likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
GİTTİĞİN ŞEHİRDE DEĞİŞMEDEN KAL
Gittiğin şehirde değişmeden kal... Bırak o yeniler eskilerini, Acımadan yıkar geçmişini, Sen aldanma,bırak... Gittiğin şehirde değişmeden kal... Taşlar alırsa etrafındaki yeşilleri, Sen hep yeşil kal, Aldanma... Çıkış yolunu arama sakın oraların, Dönüşün olsun,bırak...Kalacaksan, Gittiğin şehirde değişmeden kal... İnsanlarına uymaya kalkmayasın, Bırak onlar sana ayak uydursun, O en kalabalık şehirse aldırma, Kalabalık şehirse,yalnız olan insanlar... Sen olmasan da o farketmez, O aldırmaz yokluğuna, Ama ben... Gittiğin yerde değişmeden kal... O değişir... Sen hep bıraktığım gibi kal...
-
BEN EN ÇOK...
Ben en çok bu aylarda sevdim yaşamayı... Belki de bu aylarda göze aldım hayatta kalmayı... Takvimler eylülü vurdu mu, Sararırdım yapraklar gibi... Tutunamazdım hayata, Bir boşluktan düşerdim usulca... Toprak kururdu, Toprak kururdu,gözlerim yaşarırdı, Bir buna uyamadık sonbaharda... Ya da... Ya da yağmur yağar, Gözlerim ağlardı... Kabuğuna çekilirdi herşey, Soyutlandığım gibi işte sonbaharda... Ben en çok bu aylarda sevdim yaşamayı... Güneşin varlığını sıcaklığıyla anlardım, Dirilirdim toprak gibi,doğa gibi, Yeşerirdim,filizlenirdim yapraklar gibi... Ah bir mümkün olsa, Kanatlanırdım yeni yetme kelebekler gibi, Güneşle dans ederdim papatyalar gibi... Ben en çok, Bu aylarda sevdim yaşamayı... Belki de bu aylarda yaşamayı bilebildim, Sonuna geliyordum sonbaharla yaşamın, Başlıyordum yine gelişiyle ilkbaharın... Ben en çok bu aylarda sevdim yaşamayı, Hiç bitmesin istedim ama, Bazen ölmek de yarar insana... Ben en çok bu aylarda sevdim yaşamayı...
-
ADINI BEN KOYDUM GECENİN
Gece kimden almış ismini kimbilir... Adını ben koymak isterdim,yoldaşımın... Gecenin adını ben koymak isterdim, Adı 'ben' di gecenin, Adını 'ben' koydum gecenin... Adı 'ben'di çünkü... Çünkü bana çok benziyordu... O benim yoldaşım, Üzerime çullanmış bir zoraki yoldaş, Adı bendi ve sende yalnız kaldı... Sende yalnız kaldı gecenin tonları... Yıldızları bana bıraktın belki avunurum diye ama, Avutmuyor hiçbir şey beni,benden çaldığın gece kadar... Yoldaşımı çaldın benden,gecelerimi geri ver yakışmıyor sana, Seni düşündüğüm tek zaman aralığını çalmak, Yok etme gecelerimi,ben de yok oluyorum... Yok olmanın siyahını ver bari,tüm siyahlarda seni görüyorum... Onu da mı alacaksın? ... O zaman sensizliğin siyahını ver, Bana beni geri ver... Adı ben'di ve sende yalnız kaldı, Sende yalnız kaldı aydınlığın tonları,paylaşmadın benimle... Aydınlığını esirgeyen yüreğin karanlığını esirgemesin benden... Bana beni geri ver... Beni yok etme yokluğun sonsuzluğunda... Git artık neyin korkaklığıdır bu gizem, Ve bu gizemin karanlığı... Çok mu karanlık bir şiir oldu,haklısın... Çok siyahın tonunda kaldı mısralar... Bana da hak verçünkü olmayan ve belki de olmayacak, Bir sevgilinin hasretindeki mısralar, Aydınlığı çalkalayamayacaktır... Geldiğin gün biter bu mısraların karanlığı, Yeter ki gel...
-
BU ŞEHRİN GECELERİ
Umarsızca el sallıyorken düne, Merhaba diyorum hiç tanımadığım bir güne... Bir gecedeyim işte, Herhangi bir düne yakın, Herhangi bir geceye daha da yakın... Gecenin en kuytu saatlerindeyim, Şehir uyuyor yine en yeşil iklimlerde... Şehir,bilinmediklere gebe, Şehir...Şehir dilsiz, Bir o kadar da çığlık çığlığa... Neleri besliyor kimbilir koynunda... Karanlığı karanlık değil bu şehrin, Ya yıldızlar yakın,ya da ay tüm şehvetiyle, Vuruyor dibine gecenin... En önemlisi de... Seni saklıyor koynunda, Bu şehirde... Benim olduğum şehirde, Seni uyutuyor ya işte... Yıldızları aydınlatıyor ya senin de geceni, Karanlığı üstünü örtüyor ya, Susuyor ya sen uyurken, Sen varken bu şehirde, Sen varken... Bakma sen bana, Uyutmaz ki bu geceler beni, Varlığı anlamsız bir yatağım var, Sen varken anlamı olmayan... Bir deli her gece ayakta işte, Bir deli hala ayakta! Bir deli hala şarkılar mırıldanmakta, Gecenin kör saatinde... Sevdası bu şehrin gecesini yaşıyorsa, Bir deli hala ayakta! ... Gecenin bir kör saati, Umut kokan şiirler yazmakta, Sevdanın uğruna... Sevdalının uğruna...
-
ŞAŞIRTMADIN Kİ BENİ
Bak gördün mü zaman ne de çabuk geçiyor... O güzelim sevdayı harcadığından bu yana kaç aylar geçiyor, Saymaya kalksan bir elin parmakları kadar oluyor, Hesabını yapsan beş-cik ay... Yıkılmadım mı sanki,yıkıldım elbet, Üzülmek ne kelime,ağladım her gece, Mutluluk neydi unutmamış mıydım,unuttum elbet... Hani Mecnun divane olmuştu ya Leyla'sına, Çöllerde kavrulmuştu ya sevdasını yad ederek, Hani bi çöl bulsam atsam kendimi ben de, O kadar göze almıştım yokluğunda herşeyi, ''O kadar'' senin lisanında neyi ifade eder ki... Benim ilk vazgeçişlerim bu aylarda oldu, Sevda namına bir sonrası yoktu, Olmuyordu da,olamıyordu... Azrail'den ilk bu aylarda korkmadım ben, Hani bir gelse sormayacaktım neden, 'Nerde kaldın gidelim hemen'... Korkum yoktu saçlarıma bir tel ak düşmeden ölmekten, İlk bu aylarda vazgeçtim kendimden ben... Şaşırmadım da sen giderken benden, En başından biliyordum ben, Olmazdı seninle ama, 'Hanı belki,hani...'diye diye attım kendimi harbe ben, Şaşırtsan şaşardım zaten, Şaşırtsan şaşardım... Seninse korkun ilk bir aydı biliyorum... Vedasız terkine bir cevap arıyordun, Bende sorular çoktu,cevaplar zaten en başından biliniyordu, Bense seni şaşırttım işte, Bir soru sormadım gidişine, Cevapları en başından biliyordum ben... Sana ise hiç kızmıyorum... Ne yaptımsa ben yaptım... Farklı olman imkansızdı aslında, Ben de zaten hep imkansızlığını sevmişim... İnsan olmadığını bile bile... Aslında...sen de beni sevdin... İnkar edemezsin ki bunu... Bak işte geçti aylar... Hala soru sormadım sana... Ve inan artık attım zehrini kalbimden... Şaşırdın dii mi? ? ? Ama böyle oluyormuş işte... Büyük sevgiler tükenmezmiş yürekte... Büyük nefretlere bırakırmış yerini... İstemezdim böyle olmasını... Ama benim elimde değil ki...
-
ANNE BİR İSTEĞİN VARSA SÖYLE
Ben geldim anne... Rahatsız olmanı istemem ama, Bir kere kalksan da, Sarılsam doya doya... Sonra,rahatsan tekrar yat anne... Ben geldim anne... Bak,o en sevdiğin sümbüllerden aldım sana, Hep sen mi alacaktın eve, Bu kez de ben sana getirdim işte... Duyuyor musun kokusunu, Sen...Sen çok severdin anne... Anne...bu sümbüller senin kadar güzel kokmuyor be anne... Kokunu özledim be anne...Kokunu özledim... Dün gece giriverdin rüyalarıma, Hani o pembe oyalı beyaz tülbentinle, Bana gülümsüyordun yatağımın yanıbaşında, 'Geldin mi anne? ' diye uyandım düşümden, Yoktun anne... Üzerim açılmış,üşümüştüm belki de, Hani sen olsaydın usulca örtüp çıkardın odadan, Her gece,her gece usanmadan... Bense bir kere örtemedim üstünü anne, Üşüyerek uyanırdın yanımda,''uyurken insanın üstüne kar yağarmış'' derdin, Sonradan gelirdi aklıma,ses etmezdin... Bense senin üstüne toprak örtüp gittim işte anne! ! ! Anne...Ne kadar vefalı bir evlatmışım gösterdim mi işte? ? ? Üstümü örten olmayınca hasta oluyorum anne... Hasta olunca,ayrılmazdın ya yanımdan, O sıcacık tarhana çorbandan yapar içirirdin, İçine de ekmek ufalardın,doysun karnın diye, Gözlerimin içine bakardın telaşlı, Bir isteğim var mı sorar dururdun, Ve ben sana bunu hiç soramadım... Bir isteğin var mı anne? ? ? ... Sulayayım mı toprağındaki gülleri? ... İstersen sümbül de dikerim toprağına, İster misin anne? ? ? ... Bir isteğimi yapmasan, 'Beni sevmiyorsun! ' diye küserdim sana, Sense ''sen de anne ol,seni de görelim'' derdin, E peki neden yoksun şimdi anne? Hani görecektin? ... Beni neden koyup gittin anne? ? ? ... Bir derdin olsa bana anlatırdın, Gözünde yaşlarla... Bense 'çok takıyorsun kafana' der geçiştirirdim, Şimdi ben kimseye anlatamıyorum anne... Hani sen olsan,dinlerdin mutlaka beni, Koynuna alır,teselli ederdin hem de... Şimdi kimse,dinlemiyor bile beni... Gözlerimden yaş gelse,''geçer'' diyorlar, Sense gözlerimde bir hüznü nasıl da anlardın hemen, O hüznü gözlerine yaş yapardın ben üzülmeyeyim diye... Anne...Şimdi neden yoksun söyle? ... Hiç bir zaman layık olamadım sana, Hayırsız bir evlattan öteye geçemedim işte... ''Hakkını helal et yavrum'' deyip çekip gittin, Anne...Benim sende ne hakkım olabilir ki, Asıl sen hakkını helal ettin mi anne? ... Şimdi ben nasıl öderim ki anne? ... Anne...Bir isteğin varsa söyle... Biraz daha sulayayım mı toprağını, Gözyaşlarımı istersen akıtmam toprağına, Sümbül de dikeyim mi güllerinin yanına, Ha? Ne dersin anne? ... Anne...Bir isteğin varsa söyle... Bak bugün Anneler Günü,anne... Ve ben ilk sensiz Anneler Günü'mü yaşıyorum, Hadi çık,bir kere öpüveriyim ellerini anne, Alışık değilim sensiz bugüne... Anne... Bir isteğin var mı söyle...
-
GÖKYÜZÜ SİYAHI GİYİNCE
Gökyüzü mavisini soyunmuş, Siyahını giymişti çoktan... Biz yorgunsak, O yorgun değil miydi sanki... Tüm şehri uyuturdu koynunda gece, Ninniler fısıldanırdı şefkatli dillerden, Farkında olmadan uyuturdu bir çoğumuzu... Işıklar sönerdi birer birer, Sokak lambaları beklerdi şehrin her bir sokağını, Onların mesaisi akşamdan sabahaydı... İyi geceler öpücüğü konardı haylaz yanaklara, Masallar anlatılırdı,uyumayan yavrulara, Gece masalları... Sıcak süt kokardı birkaç ev, Açık kalırdı televizyonlar, Farkında olunmazdı... Yalnız girmeyenler olurdu yatağa, Türlü cilveler,aşk kokulu fısıltılar, Sevişmelerle sonlanırdı yorgan altlarında... Kimisi korkardı yatağa girmekten, Ya yarına kalkamazsa oradan? ... Bir de aşıklar vardır, Gözyaşları kalır yastık kılıflarında... Kimisi telefonda sevgilisi,fısıldaşmakta yorgan altında, Kimisi hayallere dalıp uyumakta... Ve kimisi aslında hiç kalkamadığı yatağında... Gökyüzü mavisini soyunmuş, Siyahını giymişti çoktan... Tüm şehri uyuturken koynunda gece, Kimisi için gün yeni başlıyordu işte... Kimisi için gece başlıyor, Hayatsa kimler için bu geceyle bitiyor, Bilinecek gökyüzü mavisini giyinince... Yeni doğan güneşle...
-
İLKİMDİN
Herşeyin bir ilki varsa, Sen de bir ilksin unutma... Sen,benim en güzel ilkimdin, İlk sevdiğim, İlk uğruna ömür verebileceğim, İlk günahım, İlkimdin işte... Ve hep de ilkim olmalıydın oysa, Bir kere hissettiysem nefesini tenimde, İlk kez sindiyse bir erkeğin kokusu üzerime, Hep de öyle olmalıydın bende... Güzellikler seninle ilklendiyse, Seninle de sürmeliydi hep... İlk sevgilim, İlk günahım, İlk helalim... Olmalıydın her ilkim sen işte... Her ilkim olup, Sonum olmalıydın, Bu hayat seninle ilklendiyse, Seninle de sonlanmalıydı işte... Ben sonlandım, Hayat sürüp gitmekte...
-
BİR ÖLÜ HALA HAYATTA !
Yağmurlu bir gecenin herhangi bir vakti... Sırtımı odanın soğuk bir duvarına yasladım, Gözlerimigörmekten hiç hoşlanmadığım yıldızsız karanlıkta, Ben suskundum, Tüm şehir suskundu, Bir tek yağmurlar konuşuyordu pencereye vurup vurup kaçarak... Hem karanlık,hem yağmur, Sevmemiştim hiç bu geceyi... O da beni sevmiyordu belli ki, Boğmak istiyordu kuytu karanlığında beni, Ben izin verdim,bekledim Azrail'im gelmedi... Belli ki daha çok canımı yakacaktı bu dünya benim, Daha çektireceği türlü acılar vardı belki... Oysa bilmiyordu ki bu hayati Bir ölüyü hala barındırıyor, Farkedemedi... Oysa kendisiydi bana kendini zindan eden, Kendisiydi beni bu dünyaya sığdıramayan, Bir ölüyü hala barındırıyor, Farkedemedi... Daha taze acılar yaşatmaya çalışıyor bana, Ben bir kere öldürüldüm, Ölüler acı çekemez ki... Bir ölüyü hala barındırıyor, Farkında diildi... Kimse... Farkında diildi...
-
HI HIII CANIM!
Sendeki de yürek mi be! ... Geçtin karşıma bakmadan gözlerime, Bir aşkı da yalanla bitirdin de! ... Bir de üstüne ''üzülme! '' dedin ya! ... Bu sözüne güleyim mi,ağlayayım mı söyle! Ben senin için ölürüm derken, Senin ağzından çıkan kelime ''üzülme''! Oldu canım,sen nasıl istiyorsun olsun öyle! Ama tutamazsam her gece akan yaşlarımı, Yaramı kanatan her şarkıda boğulursam hıçkırıklara, Gülemezsem de ömür boyu, Kızma bana! ! ! ... Aşkını söyleyip,sözler verip,çekip giden de sendin, Bu ayrılığı nokta diye ömrüme koyan da! ... Şimdi çekip gidiyorsan,boşver beni,takma kafana, Üzülmem zaten inan... Sadece kahrolurum,yıkılır hayatım, Mutluluğa hep çok uzakta kalırım, Ölümle yaşam arasında,o uçurumda oyunlar oynarım, Yine de üzülmem inan... Sen üzülme diyorsun ya... Sen nasıl istiyorsan, Öyle olmalı, Di mi ya! ! !
-
BİR AN'LAR
Elinde olmaz bazı şeyler insanın... Bilinmez bir el vardır bazı anlarda, Kukla gibi oynatır bizleri, Tesadüf mü,kader mi, Bilinmez bazı şeyler... Şaşırtır,sonra da yaralar gider insanı... İşte bugün olduğu gibi, İşte bugün olduğumuz gibi... En umulmadık anlarda, En umulmadık mekanlarda, Dalıp gittiğim senmişsin yine... İrkilip toparlanmam hep geçe kalıyor, Kendime kızıyorum, Sanki bir suçluyum,yakalanıyorum, Utanıp,başımı eğiyorum, Tüm ışıkları sönüyor gözlerimin, Susuyorum... Anlamsız bir kaç an işte, Hayat takvimimizde sıradan bir günde... Sen hatırlamazsın o anları, Ben unutamam ki...
-
EN VEFALIM
Sen gittin,o geri geldi... Uzun zaman geçmişti, Yine de geri döndü... Aslında benden hiç uzak değildi... Sanki biliyormuş gibi, Uzaktan izlemişti bizi... Sen bana sarıldıkça, Onun canı yanmıştı... Sen gittin,o geri geldi... Elimi bıraktığın anda tuttu elimi... O beni çok sevdi, Bense ona hiç layık olamadım... Ne kadar kovsam da, O geri geldi... Belki de bu hayatta en vefalı o idi... Hiç konuşmazdı, Ama bir an olsun yanımdan ayrılmaz, Geceleri sabahlara kadar koynumda uyurdu... Mümkün değil,benden usanmazdı... Ben kimi sevsem, O usulca çekip giderdi... Nasılsa geri dönecekti,biliyordu bunu... Bugünse seninle gittiğimiz parkta oturduk, Sarıldık birbirimize sımsıkı... Galiba oluyordu... Ben de onu çok seviyordum... Ömür boyu ayrılmayacağız sanırım... Ben ve yalnızlığım...
-
BAK BUGÜN DÜŞÜNDÜM DE...
Bak bugün düşündüm de... Başarabilirim belki de... Unutabilirim seni... İmkansız demiştim ya, Aslında... Bugün uzaktan seyerettim de seni, Hiç de acıtmadın içimi... Hatta tanıyamadım bile seni... Ki... Aslında... Yetmedi mi çektiğim acılar, Döktüğüm yaşlar,harcadığım aylar... Bak bugün düşündüm de... Seni haketmediğin kadar yücelten de benim sevgimmiş... Düşündüm de, Seni sevmekti benim vazgeçemediğim, O da benim elimdeydi... Bak bugün düşündüm de... Beni haketmediğim acılara terkedene, Fazlaydı bu sevgi de... Ki aslında... Bakmam yüzüne istemesem de... Bugün düşündüm de, Unutabilirim seni be... Başarabilirim belki de...
-
UNUTULMAZ YÜREKTEN SEVİLENLER
Unutulmaz yürekten sevilenler... Bir ömür ah ile yad edilirler... Onlar farkında olmaz ama, Birileri onlar için hala gözyaşı dökerler... Bir şarkıda,bir film sahnesinde, Geliverirler akıllara... Belki bir Ekim, Belki bir Mayıs ayında, Aniden, Geliverirler akıllara... Yıllar geçse de üstünden, Sular,seller aksa da o sevdanın üstünden, Unutulmaz yürekten sevilenler... Nerdedir,kimledir bilinmez bazen... Hala aynı mıdır gülüşleri, Kimlere gülümser o güzelim gözleri, Hiç hatırlamaz mı ki o da seni, İsmini,gözlerinin rengini... Unuttuğu gibi sözlerini... Unutulmaz yürekten sevilenler... Evlense de, Çocuklarınla olsan da, Sözde yanındakine ''aşkım''derken, Yürekte hala gerçek aşkın varsa, Unutulmaz yürekten sevilenler...
-
OLACAKSA BÖYLESİ OLSUN
Yalnızlık da güzel aslında... Ama... Yürekli bir sevgilim olsun... Seviyorum diyecekse, Ölümüne seviyorum desin... Elimi tutacaksa, Hiç bırakmayacağım desin... Bir kere öpecek olsa, Başka bi ten değmesin asla tenime... Olacaksa gerçekten olsun... Gelecekse bana, Dönüşü asla olmasın... Olacaksa eğer, Helalim olsun... Olacaksa eğer, Bi tek olsun... Ve söylenecek tüm sözler, Yüreklerde bir yemin, Sözlerde bir nişan olsun... Olacaksa eğer, Böylesi olsun... Yalnızlık da güzel aslında... Ama...
-
DÜŞÜNCELİ
Kaçırma gözlerini benden... Hiç bir göze bakmamasını da bilirim ben... Olduğum yere gelme istersen... Kim olduğunu unutmasını da bilirim ben... Bu kadar çok düşünme beni... Yaptığın fedakarlıklar da düşünceliğinden... -miş... Görmesem unuturum sanmışsın, Konuşmasam,geçer gider sanmışsın... Vedasız gider olmuştun, Selamsız el olmuştun... Bir düşmanlığımız kaldı ya, Onu bile başarabiliriz istersen... Gururum ve ben, Başarırız istersen... Yüreğim paramparça olur ama... Gururum ve ben, Başarırız istersen...
-
İŞTE ÖYLE SEVMİŞTİM BEN SENİ
Hüzün karası gözlerde kalır ömürlük sevdalar... Akan her damlada bir parçası kopar yüreğin... Bir bakış,bin ateş düşürür sevdalı yüreğe, Alev alev yakar yüreği... İşte öyle sevmiştim ben seni... Ne kadar seviyorsun diye sorardın ya, Cehennem ateşini dünyada yaşayabilmeyi göze alacak kadar... Bir hüzün düşse öpülesi yüzüne, Uğruna bin gözyaşı dökecek kadar... Bir kere gülümsemene, Geceleri yakacak kadar... İster delilik de, İster çılgınlık... Ben sadece senin delinim, Sadece senin... Ben seni öyle sevmiştim... Gururdan öte bir sevdam vardı, Sadece senin içindi, İlk kez ve de son kez... Cesaretim vardı seninle herşeye, Herşeye ama, Aklına ne gelirse... Sevda dediğin ölümüne yaşanmalı zaten... Ben seni öyle sevmiştim işte... Senin asla göze alamayacağın kadar çok, Asla göze alamayacağın kadar...
-
ŞEYDİ O
Takvim yapraklarından silinmiş bir zamandı... Bense akrep ile yelkovan neye çalışır bilmezdim... Varsa yoksa sendin... Varsa yoksa gözlerin... Ürkek bir çocuğun, İçinde kalmış bir heyecandı gözlerindeki ışıltı, Hani elini uzatsan dokunacaksın güneşe... Gecenin mavisine bir adım atsan,yol yapacaksın yıldızlara... O kadar masumdun, O kadar masumduk... Ve hayattaki en masum duygunun, Uyduruk bir suç olduğunu kabullenemiyorduk... Masmavi gökyüzüne rengarenk yıldızlar serpiştirirdik... Sadece bizim görebileceğimiz, Sadece bizi aydınlatacak yıldızlar... Adını koyamadığımız, İçimizde büyüttüğümüz bir şeydi... Şeydi işte, En güzel şeydi... Yürekte saklanan, Gözlerde parlayan bişeydi....
-
BU DERT BENİ ÖLDÜRÜR
Saklanır kalır içimde bir sevda sancısı... Gözlerimde hasret gözyaşları... Kor ateşlerde yanıyor bedenim, Bu geceler getirmiyor sabahları... Sırtımı verdim soğuk yatağıma, Varlığı bile anlamsız yokluğunda... Nöbetteyim her gece, Uykular benden firari... Hayalin her gece karşımda, Uzansam da dokunsam sana... Sarılsam da,sineme çeksem kokusunu teninin... Sarılsan da,ateşiyle yansam ellerinin... Özlem yuva yapmış yüreğime, Hasretinden ölümse her an ensemde, Bu dert beni öldürür işte... Bu dert beni öldürür....
-
KASIM'DA BİR GECE
Aylardan Kasım... Tüm gece durmadı yağmur, Tüm gece... İçimde binbir acı, Acıların nedeni hep aynı... Ben sustum, Yağmurlar konuştu, Ben sustum, Şarkılar konuştu... Hüzünler içimde saklıydı, Kaçmak istedim kendimden, Boğuluyordum içimdeki hüzünde, Kurtulmak istesem de, Benden daha hüzünlüydü gece... Nereye gitsem aynı acı içimde... Senden gelecek bi ses bekledim, Gelmedikçe doldu gözlerim, Aktı sıcak yaşlar, Söndüremedi yüreğimdeki ateşi, Sanki o yaşlardı bu yağan yağmurlar... Ve sen,hayatımın tek gerçeği, Bir kaç sokak ötendeyim, Ama sanki,ben sende bir hiçim... Bu hüzün dolu yağmurlarda, Hiç gelmez miyim aklına... Oysa ben, Deliler gibi özlüyorum seni, Koşup sarılmak istiyorum sana doya doya, Aldırmadan yağmurlara... Umrunda olmayan, Ama senin uğruna herşeyi göze alan, Gururunu bile ilk defa biri uğruna hiçe sayan, Bi sevgilin var,hatırla... Bir daha böyle ne sen sevilirsin, Ne ben severim, Unutma sevgilim, Unutma asla...
-
KORKMAMALI
Gözlerin bendeyse, Yüreğin de bende olmalı... Sözlerin,gözlerine uymalı.. Yüreğin özlemle dolduysa, Özlemekten korkmamalı... Aklın ''git'' diyorsa, Ayakların durmamalı.. Hislerin aşk doluysa, Yüreğin alev alev yanmalı... Sevdan umutsuzluğa saplanırsa, Ağlamaktan korkmamalı... Avareysen sokaklarda, Kadehler aşka kalkmalı... Bir bakışla yakıyorsa seni, Gözlerin,gözlerinden kaçmamalı... Gemi misali yitip gitse de umutların, Yürekte yedekte de olmalı... Bu sevda seni yaşatmıyorsa, Sevda dediğin ÖLÜMÜNE yaşanmalı...
-
CESARETİM VAR BU GECE
Avucumda zamansız bir soğuk... Avunmak ister yüreğim,biçare buruk... Dermansız bir derdim var, Binlerce kilit vurulmuş kalmış içimde... Cesaretim vardı bu gece... Gecenin en kuytu sessizliğine karışıp, Sana varan yollardaki ayak izlerimi silmeye... Her sokak lambasına varışım bir zaferdi sanki... Karanlığa her dalışım adeta kendi infazım... Bir çığlık gibi ismin geliyordu aklıma, İçimden,yüreğimden,kalbimden taşardı sevdam, Gözlerimden akan her damla,senden bir parça... Sana varan o kuytu yolda, Kırık umutlarım saplanır ayaklarıma, Silmeye çalıştığım her ayak izim, Kanla yazılır kalır yollarında... Nefes nefese vardığım da kapına, Geceden kaçışım değildir asla, Sana gelmemeye yeminler etmiştim oysa, Peşimdeler,geri çevirecekler,götürecekler beni... Haydi aç kapını, Yoksa gururumu neden gösterip, Gözyaşlarımda boğacaklar... Kırık umutlarımı avuçlarıma verip, Yarım kalan mektuplarımla beraber beni cayır cayır yakacaklar... Haydi aç kapını, Eğer ki sana sarılamazsam bu gece, Yığılıp kalan bir beden bulacaksın kapında... Avucunda sımsıkı tutulmuş bir fotoğrafın olacak... Sen boş bedenime sarılıp ağlarken, Ben vefasız bir kula tapar gibi sevdalandığım için, Çoktan ateşlere atılıp, İsmini sayıklaya sayıklaya yanıyor olacağım...
-
DOKUNMADILAR, BEN YİNE DE AĞLADIM
Sebebi yok,dedim,inanmadılar. Bir neden aradılar dalgın bakışlarıma... Ne derdim varsa söyleyecekmişim, Güya onlar da bana yardım edeceklermiş! ... Güldüm,şaşırdılar... Belki de 'deli'dediler bana, Zavallılaştırdılar beni belki de... Sokaklarda başım eğik, Bedenim dermansız yürüyormuşum, Önümü bile göremiyormuşum, Yaşadığımın farkında bile değilmişim... Etrafımda herkes gülermiş bazen, Bense dudaklarımı bile kıpırdatmazmışım, Ya çok anlayışsızmışım,ya da taş olmuş kalbim... Dokunsalar ağlayacakmışım... Dokunmadılar,ben yine de ağladım... Dokunmadılar,ben yine de ağladım...
-
YİNE SEN
Suskun geçer her gece... İçimde suskun binbir feryat... Ne yapsam sana çıkıyor sonu... Senle başlamasa da, Senle bitiyor... Nereye baksam sen... Nereye kaçsam, Yine sen... Günler sensiz, Sensiz ve de hiç olmadığı kadar anlamsız... Zaman geçmiyor işte... Günlerden hala aynı gün... Hala ayrıldığımız an şu an... Hala titrek ellerim... Hala suskun dillerim... 'Gitme dur' diyeceğim ya arkandan, Diyemedim... Hala... Hala yaşlı gözlerim... Silemedim... Ben,senden sonra, Hiç, Ama hiç yaşamadım... Bundan sonra da... Hiç... hiç yaşamayacağım...
-
BUGÜN
Bugün bir başka efkarlıyım... Sanki boşuna çabalamışım seni unutmaya... Boşuna uğruna 'unuttum' diye şarkılar yazmışım... İnsan unuttuğuna binlerce şarkı yazar da, Gün boyu ağlaya ağlaya mırıldanır mı? ... Kabullendim bak sonunda, Yenik düştüm gururuma... İnatlaştığım yüreğimdi, Yürek de benimdi, Hatırladım sonunda... Sahte gülüşlerim bile yoktu bugün... Aklımla yüreğim savaş içindeydi, Son anda kazandı yine yüreğim... O farkında diildi belki ama, Artık aklım da,beynim de, Bu zaferle bin kez yenildi....
Jump to content