Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Ben aşkı iki kişilik sanıyordum... Gözler bir başka gözlerle, Sözler bir başka sözlerle, Aşkı hissettirir ya... Aşk karşılık bulunca, Eller aynı heyecanla titrer, Yüzler karşılıklı gülümser ya... Biterken bişeyler de, Paylaşılır sanıyordum... Ben aşkı, İki kişilik sanıyordum...
  2. Bir sevda basıyorum bağrıma... Yürüyorum, İzindeyim cennetin... Kırıkları batıyor umutlarımın, Viraneyim, Yürüyorum, İzindeyim cennetin... Geriye baksam, Kırılgan yürekler, Hep bir yerinde bırakmışım hayatımın, Benim gözlerim yaşlı, Onların gözleri yaşlı... Beni affedin,diyerek, Yürüyorum, İzindeyim cennetin... Unuttuğum hayallerim geliyor aklıma, Sevdiklerim her iki yanımda, Tutmaya çalışıyorum ellerini, Ayaklarım gidiyor, Yürüyorum, İzindeyim cennetin... Bir sevda basıyorum bağrıma, Siliyorum tüm hayallerimi gözlerimden, Bir sen kalıyorsun, Birer birer siliniyor sevdiklerim, Seslenmek istiyorum, Hıçkırıklarım çözülüyor, Yankılanıyor kendi içimde, Kimse duymuyor, Sen duymuyorsun, Bir sevda basıyorum bağrıma, Yürüyorum, İzindeyim cennetin... Bir sevda kanıyor yüreğimde, Yürüyorum, İzindeyim cennetin...
  3. Dayan yüreğim,dayan! ... Bitecek elbet bu kavgam! ... Hep bu kadar acı değildir hayat, Yeminim var,onu unutacağım! ... Hep böyle acıttım mı seni? ... Biz de güldük zaman zaman, Biz de sevildik,istendin de vermedik, Dayan yüreğim,dayan! ... Bitecek elbet bu kavgam! ... Hata kimde,diye kendimizi yormayalım, Faydasız,nedensiz birbirimizi sorgulamayalım, Ben görmesem,sen sevmezdin, Yeminim var,onu unutacağım! ...
  4. Sonbahara atıyorum günahını hüzünlerimin... O sararttıkça yaprakları, Kopardıkça tutunacak tek dallarından, Ben de kopuyorum hayata tutunduran umutlarımdan... Yeni yetme mutluluklarım vardı yazdan kalan, Bir göçmen kuşun kanadına asılı kaldı sanki... Ne kadar mutluluğum varsa dünden kalan, Bu mevsimle beni terkedip gitti... Kalıcı olmayacaklarını biliyordum, Geçiciydi her biri, Senden öte ne varsa gelip geçiyor, Senden öte! ... Bak,sen yokken de oluyor,diyerek de, Kendimi avutuyordum... Küçük bir oyun oynadım kendimle, Bitirdim bu mevsimle... İçimde bir yerde, İçimde bir yerin en derinlerinde, Bir saklı sevda vardı... İçimde bir yerde, Hayatımla birlikte, Yarınlara devrediyordu... Oysa biliyordum, Hep varolan bir gerçekti bu, Ben bu mevsimle onu kabulleniyordum... Hiç bir zaman sana, Bir zamanlar olduğu kadar yakın olmayacaktım... Uzaktan, Bir elden de öte, Sana hep yabancı kalacaktım... Bazen, Bazen hiç umulmadık bir anda karşına çıkacaktım, Gözlerimiz değecekti birbirine, Bir tesadüf daha eklenecekti bizim biten hikayemize... Ve son noktası hiç olmayacak bir hikayeye... Hayatımın en güzel, Hayatımın en acı tesadüfüyle başlayan hikayemize... Birimizin canı yanacaktı, Birimizin umrunda olmayacaktı... Biri o anı bir ömre yayacakken, Birimiz o anda unutacaktı... Anlamak çok zor değil... Birimiz hep sevecekti.... Birimiz hiç umursamayacaktı.....
  5. Akıp gidiyor hayat... Farketmeden götürüyor bizleri de... Hangimiz kaldık ki bir yerlerde... Dağıtılan rolleri paylaşamadık bile... Her geçen gün daha da titriyor ellerim... Arasıra ardıma dönüyorum... Özlüyorum... Özlüyorum... Ağlamayan bir çift göz kaldı mı ki birimizde, Ağlıyorum sessiz hıçkırıklar düğümlü kalıyor, Bağırmak istiyorum... Bağırmak istiyorum... Kimse duymayacak biliyorum... Duysalar da susacaklar, Herkes birbirine yabancı aslında, Umursamayacak ki kimse... Herkes kendi derdinde... Belki de onların içinde olan, Bastırılmış isyanları bağırmak istiyorum ben de... Kim durabiliyor, Kim durdurabiliyor... Kim istemezdi ki karşılaştığı en güzel günde asılı kalmayı... Kim bilebildi bir günde de ummadıklarını kaybetmeyi... Kim isterdi ki! ... Hayat akıp gidiyor... Bizi de yanında götürüyor... Ne sana soruyor, Ne bana... Bir anda savuruyor, Bir anda yıkıyor, Bir anda oluyor herşey... Bize de şaşırmak kalıyor... Hani bir gülsem, Ardında bir hüzün beni bekliyor... Oysa batan güneş bile, Elbet doğuyor... Kanmamak gerekmiş bu hayatta, Herşey yalan aslında... Hayat akıp gidiyor... Bizi de yanında götürüyor... Hayat akıp gidiyor... Şimdi hangimizi nerelere götürüyor? ... Hangimiz biliyor? ...
  6. Gidişinden bu yana saydığım aylara, Bir parmak daha eklendi... İnanmak zor oldu elbet... O kadar ay nasıl da geçti... Kimi gün gördüm seni... Titredi ellerim... Gözlerimi çevirdim senden öte... Başım önüme düşerken, Gözlerimden yaşlar sensizliğe akıyordu... Biliyor musun? ... En çok,görüp de hiç tanımamış gibi davranmak zor geliyordu... Kimi gün görmedim seni... Görmediğim her gün özledim seni... Uzaklara giderdin bazen... Şu uzak dağlarımın da çok uzaklarına... Ardına hiç bakmıyordun... Ve ben... .....................Sana ağlıyordum... Gidişlerine bile! ... Oysa gitmesen de bana ne faydaydı,ne! ... Kimi zaman aşmak o kadar da zor gelmezdi o dağları... Yollar kördüğüm olsa,umrumda olmazdı... Özlem dolup taştı mı yüreğimden gözlerime, Karşılıksızken bile,sevdalar için herşey göze alınırdı! ... Bunca deliliği göze aldığıma bakma! ... Ben sevenim, Ben aşığım, Ben özlemliyim... Ben bir sevdayı harcamayıp, Üstüme aldım... Ağır geliyor... Çok ağır... Bunca şeyi göze almama rağmen, Yine de gelme buralara sen! ... Görmeyeyim de yüzünü, Ölmeyeyim bin kez daha... Benim seni hala sevmem, Umrunda olacak en son şey bile de olsa, Gelme sen yine de buralara... Gelme...
  7. Karanlıkların en koyusundayım... Sensizlikten yol alıp gittim en kuytulara... Konuşmadım kimselere... Ellerim sol yanımda... Yüreğim... Kanıyor hala... Kaçtım tüm yüreklerden... Kendimi attım sensizliğin o kör boşluğuna... Affedin beni sevdalarım, Bu aşk beni bitirdi... Affedin... Bilmeden hepinize yalanlar söyledim... Aslında ben en çok, Onu sevmiştim... Karanlıklardayım şimdi... Hepiniz bilirdiniz ya, O çok sevdiğim güneşimi yitirdim... Ellerim sol yanımda... Yüreğim kanıyor hala... Bağışlayın beni... Haydi alın gidin tüm korkularımı... Nefes alamıyorum... Ne olur... Ellerim sol yanımda... Yüreğim kanıyor hala... Ardından gidiyorum sevdamın... Bastığım her yer,umut kırıntıları... Sağım solum,unutulmuş hayallerim... Affedin beni sevdalarım... Sevdamın peşindeyim... Çıkışını görüyorum bu dünyanın... Sevdamın izindeyim... Affedin beni... Ben en çok onu sevmiştim...
  8. Kar etmedi yokluğunda sitemler... Ardına dönüp bakmadın bir kere... Gönül yandı... Yandı da, Kar etmedi alevler... Kendi kendimi ateşe vermişim de... Bir derken, Bin çağrı yapmışım ecele... Bir sevip bin ölmekti bu işte... Sen giderken, Ben tüm bu şehri ateşe verdim içimde... Yan sensizlik yan! .... Ben yanıyorum... Ben... Ben kahroluyorum.... Bu dert beni mahvetti... Sitemler de fayda etmedi... Kandın da gittin şu dünyanın yalanlarına... Yaşamaksa bu sana bir yerde, Al hadi al! .. Sana kalsın bu koca dünya... Ben gidiyorum, Beni koyup gittiğin gibi bak! ... İster yak bu şehri, İster kahrol... İstersen bi duayı esirge benden! ... Beni bu sevda mahvetti... Ecel de senin elinden geldi... Ne kadar masum kesilirsen kesil, Bu sevda beni mahvetti... Ne yıldız kaldı gökyüzünde beni anlamayan, Ne bir gece kaldı sana isyanlarımı duymayan... Şahidim oldu da herşey yokluğunda, Bir sen bilmedin... Bir sen duymadın beni... Hani gün olur da duyarsan bir yerlerde, Aşk kalmadı yeryüzünde,diye... Gül de geç... Bir sevda vardı,de... Bir sevda... Çok uzaklarda kaldı,de... Şahidim,de... Onu ben gömdüm,de! ... Başını dik tut... Yücel yücelebildiğin kadar... Bu sevda beni mahvetti... Gerisi masal...
  9. Sonbaharın ilk gecesi... Eylüldeyiz şimdi... Bunca hüzün, Boşuna değilmiş demek ki... Sonbaharın ilk gecesi... Eylül... Gökyüzüne baktım... Yanılmadım... Koca bir mevsim görmediğim, Gri bulutlar, Üstümde şimdi... Sonbaharın ilk gecesi... Eylülün biri... Tüm pencerelerini kapattım odamın... Kimbilir, Belki de hiç açılmayacak, Mevsim bahara dönene kadar... Sonbaharın ilk gecesi... Duygu dolu şarkılar çalıyor radyolarda... Gözlerim buğulanıyor... Yarın da yağmur yağacak,diyorlar... Boşuna mı zaten bu gri bulutlar! ... Hemen de ilk gününde damladılar üstüme! ... Bekleselerdi ya,bir süre! ... Sonbaharın ilk gecesi... Eylülün biri... Güneş bile solgun batmıştı, Mavilerim griye bulanıktı... Hüzünlenmiştim... Gelmişti vakti,sarı yaprakların... Terk-i diyarı göçmen kuşların... İçimdeki çocuksu kıpırtıların... Yüreğimin sıcaklığının... Avaz avaz şarkılarımın... Son günüydü belki de... Sonbaharın ilk gecesi... Eylülün biri... Yıldızları bile örtmüştü bulutlar... Sonbaharın ilk gecesi... Eylülün biri... Sevgili yaz! ... Hoşçakal! ... Fazla özletme! ... Arada yaz! ...
  10. Ne sen benden öteydin, Ne ben senden... Yaratan'ın yarattığı, İki kulduk sade... Ne ötesine geçebilirdik, Ne de gerisine... Elimizde avcumuzda var olan, Neyin garantisi vardi ki bizde? ... Varsa birkaç yıl kaderimizde, Yaşayacaktık alnımızdakilerle... Bir de ben varoldum sende, Bir de sen bende... Adını sevda koymuştuk yüreklerimizde, Yaşayıp gidecektik, Bir sona da seninle... Mutluluğu elimize verdiler, Tutamadık sımsıkı... Bir ferdik gözlerimizde, Ben de saklı kaldı, Sen de eser kalmadı... Tükettik sevdayı alnımızdakilerle, Bir sevda saklı gözlerimde, Gözyaşlarımla bitirdim bak sonunda bende... Bilmiyordum ki ben, Her damlayla kendimi de tükettiğimi... Hiç de aldatmadım kendimi, Dönüşün vardır,diye de... Ne çare buldum bitene, Ne de yitip gidene... Ama yine de... Üç günlük dünyada, Senle yaşamalıydım sevgiye dair herşeyi de... Bir seni layık gördüm sevgime, Bir seni...Nefretime! ... Tükenecek bu hayat, Alnımızdakilerle... Alnımda sensiz bir hayat, Yüreğimde senli bir sevda... Böyle bitsin bu dünya...
  11. Ara sıra kendine kalır insan... Aslına bakarsan, Sorguya çekmeye de korkuyor, Cevaplar bilindik... Cevaplar korkutuyor... Duymaya cesaret de edilmiyor... Susmak... Susmak da her zaman kar mı ediyor? ... Bilemiyorum... Sussam da, Konuşsam da, Hiçbir şey değişmiyor... Yorgunluğumu kime yükleyeyim? ... Alıp başını giden zamana mı? ... Kendinden koparmak için elinden geleni yapan, Hayatıma mı? ... Bilemedim... Peki ben? ... Ben tek masum muyum? ... Kuyruklu yalan! ... Kim getirdi beni bu hale? ... Bazen... Geçmişe dönüyor yüzünü insan... Eski fotoğraflar deşiliyor ya hani... Gözlerim... Karası aynı kara, Bir küçük ışık görmek istedim, Masum bir çocukta... Yoktu... Ben, Hiç yaşamamıştım ki çocukluğumu... Yaramazlık,uzaktan seyrettiğim bir oyundu... Ve ben, Hiç o oyunda rol alamadım ki... Ağlamak mızmızlana mızmızlana değil, Hep yorgan altındaydı... Kimseyi suçlamadan,darılırdım... Ki ben... Hiç çocuk olamadım ki... Haddimi bilip,oyuncaklarımla oynayamadım ki... Mutluluğa dair bir fotoğraf aradım, Bulamadım... Hani sahte bile olsa, Değişen birşeyler var,diyebilecektim oysa! ... Ama yok! ... Çocukluğum bile herşeyin farkında! ... Farkederdim... Ben bu hayata hiç gülemedim... Anladım... Çocukluğumu bile yaşamadım... Bundan sonrasına ne diye bel bağlayayım? ... Hayat,hayatlığını doğduğumda gözüme sokmuşken, Ne diye bu hayatta anlam arayayım? ... Hani yine de... Ben bu hayatı, İnadına yaşarım! ...
  12. Çözülemeyecek kadar karışıktı bu hayat... Çözmeye çalıştıkça, Karıştırdı bizi de... Yaşadık gitti şimdiye kadar, Varsa elimizde avcumuzda, Geride bıraktığımız onlarca yıl, Bu hayatı anlamamıza yetti... Kopardığım takvim yaprakları gibi, Bilemedim geçen günlerimin değerini... Bu hayat, Nereye kadar tahammül edecek bana, Bilemiyorum şimdi... Yorgunum... Çok yorgunum... Umutluydum oysa... İyisiyle kötüsüyle hayat,hayat işte... Bir tükeniş biçimi yaşaya yaşaya... Ağlamasıyla gülmesiyle hayat,hayat işte... Yıllar geçtikçe, Daha da kaybediyorum sanki... Belki de kaybedişler, Daha çok canımı yaktar oldu...Bilmiyorum... Yıllar geçtikçe, Küçük dünyamda birşeyler eksildi... Her yitiriş bir kazanç diye diye, Avuttum kendimi... Yitirişlerim devam etmekte... Kazançlarım? ...Nerede? ... Sustum... Susuyorum vedasız çekip gidenlere, Bir el bile sallamıyorum arkalarından, Uğurlamaya bile tenezzülüm yok, Artık, Çocukken olduğu gibi de, Darılmıyorum kimselere... Hiçbir duygu yok bende artık... Hani çocuk olsam, Olmadık şeylere ağlar, Anneme naz yapar,elde ederdim bir şekilde... Küçücük şeyler mutluluk sebebim olurdu... Ne güzel... Şimdi,ağlamaya bile değmeyeceğini biliyorum hayatın... Nazımı da annemden başka kimsenin çekemeyeceğini de... Artık annemin benden başka dertleri olduğunu da bilerek... Susuyorum... Ve o küçük şeylerden mutlu olmayı, O kadar çok özlüyorum ki... Yıllar geçtikçe, Kendinden başka dostu kalmıyor insanın... Hani annem bile, Bir yere kadar... Herkesin, Kendine göre dertleri var... Çekinirim... Kendime kalırım sonra... Ağlamam yitirdiklerime... Habersiz çekip gidenlere... Kalması gerekirken gidenlere... Hani kazandığım da varsa, Mutluluğum da bir anlık sade... Hayat! ... Benden de bir yere kadar... Dayanırım canım yana yana, Ama... Hani bendeki de can bi yerde... Bir yere kadar var olurum sende... Bir yere kadar tahammül ederim sana... Hayat! ... Bir yere kadarsın herkes için... Unutma... Ama sakın, Unutturma da! ...
  13. Korkuyorum bu gidişattan! ... Korkuyorum ekrana bakıp,bir haber görmekten! ... İçim acıyor,içim! ... Şu dünyada her şeyi öğrendik... Yeri geldi öğretildik, Yeri geldi öğrendik... Ama anlıyorum ki... Bir türlü bu dünyaya sığmayı beceremedik! ...
  14. Seni özlediğimi hissettim bugün... Yazın son sabahlarından birine uyandım... Uyandığım anda, -Normal mi bilmiyorum ama, Binlerce düşünce geliveriyor aklıma... Hiç demiyorlar ki, ''Bismillah daha yeni uyandı! '' Gel de uyu şimdi,diye oturuyorum yatağıma... Biliyorum... Yazın son sabahlarından birine uyandım... Sonbahar,bulutlarıyla karşıki dağın ardından el sallıyordu... ''Hazır mısın? '' diyordu,''Bak,ben geliyorum! ''... Hayır sonbahar,hayır... Sana hazır diilim... Rüzgarlar esiyor artık sabahtan... Üşüyorum hatta... Geceden açtığım penceremi, Bir gece yarısı kapatıyorum... Gökyüzünün mavisi bile solgundu bu sabah... Kelebekler yorgundu... Gökyüzünde kanat çırpan bir güvercin bile yoktu... Akılma geldin birden... Gülümsedim... Yetmedi... Bir damla yaş intihar etti gözlerimden, ''Bütün yaz sıkıldım gözlerinde beklemekten,gidiyorum ben! '' Yazın son sabahlarından birine uyandım... Belki de sonuydu mutlu uyanışlarımın... Yazın son sabahlarından birine uyandım... Belki de son uyanışım... Ah sonbahar... Yine duygulandım... Hep senden bunlar! ...
  15. Haydi git... Ne sebebini sorarım, Ne dinlerim cevaplarını... Karşında bir dakika durmam, Çeker giderim eyvallahsız... Yaptıklarım da gururdan sanma! ... Ben senden de çok, Kendimi seviyorum aslında! ... Yaşar giderim, Sensizlik canımı yaksa da... Susarım... Ne sana konuşur gözyaşlarım, Ne bir başkasına... Ki ben... Sandığından da fazla güçlüyüm aslında... Gideceksen, Durma git... Haydi, Geç kalma yoluna... Ben sensiz de yaşarım nasılsa... Sevdimse de seni, Varsın olsun... Yansın canım... Ben senden çok, Kendimi seviyorum aslında... Haydi... Var git yoluna...
  16. Anne! ... Kalemimi sakla! ... Ama sakın atma! ... Anne! ... Defterlerimi topla, Tek bir kağıt bile bırakma! ... Sakla anne... Görmemem için sakla... Ama sakın, Fazla da uzaklara koyma... Anne! ... Hadi çıkıp dolaşalım, Bak, Yaz bitiyor, Son günlerin keyfine bakalım... Yemeği bırak, Bu akşam bari izin ver kendine... Anne ne olur, Hiç susmadan konuş benimle, Bir kere bile kendimle bırakma beni, Aşktan da bahsetme, Biten yazdan da... Sonbaharı ise, Hiç hatırlatma... Anne! ... Yemyeşil yerlere götür beni, Rengarenk çiçekler olsun hatta, Gittiğimiz yerlerde, Bir çift bile gezmesin kolkola... Anne! ... Hadi bana yemek yapmayı öğret, Tarifini ver tüm yemeklerin, Mutfağa girmeme izin ver, Ama sakın sonuçlarına kızma! ... Beni kendimle bir an bile yalnız bırakma... Günlere de giderim, Dantel bile yaparım... Ama bana çeyizden bile bahsetme anne! ... Korkuyorum anne! ... Korkuyorum bugünlerde! ... Artık gündüzleri de şiir yazıyorum anne! ... Korkuyorum anne! ... Ve ağlıyorum daha kalemi elime almadan bile! ... Anne! ... Kalemimi sakla! Ama sakın atma! Anne! ... Defterlerimi topla! ... Tek bir kağıt bile bırakma! Sakla anne! ... Görmemem için sakla! ... Ama sakın, Fazla da uzaklara koyma! ... Anne! .... Gözlerim doluyor... Bana şen şakrak şarkılar söyle! ....
  17. Her şey seni görünce değişiyordu gözümde... Köşeden dönüşün... Ya da... Kapıdan usulca girişin... Kim bilir nelerden yakınıyordum o ana dek... Kim bilir neler geçiyordu aklımdan... Bilmiyordum... Sen geliyordun... Ben... Duruyordu sanki tüm dünya... Susuyordu tüm gürültüler... Bir sen kalıyordun yaşama dair, Bir sen... Ne yapacağımı bilemiyordum, Ellerim titriyordu, Sanki içimde bir kuş çırpınıp duruyordu... Farkında olmadan gülümsüyordum... Utanıyordum... Utanıyordum... Yüzüne baksam mııı... Başımı çevirip umursamaz görünsem miii... Bilemiyordum... Haddini bilmez ki gözlerim, Çoktan gülümsemişim sana, Sonradan farkederdim... Gözlerin... Beni benden alan, Yüreğimdeki buzları eriten, Bir anda beni ateşlere bırakan, Gözlerin... Konuşurduk ara sıra... Hep havadan sudandı sebeplerimiz... Bir türlü konuyu aşka getiremedik... Biraz da kendimizden bahsedemedik... Akıp giden zamanın içinde, İki farklı yollardan birbirimize el salladık... Sustuk... Pişman da olduk... Yine de sustuk... Neydi korkumuz? ... Neydi çekindiğimiz? ... Bilemedik... Bir sevdayı da... Başlamadan, Biz bitirdik... Şimdi... Başka kollardan gülümsüyoruz birbirimize, Yaralı yaralı... İç çekişlerimiz de, Boyun eğişlerimiz de, Birbirimize hitaplı... Gözlerde kalan bir sevdaya, El salladık başka kollardan... Neydi bize engel olan... Bilemedik...
  18. Koynumda yaralı bir aşk saklıyorum... Avuçlarımda sayısız gözyaşları... Yaz bitiyor... Ve tükenen ağustosa inat, Hala ıslak avuçlarım... Hala... Bir fotoğrafın bile yok bende... Hani olsa, Çoktan külleri savrulmuştu belki de... Ben de, Avuntumu ateşlere atmak istedim... Hayalini... Tek avuntumu elimde avucumda olan... Hayalini... Ne yapmam gerekti? ... Bilmiyordum... Kaç gün batımı çıkıp dolaştım seni düşünerek, İsmini çağırdı içim, Yüreğim suskundu... Küskündü sana... Küskündü sevdalara... Sana yazdığım her bir şiiri yanıma alıyordum, Her vardığım uçurumda rüzgarlara verecektim... Sözde... Onları... Bağrıma mı bassam,rüzgarlara mı versem bilemedim... Avuçlarımda sımsıkı tutuyordum gözyaşlarımı... Ve biten ağustosa inat, Hala ıslaktı avuçlarım... Çünkü ben, Her gece ağlıyordum... Koynumda yaralı bir aşk saklıyordum... En önemlisi de... Ben seni, Hala seviyordum...
  19. Ben de seviyorum, demek... Hayallerine ortak olmak... Sadece seninle,demek... Gecelerine ortak olmak... Bir gözyaşına bin gözyaşını katmak... Bir gülüşüne ömür sermek... Giderken yüreğini de yanına vermek... Her kederini kendi kederin yapmak... Dualarında kendinden de öne koymak... Kendini de unutmak... Ömrünü feda etmek... De... Yetmiyor bazen... Sevilmek için...
  20. Birgün yine yağacak yağmurlar... Hüzün saracak yüreğimi, Geleceksin aklıma, Usulca... Bir zehir gibi dolacaksın yüreğime, Yine... Bir sonbahar gününde tanımıştık birbirimizi, Yapraklar sararıp dökülürken usulca, Biz daha da sarılırdık birbirimize... Yağmurlar yağardı... Ve benim başım, Hep omzundaydı... Şarkılar dinlerdik her akşam karanlık bastığında... Hava soğudukça sokulurduk birbirimize... Yağmur başlar... Aldırmazdık... Bir gün yine yağacak yağmurlar... Ve benim, En sevmediğim mevsimken sonbahar, Yaz gelmiş gibi sevinirdim... Seninleyken sonbaharlar, En güzel sonbaharlarımdı oysa... Severdim sararan yaprakları... Çünkü gelmişti başımı omzuna dayayıp, Şarkılar dinleme zamanı... Sen gelirdin bu şehre... Eylül gelirdi sonra... Bir gün yine yağacak yağmurlar... Ama sen,olmayacaksın yanımda, Bu sonbaharda... Ve artık hiçbir sonbahar, Güzel olmayacak hayatımda... Sevmeyeceğim hiç sonbaharda dökülen yaprakları... Yağan yağmurları... Ve ben, Her sonbaharda seni özleyeceğim aslında... Ve artık... Hiç sevmeyeceğim sonbaharları...
  21. Hayat... Hayat bir oyun... Hergün bir sahne... Aslında figüranız hepimiz, Kendi içimizde başrol oynasak da... Gerçeği arama sakın... Yok bu dünyada... Herşey yalan diye de, Yalanlar içinde kaybolma... Beklenmedik bir anda, Kapanıverir perdeler... Yazık hiç alkışlanmadan, Kapanan perdelere... Hayat... Hayat bir oyun... Figüranız hepimiz... Kendi içimizde başrol oynasak da... Kimse farketmez... Sen oyundan çıksan da... Rolün bu kadarmış... Ne kadar başarabildiysen, O kar sana... Hayat bir oyun... Figüranız hepimiz... Kendi içimizde başrol oynasak da...
  22. Şimdi... Birbirine çok uzak iki kentin, Aynı güneşi altında yaşıyoruz payımıza düşeni... Herkes kendi kaderini yaşıyorsa da, Bir zaman aynı kaderi paylaşmış olarak, Sürüp gidiyor hayat, Hala dönüyor dünya... Ne sana bakıyor ne bana... Hesaplar da zor geliyor insana bazen, Ne kadar oldu seni görmeyeli diye saydım parmaklarımı, Titredi ellerim... Titredi... Vazgeçtim... Şimdi, Birbirine uzak iki kentin, Herhengi bir sokağında, Herhangi bir gecede... Sen orada,ben burada... Sen aklımda, Ben senin... Ben senin..... Bir daha hiç, bir zamanlar ki kadar mutlu, Bir daha hiç,bir zamanlar ki kadar mutsuz olamayacağımı bilerek, Akıp gidiyor hayat... Her ne şekilde yaşanıyor olsa da... Şimdi,birbirine çok uzak iki kentin, Herhangi bir sokağında, Sen ve ben... Payımıza düşeni yaşadıksa da, Bize kabullenmek düşse de... Yine de yetinemiyor insan, Hayat sürüp giderken yokluğunda, Hayat sürüp giderken, Hani bir daha... Bir daha... Bakma sen sözlerime... Hani hiç birleşmese kaderimiz, Hiç görmeseydim seni, Bu kadar acımazdı belki de canım, Takılıp kalmazdım bir gece vakti senin olduğun taraflara... Sen olmasaydın, Yanar mıydı bu yürek bir başkasına, Bu kadar hem de, Yani illa yaşanmalı mıydı bu acı, Önemli olan yaşanması, Ve bu yüreğin yanması mıydı, Önemli olan bu gözlerin ağlaması mıydı? ... Yaşanması mı gerekti ki illa? ... Ki sen, Sırf benim bunu yaşamam için mi gelmiştin buralara? ... Gittiğinde bu kadar yanması için mi canımın? ... Şimdi,birbirine çok uzak iki kentte, Birbirine uzak, Unutmaya yeminli iki kişi, Sen... Ve ben... Ne sen suçla kendini, Ne de ben... Varsa bir suçlu, Kaderdir, Kaderdir tek neden... Şimdi birbirine çok uzak iki kentte, Sorgular içinde cevapsız kalmış, Sen ve ben... Ne kadar istesem de, Çıkarmasın bu hayat karşıma bir daha seni... Ne kadar dilesem de seni, Göstermesin yüzünü Allah senin... Unutulmuyorken bazı şeyler hala, Başlangıçlar hep erteli... Kabullenmek kaybetmeyi, Belki de en güzeli... Ne sen suçlusun, Ne de ben... Varsa da bir neden, Kaderdir bizi mahveden... Ne sen suçlusun, Ne de ben... 18.05.06
  23. Ne o? ... Bitti mi tatiliniz? ... Ben size, Gelmeyin dememiş miydim? ... Gelecekseniz de illa, -Hani beni çok seviyorsunuz ya, Ayrılamıyorsunuz ya benden-, Gelecekseniz de, Geç gelin dememiş miydim? ... Ne o? ... Gittiğiniz yerlerde rahat mı edemediniz? ... Kimseye yanaşamadınız mı? ... Yaz bitmeden en azından, Ne diye geldiniz? ... Ben hala... Ağlamayı başaramıyorken... Hatta yeni kurutmuşken gözlerimi... Yeni yeni avaz avaz şarkıları ezberlemeye başlamışken... En azından güneş yaşlarımı kurutacak kadar sıcak iken... Ne diye... Erkenden geldiniz? ... Ben sizi özlememişken... Siz beni, Çok mu özlediniz? ... Hüzün...Sanki hiç gitmemiş gibisin... Git... Git daha çok erken... Daha sararmadı ki yapraklar... Dökülmedi ki birer birer... Esmedi rüzgarlar,yağmadı yağmurlar... Hatta uyun göçmen kuşlara, Yolunuz bana düşmeden,gidin uzaklara... Daha çok erken, Gerçekten... Nasıl olsa, Dönüşünüz bana... Ama daha erken... Çok erken... Gerçekten...
  24. Mesafeler... Her zaman uçsuz bucaksız mıdır acaba? ... Mesafe denince, Ne gelir ki insan aklına? ... Ne acıtır ki insanın canını uzaklardaki bir sevgili kadar? Bir gün batışı dalan gözler değil midir uzaklara? Hani bir yere kadar gözdür ya bu gözler, Görebildiği en son nokta değil midir, O gözler için en uzak nokta? ... Oysa... Uzaklardan da uzak mesafeler vardır arada, Uzaklardan da uzakta bir özlenen... Ulaşılmayı beklenen, Ya da ulaşmayı bekleyen... Gözünü korkutur ya mesafeler bazen insanın, Gözler haddini bildiği kadar gördüğü noktadayken, Sanki görür gibi o en mesafeliyi, Akar ya bir damla yaş gözlerinden... Hani bazen, Yorulur ya gözler ağlamaktan, Dayanamaz olur da, Taşar özlemler yüreğinden, Gözlerine bir yol bulur da, Damla olup akar avuçlarına... Sabretmek, Bir yerden sonra isyanlara dönüşür ya... Mesafeler girince araya, Yüreğe özlemler dolar ya... Hep uçsuz bucaksız mıdır acaba mesafeler? Arada dağlar olmasa, Yollar olmasa arada uzanan, Ve gözler, En yakınına dalarsa, Mesafen bir nefes kadar yakınınsa... Ama, O mesafe ötesi asla ulaşılmayacak olansa..... Mesafeler... Hep mesafedir ne kadar yakınında da olsa.... Özlemler güzeldir, Mesafeler sonrası sana da özlem varsa... Mesafeler... Güzeldir... Karşılıklı insanın canını acıttığında... Karşılıklı gözler daldığında... Aşka aşk, Sevgiye değer kattığında... Mesafeler... Bazen gerektir aslında...
  25. Bir şekilde çıkardı hayat birbirimizi karşımıza... Şu en kocaman yalanda... İkimiz mi vardık sadece var olan? , Vardır bir bildiği de Yaratan'ın mutlaka... Tesadüflere kandık,kandırıldık belki de, Payımıza düşeni yaşamıştık hayatta aslında... En kocaman yalanda, En gerçek güzeli paylaştık seninle... Bir yanılsama değildi hissedilen aslında, Ben... Seni gerçekten sevmiştim oysa... Yaşadık payımıza düşeni, Bize verilen bir zaman aralığında, Vardır bi bildiği Yaratan'ın mutlaka... Sevmemiş olabilirsin... Pişmanlığını da ummam ama... Herşeye rağmen, Beni unutma... Bak,yine devam ediyor hayat farklı iklimlerde, Farklı mavilerin altında, Ama hala aynı yalan üzerinde... Payımıza düşeni yaşadık, Vardı bi bildiği Yaratan'ın mutlaka... Hiç yaşanmamış saysak da... Yeter ki... Beni unutma... Hala... Bi bildiği vardır mutlaka...