Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Halime bakıp da mücrimim sanma, Karşında ayağım, elim dolanır. Ahraz da değilim, dilbazım amma, Seni gördüğüm an dilim dolanır. Biricik servetim resmin masamda, Tek zevkim de sensin, tekmil tasam da, Ben sana gelmeye uğramasam da, Kördüğüm olası yolum dolanır. Hele bir derdim hepsinden yaman, Aman sen işitme, sen duyma aman! Kolunda birini gördüğüm zaman, Kalbimde kan değil, zulüm dolanır.
  2. Ben çobandım sen yıldızı, Gökyüzünden kaymak niye Unutulmak alın yazım, Dilden dile yaymak niye Bir yalana beş katıpta suçluyorsun son mektupta Sevabımı unutupta, Günahımı saymak niye Göz mü değdi hiç etmezken Vicdanına güç yetmezken Karıncayı incitmezken Sevgiliye kıymak niye Aldatılmak öyle zorken Her gün biraz daha korken Melek yüzlü kalbin varken Kör şeytana uymak niye Daha bu yıl bu ekim'di Kovsam gitmem diyen kimdi A vefasız beni şimdi El yerine koymak niye Ben yarıydım sen bitikken Sen yıkıktın ben dimdikken Sırılsıklam körkütükken Birdenbire aymak niye Binbir yalan temin edip İkrarından emin edip Safi yemin edip Cemalinden caymak niye
  3. Doğuşum müddetim miadım sensin Zamana attığım ilk adım sensin Hazreti İsa' nın doğumu değil Ben seni tanırım miladım sensin! ..
  4. Çıkamazsın, gönlüm haremdir sana Bakamazsın, eller mahremdir sana Umut pınarından su serp sineme Aslı'sın, bu yanan Kerem'dir sana...
  5. Seninle tanışmam geçen kışındı, Romandın, gözlerin satır başındı. Okuya okuya ismin aşındı, Bu aşkın modası geçti diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Eşkıya bakışın beni yıldırdı, Hançeriyle gururuma saldırdı. Gönlüm ayrılığa kadeh kaldırdı, Hasretin zehrolsa içerim diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Bir zaman gözyaşı döktü sürekli, Nerede o eski yufka yürekli? Kelebek gönlüme çiçek gerekli, Senin ilkbaharın geçti diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Masallar anlatıp avutamazsın, Talihim gözünü açtı diyorum. Ninniler söyleyip avutamazsın, Gönlümün uykusu kaçtı diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum... Mademki akıyor gençlik su vari, Kalmasın olmadık arzusu bari. İşinin erbabı gönlüm süvari, Kıskıvrak bir kısrak seçti diyorum, Müsaden olursa ben gidiyorum...
  6. Hasretin amansız tuttu yakamı, Neden olmuyorsun oralı Halil? Kasten mi terk ettin,yoksa şaka mı? Bu mudur dostluğun kuralı Halil? Vefakar kalbimi boşuna yordum, Bensiz cennet olsa gitmez diyordum. Yerini güneyli kuşlara sordum, Tanırız dediler Laralı Halil!... Başkent midir,yoksa fizan çölü mü? Mecnun gibi özler oldum ölümü, Gülmeyen bahtımın sensiz bölümü, Şimdi çatal çatal karalı Halil!... Bu mu ağabeylik,bu mu erkeklik? Bir Tanrı'ya mahsus değil mi teklik? Kırk avcının birden vurduğu keklik, Acep ben kadar mı yaralı Halil?... Kanıtla indinde yerim yüceyse, Gel de muammayı çöz bilmeceyse, Senin gönlündeki kraliçeyse, Benimki sevginin kralı Halil!... Sen zevkten sarhoşken ben zehir yedim! Gece gündüz sürdü hasret nöbetim! Henüz bin derdimin birini dedim; İsyanlar dilimde sıralı Halil!... Cemal'in sersefil sen bozma keyfi, Yüklenme sabrıma,çıldırtma kafi! Öz kardeşim diye övdüğün Safi, Şimdi hicranınla daralı Halil!...
  7. Gelin birlik olalım yarın çok geç olmadan, Gelin dirlik bulalım vazgeçin öç almadan. Nefreti yok edelim gel sen de katıl bize, İntikam eşkıyası sevgiyle gelir dize. Yedi düvel elinden kim kurtardı bu yurdu? Mehmetçik değil miydi Lâzı, Çerkezi, Kürdü? Hangimizin ecdadı feda olmadı yurda? Hangi bahçeden bir gül solmadı bu uğurda? Düne kadar Bosna'da kırılırken soydaşın, Sana senden başka dost çıktı mı düşün, taşın! Asırlardır dinmedi bir bölücü ninnisi, Aynı dinden değil mi Alevisi Sünnisi? Bin kere lânet olsun Yezit denen deliye! Muhabbetle bağlıyız Muhammed'e Ali'ye. Duyulmuş mu dünyada böyle oyun havası? Bize mi kalmalıydı komşunun kan dâvâsı? Siyah-beyaz kavgası nasıl, ilginç değil mi? Bizim mezhep kavgamız daha gülünç değil mi? Geçin o sınıfları, geçin kardeşim, geçin, Barışta buluşalım mutlu Türkiye için! Düşman sevindirmenin ne âlemi var şimdi? Milletçe kenetlenip sarılmamız kâr şimdi! Başka ulus var mı böyle temiz, böyle saf? İnsaf edelim dostlar, insaf edelim, insaf!
  8. Kader kurbanına mağrur bakışın Esaretten beter kor be gardiyan. Taşyürek denince şöyle bir düşün! Önünde saygıyla dur be gardiyan... Söyle gasbı mı var cinayeti mi? Neden engellersin ziyaretimi? Kime arz edeyim şikayetimi? Adalet nerede var be gardiyan? ... Dostun kelamını sıradan sanma Henüz çözülmedi öyle muamma Bu milletten şair çok çıkar amma Hayati gibisi zor be gardiyan... Bir kez düşmeye gör aşkın narına Yanardağlar volkan kusar bağrına! Kerem nasıl yanar Aslı uğruna! Sen bir de Vasfi?ye sor be gardiyan... Şayet meraklıysan bülbül diline Dokunman kafidir gönül teline Yeter ki üstadın mahir eline Bir kağıt, bir kalem, ver be gardiyan. Yaşlı gözlerimde hasret tütmede Kimi esirgesem elden gitmede Tek ona saygıda kusur etme de Cemal?i çarmıha ger be gardiyan! ...
  9. Hangi kul tanrısına bu kadar saygı duymuş? Aç kutsal kitapları oku bütün dinleri. Hangi kalp ayrılıktan bu kadar kaygı duymuş? Kim yaşamış önünde diz çöktüğüm günleri?... Meğer aşkı anlatan cümle şarkılar azmış; tüm besteler çaresiz,nihaventmiş,hicazmış. Kim görmüş,kim yaşamış,hangi şiir,kim yazmış? Her cevrine göz yumup,bel büktüğüm günleri?... Bana sor aşk deneni,nasıl ateş,nasıl kor. Sor sevgiyle gururun,savaşını bana sor. Aramak nasıl acı,itiraf ne kadar zor; Buram buram kan kusup,yaş döktüğüm günleri. Sanma yanına kalır işlediğin cinayet. Eden bulur sevdiğim,eden bulur nihayet. Kim yaşamış,Mecnun mu?Hep yalan,hep rivayet Aşkın çilegahında kök söktürdüğüm günleri...
  10. Yerden göğe kadar haklısın kat kat Dene her cevrini zulümden öte... Duysun edebiyat,tanısın lugat Yazsın unvanını zalimden öte.. Sabit hayalini çek gözlerimden Çıkart şu resmini sök gözlerimden Vefasız aşkını dök gözlerimden Afat görülmesin selimden öte.. Ara köhneleri meyhaneleri Dolaş izbeleri viraneleri Tanı aşk uğruna divaneleri Derbeder var mıdır halimden öte...? Nazarın kadrimi çok ucuz biçti Varla yok arası, belkide hiçti.. Ömrüm sokağında git gelle geçti Lutfuna ermedim talimden öte... Söyle ki ötmesin çekmesin kaygı Deryada damladır ondaki duygu Yok mudur bülbülde aşığa saygı Ahü-zar etmesin dilimden öte... Gün gelir Safi de niyazdan bıkar Öfkesi sabrının bendini yıkar İsyankar sedası ayyuka çıkar Öte dur köyümden, ilimden öte..
  11. Nuh?un gemisine beni de alın! Tufan öncesini sezenlerdenim! Yalanı çıkmadı açtığım falın, Sırrın Çince?sini çözenlerdenim! ... Hayat kavgasında çizmeyi atıp, Barış çarığını giydim yamatıp, Sabır imbiğinde duygu damıtıp, Gönül sancısını süzenlerdenim... Çok resmini yaptım aşk afetinin, Ehliyim ressamın marifetinin, Ceylan bileğinin zarafetinin, Daha incesini çizenlerdenim! ... Değişmem manasız zevki elemle, Hislerim şiire döndü çilemle, Ak kağıt üstüne kara kalemle, Sözün incisini dizenlerdenim... Neden çekemezler, bilmem ki niye? Bu hüner ruhuma Hak?tan hediye! Mana kervanına katıldım diye, Madde hancısını üzenlerdenim! ...
  12. Bir günah işledim bin af diledim Üstünde durmasan ne kaybederdin? Hemen her fırsatta bir tokat gibi Yüzüme vurmasan ne kaybederdin? Neyin eksilirdi beni affetsen ? Ne vardı kalbimi tekrar fethetsen ! Ne olur birazda bizden bahsetsen Hep onu sormasan ne kaybederdin? Evli olmasakta keyfe kederdi Gönül nikahımız bize yeterdi Şeytana uyupta bu kadar derdi Başına sarmasan ne kaybederdin? Yakamı tutmasan yargılar gibi Ahiret gününde sorgular gibi Her yerde hatamı sergiler gibi Önüme sermesen ne kaybederdin? Üstüme gelmesen sıkana kadar Üzmesen canımdan bıkana kadar Dağ gibi sabrımı yıkana kadar Dilini yormasan ne kaybederdin? Kanattın yaramı günbegün deşip Paramparça oldun gözümden düşüp Çılgın seller gibi haddini aşıp Üstüme varmasan ne kaybederdin? Hiç şansın kalmadı dönsende geri Yitirdin verdiğim bütün değeri Aşkına emanet ettiğim yeri Bu kadar kırmasan ne kaybederdin?
  13. Kimi gerçek kınar kimi şakadan, Sanırlar elimden iş gelmez oldu. Destek alsam Çin?den Amerika?dan, Zalim kaderimle baş gelmez oldu. Gayem ne safahat, ne saltanattı. Felsefem hep şükür, hep kanaatti. Kahve açtım garsonlarım çay sattı. Çatlaksız kırıksız boş gelmez oldu. Kenardan köşeden borç yiye yiye, Servetim yük olmaz oldu kediye, Soba bayi oldum güz geldi diye, İlkbahar yaklaştı, kış gelmez oldu. Yaslanamam betonarme yapıya, Çökeceği tutar şanssızlı bu ya, Kaç yıl gele attım bir tek kapıya, Ecelim geldi de şans gelmez oldu. Neyi esirgesem gelir nazara, Bahçevan oldum da bir gülizara, N?olur bülbül ötsün bir gün kazara, Saksağandan başka kuş gelmez oldu. Bu nasıl adalet, bu nasıl dava? Tatlı lokma yiyemedim bedava, Hangi toyda kaşık atsam pilava, Benden başkasına taş gelmez oldu. Gün günü arattı duygularıma, Geceler güç kattı kaygılarıma, Kabuslar kastetti uykularıma, Hayra yorulacak düş gelmez oldu. Tehlike çalsa da bütün hatlarım, Dosta vız geliyor tüm imdatlarım, Nice şiirlerim iltifatlarım, Yarin kulağına hoş gelmez oldu. Kör olası gözüm, pınardı hani? Her dostu ağıtla anardı hani? Dağ gibi babamı aldı da fani, O gündür bu gündür, yaş gelmez oldu.
  14. Böyledir kısrağın deli çağları Çalmadan oynuyo kıza bak hele Ben yarattım diyo alçak dağları Kafirin verdiği poza bak hele Bilmem neyin nesi kimin sıpası Çözüldü göynümün katmerli pası Göğüs göğüs değil füze rampası Şafak mı söküyo yüze bak hele Ten değil mübarek akrın sıcağı Koynuna girenin söndü ocağı Bir kalçayı seyret bir de bacağı Tornada çekilmiş dize bak hele Üst yanı Asyalı alt yanı Frenk Her adım atış bir başka ahenk Ela mı bela mı bilmem ki ne renk Şu cellat bakışlı göze bak hele Dedi ki 'Nasibim senmişsin meğer On bin kez maşallah demeden eğer; Koklarsan solarım, nazarın değer' Ağzından yel alsın söze bak hele Dedim ki; 'Ne olur tenhaya gidek, Gidek de feleği perişan edek' 'Say' dedi 'o halde saçımı tek tek' Haspanın ettiği naza bak hele Görenler altını ıslatmış derler Yatağı göl etti döktüğüm terler Yetişin; yanıyo bastığı yerler Giderken koyduğu ize bak hele
  15. Eskiler alırım haydi eskici.. Eski halı,kilim,giyisi alırım: Bir zahmet banada uğra eskici, Acele edersen memnun olurum... çekinme eskici içeri buyur Burada bir aşkın ateşi uyur Baktıkça içimin yangını büyür! İşte şu odada başbaşa kaldık, Şu ahşap masayı birlikte aldık. Onun şu gördüğün kadife koltuk. Bilsen şu camları örten perdeler Neler gizlediler,neler gördüler, Konuşabilseler neler derdiler... Burada ne varsa hepsi senindir, İlk önce duvardan tabloyu indir. Hiç sorma resmini gördüğün kimdir ..! Onun şu daktilo,şu kalem kağıt İster sat istersen hayrına dağıt Sussun bu hıçkırık,dinsin bu ağıt..! Sabırmı dayanır bu ihanete ! Hiçbirşey bırakma kütüphanede, Benim ne işim var defter kitapla Topla be eskici hepsini topla! Hepsinde yaşayan binbir anı var Hepsinin birşeyler söyler yanı var Al götür hepsini sırdaşlarımın Kurusun kaynağı gözyaşlarımın...! Al götür eskici ne resmi kalsın Ne yüzü,ne izi, ne ismi kalsın Onsuzda gülmeye değer bu dünya Onsuzda görmeye değer her rüya...
  16. Harami hırlıydı şimdiki beyden, Eşkiya eskiden dağa çıkardı. Konuğa kem gören şu köhne köyden, Eskiden essahtan ağa çıkardı! ... Hanzonun, hırbonun, nüfusu azdı. Doksan bin içinde dokuz olmazdı! Sığırın hepisi öküz olmazdı, Daha çok tosunla, boğa çıkardı... Devletin cebinden çeken çekene, Üstünü başını söken sökene, Önünü ardını diken dikene, Deh soktu, çüş çekti, oha çıkardı! ... Kimdir bu utanmaz yüzü sırımlı? Yeşilin katlinden kimdir sorumlu? Tarlaya fabrika kurdu Çorumlu'lu, Hesabı bahçeye bağa çıkardı! ... Haberler terörden şehitler sunar, Sözcüler lâf olsun babından kınar, Eskiden bir cana bir cihan yanar, Feryâd'ı figanlar göğe çıkardı! ... Seçilen bu kadar dönek olmazdı, Seçen de bu kadar binek olmazdı, Bu kadar süt veren inek olmazdı, Sağsalar bin kova daha çıkardı! ... Takip et şu giden süslü dişiyi, Pasaktan geçilmez kapı eşiği, Cemal'ce bu kadar süfli kişiyi Mayası bozulmuş doğa çıkardı! ...
  17. Hasret ettin yaşamaya Çıkacak yol bırakmadın; Vebâlinini taşımaya Tutacak kol bırakmadın. İnandım dost sözüne Boyun büktüm her nazına Yıllar var ki el yüzüne Bakacak hâl bırakmadın Yaralıysam vuran sensin Günahıma giren sensin Umudumu kıran sensin Tutacak dal bırakmadın Dudak büktün her soruma Fesat kattın her yoruma Kırk yılda bir hayrıma Çıkacak fal bırakmadın. Üstümde yok başımda yok İsim de yok aşım da yok Yaslanacak taşım da yok Yatacak çul bırakmadın. Âlem duydu âvazımı Küfre yordu niyâzımı Musâllada namazımı Kılacak kul bırakmadın...
  18. Ne kadar kolaymış esirin olmak Tesadüf eseri bakışmış sana Sen derya olmuşsun ben coşkun ırmak Sonrası çaresiz akışmış sana... Kaçıncı kalbimi kırıp gidişin Aldığın vebali günahı düşün Adımı Mecnun'dan beter edişin (*) Leyla'dan daha çok yakışmış sana... Bir gece aklına delin düşmedi Yaktığın ateşe külün düşmedi Yıllardır insafa yolun düşmedi Merhamet ne kadar yokuşmuş sana... -/-/-/-/-/-/ (*) : Anladın sen onu ;) -likevoyager-
  19. Adını kâğıda yazamıyorum, Gün olur yerlere atılır diye. Ellerim tutmuyor çizemiyorum, Resmini görenler tutulur diye... Gençliğim aksa da ömür çeşmemden, İçemem, korkarım dile düşmenden! Yaşını gizlerim dosttan düşmandan, Duyanlar gülmekten katılır diye... Uğrunda kaç kalbi kırık bıraktım! Kırk yıllık dostları nârına yaktım! Tek senin incinip küsmenden korktum; O hilâl kaşların çatılır diye... Aşkın bedelliyse peşin öderim. Sen infaz edersen ipe giderim. Kapında bir ömür kulluk ederim; Bastığın yerlerde yatılır diye... Önceden kölenin suçunu göster, Sonra'da al götür pazarla ister, Kaç para derlerse saçını göster; Bunun bir teline satılır diye! ...
  20. İçmeden resmine bakamıyorum Kırılırsın diye aklım çıkıyor İçince karşına çıkamıyorum Darılırsın diye aklım çıkıyor... Korkarım derdimi sana dökerken Utanır gözümden yaşlar akarken Uzunca yazamam belki okurken Yorulursun diye aklım çıkıyor.... Yakasız gömleği giysem eğnime Biricik resmini koysam koynuma Nezaman geçirsem ipi boynuma Sarılırsın diye aklım çıkıyor..... Her beden bir candan sorumlu sanma Hey ! Ruhu kalbimi saran muamma...! Benim bir kurşunluk işim var amma! Vurulursun diye aklım çıkıyor....
  21. Çiçeğim, bir misal var, eski atasözü, Zararın neresinden dönersen kâr çiçeğim. Senin hayat çağının henüz baharı, yazı, Benim ömür bahçeme kar düştü, kar çiçeğim... Baktığım her aynada aldığım tek uyarı, Terk etmen yakın diyor dünya denen diyarı. Renk düştü grubuma altın saçından sarı, Menekşe gözlerinden mor düştü, mor çiçeğim... Sebebini ararsan ağlamaklı sesimin, Elveda bestesidir sana olan hissimin! Bahçeleri süslerken senin kiraz mevsimin, Benim ömür payıma nar düştü, nar çiçeğim... Hiç sevip sevilmedim derken şansım değişti, Gönlümün imdadına bakışların yetişti. Senin lâle devrine billur jaleler düştü, Benim kasımpatıma kır düştü, kır çiçeğim... Uyanıp bir rüyanın rengarenk yatağından, Ayrılmak ne kadar zor sımsıcak kucağından. Dünyadan giderayak öptüğüm dudağından, Yüreğime aşk denen kor düştü, kor çiçeğim... Seninle gezemedim, çıkmadım bir tarafa, Dile düşeriz diye görünmedim etrafa. Utancım mâni oldu aşkımı itirafa! Yüzüme ateş düştü, ar düştü, ar çiçeğim...
  22. Derdimi döküpte paylaşacaktım, Eşimden dostumdan yüz bulamadım. Yüzlerce, binlerce lügata baktım, Seni anlatacak söz bulamadım... Herşeyi sezsemde ıslak saçından, Gönlümde arındın bütün suçundan. Girdiğin sayısız günah içinden, Sana konduracak toz bulamadım... Gönlüm hâlâ sende, hâlâ sözünde. Siyaha mahkûmunum zindan gözünde. Nice dilberlerin güzel yüzünde, Seni kaybedecek iz bulamadım... Üzdüler dillere verip te seni, Ezdiler yerlere serip te seni, Gönül penceremden görüp de seni, Bana hak verecek göz bulamadım...
  23. Ateş-i aşkınla öyle dağla ki, Nar-ı cehennemde koru kıskandır... Şu kara bahtıma öyle çağla ki, Mehtabı, gurubu, nuru kıskandır! ... Bahçelere veda ederken hayat, Yeşersin gözlerin hazana inat. Allah?ın aşkına bir kahkaha at! Besbeter çatlasın, narı kıskandır! .. Kimseye yar demem senin dışında, Bekletme hasretin kara kışında. Süt beyaz sineni aç dağ başında, Kahrından erisin, karı kıskandır! ...
  24. Güldüğün her yerden gül biter sanma Sen beni ilk defa yaralamadın Ben sana kul köle olurdum amma Sen bana bir günlük yar olamadın Bu kadar yüklenmek var mı susana Yerimde olupta çıldırmasana Ben gönül köşkümü açtmda sana Sen sokak kapını aralamadın Hançerle mavzerle yıkılmazdım da Süründüm aklımı senle bozdum da Ben sana yüzlerce roman yazdım da Sen bana bir satır karalamadın Onbinde bir kula nasip olsam da Kadrimi bilmedin nimet olsam da Ben senın bağına rahmet olsam da Sen benim dağıma kar olamadın Kalplere şifalar sunan meyvaydım Her keyfe kedere derde devaydım Ben senin bahtına gülen ayvaydım Sen bana ağlayan nar olamadın Yıllara mal oldu gözümden düşmen Ey şimdi aynayla kavgalı düşman Her zaman mahçupsan her zaman pişman Sen kendine yar olamadın
  25. Karnını doyurmuyor yiğidin alın teri! ... Her ay yeni bir paye şekere de una da, Dokunulmaz olacak suya da sabuna da. Kimi fazla göbeği atarken saunada, Kimi canlı cenaze, bir kemik bir de deri! Karnını doyurmuyor yiğidin alın teri! ... Vergiye mecbur eden tanısaydı insafı, Bu kadar ezer miydi, üzer miydi esnafı? Baykuşun şenlik sesi çınlatıyor etrafı, Gelirine beş basar maaşlının gideri! Karnını doyurmuyor yiğidin alın teri! ... Ekonomi atının jokeyi bile piyon, Gemi azıya almış koşuyor enflasyon! Kiminde yamalı don, kiminde Paris losyon, Hangi çağda yaşanmış bu tezattan beteri? Karnını doyurmuyor yiğidin alın teri! ... Ya nüfus patlaması! Öyle dev bir alev ki! Yangını körüklüyor fukaranın tek zevki! Uykudan aziz gelir ne mukaddes görev ki! O kadar kaldıramaz yüz gramlık halteri! Karnını doyurmuyor yiğidin alın teri! ... Vatanın imdadına koşarken çingenesi, Kanını sömürmekte binlerce kıç kenesi! Kınamaktan yoruldu Cemal?in saf çenesi, Bu kadar kara mıydı Türkiyemin kaderi... Karnını doyurmuyor yiğidin alın teri! ...