Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Sen Var Ya Sen Sen! Sen var ya sen, Dünyaya bedel hazine gibisin, Hazine senin temiz yüreğin, Üzse de seni eller, Sen yine karlısın, en azından Yüreğini kirletememişler Sen! Sen var ya sen, Aslan gibisin, Aslanın kuvveti, Senin, azmin Her şeyin üstesinden gelirsin Kıskananlar senin önüne geçse de Onları arkanda bırakıp gidebilirsin Sen! Sen var ya sen Çiçek gibisin Kokun dostluktur senin Yaprağın sevgi Çiçekleri sevmeyenler Koparsa da seni Dalından tekrar sürgün verirsin Yeniden açar çiçeklerin Sen! Sen var ya sen Bataklık kuşu gibisin Bazen burada bazen de ordasın Seni sapanla vursalar da Batsanda, batağa Kanatlarınla çırpınır Çıkarsın ortaya Çünkü o kanatların senin yaşama sevincin Sen! Sen var ya sen, Sabır taşı gibisin, Kırmaya çalışsalar da seni, Kıramazlar, dağıtamazlar, Sadece kıskanırlar dururlar, Yer,yer oluşan çatlaklarını, Bil ki sen kendin çatlattın. Sen! Sen var ya sen, Bir gemi gibisin, Açmışsın yüreğini enginlere, Yükün mutluluk, Gücün inancın olsun, Bu inanç götürsün seni, Güzelliklere. Sen! Sen var ya sen, Her zaman mutlu ol İnancın yoldaşın Işığın sevgi olsun Tamam mı gülüm? Dostluğumla, dualarımla Unutma,hep yanındayım
  2. Sus.......... Birşey söyleme Kara üzüm siyahı gözlerinle Bak sadece gözlerimin içine Beyaz bir güvencin cilvesiyle Yanmıştım ateşli avuçlarımdan gidişine Sus............. Gel otur yanıma Gezinsin ellerim ipek saçlarında Sen de koy başını omzuma Varmısın acıları kıskandırmaya Varmısın aşkı kucaklamaya Sus............ Unutalım herşeyi Duymayalım geçmişin ezikliğini Yaşayalım fırtına sonrası sessizliği Getirme aklına ayrılığın ikincisini Ayırma yanından bu sevda delisini
  3. Hatırlıyorum........ Hala net o geceyi Gözlerinde bir damla yaşla Karşıma durup geçişini Unutmadım......... Üzgün halini, perişanlığa köleliğini Suçlu gibi yere yüzünü eğişini Bana elveda aşkım deyişini Sorgulamadım seni.......... Neden bu ayrılık diye Elinden tutup, basamadım bağrıma Sen daha fazla üzülme diye İsyan edemedim............... Tek suçum seni sevmek mi? Onun içinmi verdin bu cezayı Bu soruları soramadım sana yarim Sende hatırlıyormusun.......... Benim gibi veda gecesini Ayrılırken dönüp baktınmı arkana Gördünmü yere çökmüş cesedi Duydunmu............ Yaktığım ağıtların namelerini Yüreğimden gelen dön çağrı sesini Hiç pişman oldunmu bensiz yıllarında Unut gitsin.......... Desemde bilirim dönmezsin Gururun sana olur engel Hiç dönme istersen, seni hala sevdiğime inan yeter. Ankara/17.06.2006
  4. Tatlı bir tesadüf Getirdi seni bana Sesini ilk duyduğumda Sıcak bir el okşadı içimi Aşkım, canım deyişinle Erdi ayagım çağlayana Siyah gözlerine ilk bakışımda Çağlayanım döndü denize yarim Sevdim seni Bir o kadar da derin Yüreğimin en güzel yerinde Seni misafir ettim Beni düşündüğün hayaline Bir gün de ben ekledim Çok sevmenin adını Sen tutku koydun yarim İster adı tutku olsun İster sevgi En güzeli benim için Seni sevmekti Senin için neydim bilemedim Diline kilit vurdun Birdaha duymadım o güzel Sözleri senden yarim Benden artık çok uzaktasın Sevgiden kaçısını göre göre Ne senle olunuyor Bende yaşadığını bile bile Ne de sensiz olunuyor Ne yaşattın beni Ne de öldürdün yüreğinde Şimdi bu yürek ne yapsın yarim Gözümü kapatıp Seni hayal ettiğimde İçimde bir yanma oluyor Yıldız gibi kayıyor yüreğim Seni hissetmenin hazı Ulaşamamanın ezikliği Beni bir hoş ediyor Seni meğer ne çok sevmişim yarim Ben yanlış tarihte Yanlış tarihi sevmişim Bir gün gideceksin Uçacaksın buhar olup Yüreğim yavaş yavaş ölecek Dur demeye benim bile gücüm yetmiyecek Benim tek suçum sevmek Suçlu ise seni bana sevdiren kader yarim 15.10.2006
  5. Yollar bitmez, ayak basmaz oldu Dil söylemez kelam etmez oldu Gözlerimde yaş yere dökmez oldu Kor ateşlerde kalasın zalim Ettiğin sözler hala kulağımda Yalanların, dolanların dimağımda Döneceğim sözün yürek yaramda Kor ateşlerde kalasın zalim Birgün gelir hesap verirsin Ecel terlerini buram buram dökersin Sevda ahı aldım gülemedim dersin Kor eteşlerde kalasın zalim 08.09.2006
  6. Hep yüreğim kuş oldu benim, Devamlı kanat çırptım bilinmezliğe Yoruldum, Heybetli bir ağacın dalına kondum. Heybetine yakışmayan asaleti Beni attı dalından Kırılan kanadımı sarmadı Kış geldi, üşüdüm. Donmak üzereyken, Açık gönül penceresinden girdim içeri, Sıcacıktı yürek sevecen ve samimi, Beden diliyle değil, Yürek diliyle paylaştık, Sevgiyi, saygıyı, verilen değeri. Ağaç kıskandı bizi, Rüzgarla birlik olup, Dallarıyla vurdu,vurdu pencereye, Pencere kırılmasın, gönül üşümesin diye, Uçtum pencereden tekrar bilinmezliğe. Birdaha girmedim o pencereden, Birdaha konmadım beni atan ağaç dalına, Artık korkmuyorum, şu fani ölümden, Bekliyorum istediği vakit, gelirse gelsin, Beni alacak kadar severse, sevsin. Ankara/29.04.2006
  7. Ağlamak geliyor bazen içimden Çaresiz değilim dedim, kandırdım Birgün ağlarsam derin ve içten Tut beni yüreğim buza düşmesin Nefret geliyor ara sıra içimden Kadere isyan da nasıl edesin Beddua duyarsan o an dilimden Tut beni yüreğim buza düşmesin Yalvarmak geçtide içimden sustum Namerde el pençe önde durdum mu? Bir gün yanılırda dersem o dostum Tut beni yüreğim buza düşmesin Sevmek istemedim sanmayın sakın Sevmeyi denedim hiç sevilmedim Vefasız yanında bulursan yakın Tut beni yüreğim buza düşmesin
  8. Gökyüzünde milyonlarca Yıldızlardan biriydin Karanlığı delen ışığında Geceler boyu hep seni seyrettim. Birgece yüreğime ışık Yalnızlığına ortak ol diye Gökyüzünden çekip aldım Seni boynuma kolye yaptım. Işığınla demiri erittim Şekil verdim Dost kapıma birde anahtar yaptım Birgün olurda Bıktırırsa dostluğum Sıkarsam seni Söyle can söyleki Seni boynumdan çıkarıp Yıldızların arasına salayım Ankara/11.05.2006
  9. Yaralıyım, sinem yara Bulunmaz mı derdime çare Anlatsamda sabaha kadar Dertlerimde yerimde sayar Yarım canan dili tatlımı Gülen gözler şöyle baktımı Saçlarını rüzgara kattımı Yüreğimden sarılmak gelir Hasret sana bu deli gönül Dön gel artık bana sevgili İnat etme gayri sev beni Fazladan naz aşık öldürür. Ankara/27.06.2006
  10. Bazen dalıp, dalıp gidiyorum uzaklara Sen geliyorsun aklıma, kapıyı çarpıp çıkışın Merdivene çöküp, saatlerce seni bekleyişim, Hıçkırıklarım gitmiyor kulaklarımdan. Silinmiyor yürekten kor ateşli yakışın. Uzun süre oldu yoksun hala ortada Bilmiyorsun ne haldeyim, nasıl çöktüm Hiç konuşmadım kimseyle hep sustum Tek konuştuğum insan,yine olmayan sendin Olmayan sen ise, senin güzel hayalin. Sen gittiğinden beni sarayımız köşke dönüştü Yalnız kokan çiçekleri, soğuk duvarları var artık Yalnızlık köşkünde yaşıyorum şimdi tek başına Tek ziyaretçim hatıralarım, hala sıcak sevgin Artık son ver yalnızlığıma, gel seni çok özledim. Ankara/05.06.2006
  11. Benim rüzgarım delidir Deli, deli eser Ben kendimi bildim bileli Bir bakarsın yüreğinde açan Sevda çiçeğinin kokusu yayılır Rüzgarımla sevenlerime ulaşır Bir bakarsın karanlıklar içindedir yüreğim Ağıt yakar kendine inceden, inceden Başlar acılı bir şarkı söylemeye Rüzgarımla yayar namelerini Benim rüzgarım delidir Deli, deli eser Ben kendimi bildim bileli Estimi yüreğimin rüzgarı Olduğum yere siner saklanırım İstemem rüzgarımda sürüklenen bir yürek Ben vebal altında nasıl kalırım Yalnızlık, mutluluk değil belki Geçmişinle sorgulanırsın yalnızlığında Birtek bana gücü yetsin diye Ben yanlızlığı seçtim Ankara/21.06.2006
  12. Dünya iki kapı, süslenmiş bir han Kapılma süsüne, dalma sefaya Ömür dediğin ne bir parça yalan İnsanca yaşarsan kalmazsın yaya Haramdan koparıp, yeme bir lokma Takılır boğaza yetim gözyaşı Ah ile dünyanı kendinden alma Vurur sonra seni vicdan savaşı Yolun doğru ise korkma düşmandan Sığındığın imansa eritir kini Birde bakmışsın ki, dost olmuş candan Öğretmiş olursun kul sevgisini Beddua alırsan gülmez nur yüzün Şeytan tuzağıyla bekler kapında İnancın zayıfsa, değilse bütün Bir çare yüreğin kalır cefada Son kapı ölümdür yaşam yolunda Birgün gireceğiz tahta kutuya Nerede servetin var mı? yanında Hepsi kaldı şimdi yalan dünyaya
  13. Şimdi yağmur yağıyor, Islak kaldırımlar seni hatırlatıyor bana, Hani, bir sabah erkenden Üzerinde yağmurlukla kapımı çalmıştın. Arkanda sakladığın kırmızı gülü uzatarak Yürüyüşe çıkalım demiştin. Hatırladın mı? Nasılda arabaya kadar el ele koşmuştuk. Silecekler bile yetişmiyordu yağmurun hızına Her zaman gittiğimiz tepeye varınca Bir ara ayağım kayıp düşmüştüm çimenlerin üstüne Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura aldırmadan Delice yuvarlanmıştık Hatırladın mı? Islanmak bile güzeldi seninle Beni terk ettikten sonra Bir kere daha o tepeye gittim Yine yağmur yağıyordu bardak boşalırcasına İliklerime kadar ıslandım O gün ki kadar sevmedim ıslanmayı, Çimenlerde yuvarlanmaksa içimden hiç gelmedi Çünkü,sen yoktun yanımda Ankara/17.05.2006
  14. Sevgiden hiç söz etmedim diye Sanmayın ben hiç sevmedim Ağlarken hiç görmediniz diye Sanmayın sevdam için hiç ağlamadım. Kara yasım, ak ömrüm, yoldaşım Nurtanem, sevdiğim, birtanem Kimse bilmiyor seni, kimseye anlatmadım Beni yakışını, yüreğime yer edişini Elveda derken, dökülen gözyaşımı Elimle sildiğimi, sen bile farkedemedin. Varsın öyle bilsinler beni Tek ben yaşadım seni ve sevdamı Elimle gömdüm yüreğimin derinliklerin Yaşadığım acı, tatlı günlerimi Neler çektiğimi bir ben bilirim,birde allah Birde seni hala sevdiğime şahit sevdam Evet, yıllar yetmedi seni unutmama Hala yalnız gecelerimde seni yaşıyorum Kara yasım, ak ömrüm, yoldaşım Nurtanem, sevdiğim, birtanem seni. Ankara/17.06.2006
  15. Ümitlerimi kaybettim, arıyorum Ne ilan verdim, ne de anons ettirdim Avuçlarımı açtım sadece belki gelir oturur diye Henüz gelmedi, belkide hiç gelmeyecek Giden gitti derim, güler geçerim Gidenin peşinden gitmek şımartır onu Başka ümitler yokmu? arar bulurum Ümitsiz yaşanmazmış. atalarımdan duydum. Hazıra konmaktır olan ümidi almak Emanet olur, hazır olan her şey Kalıcı tek şey, Emekle ortaya koymak. Gidenin peşinde koşmaksa zaman harcamak Ankara/23.05.2006
  16. Unutmam diyordum seni Ölürüm de, unutmam Tuzum da, ekmeğim de İçtiğim su da tadın vardı Yaşardım hayal kurarak Adını duyunca titrerdi içim İçime saplanan bir bıçaktın Çekerlerse kanarım sanırdım. Ben severken seni, delice Sen, hiç sevdim demedin Sana gönderdiğim selamlara Sen hiç cevap vermedin Rüya görmüyorum artık geceleri, Tuzum da, ekmeğim de tadın yok artık Ölürüm de unutmam seni derken Unutmak için ölmeye zaman kalmadı Yaşayan bir sevgili idin yüreğimde Unutturmak için adını Uğraştın silmek için hayalimde yüzünü Şimdi ise sayende, unutulan sevgili oldun. Ankara/13.06.2006
  17. Beş bölgenle bir bütünsün Türkiyem Ayıramadılar seni birbirinden Kızanın, senin için feda etti erini Kanımızla aldık düşmanın elinden seni Ocağımız oldu, toprağın bizlere Ana bağrına yaşlar gibi yaslandık tabiatina Hiç evlat kıyarmı anasına Bizlerde siper ettik bağrımızı sana Aç karınlar, doydu toprağından Buğdayın kaynadı aş oldu sofralara Biz ocağımıza ihanet etmedik Edenleri bizden saymadık Sen ana oldun bize, bizse evlat Evlatlarında oğün anam, Türkiyem Türküm derken titrer içimiz Ne mutlu Türküm seni hep seveceğiz Ankara/15.06.2006
  18. Birgün toprak olursam, Yüreğimdeki morluklardan, Dil yarasının kanattığı damarlardan Vicdansız yüreklerden kurtulurum. Toprağıma; Sevgi, saygı tohumları serpin İnsanların yüreğimde yetiştiremediği Çiçekleri toprağımda büyüteyim Ankara/17.05.2006
  19. Yüreğim kırgın, Şu yalan dünyaya, Ciğeri beş para etmeyen Soysuzların yanında. Açlık sefalet Çıksada şahuka. Eli cebe girmeyen Cimrilere olmuş banka. Can, Can'ı vuruyor Kin, nefret uğruna Vurulan toprak oluyor Vuran ağırlanıyor sarayda Yar kıymeti bilmeyen. Hiç yarsız kalmıyor, Yare yürek veren Hiç yar bulamıyor. Yeter artık fani dünya Silkin sende birazda. Adaletini koyda ortaya Kötüye iyiyi harcatma Ankara/11.05.2005
  20. Davullarla uğurladık Dualarla saldık, seni Bayrağı verdik eline Güle, güle git askerim Mektupların geldi bize Selamını ulaştırdık Büyüklerin selamıyla Selamlandın sen askerim Çatışmaya gitmek için Bütün bölük çıkmış yola Düşman denen acizlerin Kökünü sen kaz askerim Sen gelirsin izne diye Yoluna baktık durduk Sen gelmedin, geldi künyen Gözler kapanmış askerim Anan sana ağıt yakar Dizlerini döver durur Acın taze yürek yakar Seni özledik askerim Bayrak şanın oldu senin Vatan ise gururun Şerefin kara silahın Nur içinde yat Şehidim.. Ankara/27.06.2006
  21. Dur, konuşma....... Biraz sessiz kal ne olur Susmalısın.......... Bakışlarınla anlat bana Kara elmas gözlerinden Anlarım, ne anlatmak istediğini Kırılma......... Kırılma bana ne olur, nazlı yarim Kızma seni susturduğuma Kelimelerin........ Kurşun gibi vuruyor yüreğimi Acıyor canım, acı çekiyorum aşkım Kaçmak......... Uzaklaşmak istersen benden Susmaya devam et ve usulca Ayrıl yanımdan, ayrıl uzaklaş Elveda.......... Kullanma bu sözü yüzüme Ben anlarım, bakınca Yaşlı, mahcup gözlerinden Ağlıyormusun............. Diye sorma sakın Ağlamam desem yalan olur güzelim Hemde hıçkıra, hıçkıra ağlarım. Utanmam........... Ne de sakınırım, düşmanı olmam gözlerimin Erkeklerde ağlar şaşırma işte örneği benim Sarılmak................ İstersen bana, gelirse içinden Aç kollarını, geç karşıma Sokul usulca daya başını gögsüme Bende senin saçlarını okşarım Kararın kesinse.......... Gelirsen yanıma, o zaman susma Konuş seni sabaha kadar dinlerim Yeterki merhem olsun kurşun yarama İlk sözün sevdim olsun, bende diyeyim sana Ankara/16.06.2006
  22. Acımasız yıllar, Yordu bedenimi, Karınca yuvası gibi, Beynim karma karışık. Yüreğimse seni sevdi Eğer sevmek suç ise O enbüyük suçu işledi. O bir suçlu. Ankara/17. 05.2006
  23. Yüreğim yanıyor istersen inan İstersen yalan de bakma yüzüme Dilin bal iken de olsun ak yılan Razıyım yeter ki sevmedin deme Gençlik yıllarını yok edemem ben Seni karanlığa dost edemem ben Pişmanlık yakınca ah alamam ben Düşman gör yeter ki sevmedin deme İnsanın şahidi yine bir insan Sevginin şahidi yürekte vicdan Vicdanın doğruysa kandırmaz can İnanma yeter ki sevmedin deme Bilirim yanarsın, edersin nefret Baba olunca anlarsın sabret Mutlu yuvana bak Allaha şükret O zaman sevmiş dersin özüme 12.09.2006
  24. Soruyorum sana Sevgi nerede? Anlatır mısın? Anlatır mısın bana? Kim bilir belki bir kuşun kanadında Belki de yeni yeşeren bir fidanda Ama soruyorsan gerçek sevgi nerede Gerçek sevgi yüreğinin çok derinliklerinde Yüreğindeki sevgi çiçeğini suluyorsan İlginle, şefkatinle Çıkarsız samimi sevdiysen eğer birkere Önemli değil var oluş yeri Önemli olan tutabilmektir avuçlarında sevgiyi Ankara/10.05.2006
  25. Aslı ile Kerem, Ferhat ile Şirin Daha nice aşıkların masalını okudum ben Ferhat aşkım olurdu, Aslıysa ben Hayal kurardım fırsat buldukça Hayalımde yaşardım aşkımı pervasızca Bazen onlarla dağa çıkardım Seslenirdim nerdesiniz diye Sessizce gelirlerdi. elele, Sordum onlara sevgi nedir diye Eli ayağı yoktu birtek onu bilirdim Hiç tatmamıştımki nasıl merak etmezdim. Dur nefeslen, heycanlanma Tarif edilmez sevda yaşamak lazım dediler Yıllarım sevgisiz geçti, arayış içinde Ümidi kesmişken karanlığımda Sevdayla tanıştım, aydınlandı yüreğim Ne yaşa bakarmış, ne zamana Doğruymuş sevdayı yaşamak lazımmış Sevda ne güzel bir duyguymuş Bıkamaz usanmazmışsın ondan Adını andıkça daha hızlı çarparmış yürek Ağlamak ne kadar güzelmiş sevda uğruna Ankara/14.06.2006