likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
ÜLKEM
Doğudan batıdan kemiriliyoruz işte! İçten içe tüketiliyoruz! Uzaktan uzaktan seyrediyoruz! İçimiz eriyor, Sıkacak dişimiz kalmadı, Elden bir şey gelmiyor! ... Uzaktan bir patlama sesi yankılanıyor! Civan delikanlılarımız şehit oluyor! Hakkari'den bir ah gelse, Tüm ülke vahlıyor! Elden bir şey gelmiyor! ... Silaha mermiye kalmadı derman! Sanata da karıştı hain plan! Ülkem,sana neler oluyor! Yok mu bir çare? İçimiz eriyor! ... Duy Atam! Ataam! ! ! Sen kalk,ben yatam! ...
-
MEVSİMLİK YERÇEKİMİ
Sevmiyorum yağmurları! ... Sonbaharı! ... Soluk bir hava, Soluk yeşiller, Hüzün dolu sarılar... Yerçekimi fazla mı oluyor ne bu sonbaharlarda? Herşey usul usul sallanıyor toprağa! ... Yağmurlar... Yapraklar... Gözyaşlarım... Beni bile çekiyor işte! ... Başımı kaldırasım gelmiyor işte! ... Sevmiyorum sonbaharı! ...
-
ÇIKMAZ
İyi değil bu işin sonu... Biliyorum... Çıkmaza giriyor sevdam... Korkuyorum... Geçmiyor seni görmeden bir günüm dahi... Her geçen sana benziyor biraz... Kalbim çıkacak yerinden sen sandıkça herkesi... Bu aşk çarpıntı yaptı,öldürecek beni! ... İsmini duyunca titriyor bedenim... Gözlerin gözlerime değince, Felaketim oluyor,anlamandan korkarım... İyi değil bu işin sonu... Biliyorum... Sana dokunamadan seyrederim seni... Bir tebessüm yayılırsa yüzüme durduk yerde, Varsın bana ''deli'' de! ... İyi değil bu işin sonu... Biliyorum... En olmadık yerde hayallerde kalıyorum... Sevdaya dair tüm şarkılar dolanıyor dilime, Avaz avaz söylüyorum da, Bir tek sana,iki kelimeyi söyleyemiyorum... İyi değil bu işin sonu... Biliyorum... Çıkmaza giriyor sevdam... Korkuyorum... Aşktan geçtin bende, Galiba ben artık seni, Deliler gibi seviyorum! ...
-
SONBAHAR GÜNEŞİ
Sonbahar güneşi gibi yalan gözlerin... Ne kadar bakarsan bak,ısınmıyor içim... Dilinden çıksa da güzel sözlerin, Sevgiye dair her sözün yüreğinden gelsin... Ben aşkı yanıma alıp bekledim seni... Sen gelirken bırak tüm geçmişini... Gözlerin gözlerimde değilken ellerin ellerimde... Seviyorum derken dillerin,başın hep önünde... Sonbahar güneşi gibi yalan senin sevgin... Yanımdayken sen,bir anlamın yok yine bende...
-
HEY GİDİ HEY!
Hey gidi sevgili sen,hey! ... Hey gidi uğruna ömrümü serdiğim sen,hey! ... Uzun bir zaman mıdır ki sensiz geçen bir yıl? ... Ne de çabuk geçmiş de aşmış sensizliğin ayları parmaklarımı! Saymayı bile unutmuşum demek ki, Bir gelişme var bu viran yürekte! ... Ne de uzundu uykusuz geçen geceler oysa! Seni düşüne düşüne yazılan ıslak şiirler sayılamaz oldu da, Nasıl da geçmiş sensiz o bir yıl! ... Ardına geçip seyrettim seni daha dün! ... Hadi dedim,hadi,çarpsana yüreğim yine deliler gibi! Az mı duracak oldun aylar önce her gördüğünde bu sevgiliyi! Hey gidi koca sevdam,hey! ... Başını kaldırıp bakamazdın onun yüzüne, Vedasız terkeden sendin sanki sevdam,sanki! ... Hadi,dedim,nerde kaldı zavallılığın hadi,eğ başını eğ! ... Dimdik tutuyorsun şimdi! Hiç çekinmeden de bakıyorsun ardından ona acırcasına! Hey gidi sevgili ben,hey! ... Hey gidi sevgili sen,hey! ... Başını eğiyor o eski gururlu sevilen! Utanmayı da öğrenmiş,öğretilmiş mi artık bilmem! ... Bulduğu herşeyi kaybetmiş, Ben kaybettiklerimi bulurken! ... Hey gidi koca adalet,hey! ...
-
KORKU
Korkardım yarınlardan... Senli hayallerim dışında... Şimdi yoksun sen... Korkmuyorum yarınlardan... Senli hayallerim dışında...
-
GÜMÜŞ TEPSİ
Gümüş tepsiyle sunulan bir hayat... Yaşa sadece,al ne verirse... Konuşmana gerek yok, Zaten hiç duyanın da yok... Kal,hiç çıkma o kucakta... Bir indin mi,çekimi başlıyor dünyanın... Bir daha hiç o kadar hafif olmayacaksın, Bekle,bedelini ödeyeceksin günahlarının... Büyüdükçe farkedileceğim mi sanıyorsun, Büyüdükçe gözüne batacaksın hayatın... Zaten ağlamayı doğduğunda öğrendin, Hıçkırıklara boğul,isyana varmasın dilin, Tebessümün eksilmesin de, Varsın boğulma hiç kahkahalara... Hayatta ne kadar kalırsan kal, Değsin bir şekilde yaşadığına...
-
DÜNYA YORULDU
Kum saatinin kumu az... Akrep ile yelkovan çok hızlı... Takvimlerin yaprağı az... Mevsimler kısa... Dünya yavaşlasın... Dünler çoğaldı... Bugünse sanki hiç yaşanmadı... Yarınlarsa gittikçe azalıyor... Zaman çabuk geçiyor... Dünya sanki yoruldu! ...
-
İLHAMI İSTEYEN GÖTÜRSÜN
Sana şiir yazmak gelmiyor içimden sevgili... Kalemi elime aldığımda bir çığlık sesi yankılanıyor kulağımda... Bir insanlık rezaleti geliyor gözlerimin önüne, Gözlerini hayal etmek isterken karşımda... Sana şiir yazmak gelmiyor içimden sevgili... Bir silah sesi yankılanıyor uzaklarda, Uzaklarda olsa da sanki yanıbaşımda, Gencecik bir delikanlı serilip kalıyor kanlı yollara, Son kez elini yardım diye kaldırıyor boşluğa... Sana şiir yazmak gelmiyor içimden sevgili... Dışarıda yağmur yağsa da olmuyor sevgili... Ülkemin bir yerinde selde kalan canlar aklımda... Romantizmini unuturum bu yağmurların sevgili... Sana şiir yazmak gelmiyor içimden sevgili... Dünya bu günlerde pek bi umrumda... Ciğerimden öte bir ateş yanıyor sevgili... Bu aşk değil,aşk da yüreğimi yaksa da... Sana şiir yazmak gelmiyor içimden sevgili... Seni sevmek en güzel şey olsa da, İçimde aşktan başka yangınlar da gizli... Ama sen yine de,hep sev beni... Bu hayata dair,bir güzelliği bari anımsat bana... Bir nedenim olsun bu zor hayatı yaşamaya... Seni seviyorum sevgili...
-
BAKMA
Bakma... Kime baktıysa gözlerin ona git... Bir yabancısın artık bana, Kime dokunduysa ellerin,ona git... Sorma... Cevap veremem anlamsız sorularına, Bir yasaksın artık bana, Kime söylediysen sözlerini,ona git... Konuşma... Bana bir masalı yeniden anlatma... Sözlerimden aşka dair kelimeler arama, Telafisiz bir hatasın sen, Kimde hatırladıysan beni,ona git...
-
KARINCA
Kaybettim kendimi bugün... Vazgeçtim bu bedenden... Nefes almayı unutmak içindi çabalarım... Güzel bir uçurum aradım, Koşup bir an önce kendimi bırakmaktı amacım... Umrumda değildi yolumu kesen hayatım, Gözlerimi alan güzel mavi, Buzlarımı eritmeye yeminli güneş... Hükümsüzdüm oysa... Masumdum hayatımı atmaktan başka, Koştum kaçar gibi paramparça umutlarımdan, Tutar da bırakmaz beni belki biri diye... Bir karınca çıktı yoluma... Ağzında kendinden koca bir ekmek kırıntısıyla... Utanıp eğdim başımı... Ne umutlarım tuttu elimden, Ne de bir dost eliydi beni döndüren... Utandım kendimden... Kendimden utandım...
-
HAYAT
Ne kadar sendeyim, Ne kadar bendesin bilmem... Neler yaşatırsın, Neler öldürürsün bilmem... Ne ben seni istedim, Ne sen beni, Hayat... Ben küçüktüm sende, Sense kocamandın bende... Ben büyüdüm sende, Sen küçüldün bende... Canım acıdı... Sen miydin suçlu, Ben mi bilmem... Sen mi yapıyorsun herşeyi, Ben mi bilmem... Ne sen istedin bizde olmayı, Ne biz sende kalmayı... Hep sen mi yordun bizi, Biz miydik seni yoran bilmem... Sen içimde oldukça ben sendeyim... Ben mi sendeyim... Sen mi bende.... Bilmem...
-
ŞİMDİ GENÇ OLMAK VARDI
Belki de bildiğinizden daha çok dilde, Bildiğinizden daha çok kelimeyle, Kuramadığınız kadar çok cümle kurabiliyorum... Belki de sahip olduğunuz tek tahta kalemden, Renklisinden,simlisinden birçoğuna sahibim... Belki de gazete kağıtlarına sarılmış saman kağıtlı defterinizden, Bembeyaz yapraklı,kilitli olanlarına bile sahibim... Belki de sesini bir kere bile duyamadığınız, Özlediğiniz, Günlerce,hatta aylarca bile bir kez görmekle yetindiğiniz insanlar varken, İstediğim her an sesini duyabildiğim insanlarım var... Ne kadar şanslıyım... Ne kadar... Şimdi genç olmak vardı, mı diyorsunuz hala? ... Ne kadar şanssızmışsınız... Ne kadar... Bir kereliğine,şimdiki genç olmayı istemezdim oysa... Bir tahta kalemim,bir saman kağıtlı deftere gerçek bir sevdayı, Yazabilseydim utanarak,bir okuyan olursa korkusuyla... Kilitli defterleri bir açın bakalım, Bir tane hakkıyla yazılmış bir özlem kokulu şiirler var mı şimdi? ... Elimizde bir oyuncak olmasaydı da, Sesini duymak için, Yüzünü birkez görmek için koşsaydım yollara, Bir mesajla değil de, Gözlerimle anlatsaydım sevdamı... Ve özlemek neydi,bilebilseydim bir kereliğine... Ya da duyabilseydim bir gece yarısı yanık bir türküde... İlk buluştuğum anda elinin sıcaklığını hissetmeseydim de, Bir kere dokunuşuyla avunabilseydim yıllarca... Saklayabilecek mektuplarım olsaydı,az bir cümleyle, Çok şeyleri anlatan... Şimdi çok mu şanslıyım ben... Asıl sizin zamanınızda genç olmak vardı... Ben çok mu memnunum gençliğimin zamanından... Elbet ben de özleyeceğim ama zaman gelecek de, O zaman da böyle bir şiir yazılır belki de... Belki de...
-
TESADÜF
Hayat... Artık bana tesadüflerini yaşatma... Tüm hatalarımı attım bu yalanın ardına... Tesadüflere kana kana,attım kendimi olmazlara... Gözlerini gözlerime bırakma en olmaz zamanlarda... Bir eski hatırada canlanırım, Çözülür yürekteki geçe kalmış yaralarımın kabukları... Kurumuş gözyaşlarım aldanır sonbahara... Hayat... Artık bana tesadüflerini yaşatma... Ben ne yaşadıysam hatalarımdan, Bu tesadüflerdendir,unutma... Binlerce çift göz takılır kalır gözlere de, Sadece bir çift kara kalır yürekte yıllarca... Binlerce çift kara takılır kalır da, Sadece bir çift kara,tesadüflerle acıtır yüreği hala... Hayat... Artık bana tesadüflerini yaşatma... Bir anını bedel etme yıllarıma... Özlüyorum gözlerini... Hani arada bir, O tesadüfler de olmasa...
-
ANNE
Anne... Bugün koynunda uyuyasım var anne... Senden sonrasındaki kimseyi umursamayasım, Senden sonrasındaki omzuna yaslandığım herkesi, Unutasım var anne... Beraber söylediğimiz şarkılardan sonrasını duymayasım var... Bir tek senli fotoğraflara bakasım var anne... Bugün koynunda uyuyasım var anne... Yıllandım da anne, Ben ne yüzler gördüm de, Senin yüzünden başkası içten gülmedi anne... Bir daha göresim gelmedi çoğunu, Görsem de,görmemezlikten gelindim anne... Anne... Kimse senin gibi okşamadı saçlarımı... Kimse senin gibi sarılmadı anne... Senden başka herkes dertlendirdi de, Dermanım senden başkası olmadı anne... Herkes konuştu anne... Sonra herkes sustu,bir tek kendisiyle konuştu anne... Duvarlar da konuşmuyor ki anne... Konuşmuyor... Boncuk gözlünü ağlattılar da ardına bakmadan gittiler anne... Bir senin omzunu ıslattı o yaşlar anne... Bir sende çözüldü birikmiş düğümler, Sende boğuldum hıçkırıklara anne... Üzdüler anne,ağlattılar da, Bir de sana koştum ben seni de ağlattılar anne... Oysa daha dinlememiştin bile anne... Daha dinlememiştin... Yavrun ağlıyordu ya,yeterdi ya anne! ... Anne... Ya senin derdin var mı diye hiç sormuş muydum ki ben anne? ... Annelerin derdi olmazdı ki... Anneler... Anne... Bugün koynunda uyuyasım var anne... Ve bir daha hiç çıkmayasım... Ve koynunda hiç uyanmayasım var anne... Bugün koynunda uyuyasım var anne... Koynunda uyuyasım var...
-
TEŞEKKÜR EDERİM
Karşına geçip bir an, 'Teşekkür ederim! ' diyeceğim... Teşekkür ederim... Her sabah duymaktan nefret ettiğim çalar saatimin, Artık ''onu görme zamanı'' dediğini farzederek, Bir hışımda yatağımdan kalkıp, Bana,onu bir gün daha görmeyi nasip ettiği için, Allah'a şükrettirdiğin için... Sana varan o yolu, Her sabah şarkılar söyleyerek yürüttüğün için... Evimden çıkarken cebime bi dilim ekmek alıp, Sokak köpeklerine verdirttiğin için... Etrafımda dolanan arıları bile ''kışt güzelim ya! '' diye kovdurttuğun için... Seni gördüğüm anda içime huzur kattığın için... Gülümseyen yüzünle,yüzüme o gün boyunca kaybolmayacak, Kocaman bir gülümseme kondurduğun için... Bir anda gözlerime bakıp yüreğime ateş düşürdüğün için... Ve her geçen gün o bakışlarının daha da uzadığı için... Ve olmadığın bir anda kendini özlettirip, Aklıma girip,mutluluğumu arttırdığın için... Varlığın için, Var olduğun için... Sana çok teşekkür ederim...
-
GÖZLERİNDE
Şimdi o gözlerini görebilmek vardı... Ne de güzel yansıyordur mutluluğun onlara... Ne de güzel parlıyordur mutluluk o en güzel siyahlarda... Hani bir kere görebilmek vardı... O bir kereyle,varsın olsun, Bir ömür boyu avunmak... Şimdi o gözlerini görebilmek vardı... Sana en yakın olup, Doyasıya o gözlere dalmak vardı... Yanından bir an bile ayrılmamak vardı... Çünkü... Biliyorum... Gideceksin... Sadece,bir an... Ve o bir anı doyasıya yaşamak vardı... Şimdi o gözlerini görebilmek vardı... Ne de güzel yansıyordur mutluluğun onlara... Ne de güzel yansıyordur... Ne de güzel.... Benle eksik olan o gözlerindekini, Sen, Bir başkasıylayken gözlerinde görebilmek vardı... Şimdiki zamanda... Sen bir başkasıyla ''-yor'' ken... Mutluluğu o en güzel siyahlarda görebilmek vardı... Sen bir başkasıylayken... Mutluyken... O mutluluğu görebilmek vardı... 23.05.2006
-
G E C E
Işığı söndürdüğüme bakma... Sırtımı da döndüm yatağıma... Gün geçtikçe daha iyi yazıyorum karanlıkta... Araladım perdemi... Gözlerim çıplak karanlıkta... Ve yıldızlar... Baktıkça çoğalıyor sanki... Saat gece yarısını çoktan geçmişti oysa... Şehirse bir yaramaz çocuk gibi hala ayakta! ... Yollar... Yollar hiç susmuyor... Bu insanlar nerelere gidip nerelerden geliyorlar? ... Bırakın ama.. Bırakın... Sevdalısına varan da vardır,bırakın... Susmasın onlar sabaha kadar,razıyım... Ki ben... Uyku nedir bilmiyorum bu gece... Öyle güzel ki bu gece... Uyuma,diyor bir ses sanki bana,bu gece uyuma... Kaldırımlar uzayıp gidiyor, Sokaklar boşalıyor, Işıklar birer birer sönüyor... Gece bu şehri yaşıyor... Bu şehir geceyi yaşıyor... Çık diyor bir ses, Çık gez sokaklarda! Yap içinden gelen herşeyi, Haydi durma! ... İçimden gelen? ... Çıksam sokaklara, Korkmasam karanlıktan, Niyetim sana varmak olsa... Her sokak lambasına varışım bir zaferdir adeta... Her döndüğüm köşe,bir cesaret bende... İçmeden daha, Avare avare dolaşsam yollarda... İsmini duvarlara yazsam, Utanmasam, Kendi ismimi de yazsam... Kaçsam sonra... Koşsam... Sana koşsam... Bir park köşesinde oturup seni düşünsem, Korkmasam kimseden... Bir şarkı tuttursam sana varan yolda... Bağıra bağıra, Kendini bilmez bir sarhoş edasıyla avaz avaz bağırsam! ... Sarhoşluğa sığınsam, Deliliğe vursam.... Kimse birşey diyemese... Aldırmasam ben de kimselere... Sana varmak istedim bu gece... Sana vardığımda, Bir taşı alıp pencere camlarını dahi kırmak istedim! Bir hırsız gibi evine girip, Seni görüp kaçmak istedim... Hayır... Yetinemem ki... Dokunmak istedim.... Gece güzeldi bu gece... Hayaller kurmak güzeldi bu gece... Işıkları sönmüştü tüm mahallenin... Yıldızlarsa... İçimden geçenleri bilircesine, Daha çok göz kırpıyordu... Aslında ne dün geceden farklıydı... Ne de daha öncekinden... Ne biliim işte... Gece güzeldi bu gece...
-
DİLERİM
Şimdi nerelerde kiminlesin... Belki de bir sevgili yanıbaşında, Sevdalı bir gözde kendini görmektesin... Belki de,ellerin sevdalı bir elde, Birlikte sarmaş dolaş yürümektesin... Belki de başı omzunda, Hayaller dinlemektesin... Belki de... Dilerim bu belkilerden birindesin... Yüreksizliğin sadece banaydı, Dilerim aslında sen de sevebilmektesin... Allah iyilik versin... Allah iyilik versin...
-
SENİ SEVMEK
Sana 'seni seviyorum' demek, Bir şairin ilk cümlesi kadar anlamlıydı... Sana bakmak, Bir babanın sofrada çocuklarına bakması kadar huzur vericiydi... Sana dokunabilmek, İlk kez uçurtması olan bir çocuğun gözlerindeki ışıltı kadar heyecanlıydı... Seninle yürüyebilmek, Beyaz bir güvercin gibi mavilerde süzülmekti... Seni sevmek, Bembeyaz bulutların üzerinde düşmeden koşabilmekti... Seni sevmek, Tarif edilemeyecek kadar güzeldi...
-
İKİ ŞEHİR
Şimdi,birbirine uzak iki şehrin, Herhangi bir yerinde yaşıyoruz payımıza düşeni... Sen, Sadece ismini bilmekle yetindiğim, Gitmek isteyip de gidemediğim, Ve bir zamanlar o çok sevdiğim şehirdesin... Bense, Olmak zorunda olduğun, Terketmek isteyip de yapamadığın, Ve senin hiçbir zaman sevemediğin şehirdeyim... Bu şehir, Benim şehrim... Sense sadece misafiriydin... Ve ne de hoşgelmiştin... Ve nasıl da sessizce çekip gitmiştin... Senden önce, Hep en sevdiğim şehirdi burası... Bırakıp gidemezdim... Hayallerim bu şehirdeydi... Ve başrolde bir ben ve bir de,hiç tanımadığım beklediğim... Başımda kavak yelleri eserdi sokaklarında hayaller kurdukça, Ve hep de ümitliydim yarından,gelecektin... Geldin... Ve ne de hoşgelmiştin... İlk kez tesadüfleri sevmiştim... Sonra da seni... Ve işte gelmiştin... Ve benim için senden sonrası artık bitmişti... Hayaller kahramanını bulmuş,şehri senin şehrin olmuştu... Seninle hayaller hep güzeldi... Ve birgün olmadın en yakınımda... Ellerin olmadı avuçlarımda... Gözlerin kalmadı gözlerimde... Çok sonra da gitmiştin... Şehrimden gitmiştin... Yaşamak zorundaydım bu şehirde, Sen olmadan da yaşıyordum elbette... Olmadı,ama çabaladım... Artık sevmiyorum bu şehri... Senin olduğun şehri de... Gitmem gerek bir yerlere... Bu şehirden çıkmam, Senin şehrine varmamam gerek... Gitmem gerek... Gitmem gerek...
-
K A Y I P
Çıkıp dolaştım bugün, Aradım da dostlarımı... Seni anlattım durmadan, Yaşadıklarımızı,hayallerimizi, Ve sebepsiz bir bitişi... Ellerim ellerini arıyordu... Bir telefon sesi duymak istiyordum senden gelecek, Gördüğüm her çift bir kez daha acıtıyordu içimi... Hele birisi vardı ki, Senin gibiydi sevgilisine sarılışı... Birnin sesi, Birinin kazağı, Birinin saçı... Eğdim başımı, Kaldırmadım bir daha... Çıkmasam aklımdasın gözümde yaşlarla... Kaçsam her yerdesin bir parça... Özlüyorum seni... Arayıp söyleyemem... Zaten hep bundandı kayıplarım... Söylemek sanki eksik edecekti gururumdan... Ki zaten... Hep inadımdandı kayıplarım... Geri dön,diyemem... Bekleme,diyemem... Haydi bir kez daha affet beni... Ben,çok özlüyorum seni...
-
VE ASLINDA
Nasılsın? ... Ve aslında, hala varsın di mi hayatta? ... Yıllar nasıl da çalıp gitti ömrümüzü? ... Ve zaman,nasıl da kandırdı bizleri? ... Aklıma geldin bu sabah hüzünlü bir şarkıda... İlk miydi peki bu şarkı, Dinlediğim senden sonra? ... Neden sendin ilk aklıma gelen? ... Hatırladım ya sonra, Bizim şarkımız olsun demiştik, Söylemiştik sokaklarda... Gördün mü işte, Nasıl da kandırmış zaman bizleri... Nasılsın? ... Ve aslında,hala varsın di mi hayatta? ... Uzaklarda olsan bile, Varsın di mi hayatta? ... Senin şehrine erken gelir soğuklar, Üşüyor musun,hasta mısın? ... Buldun mu ellerini ısıtabilecek birini, Buldun mu aradığın mutluluğu, Memnun olamadığın hayatından memnun musun artık, Hep birşeyler eksik kalıyordu ya hayatında, Artık herşey tamam mı, İstediğin gibi mi hayatın? ... Ve en önemlisi de, Varsın di mi? ... Uzaklarda da olsa, Varsın di mi? ... Aklına geliyor muyum? ... Ve aslında, Hiç aklına geldim mi? ... Yolum hiç düşmeyecek belki de oralara, Sen de gelmeyeceksin buralara... Ve aslında bir daha görmeyeceğiz birbirimizi... Ve galiba... Özlüyorum ben seni...
-
VE AYRILIK BİR YAŞINDA
Yıllanmış bir hüzün saklı içimde... Ayları saymaya da yetmiyor artık iki elim,on parmağım... Kolay gelecek bir yıl demek belki de... Ne güzel! ... Bir kuru yaprak çıtırtısında hatırlattın kendini... Ellerim ceplerimde yürüdüm bir yıldır gezmediğim o yerleri... Her yerde sarı yapraklar... Bastıkça aklımda sen... Bastıkça içimde sen... Tüm şarkıları susturdum dilimde bugün... Bir Sezen söyledi... Bir ben... Bir Sezen sustu... Bir ben... Yağmurlar yağıyordu... Ve eleleydik seninle bu sokakta... Yürüdükçe yapraklar çıtırdıyordu... Ve Sezen... Yine söylüyordu... Ama bir tek o zaman, Gözlerimde yağmur yoktu... Hayaller kuruyorduk... Kurdukça daha bir sarılıyorduk birbirimize... Ve o hayallere göre, Bu sonbaharda sen olacaktın yanımda yine... Ellerim ceplerimde üşüyordu şimdi... Bu mevsim bu kadar soğuk mu geçerdi? ... Hep gri miydi bulutlar? ... Ve hep ağlatır mıydı bu şarkılar? ... Senden sonra ilk sonbaharımdayım... Hadi,ayrılığımızın yıldönümünü kutlayalım...
-
HAYAT MASUM
İnsan,insanı korkutuyor... Hayat masum... İnsan,insanı acıtıyor... İnsan,insanı yaralıyor... İnsan,insanı ağlatıyor... Hayat masum... Hayat masum... Anlamak için yıllanmaya gerek kalmadı... Tanımak için büyümeye gerek kalmadı... Zorla öğretiyoruz çocuklara,bebeklere bile! ... İnsan,insana kıydı... Hayat masum... İnsan,büyüdükçe küçüldü... Hayat masum... İnsan,bencilleşti... Hayat masum... İnsan,beynini de yüreğini de unuttu... Hayat masum... İnsan,insanlığını unuttu... Hayat masum...
Jump to content