Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

okyanusadami

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

  1. Yağdı rahmet gök delindi, Sular sarktı duvarlara indi, İsyancılar suskun nutku tutuk, İnsanlar şükrü bilmiyorlar yarabbi. Güneşe gülen papatyanın kucağı su dolu, Oluklardan taştı suyolu, Bardaktan boşalırcasına yağarken rahmet, İnsanlar şükrü bilmiyor yarabbi. Yumdum gözlerimi içime sindi yağmur kokusu, Her yerden gelir şıp şıp sesleri hikmetli su, Yüzüme vururken bulgur bulgur taneler, İnsanlar şükrü bilmiyor yarabbi. Çayırlar şahlandı tutam tutam, Dallandı budaklandı onu yutan, Yeryüzü bir günde değişti, İnsanlar ah insanlar, Onlar hiç değişmedi yarabbi. Hasan Tosun
  2. Gül ektim gül bağına, Küstüm uhut dağına, Düştüm nefsin ağına, Kurtar bizi ya Muhammet… Arafat’ta gezer hacılar, Gözyaşı döker bacılar, Mevla’ya el açmış hocalar, Kurtar bizi ya Muhammet… Beytullâh karalar bağlar, Sağanak yağar dualar, Günahkârlar el açmış ağlar, Kurtar bizi ya Muhammet… Yedi taş attım şeytana, İçtim zem zemmi kana kana, Mevlâ’m sen kıyma bu cana, Kurtar bizi ya Muhammet… Sende Allah şefaati, Hükümler kesin ve kati, Bitmeden ömrün saati, Kurtar bizi ya Muhammet… Rabbin merhameti bol, Şu hayat ne kadar tozlu bir yol, Peygamberim açmış şefaatten kol, Kurtar bizi ya Muhammet. Hasan Tosun
  3. Çanakkale gözlerimin yaşı, Anneler kınalamış yavrularına düşmana karşı, Titriyor durmuyor topa tutulmuş arşı, Göğsünden yara almış yatıyor öylece bir yiğidin naşı… İleri diyor Atam ileri, Düşman ne ki, iki ayyaş serseri, Gelibolu da kurşun yağar görülmemiş benzeri, Şehit olmak için sırada bekler Türk askeri… Arı burnun da ibreti âlem var, Rahmetin nuru yere yağmış şahadet şerbeti var, Şafak sökmüş güneş kan doğar, Türk askeri düşmanı yere sermiş boğar… Ey ecdadım dön bir arkana bak, Her gün Çanakkale den söker acı bir şafak, Eğer ki O günleri unutur ise bir ahmak, Başını dik tut kanlı bayrağa bak. Hasan Tosun
  4. Çığlıklar atarsam özlemine, Bakmak istersem gözlerine, Hasret kalırsam ellerine, İşte o zaman ben ağlarım. Patlar sığmazsam şişelere, İsyan edersem gecelere, İsmini yazıyorsam pencerelere, İşte o zaman ben ağlarım. Özlemin yakarsa bağrımı, Gurbet örerse ayrılık ağını, Verseler de bana hasan dağını, İşte o zaman ben ağlarım. Sinemde kuşlar öter ne biçim, Özledim seni o biçim, Senden beni uzaklara atarsa geçim, İşte o zaman ben ağlarım. Sinende gezer umudumu saklarım, Zülfünü içime çeke çeke koklarım, Eğer ki! Dudaklarından ayrılırsa dudaklarım, İşte o zaman ben ağlarım. Hasan Tosun
  5. Birden çöktüm be Yaşamanında bir anlamı vardı Bazen koşmanın sevgiyle bakmanın Ama ben birden çöktüm be Tek beyaza aldırış etmeden Tunamadan hayata açamadan gözlerimi Hayatın acımasızlığını farkedemeden Takii aynaya bakana kadar Elimin soğuktan buruştuğunu sandım Ama ben birden çöktüm be Yere düşürdüğüm sıgaramı alamadım Çünkü;birden çöktüm be.
  6. Sığındım Bir lacivert geceye daha Sütten kesilmemiş bebenin Sığındığı gibi anasının kucağına Sığındım Bir terkedilmişliğin ardından daha Yalnızlığıma Aşk acısını rakısına meze yapan aşığın Sığındığı gibi ıssızlığın kutsanmış limanına Sığındım Bir histerik ağlama nöbetinde daha Gözyaşlarıma Ölümsüzlüğe verdiği savaşta aşhil'in Sığındığı gibi paris'in hissiz okuna Sığındım Soluksuz içtiğim bir sigarayla daha Efkarıma Hırçın yağmurdan kaçan yavru kedinin Sığındığı gibi pis bir salça kutusuna Sabrıma sığındım Anılarıma sığındım Sevdiğimin tenine,yüreğine sığındım Yapamadım Hiçbirine tutunamadım EMİR EMİROĞLU
  7. Yanlış zaman yolcusu Hatalı duraklarda bindiği Hatalı otobüsler Sıkıntılı yol arkadaşları Ve sıkıcı yaşam kaygıları ****** Yanlış zaman yolcusu Amaçsız yaşamların belgeselinde Gereksiz bir figüran Kıyafetleri sıradan Mimikleri enteresan ****** Yanlış zaman yolcusu Hayatında zafer çığlığı atmayan Kendince hatasız Ama doğruları hiçbir işe yaramayan ****** Yanlış zaman yolcusu İşgal ettiği her güne aynı rüya Bir harabenin yıkılmayan tek köşesi Elleri ayakları zincirli Boynunda "yanlış zaman yolcusu" yazan bir tabela EMİR EMİROĞLU
  8. Sana bir adımı daha yaklaşırken Aslında yokluğuna düşüyorum Yürüyorum aydınlığın koynuna düşünmeden acıtan karanlığını Böyle bir acı benimki anlamı manası soramadığım sorgulayamadığım Her adımda biraz daha yaklaşıyorken sana, yok olmaktayım aslında Hayal meyal oluyorum senden uzaklaştıkça tutunası yanım yok Kaybolmak bu kadar kolay işte kokundan uzaklaşınca Aslında ne aydınlığındayım nede karanlığında Tavan arasında saklamış korkular gibisin Ne aydınlığımdasın nede karanlığımda kendime bile söyleyemediğimsin.. Yinede saçım sakalım sen koksun istiyorum deli gibi acıtsa da Her gecenin koynunda yarı açık kirpiklerim düşle gerçek arasındayım Hayal meyal koynundayım buz gibi sevdanın, korkuyorum aslında Sana gelirken Her sabahı yorgun ve bitkin karşılıyorum .. Utancım omuzlarımda yıkılacak gibi geziniyorum Nasır ağrıları gibi olsanda bütün sızılarımda yinede sen Varla yok arasındayım öylede olman gerekiyorken kıvrana kıvrana ölüyorum Dirhem dirhem doğran samda susuyorum ve sustukça büyüyorsun Adım adım sana gelirken ölüyorum ama yinede koşmak istiyorum. Parçalaya parçalaya korkularımı. göğsümde filizleniyorsun .. Acıtarak tüm bedenimde var oluyorsun mutluyum yinede ..Acıt sanda. Elimde bir silah namlusu şakağımda sensiz uyandığım her sabah Yanı başında eriyerek yok oluyorum dayanılmaz acılarla..
  9. Sevmek bu kadar kolaysa unutmakta o kadar zordur, Aşk bu kadar beklentiliyse hayallerde o kadar yoğundur...
  10. Düşman girdi toprağa El çaldı kapıyı Ah çekti vatan ağladı Yer ağladı gök ağladı Kahpe kursun susmadı Alnından vuruldu mehmetcik Kader ağladı vijdan agladı Her gelen insan agladı Calısan kalmaz geri gökte dalgalan ey sanlı hilal Kanın yerde kalmaz sehit mezarı bos duramaz Sanmaki bu kan yerde kalır Aslan yatagı bos kalmaz Türkler girdi kara topraga kanları cıktı gök yüzüne Aglayalım atatürke Geldi ecel can agladı Düsman anlamadı Mustafa kemaller tükenmez
  11. çiçeğim gelsene çiçeğim sevsene yine bana eskisi gibi sen tatlımsın desene
  12. Sen Neredesin Ben Neredeyim Seni yitirdiğim o geceden beri Ayrık otları kol geziyor kimsesiz sahillerde Acılar da acı çekiyor büyüyorlar Bir selam merhem niyetine Bir selam bekliyorlar Bir yanım Yusuf bir yanım zindan Bir yanım Züleyha bir yanım ejderha Bir yanım çöl bir yanım Kerem Bir yanım dağ bir yanım Aslı Bir Yanım Ferhat diğer yanım Şirin Sensiz yollar uçurum Yokuşlar inişsiz Çöller yanmış zindanlar içimde Sen neredesin Ben neredeyim Hüzünler de mahzun sensiz Yollar yollarda kalıyorlar Kırılıyor kuru dallar Savruluyorlar sağa sola kuşlar Hasretim nar nar içim yanar Kuraklığın dudakları çatlar Bütün taşlar kirpiklerimde Kurumuş yaşlar gözlerimde Sevinçler öksüz düşler yetim Şiirler de yarım sensiz Kalemler dokunmuyor kağıda Değmiyor dudaklar dudağa Acılar da acı çekiyorlar Ayrılıklar da ayrıldılar sensiz Baharlar pişman güzler perişan Tat vermiyor mevsimler Ne seven memnun ne sevilen Sen neredesin Ben neredeyim Necmiye Sarpkaya
  13. Yüreğini yüreğimde Gözlerini gözlerimde Ellerini ellerimde Bırak bırak da git Giderken son bir defa Veda busesini esirgeme Git selametle git Git uğurla git Git yolun açık olsun Ben içimdeki korla kalayım Hüzünlü şiirlere konu olan ben olayım Sen sağlam adımlarla yürürken Meçhule Yıkılan Kırılan İncinen Ben olayım Gülen sen ol Ağlayan ben Sana uğramasın kötülükler Geride kalsın Kötüye dair ne varsa Benim avuçlarıma bırak Acıyı ızdırabı elemi kederi hicranı Dua dua ak kanatlı kumrular uçurayım Yedi kat göklere Sen bana bırak geçenleri Geldi çattı ayrılık vakti Gecenin en karanlık En zifiri anı Vakit tamam Gitme vakti Al bu heybe senin Sol yanımdan Canımdan can kopardım Azık yaptım Git bakma öyle Git gideceksen Gidemeyeceksin birazdan.... Necmiye Sarpkaya
  14. Bir Şair Ağladı Zümrüt serviler altında Şimşekler çaktı ansızın Ağladı bir şair ağladı dün gece Kav kıvılcımları asılıydı kirpiklerinde Binlerce yıldız karışmıştı gözyaşlarına Bozulmuşluğu çürümüşlüğü Kaldıramazdı nazenin hassas ruh Kaldıramadı Dayanamadı depremlere Ne tufanlar atlatmıştı oysa İçinden ne kuşlar göçürmüştü Neler görmüş neler geçirmişti Deniz dalgalı yamaçlar sarptı Kayalar sarp kıyılar çakıltaşı doluydu Herkes kahkaha atıyordu Bu muydu tepesini attıran Hangi bıkkınlık hangi bezginlik Yetmişti artık Hangi rüya ağır gelmişti Hangi damla taşırmıştı Ne kadar ertelemişti acılarını Bilinmez taşmıştı sadece İki satır olsun yazamaz mıydı Yazdıkları okunmaz beğenilmez miydi Teselli edebilir miydi kırılmışlıklarını Romantik şarkı işleyebilir miydi içine Konuşup dertleşe bilir miydi konu komşuyla Anlatabilir miydi dostlarına kaygılarını Neden hep erteledi kördüğüme çevirdi Çözdü çözdü çözümsüzlüklere mı ulaştı Artık bir hikayesi vardı şairin Hüznün gözyaşları dese Meltemlerin intikamı Yıldızların gidişi Şairimin türküsü Çok mu romantik bulunurdu Kimler ne söylerdi amannn sen de Ne derlerse desinler bir hikaye işte Başı sonu belli kısacık bir hikaye Ağladı dün gece bir şair ağladı Binlerce yıldız aktı gözlerinden Asılı kaldı kirpiklerinde kav ışıltıları Necmiye Sarpkaya
  15. Sen ağlama cesur yürek Gözlerin sele dönmüşken susan utansın Vazgeçmezken aşktan sevdadan Ellerine batan çalılar utansın Vazgeçmedi senden Gökler şahit ay yıldız şahit Geceler şahit Bir de Allah şahidimdir Unutmadı sevdan aşkın Cesur yürek Sen ferah tut gönlünü Rüyalar bölündü Düşler silindi Tekrar görüldü Martılar şahidim Kalemler şahidimdir Geçmedim senden Benimsin demekle olunmuyor Sen benim ben seninim kim ne derse desin Vazgeçmedim yağmur gözlüm Manalı bakışlım keklik duruşlum Sen benimsin benimsin