sudenaz tarafından gönderilen her şey
-
IŞIKLARI SÖNDÜRDÜM
Işıkları söndürdüm, perdeleri indirdim. Uzandım karanlığa, bu gece odamda senden başka kimse yoktu. Gitarımı elime aldım, Sana bir şarkı yazdım. Ben kendimi senle anlattım. Bu gece odamda bizden başka kimse yoktu. Bu şarkı dillere dolansın diye yazılmış bir şarkı değil., bu sevda üşenmeden ağaçlara kazınmış bir sevda değil. Gööözlerinde yaaaş olsuuun istemezdim. Sööözlerin telaaaş olmasa bu kadar bekletmezdim.
-
YENİ BİR DÜNYA
Tam üç ay hasta yattım, kendimi bilmeden ve şehrin sokaklarını, tavlada dübeş kapısını unuttum. sevdiğim kızın yüzünü. şimdi ne güzel, yeni baştan yürümeye ve sevmeye başlamak
-
SEVİNCİN YARISI
Kuşlar yağmur yağdırır da Yağmur güneşi vururdu ya Ben sana gelirdim Sevincin yarısı ağzımda Zambağa birikir sabahlar Ovalar atlara binerdi Kulesine koşuşunca deniz Cebimde geceden yıldızlar Arılarla ballarla kanımda Yüreğim avuç olurdu da Sonra çeşme de olurdu ya Mutsuz dönüşler ayında Ben sana gelirdim
-
VEDA
Yitirdim cebimdeki bütün adresleri Yağmurlar, yağmurlar ortasında kaldım Aklımı boğacak o selleri Ben kendi damarlarımda yarattım Artık ne bir satır yazı, ne de bir selam Tek kişilik bu oyunda rol alabilir Gitti bütün seyirciler, boşaldı salon Geride kalan yalnızca, yalnızca maskelerdir Eli naylon güllü o dostlukların Bir tek anısı ve sızısı yok içimde Yitirdim cebimdeki bütün adresleri Kendimi kazandım bir başka biçimde...
-
İKİMİZİN ARASINDA
Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken Canevimin önünden geçersen, Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında Canevinin önünden geçersem Anlatırım nasıl nerde Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız Anlatırım nasıl nerde... Sonra eğilir kulağına derim: Bekle Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere, Hele ürksün fincancı katırları!
-
BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY
başka türlü bir şey benim istediğim ne ağaca benzer, ne de buluta burası gibi değil gideceğim memleket denizi ayrı deniz, havası ayrı hava.. bir başka yolculuk dalından düşmek yere yaşadığından uzun bir tatlı yolculuk dalından inmek yere ağacın yüksekliğince dalın yüksekliğince rüzgarda ve bir yeni ömür vardığın çimen yeşilliğince nerde gördüklerim nerde o beklediğim rengi başka tadı başka..
-
BU DA ÖYLE BİR AŞK
Sırtımda çıplak Islak nefesin Bi gidip bi geliyor Biz senlen yatmıyoruz ki Yaşamıyoruz da Hep yarışıyoruz Sen mi ben mi Önce kim Ölümü öldürecek diye
-
SEN YANMA
Bir ince pusudayım Yolumun üstü engerek Bir garip akşamdayım Sırtımı gözler tüfek Ben senin sokağına Ulaşamam,dardayım O mazlum gözlerine Bakamam,firardayım Oysa ben bu gece,yüreğim elimde Sana bir sırrımı söyleyecektim Şu mermi içimi delmeseydi eğer Seni alıp götürecektim Beni vur.... beni onlara verme Külümü al uzak yollara savur Dağılsın dağlara dağılsın, bu sevdamız Ama sen ağlama dur Bir ince pusudayım Bu gece zehir zemberek Bir yolun sonundayım Sessizce tükenerek Ah, senin ellerine Uzanamam,yerdeğim O masum hayallere Varamam ölmekteğim
-
BENİ VUR
Bir ince pusudayım Yolumun üstü engerek Bir garip akşamdayım Sırtımı gözler tüfek Ben senin sokağına Ulaşamam,dardayım O mazlum gözlerine Bakamam,firardayım Oysa ben bu gece,yüreğim elimde Sana bir sırrımı söyleyecektim Şu mermi içimi delmeseydi eğer Seni alıp götürecektim Beni vur.... beni onlara verme Külümü al uzak yollara savur Dağılsın dağlara dağılsın, bu sevdamız Ama sen ağlama dur Bir ince pusudayım Bu gece zehir zemberek Bir yolun sonundayım Sessizce tükenerek Ah, senin ellerine Uzanamam,yerdeğim O masum hayallere Varamam ölmekteğim
-
YETİŞ NERDESİN
Ne dağlar yıkılır, ne de duvarlar Of çeker ağlarım, yetiş nerdesin Kurumuş pınarlar, gelmez baharlar Eyvah, eyvah Ah eder ağlarım, yetiş nerdesin Canı nerdesin sen, gülüm nerdesin sen Bekle ben öleyim ki o zaman gelesen Beyaz mintanına, boş yastığına Yüz sürer ağlarım, yetiş nerdesin Yandım ataşına, kül oldum yana Allah allah... Diz cöker ağlarım, yetiş nerdesin
-
GELECEĞİM OL
Denize dökülen bir ırmak gibi Öyle ak içime,öylesine dol Yarına açılan bir yaprak gibi Unuttur mazimi geleceğim ol. Hasretin yerini müjdeler alsın Bırak da mutluluk kapımı çalsın Bütün acılarım dünlerde kalsın Unuttur mazimi geleceğim ol. Yorgunum yıllardır hep beklemekten Yorgunum gönlüme sabır ekmekten Kurtar artık beni hasret çekmekten Unuttur mazimi geleceğim ol Bir ömür boyunca seveceğim ol...
-
SENİ SEVİYORUM
SENİ SEVİYORUM ! Sadece kim olduğun değil, sen olduğun için ve seninle beraberken kim olduğumu, benliğimi anladığım için. SENİ SEVİYORUM ! Sadece kendine yaptıkların için değil, bana kattığın güzellikler için. SENİ SEVİYORUM ! İçimdeki çocuğu, saklı kalmış ben'i yeryüzüne çıkardığın ve sana ihtiyacım olduğu her an tüm duyarlılığınla yanı başımda olduğun için. SENİ SEVİYORUM ! Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi alıp, onların yerine şimdiye kadar hiç kimsenin başaramadığı o sıcaklığı, o içtenlik ışığını bana duyurmayı başardığın için. SENİ SEVİYORUM ! Hayatımı kutsal bir sevgi tapınağına çevirdiğin ve her günümü yaşam şenliğine, unutulmayan şiirlere dönüştürdüğün için. SENİ SEVİYORUM ! Çünkü sen, şimdiye kadar hiç başaramadığım şeyleri, kendimle dost ve barışık olmayı ve hiç bir zaman tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun. Ve bütün bunları yalnızca sözlerinle, dokunuşunla yada işaretle değil, kendin olmakla yapıyorsun
-
GİT
Git Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz, Bakışların gönlümü caydırmadan git. Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut, Duruşların gönlümü yandırmadan git. Bütün resimlerini sök at duvardan, Sana ait ne varsa çıkart odamdan. Kitabın arasında şöyle canından, Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git. Hani bir şarkı vardı mazide kalan, Öyle içten acıklı,öylesi nalan. Göğsüme yaslanıp da sevince boğan, Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git. Nasıl güzeldi herşey hatırlasana, Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında. Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa, Güzel hatıraları zehretmeden git. Hani mevsimlerden,hep biri bahardı, Hani gökten her cemre bize yağardı, Hani kış ortasında mevsim bahardı, Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git. Allah aşkına bırak,öldürmeden git...
-
SENFONİ
Önce sesin gelir aklıma Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm Güzel olan, dolgun başaklardaki saryşyn sevinçli! Sonra cumartesi günleri gelir Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum Bir yağmur yağsa da beraber ıslansak. Kırk kere söyledim bir daha söylerim Savaşta ve barışta karada ve denizde Düşkünlükte ve esenlikte Zamanımız apayrı bize göre Yanyana olduk mu elele Aç kalsak ağlamayız biliyorum. İçim güvercinleri okşamış gibi rahat Sen yanımdayken ister istemez Geniş meydanlarda akşam üstleri Üstüste üç kere deniz üç kere çınarlar Sen yanımdayken ister istemez Uzak ırmakları hatırlıyorum. Arasıra düşmüyor değil aklıma Yabancı kadınların sıcaklığı Ama Allah bilir ya ne saklıyayım Yanında ihtiyarlamak istiyorum
-
BİRGÜN SABAH SABAH
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni: Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten. Vapur düdükleri ötmededir. Etraf alacakaranlık, Köprü açıktır henüz. Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam... Yolculuğum uzun sürmüş oldukça Gece demir köprülerden geçmiştir tren. Dağ başında beş on haneli köyler, Telgraf direkleri yollar boyunca Koşuşup durmuş bizle beraber. Şarkılar söylemişim pencereden, Uyanıp uyanıp yine dalmışım. Biletim üçüncü mevki, Fakirlik hali. Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş, Sana Sapanca'dan bir sepet elma almışım.. Ver elini Haydarpaşa demişiz, Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl, Hava hafiften soğuk, Deniz katran ve balık kokulu Köprüden kayıkla geçmişim karşıya, Bir nefeste çıkmışım bizim yokuşu... Bir gün sabah sabah kapıyı vursam, -Kim o ? dersin uykulu sesinle içerden. Saçların dağınıktır, mahmursundur. Kimbilir ne güzel görünürsün sevgilim, Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam, Uykudan uyandırsam seni, Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliç'ten. Fabrika düdükleri ötmededir.
-
ZAMAN İÇİNDE
Bak! İşte gizleri yaşamın, işte mutluluk Gülümsüyor bir kapı aralığından Ellerimizi uzatsak tutabiliriz belki Şimdi ya da hiç bir zaman Unuttuğum bir şarkı mı? neydi o Çok eskilerde düşmezdi ağzımdan Birlikte yine söyleyebiliriz belki Şimdi ya da hiç bir zaman Gülen bir çocuk vardı yıllarca önce Düşleriyle bulutlar üstünde yaşayan Belki bir kez daha yaşarız o günleri Şimdi ya da hiç bir zaman Nasıl da yandı bir anda. Görüyor musun? Dev ağaçlarıyla o içimizdeki orman Yanmamış bir yer buluruz belki, ararsak Şimdi ya da hiç bir zaman Kişi sımsıkı sarılıyor bulduklarına Umutların bir rüzgarla savrulduğu an Yine de bir şeyler kurtarabiliriz belki Şimdi ya da hiç bir zaman Her şey bize biz kadar yabancı artık Giderek yitiyor zaman içinde insan Oysa ki, çağları aşabiliriz birlikte, gel Şimdi ya da hiç bir zaman
-
YARINLARA AÇILAN PENCERE
Nerden geldik, nerdeyiz biliyor musun Yüzyıllar öncesi mi seviştik seninle İlk tanıştığımızdan bu yana çağlar mı geçti Nasıl şimdi bir yerlere gidiyoruz elele Anımsıyorum gözlerini, Babilde belki Belkısın dillere destan asma bahçelerinde Belki de yitik bir Ege Uygarlığının O Akdeniz mavisi sonsuz gecelerinde Sen! En yakın olan bana, kanım gibi Beni her gün bir kez daha doğuran kadınım Gül behçem, ormanım, suyum, toprağım, göğüm Sen! Dünya kurulalı beri aradığım Yeni doğmuş bir çocuk kadar tenhayım seninle Enginlerde kanat çırpan bir martı gibi hürüm Durmadan bir ağaç büyüyor sevgimizden Ta sonsuzlara dek uzuyor ömrüm Seninle çağlar yaşadık biz, dünde değil Zamanın ölümsüzlükle birleştiği yerdeyiz Su gibi avuçlarımızdan akıp gidiyor günler Doruklarında kar eksilmeyen tepelerdeyiz Seni andıkça bir ışık vuruyor yüzüme Yosunların yeşilinden, dalgaların köpüğünden Denizler çekiliyor, dağlar eğiliyor ve yollar Kısalıyor, yaşadığımız aşkın büyüklüğünden Bu coşkun umutlar boşuna değil sevdiğim Boşuna değil solan yaprakların bir bir yeşermesi Bak! Bütün aydınlığıyla duruyor karşımızda Bu günün yarınlara açılan penceresi.
-
SERENAD
Senden başka kimse bilmesin istiyorum Gözlerimin nasıl aşka çağırdığını Bakışlarımın nasıl gel diye haykırdığını Gözlerimden, belli oluyor seni sevdiğim Ellerimin aradığı ellerindir geceler boyu Mümkün değil, bu sevgiyi bıçaklayamam ki Ne yapsam, dolmuşum artık, saklıyamam ki Ellerimden belli oluyor seni sevdiğim Nasıl bekliyorum özlemle, görüyor musun? El ayak çekilsin, sonsuz bir gece gel Tarama saçlarını, öylece gel Dudaklarımdan belli oluyor seni sevdiğim Başka yangınlara benzemez bu yangın, sönmez Bir şey var her yerimi tutuşturan yakan Bu sensizlikte sebil çeşmeler misali akan Gözyaşlarımdan belli oluyor seni sevdiğim Sevgilerin en ölmezini sana sakladım, gel Şimdi denizler en mavi, ormanlar en yeşil Seninle olayım da dünya umurumda değil Dinle; kalbimin vuruşundan belli oluyor seni sevdiğim
-
GÖZLERDE SEVİŞMEK
Seninle yaşanacak bir aşkın öyküsünü Bir giz gibi derinden dün yaşattı gözlerin Sunduğu sevinçlerle o eşsiz bahar günü Yemyeşil bir adaktı, bir murattı gözlerin. Acılar uzaklarda, mutluluklarsa yakın Bir kaç saat içinde kaç yıldı yaşattığın Gözlerime sevgiyle bakarken, bana aşkın Ölümsüz olduğunu hatırlattı gözlerin. İçimde tek sen vardın, düşüncemde yalnız sen Birbirimizden uzak yaşadığımız o en güzel yıllarımızı elemle düşünürken Hem ağladı sessizce, hem ağlattı gözlerin
-
GİDİŞİN
Gidişin ölümüydü umutlarımın Güllerin yüreğimde can verişiydi Ufkumda her akşam hüzünlü ve dalgın Seninle batan ömrümün güneşiydi Ardında bir İstanbul bıraktın öksüz İçimde yokluğun ateşini yaktın Karanlıklar ortasında güpegündüz Yıkılmış dağılmış bir adam bıraktın Gün, gün yaklaşan bir şey var; ölüm mü ne? Değilse içimde bu ürperti neden! Dolaşan kim benimle deli divane Güzel olan herşeydi seninle giden Şimdi bütün hayallerim yoksul kaldı Gittin, bana bu rezil İstanbul kaldı
-
ANILARDA YAŞARKEN
Çekingen adımlarla sesiz ve ürkek Bir gün uzaklardan bir giz gibi geldin O büyülü şarkılarını söyleyerek Gençliğimi geri getirdi ellerin Sundun paha biçilmez güzelleğini Öylesine diri öylesine sıcak Böylesine bir mutluluk anladım ki Ömür boyunca bir kez yaşanır ancak Bir kez nefes aldığını anlar bir gün Bir kez bir kişiyle insan bütünlenir Özlem dediğimiz o hançer bir düşün Bir kez saplanmak için kaç kez bilenir Anılarsa bitmez bizimdir daima Umulmadık yerlerde yeşerir büyür Yaşamak baştanbaşa yalan olsa da O alır bizi uzaklara götürür Emzirir gür memelerinden istekle Biz farkına varmadan uzar ömrümüz Anılarda yaşarken bir gün gelir de Biz de birer anı olur ölürüz.
-
HER GÜN SENİNLE
Güzel olan Her günü seninle tekrar tekrar yaşamak Erimek yarını olmayan zamanlarda Durdurmak bir yerde bütün saatleri Bütün kuralları kırıp parçalamak Sonra varmak o yerlere Mevsimlere dur demek Kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara Güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak Sonra doldurmak ay ışığını kadehlere Delicesine içmek Ve unutabilmek her şeyi ansızın Sevmek seni en yücesiyle sevgilerin Birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak Güzel olan Sevmek seni Tanrılar gibi Seninle Tanrılaşmak... Bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin Ne bu şehir kalacak Ne bu duygusuz sürü Bu korkunç kalabalık Her vapur seni getirecek bana Bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim Kapılar sana açılacak Senin için söylenecek şarkılar Şiirler senin için yazılacak Her evde bir resmin Her meydanda bir heykelin olacak Ve sen kimi gün bir rüzgar gibi Kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi Kopup ötelerden, ötelerden Yalnız bana geleceksin Bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin. Ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm Sende buldum erişilmez hazları Yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan Duyguların en ölmezini sende duydum Susuzluğum dudaklarında dindi Yalnızlığım ellerinde Çoğu gün unuttum açlığımı Sende doydum... İlk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun Anladım yaşadığımı her nefes alışta Seninle geçtim bütün zamanlardan Seninle var oldum Eridim seninle bir sonsuz çalkanışta. Boynunda bir yer vardır, ben bilirim Ne zaman oradan öpsem, Değişir gözlerinin rengi Yanar dudakların, terler avuçların Dökülür kapkara aydınlık gibi Omuzlarına saçların Gitgide artar kalbinin vuruşları Bir musiki halinde dünyamı doldurur Ansızın bütün sesler kesilir Zaman durur Bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde Her gün seninle yeniden var oluruz Eriyip kaybolduğumuz yerde... Sesini duymadığım gün Yaşanmış değil Açan çiçek değil Öten kuş değil Yüzünü görmediğim gün İçimde yıldızlar sönük Güneşler güneş değil Seni sevmediğim gün Seni anmadığım gün Olacak iş değil... Her günüm seninle geçsin O güneşe en yakın Kimsenin varamayacağı bir dağ başında Uçsuz bucaksız uzak denizlerde İnsan ayağı değmemiş ormanlarda Uzaklarda, en uzaklarda O gemilerin uğramadığı limanlarda Işığım ol, alınyazım ol benim Vatanım ol, evim ol Yeter ki bir ömür boyu benim ol Her günüm seninle geçsin...
-
BİR ŞARKI Kİ
Modası geçmiş bir şarkı bilirim Eski günlerin hatırasını taşır O şarkı ki; yalnız senin için Dudaklarına yaraşır En ümitsiz ve yalnız gecelerimde O Şarkıyı duyar gibi olurum O şarkı söylensin. Üst üste beş defa Deli olurum Ah.. O öyle bir şarkı ki Hatıralar boyu geniş Bir şarkı ki vaktiyle Dudaklardan düşmezmiş Bir şarkı ki unutulmuş Yaşanmamış gecelerin ötesinde Benim için o şarkıyı söyle ne olur Son nefesinde Şimdi çok uzaklarda onu Simsiyah rüzgarlar söylüyor Şu mor dağların ardında Yar söylüyor Elbet, her şarkı gibi o da Birgün unutulacaktır Sesim güzel değil ki ben söyleyeyim ?Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır"
-
KIRMIZI BİR KUŞTUR SOLUĞUM
Kırmızı bir kuştur soluğum Kumral gözlerinde saçlarının Seni kucağıma alıyorum Tarifsiz uzuyor bacakların Kırmızı bir at oluyor soluğum Yüzümün yanmasından anlıyorum Yoksuluz gecelerimiz çok kısa Dörtnala sevişmek lazım.
-
YAŞAMA SEVİNCİ
Bütün güzel kadınlarını bu dünyanın Sevdim, diyebildiğim zaman Bütün kentlerini gezdim, denizlerine girdim Ve artık bir tek taş kalmadı tanımadığım, bir tek yüz, bir tek yer adı Söylenecek bütün sözleri dinledim ve söyledim bütün söyleyeceklerimi Acının bütün uçurumlarına indim ve çıktım sevincin bütün dağlarına Bütün çiçekleri kokladım ve kopardım bütün meyveleri dallarından Ismarladığım yağmur, savrulmadığım yel kalmadı... Bütün haklı kavgalarında dünyanın dövüştüm, diyebildiğim zaman Okudum bütün kitapları, bütün şiirleri yazdım Ve topladım bütün dillerin en güzel sözlerini, sıraladım tek bir sözlükte Bütün mayınları, bütün dikenli telleri ayıkladım sınırlardan Ve bir tek zorba çıkmadı önüme. Bu dünyada acı çeken tek bir insan yoktur, diyebildiğim zaman İşte o zaman ölebilirim. Toprağımda bir çığlık olur da büyür yaşama sevincim...
Jump to content