Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

hayat

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

hayat tarafından gönderilen her şey

  1. Gaddar olmayacağım... Aşkını içimde taşıyacağım Senin gibi ihanet etmeyeceğim aşka Öyle kolay kolay bitmeyecek hiç birşey Nakış nakış işleyeceğim her günü... Selamsız sabahsız çekip gitmeyeceğim Bir koza gibi öreceğim aşkımı Sen benimle olmasan bile Hatıralara saygı duyacağım İnsafsız olup yenik düşmeyeceğim Acizlik değil senin ki İşin kolayına kaçmak Pes etmek yarına Aşk acıdır, sabır ister, yürek ister Yalnız kalsan bile dünyada Pişman değilim geçen zamana Bir varmış bir yokmuş değildir Aşk umut olmayandır Sevip sevilmeyendir, özdür, közdür Birde anlarsan Verilen ahde vefada Son sözdür! ...
  2. Dertler üstüne,dertleri ekleyen, Sensin,yedi yıl Yemen'i bekleyen, Çile,meşakkatle,yolda tekleyen, Yine değeri bilinmez kadınım... Kader yıldızı,hayatın bendisin, Gönül köşkünde,hanımefendisin, Evinin sultanı,zaten kendisin, Kıymeti bilinmez,can kadınım... Her günüm kadın,neden yılım olsun? Sekiz Mart'larda,işi, kelam olsun! Seni anlayanlara selam olsun, Yazık günleri bilinmez kadınım! .. Kendi kutsal,davası aşikare, Yürekte sevgi olmazsa ne çare, Gönlü yücedir,duyguda biçare, Beni bağışlar mısın sen kadınım? ..
  3. Bilirim gönül yangınlarını, buz keser yürekleri, Adı Aysel'dir, Ayten'dir, Nurten'dir, Gönül'dür, Gül'dür... Gitmez başından, bir efkardır her gece... Hicrandır, isyandır, özlemdir, adı aşktır... Vuslat ise nafile, yola çıkmıştır dönmeyen kafile... Dağda ceylandır, ovada şahin... Bir güvercin yüreğidir sevdalar Bir çığlıktır her gidiş... Ağlayıştır gidenin arkasından dökülen... Bir yemindir, bir vefadır beklenilen... Bir sitemdir dudaklardan dökülen... Bir çiçektir dile getirilen... Güldür, menekşedir,papatyadır,karanfildir sunulan... Adı aşktır... Bir hasrettir, dağın ardı... Bir gurbettir seni sıladan ayıran... Terkediliştir cümle alemden, yalnızlıktır içini kavuran... Bir nazdır, bir bakış, bir gülüştür yarı avutan... Fırtınadır, poyrazdır, lodostur.. Bir karayeldir ölüm dile gelipte söylenmeyen... Bir ipek mendildir gönül alan... Yürekte kandil yanar her gece... Bir acıdır dinmeyen, bir alevdir hiç sönmeyen, Bir türküdür yare ulaşmayan... Adı aşktır... Bir pusuladır, gemisi, yolcusu olmayan... Bir seferdir ezelden ebede giden... Candır, canandır... Herkes O'na hayrandır, neylersin, Son söz... Adı Aşktır....
  4. Adına hasret kaldığım kadınım Gel bir daha sevdanın hatırına Önce haykır,sonra öldür beni Al kamalı hançeri, Sapla yüreğime.. Dinsin acılarım, Aksın uzaklara.. Yüzüstü orada bırak Git gidebildiğin yere.. Bu yetmezse,toprağına zakkumlar ek Yeşersin,tutuşsun kanım Ağıtlar yakılsın ardımda Mecnunlar misali.. Sen mutlu, Ben deli divane.. Bütün geceler seninken, Ben güneşi fethe giden deli.. Bir kırmızı gül al eline, Götür dudaklarına Sevginle günahlara boya beni Sonra intikam yemini et Yüzüstü bırak istersen Ya da zehrini akıt Yüreğimin ortasına Mutluluk anımda sok beni karadul ağında Alın yazım olsun İsmin yüzümde yazılsın senin..
  5. ... İstasyonunda bir ikindi vakti, Banka oturmuş bekliyordun, Belki gelir diye... Bulutlar kararmıştı. Ve ikindi yağmurları başlamıştı... Sen ümitle bakıyordun yollara... Bir sevda ateşi başlamıştı o gün, İlk defa buluşacaktık, İlk sevgi ilk heyecandı bizimki Önce gözlerimiz karşılaştı, sonra Ellerimiz... Yağmur devam ediyordu bize inat, Ama biz aldırmıyorduk. Sevgimiz sağnak sağnaktı, Bir çatı altında yağmurun dinmesini Bekliyorduk. Kimseyi görmüyordu gözlerimiz. O gün ürpermeyle dolmuştu kalbimiz... Bir ikindi vakti... istasyonunda Yeniden sevgimizi soruyorduk Gözlerim yaşlarla dolmuştu Gözlerimde erimekteydi hasretliğin Bekler oldum yolunu Yüreğim parça parça Sen hala gelmedin yazık ki....
  6. ... İstasyonunda bir ikindi vakti, Banka oturmuş bekliyordun, Belki gelir diye... Bulutlar kararmıştı. Ve ikindi yağmurları başlamıştı... Sen ümitle bakıyordun yollara... Bir sevda ateşi başlamıştı o gün, İlk defa buluşacaktık, İlk sevgi ilk heyecandı bizimki Önce gözlerimiz karşılaştı, sonra Ellerimiz... Yağmur devam ediyordu bize inat, Ama biz aldırmıyorduk. Sevgimiz sağnak sağnaktı, Bir çatı altında yağmurun dinmesini Bekliyorduk. Kimseyi görmüyordu gözlerimiz. O gün ürpermeyle dolmuştu kalbimiz... Bir ikindi vakti... istasyonunda Yeniden sevgimizi soruyorduk Gözlerim yaşlarla dolmuştu Gözlerimde erimekteydi hasretliğin Bekler oldum yolunu Yüreğim parça parça Sen hala gelmedin yazık ki....
  7. Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla. Yaşlanmak hoş değil öyle duvarlara baka, baka. Bir dost göz arayışıyla. Saat tıkırtısıyla? Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla. Ama; ??Günün aydın, akşamın iyi olsun'? diyen biri olmalı. Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda. Yoksa, zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya. Ama; ?? Çaya kaç şeker alırsın ? ?? Diye bir ses sormalı ya ara sıra?
  8. Bir Eşi Olmalı İnsanın! Bakarken yüreğinin kabardığı, Gözlerinden gözlerine yüreğinin aktığı? Aşık olduğu bir eşi olmalı! Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu görüp, Şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı saçlarını uyuyan eşine şefkatle bakıp, Usulca dokunmalı yüzüne. Bir eşi olmalı insanın! Varlığını hissedebilmek için. Parmakları titremeli, incitirim korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı gönlü.. Kramplar girmeli midesine, Onsuzluk aklına geldikçe! Bir eşi olmalı insanın! Rüzgar O?nun kokusunu getirmeli, Yağmur O?nun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek için. Akşam O?nu görecek diye, pırpır etmeli yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi. Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine. Bir eşi olmalı insanın! Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı derdini, Tasasını, öfkesini, sevincini, coşkusunu.. Güven duymalı, her şeyiyle. Başını göğsüne koyup huzurla uyuyabilmeli, Tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası, abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu olmalı.. Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı zaman zaman da.. Bir eşi olmalı insanın! Sabah yolcularken işine, içi acımalı, Daha yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden özledim! Bir eşi olmalı insanın! Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla. Gözleri yollarda kalmalı Ve kapıyı çalmadan açmalı.. Aşkla karşılamalı, Hasretle sarılmalı boynuna, Özlemle koklayıp öpmeli, Yıllarca uzak kalmışçasına! Bir eşi olmalı insanın! Her günü bir başka güzel olmalı yaşamın, Bir başka özel, bir başka soluklanmalı her anında. Verdiği hiçbir şeyin yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı, Daha fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Bir eşi olmalı insanın! Cennetten köşe almışçasına Sevdiği, sakındığı, bakmaya kıyamadığı.. Her bir hücresinden aşkın fışkırdığı, Çölde okyanusu yaşadığı bir eşi olmalı insanın! Ben seni ölene dek seveceğim boş laf ! Ben seni sevdikçe ölmeyeceğim..
  9. Sen değilsin yaşadığım Ama yazdığı sensin kalemin... Gündüz neyse ne Gece kime baksam senin suretin... Güneş batınca, Sana benziyor bu şehir... Ordan oraya savruluyorum Düşler de benimle birlikte.. Boşuna! Denize kavuşmuyor içimdeki nehir... Akıyorum öylesine Kararsız tüm sularım... Belki yatağımı bulurum son nefeste... Seslenme ne olur! Sabah olmuyor akşamlarım....
  10. hayat gönderdi Okan SAVCI
    Senden önce de sevmiştim Ama bu sefer farklı... Her sevgili ayrıymış sevenin gözünde Kimisi yarenmiş... kimisi yar... Kimisi de aşkmış eskiden Şimdi daha iyi anlıyorum sevgilim Senden öncekiler biraz yalanmış... Ya sen? Ne kadar gerçeksin? Geçmişimdekileri topladım 'bir sevgili' etmedi! Seni onlardan ayıklayıp, Tanımlamaya çalıştım bir parça kağıda Kelimeler yetmedi.... İçimden seni şımartasım geliyor Yani doyamıyorum çocuksu yüzüne İstiyorum ki korunmalısın bir müzede Değerine paha biçilmemeli.... Çağlarca baki kalmalı güzelliğin Ve bir asır heba edilmeli gözlerine....! Bir kısmın karşımda dursun Bir kısmın içimde Bir kısmın terk etsin her gün Bir kısmın kalsın bende... Parça parça olmaz sevdiğim Bütün ol gel.... Yavaş yavaş birik içime Yağmur ol gel... Taş gitsin seller gibi Setleri yık da gel... Uzun uzun sev beni de; İstersen yaşam ol gel İstersen ecel....
  11. Dur gitme... Daha ben seni seveceğim. Aldırma kara kışa Lodos alır götürür.. Şunun şurasında ne kaldı ki bahara? Biraz bekle... Nisan yağmurlarına gelsin sıra. Islanalım.. Aşk yalan olsa ne çıkar? Boşver be! Gel seninle inanalım..... Uzun uzun bakma bana, Cennete alışık değilim.... Yeşil gözlerini dikme gözüme! Pencereden dışarıyı seyret ki, Karlar erisin, bahar gelsin memlekete.....
  12. Gülleri sen al... Razıyım ben dikenlere. Sabahlar senin olsun, Varsın akşamlar yağsın üstüme..... Çıkarsızdır sevgi... Her şartta dimdik ayaktadır. Hak etmeyen, gidenlerdir... Geride kalıp üzülenler ise Günü geldiğinde bahtiyardır..... Bizimkisi buna benziyor biraz. Yani sen gidiyorsun, Ben kalıyorum... Yollarına dualar ektim, açık olsun! Kayıtısız- şartısızdır sevgim... Canın sağolsun ey giden! Seni hala seviyorum.....
  13. bu gece uyuyamazsın sen çetin bir sızı sarar odanı sen şimdi ağlarsın da... umutsuzca akıtırsın göz yaşlarını radyonu açmış şiirler dinliyorsun elinde kalem.. kadere sitem ederek yalnızlığına dizeler arıyorsun şarkımızı söyleyerek... bu gece üşüyeceksin biraz anılar gelip seni vuracak! üzüleceksin ısınmak için güneşi bekle bazı geceler soğuk eserim ben! bilirsin... gece sana emanet... bu şehri bir kez daha terk ediyorum gelemediğin bir yerdi vardı hani? İşte oraya! yine gurbete düştü yolum...... Ve bu gece seni uyku tutmaz Biliyorum....
  14. Sen uzaktan daha güzelsin sevdiğim Tıpkı İstanbul gibi... Sabahı başka, gecesi başka Yaşıyorum yokluğunda ben bu şehri Sen varlığımdan habersiz Geceleri sabaha bağlıyorsun? Oysa ben yanıbaşında adımlıyorum sahilleri........ Gecenin ikisi şimdi.... Elimde şarap şişesi avare dolaşıyorum Ve yalan söylüyor tüm falcı kadınlar Oysa ben, Sadece seni istiyorum! Nerede olduğunu bilmiyorlar...... Nasıl olur bilir misin sana erişememek? Kayalıklarda laf olsun diye olta atıyorken denize Arkamdan usulca yaklaşıp, Omzuma dokunabilmeni düşlemek? Biraz hayal..... Biraz umut..... İşte böyle bir şey seni sevmek... Üç vakte kadar gelir dedi gariban kadın İnanmasam da verdim son paramı...... Amansız bir bekleyiş bu benimki Falcılar bir kenara sevdiğim; Kaç mevsim geçti de, kapatamadı yaramı......
  15. Bana dokunma, Yarama denk geliyor her seferinde... Kalkıyor kabuğum. Ve sana geçiyor kırılganlığım. Yüzüme bakıp bakıp susma! Görüyorsun işte, Sızızı bol bir adamım... Beni uyurken öp sadece. Uyandığımda hatırlamak olmasın. Yeni bir sızı daha eklenmesin yüreğime Yüzümde eski terlerin tuzu kalmış. Ne olur silme... Kanatmadan git olur mu? Bir buz kütlesi olmuşum, Hangi çöl çözebilir ki beni... Söyle hangi yanardağ! Bakışlarınla erirsem, Boğulursun sularımda... Dokunma ne olur, Yarama denk geliyor her seferinde..... Beni uykularımda öp sevdiğim, Kıyamam sana.....
  16. Gündüzler kısaldıkça Uzuyor sensizlik... Sorma, Batan güneşle başım dertte... Oysa doğarken çok daha güzel, Umut var ya içinde? Gittiğin anı aklımdan silecek zamanım olmadı... Çünkü durdu orda tüm vakitler. Ve bütün takvimler yenik düştü ayrılığa Hani bir sarkı vardı hatırlarsın Yastığa bas koyunca söylediğimiz? Kurban ettim yalnızlığıma....
  17. dilimin ucundasın ne zamandır adını söylebilsem gönlümce sanki kaçacaksın.. gözümün önündesin ne zamandır konuşma der gibi bakışların kapasam gözlerimi bir an sanki yok olacaksın.. akşam olmak üzere güneş battı batacak ve gözlerin gibi tıpkı simsiyah bir gece içime dolacak sana iyi uykular sabahı bekliyorum ben umutsuz değilim yıne de.. güneş doğacak nasılsa ama ben batacağım gözlerinde
  18. beni güzel hatırla bunlar son satırlar.... farzet ki bir rüzgardım esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... kaybolup gittim belki de bir ruyadım senin için uyandın ve ben bittim.... beni güzel hatırla çünkü sevdim seni ben herşeyini.... sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini beni üzdün kınamadım alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım... beni güzel hatırla sayfalarca mektup bıraktım sana... şiirler yazdım her gece çoğunu okutmadım sakladım günahını sevabını içimde sessizce gittim... senden öncekiler gibi sen de anlamadın..... beni güzel hatırla sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar... gülüşümü.... gözlerimi... sonra sesimi bıraktım en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka.... söylenmemiş merhaba'lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda... ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda.... beni güzel hatırla dizlerimde uyuduğunu düşün saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı mutlu olduğun anları getir gözünün önüne alnından öptüğüm dakikaları...... birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun? bu da sana son sürprizim olsun: şimdi seninle yaşan günleri ateşe veriyorum beni güzel hatırla gidiyorum.....
  19. Tohumlarının sahibi sen olduğun halde Benim haneme yazıldı günahlar... Aşkımıza, kavgamıza; Bu kavramları tanımayanları yükledin Anlamıyorum... Sen kaç kişisin? Azalıyorsun esmer...! Oysa ant içmiştik Düşman olsak da teke tek kalacaktık Ne sevmesini bildin Ne de mücadeleyi... Tüm şehri arkana aldın da Yine kaybettin! Yanıldın esmer...! Hangi kaldırımlarda sürükleniyorsun? O saçların kimin ellerinde dalgalanıyor? Seviyor musun? Seviliyor musun? Umarım tebessüm vardır yüzünde... Resimlerde buruklaşıyorsun günden güne Yoksa ağlıyor musun? Gülmek zordur esmer...! Nereden nereye... Bir zaman aşkla yananlar, Şimdi namluyu temizliyor Yazık! O ucuz yalanlar bir aşkı daha örtüyor -Keşke- yerine -iyi ki- demek isterdim ama ben sadece şaşıyorum... siliniyorsun esmer...! seninle hayatı sevmiştim oysa ben kıştım sen yaz... sen sabahtın ben akşam... bölüşmüştük zamanı ve bir veda mevsimi kaldı bize ilk bahardan... harcandık esmer...! alışmak zaman alacak farkındayım ama katlanmak kaçınılmaz koskoca sevda iki kelimede özetlendi oysa sığmıyordu yıllara... ne kadar basit yaşandı ve bitti.... çalma kapımı ve uğrama kentime ayrıldık esmer...! bırak zaman yargılasın bizi günahlar sevaplar öbür tarafa kalsın hayatını yaşa. Üç günlüktür bu serüven hesabımız ahrete devretti ve düğünümüz... az kaldı... sakla son kurşunu temizle namlunu cehennemde görüşürüz... hoşça kal esmer...!
  20. Yalnızlık çölünde, Ayaza kesiyor yüreğim. Çok az gündüz, Genelde geceyim... Karanlık birisi oldum, Senden sonra Zifiri... Tüm ölü düşler uyudu içimde, Yumdu gözlerini her biri... Artık ayrı zamanlardayız. Senin pencerene yıldızlar dökülür Benimkine yaprak... Sen masmavi bir gökyüzü bulursun, Dışarı baktığında. Ben kahreden bir gece, Sabaha dönüşü yasak! Oysa; İkimiz aynı mevsimleri yaşardık... Aynı yağmurlarda ıslanır, Kış olunca buz tutar, Baharda birlikte ısınırdık. Gecelerin yorgunluğuna inat Ne de güzel uyanırdık... Artık, Farklı sabahlara günaydın diyoruz Şimdilerde ezan sesi hatırlatıyor, Yitirdiğim umudu... Sen de zaman ilerlemiştir, Kim bilir? Güneş doğmuştur pencerende Bendeyse hep bağbozumu....
  21. Aklım yüreğimi yoruyor, Diyor ki ?unut! ? Ben takip ediyorum bu savaşı... Hey yüreğim; Bu sefer galiba aklım haklı... Hayır diyor yürek! Çarpıyorsam eğer Vardır bir bildiğim? Akıl bırak diyor bu boş hayali, Her ayrılıktan sonra aynı gelenek... Akılla-yürek düşman gibi, Ediyorlar kavgalarını... Hey akıl! hey yürek! Aşka yazık oluyor..... Bırakın didişmeyi bir şeyler yapın! Zaman tabut oldu, Düşleri gömmeye gidiyor......
  22. Bir kez daha merhaba aşk! Hoş geldin.... Nerdesin bunca zamandır? Seni çok özlemişim Borcum da yoktu üstelik Hem biliyorsun, Senin bedelini fazlasıyla ödedim... Öyle hemen alıp da başını gitme. Kanma diyorum yalanlara, Uslu dur.... Beni delirtme! Bildiğin gibiyim ben, Seni çözmekle meşgulum.... Yaşatansın.. Öldürensin.. Ağlatansın.. Güldürensin.. Takmışsın insanları peşine, Sürükleyip duruyorsun. Bazen varlığından şikayetçi olsam da Yokluğun daha beterdir senin, biliyorum..... Geldiğin gibi, birden olmasın gidişin Dur hele! Geçsin güzelce aylar, mevsimler... İnsaflı ol aşk! Gitmeden birkaç gün önceden habar ver... Merhaba hayat! Uykulu gecelerim... Gülen yüzüm.... Neşeli sabah kahvaltılarım... İlk sigaram.... Hoş geldin kaybetme korku?m... Hadi sen git beni yalnızlığımda bekle; Kahrolası suskunluğum..! Ey aşk! Yalan da olsan sana inandım Hey aşk! Bir an hiç gelmeyeceksin sandım.....
  23. Geç oldu... Aşk aldı başını gitti Bize tortusu kaldı Uzağız o günlerden Kaybettiklerimizi arıyoruz, Bakıp pencereden... Giden çok... Yok gelen... Eskisi gibi değil artık Kaldı mı ki bir köşede, Adımlarımızı bekleyen? Telefonlar çalardı aşka Dostlar sus pus... Kapanmayan kapılar vardı Açılmaz oldu. Milyonlar içinde yaşıyoruz yalnızlığı... Neredeler acaba? Hatırlayan olur mu bizleri? Yerini kekremsi selamlara bıraktı, O doyulmaz sevdalar... Yüzlerine bakıp geçiyoruz insanların Fazla geliyor artık kucaklaşmalar.... Yüzler asık... Kaşlar çatık... Oysa seven insanlardık zamanında, Birileri çaldı hevesimizi... Şimdi korkar olduk gönlümüzü vermeye. Kırdılar...Döktüler...Ve gittiler... Böyle değildik, Aşık olunca düştük kedere...
  24. Babama sorsalar eğer; Eşek kadar adam oldum... Ama hala ben; Her ayrılıktan sonra On yedisinde aşka düşmüş çocuk gibi, Koyup başımı annemin dizlerine Bir güzel uyurum.... Çok oldu ninnilerin yerini, Nasihatlar alalı... Annem anlatır ben dinlerim Karşıma sevilesi bir güzel çıkmasın Tüm bildiklerimi unutur, Aşka giderim...
  25. İnsan bir kere sevmeye görsün, Bir kere dalmayıversin, Sevdiğinin gözlerine... Unutur dünyayı. Aşk sarınca içini, aklını yolcu eder... Çocuk olup, konuşur kendi kendine... Bırakır işi gücü bir yana Varsa yoksa aşk... Düşünür de düşünür.... Zerre kadar önemli değildir, Bugün.... Yarın.... Öbür gün... Kulak asmaz kimseye Bütün uyarılar gereksiz, Bütün kaygılar boşunadır... Oysa; Aşk yasasının son maddesinde yazar; Hakimiyet acının, Teslimiyet; Kayıtsız şartsız aşığındır.....