Whatsapp irtibat Jump to content
Üyelerimizin Dikkatine

likevoyager

Üye
  • Katıldı

  • Son Giriş

likevoyager tarafından gönderilen her şey

  1. Bir çocuk doğdu, bendim. Sıraya girdim insanlar içinde. Alay-bayrak büyüdüm Odalar, sofalar içinde. Bir ayna doğdu, gördüm. Sıraya girdi aynalar içinde. İsime geldi, aldım, Çarşılar, pazarlar içinde. Bunca yıl yüzüne baktım. Kendisini aşmadı Olanlar içinde. Bir sabah uyandım, Duruyordu karşımda Düşmancasına, Bir cam, Aldanmış, Kendini ayna sanmış..
  2. Andırırsın beni bana, bana beni, Dediklerinde, duyduklarında, Yazdıklarımda seni bana, bana seni, Söylemesem bile, saklamadıklarımda. Ah hep aklımda, hep aklımda; Andırırsın seni sana, sana seni, Gözlerinde, kulaklarında, dudaklarında.
  3. Ağacı sevecektiniz, Yoldunuz, dal bırakmadınız... Yılına al bırakmadınız, Yemişini yiyecektiniz. Kadını sevecektiniz, Aldınız, ver bırakmadınız.. Sevi'ye yer bırakmadınız, Ona ben değil, sen diyecektiniz. Büyünürken zamanla, Küçüldünüz zamanla, Arıları kovdunuz dumanla, Kovanda bal bırakmadınız. Sobayı söndürdünüz, Isıyı öldürdünüz, Hava basıp üfürdünüz, Mangalda kül bırakmadınız. Parayla yamalı bohça'da, Kapanık, dar bir açıda, O caanım ikili bahçede Bir renk, bir gül bırakmadınız. Bir eliniz vardı, bir cebiniz, Başınıza vurdu keliniz, Alıp sattınız hepiniz, Depoda mal bırakmadınız.
  4. Bana bir dinletim verin, Biraz da zaman. Ben bir deyim çıkarayım, Bir duyuru sesi ondan. Siz bir solukta onu dinleyin. Sizin olsun artakalan zaman.
  5. En kısa ceza Ömür-boyu olandır.. Kimse bilmediğinden. Kim bilir; Belki bir yalan'dır.. Kendiliğinden. Bir korku'dur belki, Saklanandır.. Çirkinliğinden. Bir soru olsa gerek; Sorulmadığındandır.. Birden.
  6. İki tür nokta var Biri önüne ve ardına bakar, Biri ardına bakmaz, Ardını noktalar.
  7. Sen bana Sen desen de, demesen de olur. Ama ben sana sen diyeceğim. Düşün dur.
  8. Akıllı derler aldır Deli derler aldırma Derler?i öngörürsen Yok bakarlar adama Derler?i songörürsen Deli derler adama Sen derler misin, ya da Deyen misin, de bana
  9. Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus-git, ya konuş-gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
  10. Gülüş bir yanaşımdır bir öbür kişiye; Birden iki kişiyi döndürür bir kişiye.. Anılarından kale yapıp sığınsa bile, Yetmez yalnız başına bir ömür bir kişiye
  11. Şarkı söylüyormuşum Sokaklarda, Görmüşler. Yere yere bakıyormuşum Yürürken, Duymuşlar. Sonrasını kendileri uydurmuşlar
  12. Benim söylemek için çırpındığım gecelerde, Siz yoktunuz.
  13. Elimde üç tekerlekli kırmızı bir bisiklet, Bir nohut-oda Hacıbayram'da Denizsiz bir Ada'nın kıyılarında Görünmez arkadaşlarım.. Ne işim vardı bu rüyada. Bir kere, bisiklet yeşil değildi, Başkentti, ada değildi. Karpuz iyi çıkmadı, beni yordu. Alemdağ ormanında kayboldum; Herkes beni arıyordu.. Akşam oluyordu, korkuyordum. Ne işim vardı bu rüyada. Alemdağ ormanı yandı, yok oldu; Benim kayboluşum da öylece kayboldu. Bir resimde toplanıldı bilmeden.. Birer birer dağınıldı bilmeden.. Beni buldu arayanlar sonunda.. Ama onlar silindiler resimden.. Ne işim vardı bu rüyada. Orda orman olsa da gene kaybolsam diyorum. Ya da resmi yakıp ben onları bulsam diyorum.
  14. Ben size ne yaptım Çağrı mı, armağan mı, ceza mı Ne vardı böyle karşıma geçecek Ben ne yazılar ne çizgiler yitirdim hatırlamadım Ne var ki sizinki onlar gibi gitmeyecek Artık olan oldu Gitmeniz gitmeseniz bir Ben de düş kursam da kurmasam da Aklıma yüzünüz gelecektir Ben size ne yaptım, Ne kötülüğüm dokundu size İnanın - hoş niçin inanacaksınız- Sizi şu ana kadar tanımazdım İnanmak, bilmek yakışmaz size Karşıma çıkmayacaktınız. Karşımda bir resim gibi şimdi Kuramadığım düşlerin çizdiği, siz Hem gözüme hem düşünceme Çakılıp kaldınız Renklerinize ve biçimlerinize Düş dışı gerçeklerin çizdiği siz Beni benden çıkardınız Beni benden aldınız Göz görmeye-görmeye Bir uzağa bıraktınız Kendime dönmeye artık çok geç.
  15. Adalı?nın alnına yazmışlar denizi Sonra çizgi çizgi kesmişler, Gömleğine dikmişler Adalı?nın. Adalı?nın kentte durumu yaman.. Gömleğim deniz diyor Sorunca Ama içki başına vuruyor, zaman zaman Direniyor Adalı; Tam kafayı bulunca Ben sarhoş olmam Benim her şeyim deniz diyor, Boyuna adadan söz ediyor. Takılıyorum, Adalı diyorum, sevgilin de mi deniz Sen ondan haber ver.. Susuyor dik dik bakıyor bana Adalı beni sever, Adalı bana küfür etmez.. Adalı diyorum boş ver Bir başka yere diyorum gidip içelim bu gece.. İnsan sevdiği sürece Uykusu gelmez. Dalıyoruz bir gecenin içine.. Adalı bi sözümü iki etmez.
  16. İnsansız adalet olmaz Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu! Ama, olmaz olsun
  17. Gözlerim düştü endamın üstüne Çeker film gibi yolda saatlerce Meramım kalpte sayıklar hep seni Çırpınır sözler dilde saatlerce Kalbimden sana coşar sevgilerim Akıpta gider temiz duygularım Lakin varmaya engel kaygılarım Gönlümün derdi elde saatlerce Bekletme beni papatya çiçeği Bitmez hayale arala gerçeği Sevdalanan şu yaralı yüreği Ümitsiz koyma yolda saatlerce
  18. Bir merhaba sözüne Kapıldı şu yüreğim Ardındaki izine Bakakaldı gözlerim Ya unutmam gerekir Ya da seni aramam Belki her gün yolunda Nöbet tutmam gerekir Tanıdığın herkese, Dalgalanan her sese, Soluduğun nefese Soruyorum hep seni Bir köşeden çıksan, ah Yansam da demem eyvah Zaten her gün her sabah Yangınım hasretine
  19. Hayatın eğri yollarını düzleyerek Üstünden çile kervanını yürüttüm ben Yorgun bedenimle zorlukları yenerek Mecalsiz gönlümde dertle nöbet tuttum ben Titreyen caddelerin dar kaldırımında Kar ile tipi kavga ederdi bağrımda Mor güller açardı elimde ayağımda Sendeleyerek ak zamana yürüdüm ben Omuz üstümde baş, ayak üstümde beden Ömrümce eşlik ettiler kar kış demeden Sabırla, azimle çıktılar her çileden Cefadan alındım sefaya konuldum ben Uyku benim ferahlık tahtımdı her gece Huzur cümlesini anardım hece hece Uyanınca dünyaya rahatım bilmece Çöze çöze öğrendim keyfe büründüm ben
  20. Bir demet gül gibi mi yar sevilir Seveni ben nasıl anlayacağım Tanımadan kahrı nasıl çekilir Gerçek seveni nerde bulacağım Aşkın değişmez kuralı belli midir Hangi bendine tabi olacağım Sevginin aziz olanı bendedir Desem gönlüme kimi alacağım Bir bakışla kim yüreğini verir Gökteki dağları mı aşacağım Bunca zorluğun tarifi kimdedir Yerini nerde nasıl bulacağım Aşk kemaline ermek mi gerekir O tatlı düşle mi avunacağım Garip gönlüm yaşadıkça kimbilir Ben daha neleri tanıyacağım 07.01.2004
  21. Sevdiğim ne zaman akacak gönül pınarın Aşkın ile yeşeren sinemin yaylasına Yağmasını mı bekliyorsun yağmurun, karın Susadı yüreğim muhtaçım her damlasına Pınarın ile dolsun damarım kan yerine Yıkılırım, duygun akarsa başka birine Sığ yerde dolaş benim için, inme derine Gel beraber kapılalım aşkın dalgasına Sen bir ümit ver, ben sana bin kere kurbanım Yıkılmaz korkma aşkını taşır gönül kervanım Her zaman ulaşır gideceğin yere canım Gönlünü artık bağla köşkümün halkasına Bu sefer zaman isteme ne olur yar benden Hayalinle nöbet tuttum vazgeçmem sevginden Ben akrep sen yelkovan, koştum her gün peşinden Duralım artık bu aşkın sonsuz molasına 16.05.2003
  22. Hasretin kokusunu kesmeyin rüzgarlar Tütsün göklerde gönlüme gelene kadar İnmesin hiç bir yere çiğnemesin kullar Yoluna baş koyduğum vuslat emelimdir Çekilsin semaya seyre dalsın güneşi Gelip geçsin bulutlar yakmasın ateşi Yıldızlar arasında beklesin bu eşi Yoluna baş koyduğum vuslat emelimdir Tanın aydınlığında ufkun göbeğinde Görsün bu gözler hep onu gözbebeğinde Bağlanıp ta kalsın kirpiğim ilmeğinde Yoluna baş koyduğum vuslat emelimdir 10.02.2004
  23. Dağları eriten volkan misali Küçücük dünyamda kavurdun beni Yaktığın yer sanki cehennem hali Alevler içine savurdun beni Bunca eziyetin gücüme gitti Garip yüreğim bir vefa beklerken İhtiraslı öfken banamı yetti Barışıp sevenler sefa sürerken Varmı böyle yangın bir aşka bedel İlk çıkan alevle yakıldım gülüm Küle dönmedik ne kaldı ki gönül Kendime varmadan bitti şu ömrüm 06.04.2004
  24. Bu gün için gel dedin bana Diyeceklerim vardı sana Bak güllerle geldim kapına Kaygım artıyor uyan yarim Duyuyor isen beni eğer Kimdir o desen bile yeter Dönerse dilin sesleniver Kaygım artıyor uyan yarim Mecalin mi yok? Yorgun musun? Ele ayağa dargın mısın? Can verenlere kırgın mısın? Kaygım artıyor uyan yarim Yolum çok uzak çilingire Burdan üç günlük yol şehire Gelmiyor aklıma bir çare Kaygım artıyor uyan yarim Adım çıkmıştır bir deliye Zaten baş koydum bu sevgiye İmkansız dönemem geriye Kaygım artıyor uyan yarim 27.07.2003
  25. Bir avuç mutluluğu şan şöhretle doldurdun Geçici saadetini nefsinle doyurdun İhtişamlı sefanı kuş sütüyle yoğurdun Sana olan vefa duygumdan utandım bugün Varlıklı ağalar da bir zamanlar hamaldı Kimisi bu yolda yürüdü kimisi kaldı Senin kadar hiç bir kimse tamahkar olmadı Sana olan dostluk bağımdan utandım bugün Zorlu hayat güreşinde kör şeytanı tuş ettin Her arzuya kapıldı ihtiraslı yüreğin Öfken hızınla yarıştı neydi hedeflerin Sana olan sevgi saygımdan utandım bugün Sokaklardan parklara meskenimizdi her yer Yerden göğe kadar sıralanmıştı çileler Hiç çözülmez, bağlıydı neden ayrıldı eller Sana olan minnet borcumdan utandım bugün