Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

sudenaz

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

sudenaz tarafından gönderilen her şey

  1. Çözemediğim bir şeyler var hayatımda Sualtı gibi derinlerde sessizce bekleyen Dirensem, daha ne kadar direnebilirim artık Nereye kadar gidebilirim, gitsem? Aradığım nedir, o kentten bu kente? Adressiz yaşamak da sıkar insanı gün gelir Gider heyecanlar, istekler, gülümseyişler Yüreğimdeki denizin suları birden çekilir. Özleyip de vardığım her yerden, hemen kaçsam diyorum Ne aradığımı biliyorum, ne bulduğumu Bilmem neresinde yanıldım ben bu hayatın? Yüreğimi kabartan o sevinç, şimdi sonsuz bir acı oldu. Taşlar yığılmış önüne en güzel, en anlamlı duyguların Uçsuz bucaksız bir tüneldeyim ve her yanım karanlık Koluma giriyor bazı adamlar, bir şeyler söylüyorlar Kalıplaşmış, sıkıntı verici, güdük. Oysa acı diye bir şey var bu dünyada Ölüm var -ki yüreğimde bu boşluğu yaratan birazda odur. Yanıbaşımda ölüp gitti dostlarım, ben bakakaldım Gözyaşlarının da bir yerlere gömüldüğü görülmüş müdür? Çözemediğim bir şeyler var hayatımda Sanki ilk benim duyduğum garip, anlatılmaz duygular Sürse daha ne kadar sürer bu, bilmiyorum Ölümü ve hayatı yanyana düşünmesini ne zaman öğrenir çocuklar?
  2. Burada bitiyor bir sevda, yenisi nerde başlar; ya da başlar mı bilmem? Kendi derinliğiyle dolan bir kuyu mu yüreğim; kendi boşluğuyla yetinen? Burada bitiyor bir sevda, ele avuca sığmayan kederler, kimi gülüşler ve bir o kadar da unutulmaya yatkın anılar bırakarak geride; belki birkaç da şiir... Sürüp gidecek yaşamım, kimi yerlerde sanki yeniden okur gibi bir romanı ve gülümser gibi yine aynı şeylere sıkıntılı, dalgın; çoğunlukla acılı. Burada bitiyor bir sevda, kaldım işte yine dağlar, uçurumlar arasında birbaşıma. Burada bitiyor bir sevda, önsöz gibiydi bir çağrıydı, daha nice yeni sevdaya.
  3. Ömrümün en güzel senelerini Alıpta gittiniz bu şehir ve sen Gönlümün en masum ümitlerini Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen Döktüğüm yaşlara aldırmadınız Giden gençliğime acımadınız Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız Basıpta gittiniz bu şehir ve sen Beni iyi tanır bu kaldırımlar Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar Sizlerden bir ömür alacağım var Çalıpta gittiniz bu şehir ve sen Bağlayıp durdunuz hep ellerimi Delik deşik ettiniz seven kalbimi İçimde dağ gibi hayallerimi Yıkıpta gittiniz bu şehir ve sen Biriniz sağırdı duvardan bile Biriniz kalpsizdi taşlardan bile Bütün acıları dizip önüme Yakıpta gittiniz bu şehir ve sen Kimsesiz yalnızdım kollarınızda Herşeyi kaybettim yollarınızda Şimdi bir hesap var aramızda Vermeden gittiniz bu şehir ve sen Ben yine yaşarım içimde yasla Ya siz neylersiniz bu ihtirasla Bir daha dönmek mi buraya asla İçimde bittiniz bu şehir ve
  4. Kimdi giden, kimdi kalan Giden mi suçludur her zaman Ne zaman başlar ayrılıklar Dostluklar biter ne zaman Her geçen gün bir parça daha aldı götürdü bizden Aynı kalmıyordu hiçbirşey Değişiyordu herşey kendiliğinden Artık çözülmüştü ellerimiz Artık bölünmüştü yüreğimiz Kimdi giden, kimdi kalan ? Giden mi suçludur her zaman? Ne zaman başlar ayrılıklar? Dostluklar biter ne zaman? Kimdi giden, kimdi kalan? Aslında giden değil kalandır terkeden Giden de bu yüzden Gitmiştir zaten
  5. Sen gözlerimdin benim Hiç tükenmeyen bir pınar misali Süzülürken damla damla sular Bazan ılık, yüreğinin sıcaklığında Bazan buz kesmiş, kartal bakışlarında Bakarken bazan, yıldız parlaklığında Sen gözlerimdin benim,Sen sözlerimdin benim Dilimden dökülen bir çağlayan misali Ve yatağına sığmayan bir nehir Bazan bir çığlık sessizliğimde,Bazan bir sitem haykırışlarımda Dökülürken dilimden, uçurumdan dökülür gibi Sen sözlerimdin benim,Sen ellerimdin benim Rüzgarlarınla doldurduğun bir yelken misali Bir sağa çekersin beni bir sola Bazan savurursun açık denizlere Bazan vurursun acımadan kıyılarına Başıboş, dümensiz, kapılacakken girdaplara Sen ellerimdin benim,Sen yüreğimdin benim Ritimsiz çalan bir saat misali Çalışıyorsun tik tak tak tak tik Bazan ileri gidiyorsun koşar gibi Bazan geri kalıyorsun sanki yorgun Ha durdu ha duracak hala sana vurgun Sen yüreğimdin benim,Sen herşeyimdin benim Düşlerim, ümitlerim, geleceğim Ellerimdin, gözlerimdin ve yüreğim Bazan kapılsamda umutsuzluklara,Bazan kızsamda yüreğim alev alev Sen ne görürsün beni, ne duyarsın Yine de sen herşeyimdin benim,Ve yine de herşeyimsin. BİROL GÜLER
  6. En güzel deniz: Henüz gidilmemiş olanıdır... En güzel çocuk: henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: henüz yaşamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: Henüz söylememiş olduğum sözdür
  7. Sevgilim yalan söylersem sana Kopsun ve mahrum kalsın dilim Seni seviyorum demek bahtiyarlığından Sevgilim yalan yazarsam sana Kurusun ve mahrum kalsın elim Okşayabilmek saadetinden seni Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim İki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar Ve göremesinler seni bir daha
  8. Sevgi, bir oyun değildir. Kalplerdeki gerçeklerin yansımasıdır. Hayallerin yaşama dökülmesidir . Suskunluğun çığlığıdır. Sevgi,yüreklerdeki isyandır. Ellerin sımsıkı tutuluşudur. Düşünebilmektir ortak noktalarda Ve yaşamaktır özğürlüğün maviliğini Sevgi,yakınlaşmadır farklı renklere Yüreği açmaktır tüm kapılara Haykırmaktır hoşgörü çığlıklarını Direnmektir yarasaların art niyetlerine Sevgi,anlamaktır insanlık değerlerini Korumaktır geçmişi,geleceği Yaşadığı toprağa bağlı kalmaktır Uygarlıktır geçmişten ,geleceğe ULVİ ERDOĞAN
  9. Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere Örtüsüdür bazı acıların Örter, örtülmez Savunur bir süre Ağlayanlar sevinmeli Sevin ağlıyabiliyorsan Acılar art arda dinmeli Durur bir nöbetçi gibi Durur bir bekçi gibi Zamana gülmeli-gülmeli Sevin ağlıyabiliyorsan Unutmanın kardeşidir ağlamak Uyur uyanır yatağında duyguların Düşüncenin kucağında hep çocuktur Ağlamak
  10. Öyle çabuk geçiyor ki günler Hele sen de bir bak hayatına. Daha dün doğmuşuz sanki Yeni okula başlamışız Yeni sevmişiz Öyle çabuk geçiyor ki günler Hele sen de bir bak hayatına Yarın bitecek sanki her şey Yarın ölecek gibiyiz. Daha doymamışız yaşamasına Günlerimiz dün bir, bugün iki Sakın bir şey bırakma yarına Yarın yok ki.
  11. Kendimizden bir adadayız, Dört yanımız başkalarından. Aynı önemli kapıdan giriyoruz, O eski, o beyaz kapıdan. İlkin yıllar üstünde Bizi ayıran bir dünya vardı, adımıza kurulu. Burada yıldaşlarımız soyunup-giyiniyor, Bilinik kılıyor birbirimizi. Bir hastalık bulaşıyor anlamlarımıza, Büyümsümeye vardırıyor yinlerimizi. Ben sınırlanıyorum göz göre göre, Kardeşleşmemiz ayrıklaşıyor, Kopuyor kan. Sen konuşmadan duruyorsun senelerce karşımda. Kalımsız bir anıtsın gençlikten, kitapsızlıktan. Başkalarından bir adadayız, Dört yanımız biz gibi insandan. Aynı önemsiz kapıdan çıkıyoruz, O eski, o kırmızı kapıdan...
  12. Şimdi bütün anmalar bir susmanın içinde.. Şimdi bütün susmalar bir odanın içinde.. Anlatmaya bir sözcük, bir bakış arıyorlar, Önce sakladıkları, bir adamın içinde.
  13. Sevgisiz bir bağlılık... Bu, insanı yaşaya yaşaya öldüren bir yaşamda sürükler. Sevgiyle bağlılık... Bu insanı öldüre öldüre yaşatan bir yaşamda sürdürür.
  14. Sevinci kapıştılar taşımayı bilmeden, Şimdi bilen yok, nerede oturuyor. Köyün delisi Hüzün, yalnız kaldı yollarda Adam-adam, sınıyor, arAyor yoldaşını.. Kıskandıran özlemi, yüzünden okunuyor. Görünüp siliniyor o gündenberi. Sevinç bin an gözlerde, dudaklarda. Yerini sevgilisi Hüzün'e bırakıyor. Sevinç'se, uzaklarda, hep uzaklarda.. Şöyle bir görünüyor, hemencecik uçuyor. İşte o günden beri gözlerde, dudaklarda Hüzün, aramaktadır yitik yavuklusunu. O günden beri Sevinç yerinde durmaz Ve kişiliğini ararken uzaklarda O günden beri kimliksiz hüzün olmaz
  15. KELİMELER... KELİMELER... Yarıda kalmış aşklarının hesapları içinde Denizlere açıldı içimizden biri Niçin gittiğini söylemeden. Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri. Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden. Bulacak sanıyordu yenilikleri. Her an bir yeni su vardı, Her yeni suda bir yeni an. Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı. Bitmeyordu köpüklerle renkler Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan. Gözlerinin önünde bir oyun,ardında bir oyun. Dışında ne varsa yeni, ne varsa gerçek. Yeni manzaralarla gelen yeni duygular Hani, eski keLimelerle olmasa İnsanın ömrünce devam edecek. Gözlerin önünde bir oyun, ardında bir oyun. Anladı, ölmekle yaşamanın birleştiği noktada Yeni rüzgârlarla esen yeni korkulara Yeniliklerini bağışlamayan kelimelerin Nasıl düşman sığınaklar halinde direndiğini. Anladı, bütün olmuşlarla olanların Ve bütün olacakların O kelimelerin içinde Kendisine varmadan eskidiğini
  16. Daha gidilecek yerlerimiz var Su sohbetinizi dinler gideriz Coştukça şarkılar, türkülar, sazlar Rakı mı, şarap mı, içer gideriz Geçse de umudun baharı yazı Gözlerde kalıyor yaşanmış izi Kimseler kınamaz burada bizi Ne varsa hesabı öder gideriz Söyleyecek sözü olan anlatsın İsterse içine yalan da katsın Yeter ki kendinden, bizden söz etsin Yalanı doğruyu sezer gideriz Neler gördük neler bu güne kadar Daha gidilecek yerlerimiz var Bizi buralarda unutamazlar Kalacak bir türkü söyler gideriz Sevgiye var olduk sevdik sevildik Kavgalara girdik öldük dirildik Bir anlam fırını içinde pistik Anlamlı güzeli sever gideriz.
  17. Sen küsüp giderken bir çift sözüme, Sessizce karşıma çıktı yalnızlık... Pişmanlık hissiyle yanan yüzüme, Beter ol der gibi baktı yalnızlık! ... Dilimden düşünce o çirkin hece, Kapımı sen açtın bu zalim güce. Dört yanım karlı dağ oldu her gece Çığ gibi üstüme çöktü yalnızlık! ... Ne kadar hasretsem bir tebessüme, O kadar muhtacım son nefesime. Ruhumda beliren her hevesime, Bir hüsran perdesi çekti yalnızlık... Bu nasıl bir garez, bu nasıl bir kin? Serviler şehrini gösterir her gün? Sevgilim seni de ağlatır bir gün, Gözünü canıma dikti yalnızlık! ...
  18. Tereddüt etmeden söyle gideyim, Eğer gönlün benden bıkar gibiyse, Aşkı onuruma kurban edeyim, Her şey bir vedama bakar gibiyse. İmalı kelamlar,sitemler taşlar, Kırdı gururumu çatılan kaşlar, Bir zaman şefkatle sildiğim yaşlar, Gözlerinden yaşlar akar gibiyse. Sevginle serpilen narin çiçekler, Solarken hep sana ah edecekler, Kanunlar ,kurallar,acı gerçekler, Hayal dünyamızı yıkar gibiyse. Son kez içtiğimiz tozlu bardaklar, Hala ruj izini ne diye saklar. Buseye doymayan o kor dudaklar , Artık başkanı yakar gibiyse. Gönlümün sonuçtan yok endişesi, Renk renk yediveren her bir köşesi, Dönersin ellerin mor menekşesiyle, Sen gibi hercai kokar gibiyse. Ölüm var ayrılık yok,derdim fakat, Gel gör ki sabrımda tükendi takat. Çıkart at içimden ,aşka sadakat, Havai ruhunu sıkar gibiyse. Hicranınla yansam kapına varıp, Dönmeni dilerim sana yalvarıp, Kalbin albümünden beni çıkarıp, Yabancı bir resim takar gibiyse. Madem hatırı yok bunca senenin, Namı namert olsun geri dönenin. Misafir ettiğin güzel sinenin, Kapısından Cemal çıkar gibiyse.
  19. Ben sana uymazsam ağrımaz başım, Sayende gülecek yüzüm yok gönül. Nereyi yıkmadı benim gözyaşım, Nerede hıçkırık izin yok gönül. Yeni bir afet mi girdi düşüne? Hadi Allah versin çek git işine, Bir fettan gözlünün düşüp peşine, Derbeder olmaya luzüm yok gönül. Ne bana cilve yap, ne yalvar yakar, Yerimde kim olsa usanır bıkar, İstersen karşıma huriler çıkar, Vallahi billahi gözüm yok gönül. Son diye söz verdin her seferinde , Vefa yok ,ne Aynur, ne Ayfer?inde, Hayırsız Nur?unda Nilüfer?inde, Emelim ,özlemim, arzum yok gönül . Seni çöle çevirmeye mahkumum, Ne bir gülüm olsun, ne bir zakkumum, Çoktandır başladı ,yaprak dökümüm, Takvimde baharım,yazım yok gönül. Nerede görülmüş ,güldüğüm nerde, Nerede başımı sokmadın derde, Her aşkta hüsranla kapandı perde, Artık o tarakta bezim yok gönül. Kapandı sevdanın dönemi bence, Kalmadı Leyla?nın önemi bence, Gene mi özendin gene mi gence, Sana söyleyecek sözüm yok gönül
  20. Belki çocukluğundu, masumluğundu sende kendimi bulduğum, Belki de bir çağlayan gibi, gürül gürül akan, yüreğindi avunduğum? Belki yoğrulduğun toprak ve harman zamanı, tarlada deste toplarken alnının terini koluna silmendi, Belki de çalışmak nedir? Ekmeğin helali nasıl kazanılır? Küçük yaşlardan beri bilmendi? Belki köyünün ıssız dağ başlarında, yaprak hışırtıları eşliğinde, yavru ceylanlar gibi sekmendi, Belki de yaşına bakmadan, ipin ucuna bağlanmış, koca bir yağ tenekesiyle, evin önündeki kuyudan su çekmendi? Belki gittiğin okul, oturduğun sıra, yazdığın kara tahta, oyun oynadığın bahçe, Belki de hiç söyledim mi bilmiyorum ama, konuşurken kullandığın lehçe? Belki okuduğun bir kitaptı, sarı yapraklarının arasına gömüldüğün, Belki de bir cümleydi, hazine bulmuşçasına, üzerine uzun uzun düşündüğün? Belki yazdığın bir şiirdi ya da çocukluk hayallerinden bahsettiğin bir yazı, Belki de sendeki sıcaklığı hissetmeme neden, geçen yıl ki Şubat?ın o dayanılmaz ayazı? Belki evinden çıkarken selamlaştığın komşun, şakalaştığın afacan çocuk, Belki de yetişme telaşıyla koşuşun ve bir yandan da üşümemek için sımsıkı sarındığın, koyu mavi gocuk? Belki her ilk baharda, dallarından fışkıran bereketten nasibini almak için dibinde eğlendiğin çınar, Belki de sere serpe uzandığın çimende, her defasında hayali gözlerinde canlanan, köyündeki seksenlik ihtiyar? Belki ta ciğerlerimde hissettiğim, derinden derine alıp verdiğin nefes, Belki de duyduğum ilk gün, büyüsüne kapıldığım bir ses? Belki gözlerinden aktığını gördüğüm ve dalınca suyunda serinlediğim nehir, Belki de, sokaklarını arşınladığın, caddelerinde gezindiğin, yaşadığın şehir? Belki tüm zeka oyunlarında olduğu gibi, satrançta da hep kazanmana rağmen, tavla oynarken üst üste attığın yekti, Belki de, ne yani, olamaz mı sanki? .. Soluduğun hava beni sana çekti! ..
  21. Çok özledim inan seni, Gözlerimde tütüyorsun. Hasretinle yakıp beni, Öldürmek mi istiyorsun? Ya cevap ver, ya soru sor, Aylar oldu susuyorsun. ?Gel? demek bu kadar mı zor, Niçin hâlâ duruyorsun
  22. Kimi görmüş isem hep seni sordum, İçimde bir umut, bekledim durdum, Bir bilsen nasılda mutlu olurdum, Ya çağırsan beni ya da gelseydin, Bu gece seninim diyebilseydin! .. Pervanen olurdum, semah dönerdim, Ney?in olur inil, inil inlerdim, Sen konuşurdun, ben, seni dinlerdim, Ya çağırsan beni ya da gelseydin, Bu gece seninim diyebilseydin! .. Vuslat bizim için devâ olurdu, Yüreklerde sızı koymaz alırdı, Acı mı duyardık, dert mi kalırdı? Ya çağırsan beni ya da gelseydin, Bu gece seninim diyebilseydin! .. Tam da gelmiş iken ürün hasada, Olmazdı hiç böyle gönlün tasada, Işırdı şehrimiz ay çıkmasa da, Ya çağırsan beni ya da gelseydin, Bu gece seninim diyebilseydin! .. Acıyı kederi kovmuş olurduk, Karanlığı nurla boğmuş olurduk, Güneşle yeniden doğmuş olurduk, Ya çağırsan beni ya da gelseydin, Bu gece seninim diyebilseydin
  23. Sevmek; Sevildiğini hissedebilmek, Sevmek; Sende onu sevdiğini söyleyebilmektir! .. Sevmek; Yaşamın her anında onu düşünebilmek, Sevmek; Sahip olunsun olunmasın, sevebilmektir! .. Sevmek; Hep beklentisiz olabilmek, Sevmek; Her şeyi ama her şeyi, karşılıksız verebilmektir! .. Sevmek; Çağrılmadan yanına gidebilmek, Sevmek; Çoğu zaman ağlanacak hâle bile gülebilmektir! .. Sevmek; Cepteki son metelikle alınmış simidi ikiye bölebilmek, Sevmek; Gerekirse sevilenin uğruna ölebilmektir! .. Sevmek; ?Delilerle sır boncuğu dizebilmek? Sevmek; Her çirkinlikte bile bir güzellik görebilmektir! .. Sevmek; Köroğlu? nun kır atına binmek, Sevmek; Dünyaya kafa tutabilmektir! .. Sevmek; Kah bulutların üzerinde gezinmek, Sevmek; Kah yeryüzünde sürünmektir! .. Sevmek; ?Yetti gayri? dememek, Sevmek; Yorulmak nedir? .. Usanmak nedir? .. Bilmemektir! .. Sevmek; Aşkın nârında yanabilmek, Sevmek; Yandıkça ?insan? olunduğunun farkına varabilmektir! .. Sevmek; Gerektiğinde nefsine ?dur? diyebilmek, Sevmek; Her şeyden önce gururunu yenebilmektir! .. Sevmek; Her karara saygı gösterebilmek, Sevmek; Neden ne olursa olsun, kin beslememek, nefret etmemektir! .. Sevmek; İncinsen de, kırılsan da asla küsmemek, Sevmek; Sanki hiçbir şey olmamışçasına, çarpıp gittiğin kapıdan dönebilmektir! .. Sevmek; Konuşmadan anlaşabilmek, Sevmek; Soğuk kış gününde paylaşabilmektir bir tek gocuğu, Sevmek; Nefes alabilmek, Velhâsılı sevmek; Yaşatabilmektir içindeki çocuğu! ..
  24. Sormadım hiç kimseye ''şimdi nerededir? '' diye. İsmini söyletmedim dost sohbetlerinde. Kızmadım, kızamadım. Suçlu bendim belki de. Sadece seni çok, çok sevdim. Hepsi bu.
  25. Son deminde aksam merhaba dostum hüzün Yalnizim yine yalniz nerdesin iki gözüm Böylemi yasanir ayrilik acisi Gözlerimden anla yeter Gelde al canimi alda kurtulayim Ayrilik ölümden beter Sende unuttum hayalleri Sende unuttum sevilmeyi Bari sen unutma beni Sende unuttum ümitleri Sende unuttum ben herseyi Bari sen unutma beni Yüregimin kiyisina vurdu minicik bir dalga Tutmaliydim tutamadim kendimi Bi canim var feda etsem sevdami bilemezsin Bi acim var anlatsam önünü göremezsin Herkes unuttu gitti bende unuttum herseyi Bari... sen unutma beni