Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Katmer, katmer çiçektir sevda gülü Yaprak üstünde bir su damlacığı Sanma geceden kalma çig tanesi Bunlar sevda gülünün gözyaşları Dikeni kurumuş, pörsümüş yaprağı Dalları boyun bükmüş, öpüyor toprağı Sanma rüzgarı yemiş, susuz kalmış Vicdansız bir yürek bükmüş boynunu Ankara/27.06.2006
  2. Yalan yanlış ağlıyor bu şehir Bu gece bir başka sessiz Karanlığı bir başka gizliyor gizemi Hiç bu kadar aciz kalmadı sokakları Sokaklar ağlıyor, ağlıyor insanları Neyin yasını tutuyorsun ey koca şehir Kimi sığdıramadın koynuna? Kimleri saldın gurbet yoluna Bu sessizlik korkutuyor hayra alamet değil Nerde aslıyla keremin? Nerde birbirine kenetlen yüreklerin? Nerde adaletin, hakkın,hukukun? Çaresizlere uzattığın avucun Sokakların insan kaynıyordu bir zamanlar Bardan pavyondan çıkan sarhoşlar, Nara atan serserilerin, gül satan küçük kız Nerde yürüyen ses çıkaran ökçelerin Bu gece ağlıyor bu şehir Buluttan düşen yağmur damlası mı? Akıttığın göz yaşların Sus, ağlama güç verirsin o zaman yalnızlığa Yalnızlık bırak yansın, kendi sevdasına Hele benim için ise, hiç dökme gözyaşını Artık huzur vermiyorsun bana Bu sessiz ve karanlık şehirden Yalnızlığı sana bırakarak gidiyorum Senin olsun karanlığın ve sessizliğin
  3. Sılada hasretin, yakar içimi Derinden, derinden yaralar beni Kelam etmez oldu, ağzımda dilim Artık hiç bir şeyi gözüm görmüyor Hep hayalimdesinş gündüz ve gece Of! yaradanım, özlemek de varmış Köyüm burnumda buram, buram tüter Ben yokum, diye dereler akmazmış Ahum, koşmazmış artık köy yolunda Figan edermiş bülbüller arkamdan Yıllardır kasvet çöktü üzerime Of yaradanım özlemek de varmış
  4. Kır çiçekleri gibi Renkli ve canlı sevgin Ağacın dalı gibi Dik ve sağlam desteğin Bebeğin yüreği gibi Masum temiz dostluğun İyi ki varsın, yanımdasın İyiki dostum olmuşsun. İyiki dostum olmuşsun... Ankara/01.01.2006
  5. Zülfün teli sarkmış alnın üstüne Vuruldu bu yürek düştün içime Yasak dersen bakmam hiç gözlerine Yeterki yanımdan kuş olup gitme Erliğin, mertliğin takdire değer Yiğit yüreğine verirsem keder Sevdim demem asla dedirtmem yeter Yeterki yanımdan kuş olup gitme Benim gönlüm bekler ufak bir ışık Bilirim zorla olunmaz hiç aşık Razıyım seninle sürse karanlık Yeterki yanımdan kuş olup gitme Yüreğinde mekan ben tutamadım Paylaşmaz seni gururlu yanım Ölsede yüreğim aldırma canım Seversen mutlu ol uç git yarınım 10.10.2006
  6. Başımın üzerinde, Mavi Gökyüzü, Gözümün önünde, Uçsuz bucaksız maviliğe Meydan okuyan dev çılgın dalgalar, Çılgınlıklar arasında maviye boyanmış, Yavaşça süzülen, muhteşem bir yelkenli Bugün herşey mavimi? görünüyor gözüme, Yoksa onlar hep maviydi de Ben mi yeni farkettim? Bitmeyen derdim, Süregelen yalnızlığım, Yüreğime atılan Ümitsizlik tohumlarının, Başkaldıran uzunlu, kısalı filizleri Ne kadar çabuk dönüştünüz siyah otlara. Çok mu suladım gözyaşlarımla aralıksız? Sizler mi? beni mahrum ettiniz bu mavilikten Yoksa onlar hep maviydi de Ben mi yeni farkettim? Onlar hep maviydi. Sanırım ben onları yeni farkettim. Artık uzun, uzun anlatsanda Siyah otların yalan eşsizliğini Sana inanmayacağım, inandığım gibi, Yolacağım onları yüreğimden Umutlarımı maviye boyayacağım Mavi umutlarımla maviliğe Mavi dünyama açılacağım. Ankara/02.04.2006
  7. Bir melek inmiş, dediler yeryüzüne Elinde sihirli sopası ile Uzun boylu, ak gerdanı firuze Bembeyaz giysisi varmış üzerinde Gerdan kırarmış, göz kırparmış Avcunda yüreği varmış Uzun sarı saçları bukle, bukle İnermiş diri gögüsleri üzerine Aşık olmakmış muradı Temiz kalpli birine O beğenecekmiş aşkını Değdirecekmiş elindeki sopasını Sen rüyalarıma girdin bu gece Uzattığın avcunda yüreğinle Yüreğini, yüreğime koydum Sen aşkım varken, melekten bana ne Ankara/13.06.2006
  8. Öyle bir an gelecek ki, Ben yanından ayrılırken, Dur gitme diye sesleneceksin, Tıpkı sen benim yanımdan giderken, Benim sana seslendiğim gibi. Öyle bir an gelecek ki, İçinde bestelenen şarkı gibi özlemin, Seni alev, alev yakışını hissedeceksin, Tıpkı yalnızlığıma bekçi özleminin, Beni pare, pare yakışı gibi. Öyle bir an gelecek ki, Ağlamayı yasakladığın gözlerinden, Damla, damla hasret yaşları süzülecek, Tıpkı gözyaşlarını düşman görüp, Sende kendine kızacaksın benim gibi. Öyle bir an gelecek ki, Benden kaçtığın her dakikayı, Mumla arar gibi arayacaksın, Tıpkı kaçtığında benim sana yalvarışım. Aklına geldikçe, sende yalvaracaksın benim gibi. Öyle bir an gelecek ki, Beni sevdiğini hissedeceksin, Paylaşmak için beni arayacak gözlerin, Tıpkı seni seviyorum diye bağırdığımda, Bulamadığım sen gibi sende beni bulamayacaksın. Ankara/14.06.2006
  9. Loş bir karanlık Karanlığın ortasında Ağaçların arasında bir masa Masada oturan yalnız bir adam Yüreğinde birde tasa, gam Eli dayalı alnında Diğer elinde sigara Belliki çok darbe yemiş Belliki hançer yemiş sırtına Ondanmış yüreğindeki yara Bakışları saplanmıştı Tek bir noktaya Gözlerinden akan yaşlar Süzülüyordu dudaklarına Nekadar sevmişti o güzeli oysa O bed gün geldiğinde Hayalleri nasılda yıkılmıştı Ayrılmak istiyordu ondan sevdiği güzel Son sözü elveda oldu Elveda dedi. Elveda aşkım sana O günden sonra Hiç sevmedi yalnız adam Barışmadı sevdasıyla Hatıralarına sürgün yaşadı Tövbe etti yeni bir aşka Yalnızlık yılları ağladı Acısı kır saçlarında saklıydı. Ankara/10.05.2006
  10. Yıllar önce seni ben, hep böyle hayal ettim Yumuk, yumuk ellerinle, ela gözlerinle Minicik ayakların, simsiyah saçlarınla Getirdiler bir kundakta, seni kucağıma Gelecek neler vadedicekti bilemedim Emanetçin yoktu, ak yavrum gel diyemedim Bir akşam üzeri, uyurken güzel uykunda Bıraktım anneme yaşlı gözle çıktım yola İnan ben hiç istermiydim, seni bıakmayı İstemezmiydim gülümsemeni kucağımda Çok isterdim, beşiğinin başında olayın İçinden seni alıp, emzirip doyurayım Bazen şartlar o zamana el vermiyor oğlum Sadece küsüyorsun şu vefasız hayata Oysa şimdi şu kırık kalbimde tek tesellim Senin mutluluğun, sağlığın oldu bebeğim Derdimi anlatsam çevremdeki insanlara Basit gelipte, onlara boş bakıp gülerler Ancak, hasret dolu bu yıllarımı kimbilir? Birgün gelipte anne olanlar beni anlar Sen bile anlayamazsın istesende Verirlerse yersin, yatırırlarsa uyursun Oysa ben ne kadar sana hasretim küçüğüm Sıcaklığında ağlaman bile mutluluğum Gözlerimi kapattığımda seni görürüm Gözümü açtığımda, seni hayal ederim Çocukları parklarda gördüğün zaman hep Sende aralarında oynuyorsun zannettim Bir gün bu hasretim bitecek inanıyorum Seni kucaklayıp, asla bırakmayacağım Al başmış yanağından ben ve baban öpecek İnci misali gülücüklerin, saçılacak Artık, bana bakıpta anlamayan gözlere Mutluyum diyen iki çift gözle bakacağım Seni huzurla yarına hazırlayacağım Büyüyünce, umarım anneni af edersin Seni bırakırken bükülen garip boynumu Sana kavuştuğum, o zaman doğrultacağım Seninle daha çok gurur duyacağım oğlum Yanımda olmadığın anda, duyduğum gibi 04.03.1989
  11. Sen kimsin arkadaşım Nerden nasıl geldin önemli değil İyiki geldin diyorum, şu yalnız dünyama Arkadaşım, kardeşim, dostum ol Saygı eksilmesin yüce ruhunda Şükür rabbim seni bana gönderdi Kadına yürek olarak değer veren sen Mükemmel kişiliğini nasıl korudun Nasıl saklandın pislenmeden Nasıl? arı,duru olarak kalabildin. Sen dostum ol, namusun, namusum olsun Sen arkadaşım ol, derdin, derdim olsun Sen kardeşim ol, yüreğim huzur bulsun Zaman ne gösterir bilemem İstersen herşeyim ol Yeterki sen insan kal, unutma değerimi ANKARA/16.06.2006
  12. Bir avuç, toprak kardın İnsanı özenle yarattın Adem ile Havva diye ayırdın Ne büyük kudredsin sen Yolundan gidenler inandı Cennet kapısı ödülü oldu Karanlığa ışık oldu, kuranın Ne büyük lütufsun sen Anlımıza yazdın yazı Bu kaderin, yaşa dedin Dilimiz bağlandı emrine Ne büyük buyruksun sen Doğruya yaklaş dedin Bize şükretmeyi öğrettin Zorlukla sabrımızı denedin Ne büyük ilahsın sen Helalin değerini gör, Haramın rezilliğinden kaç dedin Günahı, sevabı öğrettin Ne büyük ışıksın sen Açların feryadına yetiştin Ekmek koydun, sofralarına Doyunca şükretmeyi öğrettin Ne büyük hızırsın sen Elimizi açtık sana, dua ile Yüreğimizi serdik sefa ile Bizi senin yolundan ayırma diye En büyük kudred sensin ALLAH Ankara/15.06.2006
  13. Bu gece, diğer gecelerden farklı değil Ben yine ayaktayım, yine bedbahım Hiç uyku bilmeyen gözlerim, hala ıslak Şimdi yıllardır küstüğüm, aynanın karşısındayım. Aynada kır saçlı bir adam görüyorum Çizgilerle dolmuş yüzüm, küçülmüş Yay kaşlarım, düşmüş gözüm üstüne Meğer yıllar benden ne çok şeyler alıp götürmüş. Nerde? şimdi peşinde koşan genç, delikanlı Sordun mu hiç nerdedir beni diye Ben hiç unutmadım seni güzelim, Tek değişen yaşım, aynı kalansa sana olan sevgim. Şimdi nerdesin? Kiminlesin kim bilir Seni ne kadar değiştirdi acaba yıllar? Vicdanlı kollardamı uyuyorsun sen, Yoksa bir vicdansızın evinde yaşıyor musun Tek dileğim,mutluluğundu benim Bilsemki mutlusun, rahatlar şu gönlüm Birgün rastlarsak seninle,biryerde Dikersen gözlerime, çimen yeşili gözlerini O zaman hemen tanırsın, sana hala aşık bu deliyi. 01.02.2006
  14. Küçük ceylan ağlıyor Yüreciğim yanıyor Etme bana gülüm naz Bu can seni özlüyor _______________ Bırak ceylan ağlasın Yürek ateş almasın Senden bana olmaz yar Boşa gönül kanmasın ___________________ Bahçe kavak doludur Yarim beyin oğludur Bense garip bir kulum Hasret benim yolumdur ____________________ Beyoğluyum demedim Seni garip yermedim Hadi şimdi öte git Ben seni hiç sevmedim ___________________ Özlemek bu demekmiş Yollar uzun gelirmiş Yar sinene düşünce Kavuşmaksa hayalmiş _____________________ Vah dedimde bayıldım Sana nasıl aldandım Sen devam et hayale Ben sinene hiç konmadım _____________________ Beybabana söyle gel Gözler dolu oldu sel Dayanacak gücüm yok Bakma bana öyle mel ______________________ Ahır dolu hayvan var Mel mel bakan koyun var Bana koyun diyorsun Gelirmiyim sana yar ____________________ Kuzu otlar merada Selam gezer ortada Almadık mı selamı Şaşkın oldu bu sevda ______________________ Sevda dedin hep durdun Bana nasıl vuruldun Sana ümit vermedim Zaten sen bir gavurdun _______________________ Pazarda su satıyor Ele hava atıyor Almış boğça koluna Sokak sokak geziyor _________________ Hava senin neyine Böbürlendin sen yine Sokak sokak gezende Düşersin el diline
  15. Kuzu sessizliği bir gece yaşıyorum yine Tüm dertlerimi koydum, boş bir kutuya Üzerine kilit vurdum, anahtarını attım Vefasız yarimin gönül yurduna Yıllarım seni unutmamı söyledi Bana unut dedi. O zalimi Anma adını, görme hayalini Yinede uymadım, şu gavur şeytana Denemedim, düşünmedim seni unutmayı Nasıl gömerdim seni mazinin derinliklerine Kopabilirmiyim sanıyorsun denesemde senden Özlemezmiydim seni hiç kafirin, kızı Ben kıyamadım, eller kıydı sana Yalnızlığı ben göstermedin, sen seçtin Şimdi özlüyormusun beni, anıyormusun Adımı söyledikçe titriyormu yüreğin Hiç ağladınmı, sevdan için benim gibi Aklından geçtimi, dağlara çıkmak Eskiyara yoldaş olmak, sofralarına oturma Benim geçti, ama yapamadın senden ayrılamadım Dönmek istersen geri, devam ederiz aşkımıza Gönül yurdundaki anahtarı bulda gel yanıma Dertlerimi salayım, en büyük derdim sen ol Senden duymak güzel olur bana olan sevgini Ankara/ 17.06.2006
  16. Seni yol kenarında, bir köşede buldum Rüzgara bütün gücünle direniyordun Yeşiline ne oldu? Dönmüşsün sarıya Hangi rüzgar attı seni garip buraya Yerden seni alıp, koydum avuçlarıma Yavaşça, hiç incitmeden dokundum sana Ne kadar da dikkat etsem gücüm tükenmiş Nüsılda dağıldın pul, pul avuçlarımda Bizim senden bir farkımız yokki buna inan İnsanlarda çıkıyor ayrılıp yuvadan Seni rüzgar kurutmuş, bizi ise hayat Sebep ne farkeder, sonu kaderde biter Ankara/26.06.2006
  17. Kurban olayım kavanoz dipli dünya. Dön arkanı sessizce bak, ben varım arkanda, Bak yüzüme,gözlerime yok ettiğin umudu ara Adalet pusulandı, yolu öğrendin mi yoksa? Kimine kavun verdin. Tadına doyma diye Kimine kavunda neymiş,hakkın kelek dedin Açılan avuçlara bazen gül koydun, bazen diken Hep beni mi gördün tuttun vurdun yere, bir duvara Korkuttun mu? sanıyorsun gülerim buna İster kelek yedir, ister diken koy avuçlarıma Bu dünyaya geldiysem eğer,gerekiyorsa yaşamam Yaşarım sende, adaletsizliği?nın canı cehenneme Ankara/01.01.2006
  18. Sen iki yıl oldu. köyden gideli Herşey aynı diyemem, çok şeyler değişti Sensiz günlere bir yenisi eklendikçe Özlemin içimizde büyüdükçe, büyüdü Gittiğin günün o kara gecesinde Yorganı yüzüme çekip, sabaha kadar ağladım Merak etme, kimse ağladığımı anlamadı O yüzden nedenini hiç kimse sormadı Karabaş köpeğin, seni çok özledi Aşağı yola inerken, paçandan tutmuştu ya! Sende ağacın dibinde bulduğun kemiği atmıştın önüne Hala karabaş o ağacın altında kemik arıyor. Otobise binerken, bana sımsıkı sarılmıştın Olanca gücümle koşmuştum otobüsün arkasından Senin yerine, babam sarıldı daha sıkı bir kaç kez Ama hiç kemiklerim o zamanki kadar çok acımadı. Kır eşşekte aradı seni, aldı başını gitti Çok sonra yaylanıza çıkan yolun başında bulduk Senin okşadığın gibi, okşadım başını Arka ayağını sana kaldırdığı gibi kaldırmadı Sarı inek geri kalır mı? özlemekten Sen sağdığından beri süt vermedi Satmak için pazara götürmek istediler. İnat etti, gitmedi.Kasap amcan gelip kesti Hala aynı saate geçiyor yoldan otobüs Aynı saatte iniyorum, kara meşe ağacının dibine Senden sonra giden muhtar emmi bile döndü köye Seni sordum ona dedi: giç görmedim. Sırra kadem bastın, gittin be delikanlık Yatak bilmeyen anan, koydu başını yastığa Çiçeğim derdin bana, o çiçek boynunu büktü Dalında kurumadan ne olur dön köyüne yarim Ankara/19.06.2006
  19. Hastanede tanıdım seni Ürkekliğini, çekingenliğini Bakışlarında gördüm Elin kolun kalkmıyordu havaya Hayata isyan edişini Bükülen boynunda gördüm Bende çaresizdim senin gibi Kafa. kafaya verip Uzun uzun dertleşmiştik Bu acıları çekmeseydik Hastaneye yatmazdık belki O zamanda dost olamazdık ki Acısız hayat olmaz Yeterki acıları yenelim Büyük yangınlara çevirmeyelim Hastaneden ayrılırken gözlerinde Ürkeklik, çekingenlik değil Yaşama sevincini gördüm Ufacık taşlarla yıkalacak Bir büst değilsin sen Topla bile yıkalamayan kale olmalısın Aynanın karşısına geç Gözlerinde benim gördüğüm Yaşama sevincini gör Menfaat uğruna çevrendekilerin Beklediği insan olmaktan kurtul Aynadaki sen ol.
  20. Gerçek sevgi, yürek ister Uğrunda savaş ister Fedakarlık yapamıyorsan eğer Sevgin için ugraşman neye değer Hem sevmek, hemde kaçmak Bir arada bulunmaz bu çiçekler Kaçarken sevgi çiçeğini ezersin Ezdiğin sevgi bir köşede beklerken Çevrendekiler etrafında fır dönerler Akıl verenin çoktur aldırma Layık değildi o zaten sana Sen aslan yüreklisin derler Yıllar geçtikçe, yalnızlığın arttıkça Günahından korktuğun sevgin Yüreğinde duyacağın pişmanlığın Yürek sızında katılırsa duygularına Nasılda aratır geçmişi sana Hayaller karışır zamana İlk yanına oturduğun Banklar gelir aklına Değerini bilemediğin anlar geri gelmez Geride kalan buruk bir acı birde gözyaşı Anılarınla, Kıymetini bilemediğin sevginle Mutluluğunla, umudunla Yaşamaya mahkumsundur duyğularınla Kandırma artık kendini dostum Yarattığın yaşam senin, yaşayacakta sensin Ankara/10.05.2006
  21. Biz doğduğumuzdan beri birlikteyiz, Ben acıkırsam acıkır, susarsam susar, Benim yüreğim, onun da yüreğidir Yüreğimiz aynıda olsa bazen zıt düşünürüz Haklıysam sonuna kadar savunur beni Haksızsam nasihatlar serer önüme Bir kilim gibi, İyi anlaşsak da; Arada sırada kavga ederiz. Etrafımda menfaat uğruna Alçaklardan uçan Akbabalarla ise hiç anlaşamaz. Çoğu kez, kızar bana Çok yüz veriyorum diye onlara Bu yüzden kendini beğenmiş bulurdum onu Bir gün benimde arkadaşlarıma ihtiyacım oldu İşte o zaman hepsi teker,teker Uçmak için yükseğe yükseldiler Hiç alçaktan uçmadılar. Zamanında beğenmediğim, Arkadaşım geçti karşıma: Hani, ben haksızdım, sen haklı Bak dost bildiğin arkadaşların, Nasılda bulutlara takıldı. En iyi arkadaşın içindeki bensem Biraz da, dur da beni dinle Kanma yalan dostluklara, İnanma herkese bile, bile İnanma ki; Dost bağında akbabalar yerine Bülbüller gelsin dile Ankara/21.05.2006
  22. Ben bir gemiyim, mavi umut denizinde Yıllarca bir liman aradım, durdum Durduğum ilk limanda, beyaz örtü örttüler üzerine Sarı halkayla bağladılar çürük bir demire Küçük bir gemiydim, yük kapasitem belli Acımadan tıka, basa doldurdular beni Her sefer dönüşünde sakin peri kızı denizi Dev dalgalara yenik buldum, canavar misali Fırtınalar, dalgalar yıprattı beni Gövdemdeki siyah şerit silindi gitti Dalganın şiddetiyle kurtuldu halatım halkadan Kendimi denizin ortasında buldum tekrardan Dümeninde beni kahreden kaderim var Meçhul bir bilinmezliğe çevrildi rotam Sessizce süzülüp bende kalan yanımla İşte gidiyorum, elveda dalgalı liman Ankara/22.06.2006
  23. İçimdeki çocuk, Hiç unutmadı,sevgi bebeğini Elinden aldıkları o anı Bu yüzden hiç dinmedi gözyaşı Tövbe etti yaşamaya Küstü kötü kadere Ama hiç suçlayamadı Çünkü onun yazgısıydı Her gece şükretti Açtı minicik ellerini Avcuna düştü bir inci tanesi Tövbesini bozmaya yetti İçimdeki çocuk Dokundu parmaklarıyla tenine Yumuşacıktı teni Kadifeye dokunur gibi Sonra kim olduğunu hatırladı O benim yüreğimdi Sense avuçlarına düşen Beyaz inci tanesi 05.11.2006
  24. Yine hüzün bahçesinde Efkarlandım, sabahladım Huzur yatmış bir köşede Ondan hiç yüz bulamadım. Yalnızlığım buldu beni Çıkıverdi birden biri Açtı gönül sayfasını Vurdu sözü yerden yere Mutlulukta nasibim yok Kaybolan bir yıldız gibi Batıp çıkar karnı çok tok Birde gör der sabi gibi Rabbim vermiş canı bize Emaneti bedenime Hüzün bahçe der söze Misafirsin bu aleme
  25. Mekan aynı, Hiç birşey, değişmemiş Aynı cadde, aynı sokak Kaldırım taşları bile eskimemiş Sadece günler erimiş, geçen zaman Yaşam ise hala zor, aynı yerde Yine insanlar bir telaş, bir kargaşa içinde Giderken aslanın ağzındaydı, Geçim nafakası bir dilim ekmek Şimdi inmiş, koca miğdesine Almak için, daha çok çaba gerek Beni uğurlayan arkadaşlarım, aynı kahvede Bir elinde sigarası, bir elinde çayı aynı Sohbetin gözüne vurmuşlar, aynı ortamda Tek fark, belki benden az yada çok Yüzünde oluşan çizgi sayısı Yürekler, yine seferde umuda yolcu Nail olan umudun yerine beklendikçe Umutlar tükenmezmiş, hep beklemede İnsan, böyle yaşarmış, ümit ettikçe Hayat acımasız, iki yüzlü şeytan Bir yüzü, umutlara kurşun gibi düşman Diğer yüzü, beklemediğin anda süpriz En kötüsü bu iki yüzlü şeytanla birlikteyiz, Bende çıkmıştım umudum için yola Ne para, ne pul, ne şöhretti muradım Yaralandım, savaştım, yaşlandım Çok şeyler götürdü benden, başta beni Hala bulamadım, bir yudum sevgi Ankara/21.06.2006