likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
ELVEDA DEME BANA
SAKIN DÜŞÜNMEDEN ELVEDA DEME BANA Yeri yurdu kaybeder çıkarsın dağlara Saatler sene olur beklersin yollarda Matemle boğulursun kahır deryasında Sakın düşünmeden elveda deme bana Sabır taşına döner büsbütün bedenin Resimlerimi tutamaz titrer ellerin Gece gündüz ağlamaktan kurur gözlerin Sakın düşünmeden elveda deme bana Yaşadığımız her mutluluğu ararsın Güne elemle yatar elemle kalkarsın Gözün kimseyi görmez beni sayıklarsın Sakın düşünmeden elveda deme bana Ayrılık bir ateştir sarar tüm bedeni Duygular alev olup yakar can evini Gözündeki yaş söndüremez ateşini Sakın düşünmeden elveda deme bana
-
DÜNYA BUYMUŞ
Taş yığınlarında güya hayat yaşanırmış Bazen komşu komşunun kapısını çalmazmış Kibrin muhabbeti kovduğu o mekanlarda Kimseler kimselerden selam bile almazmış Ulvi duygunun sırrını şimdi anlıyorum Kimlerin yüreğinde sefalar sürdüğünü Sabrın aziz olduğunu şimdi anlıyorum Kimlerin yüreğinin murada erdiğini Gelenin gideni arattığı dünya buymuş Eğrilerin doğrularla bir farkı kalmamış Paranın onuru yok sattığı dünya buymuş İnsafsızlığın sınırları hiç çizilmemiş Benimle doğan insanlara alışamadım Ben eskimeden eskileri hep özler oldum Yalan dünyada kalanlara alışamadım Şu geç yaşımda kara toprağı gözler oldum 08.01.2003
-
DÖN ESKİ HALİNE
Artık seninle anlaşamıyoruz Bir anı bile paylaşamıyoruz Sanki bu ömrü bir yaşamıyoruz Ne olur gönlüm dön eski haline Sen söz verenken ben amade sözcü Hissinle doğan her şey bana öncü Kimi diriltken kimi öldürücü Ne olur gönlüm dön eski haline İçimden çıksan beni bırakıp ta Dönüp te bulsan bir başka kalıpta Belki anlarsın resmime bakıpta Ne olur gönlüm dön eski haline Keşkeler fayda etmez; hatalara Ve de gerçeği yok safsatalara Girmeyecektik hiç şamatalara Ne olur gönlüm dön eski haline Cananım isen canevim içinde O zaman biriz her derdin göçünde Ne işimiz var nedende niçinde Ne olur gönlüm dön eski haline 07.03.2006
-
DOSTÇA YAŞAYAMAZ MIYIZ?
Bu dünya niye dar geliyor kardeş Birlikte dostça yaşayamaz mıyız? Hepimizdeki aşk değilmiydi özdeş Birlikte dostça yaşayamaz mıyız Zaman bu kadar niye acımasız Eller açılmaz dilimiz duasız Neye kırgınız kimlere ahımız Birlikte dostça yaşayamaz mıyız? Nemiz vardı da neyi kaybettik biz Gama neşeye ortaktık hepimiz Şimdi ne oldu ne bizim derdimiz Birlikte dostça yaşayamaz mıyız? O dervişlerin ermişlerin yolu Bizdeydi ufka açılan her kolu Şimdi yönümüz bilmez sağı solu Birlikte dostça yaşayamaz mıyız? Her köşede kambur yüzler arıyoruz Baştan aşağı tek tek tarıyoruz Kendimizi mi hep saf sanıyoruz Birlikte dostça yaşayamaz mıyız? 11.01.2004
-
DEĞİŞİK GÖZLERİN
Ey! Çatlatılan aynaların kızı Baktın da söndü, semanın yıldızı Simin,zinetin karardı yaldızı Öyle güzel ki değişik gözlerin Ne elaya ne maviye benziyor Bin türlü rengin içinde yüzüyor Dünya bir olmuş simanda geziyor Öyle güzel ki değişik gözlerin Işıl ışıldan daha da berraksın Sen varken güneş,ay ne diye çıksın Yaşı eskiten zamana ışıksın Öyle güzel ki değişik gözlerin Ne diyeyim ki güzel gözlerine... Pürnurlar fer fer yağsın özlerine, Kirpiklerin tel tel filizlerine. Öyle güzel ki değişik gözlerin 22.11.2006
-
DAHA SANA NE DİYEYİM
Saç telinden yere kadar Sen bir başka güzelsin yar Bal damlayan bir dilin var Daha sana ne diyeyim Şu gönlümde filizlenen Aşk dalımda çiçeklenen Açılan bir goncasın sen Daha sana ne diyeyim Bir an ayrı kalsam senden Yollarıma düşer gölgen Hem hayalim, hem düşüm sen Daha sana ne diyeyim Yufka yürek sende gizli Lütfederken sizli bizli Tane tane açık sözlü Daha sana ne diyeyim Bir dünya ki, fethetmişim Taht'a seni taç etmişim Ardın sıra ben gitmişim Daha sana ne diyeyim 08.12.2004
-
DAĞLAR
Ufukları yırtan ey sıra dağlar Heybetinden korkup yılan var mıdır Üstünden her sabah bir güneş doğar Tependen seyrine dalan var mıdır İhtişamla durur her bir ağacın Semaya uzanır meşen,ardıcın Çiçeklerle süslü düzün,yamacın Gülünden haberi olan var mıdır Başında beredir masmavi sema Sende nefes bulur aldığım hava Resminle renklenir şu koca dünya Senin kıymetini bilen var mıdır 21.12.2003
-
ÇOK MU ZOR
Kaç defa söyledim kendin ol diye Duyduğun her sözü çektin sineye Kılı kırk yardın hep aşktan sevgiye Çok mu zor geliyor beni anlamak Nedeni nedir ki bunca cefanın Giderim gönlünden yoksa inancın Benliğim aşikar okusun kalbin Çok mu zor geliyor beni anlamak Aklına gelirse aradığın var Ayırdığın zaman bu kadar mı dar Ne güle ne bana bir gün baktın yar Çok mu zor geliyor beni anlamak Bana biraz daha sabret mi dersin Ya bir bahtiyar ya deli edersin Bedelini ya ben ya sen ödersin Çok mu zor geliyor beni anlamak 05.02.2005
-
ÇIKMA BENSİZ GÜN YÜZÜNE
Gerçek seven sensen eğer Görmesin yar hiç kimseler Korkum,sana nazar değer Çıkma bensiz gün yüzüne Sensiz aşkı kim dilensin Şu gönlümü bir bilensin Her an merak edilensin Çıkma bensiz gün yüzüne Serden yere hep bakarlar Duruşuna ad takarlar Seni üzer laf atarlar Çıkma bensiz gün yüzüne Kalbim dışa duysa da kin Elde gezer adın lakin Dikkat et sen elden çekin Çıkma bensiz gün yüzüne Sanma benim safsatamdır Kulu bozan kem ortamdır Sonra dersin bu hatamdır Çıkma bensiz gün yüzüne
-
ÇEKEMEYENLER
Nerden nereye geldik ey sevdiğim Bir dert, seninle yanyana geldiğim Merhabasına yeminler ettiğim Çekemeyenler her gün kalp kırıyor Her an peşimden gelir, sanki korkum Bir kaçak gibi senden kaçıyorum Bilmezsin içler acısı durumum Her gün hasretin bir derde sürüyor Sensiz çıkarken sevda yokuşunu: Duyarım bana ağıt yakışını Yakalarken bir mahzun bakışını Nemli gözlerin hep ele veriyor Meçhulden getir beni gönül atım Yoruldum artık kalmadı takatım Baharında gül gibiydi bu bahtım Şimdi yaz görmez, hazana eriyor Göz göre göre çekilen bir kahrın; Neşesi gelmez ne bu gün ne yarın. Her sabah akşam çöküyor efkârın Yokluğun her gün kalbimi yoruyor Artık mazide kalan hasretinle: Rüyalara eş yaşamak seninle. Her gün içime vuran eleminle, Gamlı yüreğim sevinci arıyor
-
CEKETTEN GÖMLEĞE
Elinde tığ nakış nakış çizgiler İle desen desen çıkar örgüler Elvan elvan renkle bir bir sergiler Ülkemin hamarat elli kızları Dantelinden tüle,perdeden pike Ceketten gömleğe dikilen yaka Mevsim mevsim moda her çeşit marka Beden doldurur hem kış hem yazları İnsanı süslemiş her bir elbise Ayrılmaz ikili olmuş herkese Kuşaktan kuşağa her gün eskise Yine de terk etmez bir an bizleri
-
BU GÜN BAYRAM
Bu gün bayram asılmasın çehreler Bir gün de olsa gülecek yüzümüz Dua ile aranacak çareler Bir gün de olsa gülecek yüzümüz Vahdet pınarlarına dolacağız Aktıkça bir bahtiyar olacağız Kandığımız an meşke dalacağız Bir gün de olsa gülecek yüzümüz Hatırları soracak bir tutam gül Katıla katıla coşacak gönül Bu gün barışmak; en güzel ödül Bir gün de olsa gülecek yüzümüz Asık simalarda açacak güller Suskun kalplerde çözülecek diller Tokalaşacak bu gün küskün eller Bir gün de olsa gülecek yüzümüz Adım adım izler bizi melekler Yerden göğe erişir tüm yürekler Bugün bir bambaşka olur dilekler Bir gün de olsa gülecek yüzümüz Mevlaya yönelmek düşer her ferde Bunu bilenler yıkılmaz hiç derde Abdest alıp saf tuttuğumuz yerde Bir gün de olsa gülecek yüzümüz
-
BÖYLE BİLMELİ
Kalbin ufkundan doğarsa mutluluk Dökülür gözden sevinç oluk oluk Başlayacaktır en güzel yolculuk Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli Nereye gitsen seninle olacak Ummadığın an karşına çıkacak Gördükçe gözün senden kaçmayacak Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli Tüm zamanları durduracak olan Bu sevgiyi tatmış olacak inan Hoşnut kalacaktır ömrünce hazdan Tüm dünya bunu hep böyle bilmeli 10:08 20.03.2004
-
CANIM AZDAVAY'IM
Tarihin derinliğinde bir yerleşim yeri Kan dökenlerin, savaşanların alın teri Başımızın tacıdır hep ta öteden beri Gönlümüzün efendisi canım Azdavay'ım Kadınlarımızın başında rengarenk fesi Baştan aşağı göz kamaştırır elbisesi Giyimde kuşamda bende varım ifadesi Süsümüzün efendisi canım Azdavay'ım Tarlalarda, bağlarda alınterin, emeğin Damaklarda izlidir hep ıslama ekmeğin Tadı ile kokusu başkadır kül çöreğin Aşımızın efendisi canım Azdavay'ım Bütün çevresi elvan çiçekleriyle dolmuş Yemyeşil doğa sanki tümüyle esir almış Tüm canlara yıllarca hazansız bahar olmuş Gülümüzün efendisi canım Azdavay'ım Ta atasından beri söyler hep güzel sözü Tatlı şivesi yürektendir değişmez özü Kalbi temizdir.Harama dönüp bakmaz gözü Özümüzün efendisi canım Azdavay'ım Mütevazi bir yaşamı seçmiş dünyasına Haram koymamış hiç, ekmeğinin mayasına Sınır çizmemiş, buyurmuş gönül sahasına Sevgimizin efendisi canım Azdavay'ım Oyunlar içinde çiftetelli bir başkadır Duygularda çırpınan kanatlar hep aşkadır Vahdet pınarlarına akan aşk bambaşkadır Sazımızın efendisi canım Azdavay'ım Şaka, sohbet koyudur, eğlencenin renginde Kuşaktan kuşağa değişmemiş, ahenginde Genç, ihtiyar halay çeker, aranmaz denginde Sözümüzün efendisi canım Azdavay'ım Toprağı değerli madenler ile yüklüdür Çıkarılmaz ki bir şeyler bir şeye eklidir Meçhul aleme kalan sırlar gibi saklıdır Arzumuzun efendisi canım Azdavay'ım Çağ eskitmiş medil, ilgarini mağarası Ne ceylanlar görmüş akçasu, sula yaylası Görkemli kanyonu bir tabiat harikası Doğamızın efendisi canım Azdavay'ım
-
BOMBALAR YAĞAR
dünyanın ağaları savaş çığlığıyla toplanır emirle yürür tanklar,uçar füzeler mavi yolda bombaların hangi başı yaracağı hesaplanır dağlar, taşlar, yollar figüran insanlar hep başrolde yaldızlı semadan yağmur yerine bombalar yağar boynu bükük,suçsuz, günahsız insanların üstüne göğe atılan zehirli gazı yer çekimi sağar tebessümü bitmemiş,emzikli canların üstüne Yüce Allah'a yalvarışlar bitmez kalbin dilinde dua ile ahın narası göğü sallar o günde istiklal in özlemi yanar her neferin kalbinde yare verilen gül gibi, tüfeği tutar elinde çocuklar misket sanar kan akıtan o mermileri bilmezler ki öldürmüştür babaları, emmileri her savaş sonunda kazanandır,onların hamileri karada yüzer, deryasına küsmüş hayat gemileri şunun bunun ordusu hep yakar, yıkar, ezer, geçer çarpışan ölür, güçsüz esir olur,onursuz kaçar galip gelen tankın avlusuna bayrağını açar kimileri zafer gölünden kanlı şerbeti içer
-
BİR VEDA
Bir vedanın ardından biçare, sabır yumağına sarıldım Teselli tığı ile örgüsünü ördüğüm kara desen oldum Evire çevire dönüp dolaştım enden boya sürüldüm Biten örgüyü her giydiğimde üstünde terleyen ben oldum Çaba harcanıp görülen her işte olanları unutmayı özledim Kahkaha ile güldüğüm günleri her zaman nadasa bıraktım Ertelediğim her tebessümü gülmeyen yüzüme sözledim Başıma dikilen güneşin sıcağında hep hüzünleri yaktım Kervanımla umarsız kaldığım yollarda molam bitmedi Varacağım yerlerde ümitli ufuklara izler süremedim Her kararan gecede sabah yıldızları sabah etmedi Varacağım yerlerde beni bekleyen muradımı göremedim Şevkat titreyen ayaz sabahları kucağımda karşıladım Bir sıcak sobanın yanında olmayı ne kadar isterdim Çakıldığım yerde buz kesen soğuğu ağaçlara aşıladım Gagası donmuş kuşlar misali sıcaklara nasıl küserdim Her gece yarısı sinemi basan hafakanların terleyeni benim Uyansamda uyanmasamda yine kara basanların kölesiyim Şaşkın şakın gezip dolaşan sırdaş bulamayan bir garibim Kuşkulu bakışların altında tarlasına çile ekenin böylesiyim
-
BİRTANEM
ortada bir sebep yokken terk ettin neden bırakıp ta gittin bir tanem bana aşkın yolunu sen öğrettin neden bırakıp ta gittin bir tanem bir penceremiz vardı aşka bakan ikimiz idik perdesini takan tülünde sevdamız oyalı iken neden bırakıp ta gittin bir tanem aşkını bebek gibi eylemiştim avutup hep gönlümde beslemiştim büyüyüp te sevmeni beklemiştim neden bırakıp ta gittin bir tanem sevdanın esiri bir köle idim tutuklun olmayı Hak'tan diledim sana vurgun isem ağlat mı dedim neden bırakıp ta gittin bir tanem beni yaşatacak tek umudumdun pınarından içtiğim bir yudumdun çiçekleri açan, bahar yurdumdun neden bırakıp ta gittin bir tanem
-
BİR KÜÇÜK YANGIN ATEŞİ
Aşkımız dağlar kadar büyüktü yar: Bir küçük yangın ateşi kül etti Kararan sevgi artık kime yarar Bir küçük yangın ateşi kül etti Gönlümde nice kor şimşekler çaktı Her düştüğünde beni göz göz yaktı Dereler gibi ne alevler aktı Bir küçük yangın ateşi kül etti Asi bir rüzgar ile çabuklaştı, Alel acele kıvamını aştı, Dağlardan Nemrut bundan da yavaştı. Bir küçük yangın ateşi kül etti Keyfiyle söner, volkanlar ne yazık, Derin izliymiş, bu püsküllü yanık, Tütsün dumanlar ardımızdan artık... Bir küçük yangın ateşi kül etti.
-
BİR HASRET
Bir hasret iki kalbi yaraladı Her gün hicrana kapı araladı Düştükçe dertten aşkı karaladı Ne sevgiye kandım ne de sevdaya Başucuma bir tek resmini değil Ömrümü sığdırdım unutma ki bil Ümitsizliğe hiç vermedim meyil Ne bugünü andım ne de maziyi Çeyrek asır meçhul yollara girdim Sen yokken ne kara günler devirdim Sabrım olmasaydı çoktan erirdim Ne içimden yandım ne de dışımdan Habsettim sussun diye figanları Duyulmaz yasım bilmez olanları Hıçkırığa bin türlü yalanları Ne desem utandım ne de zorlandım Aldığım nefes verilmez durumda Sinemde esir katlanmak zorunda Can varmış yokmuş kimin umurunda Ne ölüme yandım ne de dirime Dişim tırnakta zamanı tüketti Zor yıllar beni bir ömür bekletti Günü gelen önce hasmına gitti Ne aşka inandım ne de aşkıma
-
BİLİNMEZLER HAKK'IN SIRRI
Şu kainat uçtan uca Gizemli boş bir bulmaca Kul kalbini yorar anca Bilinmezler Hakk'ın sırrı Arzdan arşa yoğu varı Yaratan Hakk biz ihzari O verecek son kararı Bilinmezler Hakk'ın sırrı Çağdan çağa kuşak kuşak Karış karış zihni oysak Yeri göğü kurcalasak Bilinmezler Hakk'ın sırrı Ne gelen var ne gitmeyen Yoktur ömrü hiç bitmeyen Şu alemi terk etmeyen Bilinmezler Hakk'ın sırrı Her tarifin anlam gücü Demle gelir ölçü ölçü Ebede dek dolmaz içi Bilinmezler Hak'kın sırrı Derin hisler sinede kor Ateşine yanmak çok zor Katlanmakla kalınmıyor Bilinmezler Hakk'ın sırrı
-
BETER DİYEMİYORUM
Bir derdim var benim kimse bilmiyor İçimden çıkarıp kimse almıyor Öyle bir dert ki insafa gelmiyor Ölmekten de beter diyemiyorum Her görülen günüm zindan gibidir Kabuslarım sanki söz sahibidir Ölüm değilse de buna ne denir Ölmekten de beter diyemiyorum Göçen takvimlerde kaldı sevincim Şimdi durmadan kan ağlıyor içim Böyle bir acıya bitmiyor hıncım Ölmekten de beter diyemiyorum Bahtiyar olarak kalmak ukdemdi Kanımca bu benim için elzemdi Maksudumu çalan eskiyen demdi Ölmekten de beter diyemiyorum Kuşkusuz sevgiydi tek ihtiyacım Ezelden beri hep buna muhtacım Ne yazık ki bir gün dinmiyor acım Ölmekten de beter diyemiyorum Yükledikçe sabrım taşını sırta: Azalmaz, çoğalır gam arta arta. Bu gidişle halim olmaz sa orta Ölmekten de beter diyemiyorum
-
BEN DEĞİŞTİM
Tek muradım sana ermek Ben değiştim Yüce Mevlam Geçmişimle hesaplaştım Ben değiştim Yüce Mevlam Yüreğimden kovdum nefsi Meçhullere uçtu hepsi Dönemez hiç bir tanesi Ben değiştim Yüce Mevlam Divanına kuruldum ben Ayrılamam artık senden Gece gündüz seninleyim Ben değiştim Yüce Mevlam Şeytan uzak şimdi benden Neler çalmış şu ömrümden Artık attım yüreğimden Ben değiştim Yüce Mevlam
-
BEDEL SAYARIM
Bilmeden kırarsam eğer kalbini Bu canı ölüme bedel sayarım Olurda söylemez isen derdini İnan hayatımdan bile cayarım Dayanamam sulu gözlerine yar O gözlerin bende hatırası var Olmasın kederle dolan bir pınar Yoksa bakışına gönül koyarım Revnaklı simanın güzelliğine Gıpta etmek düşer sevdiceğine Böyle bir sevdanın biteceğine Ölümü kendime nikah kıyarım Gönül dairende yerim var ise Kulak vermelisin bu hazin sese Kalbin çok değil de biraz dinlese Sağır dünyaya bu aşkı yayarım
-
BANA ZULMDÜR SENİ SEVMEK
Sel getirdin yağmur iken Güneş diye doğman erken Yaz bahara zaman varken Bana Zulmdür Seni Sevmek İçten değil seni görmek Görüpte kaş gözü germek Haktır sana yüz çevirmek Bana Zulmdür Seni Sevmek Kurtuldum şu yaralardan Derken, geldin oralardan Hiç durma git buralardan Bana Zulmdür Seni Sevmek Sine yakan kindar zalim Yılla yılı umrunda kim Var demedin bir sevgilim Bana Zulmdür Seni Sevmek Attığım kör düğümlerden Çözüldüm hep çözümlerden Azmı döndüm ölümlerden Bana Zulmdür Seni Sevmek İster kinlen ister kına Kola kolay dönmem sana Bırak artık beni bana Bana Zulmdür Seni Sevmek
-
BANA MI SORDUNUZ?
Çekip giderken bana mı sordunuz Aşkıma gönül ararken yoktunuz Şimdiyse bana dert yanıyorsunuz Bir de sevdadan söz ediyorsunuz Bilmez mi insan ne olacağını Söndürür mü aşk için ocağını Heba ettiniz güzellik çağını Bir de sevdadan söz ediyorsunuz O kadar baktım her gün yolunuza Takılır diye biri kolunuza Yazık değil mi seven kulunuza Bir de sevdadan söz ediyorsunuz Bir kere sizden bakmadınız bana Bakışınızdan akmadınız bana Kör gönlünüzü yakmadınız bana Bir de sevdadan söz ediyorsunuz Dünya nedir ki işte dönüş oldu Kötü gidişat size bitiş oldu Eski aleme tekrar giriş oldu Bir de sevdadan söz ediyorsunuz
Jump to content