likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
GÖZBEBEĞİM
Her şiirde gözlerin Her nefeste hasretin var Her durak senden önce Her saat sana çalar Kalbimin en güzel yerindesin Sen benim herşeyimsin Ayırmasın bizi hiçbir şey Sevgilim birtanemsin Her mevsim kalbimde kır çiçeğim benim Dualarım sana göz bebeğim benim Ölsem de vazgeçmem tek dileğim benim Sen benimsin ben de senin Sonsuza kadar yemin ederim
-
AH BU GÖNÜL
ne hataların acısı ne ayrılığın sancısı bu sabah mutlu uyandım bitti artık kendimle aşkın kavgası bedeli ödenmiş sevdamın acısı yamanmış dünyanın yinede gelince aklıma yağmurlarda bakışların ah bu gönül seni deli sevdi güzelim seni hep sevdi yağmurlarda solan yüzüne tutuşur bulutlu gözlerine
-
KARABÖCEĞİM
Dudaklarından öpmeye kıyamadım Gülyanaklım sevdiceğim Kaşına gözüne bakmaya doyamadım Karaböceğim kır çiçeğim Bir rüya gibi herşey bir masal gibi Bitmesin ne olur aşkın Ölene kadar terketme beni Geçtiğin yollar gül çiçek açsın Güzelliğin dillerde tüm dünyayı dolaşsın Karaböceğim ay tanem birtanem Bir eşin yok dünyada Karaböceğim ay tanem birtanem Nem kaldı ki senden başka
-
SANA NE OLDU
Gözlerin bulut olmuş. Sana ne oldu böyle? Görüşmeyeli çok değişmiş hallerin. Haberlerde gördüğün o yılgın suretler mi, yoksa çaresiz terkettiğin çocukluk düşlerin mi? Bana her şeyi anlat. Ne varsa aklında. Aklından zorun varsa onu da anlat. Bana derdini anlat. Kim kaldı yanında? Yanında kim olmalıydı aslında?
-
GÜLERKEN YÜZÜN
Gülerken yüzün Dem çeken bir güvercinin sesini İçin için büyüyen çimenleri Baharda lunaparkı, bayramyerini Ve alışkanlıklar dışında her şeyi Gülerken yüzün Aşıyor geçmişin acılarını Kendini yarına değiştiriyor Gülerken yüzün Sanki çarmıhını kırmışsın Senin ve ardından geleceklerin Aylası alnına düşmüş gecenin Oturmuş ağlıyor kendisi Bunu öyle candan öyle yürekten Öyle bir tutkuyla istiyorum ki Aklımda hep öyle kalmalısın
-
GİT BAHAR
Çekil bu gölgeli yolda gezinme, Bahar bakişlarin yine pek sarhoş. Yanilip gönlüme misafir inme. Kapisi kilitli, mihrabi bomboş Mabettir orasi, meyhane değil... Işiklar, kokular, sesler, çiçekler... Ömrünün her günü bir başka düğün, Bülbüller koynunda açtı çiçekler Güller dökülürler göğsüne bütün!.. Gerçekten güzelsin, efsane değil: Altınlı başında papatya niçin? Sarı saçlarına pembe gül takın Git bahar...Gönlümde ibadet için, Diz çöken kızları ürkütme sakın, Kalbime girme, o kaşane değil!.. Git bahar, git bahar ! Uzaklarda gül, Denize renginden bırak hediye, Ufuklarda gezin, semaya süzül... Kalbime sokulma "Peymane!" diye,
-
SEVMEK
Sevmek...Delicesine, deliler gibi sevmek! Kuş uçar gibi sevmek, gök gürler gibi sevmek. Bir çocuk inancıyla inanarak, kanarak Ve bir günahkar fani azabıyla yanarak, Hep onu arayarak baharda, yazda, kışta; Nihayet "Büyük Sır"ra ulaşmak bir bakışta. O bakışta okumak aşkın büyük adını, Hep o büyük bakışta bulmak var olmanın tadını. Sevmek: Hasta anneyi, altın başlı yavruyu, Baharı, yıldızları, göğü, güneşi, suyu... Yürekten kopan ince bir ahı, sever gibi, Sevmek...Toprağı sever, Allah'ı sever gibi!
-
GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME
Gün biter gülüşün kalır bende anılar gibi sürüklenir bulutlar Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır yarım kalan bir şiir belki de Aykırı anlamlar arayıp durma güz bitip sular köpürür de kapanmaz gülüşünün açtığı yara uçurum olur zaman her gece Her gece yeni bir savaş baslar acı ses olur, ses deli yağmur Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler basar Bir de gülüşün eklenir kimliğime.
-
SEVGİYE AĞIT
Bir deniz gezginiyim ben bu dünyada Yüreğimde arıtılmış sevgileri Yalnızlıkları hep heybemde taşırım Yalandır gözlerimdeki bulutsuz gülüş İçimde sürekli yağmur bulutları dolaşır Bu yüzden tüm okyanusları taşırım içimde Suskun gemilerimi yollarım bilinmedik kıyılara Yedi iklim dört bucağın falcıları bilirler seni Her birinin su tasında yüreğimden bir parça kalmış Şimdi bir şafak yorgunuyum bu dünyada Sevgiyi hep yanlış doruklarda aramış Oysa o, kutsal dağın ardında bir büyük yangın Kan içen ateş kuşları başında nöbete durmuş
-
SEN SEN SEN
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden., Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter.. Huzur ellerinin güzelliğidir. Gözlerin karşımda mutluluk denizi. Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter.. Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter.. Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm. Bende sabır sende naz.. Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter.. Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün, Sende karar kıldığını... Ve içimin şerha şerha yarıldığını, Sen bilsen yeter.. Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.. Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.. Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, Eğilsen yeter...
-
TOKAT'A DOĞRU
Çamlıbel'den Tokat'a doğru Tozlu yolların aktığı ırmak! Ben seni çoktan unuttum; Sen de unuttun mu, dön geri bak. Atların kuyruğu düğümlü, Bir yandan yağmur yağar, ıslak; Bir yandan hamutlar şak şak eder, Bir yandan tekerler döner, dön geri bak. Orda, derenin içinde İki üç akçakavak, Tekerler döner, başım döner, Kavaklar yeşeriyor dön geri bak. Orda, derenin içinde İki üç çırılçıplak Alçacık damı düşündükçe Gözlerim yaşarıyor, dön geri bak. Irmaklar gibi uzaklaşır Bir türkü kadar uzak Tekerler iki çizgi bırakır, Hamutlar şak şak eder, dön geri bak.
-
SEN YOKKEN
Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım Gümüş şiirler yazdım sen yokken Çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiç Ama hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, Ölümlü düşlerimden alsan beni. Çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken, Az dolaşmadım gönlümün kuytularında Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunların Vurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları indirilmiş, Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken Hep sustum, Hep yandım, hep ağladım sen yokken. Bir gelsen, Yangınlardan alsan beni, Bir gelsen, Dünyalarımdan alsan beni, Bir gelsen, Şafaksız gecelerden alsan beni, Ama ne zaman gelsen, Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni.
-
KAR YAĞIYOR
Lambayı yakma, bırak, sarı bir insan başı düşmesin pencereden kara. Kar yağıyor karanlıklara. Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum. Kar... Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar... Ve şehir kör bir insan gibi kaldı altında yağan karın. Lambayı yakma, bırak! Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların dilsiz olduklarını anlıyorum. Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
-
BİR AYRILIŞ HİKAYESİ
Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl, avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: -Seni seviyorum, ama nasıl, kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beş yüz, yüzde hudutsuz kere yüz... Kadın erkeğe dedi ki: -Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, yüreğine, kafana. Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana.. Ve ben artık biliyorum: Toprağın - yüzü güneşli bir ana gibi - en son en güzel çocuğunu emzirdiğini.. Fakat neyleyim saçlarım dolanmış ölmekte olan parmaklarına başımı kurtarmam kabil değil! Sen yürümelisin, yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak.. Sen yürümelisin, beni bırakarak... Kadın sustu. SARILDILAR Bir kitap düştü yere... Kapandı bir pencere... AYRILDILAR...
-
SANA
Gençliğim ardında sürünsün Aşkına ihanet edersem eğer. En kalpsiz cellatlar boynumu vursun Senden başkasını seversem eğer. Allahı unuttum, yalnız sana taptım Sevmekti maksadım, ben sana ne yaptım. Bana her yer zindan sen olmadıkca Aşkım ölmeyecek; kalbim durmadıkca.
-
ÖLÜMÜ HATIRLATAN KADIN
Kayalıklarda gördüm seni,bir sisli günde, Fırtınadan saçların çözülmüş bir demetti. O kayalıklarda ki bir yıl evvel üstünde Çöllerden aşık dönen bir genç intihar etti... Seni her nerde,artık,her ne suretle görsem Bir gölgenin duyarım ruhuma düştüğünü. Ben de o aşık gibi bir kayada ölürsem Rabb'im mukaddes etsin seni gördüğüm günü! Kayalıklarda bir genç öldüğü gün beldenin Halkı seni karanlık rüyalarında görmüş, Ey yadı gönlümüzden çıkmayan afet senin Sevmediklerin değil,sevdiklerin ölürmüş. Bazı ruhum kararır kefenlerden,mezardan; Yok mu,Rabb'im,ölümün bir güzel şekli,derdim. O kayalıklarda ilk seni gördüğüm zaman Hayalimde ölüme en güzel şekli verdim. Başka bir göz yaşını dudaklarınla silsen Ürpererek:Bu,derim,mezardan bir nefestir! Buna kıskançlık deme,bence değil yalnız sen, Seni gören göz bile ne kadar mukaddestir! Kimse karşında belki titremez gönlüm gibi, Bense hala korkarım dizinde ağlamaktan. Teması korku veren tatlı bir ölüm gibi Daha cana yakındır görünüşün uzaktan...
-
ONU BİR GÜN GÖRMEDİM
Yüzüme sert çizgiler çekti senin adını, Hasret saatlerini saydı saçımda aklar. Senin ağzından çıkan bir cümlenin tadını Ne bugün içki verdi,ne bu gece dudaklar! Sorma,nasıl yollarda tutunabildiğimi, Nasıl siyah rüzgara yaşımı sildiğimi... Görür görmez kapında yere devrildiğimi Ürperdi bir tekinsiz kedi gibi sokaklar. Gece muzlim şeklini bana çizmese perde, Sesin bir sırça gibi kırılmazsa içerde, Beni bugün serilmiş görenler orta yerde Yarın da bir çukurun içinde bulacaklar...
-
MEVHİBE !
Gidersin, yalnız ben kalırım sıcacık yüreğimle Saçlarını koparıp derin gözlerimden Alıp onları da gidersin Öyle üzülürüm öyle ağlarım ki Kelimeler boğar, çığlık olur unuturum onları Gidersin, göllere inmez kuğular Ben inanılmaz uslu çocuk olurum Sapanımı salarım boynumdan ellerine Kırarım bütün oyuncaklarımı Ellerimi böğrüme koyar Saçlarından çözerim bütün hatıraları Gidersin, gidişin hüzün işler alnıma Gece öylesine derinleşir ki, çeker beni içine Sonra sensiz sabah gelir kurulur yatağıma Dermansız kuşların gözleri düşer ellerine Gidersin, gidişin hüzün işler alnıma Gidersin, uçuk bir resim kalır masamda Yaslı günlere bürünür hayallerim Dudaklarım kıpırdasa da esmer akşamlarda Yağlı urganlarda salınan cesetler bilirim Gidersin, uçuk bir resim kalır masamda Gidersin, gidişin cetveller yüreğimi Ayak seslerin gelir son defa sokak başından Sonra kanar yalnızlığım sıcak bir yara gibi Sıcak küllere sinen kediler çekilir ocak başından Gidersin, gidişin cetveller yüreğimi Kamil ÇOLAK
-
SENSİZ BAHAR
Sevmek şöyle dursun sensiz baharı Yaşamak ölmekten hazin geliyor Kapanmış sabahın bütün yolları Geceler ömrümden uzun geliyor... Kadehler açıyor dostla aramı Kimse dinlemiyor sarhoş dramı Şarkılar deşiyor gönül yaramı Her telden bir başka hüzün geliyor... Duymuyor ahımı anlamıyor dil Hançeri bağrımdan çekmiyor katil! Zalim hasretinden ne bir gün tatil Ne de bir gecelik izin geliyor!.. Bir değil bin fırsat geçse elime Seni tenkit etmek düşmez dilime Şu anda aklıma iki kelime "Sensiz yaşayamam" sözün geliyor... Vicdanım elvermez şeytana uysam Ağlarsın, kıyamam, canıma kıysam Ne zaman bir tren çığlığı duysam İçime elveda sızın geliyor!..
-
TİRYAKİN OLDUM
İçkiyi sevmiyorum İçmesi haram olduğundan Müptelası da olmadım hiçbir zaman Hatta nefret bile ederim kokusundan Bu yüzden o konumuzun dışında. Fakat güzel bir sigara içicisiydim Kelimenin tam anlamıyla Tiryakisiydim. Kırk yıllık ömrümün Yirmi dört yılını beraber yaşadık. Öyle bir beraberlik ki Akşama kadar kalbimin üstünde Yatarken de baş ucumda dururdu. Şayet gece aklıma düşersen Uykumu kaçırırsa sensizlik Bana teselli olurdu. Yıllarca sigara dumanıyla Seni içime çekmişim Üflediğim dumanıyla da Resmini yaptım havada Aklıma ne zaman düşsen Olan sigaraya oluyor Onunla beraber yanıyor Onunla beraber bitiyordum. Sigaradan da kıskandım seni Sen kalbimin içindeyken O ağırlık yapıyordu üstünde Çıkarıp attım onu Gömleğimin cebinden. Ne beni tüketecekti artık Ne de umutlarımı Bir gün geleceksin düşüncesiyle Yaşayacağım yarınlarımı Öksürükle uyandıramayacak beni Hasretinle başımı yastığa koyduğumda Daha uzun göreceğim rüyalarımı Artık senin tiryakin olacağım Sadece kalbimi değil Bütün azâlarımı Seninle donatacağım. Gülleri çöpe atıp Sana sevdamı sunacağım. Şu fani dünyada kalan ömrümü Seni mutlu etmek için harcayacağım. Seni içeceğim şu alemde Seni üfleyeceğim Aldığım her nefeste Seni soluyacağım. Osman ERDOĞMUŞ
-
KAÇMAK
her zor durumdan sonra aklımdan bin kez geçirdiğim, sonra durup sana yakışmaz dediğim. bir sonraki zorlukta yine söyleyeceğim bundan eminim ama hiçbir zaman kaçmadım bundan sonra da kaçmayacağım çünkü kaçarsın ama ne kadar kaçarsan kaç mutlaka yakalanırsın artık kaçmayı bırak kovalamaya bak... A. Cabi
-
YOKLUĞUN HER DAKİKA ÖLÜM DEMEK GİTME KAL
Yokluğun her dakika ölüm demek gitme kal Hasretim daha yüz yıl dinmeyecek gitme kal Yetişir senden uzak yıllardır kahrolduğum Ayrılma hiç yanımdan mahşere dek gitme kal
-
ŞİMDİ SEN GİDİYORSUN YA
Şimdi sen gidiyorsun ya, herkes sana benzeyecek. . Bahçe kapısından sızdılar, Aralık kalmış neresi varsa hayatımın Bünyede bastırılmamış ne kadar eşyam varsa orada Daha asitli bir yalnızlık için dilek tutuyorum şarkılara, Sıradaki benim şansıma diyorum, haberler başlıyor birden Benden hazin biçimde bahseden... ... Kumsalların istenmeyen kaç kum tanesi varsa Önde gideniyim her tazyikli alkışta. Zayi makamında bestelenmiş yazılar kaldı avluda, Gitme diye yalan bile söylerim. Yerini söylerim ne saklamışsam kal diye. Bu yazı serin tutalım diye, çıplak tenlerde gece yarısı Tatlı bir soğukluk olsun diye. Her sevişme, aramızdaki her üryan gelişme... ... Hem gidenedir bu şiir hem gelecek olana, O da biraz oyalanıp gider nasılsa. Hep haberler başlayacak biliyorum, Hangi şarkıyı seçsem şansıma. Şimdi şifa niyetine giriyorum sulara. Mavisine değil denizin Sade tuzuna... ... şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek, her yanımdan geçenin yüzünde seni göreceğim. her günaydın diyen sen olacak. her yüzüme bakanda senin sıcaklığını hissedeceğim. her gördüğüm resimde seni göreceğim, her duyduğum şarkı sanki sana yazılmış gibi gelecek bana bakarsın belli mi olur bende sana şarkılar yazarım… ... şimdi sen gidiyorsun ya arkana bile bakmadan, her arkasını dönüp yoluna devam edende seni hatırlayacağım. sadece sen olacaksın çevremde gezen insanlar.. şimdi sen gidiyorsun ya herkes sana benzeyecek..
-
BEKLE DEDİ
Bekle dedi gitti Ben beklemedim, o da gelmedi... Ölüm gibi bir şey oldu Ama kimse ölmedi...
-
NASIL OLDUYSA
nasıl olduysa birden adımı unuttum adını unuttuğum o sıcak şehirde yıldız alacası yüzen bir zakkum yanımda o hayal kız ikide birde yolumu gözlerine bakıp bulduğum sahi ben ne hırçın bir çocuktum ele avuca sığmaz aklı fikri şiirde mısra mısra başımı belaya soktum İzmir cezaevi dokuzyüz kırk bir'de kaşla göz arası liseden kovuldum inanmakta geç sevmekte çabuktum bazen yaşadıklarım aklıma gelir de kaç kere umutsuzluğun yolunu tuttum istenmeyen adam hemen her devirde hemen her devirde ateşten bir buluttum binlerce umuttan belki bir umuttum
Jump to content