likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
BU ŞEHİR
Bir sabah evden çıktım Sokaklar ışıl ışıldı. Dört yanım günlük güneşlik Tertemiz bir hava ciğerlerimde Nereye baksam mutluluk, umut, sevgi Nereye gitsem bir uçarılık yüreğimde Alışmadığım iyimser duygular Gökyüzü inadına mavi Yaşamak inadına güzel Bu nasıl şehirdir böyle Bütün sokaklar Utrillo'nun ellerinden çıkmış Bütün evlerde Dufy'nin renkleri Beyaz beyaz güvercinler damların üzerinde Hava ılık mı serin mi belli değil Kadife gibi Gözleri namuslu namuslu parlar insanların Gökyüzü inadına mavi Yaşamak inadına güzel Bu şehirde sen varsın..
-
RESİMLER
Sen degiştin, resimlerin hiç degişmedi Nasıl seviyorum bilmezsin şu albümü Resimler yalancı degil, resimler olmuyor, Aslında acı olan şey; sevgilerin ölümü Sahte renkler yerini gölgelere bırakmış Resimlerde siyah beyaz gözlerin, dudakların İşte bak! ellerin ellerimi arıyor Resimlerde besbelli anlatamadıkların Şimdi bir çerçeveden gülümsüyorsun bana Hatırlıyor musun bu resmin çekildigi günü Bakışların ne kadar duygulu, ne kadar sıcak Anlıyorum neler düşündügünü. Bir başka resimde biraz kederlisin Hüzünlü bir şarkı dökülüyor dudagından Şimdi senden çok uzak bir şehirde Seni seyrediyorum bir albüm yapragında Bu karanlık yoktu, bir zaman sen vardın Yaşamak cömertce sundugun bir ışıktı Sen degiştin, onlar hiç degişmedi Resimlerin senden vefalı çıktı..
-
NEDEN SONRA
Bir gün demek ne kadar hazin Anılarla dolu gecen yıllara!... Bakıp da ardında kalan yollara; Geri dönememek tek bir an için! Büyüttüğün artık umutlar değil, Simdi tek gerçek var; çaresizliğin. Bak! Fırçan kirilmiş, bomboş tuvalin Ne biraz renk kalmış, ne de bir sekil Silinmiş o portre, göremezsin ki! Daha yakından bak dilersen, eğil; Hani o maviler? Hani o sekil? Uçup gitmiş mi ne? Hani o sevgi? Nemde o dostluklar? Güzel yalanlar? Bu kalp neden değil eskisi gibi? Bir başka dünyada bulursun belki, Geçer de aradan nice zamanlar... O yer umutların söndüğü yerdir, O yerde zavallı butun insanlar! Sairler, bilginler ve kahramanlar O yerden hüzünle geçtiler bir bir Arındılar sahte, yalan ne varsa Sonunda denize ulaştı nehir; Ne bir beste kaldı, artık ne şiir! Bitti aldanışlar, bitti her tasa... Nice sevenleri aldı o deniz; Yine uygulandı en eski yasa; Uzak bir sevgimden her ne kalmışsa; Unutuldu. Ve duruldu kalbimiz. Yıllar geçti... Neden sonra anladık: Yüce olan, bağışlayan tek biziz! Her kadehte kalan tortu sevgimiz, Her yerde o güneş, hep o aydınlık.
-
RIHTIMDA
Bir beyaz gemiydi ayıran onları Kadın güvertedeydi, adam rıhtımda Simdi unuttum yüzünü kadının Adamın gözleri aklımda. Kana bulanmış bıçaklar gibi Uzun kirpikleri ıslaktı Adam dertli, adam darmadağın Dokunsalar ağlayacaktı. Adam bitkindi, adam seviyordu Kalan kederdi, giden gemiyse Tas olduğu içindir dedim Rıhtım taşları erimediyse. Derken bir düdük ottu ansızın Bembeyaz gemi gitgide ufaldı Korkunç yalnızlığıyla baş başa Rıhtımda bir adam kaldı..
-
NE YAPSAM NEYLESEM, NE SÖYLESEM
Ne yapsam dönüp dolaşıp sana geliyorum Avuçlarımda ateş, gözlerimde sitem Ve hep o şarkı dudaklarımda belli belirsiz Ne yapsam, neylesem ne söylesem. Değişen sadece ellerim, gözlerim değil Ayakkabım, gömleğim boyunbağım, elbisem Her şey iğreti şimdi, herkes yabancı bana Ne yapsam,neylesem, ne söylesem Bütün günlerimi aldın gittin,bütün akşamlarımı Oturmuş üstüme boğuyor beni her gecem O renkler yok, o hayaller yok, o düşler yok Ne yapsam, neylesem, ne söylesem Nereye vardıysam o yangın oradaydı O sevmek,o alevler, o cehennem Baksana,küllerim savruluyor gökyüzüne Ne yapsam, neylesem, ne söylesem Sen bir yalnızlıktan artık, ta şuramda bir hançersin Çıkaramam seni bağrımdan ne kadar istesem Vur, öldür dilersen, beni bırakma tek Ne yapsam, neylesem, ne söylesem
-
KİMBİLİR
Bir yere yaklaşıyoruz seninle Belki bilinmeyen bir Azak şehir Belki o, en sakin deniz kıyısı Belki de bir dağ yamacı kim bilir O yerde her şey değişecek ansızın Hiç ayrılmayacak ellerimiz Kuşlar en yakın dostlarımız olacak Terkedilmiş bir kulübe evimiz Gün dogmadan uyanacağız seninle Tenimizde kırağların serinliği Kulaklarımızda en güzel şarkılar Çiçeklerin, ağaçların söylediği. Seninle mevsimler orada bambaşka Zaman bir suyun akısı, o yerde Hüzün artık unuttuğumuz bir şey Yalnızlıksa bizden çok ötelerde O yerde butun güzellikler hayran sana İçi gülsün diye gözbebeklerinin Ve döndüren basını içki değil artık O baygın kokusu kir çiçeklerinin
-
HATIRLAR MISIN
Hatırlar mısın Göz göze gelişimizi ilk defa Bakışlarımızın çakmaklaşışını Bir aksam vakti, yakınlarda Bir yerlerde bir şeylerin yanışını Hatırlar misin Hatırlar mısın İlk öptüğüm günü dudaklarından Başımın dönmesini, tenimin tutuşmasını Yıllar yılı kendi yatağında kaybolan Nehrimin, denizine kavuşmasını Hatırlar mısın Hatırlar mısın Ayrı yaşadığımız binlerce geceden ayrı Bir geceyi, sabahsız, çılgın, dopdolu Ve senin özleminle sımsıkı saran kolu Hatırlar misin Hatırlar mısın Ormanda dibe vuruşunu gün ışığının Ağaçların ürperişini derinden Basını omsuzuma koyusunu, dalgın Sonra bir yangının başlayışını ellerinden Hatırlar misin Hatırlar mısın Kendimizden geçerek, alabildiğine Birlikte gittiğimiz o yerleri O ağaçlı yol, o serin kumsal, o meyhane Ve güllerin ağlayışını bir aksam üzeri Hatırlar mısın Hatırlar mısın Nasıl bir koşuydu o doludizgin Ne kadar yoğu var etmiştik birlikte O seven gönüllerimiz bir çift güvercin Gibi nasıl kanat çıkmışlardı mavilikte Hatırlar mısın Hatırlar mısın Gün boyu seninle cağlar astığımızı Bir yalan dünyada yalansız severek Tanrıya yaklaşıp Tanrılaştığımızı Söyle hatırlar misin bir gün beni Hatırlar mısın?.
-
GİDEN BİR ÖMRE GAZEL
Zamanlar iyi kotu yaşanır gider Sanma bu yol sonsuza uzanır gider Anahtar açmaz olur bir gün kilidi Ne kalmışsa içinde paslanır gider Kişi çıktığı yerden düşer ansızın Bir salıncak boşlukta sallanır gider Bir gün anlar her şeyin boş olduğunu İnsan insanlığından utanır gider Çöker omuzlarına birden gökyüzü Ne bulmuşsa hepsinden usanır gider Dönülmez bir yerinde yaşantısının Her insan bir rüyadan uyanır gider Bir gün geçi ümitler solar çaresiz Sevenler sevilenler aldanır gider Anlarız her gerçeği son dakikada Bir hançer bağrımıza saplanır gider
-
DENİZE KAVUŞAN NEHİR
Sen üzerinde nice şafakların söktüğü Sevgi denizlerime akan büyük nehir Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir Durmadan bir gül açar ellerinde pembe Sen nefes alışı en bakir güzelliğin Gözlerin midir parlayan gökyüzünde Bir güneş doğarcasına geceleyin Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri En karanlıklarda bile uzanır bir el Kendiliğinden açar sabaha perdeleri Sen varsan dallarda kuşlar memnun Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka Öylesine gerçek ki var olduğun Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga Tutsam ellerini içim ürperir hazdan Başım döner gözlerin gözlerime değse Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan Yokluğun da odur senin ölmek neyse Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü Her zaman en güzel, her yerde eşsiz Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz
-
DELİ OLMAK İŞTEN DEĞİL
Düşüncem var, dağlar kadar Deli olmak işten değil Bende kış, alemde bahar Deli olmak işten değil İşiten yok, ağla bağır Tanrı dilsiz, alem sağır Düşünceler öyle ağır Deli olmak işten değil Arzu, o bitmeyen yarış Kara toprak sona varış Ömür dediğin bir karış Deli olmak işten değil Sonsuzluğa giden gemi Sürükler de düşüncemi Vehim sarar her gecemi Deli olmak işten değil Karanlık mal oldu bana Gerçek hayal oldu bana Dostlar! bir hal oldu bana Deli olmak işten değil
-
BEYAZ GÜL
seni arıyorum kalabalık caddelerde, tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun.. perişan hayallerimin basladığı yerde, sana sesleniyorum, duyuyormusun? beyaz güller açtı bahçelerde , sevdiğin.. ya o karanfil , baygın kokulu çiçek. gel yalnızlık bahçeme beyazlar giyin, anladımki bu ömür sensiz geçmeyecek. odamı süsleyen ellerini uzat, hazzından dile gelsin bastığın halı açılsın sevincinden perdeler kat kat ışık ve ateş senin için yanmalı.. sonra çevir düğmesini, radyonun sevdiğin musiki dolsun odama, dinle şarkısını büyük koronun, beni düşün! beni düşün aglama.. içimden bir ses diyorki sabret sonu gelecek bu yalnızlığın, bütün aynalar gülecek elbet, açılacak kapılar ansızın.. yalnız sen varsın beyaz gülüm, evde bahçede ve sokakta, bir eylül akşamı gördüğüm , o beyaz hayalsin uzakta.. yakınsın yalnızlık kadar, uzaksın yakınmış gibi, sensiz yasadıgım yıllar bu kadar güzel değildi. yeter !. gel artık yeter.. karanfiller açtı gel!.. kış bahçesinde , güller beyaz güller açtı gel...
-
ANDIKÇA
Ne zaman seni düşünsem içim ürperir, Seninle gecen her saat, her gün gelir aklıma. Bir akşam vakti gelir bir deniz kıyısı gelir, O eşsiz hatıralar bütün gelir aklıma. Ne yapsam unutamam yaşadığımızı, Sevgindi sevgilerin en yalansızı. Şimdi nerede bir gül görsem kırmızı, Dudaklarımı uzun uzun öptüğün gelir aklıma. Bir çıban büyürcesine ortasında gecenin, Dolar yüreğime hüznü seni sevmenin. Dünyada ne benim yerim var artık ne senin, Ağlarım başucunda ölümün gelir aklıma
-
BEN YİNE GELECEĞİM
Kucağımda bir yığın Meyvası ayrılığın, Ben yine geleceğim Benim küçük meleğim. O ela gözlerinde Parlıyacak bir inci, Ve bütün sözlerinde Kavuşmanın sevinci.. Gönle hasret sinecek, Islanacak mendilim. Fakat bir gün dinecek Kalbimizin özlemi, Ve bu küçücük gemi, Açılacak engine Geleceğim ben yine, Sen üzülme sevgilim.. Çekip bütün günleri Bir uzun sicim gibi. İnan temiz meleğim Böyle gittiğim gibi Ben yine geleceğim. Yalnız güzel çocuğum Dua et ki çok uzun Sürmesin yolculuğum...
-
TEMENNİ
Bir gül olmak isterdim koparılmak pahasına, Bir buket içinde sana sunulan... Bakışların, nefesin okşardı yapraklarımı ama, Yeterdi bana yüzündeki bir tebessüm... Koklanmak isterdim bütünleşmek için ruhunla, Sevgimle dağılırdım tüm benliğine... 'Güllerin ömrü kısa olurmuş' kime ne, Koklanmak, okşanmak varken senin gibisine... Ben zaten göze almışım solup gitmeyi, Senin elinde, senin yakanda gülümsemeyi
-
UZAKTAN
Ne zaman seni düşünsem Bir keder basar içimi, kapkara. Aklıma o eski günlerimiz gelir, Ağlarım sensiz geçen dakikalara. Ne zaman seni düşünsem Gözlerimden bir hüzün bulutu geçer. Beni mahkum etti sensizliğe. Bu nasıl bir ömür, bu nasıl kader Ne zaman seni düşünsem Demir atar içime özlem yüklü bir gemi. Rıhtımda seni arar gözlerim, bulamaz Yokluğun yine zindan eder her gecemi. Ne zaman seni düşünsem Can verir denizlerimde martılar. Omuzlarımda hıçkırır bir kadın, Dudaklarında unuttuğumuz şarkılar. Ne zaman seni düşünsem Seninle uçup gider en güzel zamanlarım. Bu kocaman, bu hissiz, bu sefil dünyada Sensiz yaşanmıyacağını anlarım.
-
YA SENSİZLİK ÖLMEKSE
Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle yok değildim Düşünürdüm neyi mi? Hep seni odalarda Kimdi bana benziyen baktığım aynalarda Senden başkası mıydı o sessiz beklediğim Bir zamanlar sen vardın ya ben böyle değildim Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde Sensizliği bu türlü benim kadar kim bilir Akşam karanlığında herkes gider o gelir En sevdiğim çiçekler çürümüş ellerinde Kim bilir ağlamayı ölüp kendi kabrinde Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü Ya bir şey olmamaksa sen olmak o yerlerde Yaşamak nerde hani yaşamak gücü nerde Bilinmez sensiz kalan yaşıyor mu ölü mü Ya sensizlik ölmekse her gün bir başka türlü.
-
ÜMİT
Evet de Bütün marifetlerimi göstereyim sana Gör, bir kilo rakı nasıl içilirmiş Nasıl şiir yazilırmış aç karnına Nasıl yaşanırmış Nasıl sevişilirmiş Öğren Sana bin yıl yaşatayım bir günde Önce evet de ümitleneyim İstersen sonra hayır de.
-
SEN ORADA BEN BURADA
Ben orada öldüm en çok orada bilmezsin Orada zaman buruşmuş bir eski resimdi Orada sen yoktun, gözlerin belli belirsiz Koptum oradan, bir kırık heykelim şimdi Bir kolum derin denizlerde tek başına Ayaklarım çöllerde kum tepelerinde gömülü Alıp götürür saçlarımı bir soguk rüzgar Ben orada öldüm, en çok orada bir başka türlü Hiç bende degilsin, burada yoksun ki Orada var mısın, ya da ben yok muyum Tek degiliz seninle, bütün olmadık hiç Şimdi nerdeyiz nasılız bilmiyorum Orada akşamlar daha çok serin Ben bu kadar degilim, bu kadar yıkık Sarhoşum, kederliyim, yoksulum, sensizim Orası sisler içinde orası karanlık. Bensiz oldugun yerde degil mi en güzelsin Bensiz oldugun yerde şöyle şarkılarını aşkını Bir mermeri al, yont, şekil ver ona benden Bir günah işlercesine sessiz ve dalgın En iyisi sen burada kal, hep burada Ellerinle kal, dudaklarınla, gözlerinle Tut ki bütün renkler senin mavi kırmızı Burada her şey sen nasıl istersen öyle Bir büyük ayna duvarlar çok büyük Orayı düşünme hiç burada soyun Utandır duvarları pencereleri, kapıları İki yalnızız şimdi anlıyor musun Var sandıgın sen sen degilsin bir başkası Benim anlasana benim o yok dedigin Sabahları bir serin havayım içine dolan Benim akşamları pencerende bekledigin Hiç bir şey bilmiyorum, sen anlıyorsun Senin bilmediklerini anladıgım gibi Güzel, parmaklarının degdigi bir şey Sensizlikler içinde seninle olmak iyi Orada bulutlar yagıyor paramparça Orada aglayan daglardır göge en yakın Orada sen yoksun, orada bir şey yok Orada kan ve ölüm, orada yangın
-
LALE DEVRİ
Ne olur İstanbul'u böyle ağlatmayın Biraz sevindirin şu sokakları ya da Gelin benimle bir akşam, Kumkapı'da Balıkçı meyhanelerinde sabahlayın. Her sabah güneşi doğarken seyredelim Gelin yaşayalım, uykular şöyle dursun Yeter ki canım efendim gönlünüz olsun Bugün Emirgan'a, yarın Göksu'ya gidelim . Kaptırın kendinizi bir çılgınlıklara Elbet böylesine yaşamak daha iyi Bir gün ölüp yem olmaktansa balıklara. Bilene aslında her devir Lale Devri Aklınız varsa Nedim gibi yaşayın Orhan Veli misali dinleyin şu şehri..
-
HER GECE SEN
Her gece sen girersin rüyalarıma Her gece sen... Paramparça olur uykularım Karanlığın en koyulaştığı yerde Kapının çalındığını duyarım Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme Sen yoksun... Kilitlenir dudaklarım Gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni Sen yoksun... Yalnızlığımı kadehlere doldurup Tek başıma içmeliyim bu gece Kırmalıyım kitapları Evleri ateşe vermeliyim Sen yoksun... Zaman gitgide uzar Altmış saniye bir dakika Altmış dakika bir saat Ve sabahın olmasına daha beş saat var Beklemek bir çeşit ölmektir Sen yoksun... Bu bana her gece binlerce ölüm demektir. Neden ayrılsın ellerimiz her akşam üstü? Gözlerime acı bir karanlık düşsün Bir vapur alsın götürsün seni Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların Neden ay karşılardan yükseldiği zaman, Başın omuzlarımda olmasın? Neden ellerin avuçlarımda değil? Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın? Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor Bu yolların bir yerde ayrılması, Uzayan kilometreler... O sefil, anlayışsız bakışları insanların Dünya, o eski dünya değil Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi Şu uçsuz bucaksız evrende Ne derdimizi dinleyen, Ne de bir anlayan var sevgimizi. İki ömür değil, İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız. Her şey aslında başka renkte. Vernikli eşyalar, vernikli yüzler... Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk Yalan üstüne yalan, Oyun içinde oyun... Her şey bir yerde anlamsız ve boş Gerçek olan şimdi senin yokluğun Senin varlığını özledim duyuyormusun? Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum Seni soruyorum gelip geçene, 'Görmedik', diyorlar. Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi, Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar. Volkanlar tutuşuyor, Ormanlar yanıyor içimde. Her gece milyonların uyuduğu bir anda, Devler uyanıyor içimde. Seni düşünüyorum, Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor. Bir ışık yanıyor çok uzaklarda, Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor. Şimdi umutlarım, Varılmaz uçurum diplerinde Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim. Derin bir kuyudan su çekercesine, Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim. Sen her zaman olduğun gibi Yine o en güzel, en değerli... Benimse ellerim sımsıcak, Dudaklarım nemli, Özlediğim herşeyimle Kopup en yüksek tepelerden Bir çığ gibi sana geliyorum. Sonra dağlar çöküyor ansızın, Ağaçlar devriliyor, Evler yıkılıyor, Altında kalıyorum... Kırık bir heykel, Parçasını arıyor her gece. Bir şarkı notasını... Bir tablo renklerini... Ağaç yapraklarını... Vazo çiçeklerini... Ve bir adam, Her gece yollara düşüp, Yana yakıla seni arıyor... Mağrur gözleri ıslak, İlk defa ağlıyor bu adam, 'Gel ' diye, İlk defa yalvarıyor... Ben her gece, Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş, Seni düşünüyorum. Ve sen o saatlerde, Benim görmediğim rüyaları görüyorsun. Bir böcek giriyor kafatasıma... Her gece sen, Bir cinnet gibi, Kanıma yürüyorsun.
-
DENİZ MUSİKİSİ
Ey.. Üzerinde yıllar vadedilmiş Mavilikler ortasında ada Bu sonbahar günü ruhumda geniş Ve karanlık hatıran canlanmada. Bu ürkek, sakin sonbahar akşamı Denizlere doğru taşıyor ruhum Denizler doldurmuş bütün dünyamı Sana denizlerden sesleniyorum. Ben denizlere aşinayım artık Yabancım değil deniz musikisi İlk aşk kadar temiz bu aşinalık Deniz sevgililerin en iyisi. Deniz insanlarının hepsi cömert Denizler, denizler doldurdu beni Denizler mavi, denizler lacivert Deniz insanlarının gönlü gani. Denizlerin beyaz gemileri var Dağlar misali heybetli küpeşte Işıkla, nurla yoğrulmuş dalgalar Deniz insanları yanmış güneşte. Anlıyorum köpüklerin dilinden Onlar ki sonsuzluğa gönül vermiş Martılar bir kıtanın sahilinden Bambaşka bir kıtaya kanat germiş. Dalgalar, Dalgalar, Dalgalardan yüce Bulutlardan beyaz ve hür dalgalar Benim avare ve mahzun gönlümce Zamanla beraber yürür dalgalar. Her saat benimle beraber deniz Keskin poyrazları içime dolar Söyleyin, söyleyin neredesiniz İyi yürekli tayfalar, muçolar. Sana geliyorum deniz, beni sar İçimde mesafelerin korkusu Renkten besteler, köpükten çalgılar Ey emsalsiz musıki, Ey tuzlu su.. Gönlüm maviliğin sonsuzluğunda Düşüncem deniz kenarına gider Gemiler görürüm deniz ufkunda Yelkenleri alev alev gemiler.. Ey neşeli ve bahtiyar tayfalar, Deniz şarkısı söyleyin bana Kapansın şu hasret dolu sayfalar Giderim bir limandan bir limana. Rüyalar gibi deniz yolculuğu Güneşle beraber çıkılır yola Bir türkü tutturur deniz çocuğu Heyamola, dalgalar heyamola. Her akşam düşsün gözbebeklerime Masmavi denizlerin aydınlığı Dövmeler işletip bileklerime Söyleyeceğim bu mavi şarkıyı. Bütün şehirleriniz sizin olsun Ben aşığım dalgaların sesine Taparcasına, ölürcesine İçimde ne varsa denizin olsun..
-
BENİ UNUTMA
Bir gun gelirde unuturmus insan En sevdigi hatiralari bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurdugu zaman Beni unutma Cunku ben her gece o saatlerde Seni yasar ve seni dusunurum Hayal icinde perisan yururum Sen de karanligin sustugu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gulusun Bir avuc su gibi icime, ey yar Senin de basinda o cilgin ruzgar Deli deli esiverirse bir gun Beni unutma Ben ayagimda carik, elimde asa Senin icin su yollara dusmusum Senelerce sonra sana donusum Bir mahser gunune de rastlasa Beni unutma Hala duruyorsa yesil elbisen Onbir gun benim icin giy Saksidaki penbe karanfilde cig Ve bahcende yorgun bir kus gorursen Beni unutma Buyuk acilara tutustugum gun Cok uzaklarda da olsan yine gel Bu olurcesine sevdigine gel Ne olur Tanriya kavustugum gun Beni unutma
-
ALDANIS
Yıkılmak,ezilmek her gün biraz daha Dostlar değişiyor aldanmalar değil, Aksimizden eser yok şimdi o sularda Çirkin olan biziz aynalar değil... Şerefsiz ellerin şerefe kaldırdıkları Şişeler,kadehler o cam kırıkları Götürün,götürün bu aydınlıkları İçimde güz başladı ilkbahar değil, Ne bir anlayışlı el,ne bir dost bakış Biraz ümit,biraz hayal sonra aldanış En güvendiğimiz tepelere kar yağmış Deniz o deniz değil,dağlar o dağlar değil...
-
ANI
Ne varsa en güzel üç gün üç gece Bir kıyı şehrinde seninle yaşadık Tutuştum,elim ellerine değince Öylesi sıcaktın,öylesi aydınlık Güzellikten,mutluluktan,sevgiden Kumların üstünde bir evren yarattık O dakikalar yaşandı mı sahiden Bir düş müydü yoksa gercekten var mıydık Nasıl geçip gidiverdi o zamanlar O bir daha zor yaşanılır çılgınlık O alev alev yaktığımız ormanlar Ey şimdi o kıyı şehrinde kalanlar Duyun,anlayın,haykırın çığlık çığlık Böyle bir anı bir daha yaşanmaz artık...
-
ACILAR DENİZİ
Ben acılar denizinde boğulmuşum işitmem vapur düdüklerini , martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını Bu ne karanlık , bu ne zindan gece böyle Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını...
Jump to content