Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Kalbinden çekilmeye çabam yetmiyor Ne kadar istesende fayda etmiyor Yer etmiş duygulara sözüm geçmiyor Ne olur ayrılığı isteme benden Can evimde yanarken aşkın ateşi Zoruma gidiyor yar böyle bitişi Bir daha düşün bekle doğan güneşi Ne olur ayrılığı isteme benden Ne revnaklıydı senle baktığım yerler Benden yana düşerdi gözünden ferler Seninle yaşandı en güzel seyirler Ne olur ayrılığı isteme benden Çağırsan dünyanın ta öbür ucuna Tereddütsüz girerim hemen yoluna Gerisini düşünmem inan uğruna Ne olur ayrılığı isteme benden 29.10.2004
  2. Götür uzaklara beni hasret treni Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun Gittiğim yerde dağlar karşılasın beni Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun Güneş ister sabah doğsun ister zamansız Ne fark eder hayat bana zaten amansız Başbaşa kaldığım yerler olsun insansız Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun Sıra sıra mevsimlerin geçişi dursun Ne kışlar ne de baharlar halimi sorsun Hicran, vuslatı hazan yaprağına sarsın Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun Hazinle doldurdum dert küpümü genç yaşta O mazimi anarım daldığım her düşte Bir buruk aşkın ardından yıkıldım işte Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun Yağsada yağmurlar yıkayamaz derdimi Tertemiz yüreğim katrana dönmüş sanki Söndü ışıklar nurlu dünyamda inan ki Ne izim bulunsun ne de sesim duyulsun 10.05.2003
  3. Güneşi uyaran şafak,sökerken Dağ,taş,yer,gök,insan uyanır erken Gecenin bitimi sabah ederken Bir güne merhaba demek ne güzel Uğraşlar boğuşur iken insanla Alından dökülür ter bin figanla Helal lokma için geçen zamanla Bir güne merhaba demek ne güzel Hayatın kışında dertlere batan Biçare insansa serili yatan Kendince çabalar çıkarsa o an Ömrüne merhaba demek ne güzel 04.01.2004
  4. Ne Çehreler Gördüm İnsanların arasında ben ne çehreler gördüm Kimisi şekilden kimisi renkten ibaretti Oysa kara günde ne kanayan yaralar sardım Kimisi dünyamı saray kimisi zindan etti Ben titredim,onlar terledi sinem sıcağında Bir gün olsun üşütmedim hiç şevkat ocağında Kara batmış,tipiye tutulmuş titrek elleri Bırakmadım ayaz tutan gecenin kucağında Kimi zaman sırtımdan vurdular yeter dedikçe Dost görünüp yüzüme güldüler sır vermedikçe Vicdansızlığın mühletini sonsuz uzattılar Dünyamı kararttılar aydınlığı istedikçe
  5. Sevgilim seni unutmam mümkün mü? Her mektubunla vurma yerden yere Hiç yazmayanlar yarine küskün mü? Verme kendini sitemkâr sözlere Sanmaki zaman vuslata akıyor Bitmez hasretin güne gün takıyor Ne yana dönsem bir resmin bakıyor, Öyle hasretim ki senli günlere Gamlı yaşantım sürse de sürgünde; Düşünme beni mutlu ol köşkünde. Garip sevdiğin ilk gün ki sözünde İnanma sakın gelmez diyenlere Hep bekleyecek değilsin sevdiğim; Elbette bir gün çıkıp geleceğim. Her seven gibi bende güleceğim Dolaşacağım göğsüm gere gere 20.11.2004
  6. Hep bu son dediğin oyunda dostlar; Tersine döner, şans verdiğin kartlar, Elinden kaybolur pembe ümitler. Yol yakınken hemen dönmeli dostlar Bu işin adı şans, ya da kumarsa Ne elde ev kalır ne de bir arsa Bile bile ümit bağlayan varsa Yol yakınken hemen dönmeli dostlar Temiz ümitler bu masada kirli Aslanı güldüren çakal sinirli Burda kan döktürür bir maço birli Yol yakınken hemen dönmeli dostlar Meteliksiz halde,kalırsın yoksul Dönüpte yüzüne bakmaz hiç bir kul Kovalar Ankara yutar İstanbul Yol yakınken hemen dönmeli dostlar Alın terin kadar bereket nerde? Ararsan bulursun bir helal yerde. Harama kapansın kapılar serde Yol yakınken hemen dönmeli dostlar Tövbe edip kurtul bin ah almadan Aç keseciklere borçlu kalmadan Dövüne dövüne helak olmadan Yol yakınken hemen dönmeli dostlar
  7. Çağlarım dereler gibi hasretinle Uzaklardan gönlüme sevdan aktıkça Ağlarım her gün gam yüklü kasvetinle Buluştuğumuz yerlere hep baktıkça Ne sana öfkem ne de o sevdamıza Kimler karışmadı ki hayatımıza Her türlü dert yazılmıştı adımıza Yorgun düşüyorum kafama taktıkça Hep uzaklardaydı beklediğim haber Ümitlendikçe daha var dedi kader Senin yokluğunda neler çektim neler Ağladım, hasretin bağrımı yaktıkça 23.04.2003
  8. Kızgın sokaklar beni üşütüyor Kıştan kalma titreme var içimde Ne güneş ne ay yüzüme bakıyor Kıştan kalma titreme var içimde Havam yaz havasına benzemiyor Hep yandığım günlere özeniyor Benzim sarıya, mora bezeniyor Kıştan kalma titreme var içimde Yoksa zemheri bir daha mı geldi Çözülmüyor içim,ah-a mı geldi Keyif iklimimden eser yok şimdi Kıştan kalma titreme var içimde Ne zaman rest çeksem bir esintiye Tutar savurur binlerce öteye Bilirim ki bu gidişim kötüye Kıştan kalma titreme var içimde Tepemde ayaz bir an olsun dinmez Ne yapsak etsek hakkından gelinmez Bu hale nasıl gelindi bilinmez Kıştan kalma titreme var içimde 28.08.2006
  9. Bir akşam şöyle uzandım hayallere daldım Çarsı çarsı dolaştım bir kırmızı gül aldım Damıttım gönlümde yarin ellerine çaldım Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında Sabaha dek dalgalandı üfledigim teller İki elimde dondu kınaladığım eller Yorgun düştü iltifatlarım lal oldu diller Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında Gün doğana kadar ısındı kanım,kanında Sanki yüreğim nefes buldu tatlı canında Bu kadar mutlu olmadım kimsenin yanında Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında
  10. Sevdiğim eğer söz geçiremezsem kalbine Yüreğinden seni süresiz terk edeceğim Sevgimi işlemezsen kalbinin köşesine Bu aşkı bitirip başkasına gideceğim Bıktırırsan beni, gönül çaresine bakar Gerçek sevene ne dilberler kalbini açar Sana katlanmak benim için bir yere kadar Kendine gel yoksa başkasına gideceğim 17.05.2003
  11. Sabahın seherinde güneşin doğuşuyla Kalbinde yanan ışıklarla karşıla beni Ufukların koynundan usulca ay çıkarken Akşam kapıda çiçeklerle karşıla beni Her zaman aynı saatlerde yollarıma bak Aşk kolyeni gerdanına değil gönlüne tak Evin önünden ben geçerken lambaları yak Pencerede gülücüklerle karşıla beni Gönlümde sevdası hiç kurumayan pınar ol Yağışı bitmeyen tutku yağmurlarıyla dol Gümbür gümbür yağ da, ıslansın sana giden yol Kalbinden çakan şimşeklerle karşıla beni Herkesin dilinde sanki yer etmiş bu sevda Aşk ötesinde sonsuz hazla biter bu rüya Tak duvağı, giy gelinliği geliyorum sana Parmaklarında yüzüklerle karşıla beni 09.01.2003
  12. Kalpten kalbe çizmem serhat Gezin dolaş rahat rahat Engel olmam bir gün sana Ömür boyu senin bu hat Şu gönülde açık yolun Benle dolu sağın solun Benim ise senden arzum Ben nerdeysem orda bulun Senden yana duygu selim Akar gider bilki yarim Durdurulmaz eller olsa Ne yazar ki ne sevgilim Yakışırken her giydiğin Binlercedir göz değdiğin Korkuyorum senin için Hayat sana zor sevdiğim 19.11.2005
  13. Bahara erdiren bir gül gibi,yar Açıver gönlümde bir ömür boyu Dalların ruhumu sarana kadar Kalıver gönlümde bir ömür boyu Beyaz beyaz açan ey narin çiçek; Sığın avucuma soluncaya dek Bu dünya döndükçe kokun tütecek Tütüver gönlümde bir ömür boyu İçten fethettiğin zaten bir gerçek Yoksam varlığını kim farkedecek Nasılsa seninle hayat bitecek Kalıver gönlümde bir ömür boyu 24.12.2003
  14. Hayatın yükünü yıllarca sırtında taşır Menziline çileyle yürür kadınlarımız Zahmetin kucağında alın teriyle yoğrulur Mağdur haline hep üzülür kadınlarımız Etrafında yardımcıdır, pervane gibidir Ölüme dek kırılmaz evin bel kemiğidir Yorulmaz, hiç of demez; ne istersen getirir Zahmet yaylasının gülüdür kadınlarımız Köyde tarlada, kentte fabrikada çalışır Hayatın zorluğuna gün geçtikçe alışır Sanılmasın ki arzularına hep kavuşur Hayel perdesinin süsüdür kadınlarımız Çocuk yapar, yemek yapar, tüm işlere koşar Sobayı yakar, odun taşır elleri şişer Bağ- bahçe sular, çamaşır yıkar; eli pişer Asrın tek çile bülbülüdür kadınlarımız Uzun, berrak saçlarında saman tozu gezer Kalpte yokluğun ezilmişliğin izi gezer Ambarda tahılın çoğu değil, azı gezer Fakir kervanında yolcudur kadınlarımız Sevgi deyince aşk deyince hep akla gelir Canımsın aşkımsın diye maniler söylenir Her şeyler bitince kervanına bindirilir Sahipsizliğin sümbülüdür kadınlarımız
  15. İçimizde duran aşka bir zalim Hep yasaklar yaşatıyor her daim Dediğim dediktir diyor sevdiğim Kaçıp ta kurtulsak buralardan yar Gönlümün yurduna göçtüğün gündür Çekilmez hasretin her gün hüzündür Derdimizse bir zalime düğündür Kaçıp ta kurtulsak buralardan yar Yaşam ümidimiz aşka bağlıyken; Ayrılmak kolay mı candan severken. Çekilmez hasrete tutsak yaşarken Kaçıpta kurtulsak buralardan yar Bir avuç mutluluk bedel ile mi? Gülü koklar iken diken ele mi? Bahtımıza düşen her şey böyle mi? Kaçıpta kurtulsak buralardan yar Yasaklar konurken hep önümüze Hiç izin çıkmıyor şu gönlümüze Üç günlük ömürden kalan dert bize Kaçıpta kurtulsak buralardan yar 04.03.2005
  16. Her sabah kalkar kaşlara, kirpikler İkinci güneş doğar her insana Uyanır düşten bütün güzellikler Bedenle doğa gelir heyecana Yeni bir güne hoş bir seda ile Dilden merhaba dolaşır her dile Coşar duygular gönülden gönüle Akar gider can içinden canana Durdurak bilmez bir an insanoğlu Yetmez geçse de günü dolu dolu Azmin elinde kanadıyla kolu Uğraşı ile ter döker zamana Didinir durur can gidene değin Elden ayaktan çekilene değin Yaşar uğruna bir dilim ekmeğin Ne mutlu öpüp başına koyana Zaman tüneli uzayıp ta gider Üstünden nice kullar gelir geçer Nihayetinde son duraksa kader Çaresiz inmek düşer yaşayana 14.08.2005
  17. Sevgilim her gün hayeline dalıp El ele verip dolaşmak ne güzel Ardın sıra hep gülücükler saçıp Gözlerin ile buluşmak ne güzel Sevginle yanıp tükenircesine Aşk ateşine verilmek ne güzel Tutuşan gönlüm küllenircesine Aşk ateşinde kül olmak ne güzel Gönül ufkumdan ümitle bakarken Aşkın seyrine yol almak ne güzel Yokluğuna tüm zamanlar akarken Seni sabırla beklemek ne güzel Derdi tasayı yüreğimden atıp Yerine aşkı işlemek ne güzel Üstünde gönül uykusuna yatıp Seni her gece düşlemek ne güzel 17.10.2004
  18. Kor narında alevdir kalbimde duran aşkın Sımsıcak ısıtıyor ateşten yok bir farkın Coşkun volkan gibisin sineme vurur yankın Sönmesin hiç istemem, istemem su gönlüme Hiç bir sahra yanmadı gönlüm yandığı kadar Yanan güneşe yandı ben ise aşkına yar Yakmana doyamadım küle dönsem ne yazar İstemem bir yudum su, istemem şu gönlüme Demek yıllarca süren gönül yangını buymuş, Sevgiyi ölene dek tattıran bir duyguymuş. Böyle güzel bir aşkı kim yaşamış kim duymuş Bilen varsa söylesin, anlatsın şu gönlüme 19.11.2005
  19. Bir gün selam verdi kader Şu gönlüme hasbelkader Seni bana aşk addeder Sevdim seni gönül turnam O bembeyaz gül yüzüne Ak eline gök gözüne Vuruldum ben günden güne. Sevdim seni gönül turnam Şu gönlümü her gün ezen Tebessümle açan gamzen. Ruhuma dek okşar bazen Sevdim seni gönül turnam Bir başkadır aşkım demen Tatlı tatlı söz söylemen Haz veriyor bana gülmen Sevdim seni gönül turnam Gir yollara gül saçarak Bentleri bir bir açarak Gel gönlüme gel uçarak Sevdim seni gönül turnam Gurbet denen, kara şehir Sevene de izin verir Gel kaçalım engel nedir Sevdim seni gönül turnam 05.02.2005
  20. Hasreti boğan hıçkırıklı sese Bir meltem olup gelsen ese ese Özlem duyduğum şu bitmez hevese Gelip bir baksan,ne haldeyim diye Senden uzakta dertlerle yaşarken; Çırpınır dilim sana haykırırken. Ak mendilime yaşlar dökülürken Gelip bir baksan,ne haldeyim diye Acıya yürek dayanmıyor böyle Dinmez ağrısı nasıl geçer söyle Olmuyor gülüm sabret sen demeyle Gelip bir baksan,ne haldeyim diye Bir gün bu hasret bitecek nasılsa Hak'ka inancım ne kadar asıl'sa. Geçmek bilmeyen her günüm bir yılsa Gelip bir baksan,ne haldeyim diye 23.02.2005
  21. Gecenin bittiği gün geldiğinde Süsle zamanı o tatlı gülüşünle Okşanırsa ruhun can değdiğinde Yüreğini uzat inci güzelim Hayatı sevdiren tatlı gerçeğin Aşk olduğunu söyle o an için İçindeki hisle tutunan gücün O sırrını anlat inci güzelim Haberim olmasın dikenden gülden Ne esen yelden ne de akan selden, Konan güvercinden öten bülbülden, Tek aşkı hatırlat inci güzelim
  22. Gurbetin soğuk kaldırımlarına Uzanıp yatan ilk ben değilim ki Ayak koyduğum tüm adımlarına Beden sürüyen ilk ben değilim ki Yalnız kaldığım her bir köşesinde, Sen dert çekerken herkes neşesinde, Derim adalet bunun neresinde Yıllarca soran ilk ben değilim ki Hıçkıran gönlüm halimi sorarda Bitmez derdime çareler ararda Bir nebze olsun merhemi olurda Lakin gam gören ilk ben değilim ki 20.12.2003
  23. Her günün akşamı kalem elimde İnan iki satır yazamıyorum Bir bir dolanıyor sözler dilimde İnan iki satır yazamıyorum Bu hasret gerçekten bitirmiş beni Bana çok görüyor severken seni Kaldıramıyorum yorgun bedeni İnan iki satır yazamıyorum Bıraktığın izler gönlümde ne çok Dokundukça yakar sanki kızgın ok Kağıt kalem nemli çizgi desen yok İnan iki satır yazamıyorum
  24. Saklıca gönderdiğin mektuplar neye yarar Hüzünlü satırlarda hep bana sitemin var İki kalbin arası bu kadar mı bozuk yar Nereye varacak bu aşkla nereye kadar Aşkımızı yaşatan sevgiye ne oldu yar Günden güne uzuyor aramızdaki yollar Her zaman yanıyorken aşk ateşimiz bizim Günden güne soğuyor sönmek üzre güzelim Gül gibi bir sevgiyi taşıyamaz haldeyiz Günden güne kuruyor dalımız çiçeğimiz Bir garip ıssızlığa demir atmış gibiyiz Gelip geçmeyenlerin unuttuğu yerdeyiz Artık birbirimizi mesut eden değiliz Azalmadan artıyor derdimiz kederimiz 02.11.2004
  25. El alem toplanmış bayram gezer Senin dünyanda fırtına eser Gözümün önünden hiç gitmiyor Boynu bükük duruşun ey güzel Ağlama haline hilal kaşlım Tebessüm saç her yana al yüzlüm Katıla katıla gül, boş ver sen Yüreğin neşeden bir hal olsun Dört duvara kuştan resimler yap Sonsuz hayellerinle süsle hep Zamana bırak gamı, tasayı Sana vursa da, sen gözünden öp Mevlam dilerse her şey düzelir Doğru kalbe melekler süzülür Sen muhafaza et inancını Doğru kalbe melekler dizilir 15.12.2002