sudenaz tarafından gönderilen her şey
-
KENDİNE BENİM İÇİN BİR GÜL VER
sensizlikle flört etmeyi sen değil sensizlik bilir sesi ses/sensizliği sensizlik bilir korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tuk! çok ağrımış kendinin, siyah ve ayaz kendinin hep avuttuğum düşler için bana bir gül ver... * bak, palandöken dağlarında karlar erimiş teknelerde kol kola bahar sulara inmiş dağlar için, sular için bana bir gül ver bir gül ver söküldüğüm günler için -ve önce kendinin ellerinden tut!- * kendimin ellerinden tutunca içimden nehirler gibi akmak geliyor yollara çıkmak, yolculuklara bakmak geliyor geberesiye içip salaş meyhanelerde buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor tutunca kendimin ellerinden pusulasız gemilerde yatmak yaşlı ve şefkatli bir azizenin koynunda sabaha dek kıpırtısız susmak geliyor sevgilim, iyi insan, tutunca ellerimden ömrümün içinden akmak geliyor... * sessizlik sensizliği ezbere bilir sensizlik her şeyi bilir... korkma, sana aşkı öğretmeyen kendinin ellerinden tut! sonra bana aşkı öğretmeyen kendimin ellerinden; bak, yıllarım sırılsıklam yağmurlar giymiş günlerin avlusuna yeni yeni çocuklar inmiş dağlar için, sular için bana bir gül ver avuttuğum düşler için bana bir gül ver bir gül pusulasız gemiler, sökülmüş günler için... * ben bütün yeşillerimi inatçı ayazlara çaldırdım sen kendinin ellerinden tut ve kendine benim
-
İYİ Kİ BU DÜŞTESİN
nehirler yarışır, çağıldar gözlerinde o nehirler benim nehirlerimdir aşk ki azar azar benim yerimdir üşüyorsam, sokaktaysam, yalnızsam gözlerin ey yâr benim evimdir /vurulup düştükçe, düştükçe seni sevmekten caymayacağım gece insin, el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/ iyi ki bu sestesin dünyayı ısıtan nefestesin bir haydut gibi gezinirim kapında kalbimde tutuşan ateştesin? II rüzgârlar savrulur, uğuldar gözlerinde o rüzgârlar benim rüzgârlarımdır aşk ki azar azar benim yerimdir suskunsam, bozgunsam, bulutsuzsam gözlerin ey yâr benim evimdir iyi ki bu düştesin her sabah ışıyan güneştesin iyi ki yoksuluz bulutlar gibi soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi /vurulup düştükçe, düştükçe sana koşmaktan caymayacağım gece insin, el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/
-
BU SENSİN
Bu sensin Ve sesin Bu terin ve tenin haklı ıslaklığı Kal öyle Isıt gözlerimi gülüşlerinle Birazdan kapılar kırılacak belki de Birazdan kapkara bir örtü olabilir gözlerimizde Biz diz kırarken sinesinde sancının Yolunur papatya Deşilir ten Ve yara da ! Çünkü ölmek günleri biraz da Gülmek günleri(de), inadına Gün gülümsemeleri ardında Gün gülümsemeleri ardında Dağlandıkça Dağlaşmak Ve dağları sevmeye yaraşmak Yaraşmaya Yanaşmak günleri Sen de yanaş kıyılarıma bir vapur gibi Çarpıp durayım güvertelerde gözlerine
-
AKŞAMDIR
suları boğdu dalgalar ... ses hoyrat sevinç yılgın şakaklarım sonbahar II "muhbiri çoğalmış sevdanın" yapışmış tenime ter elime kir sessizliğin ortasında bir deli rüzgar akşamdır avuçlarında marmara?nın akşamdır şiire karıştı sular sularda çoğalır sevdalar ellerim ah! ellerim nasıl anlatsam gece gece kokuyor çocuklar
-
UZAKLARDA BİR ADAM
Uzaklarda bir adam sevdim Kendimin ne yanına dönsem onu anlatırdı Ömrümün ne yanına kaçsam onu tutardı. Adı neydi? Umudumun içinden geçti. Adı neydi? Gri, dumanlıydı gözleri Kor parçaları gizlenirdi derinlerinde Öptüğümde dudaklarımı yakardı gözleri. Sevdiğinde gün batar gibi Sevdiğinde akşam gibi bakardı. Çocuktu gözlerinin külleri Özlediğinde yetim gibi bakardı. Uzaklardan bir adam sevdim Beni ıssızlığına aldı. Adı neydi? Her sesi hoşça kal der gibiydi Her bakışı bırakma beni...
-
KÖR İKLİMLER
Gözlerimde aşkın bandajı, Tutup ellerimden, Savurdun mahşerin ortasına. Kör iklimlerin yaşandığı Karanlıklarda... Yabancıladım, yılmadım, Seni göreyim diye. Sen; saldın cellatları ruhundan, Sende tanıdığım her ad adına Bedel Asıldım defalarca... Acıyı her anlamdaki tadıyla Ölümün bin manasında Nefesledim. Tutup yüreğimden tırnaklarınla Söküldüm. Fışkırdı avuçlarımdan kan, Ciğerlerimden döküldükçe her parçam Üredim... Sızlanmadan yandım dört yandan Sızılarla, Güneşi görmek adına. Savruldum her bir yana, Aşktan yoğrulmuş et, Aşktan yoğrulmuş kemik olmak adına, Parçalandım defalarca... Dört nala, Kalakaldım kör iklimli karanlıklarda...
-
SEN BANA KARIŞMIŞSIN BEN SANA
Boynumda tütün esen nefesin ürperiyor. Mevsimin sert soğuğunda karışıyor Saç tellerime sarılan sıcaklığı avuçlarının. Yokluk esiyor. Ya da bana öyle geliyor. İskeleye giden caddeyi geçiyorum, Köşeden ansızın bir otobüs dönüyor, Adımlarım şaşırıyor, Yanlış bir kaldırım taşına basıyorum, Sendeliyorum. Elin belimi kavrıyor, Gövdemi gövdene çekiyor, beni sana yaslıyor. Kollarının arası başımı döndürüyor, Bu kentin içinde kayboluyorum, Gözlerinde bulunuyorum. Ya da bana öyle geliyor. Yürüyorum... Ne kadar zaman sürüyor, Nerelerden geçiyorum bilmiyorum. Neler düşünüyorum! ' şşşşş, ' diyor yanımda sesin, Kulağımda ılık fısıltını duyuyorum, ' Seni seviyorum'. Ya da bana öyle geliyor. Beşiktaş vapur iskelesinde, Ayrı yollara dağılmayı bekleyen kalabalık. Karmakarışık, darmadağınık. Darmadağınsın, darmadağınım, Sen bana karışmışsın, ben sana dalgın. Vapur bekliyor, Burada ayrılmalıyız. Bu kalabalığın bir yerlerinde, Ayrı adreslerde parçalanmalıyız. Karşı kıyı seni çağırıyor, Vedalaşmalıyız. Bir ses içimde ' Bir dahası olmayacak' diyor. Ya da bana öyle geliyor. Bir yağmur düşüyor kirpiğimin ucuna, Seni damlıyor. Başımı tutup, dayıyorsun dudaklarına, Saçlarımı ciğerlerin soluyor. Yüreğimin derinine bir ezgi düşüyor, Bir gitar teline vuruyor aşk adını. ' Kadınım, ' diyorsun' hayatımın kadını' Sızıma sızın değiyor, O ezgi 'ayrılamam' diye ağlıyor. Ya da bana öyle geliyor.
-
OYSA BİZ MAVİYİ SEVERDİK
Sen dağların ardındayken Puslu ve siyah olmak Acıttı göz pınarlarımı, İçime aktı, Yaktı. Yollar upuzun tuzaktı. Dağlar uzaktı, uzadıkça uzadı. Dişliler hiç durmadan çalıştı Un ufak oldu koca kaya parçaları Ezildi çakıl, silindirlerin ağırlığında. Ve hiç bitmedi Uzağa uzağı katan yol yapımları. Yok edildi umudun yeşili, Siyaha sıvandı. Ağ gibi sardı dünyayı kara Ağ gibi sardı hasretin. Hep siyahı görür oldum ben. Senden. Uzaklarda. Puslu ve bir başıma. Kilometreler boyunca. Ayrılık oldu yolun adı... Asfalt aramızda, Sen dağların ardında... Babil?in asma bahçelerindeki gibi Yeşilde kaybolmalıyken asfalt, Mısırlıların mumyaları gibi Sakladı mavi sevdaları, Bakışa acıyı sıvadı katran Göz pınarlarında simsiyah. Katar katar uzaklar puslular. Aşkı yolların karasına esir verdik, Oysa biz maviyi severdik.
-
HER SEVGİ BENDEKİ KADAR MI
Şimdi hangi kolların yalnızlığındasın bensiz? Ağladığında gözyaşlarını öpen var mı? Üşüdüğünde ısındığın tenden bir liman, Her sevgi bendeki kadar mı? Var mı kederlerini gizlice senden çalan? Şimdi hangi kolların yalnızlığındasın bensiz? Seninleyken sana hasretle coşan, Çılgın kıyılarında dalgalarıyla taşan, Yorgun sessizliğinde seni anlayan, Bana gibi aktığın biri var mı?
-
YAĞMUR KUŞLARI
Bahardı Göğerdi dallarımız Irmak boylarına yürüdük İçimizde parıltılı güneşler Önümüzde düşlerimiz Adlarımızın ilk harfleri Ağaç kabuklarında Bir yağmur başladı ansızın Kaçmak ne mümkün Suçlusu bizdik bu baskının Gökte çılgın bulutlar Sırılsıklam yürüdüğümüz yollarda Telaşlı ayak izlerimiz Yüzünde damlacıklar Büyülü bir düşle aralanmış kirpiklerin Bir ağaç kovuğunda Tüte tüte sokulduğun göğsüm Nasılda çocuk bu ilk yangınında Bulanan sularla geliyor ırmak Yalnızlığımızın üstüne Köprüleri aştı aşacak Islak saçların yapışmış tenine Öpsem yangınım bulaşacak Bu "delikanlı bahar" Anlıyor bizi Ve gökleri kırbaçlıyor Yağsın diye bu yağmur Sonsuza kadar
-
SEVGİ BAŞTAN
açık kapıları ardında bırak, dalgalarla yürü bir kuzey rüzgarı ol, serinliğinle gel susmak bilmeyen koca deniz anlatsın bütün kuşaklara o yitik efsaneyi orfe, orfe! sevgi baştan! şafakta sessizliğe salınan o ezgi mahmur özlemleri büyütsün usul usul uzak dağların havası, akarsuların büyüsü tütsülerin ağır yüküyle çöksün iç duvarlarına bütün toyluğunla uykuların bölünsün, gecelerin uzansın uzanıp uzanıp kopar gibi güç kavuşalım sabahlara düşlerime baskın ver, adını değil yüzünü istiyorum ilk ışıklarla koşalım çılgın yamaçlara ırmak boylarına, otların yumuşacık koruganına orfe, orfe! sevgi baştan! o şehri yeniden kuralım o şehri ve büyük aşıkların tarihine gömülmüş sevda şehirlerini yeniden roman olmak, şiire dökülmek için alanlarda anıtlara karşı öpüşelim tenha gecenin koynunda düşelim o büyük boşluğa yıldızlar ansızın peydahlanıp büyüsünler, gözlerimiz kamaşsın orfe, orfe! sevgi baştan! ölü demirlerle örülmüş sınırları geçelim bir bir toprağın buğulu yüzü gülsün gönensin sıcak merhabalarla sıkalım ellerini cümle aşıkların bahar köpürsün kuytulardan, o uğultu duyulsun taşkın yeşil, gümrah su orfe, orfe! sevgi baştan!
-
SENDEN SONRA
Senden sonradır Bu benim Düş evlerine girdiğim Uçmaklara vardığım Senden sonradır Bu benim Sevgi köprüsün geçtiğim Ölüm asrı uçtuğum Senden sonradır Bu benim Öz varlığım gördüğüm Sonsuzluğa erdiğim
- HOŞGELDİN AŞK
-
GELDİM
karanlık kapılardan geçtim kendimi ışığa vurdum da geldim kamaşan gözlerimdi aldanan kimbilir neyi gördüm de geldim insandım, onmaz yanımı onardım o ayrıksı yalnızlığa erdim kovdum kirli karayı, sevdikçe arındım sevmenin erdemine vardım da geldim kötü öyküler dinledim, romanlar yaşadım kanayan yaramı sardım da geldim elçi, istemez aşk, saklı sözüö sanadır yürekte zinciri kırdım da geldim
-
BUZ MAVİSİ
sisleri geçtim, geliyorum hüznü sil, ebruli günü ağart yere göğün öpüştüğü buz mavisine yaz beni kurusun kirpiğindeki son damla dinlensin yorgun gözlerin kış yolları bitti, yönüm sanadır ucu görünen aydınlık siliyor dağlarımın karanlığını yanan yüzüne değen kuzey serinliğiyim o uzak gecelerde özlediğin uzak sesim kapının önünde işte atılsan var ya, kollarım birden deniz birden göğsümde çılgın dalgalar artık seninleyim ateşlerden atladım, sulardan sektim savrulan kül söylesin yangınımı buzullarda uzayan gölgem sana uzanan elimdi benim geçmise dönmek yok artık adlarımızı bile değiştirelim sevgiyle yoğrulsun sevincimiz gökkusağıdır önümüzde açılan hadi, altından geçelim
-
AŞKA BAHAR YETMEZ
kırlarda uçtuğumuz o ilk mevsim dalgalanan yeşil otlar, ekinler rüzgâr kaçırıyor seni ardından koşan kelebeğim kaç gün ki şu küçük ömrüm anlıyorum aşka bahar yetmez leylaklar öyle usul öyle deli mor kuytu bahçelerimde yine bir şarkı fışkırıyor pencerelerden bir perde benim için aralanıyor içimdeki küheylan kişnese de adımlarım ürkek yürüdüğüm yolları dal basmış oysa biliyorum aşka bahar yetmez bülbüller çağırıyor çiyli şafağı usulca öpüyor gökyüzünü toprağın nemli dudağı tomurcuk açımı gülümsüyoruz bütün güller yediveren olsa da usulca solduklarını görüyorum aşka bahar yetmez ben bir delice şahanım uçsam, kanatlarım pervane dönerim bulutların arasında güneşin kamaştığı yerde keskindir, aldanmaz gözlerim uzaktan seçerim yalnızları yüreğin çoraksa boşuna bekleme yeşilime koş, karış bana aşka bahar yetmez o ırmak kiminle konuşur eski sevdaların yatağında uyurken büyük uykusunu kim dağıtır bulutlarını kim siler gözlerinin pusunu can usuldan akan o sudur bulur bir gün okyanusunu aşka bahar yetmez gecikmiş yolcular adına yana yana geliyorum tut elimden çek beni içimin kuytularında açan o çiçek o çiçek, öldürecek beni son bir yağmur yağsa da baharımız uzasa da güz yelleri kavurur tomurcukları aşka bahar yetmez
-
YAŞAMAK
Yaşamak birinin gözlerinin içine bakınca, kalbinin coşmasıymış yaşamak günü birlikte başlayıp birlikte bitirmekmiş yaşamak onun için ağlamak,ona sarılabilmekmiş yaşamak sevmekmiş hemde hiç ama hiç karşılık beklemeden olabildiğince deli dolu, tutarsız,yarınsız, asice,asilce,gururlu hiç zarar vermeden yaşamak onunla aynı noktaya bakabilmekmiş yaşamak için senden önce hiç bir amacım yoktu.. nefes almayı yaşamak, yaşamayı nefes almak sanıyordum..
-
BEKLE BENİ
Bekle beni bekle geliyorum Çiğ düşmüş tan vakti olacak Tam vakti olacak Yola çıkışım. Yalın ayak taşlara basarak Dikenler batarak Pusudan kaçarak Kurşun sıkarak Düşerek kalkarak Hasretinden yanarak Bekle beni bekle geliyorum. Elimde bir karanfil Mahzun, sefil Doğan güne bakarak Sevinç naraları atarak Çığ gibi apansız Yalnız, yapayalnız Bekle geliyorum Bekle beni bekle Seni istiyorum.
-
HERŞEY AŞKINA - TEVFİK FARİSLİ
Uçan kuşların kanadındadır diye seyrederken gökyüzünü, Dalıp gitmişim özlediğim hayaline tutamamışım, uzanmışımda, Gezdiğimiz yerlerdedir gönül izlerin diye, dolaşırken parkları, Düşüp kalmışım, hala aşkının sarhoşuyken duramadım ayakta. Sanki uyurken ellerin yine yüzümde,yine yanımda bir sevda, Bil ki uyurken yine sevdana dualarım, yine mutluluğuna, Her şey aşkına,iyi ol diye, benimle ya da bensiz hayatında, Resimlerine bir buse kondurdum, yine her gece uyuyamadığımda. Sende hayat gibi vefasız olmayasın,hasret kalmayasın dünyada, Unutsan da beni ateşin yüreğimde, düşünme ölmem yaktığında, O mum ışığının ardındaki güzel gözlüsün, hala hatırımda, Hala benim için saklanan en değerli varlıktır güneşin,sen olmasan da yanımda. TEVFİK FARİSLİ
-
EY GÖNÜL
Vardığın dergahta post ol, büyürsün Gördüğün garibe dost ol, büyürsün Meclise devam et, el sürme mey'e Girdiğin sohbette mest ol, büyürsün.
-
DÜN GECE
Çelik testereyle kestim suları Yıkadım duvara astım suları... Düşümde düşüme girdim dün gece Buluta yaslandım ışığı tuttum. Seni hatırladım, seni unutdum Kendimi kendime sordum dün gece Topladım yolları eyledim yumak Musalladan gayri görmedim durak... Durmadan düşünüp durdum dün gece Toprağı boyadım otlar ağladı Oturdum kalkmadım atlar ağladı... Tuttum yorgunlğu yordum dün gece Dertler gecikince gidip yokladım Yırtık bohçalarda umut sakladım Kırgınlık bağını kırdım dün gece Şişelerde mahkum çiçek kokusu Yağdı yüreğime renk renk korkusu... Yok yere yokluğu vurdum dün gece Ay doğdu gölgeler çöktü üstüme Hicran alev alev aktı üstüme. Gözümü yollarda gördüm dün gece Aydınlığa koştum karanlık çıktı Her sevgi, her vefa bir anlık çıktı... Güç-bela ben bana vardım dün gece Dosta şiir yazdım 'hatıra' dedim Belki bir dost gele otura dedim Gönlümü toprağa serdim dün gece
-
SONLUDUR AŞK DA
Güzel anılar biriktirdim senden, Dudağıma solgun gülücükler getiren. Özenle sakladım belleğimde, Bir yığın oldu daha şimdiden. Nasıl olsa bir sonu olacaktı bu aşkın, Bir gün apansız gerçekleşiveren. Bir terazinin durgun pirinç kefesine Pat diye inince kara kiloluk, Nasıl kalkar havaya birdenbire Boşa kalan zavallı kefe. Nasıl titreşir terazi uzun süre, Denge sağlanıncaya kadar başka şeylerle. Anılarla bozdum o dengeyi ben önce, İkimiz için de yaptım bunu. Yaşadığımız günlerden biriktirdim sessizce, bir kefede sana hiç sezdirmeden. Koyabilirsin kara kiloyu artık, Bak, terazi nasıl kolay gelecek dengeye. Mutluydum yine de ben kendimce senin girdilerin, çıktılarım benim Doğrusu uygundu birbirine, Yanyana gelince, bir resmi tamamlayan. Vazgeçilmezdi ellerin sonra, Yangınımdan yorgan döşek kaçıran. Ama inan sonludur aşk da, Kovalar sonunu kendi kendinin. Bana bir uçurum gerek şimdilerde, Yeterince dik ve derin. Bir çavlan istiyorum çünkü, Kırmak için kristalini hayatın ve şiirin.
-
YERLEŞİK YABANCI
Kiminin dikenleri vardır Katlanamaz üstüne. Hep dikine durur Delmemek için gövdesini. Kiminin yoktur bir tek kemiği, Doğrulamaz ayaklarının üstünde. Ona göre varsa yoksa kendisi, Dürülüdür ütülü bir mendil gibi Ben eğilmem gündüz ama Geceleri kanatırım kendimi Ben bir söz söylediğim zaman, Kendine küçük bir pıtrak edinir. Çok sürmez anlar başına geleceği, Çarşılarda pazarlarda ondan selam kesilir. Ben birini sevdiğim zaman Göğünü durmadan genişletir. Ama herkes rahattır kozasının içinde, O sevgi artık kimsesizdir. Ölsem ayıptır, sussam tehlikeli Çok sevmeli öyleyse, çok söylemeli.
-
SEVMEYE BAŞLAYINCA BİRİNİ
sevmeye başlayınca birini kendimi yıkıp yeniden kurarım çünkü; bu yeni bir aşktır ve temeldeki yerini mutlaka alacaktır. dikkat! .. yabancıların inşaat alanına girmesi tehlikeli ve yasaktır...
-
İLK ATLAS
Neler var bir düşün ikimizin arasında; Senle ben varız önce katı sınırlarımızla. Aç da bak sabırla, iyice ara Bir çocuğun kanayan ilk atlasında Kaçılacak yer yoktur bulanmadan acıya. 'Mutlu aşk yoktur dünyada' Seninle benim aşkımız bile olsa.
Jump to content