sudenaz tarafından gönderilen her şey
-
UNUTMAK KOLAY OLACAK
Kabul et ki... çok güzel yaşandı elele yıllar Mutluyduk değil mi? Dünyalar kadar. Fakat ne yazık ki... o günlerden geriye Ne bir resim... ne bir dekor kalacak. İşte... belki de bu yüzden Unutmak kolay olacak. Gerçekten de... çok emek harcadık birbirimize Şahitler bütün zamanlar... ağlayıp gülmelerimize. Fakat ne yazık ki... balansta elimize Ne bir artı... ne bir eksi kalacak İşte... belki de bu yüzden Unutmak kolay olacak. İyi ki... tek yönlü bilete talip olmuşuz Sadece bizim olan bir dünya kurmuşuz. Fakat ne yazık ki... son durakta indiğimizde Ne bir geçiren... ne bir karşılayan kalacak. İşte... belki de bu yüzden Unutmak kolay olacak.
-
SÖZÜN ÖTESİ
Sözün ötesi daha keşfedilmedi biliyorum. Ben; sadece keşfedilen kısmıyla oynuyorum. Hiç kolay değil okunası bir öykünün yazarı olmak; Kalbim buzlukta kral aileleri gibi yaşayarak. Hepimiz, Sıradan bir aşk bulana kadar bir hiçiz. Sonra? Sonra çekip gidebiliriz. İyi niyetten kör olmadan önce gözlerim , Yavaşça müziğin nöronlarına dönmeliyim. Madem ki. İç dünyalarımız, Tüpsüz dalınamayacak kadar derin. Hiç değilse kıyısına, Bir çiçek koyabilmeliydi ellerim.
-
AÇ KAPIYI BEN GELDİM
Korka korka değil usul usul değil Elim yüreğimde çarpa çarpa geldim Aç kapıyı bak ne diyeceğim Bir senin ellerinden bir senin gözlerinden Dişlerinden dudaklarından Nergisler ocak ayında açtı Kendimden bahsetmeyeceğim Yediveren güllerden duvarlardan sarkan güllerden Çocuklardan sabah erken okula giderlerken Atlardan bahsedeceğim Kan ter içinde atlardan Aç kapıyı bak ne diyeceğim Ne kadar küsülü çocuk varsa barıştırdım oynuyorlar Tam kırk çeşit sarmaşık gül buldum penceremin dibinde açacak Ekinleri dolu vurmadı çekirge gelmedi kurak olmadı Yorgunum demeyeceğim bir evimiz olsa demeyeceğim Yüreğim daralıyor demeyeceğim Bir baksan gözlerime başını çevirmeyeceksin Yürüyüp gitmeyeceksin elini çekmeyeceksin Bir baksan gözlerime Dağda yakılmış ateşler göreceksin Aç kapıyı kim geldi bak Bak nasıl havalandı güvercin Açmam diyemezsin artık Aç.
-
İNSANOĞLU
Ne tuhaftır şu insanlar Kimi zincirler içinde hür Kimi esir olmaktan bahtiyar Kimi de benim gibi bin bir şeyi düşünür Ne tuhaftır şu insanlar Kimini yel alır, su götürür Kiminin çilesi sürer mezara kadar Kimi de gününü gün etmeyi düşünür İnsan insanın kadrini bilmezmiş meğer Anlaşılmadı gitti mısralarım Çünkü; insanlar benim halime güler Bense onlar için ağlarım İnsan insanın kadrini bilmezmiş meğer Birimiz gülsek, ağlıyor onumuz Bizden kara değilmiş geceler Bari karanlık olmasaydı sonumuz Nice insanlar gördüm ki ben Dudaklarında en ateşli türküler Barış içinde yaşamayı bilmeden Bir savaş meydanında öldüler Nice insanlar gördüm ki ben Dudaklarında en bayağı şarkılar Ve gözlerinde ihtiras ışığı eksilmeden Birer ilah gibi yaşadılar Yarabbi, adaletin bu mu Kuş uçar, yılan sürünür Düşünmek istemem fani olduğumu Verdiğin nimetlere şükür Yarabbi, adaletin bu mu Yaşayan yaşar, ölen torağa gömülür Ve hayat sadece bir arzu mu Bizi korkutan ölüm müdür Bir gece mezarlık girdi rüyama Gittim ecelle lades tutuştum Nihayet canımı verdim, ama ?Lades? demeyi unutmuşum Bir gece mezarlık girdi rüyama Taşları paramparça, Selvileri asırlık Baktım ki; ölümün gözleri ama En vefalı dostum oldu sağırlık Her şey unutulur zamanla Sonra tekrar tekrar yaşanır Çünkü yağmur vardır; damla damla Çünkü yağmur vardır; sağnak sağnak boşanır Her şey unutulur zamanla Dostlar, sevgililer, bütün hatıralar Farkı yok unutanın, unutmayanla Acaba insanlar ne için ağlar Madem ki; kainat sonsuz Madem ki; bir şeye inanmışız "Allah" diye Ve madem ki; insanoğluyuz Hakkımız yok, fazlasını istemeye Bu mis kokulu hava Bu toprak bize yeter Tanrı, başka bir deha İnsan, başka şaheser
-
MESUT NİNNİ
Hala yağmurlu gecelerde duyduğum Öyle güzel bir ninni ki çocukluğum Yıllar geçti unutamadım bir türlü O gamsız, o avare o deli gönlü Hangi çocukluğun saf kalbindesin şimdi Ey billurdan kahkaha, ey mesut ninni Çoğu günler uzun uzun ağlarım da Bir mesut ses dolaşır kulaklarımda Nasıl da değişmiş küçük ellerim Nerde tahta atım, topacım, çemberim Küçük arkadaşlarım ya siz neredesiniz Anladım ömrün bittiği yerdesiniz Dudağımda hasretin ateşten tadı Çocukluğumdan başka bir şey kalmadı Öylesine güzeldin ki anlatamam Seni ah seni... İlk çocukluk hatıram Gözlerimin önünde yıllar geçer de Seni ararım her zaman her yerde Bir alem çöker üstüme ağır ağır Seni andıkça gözlerim dumanlanır Gel de bir saniye olsun gir gönlüme O sonsuz sevincimi getir gönlüme Sendeydi bütün neşe, sendeydi huzur Çocukluk. Çocukluk.. gel gitme ne olur O yumuk ellerinle yine sar beni Bir bak ne hale getirdi yıllar beni Gel ey çocukluğumun mesut ninnisi Ninnilerin en güzeli; en sevimlisi Bırak da yine çocuk olayım Tanrım Sana bütün hasretimle yalvarayım Çocuk olayım da hiçbir şeyim olmasın Çocukluk...Çocukluk...Kulakların çınlasın
-
AŞKTAN SONRA
Yalan bu saadet yalan Sesini duyduğum Gözlerine baktığım Sen değilsin Elimi uzatsam kaybolacaksın Biliyorum Gel desem gelmeyeceksin
-
AŞKTAN ÖNCE
Günlerden bir gün Ya Pazartesi ya Salı Son meteliğime kadar içeceğim Yine hatırıma sen geleceksin Oturup ağlayacağım
-
MÜMKÜN DEĞİL
Senin yanında gözlerim ellerimde Ellerim gözlerinde olmalıydı Seni ellerimle seyretmeli Gözlerimle okşamalıydım Sesini yalnız kollarım işitmeli Parmaklarım konuşmalıydı seninle Doyasıya öpmeliydi bakışlarım O şafak rengi dudaklarından Sen Böyle baştan ayağa kadın değil Şiir olmalı, musiki olmalı, resim olmalıydın Ve benim ben olmadığım zamanlar Benim olmalıydın
-
MUSUKİ
Alev Alev yanmadadır Ruhumda deniz köpüğü Benimle uyanmadadır Tanrıların en büyüğü Dünyalara sığamayan Sessizlikler içindeyim Uyan, siyah ruhum uyan Mavilikler içindeyim Sür ey masmavi zaman sür Bir cihanı dinliyorum Bütün genişliğiyle hür O ummanı dinliyorum, Ömrün sustuğu yerdeyim Sorma; Niçin, nasıl, hangi Bedenim, ruhum, her şeyim Tanrı huzurunda sanki
-
MAVİ ŞİİR
Gözlerine baktıkça deniz görürürm Kumlar, martılar, bembeyaz yelkenliler Gözlerimiz önünden bulutlar geçer Masmavi dalgalarlae yıkanır gönlüm Deniz mavisi mi? Yosun yeşili mi Bilinmez rengi hareli gözlerinin Öylesine sonsuz, öylesine derin Gözlerin, gözlerin en güzeli mi Deniz mavisimi? Yosun yeşili mi Saçlarında deniz meltemleri eser Sende dalgaların sesini duyarım Gözbebeklerinde kaybolur bakışlarım Senin hatıranla ürperiri gemiler Saçlarında deniz meltemleri eser Mavilim,mavi gözlüm, deniz kokulum Ne olursun bana mavi mavi bakma Beyaz ellerimi uzat saçlarıma Tuzlu dudaklarında erisin ruhum Mavilim, mavi gözlüm, deniz kokulum Gözlerine baktıkça deniz görürürm Beyaz gemiler köpük köpük dalgalar Ayışığı,suların sesi ve rüzgar Deniz karşısında seni düşünürüm Gözlerine baktıkça deniz görürürm
-
İNSAN BİR YERDE KENDİNİ BIRAKMALI
İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere İnsan bir yerde kendini bırakmalı Hiçe saymalı düzeni dünyanın Zamana karşı koymalı Sıyrılmalı ayıplardan, korkulardan Küçük hesapları bir yana atmalı Büyük delilikler yapmalı İçmeli Sevmeli Küfretmeli Adam öldürmeli Kendine bir başka gözle bakmalı İnsan bir yerde boş vermeli kurallara, düzenlere İnsan bir yerde kendini bırakmalı
-
ŞİMDİ GEL
Sevdaydı bulduğum sende, Sende buldum senden geçtim. Terk ettim sanma sakın; Yeni bir hızla bilendim, Çağıldayan özgür sesinde. Şimdi gel durdurma beni. Çünkü sevda bir nehirdir, Akar insan bütünlüğüne. Türlü kollar alarak Katar onları benliğine. Yürekten yüreklere yönelir. Şimdi gel dondurma beni.
-
BÖYLE BAŞLAR SEVİŞMEK
İlk önce : Benli gözlerini öptüm Sonra gözlerimin değdiği heryeri Böyle başlamaz mı Sevişmek Bir sevda için ölüp ölüp dirilmek Yanlızlığına inanıp Bir anıyı hatırlayıp Bir bukle öpücük kondurmak Yanağına Deli gibi ölürcesine Hatıralarla sarılıp Ufuklara dalmak gibi Bir kez sevip Bin defa ölmek gibi yaşam Söylesene çiçeğim Böyle başlamaz mı Sevişmek
-
SEVMEK DİYE BİSMİLLAH
işte kaldırımlarda gün nakşıyla koygun bir baharı işliyor yüzünde dalgınlığın dağınık durgunluğu bir şarkıyı yazıyorsun gözlerime şarkısız olmaz mı aşklar? derinleşen bir körfez aydınlığı izmir'i çıldırtan sevgim, sevincim ellerimde hüzünlü şiirlerimden kalma ılık ter seni buluyorum yeniden yitirmek endişesiyle suskun hüzünsüz olmaz mı aşklar? kente bir korku yayılıyor yüreğimden dipten gelmiş sarsıntılarla birbirimize yaklaşıyoruz şimdi daha çok yalnızlık mı, ayrılık korkusu mu hırpalanmış bir sessizlik aramızda canavar düdükleriyle geçiyor ömrümüz gemilere takılmış kederli bulutlar gelip gözpınarlarıma doluşacaklar göğün, denizin, dağların seslenişleriyle kuşları çağırayım sana yüzüne ellerine insinler izmir'in yaralı göğsündeki iniltiyi dindireyim yalanları silelim coşkun yağmuruyla sevginin anlamak istiyorum seni yalansız olmaz mı aşklar? otuz yaş sonrasının çocukluğundayım hep çocuk kalmanın savrukluğundayım al beni, bastır göğsüne sirenlerde sevgimin çığlıkları varoşlara yayılan ölüm ve intihar söylentileri gibi dağılıyor dört yana ölümsüz olmaz mı aşklar?
-
ALBÜMÜ KAPATIRKEN
bir aşk bir aşkı silerse bir ölüm kapısını çaldırır öteki ölümün canlar canı canımız gidince kalır iki yaprağın arasında acısı iç karartan bencillikler birer gül kurusu gibi yalanların son belgesi olarak bir tanık değilseniz yaşama resminiz tanık olamaz yaşadığınıza!
-
AŞK EHLİYİZ
aşk ehliyiz ölsek de kaynaşır kanımız en karanlık gecede tutkuyla aydınlanır bir yanımız kımıldar yüreğimizin karıştığı toprak ölüm şaşakalır bahçede açan çiçektir canımız bilgeler bilemez tabipler anlayamaz görünmez olduksa sonsuzluktur mekânımız aşk ehliyiz sevmek dedik bismillah dilimizde tespih bu gayrısına kapalı lisanımız
-
GERİDE KALAN
o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme yerde ezik bir karanfil gözlerimde son gülüşün ve belki hâlâ sallanan elin o tren gitti ıpıssız kaldım yaslandığım ağaç gövdesi nasıl anlasın beni? gittikçe daha uzaksın ses yok kulak dayadığım raylarda kim duyacak içimde kopan çığlığı kim görecek beni kör karanlığında gecenin? gökte akan bulut varır mı senin gittiğin topraklara benden sana taşır mı bu yağmuru? rüzgâra bıraktım kendimi sürüklenip gidiyorum bir şiir seni fısıldıyor boşluğa düşüyor adımlarım sigaram söndü ateşim yok meyhaneler çoktan kapanmış kendime çekilsem limanım belirsiz pusulam kayıp o tren gitti ben kaldım bir güz yaprağıydı hüzün döne döne indi önüme
-
ÇAĞRI
küçük, tombul bir çocuğun sevinci nasıl sönerse öyle çekilir hayat yüzümden sen gidince gelsen şu kışkırtan bahar sıcağına uysam sana soyunsam bilirsin hiçbir yürek yaşlı değildir aşk için en büyük kuraklıklarda bile çatlatabilir onun tohumunu hadi,bana açıl boş bir kâğıt gibi bembeyaz çağır beni sana birikeyim.
-
SOKAKLARA DÖKÜLMÜŞSE AŞK
sokaklara dökülmüşse aşk sorar her yanı isler dumanlar gibi anlaşılmaz sözler tutsak şarkılar yankılanır yüreklerin kazanında göğü çalkalayan uğultularıyla bir kuytuda döşemelere sarılmıştır bazan ya da dibindedir billûr suların gülümseyen ışıklar derinliğinde belki dağları basan bulutlardadır gölgesi başımızda dolaşır eskidir mahzundur taş kaldırımlar can çekişen sevincin hüzne dönüşmesiyle ansızın bir şey bitti sanırken bulvarlar ağlar gök açılır sürükler aşkın seli çocuksu yüreklerin yapraklarını
-
BELALI AŞKLAR GAZELİ
o masum çocuk bakışlarıyla başlar çıkmazlara saplanacak en koyu aşklar sevinçle serpilir kuytularda, gözden ırak suçlansa da büyür sevgi, gizli ya da aşikâr boşanır yürekte zincir, kopar kelepçeler köpüren sevda selidir, bendleri aşar kuşkunun akrebidir, durur taşın altında iki gövde bir iken, ansızın ordan çıkar yüreğe akan zehir, zehiri akıtan iğne güneşe çekilen perde, ışığa örülen duvar o karanlık kapılar, girilen sonsuz dehliz bütün yollar kapalı, mevsim kış, her yer kar dişler kamaşır tadından o yasak meyvenin oysa her büyük günahın sonunda mutlak ölüm var cinnetin kıranından geçilir, sokaklar bile kan biter mi belası aşkın, nelerle yüklüdür rüzgâr kim ola uslanan, çılgınsa yaşamın kendisi akmadan kan, boşalmadan son kılcal damar kemikler sürme olmadan, külleri savrulmadan unutulmaz o yangın, güze erse de bahar
-
AŞK ADIMLARI
bilsem adını yollara düşeceğim kervankıran yollara! 1. hangi rüzgârsa yüreğimin yelkenlerinde sürükler suların ışıklı yolunda beni iklimden iklime taşır, dönenceden dönenceye kimdir beni böyle görüngesine çeken uzay taşları kadar karanlık ve yalnızken bilirim, adı konamaz düşlerde yaşayanın ansızın yerleşir yüreğimize büyülü gizemi saklı çiçeğidir içten içe süren baharımızın 2. önce denizler olmalı, ak denizler kumsallarında koşup oynaşacağımız çakılların çıkırtıları arasında güneşin altında, çamların gölgesinde önce denizler olmalı ve unutulmuş koyları o denizlerin teninde damlacıklar domur domur yosunlara değmeli ayakları bir ürperti gibi gezinmeliyim tüp diplerinde birden ufuklar yıkılmalı ki ötesi yurdu olsun sevgimizin önce denizler olmalı, ak denizler sözlerimizde suların yalınlığı kavuşmalıyız iki ırmak gibi çağıldayarak yataklarımız değişmeli coşkumuzdan birbirimiz olmalıyız kimliklerimizden sıyrılarak 3. ıssız bir köy evinde ocak başında türküsü olup gecenin yeniden yakılalım alevlerin dilinde üşüdünse sokul bana örtün olayım dünyama sunulmuş biricik meyvem haramım seni koruyan kabuğun olayım üşüdünse sokul bana ıssız bir köy evinde yüzlerimizde yalazların yansıması geçelim çağların ötesine iki masal kahramanı gibi anlatılsın öykümüz dilden dile 4. yollardayız eli elimde fundalıklar arasından yürüyoruz çiçekler öpüyor eteklerini yollardayız sevinci sağıyoruz günün göğsünden üstümüz başımız çengi ışık aşkın yolcularıyız yollardayız yüreklerimizde nice esinti çiçek tozlarıyla yüklü uçuyoruz düşlerin çavlanında 5. kentin sokakları aydınlanıyor birden yine yakalanıyoruz bakışların yağmuruna kıskançlığın kıskacındayım gir koluma aç adımlarını tenhalarda yürüyelim haydi yolumuz denizler olsun yoldaşımız martılar birer çarpıntı gibi geçelim günlerin solgun yüzünden esriyen yanımızda dalga dalga sevgiler ardımızda anılarımızın açık sözlü yalınlığı tenhalarda yürüyelim haydi en bildik sözlerle geçelim sevdanın çöllerini bir ışık yağsın sonra sussun her şey kanat vuralım yeşillikler arasında solukları turunç kokan güneyli çocuklar gibi tenhalarda yürüyelim haydi gümüş çizgilerini yoklayalım ufukların sevginin yıldırımlarıyla yırtılsın içimizin karanlığı yağmura hazırlanır gibi dolu dolu ve coşkun tenhalarda yürüyelim haydi 6. söyle hangi denizlerin çocuğusun görüyorum yüzünde tirşe mavi yansımalarını dip dalgalarının bu aşk derinliğindir senin 7. kaç aşkın günbatımını yaşadım çekildim yıkıntılarımın içinde yürüdüm anıların tozlarına bulana bulana içim boz duman -oysa sen beni kaçırdın benden- türkülendim ansızın şimdi bütün uçurumların çiçek ve bu aşk bu aşk sevgilim senin kadar gerçek!
-
NE YAZAR
Duydum ki vefasız incinip küsmüş Darılsa ne yazar darılmasa ne? Bir selam yollardı onu da kesmiş Kırılsa ne yazar kırılmasa ne? Ben keder üretir dert yaratırım, Aleme ibrettir her bir satırım, Kırk yılın başında halim hatırım Sorulsa ne yazar sorulmasa ne? Benden uzak olsun ersin ahtına Dilerim sultanlar çıksın bahtına Layık olmadığı gönül tahtına Kurulsa ne yazar kurulmasa ne? Kervanı kırılmış çölden beterim Hancıya yolcuya hasret giderim Yüz karası olmuş gönül defterim Dürülse ne yazar dürülmese ne?
-
GÜZELSİN
Görenler kendini beğenmiş sansın, Sen böyle havalı pozla güzelsin. Varsın âşıkların bıksın usansın, Sen böyle cilveyle, nazla güzelsin... Göz göre gelince aklım şaşıyor, Yüreğim koşmaktan yorgun düşüyor, Sığmıyor gönlüme aşkın taşıyor, Sen benim haddimden fazla güzelsin... Vadesi yakına eğleme meyil, Sen sen ol zamanı zengine eğil, Ben gibi hüzünlü hazanla değil, Sen, taze baharla yazla güzelsin... Aşk hevesle başlar, hasret, gurbetle. Solmasın gençliğin gamla, kasvetle. Çünkü sen her zaman sen muhabbetle, Şiirle, şarkıyla, sazla güzelsin...
-
FARK EYLEDİM
Aşk seliydim sana akan Gönülleri ark eyledim Her güzelde sana bakan Tarafımı fark eyledim... Salim çıktım her ummandan Sendin bana tek kumandan Sığındığım her limandan Tekrar sana çark eyledim... Vesileyi at bir yana Sevişelim kana kana Değmezleri aşktan yana Servetleri gark eyledim...
-
GÖNÜL SORGUSU
Takvimler de onlu yıllar değişti, Değişmedi sende hayâl tutkusu. Dal belini saran kollar gelişti; Gelişmedi sende sevda duygusu. Gül nefesin leylak kokun seninle; Mutluluklar sana yakın seninle; Gitti huzur, gitti sükun seninle; Gitti gelmez gözlerimin uykusu. Takatim yok muradıma yetecek, Sevabım yok günahımı örtecek; Korkuyorum ömür bitti bitecek, Bitmeyecek şu gönlümün kaygısı. Ya sen, ya hiç gönül yapmış seçimi, Mümkün değil başkasıyla geçimi, Düşündükçe ürpertiyor içimi, Son nefesi sensiz vermek korkusu. Meyhanede aradığım teselli, Hasretine mahkûm etti temelli; Ne tahliyem belli, ne günüm belli, Sürüp gider şu gönlümün sorgusu.
Jump to content