Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

cicceekk

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

cicceekk tarafından gönderilen her şey

  1. Gençlik; insana bir kerrecik konan Bir; ümit, hayal, aşk ve şans kuşudur Aldanır, onu hiç bitmeyecek sanan Onun rüzgarıyla hep koşar duru Ama hangimiz aldanamyız ki Onun mutluluğu başı döndürür Verdikleri atomda yoktur belki O sonsuz ateşi kışı dindirir Olur her şey bir başka güzel ve hoş Gözlerde kor bir pırıltı belirir İçten bir ses emreder hiç durma koş Bitmek bitmeyen bir kuvvet verir Dağları da kucaklayası gelir Rüzgarlarla uçmak başka yerlere Bir zaman sonra sonsuz ateş ölür Çıkar yollar dağlık ve boş bir yere Anlarsın artık değer başın taşa Gerçekler, önüne seriliverir Dayanabilirsen ölüce yaşa Pembe iner siyah geriliverir Sen ne kadar bulunmaz bir şeysin Ne olur bitma, ey güzel gençlik! Aşk..ümit...hayal.. herşey,herşeysin Ne olur gitme hiç, ey güzel gençlik Sensiz yaşamak başlıca bir acı Yaşarken ölmektir,binlerce kere Yitirmek istemiyorum gör! acı! Çıkarma yolumu çıplak bir yere Biterken sen ne olur beni de bitir Istırap çektirme bana boş yere Gittiğin yere al benide götür Aşk dolu Rüya dolu alemlere
  2. Sen doğmana bak ey güzel gün Aydınlat yine kara dünyamızı Sen doğmana bak ey güzel gün Isıt! bu donmuş umutlarımızı Göreceksin beni göreceksin!... Nasıl olacağım bir kış sonrası Şaşırıp hayret edeceksin Kurunca, bir pembe şair dünyası... Öyle bir insan yapacak ki O yüceler yücesi Mevlam beni; İmreneceksin sende belki Vereceksin her sabah en hoş buseni... Seveceksin beni seveceksin Mutluluk alıp neşe satacağım Sen doğmana bak ey güzel gün! Seni.. şafakların en kutsalında Birgün... sevinçle selamlıyacağım!...
  3. Bir başka dünya bir başka hayat için Açarım gözkapaklarımı her sabah Gönlümde en erişilmez arzular Ve ulaşılma arzusu mutlak bir sabah Gecelerde yenilmemişsem ne iyi Fakat mağlup olmuşsam karanlıklara Nasıl birşeyler umabilirim o zaman Nasıl merheba! derim aydınlıklara? Bir mucize beklerim tüm sabahlardan Oarzuyla yaşarım gece boğulmadan Eğer unutmuşsa şafaklar dileğimi Felaket işte başlar o zaman! Şikayet ederek unutkan sabahları Tanrıma Uzatırım semaya doğru ellerimi! Yalvarırcasına yeniden isterim Muciz dolu.. bütün dileklerimi!...
  4. Gözlerini gözlerimden Ayırma hiç ne olursun! Ve başını dizlerimden Kaldırma hiç ne olursun Hep seyretmek bile seni Ah uçurur göge beni Alırsam bir tek buseni Darılma hiç ne olursun! Hayat seninle güzel ve boş Sensiz geçen ömür bomboş Sarayım, kollarıma koş Sıyrılma hiç ne olursun! Geçiremem sensiz bir gün İsterim hep sevmek her gün Gidersen ahrete sürgün Ayrılma hiç ne olursun İstemem çünkü huri ben Bana hep sen gereksin sen! Çağırınca uç gel hemen Geç kalma hiç ne olursun
  5. Gece haykırmakla karanlıklara Küfürlerle feleğe çatılmıyor Yanıyorum kurtar, düşmüşüm nara Sevda yangınına su atılmıyor Dinliyorum hep, penceremi açmış Mehtap da yok, gecenin tadı kaçmış Kuş olup uykum sana doğru uçmuş Yardımın olmayınca tutulmuyor Odan daralıyor, yine iyice Bakar hortlak gibi, herşey delice Uzadı yıl gibi, bitmiyor gece Gel! yataklarda sensiz yatılmıyor....
  6. Dolaşıyorum,gül gül,çiçek çiçek Siliniyor gönlümün tüm pası Bir çiçekte kalacağa benzemiyor pek Benim gönlüm, çapkın bir bal arısı Bir çiçekte kalıp, bir ömrü bitirmek Gençliği boşu boşuna harcamak demek Ne güzel her çiçekten, aşk sevda dermek Benim gönlüm çapkın bir bal arısı Arkadaşım; rüzgarlar, dağlar çimenler Gördüm ki,bir gül için bin bülbül inler İstemem ben, acılı, kederli günler Benim gönlüm çapkın bir bal arısı Her gül bana eş, her çiçek bana yar İçimde bitmek bilmeyen bir arzu var Bir çiçeğe bağlanmak neye yarar? BENİM GÖNLÜM ÇAPKIN BİR BAL ARISI...
  7. Yırtacağım tüm kabusları birer birer Karanlıkları ışık ışık boğacağım Tüm yokoluşlara, yıkılışlara inat hersabah Tanrının izniyle yeniden doğacağım Her yeni güne Taptaze bir güçle başlayacağım Yakacağım kötülük ne varsa içimde Yok edeceğim her kötüyü kurşun kurşun Bir beyaz güvercin çırpınıyor gönlümde Simgesi bu iyiyliğin insanca yaşayışın Ey güzel melekler her şafak Herkese bir parça insanlık dağıtın Yıkacağım tüm engelleri birer birer Dökeceğim umutsuzlukları mezarlıklara Yaşamak istiyorum artık Soluk aldıkça Atmayalım bu karamsar dünyayı üstümden Mesud olmalıyım yaşadıkça Yakacağım siyah ne varsa tümünü Dost olacağım aydınlıklara,perçin perçin Fakirin,garibin hayat meleği Ölümü olacağım bütün kötülerin Güzelliklere uzatacağım artık Şu günahkar ellerimi Yaşayacağım! yaşayacağım artık ömrümce Yaşamak benimde hakkımdır elbet Niye küsecekmişim talihime Gülsün gülmesin umrumda değil Kendi dünyamda kendi halimce Yaşayacağım mutluluklar uzakta değil Yırtacağım tüm kabusları birer birer Karanlıkları ışık ışık boğacağım Tüm yokoluşlara,yıkılışlara inat her sabah Tanrımın izniyle yeniden doğacağım Binbir umutla her yeni güne Yeniden! yeniden bir deyip başlayacağım...
  8. Bu gece şimdi seni daha çok arıyorum Özlemin artık hiçte dayanılmaz oluyor Şu anda en şahane halinle görüyorum İçerime volkan gibi bir arzu doluyor Neden var aramızda hiç aşılmaz bir engel Niçin sen gibi bir gül, kör bataklığa düşmüş? Nasıl ve ne şekilde gelirsen artık koş gel Aşıkın ne yapacağını çoktan şaşmış Fakat gelmelisin şimdi mutlaka bu gece İster saklı, ister kaçarak, ister açık Yağmur çiselerken dışarıdfa, ince ince Bekliyorum seni, şu köşeden koşarak çık Bu gece yalnız ikimizin gecesi olsun Ayrılmayalım asla dünya çöksün isterse Kadehimize şarap, gönlümüze aşk dolsun Konuşup sevişelim şafak söksün isterse Ne çıkar yıkılsada, sonra pembe dünyamız VE hapis duvarları ayırsa ne çıkar Kanatlanıp sevgi ile uçtuktan sonra biz Canımızı Azrail alırsa da ne çıkar Biz çatlatmış oluruz zalim feleği çoktan Bir gecenin koynunda binbir ömrü yaşarız VE biz zevkten neşeden sevinçten mutluluktan Daha da toz pembe alemlere ulaşırız Gel! dayanamıyorum ne olur koş gel artık İsterse yolun Azrail kessin gel yine Çaresiz bir aşkın ızdırabıyla çok yandık Gel! daha da çok muhtacım bu gece sevgine
  9. Bir gönülde iki sevda olmamalı olmamalı Aşkın gülü vakitsizce Solmamalı solmamalı Yaşanılmaz asla aşksız Olurmu hiç kalpler ıssız Güzeller dünyada eşsiz Kalmamalı kalmamalı Dinmiyor hiç fırtınalar Bende sonsuz özleyiş var Hicran şarkısını rüzgar Çalmamalı çalmamalı Gençlik deli dolu bir çay Sende al ondan sende pay Mutluluktan başka bir şey Bilmemeli bilmemeli Hayat zevktir perde perde Sevda devadır her derde Yar kolundan başka yerde Ölmemeli ölmemeli....
  10. Gözlerimde mutluluk parıltıları var Dudaklarımda ümit şarkısı Gönlümden duyuyorum fısıltılar Bitti ömrüm bütün acısı Taş sert değil aynallar düşman Gamla, kederleölünmezmiş Ah ettiğim için oldum pişan Ati nedir, nasıldır bilinmezmiş O efkarlı gecelerde bile Bir esrarengiz lezzet varmış Gamdanaf dilemek artık nafile Karanlığın ardında bin bahar varmış Taddım elemin o buruk tadını Her mutlu anımda yad edeceğim Karamsar olmayacağım bir daha Maziden ders alıp,rahat edeceğim Elveda ısdıraplar,elveda çile Sanmayın unutacağım sizi Acılarla örülü olsa bile Tatlı bir düştür mazi
  11. Ya Rab bu hasrete can dayanmıyor; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Her adımda bir engel var, salmıyor, Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Mümkün mü bu yolda maksuda ermek? Mümkün mü sılada dost yüzü görmek? Aşığa ar gelir geriye dönmek; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Çekilmez bir şelek vurdun arkama; Şaşırdım yollarda kaldım, akşama. Umudum her zaman bakidir amma, Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Sevip sevilmemek varsa kaderde, Hangi doktor ilaç verir bu derde? Hastayım, susuzum gurbet illerde; Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun. Ey hanlar hanını halkeden Hancı! Bir yudum aşkınla doğdu bu sancı. Ey fakir ekmeği, Mümin inancı! Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun
  12. Ormanlarda yuvasını yitiren Bir kuş görsem sen gelirsin aklıma. Beni alıp uzaklara götüren Bir düş görsem sen gelirsin aklıma. Gönlüm viranedir, yakılmış, yanmış Hayal mermerinde hatıram donmuş. Asırlar öncesi duvara konmuş Bir taş görsem sen gelirsin aklıma. Toprak, ağacın her hali güzel Gölgesi, meyvesi hem dalı güzel Nerede, ne zaman faydalı, güzel Bir iş görsem sen gelirsin aklıma. Acılmış bir çiçektir her gülen dudak Kılıfta tomurcuk zor gülen dudak Bir dostluk bakış ı, bir gülen dudak Bir diş görsem sen gelirsin aklıma. Yüreğinde deli taylar eş ınan Gam ilinden dert iline taş ınan Altmış yıl yaş ayıp bin yıl düş ünen Bir baş görsem sen gelirsin aklıma.
  13. Unutmak kolay mı deme, Unutursun Mihriban'ım Oğlun kızın olsun hele, Unutursun Mihriban'ım. Zaman erir kelep kelep. Meyve dalında kalmaz hep Unutturur bir çok sebep, Unutursun Mihriban'ım. Yıllar sineye yaslanır; Hatıraların paslanır, Bu deli gönlün uslanır Unutursun Mihriban'ım. Süt emerdin gündüz-gece, Unuttun ya, büyüyünce.. Ha işte tıpkı öylece Unutursun Mihriban'ım. Gün geçer, azalır sevgi; Değişir her şeyin rengi Bugün değil, yarın belki, Unutursun Mihriban'ım Düzen böyle bu gemide; Eskiler yiter yenide Beni değil, sen seni de Unutursun Mihriban'ım.
  14. Görmeden, doğduğum gecenin seherini Ellerim değmeden anama, Ve günah izi yokken dudaklarımda, Bebeklere has bir dille ağlayarak, SANA geliyorum SANA Çırıl- çıplak Köklerim siğmadı zamana; Silktim ham meyvelerimi utandım da, Bir garip ağaç oldum aşk uükesinde, Kutsal duygularınla donandım yaprak yaprak SANA geliyorum SANA Dal- budak Ne bir dürüm ekmek var heybemde Ne içecek suyum kana kana... Bir tutam umutla düştüm yollara, Bazan yürüyerek, bazan koşarak SANA geliyorum SANA Yalınayak Yollar uzadıkça yük ağırlaştı, Ateş düştü gönlümdeki harmana Bıraktım ağrıyı, sızıyı bir yana; Hasretinden ipil ipil yanarak, SANA geliyorum SANA Bir avuç toprak Seyrettim uzaktan benliğimi ki, Et, kemik, kan değilmiş mana Habibin hakkına, İsmin hakkına Af dilemek icin ağlayarak, SANA geliyorun SANA Ya HAKK...
  15. Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamıştın,çözülmüyor mihriban Ayrılıktan zor belleme ölümü Görmeyince sezilmiyor mihriban Yar,deyince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor Lambada titreyen alev üşüyor Aşk kağıda yazılmıyor mihriban Önce naz sonra söz ve sonra hile Sevilen seveni düşürür dile Seneler asırlar değişse bile Eski töre bozulmuyor mihriban Tabiplerde ilaç yoktur yarama Aşk değince ötesini arama Her nesnenin bir bitimi var ama Aşka hudut cizilmiyor mihriban Boşa bağlanmış bülbül gülüne Kar koysan köz olur aşkın külüne Şaştım karabahtım tahammülüne Taşa çalsam ezilmiyor mihriban Tarife sığmıyor aşkın anlamı Ancak çeken bilir bu derdi gamı Bir kördüğüm baştan sona tamamı Çözemedim çözülmüyor mihriban
  16. Sevgiliden sevgiliye hediye, Ayva gider, elma gider, nar gider. Sevenin yüreği bir renkli mevsim; Yağmur gider, rüzgar gider, kar gider. Işıklı saçların dökmüş beline, Bağladım gönlümü her bir teline, Ana, bir ben değil bu aşk yoluna, Topal gider, sağır gider, kör gider Fakir, zengin, yiğit, akıllı, deli... Bunların hepsi de sever güzeli, Baba, bu çığırdan ezel ezeli, Hasta gider, esir gider, hür gider. Sarıldım boynuna, öptüm yüzünden; Sevdim, ayrılamam kara gözlümden, Ah! Gardaş neyleyim gönül izinden, Herkes gitmiş, ben giderim, yar gider. Karakoç'um düşmüş gönül derdine; Can adaktır güzellerin merdine, Hey arkadaş, bu sevdanın ardına Şahlar bile tahtı, tacı kor gider.
  17. - Can özünden besmeleyi çekende Dil yanmazsa ben yanarım sultanım Hak uğruna bir sefere çıkanda Yol yanmazsa ben yanarım sultanım Arzuhalim ulaşırsa divana Korkarım ki taban değer tavana Çiçeğimden zerre girse kovana Bal yanmazsa ben yanarım sultanım Göz utanır gönül dostu görünce Can tutuşur candan selam gelince Bülbül olup bir bahçeye girince Gül yanmazsa ben yanarım sultanım Aşıklık içimde doğduğu zaman Taş yanar göz yaşım yağdığı zaman Mızrabım sazıma değdiği zaman Tel yanmazsa ben yanarım sultanım Üzülmedim erkenine geçine Akıl yordum herşeyine hiçine Söküp yüreğimi atsam içine Göl yanmazsa ben yanarım sultanım Alev alev ruhta, canda bu ateş Bakmakla görülmez bende bu ateş Bırakılsa hangi günde bu ateş Yıl yanmazsa ben yanarım sultanım Dosta mektup yazma vakti gelirse Yazar postalarım kısmet olunsa Mektubumun mahiyetin bilirse Pul yanmazsa ben yanarım sultanım
  18. Bu bulanık hava,bu toprak bu su Beni benden beni senden ayırır Bu sabahsız gece bu düş bu uyku Beni benden beni senden ayırır Doğmadık güneşin aydınlığında Uzarsa gölgeler dost kılığında Şüphe keleplenir gönül çığında Beni benden beni senden ayırır Doğrultmak istersem kırılır dallar Sınadım zamana sığmadı yıllar Bu dikenli yollar bu taşlı yollar Beni benden beni senden ayırır Sevgi bulutundan rahmet damlası Düşmeden ayrılık doldurur tası Yoğun maddelerin ince manası Beni benden beni senden ayırır Sen aşka hiç dersin bense hayata Kimbilir belki de bendedir hata Bu dalgalı deniz bu yanlış rota Beni benden beni senden ayırır
  19. Çarsısında bir kız gördüm Antep'in, Kızmı ki... Gözleri var, ala geyik gözleri, Göz mü ki.... Ak göğüsünün ortasında bir ben var, Az mı ki.... Yiyip içme, yüzüne bak yetişir, Yüz mü ki.... "Güzel" sözü çok güzele çok amma Bu kıza da "güzel" demek söz mü ki...
  20. Kara gözlüm bu ayrılık yetişir İki gözüm pınar oldu gel gayrı Elim deyse akan sular tutuşur İçim dışım yanar oldu gel gayrı Ayların sırtında yıllar taşındı Sanmaki garibi eller düşündü Bebekler evlendi yollar aşındı Kozalaklar çınar oldu gel gayrı Hesab et gideli sen gurbet ile Otuz ay tutuldu kolay mı dile Hapisler sürgünler esirler bile Sılasına döner oldu gel gayrı
  21. Resmine baktığım güzel kız, genç kız Unuttum, Unuttum, Unuttum seni Eski bir albümde durursun yalnız Unuttum, Unuttum, Unuttum seni İki harf, bir imza, bir tarih; garip Besbelli üçü de mutsuz muzdarip Aklımı zorlama karşımda durup Unuttum, Unuttum, Unuttum seni Bilemem aradan geçti kaç sene Memleketin nere, kimsin adın ne ? "Hatırla" diyerek bakma yüzüme Unuttum, Unuttum, Unuttum seni
  22. İçimde uzayan her yol Çıkar gider dosta doğru Menekşe, nergis. ıtır, gül Kokar gider dosta doğru Zamanım yoğrulur gamla Birleşir sabah akşamla Ilık kanım damla damla Akar gider dosta doğru Gel bende gör, sen gel beni Durduramaz engel beni Görmediğim bir el beni Çeker gider dosta doğru Beynim fırın, bağrım tandır Yanarım hayli zamandır Sevgim bir yavru ceylandir Şeker gider dosta doğru Ne saklarım ne gizlerim Yalnızca onu özlerim Tabutta bile gözlerim Bakar gider dosta doğru
  23. Yürü: duvar beton, otur yer beton Tavana bakarsın " bakma der" beton - Yağmur kokan toprakların nerede? Ne çiçekler açar, ne kuşlar öter Yolların on adım ötede biter - Serbest gezen ayakların nerede? Her günü hasrettir haftanın ayın Hani ya bayramın, düğünün, toyun? - İlin, yurdun, konakların nerede? Gönlün gamdan göçer, gama taşınır Boş direkler boynu bükük düşünür - Dalga dalga bayrakların nerede? Deprem mi geçirdin, talan mı gördün? Kanlı haydutlara haraç mı verdin? - Obaların ocakların nerede? İnancın cezalı, yüreğin tutsak Konuşacak yerde çaresiz susmak - Dudakların, dudakların nerede?
  24. Yol üstünde biten çalı Bu dünya kimin dünyası? Ak çiçekli ayva dalı Bu dünya kimin dünyası? Gediklerde esen poyraz, Yaprakları dalda koymaz Gözler doysa gönül doymaz Bu dünya kimin dünyası? Her gün eski her gün yeni Tükenmez gidip geleni Canevimden vurdu beni Bu dünya kimin dünyası? Kar yağar kaybolur izler Her nakış binbir sır gizler Ufuklara dalan gözler Bu dünya kimin dünyası? Toprak basar kucağına Güneş çeker sıcağına Atar derdin ocağına... Bu dünya kimin dünyası?
  25. Ask dedin, bağrıma soktun bıçağı Akan kanım göl olmadan tükenmez Sevda kokan bu yaranın çiçeği Petek petek bal olmadan tükenmez Hasret nedir? Yarına sor, düne sor İnanmazsan dönder-aktar gene sor Sensiz geçen geceleri bana sor Saatleri yıl olmadan tükenmez Görsem derim biçimini, rengini Kötü talih yüksek yapar engini İçimdeki bu sevginin yangını Kemiklerim kül olmadan tükenmez