hayat tarafından gönderilen her şey
-
AŞK GÖÇ EDİYOR
O kadar çok katledildi ki Aşk, bu şehirde barınamaz artık Suçlu insanlar... Ayak üstü yaşandı, Yanlış tanımlandı hep, Yanında eşantiyon olarak verildi ayrılıklar..... Aşk kızgın... Aşk öfkeli insanlara Aşk affetmez, Alacaktır intikamını... Olan gerçek aşıklara olacak yine, İnsan ayırmaz o! Şüphesiz; yaş da yanacak kurunun yanında Aşk cana susamış Ve şimdi göç ediyor, Kendisine inanların yurduna.... Aşk Göç Ediyor O kadar çok katledildi ki Aşk, bu şehirde barınamaz artık Suçlu insanlar... Ayak üstü yaşandı, Yanlış tanımlandı hep, Yanında eşantiyon olarak verildi ayrılıklar..... Aşk kızgın... Aşk öfkeli insanlara Aşk affetmez, Alacaktır intikamını... Olan gerçek aşıklara olacak yine, İnsan ayırmaz o! Şüphesiz; yaş da yanacak kurunun yanında Aşk cana susamış Ve şimdi göç ediyor, Kendisine inanların yurduna....
-
AŞK DİYORLAR BUNA
Seni yolcu ettikten sonra Arkandan uzun uzun daldım... Düşündüm kendi kendime Dün nasıldım? Şimdi nasılım? Evime girince anladım ki sevgilim Saatlerce sevişmelerin sonunda Odamın duvarına yansımış güzelliğin.... Bu aşkı kutlamalıyım dedim Bir büyük rakı devirdim önce Az biraz da bira yuvarladım Cila niyetine... Sonra resmini elime aldım... İzledim yeşil gözlerini... Seni kendi gözümden kıskandım Nazar değmesin diye aşkımıza O güzel fotoğrafı alıp masamdan Bir ajandaya sakladım... Ah bir bilsen ne kadar sevildiğini Özelsin... mühimsin... Beni alıp ölümlerin kucağından Umut dolu bir yaşama sürükleyensin Bilmiyorsun sevgilim! Hala bilmiyorsun... Hiçbir şeyin ortasında bulduğun bu yüreğin Şimdi her şeyisin....!
-
ASILIRKEN KİRPİĞİNDE HİÇLİK GİBİ
Yüzünde İntihara gebe kalmış son bakışım Asılırken kirpiğinde bir hiçlik gibi.. Gözlerimi kapamadım! İsterdim oysa Gözüm gibi Düşlerimi de yumup Kalmak içinde.. Öylece bir gece ölüp Sonra Apar topar doğmak Yastığın kenarına ilişen gülüşünde.. Olmadı.. İzlemek düştü payıma Senin dahi fark etmediğin Ömrümde kimsesiz kaldığım tek anımı..
-
ARTIK SUSUŞLARIN OLMAYACAK
Dur ağlama Bu zifiri gece, inan şimdilik! İçinde kaybolduğun karanlığa, Yarın güneş doğacak.... Hem gelirken, Sesimi de getirdim... Artık susuşların olmayacak! Geçmişe darağacı kur, Ve küskünlüğünü oraya as! Yüzüne yeniş gülüşler getir.. Sen ne kadar gülsen, O gül yüzüne hepsi az... Ve yaz kederini, Herhangi bir eylül yaprağına... Rüzgar esince göreceksin. Hüzünden bir eser, Kalamayacak yarına... Sonrası sevda... Sonrası, Bitmeyen bir şarkıdır dudağında...
-
ARTIK ÜŞÜMÜYORUM
Ne zaman Bir filmi izlerken uyuya kalsam Kollarımda uyandığın sabahlar geliyor aklıma Ve burnuma kızarmış ekmeğin kokusu... Artık ne öyle sabahlar var Ne de Adımı yazman için Nefesinle buhunlanan camlar... Kar yağdığında nasıl da çocuklaşırdın Sıkı sıkı sarılırdın gök gürlediğinde.. Yarım bırakırdın okuduğun her kitabı Ve hep Aynı sarkıyla yumardın gözlerini geceye... Suratını asardın eve geç gelsem.. Sonra bir endişe sarardı yüreğini ?ya gün olur da hiç çalmazsan bu kapıyı? ? Korkun bana bulaşırdı hemen O an, binlerce kez kaybederdim seni... ...... Seni bana düğümleyen korkuların yerini Şimdi koskoca bir boşluk aldı.. Çok zaman geçti, O zamansız telaşların üzerinden... Biliyor musun artık üşümüyorum Yorganı üstümden çekip alan yok Geceleri uyurken...
-
ARI
bir daha kanmam, bu başı boş ve yüreği olmayan sevda sözlerine... konuşunca, bal damlıyor ağzından ama inanmam sen ne dersen de... faydasız ne yapsan, yanılttın bir kere. sen de aldın yerini çoktan, kaçaklar listesinde kolaysa gel de sen inan... çünkü; güvenmek zaman alıyor onu yıkmak bir dakika... ağzında bal varsa senin iğne de vardır kıçında...
-
ANLATAMAM
Bazen seni düşünürken Kendime yakalanıyorum... Bilir misin bu duguyu? Sanmam.. Nasıl yakar adamın içini.. Nasıl da düşman eder kendisine, Anlatamam... Ellerim yumruk yumruktur o anda Dilimde mevsimlik sabırlar... Gözlerimde kan... Saçlarımda birkaç tel beyaz durur, Gidişinden kalan... Saklarım seni... Aklarım kendimi o güzelliğinle. Bir tek unutmayı beceremem Ki unutursam, Şiirler yabancı düşer geceye, Ve ben sabaha eremem...
-
ANLAT DİNLEYECEĞİM
Taze gülüşlere sürgün edildi mi yüzün En son vardığın uçurumda Çözebildin mi bulmaca?sını bir kaybın? Eski dostuz seninle Anlat, Dinleyeceğim... Hangi şom ağızlarda birikti dudakların? Yere bakma ne olur Kaldır gözlerini bulunduğun yerden Bak! Yıllar sonra yine bu evdesin... ?Tebessüm? diyorsun... ?Göç etti hayatımdan! ? Yüzüne yeni GÜLÜŞLER ekleyemem belki ama Kılıfında unuttuğun SAFLIĞINI Çalabilirsin yastığımdan...
-
ANLASANA BEBEĞİM
Sonra sen geldin... Bir yerlerden çıkıp doğdun ansızın Gözlerin sürgünüm oldu o anda Bunca zaman nerelerdeydin? O ilk anı aklımda tutuyorum Yüzünün saflığında kayboluşumu Ellerinin beyazlığında aklanışımı Ve hiçbir şey onu silmesin istiyorum. Gitme olur mu hep yanımda kal. Uykumda yanımda ol konuş benimle. Sesinin buğusunu bozmasın zaman Sana temiz bir yer açtım... Oraya dal! Ve hiç çıkma dinlen. Başını omzuma yasla. Kapa gözlerini düşlerde gezin. Bir şeyler ümit et içinde ben olayım. Küçücük yüreğimi al avuçlarına sakla! Yağmurlar altında çılgınca dans edelim. Dağılsın saçların bu şehrin en kuytusuna. Bursa rengini gözlerinden almış. Sevda diyorum... Anlasana! Her sokakta sen kokmalısın. Tenin sinmeli bütün caddelere. Oksijen gibi solumalıyım saflığını Son sevdiğim sen olmalısın. Şimdi geç kalmışlığın burukluğu içimde Ve rastlantıdan doğan aşkımsı yakınlık. Ne oldu bana hangi ormana düştüm? Ipıssız... Yemyeşil gözlerin büyüyor git gide! Seni sevmem an meselesi inan! Sende bir şeyler var? Bir öncekine benzemeyen. Sesine tutuldum... Gülüşüne... En güzel geçmişler bile, seninle yalan...
-
ANLAMIYORSUN
Neden hasretim sana ait olsun ki? Ben o tatlı ağrıyı arıyorum Ben o yağmurlarda ıslanmayı özledim. Ben o dünyanın en güzel yalanına, İnanmak için dünyaya gelmişim. Zorlama yüreğimi! Ellerini tutarken, Kaldırırken kadehleri gülümsemeler içinde, Sadece bana o eski heyecanları hatırlatıyorsun Bir yanılsama bu, Anlamıyorsun. Sen de benim gibi tıpkı; Yüzüme bakerken, Terlerken avuçlarımda, Diğer yarını hatırlıyorsun. Birbirimize ait değiliz diyorum sana! Sen düşlerini aldatıyorsun. Ama ben yapamam bunu, Kandıramam düşümü. İşte bu yüzden sensizliğe karışıyorum. Elimi elinden Bedenimi bedeninden Ve varlığımı hayatından soyutlayıp Gitmek istiyorum. Bağışla, Seninle gecelere karışmak gelmiyor içimden...
-
ANLAMINI YİTİREMEM
Daha ilk günden belliydi seveceğim Bakmasaydın öyle güzelce Yaralı yüreklerdir yurdum Ne yapayım Yaranı açmasaydın o gece. Kendimi gördüm sende. En az Benim kadar düğümdün. Çözemedim. Çözseydim, Bu kadar bağlanmazdım belki de. İmkansıza yeltenir hep yüreğim Kolaya kapalıdır yollarım Gidemem! Ben zor severim. Zor olanı severim. Varsın ulaşmak olmasın. Gelemem anlık öpüşlere. Gecelik dudaklara değemem. Özlem oldun girdin gönlüme Anlamını bir anda yitiremem...
-
ANKARALIM
Sen miydin yüreğime kor düşüren Sen miydin içkiye çelen aklımı Yıllar boyunca uğruna ağladığım Sen miydin Ankaralı... Seni sevdiysem suçlu ben miyim? Namert değil mi sırtıma saplayan bıçağı Senin sevginle hergün doğan ben?i Kalleşce vuran sensin Ankaralı... Kış geldi aşkım üşürsün bu mevsimde Unutma giymeyi sana aldığım hırkayı Sırtını kalbimi yaslamak yerine İhanete dayanan sensin Ankaralı... Beni meyhanelerde unutup Siyaha sen çevirdin bu masalı Kadehlerin dibinde sevgimi kurutup Yudumlayıp giden sensin Ankaralı... Son veda yaklaşınca o saatte Aklına gelmeyen umutlarımı duygularımı Üstümden geçen o otobüsle birlıkte Çiğneyip giden sensin Ankaralı... Kendini düşmandan da yabancı gösterip Yüreğime kazıyan sensin yalanları Zalimlere karşı seni koruyan yüreğime Kurşunu ilk sıkan sensin Ankaralı... Kursağımda bıraktın en güzel geceyi Ve zindana çevirdin o son sabahı Can vermeden diri diri Beni mezara koyan sensin Ankaralı... Şimdi bana halimi hatrımı sorma sakın Doğan güneş aydınlatmıyor karanlığımı Yokluğun bana varlığından da yakın Son vefasız sensin Ankaralı... Sonbaharda öldüm ben Çiçek arama hayırsızım Gözyaşını dök mezarıma yeter! Seni seviyorum Ankaralım...
-
ANAHTARI KOYMA PASPASIN ALTINA
Bahar bitmeden Sen bitmeseydin, Dünya öylesine dönerdi! Ve hüküm sürerdi yeryüzünde Hep aynı mevsim. Nereden getirdin aklına ayrılığı? Bu nisan da hiç çekilmez şimdi. Önce söküp atmalıyım dilimden, Beraber söylenen tüm şarkıları. Sonra, Senli şiirleri hiç yazılmamış Ve hiç okunmamışcasına unutmalıyım. Sıfırdan başlamak imkansız, evet ama En azından olmadıgın bir şehirde, Yabancı sabahlara uyanmalıyım... İstiyorum ki, Bu şehir sürmesin hükmünü üstümde Gece gündüz hatırlatmasın seni. Gidişimin mantığı olmasa da Bir yüreği var elbet adımlarımın! Kaldırımlar biliyor niçin gittiğimi. En çok, o geceleri özleyeceğim Kısık lambaların gölgesinde Kollarını boynuma dolayışını... Ve ziline bastığımda O tarifsiz heyecanla kapıyı açışını... Seni özlemek nasıl olacak kimbilir? Ama benim o kapıyı açacak gücüm kalmadı. Gitmek zamanı şimdi, Söz geçmiyor adımlarıma. ?Belki gelir? diye uyumadan önce, Anahtarı koyma artık paspasın altına...
-
AMİN KABUL OLMAYACAK DUALAR
I Ve bu Sarhoş dualarım Çocuksu kadınlığına, Mutluluğuna sevgili... AMİN! II Kıştır şimdi Karlar inmiştir Uludağ?a Sen İstanbul?da bir sahilde Çayını yudumlayıp Gözlerinle şekil veriyorsun kayalara... Yonttuğun hüzündür. Yapma bunu Mavi-mavi bakarsan Bir şey kalmaz yarınlara... AMİN diyorum ey yar! Bir hiçlik birikmesin senden sonraya... III Diyelim ki Yaklaşmışsın bir pencereye Kasım olsun aylardan. Saçların bana inat hala sarı! Nereye baktığını hiç sormadım. Bildiğim Siyah giysinin üstünde Kolsuz bir yelek Üstelik kırmızı... Arkandan usulca yaklaşıp Sarılmak dilemişim. Kabul olmayacak dualar bunlar. Olsun Yine de AMİN! IV Koynumda uyurken sen Ya da Oturmuşsak bir köşeye Yerin belli ilk günden İlla ki solumda. Ama Ne zamanki El-ele yürüyoruz aşkın başkentinde Bütün şehirler yıkılmış Ve keşfedilmemiş bir hayat duruyor sağımda... AMİN sevgili. Bu sarhoş dualarım sırf o güne... V Gülüşünün Gözlerime astığı o gece Kararmadı henüz. Yaz bitmedi sevgili Kalemime değmedi güz. Ben Şair falan değilim Bilirsin! Fakat Karaladığım sayfalarda bir kadın salınır Siyah geceliğiyle. Dizlerime alışmış başı Sanki Çok öncelerden tanıyor olmalı? (Bunu fısıldamıştı bir gece kulağıma) Yankısı uyaklara düşmese de Kalem kırdırır bazı akşamlarda... AMİN sevgili... Sana dair birgün, Kaybetme korkusundan uzaklarda bir yerlerde YAZMAYA! VI Neyi eklersen ekle bu güzel yalana Sen gelmedikçe hepsi ölgün! Ama unutma Bazen kendiliğinden yırtılır takvim yaprakları. Ve biz İstiklal? de buluşuruz birgün... AMİN!
-
AMATÖR ŞAİR
Gel bir an önce, Türküler dinlemek istiyorum sesinden İçli... Buruk... Ümitsizlik-çaresizlik değil, Umut dolu bir sevda çıkmalı nefesinden... Sana okunmamış şiirler getirdim. Hasrete, Vuslata, Ve sevgiye dair! Açık tut gözlerini, İçine baka baka okuyacağım! Kapama ki, soluksuz kalmasın bu amatör şair...
-
AMANSIZ EYLÜL
Hatırla o ilk günkü heyecanı, Ürkek bakışlarını getir aklına sonra. Kaçışını Sevdadan ayrılığa umarsız akışını düşün Ve şimdiki ayrılığa ekle her birini. Ne kadar zamansız bu kopuş Ne kadar da anlamsız öyle değil mi? Oysa sevda avucundaydı Gözbebeklerin büyüyordu aynalarda Sen, sen olmaktan çıkıyordun Bir sevmek geliyordu aklına, Bir de sevilmek... Yüreğimin mührünü görüyordum bakışlarında. Neden sonra ayrılık geldi Şaşırmadım, Mevsim sonbahardı. Sabaha karşı diline vurdu elveda Soluksuz kaldım, sustum Sonra birden bir yağmur başladı. Ben bu ağrıyı iyi bilirim Islanırım ayrılığın ilk saatlerinde Alışkınım. Saatler tüm gücüyle vurduğunda geceye Kendimi caddelere bırakırım. Gidiyordun sonunda. Bulutlar, Ayrılığın sancısını bırakıyordu şehre. Hatırlarsın, Amansız bir eylüldü. Ve güzün bütün yaprakları Sen gidince döküldü...
-
ALKOLİK SEVDA
İçmeden yazamam sana, bilirsin. Kadeh diplerinde seni ararken, Ağzımdan dökülür dizelerim. Sarhoşken daha çok seviyorum seni. Niye mi? Terk ettiğinde ayıktım Sevdana lanet etmemek içindir Bu deli gibi içmelerim. Ve hatırlamamak içindir o kahreden geceyi...
-
ALACAKLI GİDİYORUZ SEVGİLİ
Terinin, Terime karışmasıyla geçen O dünya ötesi zamanlarda, Bir kaybetme korkusu sarardı içimizi. Bedenlerimize bu korkunun ayazı düştüğünde, Doğru olanı, Aşka yakışanı yaptık biz! Yarına sarkıtmadık hiçbir şeyi. Aşk bize gücenip de sırtını dönmesin diye, Epey soluksuz bıraktık takvimleri. Seni hep, Bir gün sonra ölecekmişim gibi yaşadım Coşardı duygularım böyle olunca, Yanında olduğum her saniye, Sana defalarca çoğalırdım. Çalardım seni zamandan. Binlerce saate çıkarırdık, Bir günün süresini. Ve bu dünya utanırdı halinden, Bırakırdı kendi eksi etrafında dönmeyi. Tanrıya verilecek candan önce, Bizim aşka olan bir gençlik borcumuz vardı. Ödendi... Henüz kurumayan, O soluksuz kalmış takvimlerin teri şahittir buna sevgili! Öldük ölmeden önce, Birgün gerçek ölüm kapıya dayandığında Gözlerimizi kapatmış olacak sadece. Ve o gün Meleklerin aşka dair soracak sorusu yok bize! Alacaklı gidiyoruz sevgili... Bundan daha güzel ne olabilir? Şimdi gönül rahatlığıyla ölebiliriz, Hadi öyleyse, kapa gözlerini...
-
AKLIN BENDE KALMASIN
Gidebilirim bir gece Aklın bende kalmasın.. Unutma ki Dudaklarındı, Şiir gibi bir sevişmeye koyulmadan Öptüğüm ilk hece.. Önümüz bahar sevgili Yalnızlığına ekle bunu Azalsın sızın.. Sonra Tamamla yarım bıraktığım türküyü... Demliğe bir ölçek eksik koy Öyle demle hüznünü.. Ben Saati kurar da uyurum bundan sonra Sen bak başının çaresine.. Varmışım gibi güzel uyan sabahları Ama Siyah geceliğini giyme artık üstüne..
-
AHMAK ISLATAN
İlk önce aldırmazsın hani Sonra bir de bakmışsın, Her yanın sırılsıklamdır. Anladığında geç olur. Çünkü yağan, Ahmak ıslatandır... Sen o yağmur Ben o ahmak. Ama bir karar ver, Ya kaybol git ya da tam ıslat... İkisi de kabulüm. Neden mi? Farz edelim dindin, Ahmağa yağmur mu yok? Diyelim yağıyorsun? Islanmaktayım. Zaten hiç kurumadım ki... Ahmağız ama, Yağmurdan da anlarız. Güzelce ıslanalım isteriz Tamam yüzüme indin belki ama, İçime sinmedin. Basit yağdın, basit! Asil ol, Rüzgar esmeden, Al bulutunu git...
-
AĞZIMI AYRILIK AÇMIYOR
Yine kesildi sesim soluğum Kelimelerimi çaldı bu gidiş Ağzımı ayrılık açmıyor! Tek bir sözüm kalmadı söylecek. Duyduklarım ise, Artık kulağa hoş gelmiyor. Bana sorduğun hiçbir sorunun, Cevabı yok bundan böyle. Sıkıldım, Bildiğin soruları cevaplamaktan. Yoruldum, Çıkışı olmayan labirentinde, Her gece kaybolmaktan. Ben sorunları severim Sen soruları... Cevap ver o zaman bana; Penecerenin buğusuna yazdığım O iki kelime, Duruyor mu hala bakışlarında?
-
AĞLARSIN
Ağlarsın hep Yanarsın Pişman bir çocuk gibi Yazdıklarıma dalarsın Üzülürsün Gözümden dudağıma yaş olup Her aralık süzülürsün kKzarım sana çoğu zaman Şiirler yazarım Okur içlenirsin belki Bilirim anlamazsın Yine de ağlarsın... Bir şarkı çalar Hislenirsin. Gece yarısını vurur saat Nemlenirsin. Kalbin nereden bilsin aşkı? Sevince anlarsın Kanatırlar seni de Ağlatırlar O soğuk ellerinle Şiir bile yazarsın. Vurulunca umutların İsyan edip yas tutarsın Kanarsın gecelerce Dosların el olur Soran olmaz halini Baharlar zindan olur Ağlarsın...
-
ADRES
Eşe dosta sorma beni, Bulamazsın sevdiğim... Sol göğsünün altında duruyorum Arayacaksan orda ara! Yüreğinde gizlendim... Vuslat yakın, Saati gamzelerine kurdum... Güldüğün zaman çalacak! O zaman anlayacaksın, Susuşlarındır benim yurdum. Beni sağa-sola sorma! Ben bile bilmiyorum adresimi. Kimbilir neredeyim? Kendimi masal gibi bir gecede unuttum Galiba sendeyim..
-
ADINLA SESLENDİM BAŞKALARINA
Sen bilmezsin, Başkalarına adınla seslendiğim günlerdi. Uzaktın bana Duymazdın o yüzden Yokluğuna derlenmiş türküleri. Oysa sen varken, Kanayan gecelere merhem olurdu sesin Gülüşün dağıtırdı gözlerimden bulutu Ara sıra gelirdin ya? Ben o zaman anlardım hangi mevsimi soluduğumu. Seninle başlayan bir gün Yine seninle biterdi. Gecenin bir yarısı Şehrin yollarını adımlarken Ve bağlarken o geceyi sabaha Hayat hiç olmadığı kadar güzeldi. Bakışlarında mahsur kaldığımda, Deli gibi akardı zaman. Ara sıra hüzünler karışsa da sesine Gecemizi karartmaya yetmezdi. Ve ben ne zaman değsem dudaklarına, Yüzüne bambaşka bir iklim gelirdi. Sonra gittin... Her gün bir takvim yaprağı, Düştü umutlarımın arasından... Ve durdu gözlerine daldığımda çıldıran zaman! Başkalarına, Adınla seslendiğim günlerim oldu. Gelmedin... Şimdi bilmiyorum hangi mevsimi soluduğumu...
-
ADIMLARIMA DÜŞMANDI YÜREĞİM
Kalemden öte Hiçbir şeye dokunmadı Sana uzanıp da Hiçlikte kalan elim. Ve kendimi Yüzünden uzağa her taşıyışımda Adımlarıma düşmandı yüreğim... Öyle ki Demirlediğim limanlar Yabancı düşünce düşlerime, (Bir bakıma akıntıya kürek) Geriye doğru yaşamaya başladım zamanı. Ve gittikçe nehirleşen yokluğunun debisinde, Satır-satır can verdi yürek Vardığım yer işte burası! Gözlerinin karası...
Jump to content