Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

hayat

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

hayat tarafından gönderilen her şey

  1. Dinle küçüğüm Birgün birşeyler olacak Birşeyler kıpırdanacak O taze yüreğinde Duymadığın bilmediğin Anlamsız bir özlemle dolacaksın Bir özlem Bilmediğin ellerde görmediğin birine Bir özlem Ellerini tutmadığın sıcaklığını tatmadığın birine Birgün küçüğüm Yanlızlık burukluğu Şarkı olacak dudaklarında Yağmurları dinleyecek Denizi taşlayacaksın kıyılarda İşittiğinde martıları İşittiğinde çığlığını trenlerin Dinlediğinde dalgaların sesini Dinlediğinde sesini rüzgarların Gördüğünde yaprakları savrulurken Gördüğünde gökyüzünü ağlamaklı Ve caddeleri sokakları Islanmış gördüğünde Tutsak olacaksın Tükenmez bir avareliğin kolların Sel olacak tayfun olacak duyguların Kahırlar küfürler geçecek içinden Ve sen küçüğüm birgün Bir özlem duyacaksın Bilmediğin ellerde görmediğin birine Sen diyeceksin Ellerini tutmadığım sıcaklığını tatmadığım Neredesin Sensiz olmuyor diyeceksin...
  2. Kimsenin yokluğu bu kadar korkutmazdı beni Kendimi zor günlerin adamı görürdüm ya, hiçbir güçlüğün beni, bırak yıkmayı sendeletmeyeceğini bile düşünürdüm Oysa şimdi yarımım Ve sen böylesine uzakken benden, hiçbir zaman tam olamayacağımı da biliyorum Tasalanma diyeceksin, tasalanmayayım ama kendime bakıyorum da bir kaç umut kırıntısı dışında hiç bir şey göremiyorum Nerede olduğunu bilmek ya da döneceğin umuduyla yaşamak da kandırmıyor beni Her sabah sensiz uyanmaktan, her günün sensiz geçmesinden korkuyorum artık Bu yüzden uyanmak istemiyorum uyuduğum uykuları Ve geceler ne yıldızları görüyorum ne gecenin sesini duyabiliyorum Saniyelerin ne kadar uzun, ne kadar bitmez olduğunu görüp şaşırıyorum Zamanı bu kadar geçmez kılan sensizliği lanetliyorum Bir maraton koşucusu gibiyim Ama finişe ulaşamıyorum bir türlü Bildiğim bütün hasret şarkılarını ard arda ekleyip söylüyorum Sesimi kendim bile duymuyorum Ertesi gece bir kez daha Her gece aynı hüzün Senden bir iz göreceğim diye sokaklara çıkmıyorum artık Bu kentin her yerinde sen varsın biliyorum Ve hiçbir köşe başından çıkmayacaksın üstelik Yaşamaksa yaşıyorum elbette Şairin dediği gibi senden uzak olduktan sonra nerde olsa yaşıyor insan Yokluğunu kabul etmek böylesine zorken hiç olmama ihtimalini düşünemiyorum bile Bekleyeceğim seni Zor olacak, çok zor olacak ama bekleyeceğim Bu yarım yüreğin diğer yarısı, yani sen Geleceksin değil mi?
  3. Yalnızlığın bu türlüsünü hiç yaşamadım ben Oysa bu yalnızlığın ilacının sen oldugunu biliyorum Elimi uzatsam tutacağını, kaygılarla dolu saatlerin bir anda yok olacağını biliyorum Sandığın kadar güçlü değilmişim demek ki! Konuşmak istiyorum Seni hiç sevmemiştim, sana değer vermemiştim demek istiyorum Ama çıkmıyor bu sözcükler ağzımdan Tıkanıp kalıyor boğazımda Nasıl söyleyebilirim ki bunu? Seni düşünmenin bile bana heyecan verdiğini nasıl inkar edebilirim? Sen hayatımda değişik bir renktin Değişiklik arıyordum, sen bana yaklaşınca uzak kalamadım demek istiyorum Oysa renklerin güzelliğini seninle keşfettim ben Her renge senin adını verdim Hayatımda bir değişiklik olduysa bu seninle geldi Senden uzak kalmayı hiç düşünemedim ki! Sana yakın olmanın verdiği hazzı başka hangi duygu tattırabilirdi bana? Çekiciydin, güzeldin Bu yönünle etkiledin beni Kişiliğin, kültürün, zekan hiç dikkatimi çekmedi demek istiyorum Bunun yalan olduğunu sen de biliyorsun Sen yoktun; sözlerin vardı, kendini anlatışın vardı, hayata bakış açın vardı Ve ben senin olmadığın zamanlarda işte bunlarla yaşadım Şimdi beni sadece çekiciliğin etkiledi dersem kendimi inkar etmiş olmaz mıyım? Kilometreleri senin için katetmedim Sadece öyle zannetmeni istedim Bir oyundu bu demek istiyorum Ama kendimi kandırıyorum Çünkü ben o yolları içimdeki o tarif edilmez heyecanla aştım Seni gördüğümde yaşadığım titremeyi gizleyebilmek için ne yapacağımı şaşırdım Aslına bakarsan ben aşka falan da fazla inanmam demek istiyorum Aşkın gücünün hayattaki başka hiçbir şeyden daha kuvvetli olamayacağına inanırken Doğruları yüreğimin sesiyle bulurken İnsanı insan yapan en önemli şeyin aşk olduğunu düşünürken Aşka inanmam demek, ben hiç yaşamadım demekle eş anlamlı Hayat hep seçenekler sunar insana Ama her zaman en doğrusunu seçmek mümkün değil Önemli olan yaşanan yanlış da olsa bundan yarına dair bir ders çıkarabilmektir BEN ŞİMDİ YANLIŞI YAŞIYORUM...
  4. Ben seni kocaman bi yürekle sevdim Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni Herhangi bir konuk değildin artık Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama O yüreğin gerçek sahibiydin Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle Çiçek çiçek açtın yüreğimde Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında Taze bir yaparak gibi yeşildin Açelyaydın pembeliğinle Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün Kırmızıydın bir ateş gibi Ve maviydin En çok bu renkle anmayı sevdim seni Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle Her şeye rağmen sevdim seni Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm Ve o göle bir tek sen girebilirdin Sevdim ve hayrandım da Her halin çekti beni Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim Sesini de sevdim suskunluğunu da Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı Seni severken yorumlamadım Çünkü sen yaşam kaynağıydın Her gün yenilendim Seninle çoğaldım, büyüdüm Eksik kalan neyim varsa tamamladın Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin... Sevdim işte ötesi yok
  5. Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum Üşüyorum Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki? Burada mısın değil misin belli değil Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun? Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne? Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü? Yokluğunu yürüyorum sokaklarda Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek? Anlamlı olan bir şey yoktur onlar içinBelki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye?Bu yokluk hissi öldürecek beni? Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy Gelmek iste bana Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana? Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak Ben o gönlü genişlerden değilim Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok Şimdi yalnız geceleri seviyorum Seni yıldızlarda buluyorum Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama? BİR TEK SENİ UNUTAMAM...
  6. Bir başıma bu kentin sokaklarında yürüyorum Üşüyorum Ne kadar uzaksan bana o kadar soğuyor hava Sen yoksa, sıcaklık hep mevsim normallerinin altında Bu yüzden meteoroloji raporları umurumda bile değil Kar mı yağıyor yoksa yağmur mu bana ne? Ben senin hasretinle sırılsıklamım zaten,daha ne kadar ıslanabilirim ki? Burada mısın değil misin belli değil Bazen gidişlerin kahramanı oluyorsun, bazen sonsuz kalışların Doyumsuz gecelerdesin kimi zaman, bazen de yalnız karanlıklardasın Bitmek bilmez bir şarkısın ama ben mi notaları yanlış basıyorum da sen bu şarkıyı söyleyemiyorsun? Neden susuyorsun? Aşkın sessizliği ne kadar korkunç olur bilir misin? Bir tek kelimeye hasret geçen gecelerin hesabını soracağın kimse de yoktur üstelik Kendi kendiyle konuşana deli derler ya, beni çoktan akıl hastanesine kapatmaları gerekirdi Hem de iflah olmaz hastalar bölümüne? Yokluğuna alışmaktan korkuyorum,ne kadar kötü? Yokluğunu yürüyorum sokaklarda Yokluğunu içiyorum kadeh kadeh Hiç gelmeme ihtimalin bir idam mahkumuna dönüştürüyor beni Hiçbir şey yapmadan beklerler ya hücrelerinde, ölümün soğuk nefesini hissederek? Anlamlı olan bir şey yoktur onlar içinBelki de bir an önce ölmektir akıllarından geçen ,bu bekleme işkencesi bitsin diye?Bu yokluk hissi öldürecek beni? Gelebilme ihtimalinse yüreğimdeki kuşları havalandırıyor,kanat seslerini duy Gelmek iste bana Bir görsem yüzünü,ah bir dokunsam sana? Göreceksin,sevdanın çiçek çiçek açtığını umudun bir yangın gibi alev alev ikimizi birden sardığını Anladım ki mümkün değil seni sensiz yaşamak Ben o gönlü genişlerden değilim Madem içimdesin, yüreğimde taşıyorum seni,o zaman yanımda da olmalısın Sensiz yaşanmayacak bu aşk ötesi yok Şimdi yalnız geceleri seviyorum Seni yıldızlarda buluyorum Daha bir dayanılır oluyor sensizlik sancısı Mümkünü yok çıkmayacaksın aklımdan, bu yüzden gece, el ayak çekilmişken, hiçbir ses yokken sen ve gece Zaman geçer,her şey unutulur, bir örtüyle kaplanır acılar ama? BİR TEK SENİ UNUTAMAM...
  7. Her gidişine ayrı anlam yüklüyorum, yapma allah aşkına! Ya hep kal benimle yada söz etme gidişlerden, yada silinsin isminde cismin de Oynama benimle, dengemi bozuyorsun Aşkı yaşayacak yürek bırakmıyorsun insanda, böyle değildin sen Bittiyse heyecanın bileyim ben de 'seni çok seviyrum' diye başlayan ve 'Ama' ile devam eden cümleleri duymakan bıktım Seviyorsan seviyorsundur, aması olmaz bu işin Üstelik bir cümlede 'Ama' varsa bir önceki yargının hiç bir hükmü yoktur 'Seni çok seviyorum ;ama, birlikte olmamız imkansız İmkansız diyebiliyorsan eğer sevmiyorsun demektir Bahanelerin arkasına sığınma İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip, darmadağın eden, sonra da hiçbir şey söylemeden gitmeye çalışanlardan nefret ediyorum Böylemisin sen de? Gerçekten gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz, hadi konuş Söylemek istediğin ne varsa İki çift sözü haketmedimi bu aşk? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok? Ah ben, niye yanılıyorum hep? Niye tam "işte bu" dediklerim sömürüyor aşkımı? Biraz daha mı katı olmalıyım? Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum Bu devrin insanı değilim ben Oyun çeviremiyorum,hesap yapamıyorum Ban ait olmayan kişilere bürünüp bir plan dahilinde hareket edemiyorum İnsanız biliyorum, hepimizin zaafları var, ve hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz İyide hep beni mi bulacak bunlar? Hiçbir kaygıya yer vermeden, hiç bir hesabı düşünmeden açsaydın bana yüreğini işte o zaman görürdün bir aşkın nasıl efsaneye dönüşe bileceğini Sen gözlerini kapıyorsun, sen varsın, başka hiç kimseye bakmıyorsun Her şey senin çevrende şekillenmeli, ve herşey sana göre düzenlenmeli Beceremiyorum, kusura bakma Aşk, tam teslimiyet ister, Kendini aşkın kollarına ya bırakırsın ya da bırakmazsın "Bir yanım dışarda kalsın" dediğin noktada aşkı boğarsın Yok edersin o güzelim duyguyu Bu yüzden hep cesurların işidir aşk Kaşışları, yalanları, aptalca oyunları kabul etmez Aşk; saf, duru insanları sever Kafasında binbir tilki dönenler aşkı yaşayamaz Arınmalısın En saf, en duru halinle dönmelisinki yaşaya bilesin aşkı Kısacası sevgilim, sana göre değil bu iş SENİN YOLUN AÇIK OLSUN, BIRAK AŞK BANA KALSIN...
  8. Öylesine bir gündü, yeni değil de sanki geçmiş günlerden biriydi, öyle gibiydi... Kaç gece beklemiştim seni. Kaç gece koynuma hasretini alıp uyumuştum. Kaç gece yalnızlık sancısıyla kıvranıp durmuştum. Öyle acımasızdı ki geceler, gökteki yıldızlar yüreğime atılan birer taş gibi gelmişti bana. Yine de her şeye değerdi bekleyişim. Bütün yollar sana çıkıyordu ama ben asıl senin yolunun benimkiyle kesişmesini bekliyordum. Aylar geçmişti hep vardın ama bir tek o an yanımdaydın. Biraz yabancıydın bana, biraz da tanıdık. Şaşkındık, şaşkınlığımız çok fazla yansıyordu yüzümüze. Göz göze gelmek hiç bu kadar zor olmamıştı. Bir bakıştan bin anlam çıkarmak buna denirdi işte. Yüzümüzde birbirimize ait izler arıyorduk bakarken. Ne çok duymuştum sesini ama sanki sen ilk kez konuşuyordun. İlk kez söylediğin cümleler sahibiyle bütünleşiyordu. Düştükçe gülüşün yüzüne, sessiz olan her şey konuşmuştu içimde. Yine de sözler bir türlü çıkmıyordu ağzımdan. Oysa boynuna sarılıp "Sen aylardır beklenen, sen yıllardır özlenensin" demek istiyordum. Hava serin değildi ama ben titriyordum. Kelimeler hiç bu kadar zor olmamıştı bana. Ne zaman bir şey söylemeye kalksam, her seferinde bir şey oluyordu, sözcükler ağzımda donuyordu. Sıcaktın, dokunmasan da yansıtıyordun. Biraz önce titreyen ben artık terliyordum. Aşktı bu biliyordum ama bunu kendime bile itiraf edemiyordum. Farkında değildin belki, belki ben belli etmiyordum ama yıllardır koruduğum, yıllardır kimseye açmadığım topraklarımı çoktan teslim almıştın bile. Sınırlarımdan içeri girmiştin bir kere. Yüreğimin en gizli, en kuytu köşelerinde sen vardın artık. İtirazsızdım, belli ki mutluydum. Belli ki beni şaşırtan mutluluğun ta kendisiydi. Harfleri tükenmez bir kavuşmanın alfabesindeydim. Ve ben okumayı sanki yeniden öğreniyordum. Şimdi bu sevdayı bana yaşattığın için kendimi şanslı hissediyorum. "Ya sen olmasaydın" diye düşünmüyorum çünkü sen varsın. Çünkü sen içimdesin. Çünkü sen benim hayat kaynağımsın. Biliyor musun, çölde bulabildiğim bir avuç su olsan, bitmeyesin diye içmem seni. Nerede olursan ol benimle kal. Ben, bu yürek attığı sürece seninleyim...
  9. İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam... Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam... Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam... Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa... İçtiğim çayın şekeri, sigaramın dumanı, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan... Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa... Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam... O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam... Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam... Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam... Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam... Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam... Gün boyu saatleri, dakikaları sayıp 'Neden geçmiyor bunlar' diye hayıflanıyorsam... Ve hep seninle buluşacağımız anı bekliyorsam... Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam... Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam... Seninle ilgili planlar yapıyorsam... Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam... İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup 'Biz olsaydık böyle yapardık' diyorsam... Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam... Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam... Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam... Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam... 'Hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam... Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir...
  10. Bir şey var sende bir şey, bulamıyorum. Beni nasıl bu hale getirdin, anlamıyorum. Yüzümde bir gülücük, içimde sonsuz enerji, güne keyifle başlayıp, keyifle bitiriyorum. Aşka küskün yüreğimde yeniden kelebekler uçuyor. Neredeyse yaz bitecek ama ben sanki baharı daha yeni yaşamaya başlıyorum. Bir şey var sende adını koyamıyorum. Nereye baksam seni görüyorum. Kiminle konuşsam sen oluyorsun. Sen olunca, başka hiçbir şey umurumda olmuyor. Senin adını heceliyorum. Yanımdasın, değilsin fark etmiyor. Her anımda seni yaşıyorum. Bir şey var sende, nedir bilemiyorum. Seninleyken bile seni özlüyorum. Yollarım hep sana çıkıyor, ben sana yürüyorum. En güzel çiçekleri toplayıp demet demet sana vermek istiyorum. Gök kubbenin en hoş sedası olup dünyaya sadece senin adını haykırmak, sadece sana duyduğum hayranlığı anlatmak istiyorum. Bir şey var sende, bir türlü anlayamıyorum. Uçsuz bucaksız, masmavi bir deryasın sanki ve ben yüzlerce fırtınayla savaşmış geminin yorgun kaptanı gibi senin kıyılarına vuruyorum. Maviyi bir tek sana yakıştırıyorum. Sen mavi oluyorsun, ben sana bakarken kendimi kaybediyorum. Sessizlik dağılıyor, sesin kulaklarımdan yüreğime akıyor, bütün şarkıları sana armağan ediyorum. Bir şey var sende, dilimin ucunda, söyleyemiyorum. Yalnız gecelerime inat, şimdi karanlığı milyonlarca yıldızla aydınlatıyorum. Her yıldız sensin, gecemin yıldızı, kalbimin yıldızı, sevdamın yıldızı, ömrümün yıldızı oluyorsun. Yoksan, kaldırıyorum başımı göğe, senden milyonlarcasını görüyorum. Her gece yıldızlarla sevişiyorum. Bir şey var sende, soramıyorum. Seni kimse görmesin, kimse bilmesin istiyorum. "Bana kal, benim ol" diye adaklar adıyorum. Yalancı aşkları, tükenmiş sevdaları kendi tarihimin sayfalarına gömüp yeni bir defter açıyorum, bir tek seni yazıyorum. Yaz yaz bitmez öykülerin kahramanı oluyorsun, senin maceralarını anlatıyorum. Bir şey var sende, tanımlayamasam da işte ben o şeyi arıyorum. Seni, nefes nefese gecelere, deli sevişmelere, sevdaya uyanan sabahlara, bitimsiz günlere davet ediyorum. Gel benimle, aşkın da, tutkunun da en koyusunu yaşayalım. Bir kalbi keşfetmenin hazzına yeniden varalım. Bir tende erimek neymiş, hatırlayalım. Menzilimiz olmadan, nereye varacağımızı sormadan, aşkın rehber olduğu bir yolculuğa çıkalım. Buradayım, yolun başında.... Bekliyorum...
  11. Sana akıyorum, hiçbir şey bu akışı geri çeviremiyor. Çünkü sen her taraftasın. Sağımda, solumda, arkamda, karşımda. Ne yana dönsem, ne yana yol almaya kalksam ulaşılacak her noktada sen duruyorsun. Sana akıyorum, çünkü senin yolunda yürüyorum. Önüme çıkan hiçbir sapak, hiçbir kavşak ilgilendirmiyor beni. Yürümenin en zor olduğu yol bu belki de. Ama tozundan, toprağından, çakılından, çalısından şikayetçi değilim ben bu yolun. Sana ulaşmak için attığım her adımla mutlu oluyorum. Sana akıyorum, çünkü hayatın akışı kadar doğal sana akışım. Doğa, her cinsin yaşayabilmesi için nasıl kurallar koymuşsa, benim yaşamamın da var olmamın da kuralı sensin. Sana akıyorum, çünkü sesin de cismin de kuşatmış durumda beni. Senin kuşatmana karşı savunma yapmıyorum. Kalemin bütün kapıları açık. Yıkıcı bir kuşatma olmadığını biliyorum. Böyle bir teslimiyet rahatsız etmiyor beni. Sana akıyorum, çünkü yüzüne, gözlerine, ellerine baktıkça kendimi görüyorum. Sesine yüklediğin gizli anlamları çözerken hep kendimden bir şey buluyorum. Sana akıyorum, çünkü paylaşacak daha çok şeyimiz var. Bugüne kadar paylaştığımız her şey, daha sonra paylaşacaklarımızın da habercisi. Hayatın herhangi bir yerinde bir çiçeği birlikte tutup, birlikte koklamak, sonra o kokunun bize verdiği hazla sıkı sıkı sarılmak istiyorum sana. Sana akıyorum, çünkü bir insanı tutkuyla, beklentisiz, delice sevmenin ne anlama geldiğini biliyorum. Birini böyle seveceksem, bu sadece sen olmalısın. Sana akıyorum, çünkü seninle yaşamak sonu hiç gelmeyecek bir şölene benziyor. Bu şölenin tadını çıkarıyorum. Böylesine keyifli, böylesine eğlenceli bir şöleni yarıda bırakıp gitmek istemiyorum. Sana akıyorum, çünkü 'hayatın uslanmaz ruhusun' sen. İşte ben bu ruha aşığım aslında. Seninle yenileniyorum, seninle yüreğime çöreklenmiş ne kadar kötülük varsa arınıyorum. Sana akıyorum. Bütün coşkumla... Aşka dair ne varsa benimle birlikte onlar da akıyor sana. Benim gibi coşkun bir denizi aktığı yolu çok iyi bilen bir ırmağa çevirebilecek tek güç sendin. Orada kal. Ayrılma yolumun üzerinden. Sana ulaşamasam da bu yolda olmak bile yeterli bana...
  12. Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle. Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin. Sevdim işte ötesi yok...
  13. Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu... Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen, bütün yıldızlar sen... Bir sanat eserisin, bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın, ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar, gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki... Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen... Hiç bitmeyen serüven... Günümün en keyifli anı, uykumun en tatlı rüyası... Seni soluyorum, havadasın. Seni kokluyorum, doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar. Seni yaşıyorum, canımdasın. Canımsın... Sarılsam sana, bin yıl geçse, bir an bile ayrılmasak... Ten tene, yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak... Ağaç ağaç gezip, yeşersek, açsak. Yere düşsek, kalksak... Seni bilsem, bir tek seni. Seni görsem, bir tek seni... Sesin sarhoş etse beni... Öyle içimdesin ki... Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim, veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman, istemem. Seninle yeniden doğdum, yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı, sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim, kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti, artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim, hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun, aşk dolu bir yol... Öyle aklımdasın ki... Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi, zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa, bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor, kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak... Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor, ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki... Sen ol, hep ol, benimle ol, bende ol... Sendeyim ben, yüreğimi koydum yüreğinin üzerine. Aşk bu, başka isim arama. Hem de en koyu, en deli, en tutkulu... Öğreneceğim çok şey var sana dair. Bilmediğim çok şey var. Ama bir şeyi öyle iyi biliyorum ki... Seni öyle çok seviyorum ki...