likevoyager tarafından gönderilen her şey
-
HAYAT NURU GÖZLERİM
iki zeytin tanesi kadar kapladığın yer bedende şu koskoca aleme yol gösteren komut sende doğarsın istedin her an iki kirpik arasından sönmeyen güneşsin can taşıyan gönüllerde her sabah uyardım seni nurlu köşkünden iki elimle okşayıp çocuk gibi sevdim hep her sabah çeşmede su ile yıkadım seni yıllar yılı aynalarda ışığınla, saçımı taradım hayatımdaki iyiyi kötüyü gördüm sayende soframdaki nimetleri ayırt ettim sayende ellerim aramadan buldu her şeyi sayende yıllar yılı tozdan dumandan sakındım seni kainatın bütün olaylarını bire bir gördün nice nefisler uğrunda örselendin durdun dayanamadığın yerde kirpikleri üstüne ördün yıllar yılı bakıp ta süzmediğin ne kaldı ki kimi zaman ağlattılar dert keder ile kimi zaman çağlattılar yaşla dolan pınar ile kimi zaman dağlattılar kızgın demir ile yıllar yılı gözyaşı olup aktın nice gönüllere hangi hicranı hangi vuslatı tatmadın ki öfkeden acıdan neleri birbirine katmadın ki nicelerini kaşının üstünden atmadın ki yıllar yılı sana yumruk atanların şahidi oldun kuşaktan kuşağa hangi bakışın ile kalp çalmadın k bir mecnun gibi tutulup ta içine dalmadın ki bir ömür boyu aşk ile yanıp kalmadın ki yıllar yılı sımsıcak duyguları ışınlayan sen oldun bazen seni koruyamadık; zararlı ışık saçanlardan, nedeni belirsiz müptelası olup alkol içenlerden, cenk meydanında atılan ok ile içinden geçenlerden. yıllar yılı nicelerine perdesi gündüzde kapalı dünya oldun 23.05.2003
-
HASRET KERVANI
Bir kara sevdanın esiri oldum İki gözüm zindan görür her yanı Işıksız diyarda biçare kaldım Kavuştur Leyla'ma hasret kervanı Mektup,şiir,selam avutmaz beni Gözlerim görmek istiyor kendini Özledim ellerini,ak tenini Kavuştur Leyla'ma hasret kervanı Günler asır kadar uzun burada Geçmek nedir bilmez zaman burada Yaşadığım hayat yaman burada Kavuştur Leyla'ma hasret kervanı 23.04.2004
-
GÜNEŞİMSİN
Sen her sabah kıpkızıl tanyerinden uyanan Güneşimsin, ışığımsın benim sevdiceğim Işıltılı bir dünya değil tek istediğim Ömür boyu ateşim ol şu gönlümde yanan Sevdasız yaşantına gönül verdim kim ne der Sen yeterki aşkla okşayan sevgilerle gel Benden yana nazından başka yok hiç bir engel Sadece pamuk ellerini ellerime ver Kanatlanmak gerekse iki kalp arasına Sen bakışımın ucunda donakal öylece Bin asır geçsede çözülmesin bu bilmece Her gün her an aşkını aşkımda ara,sına Göreceksin bıraktığım yerde olacaksın Sevdiğinin sevgisine sadık mecnun gibi Sebebini soracaksan inan yok sebebi Gönlüme tutsak aşkıma aşık kalacaksın 23.10.2006
-
GÜNDEMİMDEN DÜŞMEYECEK
Ben teslimken kara kışa Sense Lale devrin yaşa Haber saldım kurda kuşa Bu aşk burda bitmeyecek Gündemimden düşmeyecek Uçuşsa da sesten figan Önemi yok yoksa duyan Benden uzak o yaşayan Bu aşk burda bitmeyecek Gündemimden düşmeyecek Olmayan aşk olsa kalpte Var veya yok bir hiç işte Ne kadarda desem sahte Bu aşk burda bitmeyecek Gündemimden düşmeyecek Bir nedamet duymaya gör İhtirasım affına kör Ama gelsen demem nankör Bu aşk burda bitmeyecek Gündemimden düşmeyecek Bir gülündüm sorsam sana Aşkım derdi dilin bana Ne oldu can katan cana Bu aşk burda bitmeyecek Gündemimden düşmeyecek 01.02.2005
-
GÜL DAMLASI
Sümbüller, gelincikler solmasın güzel elinde Lüle lüle dolansın kemer olsun o belinde Baharları uzun, hazanları hep kısa olsun Kuruyup dökülseler de yer bulsun saç telinde Gül damlası, tatlı bir buse kondursun tenine İçin hazdan bir hal olsun neşe saçsın her yana Mutluluk dolaşsın kan yerine damarlarında Gönül bahçen güllerle çiçek açsın baharlarda Bin bir papatya arasından sen koklanasın Bin bir rengin arasında en güzel sen olasın Senden güzeli olmasın dünyada bulunmasın Bin bir demet çiçek arasından sen seçilesin 29.12.2002
-
GÜL DALINI KIRAN SİLLE
Gül dalını kıran sille İndi gökten rüzgar ile Acımadı çiçeğine Goncasını bile bile Sürüklendin yerden yere Yaprağını sere sere Hem uçuştun hem süründün Irmak ırmak dere dere Ne gariptir sahipsizlik Seni buldu sebepsizlik Güneş düşte olmasaydı Vuramazdı o kalpsizlik Kokun ile dolaşırdın Nefesime karışırdın Burcu burcu tüte tüte Yüreğime ulaşırdın Ah benim kalp sarmaşığım Hem yarimdin hem aşığım Yıllar yılı güneş gibi Hem ay-dın, hem gün ışığım 30.12.2004
-
GÜL ÇİÇEĞİM
Gül çiçeğim aç gönlüme Mis kokular saç gönlüme Sabah akşam uç gönlüme Gül çiçeğim al çiçeğim Gül çiçeğim gül çiçeğim Hiç solmadan kal çiçeğim Şu gönlümü çal çiçeğim Gül çiçeğim al çiçeğim Gir gönlüme gir çiçeğim Sevdiğimi gör çiçeğim Hal hatrımı sor çiçeğim Gül çiçeğim al çiçeğim Gel gönlüme gel çiçeğim Tüm sevgini çel çiçeğim Sevdiğimi bil çiçeğim Gül çiçeğim al çiçeğim Varlığın bir taht gönlüme Her yokluğun dert gönlüme Canımsan can kat gönlüme Gül çiçeğim al çiçeğim 06.09.2005
-
GÜL AÇIYORDUN
Şafak söküyorken seni düşümde Gül bağından bana bakarken gördüm Dağılmıştı zülfün güller üstüne Sanki gül dalından gül açıyordun Gönül aydınlatan hal bırakacak Gözlerinle öyle bakıyordun ki Gökteki yıldızı kıskandıracak Parlayan bir güneş gibiydi sanki Gerçeğinde görsem seni böylece O aşk kokan bağdan her gün geçerdim Sen de bana baksan her gün öylece Ben bu hayattan her gün vazgeçerdim 22.05.2004
-
GÖZÜN GİBİ
Bak ki büyüsün her çiçek Sev ki aşkımdır diyerek Sakla ki yar sansın yürek Gözün gibi koru gülüm Demet demet topla gülüm Buram buram kokla gülüm Esen yelden sakla gülüm Gözün gibi koru gülüm Varım yoğum budur deyip Bak her gün yanına gidip Canından bile çok sevip Gözün gibi koru gülüm
-
GÖNLÜMDEN AYRI YAŞADIM ÖMRÜMCE
Sevmeyi utanç saymışken yıllarca Yönelmedim hiç bir mutlu amaca Belki bulmadı bir seven, kanımca Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce Aşılmaz dağlar kadar zordur diye Uzanamadım bir türlü sevgiye Çekindiğimden saklandım sineye Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce Bir kere olsun tatmak amacıyla, Aşka söylendim füsunlu heceyle, İstek de duysam bir içli ricayla. Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce Engin sonsuza örtülen gökyüzü, Bir gün görmedi gülerken bu yüzü? Her gün önünü gördü iki gözü Gönlümden ayrı yaşadım ömrümce 22.09.2004
-
GİZEMLİ YERDEN
kanatlandım bulutların fevkine bu gece gönül dünyam ile gezdim semayı keyfimce yıldızlarla tokalaştım ay ile tanıştım mehtap tüten gecede nur nehrine karıştım yürüdüm amber kokulu mabet çarşısına oturdum ilim sunan agahlar karşısına derin mana yüklü döndüm o gizemli yerden eski dünyamın ufukları ağardı birden 09.04.2003
-
GİRDİM BİR ALEME
Açıldı gökler bir gece yarısı Düştü önüme sanki ay parçası Ansızın doğdu fecrin parıltısı Girdim bir aleme çıktım dünyamdan Karşıma çıkan sanki nurdan melek; Beni benden aldı gülümseyerek Heyacanıma yoktu bir diyecek Girdim bir aleme çıktım dünyamdan Ben hiç görmedim böyle el böyle yüz Beni benden aldı bir çift ela göz Sim siyah saçları tel tel örgüsüz Girdim bir aleme çıktım dünyamdan Dalgalı saçı boşlukta yüzüyor; Çözülmüş bağı lülesiz geziyor, Düşen mehtabı telinden süzüyor, Girdim bir aleme çıktım dünyamdan 23.12.2004
-
GİDİYORUM İSTANBUL'A
Yağmurun yağışıyla gidiyorum ben İstanbul'a Her giden yolcu gibi yükledim her şeyi bavula Hayatın acımasızlığı düşer benimle yola Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a Ebedle ezelin kervanına kuruldum bir kere İki elim bağlı götürür beni bekleyen yere Zamanın tükettiği geçmişim ümit vere vere Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a İndiğimde bekleyecek mahşer misali; kalaba Bana neleri,kimleri tanıştıracak acaba Hangi bakışı sert olacaktır,hangi sözü kaba Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a Bir yabancı gibi dolaşacağım tüm caddelerde Attığım titrek adımlarım sürünecek yerlerde Düşe kalka yürürken kalacağım hep gerilerde Bu gün ilk defa ayak basıyorum ben İstanbul'a 18.04.2004
-
GİDİYORUM
ceketimi attım sırtıma gidiyorum dostlar buralardan dönüp te bakmadan ardıma gidiyorum dostlar buralardan her yanımda ezilmişlik ufkuma doğru yürüyorum beni kahreden yıkılmışlık onuda yanımda götürüyorum biçare, mahzun yüreğimi hazin duygularım dişlerken temiz zamana kaçıyorum geçitleri, ayaklarım işlerken yokuşlara bir bir çıkarken akan sulara bent oluyorum habire bana doğru akarken kendimi akıntıda buluyorum mazime güle güle deyip gurup vakti uğurlamak istiyorum sabır taşını bağrıma basıp artık kendimi ağırlamak istiyorum 14.06.2003
-
GİDEN GİTTİĞİ GÜN
Canevi'mde öyle bir acı var ki Kahrına dayanmak o kadar zor ki Ağlasam sızlasam kimim duyar ki Bir dost arıyorum ben hep yanımda Sinemde dolaşan hüznün hayali Yüreğime çöker kâbus misali Beni bitirecek yalnızlık hali Bir dost arıyorum ben hep yanımda Mahzun yüreciğim günlerdir yasta Yerinden kalkılmaz bir garip hasta Beni benden eden düştüğüm hata Bir dost arıyorum ben hep yanımda Bir ben miydim aşkı sevdası biten Dövünen gönülmüş ahı öğreten Giden gittiği gün yıkıldım zaten Bir dost arıyorum ben hep yanımda 10.01.2005
-
GELMEZ MİYİM YAR
Sevdiğini duydum, elin dilinde Sevinçten uçar kim olsa yerimde Yeter ki kalbime sevgilerle gel de Sen çağırırsın da ben gelmez miyim Hiç gönül vermiyor diye kızma sen Durgunluğum aşkı bilmediğimden Belki de endamın kaçtı gözümden Sen çağırırsın da ben gelmez miyim Yıllar yıılı aşksız yaşamış iken Bir yudum sevgiye susamış iken Sen oldun gönlüme ümitler eken Sen çağırırsın da ben gelmez miyim Gönülden davete gelmem diyemem Gittiğimde senden geri dönemem Seni bensizliğe hiç terk edemem Sen çağırırsın da ben gelmez miyim 02.10.2004
-
GELMEYECEĞİM
Yolcu olduğumu bilirken meçhule Beyhude sabrettin gülüm bile bile Bak hasretim yüzünden düştün ne hale Bekleme beni sana gelmeyeceğim Bir medet umdumsa vefasız hayattan Karşılığı hüsran oldu eşten dosttan Zerre fayda yok sana olan umuttan Bekleme beni sana gelmeyeceğim Ağarmaz diyarda biçareyim gülüm Ne dermanım var gelmeye ne de gönlüm Sen beni görmeden yakalasın ölüm Bekleme beni sana gelmeyeceğim 25.11.2003
-
GELMEDİN GÜLÜM
Adın şarkılarda dinmedi bir gün Yıllarca söyledim hep üzgün üzgün Aşkımız mahpustu sevgimiz sürgün Bir an görülmedi bir gün güldüğüm Başımda yolmadık tek saç kalmadı Zarflara pulladım gene olmadı Mektup attım hiç bir adres almadı Çaresiz kırıldı kalemim,gönlüm Sen yokken yitirdim bütün varımı Kimseler çekmedi bir gün kahrımı Kaç kez sınadı da hicran sabrımı Nelere niyetli nelerden döndüm Kapanık içime koskoca sırdım Ellerde kafamı bin kere kırdım Seni kaç hayale düşe çağırdım Bekledim bekledim gelmedin gülüm İçlice başladı her ince sızı İğneledi durdu,inmedi hızı Halden anlamadı hasretin kızı! Demek ki çok yaşa dediği; Ölüm. Yolcu yabancıydı hep yol tanıdık Gelip geçeniyle başbaşa kaldık Bir gün sitem ettik bir gün ağladık Seni beklemekle geçti şu ömrüm 15.12.2006
-
GELİYORUM İŞTE
Şükürler olsun bir müjde vereceğim Gurbetten kalmadı artık çekeceğim Seher yıldızıyla bekle sevdiceğim Geliyorum işte yarın sabahleyin Şimdiden sendeyim karşındayım sanki Ezelden böyleyim hiç sabrım yok inan ki Heyecanıma dur demek öyle zor ki Geliyorum işte yarın sabahleyin Gözlerinde damla yaş görmeyeceğim Seni gülümseyen yüzle göreceğim. Anlaştık değil mi mevsimsiz çiçeğim Geliyorum işte yarın sabahleyin Ümitlerin bende,eksiksiz tastamam Nasıl sevinçliyim bilsen anlatamam İçim kıpır kıpır kendimi tutamam Geliyorum işte yarın sabahleyin İlk ışık vurmadan uyansın gözlerin Hasretten ayrılık var sevin yar sevin Bunca yıldan sonra beni göreceksin Geliyorum işte yarın sabahleyin 02.12.2006
-
GELİYORUM
Dağlar yol verip, varamadım yanına Her adımda dikildi taşlar boyumca Düşe kalka koşmak istedim ben sana Mecalim kadar yol alabildim anca Bekle beni gülüm sana geliyorum Fersiz gözlerinde, çatık iki kaşın Yıllarca terketmedi donuk bakışın Rüyalarda bile dinmedi göz yaşın Bekle beni gülüm sana geliyorum Hüznünden bir meçhule saklanma sakın Her an aklımdasın meraklanma sakın Artık gelmez deyip ayaklanma sakın Bekle beni gülüm sana geliyorum Ellerine gözlerin kadar yakınım Bunu belki de hissetemezsin canım Herkesten farklıdır benim heyecanım Bekle beni gülüm sana geliyorum 28.08.2004
-
GEL YAŞAYALIM
Davetim sana gönül beni kırma Aşk trenime gel,bu kez kaçırma Seven kalbimi sevdandan ayırma Gel yaşayalım bu ömrü birlikte Saklar dururum aşkını sinemde İlk sevincimde sensin ilk derdimde Yer açtım sana gönül dairemde Gel yaşayalım bu ömrü birlikte Yaşatan nefes terk edinceye dek Hayatımızla,aşk bitinceye dek Tüm zorluklara gögsümüz gererek Gel yaşayalım bu ömrü birlikte 20.06.2004
-
GEÇEN GÜLDÜN YA
Şu gönül çehreme geçen güldün ya Bana gerçek oldu şu yalan dünya. Son kalan demde bir dünya gördüm ya Artık ölsem de gam yemem güzelim Göz göze geldikte gözler tanıştı Selvi boyumuzla gökler yarıştı Güneş bize iki,ay bir karıştı Artık ölsem de gam yemem güzelim Kanımca aşka tüm zamanlar darken Göründü ufuktan bir beyaz yelken. Bulamaz yönünü kimseler derken. Artık ölsem de gam yemem güzelim O gün bu gündür ne varsa dünyamda Yeniden yazıldı gönül sayfamda Neşem de yerine geldi sefam da Artık ölsem de gam yemem güzelim En büyük saltanat aşka konmakmış O aşkın içinde Hakk'ı anmakmış Ezelden ebede her an yanmakmış Artık ölsem de gam yemem güzelim 27.03.2006
-
EY GÖNÜL
Bu gün ne kadar durgunsun ey gönül Gün akşam etti güneş uğurluyor O tatlı hazza takılıp kalalı Gözlerin hala bir düş ağırlıyor Sırra kadem mi bastın bugün böyle Aşk mıdır seni düşüren bu hale Yaşanmış nice aşklar dursun şöyle Gözlerin hala bir düş ağırlıyor Asırlık bir taş misali ağırsın Evveli duyan,şimdiye sağırsın Yana yakıla kim nasıl çağırsın Gözlerin hala bir düş ağırlıyor Boy pos çakılmış durduğun o yere Derman ummuştur kimbilir kaç kere Yorulmuşsa da göğüs gere gere Gözlerin hala bir düş ağırlıyor
-
EMİN İNSANLAR
Yabancılaşan sevgiler İnsanı özünden etmiş En güzel körpe duygular Daha tadılmadan bitmiş Gizli aşikar kalmamış Çizili sınır aşılmış Yanlışa kucak açılmış İnsan doğru insan değil Sonsuz sayılmış şu dünya Oysa bir uykuluk rüya Aldanılmış bu sevdaya Gaflet sarmış insanları Hangi emanet ehlinde Yarı yolda yad elinde Emin insanlar içinde Kala kala kaçı kalmış
-
EMEK HIRKASI
Hayatım boyunca attığım adımlardan Yumak yapıp emek hırkası öreceğim Bir gün terli beden soğuyup üşüyünce O hırkamı sıcacık her gün giyeceğim Hayatım boyunca çektiğim çilelerden Resimler yapıp duvarlara asacağım Yaşlı gözlerle başköşemden seyrederken Ya yetmiş, ya doksana ayak basacağım Hayatım boyunca ağlatan insanlardan Gönül mahkememde hep hesap soracağım Çektiklerim kanıt olacak, öfkem yargıç Sinemde, ışıksız odamda tutacağım Hayatım boyunca güvendiğim dağlardan Ateşim, külüm olanlarla yanacağım Kor'un nihayetinde, katran olanlardan Merhem olsun diye yaramı banacağım
Jump to content