-
YOĞUN BAKIM
Siyah kapının ardıdır Yoğun bakım Korkutan ismi Soğuktur buranın Kapıda Sonsuz bir bekleyiştedir Hastanın yakınları Kapı açılıp, Verilince acı haber Dökülür yola Tüm tanıdıkları Diğerleri Derin bir oh çekerken Açarlar Allaha kollarını Öbürleri tutarlar Ölenin soğuk kundağını Bir çocuk bağırır..! -Ah garip anacım gitti diye...! Yanar yüreği ama, Verir yinede Annesini toprağa hediye! Biri daha girer içeri Kanlı bir sedye ile On dakika sonra gelir haberi O da öldü diye.. Paketlenip O da çıkarılır dışarıya Zaman kaybedilmeksizin... Eller açılır rabbe, Uyulur yazıya İsyan edilmeksizin!
-
ŞEYTAN
Ve ellerimi kaldırdım havaya Haykırdım sonsuzluğa! Meydan okudum alayına! Boşa geçirdiğim Tüm ziyan zamanlara! Beni izleyen (şeytan) dedi ki: Kimsin sen! Ben sadece Ateşe karşı olandım!
-
SEVGİYİ GÖNÜLLERİNE EKEN ÇOCUKLARİNŞİİRİ
Hayatta hiçbir zaman Ne oldum ne olacağım dememeliyiz çocuklar Ne olacağımız zaten hiç belli değil ki Sevgi katalım düşmanlıklara çocuklar Sevin şimdi birbirinizi? Zaman sevgi zamanı Zaman dostluk zamanı çocuklar Ayrımcılık yapmadan Kardeş gibi yaşamak zamanı Sevgiyi gönüllerinize ekin çocuklar? Her şey sevgiyle başlar Her şey her şey iyilikle başlar çocuklar Arkadaşlarınızla alay edip Onları sakın dışlamayın çocuklar Hepiniz birbirinizi sevin çocuklar Sevgiyi, Sevgiyi gönüllerinize ekin çocuklar Zaman sevgi zamanı Zaman dostluk zamanı çocuklar Sevgiyi, Sevgiyi gönüllerinize ekin çocuklar Sevgiyi, Sevgiyi gönüllerinize ekin sevgili çocuklar Sezer Çalışkanoğ
-
ŞEHİT KANIYLA SULANMIŞ TOPRAK
gökteki yıldızı ve ayı ellerime verseler! bayrağımdan başka bayrağı öpmeyen başımı kesseler... vermem seni ellere, ey şehit kanıyla sulanmış toprak! bu toprak, düşmanı denize döktüğüm yerdir! şarapnellerin parçaladığı hayatlar... mehmetçikleri parçalayan kahrolası mayınlar... vermem seni ellere, ey şehit kanıyla sulanmış toprak! bu toprak mehmetçiğimin yattığı yerdir...! tek bir kurşun ile yaralanan bir ata... canını malını bu uğurda koyan ata... vermem seni ellere, ey şehit kanıyla sulanmış toprak! bu toprak atamın yattığı yerdir...!
-
SİYAH İNCİM
Sevmek neydi? Bilmezdim yıllarca Hep kollarında nefes alacağım O kollar beni sardıkça
-
AVLU
Doğumla başlayan, uzun avlulardaki yolculuğumuz? Böceklerin de öleceği güne dek sürer? O gün ise avlu biter ve köprüye geliriz. O öyle bir köprüdür ki; Saçtan ince, kılıçtan keskin? AVLU Uzun avlulardan da geçtik! Geçerken yalnız da değildik? Beyaz fethetmişti buraları Boynu kesilmeden böceğin? Ceset açtığında yemyeşil çiçek Tabuta sığmadı havadaki ceset Sarı fethetmişti buraları Güneş geceden doğmadan önce? Ve ensesinde çiçek açtı bahar. Bu bahar ayrılık vakti böceğin? Yıllarca beklediğin bedenin En sonunda kendince tahrip edildi? Sezer Çalışkanoğ
-
BOŞLUK
Baş aşağı,baktım! Sınırı ölüme dayanan bu boşluğa Saydım! Bütün ayakta gezen cesetleri... Ve ben,vehimimde yandım! Eli bıçaklı bir selüetin içinde, Artık bende! Kefenimi cebimde taşır oldum... -Ruhumu kaybedince.... Gözlerime battı! Bu korkunçluk tablosu..! Nedeni! Nedeni boşluk olan! bu tabloda....!
-
BİR ELİMDE CESET BİR ELİMDE TORBA
Zamanın içinde ben küçük bir damla Boğuldum gittim azgın sularda Bir elimde ceset,bir elimde torba...! Ne zaman bitecek bu ruhi travma? Kimliğim hayatta kalmaya yetmemiş... -Ve bir tek soru sordum hayata? Ne zaman bitecek bu ruhi travma? Bir elimde ceset,bir elimde torba..!
-
BENİMSİN DEMEYECEĞİM
Yoksun artık! Ne gecelerimde! Ne de gündüzlerimde! Beni yalnız bıraktın! Kalbime kan ağlattın! Göz yaşlarımın hesabını -Vermeden! Gözlerimde ki nefreti -Görmeden! Benimsin demeyeceğim!
-
BABALIK SALTANATI
Babalık Saltanatı - Zerre Zerre Ziyan Şiir Kitabından - Elli iki gün oldu bugün Bedeninden ayrı Sen kim bilir çürüdün! Kim bilir nur Yada ateş yolunda yürüdün! Baktım ağlayarak resmine Ve sen sadece oğlum dedin! Sadece gözyaşını içine saklayarak Tıp ki seni ellerimle toprağa verirken Dediğin gibi Bir tek ?baba- dedim sana Ve sen sadece oğlum dedin! Dudaklarımda adın hep yarım kaldı Sen içimde hala ölmedin! Ne sen beni tanıyabildin! Nede ben seni! Ama sen! Babalık saltanatını bana bıraktın Ben ise gölgende bir oyuncu?
-
BEN MUTLU OLMALIYDIM
Aradığım mutluluk Güvercinin kanatları altında, Saklı bir doğum gibi... Bir atın üstünde ki eyer, At gözlüğüne hapsolunmuş bizler Oraya yapışmış paslı bir düğüm gibi... Evet kartal gibi olmalıydım Bir pençem yere Bir pençem göğe bakmalıydı... Korkusuzca uçmalıydım ateşin üzerinde Ben mutlu olmalıydım.... Beyaz güvercinler gibi....
-
BEDEVİ
Ben bir bedeviyim! Yalnızlık çölünün ortasında Ben bir mecnunum Leylamın mezarında Nerede nerede diye Aradığım ölmüş! Aşkımı kadınımı Kimler göğe gömmüş?
-
ASİ DESTANI
- I.KIVILCIM - 1 Ve sakalım battı rahat olduğum cana Bedenim kustu ruhumu bu odada Can verdim her sabah ezanında Şahadetsiz şahadetsiz Şans diledim her dirilişimde Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim? Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ?asi? ye Süt yılana kucak açtı, Oklar bitişti,karanlık saman alevi bedenlere Laf kemik etmedi, üstü karayılan derisi Özlem duydum kızıl imam ve şehir Ne sakalım kalmıştı ne de can Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim? 2 Mazgal incelendi hepten yekvücut oldu İhtiyar dede kalleş yavru bebe aç Gaip adaletinde kim müebbet? Kafatasım eridi boşluğunda hakikatin Ram oldum deliler köyünden bir deliye Zamanı tek kuruşa sattım Yalvardım katillere bakmayın bana Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim? Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ??asi?? ye Süt yılana kucak açtı, Öd ağacı çoktan yandı bitti Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi Bedenim artık vakumlu Ruhum artık kızıl imam gibi nurlu Ben sarardım ıslak tahtamda Oysa çatışmalarımda hep yenilirdim? 3 Avam sayıldım zorlanmadım hiç Duymadım yıllardır o ruh kokan sesten Ve yıprandı çatışmalarım açlığında Morg soğuk morg sıcak ne fark eder Öd ağacı çoktan yandı bitti Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi Kıvılcım düştü kızıl imamdan kefenime Ve cemiyet ruh üfürdü mor ve ??asi?? ye Süt yılana kucak açtı, Ve beş vakit geçti ilkinden habersiz Çatışma bitti! silahlar teslim edildi Öd ağacı çoktan yandı bitti! Küllerinden dağ inledi ateşte altın eridi Artık kaçış yok! Öpme asinin ellerini! - II. Sinsi - Sinsi yolları bürüdüğünden beri Kaldırımlarda yürüdü sinsi ins Asi çiselemez olsu bugünlere Kesik güneşin renksiz metali Adı ne? Asi mi? Sinsi mi? Robot süvari nerede? Gel Asi gel Yoksa Kızıl İmam çok ağlayacak - III. Gün Doğmadan - Kızıl İmamın duası kabul oldu Ezanlar artık daha güzel okunacak! Birlik içindeki ulu süvari Bağırdı gün doğmadan! ? Allah Allah? Şimdi uğruna savaşılacak ne bir çöl Ne de bir gök kubbesi kaldı - IV. Kale - Sadece dişleri ruhunu zehirlemedi asi-nin Kalesinde bombaladı robot dünya Baktı gözlerine Kızıl imam Asi-nin tahta kanatları artık tamam Ahlat gölgesinde ısırıldı nanköre Kale içeriden yıkıldı tıpkı putlar gibi Dere yatakları yaltaklıkta yarıştı Fitne gün yüzüne büründü Asi yağacak Kızıl imam el açacak Kale secdeye yatacak Gün artık batıdan doğacak Asi yağacak, Kızıl imam el açacak - V. Ayağa Kalk Asi - Ruh ayaklanma çıkardı Kızıl imam ağladı hıçkıra hıçkıra Ruhumun kalp atışı gözüküyordu Zarf atıyordu uluyan kurtlara Rüyalardı çözemediğim sadece Mısır?a gittim! Nil?den bir damla su içtim Ölümsüzlük kuşandım Ruhen ebedi? Mehdi emir verdi Kızıl imam biat etti Rüyalardı çözemediğim sadece İstila günü geldi! - Ayağa Kalk Asi! ? - VI. İki Başlı Küflü Yaratık - Sen Ruhuna bile kinini belli etmeyen Aklındakini bile kalbine demeyen İki başlı küflü yaratık Çepeçevre kuşatıldığın gün Bulmacan çözülecek O zaman öpemeyeceksin Ne Kızıl İmamın eteğini Ne de Asinin ellerini - VII. Ölü Sanılan Askerler - Özgürlük uğruna Ne kadar kan döktünüz? Biz bu uğur da O bayrağı kırmızılatana kadar Yüz üstü sürünen nehrimi Kırmızıya boyanana kadar Kızıl imam önde Biz eteklerinin dibinde Ölülerimizle beraber Savaştıkça o tada vardık! Ölü sanılan askerler korur Kendi gök kubbemizi... - VIII. Evlat - Kimyası ölümsüzlüktü Savaşın galibi evlat Neydi gerçek nerde ceset Ceplerimdeki hep kokmuş et Evlat koş yedi düvelle savaş Ki sevilesin ateşin bağrında Ruhun bir değil dokuz Ver evlat şimdi ülkene omuz... - IX.Kızıl İmam - Süpürge altı Çeşit çeşit urgan Eğe değdi! Karanlıktan gelen gaibe Çengel, çan, beşik iç içe Ve ışığında açan gül Kepenk kapattı? Kızıl İmam Susacak Susayana Su Satacak Allah rızasına Asi Öpecek Sadece Ellerini - X Ruh. Süvarileri - Mantık çatışmasında Sona erdi zaman! Gözle görünmeyen sözler! Ruh süvarilerine yem oldu! Gökte dalgalananların ordusu Artık mağlup! Şimdi zeka ürünü idoller Yaralı ruhların ardında Komple çarçur oldu... - XI.ŞEHİD - Tek bir şeytani düşman kalmıştı. İran?da Büyük mabedin arkasında Kör olası deccal soysuzu Asiyi deşti Oysa ASİ benim kardeşimdi Şimdi kanını akıtacağım. Asi - min kanını akıtanın, Oysa onun kanı masmavi Ulu süvariler kükredi Asinin ölümüne. Kızıl imam en önde kıldı namazını Bir bayrak için savaşan Bir vatan için çarpışan bu yiğide Yazık oldu? Artık gözler gök kubbenin altında Dirlik içindeki birlikte? Tarihe yansımayan ruhani Asi?ye selamlar olsun.... - XII.SON MEVSİM - Ve ahir zamanın son mevsimi Azgınların yuvarlanacağı Gayya vadisi Böngürmekte Kardeş Mehdi Bayrağı dikti Dikilmesi gereken mevziiye Şimdi Asi Semanın arşa değen burçlarında Derin bir oh çekiyor... Sezer Çalışkanoğ
-
AŞKIMIN ANNESİ
Aşkımın Annesi - Zerre Zerre Ziyan Şiir Kitabından - Öksüz kalan -bu aşkımız- Dönsün! diye, Annesini bekliyor... - Aşkımız - Öksüz kalmasın annesi... - Aşkımız - Küçük bir çocuk... -Sende onun annesi-
-
CANIM
Canım diyorum bende artık candan! Sildim eski maziyi, attım aklımdan! Telef olan yıllarıma yanıyorum şimdi! Sahi -o uğruna öldüğüm- kimdi? ? ? Mutsuz geçen yıllarıma mutluluk geldi.. Gökyüzündeki bulutlar sanki içime sindi... Kesik kesik aldıgım nefesim Bir an duracak sandım. Seni tanıdıktan sonra yaşadığımı anladım... Canım diyorum bende artık candan..! Gönlüme yazmışım adını, Artık çıkmaz ordan Canım diyorum bende artık candan! Daha ayrılmaz, Çünkü eti ayıramazsın ki tırnaktan!
karcocuk
Üye
-
Katıldı
-
Son Giriş
Jump to content