıttım komşulara
    biri hariç
    ona kıyamadım o kadar ben ki
    dünden beri menekşenin dibinde uyuyor
    seversin diye sütlaç yapıyorum
    kaşık dönüyor da dönüyor
    yüreğimin yanık kokusu burnumda
    gözlerim dalgın, sözlerim düğüm
    arada telefona bakıyorum ekranı kapkara
    menekşeye su verdim mi acaba

    unuttum bak
    saçlarımı istediğin gibi boyattım
    sevdiğin bluzum var üstümde
    kolyeni de hiç çıkarmıyorum boynumdan
    her sabah gelişine hazırlanıyorum
    kapıyı açtığımda beni istediğin gibi gör diye
    ilaçlarımı da almıyorum ne zamandır
    kulaklarımı da tıkadım duymuyorum hiçbir şey
    gözlerim yolda, bir de bahçede ki kuru dallarda
    durgunluğumu soranlara hiç diyorum
    hiç
    menekşe güneşsiz kaldı

    RENGİN ALACAATLI

1 ile 2 arası 2 sonuç (toplam 2) görüntüleniyor